Eğitim Alanında 2. Dilin Anadil Üzerindeki Problemleri Anlatıldı…

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 06 Mayıs 2019, Pazartesi, 16:30
Son düzenleme: 06 Mayıs 2019, Pazartesi, 16:33

Eğitim Alanında 2. Dilin Anadil Üzerindeki Problemleri Anlatıldı…

Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ghadir Golkarian, Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen 6. Multicongress Kongresine özel konuşmacı olarak katılarak “Eğitim Alanında 2.Dilin Anadil Üzerindeki Problemlerini ” anlattı

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, 300’den fazla bilim insanı ve akademisyenin bildiri ve çalışmalarıyla gerçekleştirilen kongrede, Prof. Dr. Ghadir Golkarian, dil bilimi ve eğitim ile bağlı olan çok uluslu devletlerdeki ikinci dilin anadili üzerinde pozitif ve negatif etkilerini ele aldı.

Prof. Dr. Golkarian, çok uluslu ülkelerde anadil konusundaki temel sorunlardan sayılan “dili asimilasyon problemi” sadece ülkenin dil- kültürel çok renkli etnik yelpazesini bozmakla kalmayıp çift dilli olma potansiyelini avantaj konumunda çıkararak dezavantaj durumuna düşürebildiğini ifade etti.

Anadilde Düşünmek Fakat İkinci dilde Konuşmak Algı ve İdrakte Yetersi Kalıyor…
Prof. Dr. Golkarian’a göre dil bilimin gelişmesiyle gündeme gelen konulardan biri de, ana dilin veya ilk dilin bireye verdiği etki konusudur. Birey başka bir dil ile öğrenmeye başladığında, ilk dilin sözcük şeklin yanı sıra linguistik, morfolojik ve fililojik yönden de olumsuz etkilerin baskısı altında kalır. Anadilde düşünmek fakat ikinci dilde konuşmak ise bireyi algı ve idrakî yansıma da bile yetersiz kılar. Prof. Dr. Golkarian, etnik yapıya sahip olan bazı ülkelerde ortaya çıkan önemli sorunlardan birisnin, tercihi dil ve yahut resmi dil konusu olduğunu ifade ederek resmi dille eğitim uygulanarak anadile önem verilmediği taktirde temel dil yok olmaya başlar ve bu da insanoğlunun temel haklarına aykırı sayıldığını aktardı.

Çift Dillilik Dil Eğitimi Sisteminde “Dil Programlama Planı” Gerekiyor…
Prof. Dr. Golkarian şunları kaydetti: “Günümüz şartlarında çift dillilik konusu “makro-sosyolinguistik” tartışmasının ana konusunu oluşturuyor. Ayrıca, toplumdaki çift dillilik dil eğitimi sistemi ise “dil programlama planı” gerektirmektedir. Böylece hem sorunlar en düşük seviyeye gelebilir hem de eğitim sistemlerinde düzenli sonuçların ortaya çıkması olası kılınıyor. Genellikle dil programlama ile planlama işlemi devletler tarafından yapılmaktadır fakat devletler yerli ve etnik dillerden ziyade resmi ve yahut ulusal dil üzerinde duruyor; bu bağlamda imla kılavuzu, yeni terimlerin oluşulması, dil özellikleri üzere analiz ve araştırmalar yine merkezi yönetim tarafından öngörülerek önerilmektedir. Ayrıca, anadili önemsemeden ikinci dil üzerinde durmak gerek sinonim ve anonimlerde, gerekse dil yapı ve söz dizimindeki hassas konularda bireyin kavramsal ayrıştırma alanındaki yetisini de aşamalı olarak azaltır. İkinci dilin, bireyin zihinsel, entelektüel, bilgi ve iç görüsünün gelişmesine yol açıp açmadığının tartışılması, eğitim uzmanları, sosyologlar ve dil bilimcileri ele alınması gereken en önemli konulardan biridir.

Prof. Dr. Golkarian, anadili eğitimine kısıtlı süreyle haftalık programlaşmayı yaralı bilerek ülkenin kültürel ve sanatsal potansiyellerinin artmasında katkıda bulunacağına vurgu yapıp, resmi dilin zenginliğine de olanak sağlayacağını savundu.