YDÜ Yakın Doğu Enstitüsü’nde Türkiye – Avrupa Birliği – Kıbrıs İlişkilerinde Yeni Hukuksal Yaklaşımlar Masaya Kondu

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 28 Kasım 2015, Cumartesi, 12:31
Son düzenleme: 28 Kasım 2015, Cumartesi, 12:31
YDÜ Yakın Doğu Enstitüsü’nde Türkiye – Avrupa Birliği – Kıbrıs İlişkilerinde Yeni Hukuksal Yaklaşımlar Masaya Kondu
  • YDE’de Türkiye Avrupa Birliği İlişkilerinin ve Kıbrıs Sorunun Hukuksal Boyutları Tartışıldı
  • Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü tarafından Gerçekleştirilen “Türk Dış Politikasında Yeni Yaklaşımlar Yeni Gündemler” sertifika programında Prof. Dr. Sanem Baykal Türkiye –Avruğpa Birliği ilişkilerini Kıbrıs sorunu bağlamında değerlendirdi.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Yakın Doğu Enstitüsü tarafından düzenlenen Türk Dış Politikası Sertifika Programı’nın ikinci ve son bölümü Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sanem Baykal’ın “Avrupa Birliği-Türkiye, Avrupa Birliği-Kıbrıs ve Avrupa Birliği-Yunanistan İlişkileri” başlıklı sunumuyla tamamlandı.

Yakın Doğu Enstitüsü Yürütme Kurulu Üyesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Dayıoğlu tarafından yürütülen ve 24 Ekim’de başlayan Sertifika Programı’nda, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mithat Çelikpala, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sanem Baykal, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Nuri Yeşilyurt ve Yakın Doğu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve Yakın Doğu Enstitüsü Yürütme Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Dayıoğlu ve Doç. Dr. Tufan Erhürman gibi uzmanlar konuşmacı olarak yer aldılar.

Prof. Dr. Baykal: Yeni Sürecin Hukuksal Boyutları Dikkatle Değerlendirilmeli

Yoğun katılımla gerçekleşen “Türk Dış Politikasında Yeni Yaklaşımlar Yeni Gündemler” sertifika programın son oturumunda Prof. Dr. Sanem Baykal, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin tarihçesi ile Türkiye’nin Avrupa’yla bütünleşme serüveninde ortaya çıkan sorun ve anlaşmazlıkları kısaca katılımcılarla paylaştıktan sonra, Türkiye’nin aday ülke statüsünün tanındığı 1999 Helsinki Zirvesi’nden sonra yaşanan gelişmeleri mercek altına aldı. Helsinki Zirvesi’nin ardından Kopenhag Kriterleri’ni karşılamak için Türkiye’nin attığı adımlara değinen Prof. Dr. Sanem Baykal, Türkiye ile AB arasında katılım müzakerelerinin başlamasıyla Türkiye’de iyimser bir hava oluştuğunu, ama bu durumun Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa’nın birçok başlığın açılmasına koydukları vetolarla ve ortaya çıkan diğer sorunlarla yerini umutsuzluğa bıraktığını belirtti. Yaşanan sorunların bir türlü aşılamaması, hatta var olanlara yenilerinin eklenmesi üzerine Türkiye-AB ilişkilerinin donma noktasına geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Sanem Baykal,  son dönemde ilişkilerde yeni bir ivmenin elde edildiğini ve bunun süreklilik kazanması için nelerin yapılması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Sanem Baykal, son olarak, Kıbrıs’la çok yakından ilgili olan geçici-kalıcı derogasyonlar, birincil-ikincil hukuk gibi önemli teknik konularla 10 Numaralı Protokol’ün uygulanması meselesini derinlemesine ele aldı ve dinleyicilerden gelen sorularla da bu konular etraflı bir şekilde tartışıldı.

YDÜ Yakın Doğu Enstitüsü’nde Türkiye – Avrupa Birliği – Kıbrıs İlişkilerinde Yeni Hukuksal Yaklaşımlar Masaya Kondu

Yrd. Doç. Dr. Ali Dayıoğlu: Kıbrıs Türk Tarafı Avrupa Birliği’ne Yönelik “Ulusal Programını” Bir An Önce Hazırlamalı

Yakın Doğu Enstitüsü Yürütme Kurulu Üyesi ve Yakın Doğu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Dayıoğlu da Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkileriyle ilgili yaptığı açıklamada, kısa bir zaman öncesine kadar Türkiye’nin AB üyeliğinin bir türlü gerçekleşmemesi üzerine gerek Türkiye’deki siyasiler gerekse kamuoyu bakımından AB’ye yönelik eski ilgi ve beklentinin erozyona uğradığını, bundan dolayı da AB konusunun gittikçe gündemden düştüğünü vurguladı. Orta Doğu’da son dönemdeki gelişmelerin yansıması olarak ortaya çıkan yasa dışı göç olayları ile başta IŞİD olmak üzere terör örgütlerinin faaliyetlerinin Türkiye-AB ilişkilerine yeniden canlılık kazandırmaya başladığını söyleyen Dayıoğlu, bu gelişmeye rağmen Türkiye kamuoyunun genelinin AB’ye yönelik ilgisizliğinin devam ettiğini belirtti. Dayıoğlu, buna karşılık, Kıbrıs Türk toplumunun AB’ye ilgisinin azalmadığını, AB’yle bütünleşmenin Kıbrıs Türk toplumunun en önemli amaçlarından biri olmayı sürdürdüğünü belirtti. Durum böyle iken KKTC’de AB’yle bütünleşme yönünde gerekli adımların atılmadığına, mevzuatta ve uygulamada çok büyük eksiklikler bulunduğuna işaret eden Dayıoğlu, Kıbrıs’ın bütünleşmesine yönelik olarak yakın bir zamanda yapılacak olası bir referanduma Kıbrıs Türk tarafının önemli eksikliklerle ve hazırlıksız şekilde girebileceğine dikkat çekti. Bu olumsuz durumu ortadan kaldırmak için Kıbrıs Türk tarafının kendi “Ulusal Programını” bir an önce hazırlayarak, başta Kopenhag Kriterleri’ni hayata geçirmek olmak üzere AB’yle bütünleşme bakımından üzerine gerekenleri yapması gerektiğini belirten Dayıoğlu, aksi takdirde Kıbrıs Türk toplumunun ileride ciddi sorunlarla karşılaşmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Doç. Dr Umut Koldaş: YDE’nin Sertifika Programları “Güvenlik Akademisi” Ve “Kaos Ve Düzen Arasında Ortadoğu Ve Akdeniz” İle Devam Edecek.

“Türk Dış Politikasında Yeni Yaklaşımlar Yeni Gündemler” sertifika programının tamamlanışı ile ilgili bir açıklama yapan Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş, Yakın Doğu Enstitüsü’nün kuruluşundan bu yana üniversite evrenselliği ile bir düşünce kuruluşu dinamizmini birleştirerek disiplinlerarası bir yaklaşım hem düşünsel  hem de görsel olarak toplumsal farkındalık ve bilince katkı koymaya yönelik faaliyetlerde bulunduğunu vurguladı.  Doç. Dr. Umut Koldaş, Türk Dış Politikasında Yeni Gündemler ve Yeni Yaklaşımlar sertifika programının alanlarında uzman birçok akademisyeni ve politika yapıcıyı konuşmacı konuk ettiğinin altını çizerek bu kısa dönemli eğitim ve sertifika programın katılımcılar açısından da verimli ve düşünsel katkı sağlayıcı bir program olduğuna inandığını belirtti. Yakın Doğu Enstitüsü tarafından düzenlenen kısa dönemli eğitim programlarının “Kaos ve Düzen Arasında Ortadoğu ve Akdeniz”, “Güvenlik Akademisi” gibi önemli programlarla devam edeceğini vurgulayan Doç. Dr. Umut Koldaş, Yakın Doğu Enstitüsü’ne bağlı  Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nin de 53 sertifika programını kademeli olarak hayata geçirmekte olduğunu ifade etti.