YDÜ Hemşirelik Bölümü 20. Ulusal Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi’nde Temsil Edildi

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 04 Kasım 2016, Cuma, 10:15
Son düzenleme: 04 Kasım 2016, Cuma, 10:15
YDÜ Hemşirelik Bölümü 20. Ulusal Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi’nde Temsil Edildi

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı/Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ümran Dal YILMAZ ve Dr. Ganna POLA 20. Ulusal Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi’nde panelist olarak katıldılar.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Doç. Dr. Ümran Dal YILMAZ ile YDÜ SBF Hemşirelik Bölümü Yabancı Öğrenci Koordinatörü Çocuk Sağlığı ve Hst. Uzm. Dr. Ganna POLA, 20. Ulusal Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi’nde birer konuşma yaptılar.

Doç. Dr. Ümran Dal YILMAZ “Hasta Güvenliği ve Ameliyathanede Güvenli Cerrahi” konulu yaptığı konuşmada: “Sağlık hizmetlerine bağlı hataların önlenmesi ve bu hataların neden olduğu hasta zararlarının ortadan kaldırılması ya da azaltılmasıdır” dedi. Doç. Dr. Ümran Dal YILMAZ Institute of Medicine (IOM) Hasta Güvenliğini “Hastalara Gelecek Zararın Önlenmesi” olarak tanımladı.

Joint Commission Mart 2014 Raporu’na göre 1 milyon insan yarısı önlenebilir cerrahi hatalara bağlı komplikasyonlardan yaşamını kaybetmiştir diyen Doç. Dr. Ümran Dal YILMAZ, 1995-2013 yılları arasında bildirilen hataların ise yaklaşık %10’u anestezi/cerrahi müdahaleleri sırasında oluşan hatalar olduğu belirtti.

YDÜ Hemşirelik Bölümü 20. Ulusal Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi’nde Temsil Edildi

Güvenli Cerrahi; Ameliyathanede Üzerinde Önemle Durulması Gereken Bir Konudur ve Sağlık Personelinin Bu Uygulamalara Dikkat Etmesi Son Derece Önemlidir.
Ameliyathane kaynaklı tıbbi hatalar; hasta kimliğinin doğru tanımlanmaması, sağlık profesyonelleri arasında iletişim yetersizliği, ilaç uygulama hataları, yanlış taraf, yanlış hasta, yanlış cerrahi girişim, enfeksiyona bağlı sağlık bakım riskleri, düşmeler, cerrahi prosedür ve ortama bağlı yanıklar, yüksek riskli hastaların belirlenmemesi ve basınç yaralarıdır. Ameliyathanede güvenliği tehdit eden en önemli faktörler: Çalışma ortamından kaynaklanan sorunlar (ameliyathane trafiği, plansız ve karışık fiziki yapısı vb.) ekipte yorgunluk ve dikkat eksikliği, personel sayısının yetersizliği, kesici-delici alet yaralanmaları, yanlış taraf cerrahileridir. Ameliyathanelerde ekibin kalabalık olması, sirkülasyonun hızlı olması, günübirlik cerrahi vakaların artması gibi nedenler güvenliği tehdit etmektedir.

Dünya Sağlık Örgütünün Güvenli Cerrahi İçin 10 Temel Hedefi

Ekibin,

  1. doğru hastada, doğru alan üzerinde cerrahi işlem yapması
  2. ağrıyı önlemek üzere uygulanan anesteziye bağlı oluşabilecek zararlardan hastayı korumak için bilinen yöntemleri kullanması
  3. yaşamı tehdit edici düzeydeki havayolu tıkanıklıklarını ve solunum fonksiyonu yetersizliklerini tanıması ve önlem alması
  4. aşırı kan kaybı riskini bilmesi ve buna karşı hazırlıklı olması
  5. hasta için önemli bir risk olan alerjik reaksiyonlara ya da ilaç etkileşimlerine neden olmaması
  6. cerrahi alan enfeksiyonlarını azaltmak için bilinen yöntemleri sürekli kullanması
  7. ameliyat alanında alet ve spançların unutulmasını önlemesi
  8. patolojiye gönderilmek üzere alınan örnekleri doğru etiketlemesi ve güvenliği sağlaması
  9. etkili bir iletişimle cerrahi işlemin güvenli bir şekilde yapılabilmesi için hasta ile ilgili önemli bilgileri paylaşması
  10. Hastane ve halk sağlığı sistemlerinin cerrahi kapasite, hacim ve sonuçları ile ilgili rutin araştırmalar yapmasıdır.

Güvenli Çocuk Cerrahisi için; çocuğun yaşı, gelişim dönemi özellikleri ve çocuk ve ebeveynin bireysel özellikleri dikkate alınarak ameliyat hazırlıkları tamamlanmalıdır.

Cerrahi Girişim Sürecinde Çocuk Hasta Güvenliği için; Yenidoğan ve beş kilonun altındaki çocuklar, düşük beden ağırlıkları nedeniyle ameliyat odasının soğuk ortamından ve soğuk ameliyat masasından daha fazla etkilenecektir (oda sıcaklığı 26 °C). Olası hipotermi durumu, hipoglisemi ve apne gibi ciddi durumların gelişmesine neden olabilir.

Ameliyat süresince ağır malzemelerin çocuğun üzerinde bırakılmamasına dikkat edilmelidir. Ağır malzemelerin çocuğun üzerinde olması sonucu cildin bütünlüğünde bozulma meydana gelebilir. Güvenli cerrahi kontrol listesi ile önlenebilir hataların engellenmesi hedeflenmiştir

YDÜ Hemşirelik Bölümü 20. Ulusal Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi’nde Temsil Edildi

Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi

  1. Ameliyathaneye girmeden önce
  2. Anestezi vermeden önce
  3. Ameliyat kesisinden önce
  4. Ameliyattan çıkmadan önce uygulanmalıdır.

Güvenli cerrahi uygulaması için;

  • Ameliyathanelerde (ameliyata girmeden önce, anestezi verilmeden önce, ameliyat kesisinden önce ve ameliyattan çıkmadan önce) kontrollerde cerrahi işlem kayıtlarını içeren güvenli cerrahi kontrol listelerinin kullanılmasının sağlanması,
  • Ameliyathane ekibinde yorgunluk ve dikkat eksikliğinin önlenmesi için personel sayısının yeterli düzeyde olması,

Yönetici desteğinin sağlanması,

  • Ameliyathane ekip işbirliğinin ve iletişimin artırılması ve olası çatışmaların önlenmesi için düzenli eğitimler ve görev tanımlarının yapılması
  • Güvenli cerrahi hizmet içi eğitim programlarının düzenlenmesi ve bu programlara ekibin katılımlarının sağlanması/zorunlu tutulması önerilebilir.

YDÜ SBF Hemşirelik Bölümü Yabancı Öğrenci Koordinatörü Çocuk Sağlığı ve Hst. Uzm. Dr. Ganna POLA ise panelde yaptığı konuşmada, Ateş immün sisteme tehdit olarak algılanan herhangi bir durumda vücudun otonomik, davranışsal ve nöroendokrin olarak verdiği normal, koordineli ve kompleks bir fizyolojik yanıttır dedi.

Uzm. Dr. Ganna POLA; “Vücutta üretilen ve kaybedilen ısı arasındaki denge çeşitli kontrol mekanizmaları ile sağlanmaktadır. Bunlar, sinirsel kontrol, derinin vücut sıcaklığını düzenleyici görevi ve terlemedir. Ateşin Nedenlerini % 35 infeksiyolar, % 20 onkolojik hastalıklar, % 15 bağ dokusu hastalıkları, % 20 bilinmeyen ateş ve % 10 diğer nedenler oluşturmaktadır.Ateşin sınıflandırılmasını; lokalize bulgu olan ateş, lokalize bulgu olmadan ateş ve nedeni bilinmeyen ateş olarak yapabiliriz.” dedi.

YDÜ Hemşirelik Bölümü 20. Ulusal Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi’nde Temsil Edildi

Isı Üretim iki yoldan oluşur: Hücre Metabolizması ve Kas Aktiviteleri

Isı Çıkışı dört yoldan oluşturmaktadır: radyasyon (ışınım), kondüksiyon (temasla İletim), konveksiyon (hava yolu ile iletim) ve evaporasyondur (terleme).

Ateş Çeşitlerini Febris continua, Febris remittens, Febris intermitens, Febris undulans, Febris reccurens, Febris hectic, Febris irregularis ve Febris inversa olarak sayabiliriz.

Ateş çocukluk döneminde en sık görülen ve aileleri en fazla endişelendiren durumlardan birisidir ancak ateşin aynı zamanda yararları da mevcuttur.

Ateş çocuğun vücudunun kendini düzenlemesi aksiyonudur ve dışarıdan herhangi bir müdahale gerektirmez. Axilar ateş 39 C altında ise ateş düşürücü kullanılması gerekmez. Üstelik ateş düşürücü kullanılması durumunda antibiyotiğin gerçek etkisini gösterip göstermediği de anlaşılamayabilir.

Ateş Annelerin En Büyük Korkusudur. ‘’Ateş Fobisi’’ Olarak Adlandırılır.

Annelerin Ateş ile ilgili Korktuğu Konular arasında en çok belirtikleri; %84.5’i havale geçirmesi, %15.2 i beyinde hasar oluşması ve %11.4’i ölümdür.

Çocuklarda ateşi düşürmek için yapılacaklar arasında vücudu 30-32 derece sıcaklıkta suyla silmek yer almaktadır. Ayrıca süngerle yapılacak fiziksel ovma hareketleriyle damarların genişlemesine yardımcı olunur (böylece vücudun ısı kaybetmesine yardımcı olunur).

American Academy of Pediatrics ateş düşürmek için monoterapi ateş düşürücü tavsiye etmektedir. Diğer taraftan 5 farklı randomize çalışmaya göre kombine ve değişimli olarak iki çeşit ateş düşürücü (parasetamol ve ibuprofen) tavsiye etmektedir.