Yakın Doğu Üniversitesi’nin Acı Günü

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 11 Eylül 2016, Pazar, 20:43
Son düzenleme: 11 Eylül 2016, Pazar, 20:43
Yakın Doğu Üniversitesi’nin Acı Günü

YDÜ Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Atilla TÜRK’ü Sonsuzluğa Uğurladık…

“Evi de Yakın Doğu, Çocukları da Yakın Doğu Üniversitesi Öğrencileri”; Hayatın Dibine Darı Ekmeye Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Devam Ediyor.”

Uzun süredir kanser tedavisi gören Doç. Dr. Atilla TÜRK’ün ölümü YDÜ ailesini, öğrencilerini ve sevenlerini yasa boğdu. Doç. Dr. Atilla TÜRK YDÜ İletişim Fakültesi’nde ders veriyordu.

Atilla TÜRK, bugün (11 Eylül 2016,Pazar) ikindi Namazına müteakip Lefkoşa Kabristanlığında kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Nisan ayından beridir Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde tedavi gören Doç. Dr. Atilla TÜRK, bu sabah saat 07:00 sularında hayatını kaybetti.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Acı Günü

Atilla TÜRK’ün Ölümü Tüm Sevenlerini Yasa Boğdu.

2000 yılından beridir Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bulunan ve İletişim Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev alan Atilla TÜRK’ün ölümünü duyan yüzlerce kişi sosyal medya üzerinden üzüntülerini dile getirdiler. Esprili kişiliği, farklı ders metodları ve öğrencilerine olan yakınlığı ile tanınan, sevilen Doç. Dr. Atilla TÜRK’ün ölümü sevenlerini üzdü.

67 yaşında hayata veda eden Atilla TÜRK’ün cenazesi’ne YDÜ Rektörü Prof. Dr. Ümit HASSAN başta olmak üzere Dekanlar, Öğretim üyeleri, Dostları, Sevenleri, Öğrencileri dualarla son yolculuğuna uğurladı.

YDÜ Rektörü Prof. Dr. Ümit HASSAN; Bir Bedîiyyât Ustası Olarak Atilla TÜRK

“Atilla TÜRK ile arkadaşlığımda 45 yılı devirdim 50 ye doğru yol alıyoruz. Şimdi bu ne sergisi; bu şiir sergisi mi, minyatür sergisi mi, çizgi ustası sergisi mi, renk sergisi mi, hayatın yansıtılışı sergisi mi, ne sergisi bu bilmiyorum. Belki, kendisi bakışıyla söylüyor zaten ‘herşey’in sergisi olduğunu. Hayat sergisi; minyatür temeli üzerinde hayat sergisi. Atilla TÜRK çocukluğundan beri 17-18 yaşlarında bilimsel kitap yazmaya başladı ki hâlâ herkes istifade ediyor. Atila TÜRK, bu kadar şâir bir adam, bu kadar ressam bir adam, bu kadar çizgi ustası bir adam, bu kadar hassas bir adam, bu kadar değişik bir adam, bu kadar karizmanın her unsuru üzerine çağrılı bir adam. Atilla TÜRK, tam bir bedîiyyat ustası.

Meselâ bir çoklarımızın yakından tanıma fırsatı oldu fakat yine bir çoklarımızın kaçırdığı bir durum olabilir. Hattat’tır, ciddî hattatır. Tabiî bu kadar mes’elelere, konulara dalınca belki onu önplana çıkarma fırsatı yeterince bulunamadı, onun yansımaları burada var ama hakikî bir hattattan bahsediyorum; dolayısyla zaten bilimsel yayından isteyen arar bulur.

Koleksiyonerdir; bunu hepiniz biliyorsunuz ya da duymuşsunuzdur; bu koleksiyonerlik bir bibliofillik, yalnız kitap alanında değil bir çok alandadır.

Atilla TÜRK “Atilla TÜRK’çe” demeyi hakedecek adamdır. Çünkü genel olarak lisan bilgisinin genişliği, dil kültürünün enginliği, dil kültürünün sadece yabancı diller ve türkçe bağlamında değil, kendi sevdiği tâbirle ilm’in has’ı insana ve hakkeden kişilere “has” deyişindeki birikim onundur. Atilla TÜRK hayatının önemli bir bölümünü dünyayı gezerek doldurmuştur. Çevresini ve arkadaşlarını çok mutlu etmiştir. Atilla TÜRK şimdi, büsbütün, “Ölmek isterim kimileyin, ölülerim utanmasın diye, selim şavku/türkü ölüm olurum, selim şavkum/yeşilim/yaşamayı ciddiye alırdı, beni yanına aldır(a)madı” dizeleriyle de anılsa yeridir.

YDÜ Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. GÜNSEL ise Yurt dışından yayınladığı taziye mesajında; YDÜ Ailesi olarak kıymetli hocalarımızdan Doç. Dr. Atilla TÜRK’ün ölümünü üzüntü ile öğrendik. Renkli kişiliği ile tanınan meslektaşları ve öğrencileri tarafından sevilen bir hocamızı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Yakın Doğu Ailesi olarak başımız sağolsun. Mekanı cennet olsun” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Acı Günü

Atilla TÜRK’ün Kendi Sözleriyle Kaleme Aldığı Otobiyografisi Şu Şekilde:

“Üzümler toprağa, ben dünyaya düşmüşüz: 13 Eylül 1949. Baba: demiryolcu. An-ne: iki sülalenin de sultanı. Eğridir’de Zafer İlkokulu’nu, 1960; Orta Okul’u, 1964; Isparta’da Şehit Ali İhsan Kalmaz Lisesi Fen Bölümü’nü, 1968, birinciliklerle bi-bitirdi. Üniversite öncesinde, American Field Service, USA, Los Angeles-El Segando sınavı başarısı; ve Mardin-Nusaybin Merkez İlkokulu’nda öğretmenlik. Siyasal Bilgiler Fakültesi (İktisat ve Maliye bölümü) yıldız öğrencilerinden biri olarak Doktora’ya başladı. 1978. Tarım Satış Kooperatifleri Birliği: Gülbirlik’te genel müdür yardımcısı iken, 1978-1980, Almanya Federal Cumhuriyeti’ne göçüp yeniden doktoraya başladı: 1985. Frankfurt’ta Johan Wolfgang von Goethe Üniversitesi’nde bilimsel çalışmalarının ilk sonuçlarını Almanya’da sundu: 1- Paul Hindemith: Hrıstiyan Avrupa Klasik Müziği’nin Türkiye’ye Taşıyıcısı ve Alman Politik Göçmen Sığınganlar üzerinden Örgütleyicisi: 1933-1945. 2- Frankfurt Üniversitesi’nde Belgelerini Sergileyerek Frankfurt’ta Türklerin ve Türkçe Öğrenmenin Tarihleri: 1453-1953 üzerine ders-konferanslar verdi, kent alternatif gezileri ve söyleşiler düzenledi: 1989. Üç Uçak Dolusu Kitab, Belge ve Afişle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne göçerek Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde göreve başladığından beri, 2000, İletişim Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Eğitim Fakül-tesi ve Spor Akademisi’nde, Lisans’ta: Yaratıcı Yazarlık, Sinema Türleri, İletişim Türkçesi, Toplumsal Bellek, Araştırma Metodolojisi, Müzik Sosyolojisi, Sinema Sos-Sosyolojisi, Sağlık Kurumları Sosyal Tarihi, Karşılaştırmalı Uygarlık Tarihi, Kıbrıs Kültür Tarihi gibi dersleri verdi. Türkiye ve KKTC’ye Karşılaştırmalı Kültür Tarihi Dersi’ni getirdi. Yüksek Lisans’ta: Çağdaş Sanat ve Kültür Sorunları, Türkiye Sinema Sosyolojisi, Osmanlı’da Kamuoyu, Dedikodu’nun Tarihi, Kıbrıs Kültür Tarihi dersleri veriyor. Kimi Derslerinin “Ders Notları” çoğaltılarak öğrencilerin istifa-desine sunulmuştur. Kitab Kültürünün Sınırları. Yeni En-formasyon ve Komünikasyon Teknolojisinin Kullanılma Tarihine Katkılar. Matbaanın Gizli Tarihi. Matbaa Arkeolojisi konulu doktora tezi, Yakın Doğu Üniversitesi’nde pekiyi dereceyle ve yayınlanmak üzere kabul edildi. 2004.

Uluslararası Ansiklopedilerde (Kindlers Literatür Lexicon, 1988, 2009) Ahmed Arif, Yahya Kemal Beyatlı, Faruk Nafiz Çamlıbel, Mehmet Emin Yurdakul, Ahmed Hamdi Tanpınar, Nazım Hikmet maddeleri; Wir: auslaendische Mitbürger Frankfurt), Türkiye Postası (Duisburg) vb dergi ve gazetelerde Katkıları yayınlandı. Almanca’dan çevirileri arasında Brecht anılmaya değer.

Türkiye’deki yayınlarından şunlar öne çıkıyor: Tarih ve Toplum, 1983’ten beri; Yeni Açılım, 1987; Virgül, 1990, Toplumsal Tarih, 1994; makaleler. Kitabları arasında: Aydınlık Fevkalade Gençlik Nüshası, 1976, Ankara, Odak Yayınları.

Tadeusz Borowsky, Böyle Buyurun Gaza Bayanlar Baylar, İngilizcesi’nden Mete Tunçay çevirisine Önsöz (s. 7-19) ve Siyah Süt Denemesi, (s. 165-246) İstanbul, Göçebe Yayınları, 1996.

Doç. Dr. Atilla TÜRK otobiyografisini tamamlarken son sözleri ise evi olarak gördüğü Yakın Doğu Üniversitesi’ne ithafen “Evi de Yakın Doğu, çocukları da Yakın Doğu Üniversitesi öğrencileri”; hayatın dibine darı ekmeye Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde devam ediyor.” cümleleriyle son vermişti.