Yakın Doğu Üniversitesi’nde Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılık Fakültelerinde COVID-19 Aşısı Olan Öğrencilerin Oranı Yüzde 80’in Üzerinde!

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 09 Mart 2022, Çarşamba, 15:02
Son düzenleme: 09 Mart 2022, Çarşamba, 16:30

Yakın Doğu Üniversitesi’nde Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılık Fakültelerinde COVID-19 Aşısı Olan Öğrencilerin Oranı Yüzde 80’in Üzerinde!

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’nın yaptığı araştırma ile COVID-19’a yönelik iki doz aşı olan öğrencilerin oranının; tıp fakültesinde yüzde 80, diş hekimliği ve eczacılık fakültelerinde ise 85 olduğunu ortaya koydu.

COVID-19 pandemisi, enfeksiyon hastalıklarına karşı farkındalığın, bireysel ve toplumsal düzeyde en etkili korunma yollarından biri olduğunu herkese yeniden hatırlattı. Hastalıkla ilgili geliştirilen farkındalık ve bilinç; bir yandan insanların kendilerini koruyabilmelerini sağlarken diğer yandan tarih boyunca bulaşıcı hastalıkları ortadan kaldıran en önemli buluşlardan olan aşılarla ilgili yaşanabilen önyargıların da önüne geçmesi açısından oldukça önemli.

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Şanda Calı, Prof. Dr. Songül Vaizoğlu, Doç. Dr. Özen Aşut ve Yrd. Doç. Dr. Gulifeiya Abuduxike’nin Yakın Doğu Üniversitesi’nde tıp, diş ve eczacılık gibi sağlık alanlarında eğitim gören öğrencilerle görüşerek hazırladığı “Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılık Fakültesi Öğrencilerinin COVID-19 Aşıları Hakkında Bilgi, Tutum ve Algıları” isimli çalışma, sağlık alanında eğitim gören öğrencilerinin COVID-19 aşıları ile ilgili farkındalık seviyelerini belirledi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nde Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılık Fakültelerinde COVID-19 Aşısı Olan Öğrencilerin Oranı Yüzde 80’in Üzerinde!

Aşılama oranları yüksek
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 476, Diş Hekimliği ve Eczacılık Fakültelerinden 374 olmak üzere toplam 850 öğrencinin yanıtlarıyla oluşturulan araştırmanın sonuçları, öğrencilerin COVID-19 pandemisi ve aşılarla ilgili algılarına dair önemli ipuçları veriyor. Araştırmanın sonuçları sağlık alanında eğitim gören öğrencilerin aşılanma oranların oldukça yüksek olduğunu ortaya koydu. Aşılanma hızı, tıp öğrencilerinde yüzde 98; diş hekimliği ve eczacılık öğrencilerinde ise yüzde 98,4 olarak belirlendi. İki doz aşılanan öğrencilerin oranı ise tıp öğrencilerinde yüzde 80; diş hekimliği ve eczacılık öğrencilerinde ise 85 olarak belirlendi. Ancak yüksek aşılanma oranlarına rağmen, öğrencilerin yaklaşık yüzde 25’inin aşı olma sebeplerini “zorunluluk” olarak açıklamaları en önemli negatif yönlerden biri olarak kayda geçti.

Araştırma öğrencilerin COVID-19 ile ilgili farkındalıklarını ortaya koydu
Araştırma kapsamında öğrencilerin pandemi ile ilgili bilgi düzeylerini ölçmek için olgu sayısı ve ölüm oranları, kuluçka dönemi, enfeksiyon geçirenlerde aşı gerekliliği, COVID-19 için kanıta dayalı tedavilerin varlığı ve onaylı aşıların hangileri olduğu gibi pek çok soru yöneltildi. Sonuçlar, öğrencilerin COVID-19’la ilgili sahip oldukları bilgi düzeyinin desteklenmesi gerektiği ortaya çıktı. Araştırmanın sonuç bölümünde, öğrencilerin COVID-19 pandemisi ile ilgili bilgi ve tutumlarında eksiklikler saptandığı vurgulanarak “Tüm yönleriyle uygulanacak eğitim, uygulama ve danışmanlık programlarıyla sağlık bilimleri öğrencilerinin COVID-19’la ilgili bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi gerekmektedir” önerisi yapıldı.

Doç. Dr. Özen Aşut: “COVID-19 pandemisinde ortaya çıkan algıları belirleyerek geleceğe dair bir yol haritası hazırlıyoruz.””
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Şanda Calı, Prof. Dr. Songül Vaizoğlu, Doç. Dr. Özen Aşut ve Yrd. Doç. Dr. Gulifeiya Abuduxike’nin hazırladığı “Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılık Fakültesi Öğrencilerinin COVID-19 Aşıları Hakkında Bilgi, Tutum ve Algıları” çalışmasını hazırlayan ekipten Doç. Dr. Özen Aşut, COVID-19 pandemisinden alınan derslerin, gelecekte yaşanabilecek olası salgınlarda da en önemli yol göstericilerden biri olacağını söylüyor. Doç. Dr. Aşut, “Halk Sağlığı Anabilim Dalı olarak, COVID-19 pandemisinde ortaya çıkan algıları belirleyerek geleceğe dair bir yol haritası hazırlıyoruz. Diğer yandan yaşadığımız pandemi sürecinin de toplumsal düzeyde doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için eksikleri belirleyerek önerilerde bulunmayı bir görev olarak biliyoruz” ifadesini kullanıyor.