Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi’nden Yeni Eser: “Lefkoşa Beni Duyuyor musun?”

Also available in: English, Русский

Eklenme Tarihi: 15 Mayıs 2020, Cuma, 15:36
Son düzenleme: 15 Mayıs 2020, Cuma, 16:11

Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi’nden Yeni Eser: “Lefkoşa Beni Duyuyor musun?”

Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi ve Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği ortaklığı ile Kıbrıs Türk Şiirinin usta ismi Mehmet Levent’in Türkçe ve İngilizce dilinde yazılan “Lefkoşa Beni Duyuyor Musun? Nicosia, Can You Hear Me?” isimli kitabı yayımlandı.

Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi ve Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Şevket Öznur, Kıbrıs Türk şiiri denince ilk akla gelen isimlerden biri olan Mehmet Levent’i 21 Mart Dünya Şiir Günü kapsamında onurlandırmak istediklerini belirterek kitabı yayımladıklarını söyledi.

Doç. Dr. Öznur “Mehmet Levent’i kurucusu ve üyesi olduğu iki kurumun Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği ve Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi (YDÜ-KAM) olarak 21 Mart Dünya Şiir Günü olan bu özel günde onurlandırmak istedik. Dünya’nın ve Kıbrıs’ın yaşadığı Koronavirüs nedeniyle kitabın tanıtım etkinliğini gerçekleştiremedik. “Lefkoşa Beni Duyuyor Musun?” adlı şiir kitabını Türkçe-İngilizce olarak topluma ve genç kuşaklara tanıtmak için yayımladık. Ekip ruhu ve karşılıksız sevgiyle büyütüğümüz bu dostluğumuzun bu ürünü için herkese çok teşekkür ederiz” dedi.

Ali Nesim hoca aracılığıyla tanıştığı Mehmet Levent’in, 50 yılı geçen yazarlık serüveniyle Türkçeyi usta kullanışı, özgün, anlaşılır dili, kendisine has bir şiir dili yaratarak Kıbrıs Edebiyatına bir çok eser kazandırdığını ifade eden Doç.Dr. Öznur, kitabın İngilizce çevrisinin de Fahri Tunalıer tarafından yapıldığını belirtti.

Lefkoşa’ya Şiir ile Seslendi…
Mehmet Levent kitabı için şöyle yazdı: “Lefkoşa… Doğduğum ve bugüne kadarki yaşamımın çok büyük bölümünü kuçağında geçirdiğim kent. 10 gün ayrı kalsam deliler gibi canımın çektiği kent. Sırdaşım…Yürek atışım… Anlar denizim… Bir gün ona destansı bir şiirle seslenmek, duygularımı onunla paylaşmak, duygularına yüreğimi açmak, kısacası onunla bir çeşit dertleşmek ihtiyacı kendiliğinden gelip durdu yüreğimin önünde. Mahzundu…Üzgündü…Kahırlıydı…İsyanlar içindeydi…Dokunsalar ağlayacaktı…Ağlayacaktık…“Lefkoşa beni duyuyor musun?” Diye seslendim ona. Hiçbir tepki vermedi. Ama beni duyduğuna eminim. Onunla söyleşimiz, dertleşmemiz.”