Yakın Doğu Enstitüsü’nün Düzenlediği “Küresel Gündem” Panelinde ABD Başkanlık Seçimlerinin Küresel Siyasete Yansımaları Masaya Yatırıldı…

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 30 Kasım 2020, Pazartesi, 08:30
Son düzenleme: 30 Kasım 2020, Pazartesi, 14:29

Yakın Doğu Enstitüsü’nün Düzenlediği “Küresel Gündem” Panelinde ABD Başkanlık Seçimlerinin Küresel Siyasete Yansımaları Masaya Yatırıldı…
Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıraklı: “Biden, Uluslararası Toplumla İş Birliği Çerçevesinde Bir Dış Politika Sürdürecek…”

Yakın Doğu Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Erdi Şafak: “Biden, Başkanlık Döneminde Kıbrıs ve Türkiye ile İlgili Yaklaşımını Gözden Geçirmek Zorunda Kalacak.”

Amerika Birleşik Devleri’nde (ABD) 3 Kasım’da gerçekleşen başkanlık seçimlerinin küresel siyasete yansımaları, Yakın Doğu Enstitüsü tarafından düzenlenen “Küresel Gündem” panellerinin ikinci oturumunda masaya yatırıldı.

“ABD Başkanlık Seçimleri” başlığı altında çevrimiçi gerçekleştirilen panelde, resmi olmayan sonuçlara göre ABD’nin 46’ıncı başkanı seçilen Joe Biden’ın dış politikada izleyebileceği olası politikalar irdelendi. Panele, Türkiye Cumhuriyeti Emekli ABD Büyükelçisi Namık Tan ve Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Kasım Han da konuşmacı olarak katıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi Enstitüsü Müdürü ve Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıraklı, panelde yaptığı “Biden Dönemi ABD Dış Siyaseti ve Ortadoğu” ve “ABD Başkanlık Seçimleri ve Türk-Amerikan İlişkileri” başlıklı sunumunda, ABD başkanlık seçimlerinin olası sonuçlarını değerlendirdi.

Biden ve Ekibi 20 Ocak’ta Göreve Başlayacak…
ABD’de son yüz yirmi yılın en yüksek seçim katılım oranına (yüzde 67) ulaşılan 3 Kasım 2020 seçimlerinde, Demokrat aday Joe Biden 78 milyonu aşan oyla resmi olmayan sonuçlara göre ABD’nin 46’ıncı başkanı oldu. Joe Biden ve yardımcısı Kamala Harris’in 20 Ocak 2021’de yapılacak devir teslim töreninde yemin ederek resmen göreve başlamaları bekleniyor. Joe Biden, Barack Obama yönetimi sırasında ABD Başkan Yardımcısı olarak 2014’te Kıbrıs’ı 400 kişilik kalabalık bir heyetle ziyaret etmiş, dönemin liderleri Derviş Eroğlu ve Nicos Anastasiades ile görüşmüştü.
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıraklı: “Biden ve Ekibi, İhtiyatlı ve Uluslararası Toplumla İş Birliği Çerçevesinde Bir Dış Politika İzleyeceğinin Sinyallerini Veriyor…”
Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Çıraklı, ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’ın ihtiyatlı ve uluslararası toplumla iş birliği çerçevesinde bir dış politika izleyeceğinin sinyallerini verdiğini ifade etti.

Mustafa Çıraklı, “Biden ve ekibinin dış politika gündeminin ilk sıralarında, Donald Trump’ın son dört yıldır mesafe koyduğu kuruluşlar, ittifaklar ve anlaşmalarla ilgili yeniden adım atmak var. Biden, Paris iklim anlaşmasına geri dönmeye, ülkeyi Dünya Sağlık Örgütü’nde tutmaya, İran nükleer anlaşmasını yeniden canlandırmaya, NATO’yla ilişkileri geliştirmeye ve Çin’in yükselen nüfuzunu dengelemeye çalışacak” dedi.

Diğer taraftan ABD’nin içeride pandemi süreci ile birlikte ortaya çıkan ekonomik sorunların kıskacında olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Çıraklı, bu nedenle Biden’ın dış siyasete ilişkin verdiği sözleri tutabilmesinin de zorlaşacağını söyledi. Çıraklı, “küresel rekabet” çerçevesinde ABD’nin Biden döneminde İran ve Çin’e yönelik izleyeceği siyasetin bu noktada belirleyici olacağını da sözlerine ekledi.

İran ve Çin’e Yönelik Adımlar Büyük Önem Taşıyor.
Biden’ın, Trump’tan farklı olarak uluslararası ortaklıkların yeniden güçlendirilmesine öncelik tanımak istediğini belirten Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıraklı, bu çerçevede Biden’ın, ABD’yi İran ile 2015’teyapılan nükleer anlaşmaya yeniden dahil etme planları olduğunu dile getirdi.

Yrd. Doç. Dr. Çıraklı şöyle konuştu: “Ancak bu konuda Biden’ın elini zorlaştıracak bazı hususların da varlığını görmemiz gerek. İran her ne kadar uygulanan yaptırımların yol açtığı ekonomik zararının giderilmesini istiyor olsa da diğer aktörlerin Tahran’ın anlaşmaya uyacağı noktasında ciddi şüpheleri var. Öte yandan ABD içerisindeki Cumhuriyetçilerin yanında İsrail, Bahreyn ve Suudi Arabistan gibi nüfuzlu aktörlerin İran’a karşı daha sert bir tutum sergilemesini ve mevcut anlaşmanın yerine daha katı bir anlaşma istediklerini biliyoruz. Biden’ın atacağı adımlarda bu dengeler de belirleyici olacak.”

Çin-ABD İlişkileri ABD Dış Politikasına Damga Vuracak…
Mustafa Çıraklı sözlerinin devamında, son yıllarda Tayvan, Güney Çin Denizi, Hong Kong, yeni tip koronavirüs salgını, gümrük tarifesi savaşları konularında gergin bir ortamda seyreden Çin-ABD ilişkilerinin de Biden dönemi ABD dış politikasına damgasını vuracağını belirtti.

Çıraklı, “Trump’ın Çin ile ilişkilerde kullandığı tehdit algısı ve Huawei ile ilgili yaşanan gelişmeler bu yaklaşımın içeride önemli oranda prim yapmış olduğunu gösteriyor. Bu bağlamda Biden, Obama döneminde izlenen üstü kapalı “çevreleme stratejisine” geri dönüş yapabilecek. Biden, Trump’a göre Çin’e yönelik muhtemelen çok daha diplomatik bir yaklaşım sergileyecek. Ancak genel olarak ABD ulusal güvenlik stratejisi çerçevesinde ve özelde Asya-Pasifik bölgesi açısından sorun oluşturabilecek gelişmelere de sert bir üslupla tepki vererek farklı müttefik, enstrüman ve retorikleri devreye alacağını söyleyebiliriz” dedi.

Yakın Doğu Enstitüsü’nün Düzenlediği “Küresel Gündem” Panelinde ABD Başkanlık Seçimlerinin Küresel Siyasete Yansımaları Masaya Yatırıldı…
Dr. Erdi Şafak: “Biden, S-400 Füze Savunma Sistemi Konusunda Tavır Değiştirebilir.”
Yakın Doğu Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Erdi Şafak ise Biden döneminde ABD’nin Türkiye ve Doğu Akdeniz’de izleyeceği olası politikalarla ilgili değerlendirmeler yaptı. Dr. Şafak’a göre Biden’ın seçimleri kazanması ile birlikte ABD – Türkiye ilişkilerini yeni süreçte önemli zorluklar bekliyor. Şafak, Joe Biden’ın seçim kampanyası sırasında New York Times’a verdiği bir mülakatta Türkiye ile ilgili sarf ettiği sözlerin büyük tepki topladığını da hatırlattı. Dr. Erdi Şafak, “Biden’ın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ‘otokrat’ olarak tanımladığı söyleşide, Türkiye’deki durumdan büyük endişe duyduğunu ifade etmesi, Türkiye’de iktidar ve muhalefet tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti” dedi. Biden’ın açıklamalarının uluslararası hukukun temel ilkelerinden olan ‘iç işlerine karışmama’ ilkesine aykırı olmanın ötesinde, diplomatik ilişkilere de zarar verecek nitelikte olduğunun altını çizen Şafak, Biden’ın seçim sonrasında bu söyleminin aksine, gerek coğrafi konumu itibariyle gerekse NATO’daki konumu göz önüne alındığında Türkiye ile ilişkilere daha hassas bir yaklaşım sergileyeceği öngörüsünde bulundu.

Dr. Erdi Şafak, Biden ve ekibinde en önemli politika değişiminin S-400 konusunda yaşanacağını düşünüyor. Dr. Şafak konuyla ilgili, “Trump, Türkiye’nin S-400 füze savunma sistemi adımına karşı geçtiğimiz yıl Kongre’nin aldığı yaptırım kararını onaylamamıştı. Türkiye’nin geçen yıl Rusya’dan satın aldığı ve Sinop açıklarında denediği S-400 füze savunma sistemi konusunda Biden’ın Ankara’ya yaptırım uygulama ihtimali olduğu ifade edilse de yaptırım konusunda tavır değiştirebileceğini söyleyebiliriz” dedi.

Dr. Erdi Şafak: “Biden Başkanlık Döneminde Kıbrıs ve Türkiye ile İlgili Yaklaşımını Gözden Geçirmek Zorunda Kalacak.”
Dr. Erdi Şafak, sözlerini Biden, senatörlüğü döneminde uzun yıllar Türkiye’nin Kıbrıs politikasını sert bir dille eleştirdiğini, hatta Türkiye’ye Kıbrıs’tan çekilme çağrısı yaptığını hatırlatarak sürdürdü. Dr. Erdi Şafak, “Biden, Senato Dış İlişkiler Komisyonu’nda görev aldığı dönemlerde Kıbrıs sorununa çözüm bulunamamasından Türkiye’yi sorumlu tutan açıklamalar yapmış, 1999’da da Türkiye’ye yönelik 5 milyar dolarlık yardım paketinin serbest bırakılmasını Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı olarak veto etmişti” dedi.

Ancak Dr. Şafak’a göre Biden, başkanlık döneminde Kıbrıs ve Türkiye ile ilgili yaklaşımını gözden geçirmek zorunda kalacak. Dr. Erdi Şafak, “Biden’ın görevi devralması ile birlikte dış politika konusundaki tavrı sadece kendini değil ülkenin tüm kurumlarının ortak tavrını gerektirecek. Diğer bir deyimle Biden yeni süreçte Senato, Temsilciler Meclisi, Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı gibi diğer aktör ve dengelerin de gözetildiği politikalar belirlemek durumunda kalacak. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, Kıbrıs sorunu bağlamında da hassas dengelerin gözetileceği ve Biden’ın ortak bir uzlaşıdan yana tavır alacağı bekleniyor” dedi.

Üçüncü Panel 22 Aralık’ta…
Yakın Doğu Enstitüsü’nün 2020-2021 Akademik Yılı boyunca düzenleyeceği “Küresel Gündem” panellerinin üçüncü oturumu 22 Aralık Salı günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek. “Güncel Gelişmeler Işığında Doğu Akdeniz’in Jeopolitik ve Jeostratejik Önemi” konusunun ele alınacağı panel, Yakın Doğu Üniversitesi Youtube kanalı ile Yakın Doğu Enstitüsü Facebook sayfasından izlenebilecek.