Torakoabdominal Aort Anevrizma Ameliyatı, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Başarıyla Gerçekleştirildi

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 23 Ekim 2015, Cuma, 12:42
Son düzenleme: 23 Ekim 2015, Cuma, 12:42
Torakoabdominal Aort Anevrizma Ameliyatı, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Başarıyla Gerçekleştirildi

ABD Dahil, Dünyada ve Türkiye’de Sayılı Hastanede, Kıbrıs’ta ise Sadece Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü, Dünyada ve Türkiye’de sayılı merkezde yapılmakta olan “Konvansiyonel Cerrahi” yöntemiyle operasyon gerçekleştirerek, Kıbrıs’ta yine bir ilke imza attı.

Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nün yaklaşık 8 saat süren ve başarı ile sonuçlanan operasyonunu, Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu başkanlığında, Yard. Doç. Dr. Barçın Özcem, Op. Dr. Özlem Balcıoğlu, Anestezi uzmanı Serpil Deren, Perfüzyonist Türker Şahin ile birlikte toplam 8 kişilik bir ekip gerçekleştirdi.

74 Yaşında İkinci Kez Hayata Döndü

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Dairesi Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu; 74 yaşındaki Hollanda asıllı Van Pruijssen isimli hastanın, Torakoabdominal Aort Anevrizması nedeniyle Yakın Doğu Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nde opere edildiğini belirterek, operasyonun başarıyla gerçekleştiğini, operasyon sonrasında ise hastanın yoğun bakım izlemine alındığını vurguladı. Herhangi bir komplikasyon gelişmeden, 3 günlük yoğun bakım izleminden sonra hastanın servise alındığını ifade eden Prof. Sanisoğlu, kısa süre içinde de taburcu edileceğini açıkladı.

Halk Arasında “Baloncuk” Olarak Bilinen Anevrizmalar Adeta Patlamaya Hazır Bomba Gibidir

Prof. Sanisoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Aort, tıpkı ana su borusu gibi kalbin pompaladığı kanı vücuda dağıtan ana atardamardır. Aort damarında oluşan genişlemelere “Anevrizma” adı verilir. Halk arasında “baloncuk” olarak da bilinen anevrizmalar adeta patlamaya hazır bomba gibidir. Aortun çapı, kalpten çıktığı bölümde yaklaşık 2,5 cm olup, vücutta bu kadar geniş çapa sahip başka bir damar yoktur. Damarın genişleme hızına paralel olarak anevrizmaların yırtılma riski de artmaktadır.

Aortun göğüs boşluğu kısmındaki bölümünde oluşan anevrizmalar, “torasik anevrizmalar”, karın boşluğu kısmındaki bölümünde oluşanlar ise, “abdominal anevrizmalar” olarak adlandırılırlar. Göğüs bölümünden başlayarak karın boşluğuna kadar devam eden anevrizmalara ise “Torakoabdominal anevrizmalar” denir. Anevrizmalar belli bir çapa ulaştıktan sonra yırtılma olasılığını engellemek için mutlaka tedavi edilmelidir. Anevrizmanın yeri ve diğer organlarla olan ilişkisine göre 2 çeşit tedavi yöntemi vardır. Biri stent greft ile yapılan ve halk arasında “ kapalı ameliyat” olarak bilinen “Endovasküler tedavi”, diğeri ise açık ameliyat olarak adlandırılan “Konvansiyonel Cerrahi” yöntemidir. Hastanın genel durumu, ek hastalıkları, anevrizmanın yeri ve anesteziye engel bir durum olup olmadığı değerlendirilerek hastaya en uygun tedavi uygulanmaktadır.

Torakoabdominal Aort Anevrizma Ameliyatı, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Başarıyla Gerçekleştirildi

Torakoabdominal Anevrizmanın Tedavisi Daha Zor ve Yüksek Riskli

Torakoabdominal aort anevrizmalarının tedavisinin diğer türlere oranla daha zor ve yüksek riskli olduğunu anlatan Prof. Sanisoğlu, bazı hastalarda ameliyat sonrasında uyanamama, felç veya böbrek yetmezliği gibi komplikasyonlar görülebildiğini, bununla beraber bu komplikasyonların ameliyat esnasında kullanılan değişik yöntemler ve deneyimli hekimler tarafından azaltılabilmekte olduğunu ifade etti. Prof. Sanisoğlu, bugün hala daha dünyada belli başlı merkezlerde yapılan bu tedavilerin, Yakındoğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nde de başarıyla uygulanmakta olduğunun da altını çizdi.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nde En Riskli Operasyonlar Başarıyla Gerçekleşiyor

Aort anevrizmaları, çoğu zaman tesadüfen saptanan ve bazen müdahaleye zaman vermeden yırtılarak hastanın ölümüne sebep olan tehlikeli durumlardır. Prof. Sanisoğlu, özellikle son zamanlarda ülkemizde hastaneye gelen bu tür vakaların sayısının az olması nedeniyle, bu hastaların teşhis edilemeden adeta patlamaya hazır bomba gibi toplum içerisinde dolaştıklarını düşündüğünü ifade etti. Prof. Sanisoğlu son olarak, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nün, bu vakaların tanı ve tedavisi için gerekli alt yapıya ve yeterli cerrahi tecrübeye sahip, KKTC vatandaşları dışında yabancı uyruklu hastalar tarafından da tercih edilen, aort anevrizma cerrahisinin başarıyla uygulanmakta olduğu bir hastane olduğunu belirtti.