İtalya’da Kıbrıs Türkü’nün Önceliklerini ve Kaygılarını Tartıştılar

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 26 Temmuz 2016, Salı, 17:21
Son düzenleme: 26 Temmuz 2016, Salı, 17:21
İtalya’da Kıbrıs Türkü’nün Önceliklerini  ve Kaygılarını Tartıştılar

Yakın Doğu Üniversitesi Almanya’nın Konrad Adenauer Vakfı ile İtalya’da Kıbrıs’ta Fırsatlar ve Riskler konulu çalıştay düzenledi. Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü ve Konrad Adenauer Vakfı tarafından İtalya’da düzenlenen çalıştayda Kıbrıs Türk Toplumunun Kıbrıs’ın geleceği ile ilgili vizyonu ve süregiden süreçle ilgili düşünceleri Avrupa Birliği, Almanya, Yunanistan, İsrail ve Türkiye uzmanları ile değerlendirildi.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre Yakın Doğu Üniversitesi ve Almanya’nın Konrad Adenauer Vakfı işbirliğiyle İtalya’da Cadenabbia Villa La Collina’da gerçekleştirilen toplantıda en son gelişmeler ışığında Kıbrıs sorunundaki riskler ve fırsatlar Avrupa Birliği, Almanya, İsrail, Yunanistan ve Türkiye konularında uzmanlarının katılımıyla kapsamlı bir şekilde ele alındı. Toplantıya Kıbrıs Türk toplumunu temsilen KKTC Cumhurbaşkanlığı Eski Müsteşarı ve Eski Müzakereci Ergün OLGUN ve Yakın Doğu Üniversitesi’nden Yakın Doğu Enstitüsü (YDE) Müdürü Doç. Dr. Umut KOLDAŞ, YDE Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nur KÖPRÜLÜ ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Zeliha KASHMAN katıldılar.

İtalya’da Kıbrıs Türkü’nün Önceliklerini  ve Kaygılarını Tartıştılar

Doç. Dr. İrfan S. GÜNSEL: Kıbrıs Türkünün Dünyadaki Sesi Olmaya Devam Edeceğiz

Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. GÜNSEL, uzun zamandır üzerinde çalışılarak başarılı bir şekilde gerçekleştirilen toplantının Kıbrıs Türk toplumunun Kıbrıs’ın geleceği ile ilgili düşünce ve önerilerinin uluslararası ortamlarda temsili açısından önemli bir adım olduğunu vurguladı. Böyle bir çalıştayın gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Doç. Dr. İrfan S. GÜNSEL, Kıbrıs’ın geleceğini ilgilendiren konularda Kıbrıs Türk düşün insanlarının ve politika yapıcılarının Kıbrıs Türk toplumunun önceliklerini, kaygılarını ve beklentilerini uluslararası alanda ifade edecekleri platformlarınıın sayısının artması gerektiğini ifade etti. Doç. Dr. İrfan GÜNSEL yaptığı açıklamada “Bugün gerek akademik gerekse siyasi anlamda Kıbrıs Türk toplumunun uluslararası alanda temsiliyetinin artması çok önemlidir. Kıbrıs’ı ilgilendiren enerji, ekonomi, sağlık, eğitim ve turizm gibi önemli konularda uluslararası toplantılarda, bilimsel konferanslarda Kıbrıs Rum toplumu temsilcilerinin ortaya koydukları tek taraflı görüşlerin adanın bütününe mal edilmesine mani olmak açısından çok önemlidir. Bugün Türkiyemizin uzman ve bürokratlarının uluslararası ortamlarda Kıbrıs Türk toplumunun haklarını korumak adına göstermekte oldukları özverili çabaları eleştirenler bu ortamlarda Kıbrıs Türklerinin kendi özkimlikleri ile temsiliyetine izin verilmediğini göz ardı etmemelidirler. Müzakere sürecinde sürekli olarak Avrupa Birliği’nin tüm tarafları kapsayıcı demokratik değerlerine atıf yapanlar bu konuda da hassasiyet göstermelidirler. Bugün iki toplumu ilgilendiren bölgesel ya da uluslararası bir sağlık, eğitim turizm veya enerji konferansına Kıbrıs Rum toplumunun siyasi temsilcileri ya da güneydeki bilim kurumlarının bilim insanları davet edilirken Kıbrıs Türk toplumunun yok sayılması bu dile getirilen kapsayıcılık ve eşitlik ilkeleriyle çelişmektedir. Uluslararası izolasyonlara rağmen Kıbrıs Türk toplumunu dünyaya açan üniversitelerimize düşen görev hem bilimde hem de diğer alanlarda Kıbrıs Türkünü uluslararası platformda en iyi şekilde temsil ederek tüm Kıtalarda iz bırakmaya devam etmek olmalıdır.” dedi.

İtalya’da Kıbrıs Türkü’nün Önceliklerini  ve Kaygılarını Tartıştılar

Doç. Dr. KOLDAŞ: Kıbrıs’ın geleceğinin inşası sürecindeki fırsat ve riskler uzmanlarla değerlendirildi

Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Umut KOLDAŞ, Yakın Doğu Enstitüsü Danışmanı Ercan ÇİTLİOĞLU ve Konrad Adenauer Vakfı Ankara Direktörü Colin DÜRKOP’un uzun süreli çalışmaları ve eşgüdümünde gerçekleştirilen bu önemli çalıştayda Kıbrıs’ın geleceğine ilişkin fırsat ve risklerin Kıbrıs Türk toplumunun hassas konularla ilgili perspektifleri ve yaklaşımları da yansıtılarak kapsamlı bir şekilde irdelendindiğini ifade etti. Bu ve benzeri uluslararası toplantılarda Kıbrıs ile ilgili politika belirleme süreçlerine etki eden uzmanların ve bürokratların tüm adayı ilgilendiren konular hakkında Kıbrıs Türk toplumundan muhattaplarıyla da buluşmasının öneminin altını çizen Doç. Dr. Umut KOLDAŞ, bu toplantıların sayısını artırarak sürdürmeyi hedeflediklerini belirtti. Kıbrıs Türk toplumunun farklı kesimlerinden temsilcilerin uluslararası muhattaplarıyla etkin bir iletişime girerek Kıbrıs’ın geleceği ile ilgili konularda Kıbrıs Türk toplumunun vizyon ve beklentilerini sistematik bir şekilde anlatmasının gereğine vurgu yapan Doç. Dr. KOLDAŞ, “Uluslararası toplantılarda Kıbrıs’ın bütününü ilgilendiren konularda Kıbrıs Türk toplumunun hem akademik hem de siyasi temsilinin artması Kıbrıs’ın geleceğinin inşasında etkin rol oynaması beklenen tüm taraf ve paydaşların sürece koyacakları katkının niteliği açısından çok önemlidir. Konrad Adenauer Vakfı ile eşgüdüm içinde düzenlediğimiz bu önemli toplantıda Kıbrıs’ın geleceği ile ilgili önemli konuları Avrupa Birliği, Almanya, İsrail, Türkiye ve Yunanistan uzmanları ile masaya yatırdık. Karar alma süreçlerine atki edebilecek ya da uluslararası kamuoyunu sistematik bir şekilde bilgilendirebilecek bu uzmanlara Kıbrıs Türk toplumunun belli bir kesiminin bu konularla ilgili perspektifini, yaklaşımlarını, önceliklerini ve kaygılarını aktardık. Bu bağlamda toplantı kapsamında evrilen yeni düzende Kıbrıs’ın komşuları ile ilişkileri, Avrupa Birliği perspektifinden Kıbrıs sorununda risk ve fırsatlar ve Avrupa Birliği ile Kıbrıs Türk toplumu ile ilişkilerinin geleceğine yönelik çözüm ve çözümsüzlük senaryoları konularında kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Bu çalıştay çıktılarının karar alma ve Kıbrıs’a yönelik politika oluşturma süreçlerinde Kıbrıs Türk toplumunun farklı perspektiflerinin dikkate alınmasına katkı koyacağına inanıyoruz. Biz Yakın Doğu Enstitüsü olarak bu ve benzeri toplantıların sürekli hale gelmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.