Dil ve Beyin Arasındaki İletişimin Önemi Anlatılarak Dil ve Konuşma Bozukluklarında Erken Tanının Önemine Vurgu Yapıldı…

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 04 Mayıs 2019, Cumartesi, 13:11
Son düzenleme: 04 Mayıs 2019, Cumartesi, 13:11

Dil ve Beyin Arasındaki İletişimin Önemi Anlatılarak Dil ve Konuşma Bozukluklarında Erken Tanının Önemine Vurgu Yapıldı…

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Bilimsel Sohbetler” etkinliği kapsamında, Dil ve Konuşma Terapisti Dr. Seren Düzenli Öztürk’ün katılımı ile “Dil ve Beyin” konusu konuşuldu.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nde verilen bilgiye göre, Rektör yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Kurt, Sağlık Bilimler Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. Sevinç Yücecan, fakülte öğretim elemanları ve öğrencilerden oluşan kalabalık bir grubun katılım gösterdiği etkinlikte, dilin bileşenleri, dilin beyindeki organizasyonu ve buna bağlı olarak oluşturulan dil modelleri anlatıldı.

Günümüzde farklı beyin görüntüleme tekniklerinin ortaya çıkmasıyla dilsel işlemlerin farklı yönlerinin sinirsel temeli ile ilgili bilgiler de  konferansta paylaşıldı.

Dil ve Beyin Arasındaki İletişimin Önemi Anlatılarak Dil ve Konuşma Bozukluklarında Erken Tanının Önemine Vurgu Yapıldı…

Dildeki Konuşma Sesleri Beyin Dalgaları İle Tespit Ediliyor…
İnsan dilini diğer canlılardaki iletişim sistemlerinden üstün kılan özelliğin sınırlı sayıda dilbilgisel kuralla sonsuz sayıda tümce üretebilmesi olduğunu vurgulayan Dil Dr. Seren Düzenli Öztürk, dildeki konuşma seslerinin, anlamsal işlemelerin, gramer kurallarının beyin dalgaları ile tespit edilebildiğini söyledi.

Dr. Öztürk 32 aylık bebeklerin dilbilgisel açıdan bozuk cümleler ve kurallı cümleleri ayırt edebildiği; dilsel gelişim açısından risk altında olan bebeklerde ise bu ayrımın beyin dalgalarına yansımadığını belirterek, 12 aylık bebeklerin sözcük resmi ve sözcük anlamlarını eşleyebildikleri ve bunun EEG ile tespit edilebileceğine ilişkin bilimsel kanıtların sunulduğunu aktardı.

Oldukça karmaşık ve hala çözülmemiş yanları bulunan dil sisteminin, bilim insanı Ferdinand de Saussure’n dediği gibi “sistemler sistemi” olduğuna dikkat çeken Dr. Öztürk, bu kadar karmaşık bir sistemin işleyişindeki aksaklıklarda (dil ve konuşma bozukluklarında) erken tanının önemine vurgu yaptı.