YDÜ “III.Kıbrıs Havaları” Sempozyumunda Temsil Edildi

Eklenme Tarihi: 03 Nisan 2016, Pazar, 11:40
Son düzenleme: 04 Nisan 2016, Pazartesi, 11:17
YDÜ  “III.Kıbrıs Havaları”  Sempozyumunda Temsil Edildi

29 Mart salı günü, Gönyeli Belediyesi Konferans Salonu’nda “III.Kıbrıs Havaları “ Sempozyumu düzenlendi.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, etkinliğin açılış konuşmasını Kıbrıs Havaları Derneği Başkanı Selçuk Garanti, yaptı. Garanti: “Ülkenin kültürünü yaşatmak için sözlü kültür derlemeleri yaptıklarını ve bu yaptıkları araştırmaları kitap ve CD olarak topluma kazandırdıklarını”belirtti.

Selçuk Garanti’nin konuşmasından sonra Kıbrıs Havaları Derneği, sempozyum öncesi Kıbrıs Havalarından örnekleri içeren bir konser verdi.

Derneğin, İki yılda bir düzenlendiği sempozyumda, Yakın Doğu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi ve Kıbrıs Araştırmaları Merkezi (YDÜ-KAM) Başkanı Doç. Dr. Şevket Öznur “ Dolama Havası ve Varyantları” adlı bildirisini sundu.

YDÜ  “III.Kıbrıs Havaları”  Sempozyumunda Temsil Edildi

Öznur konuşmasında şunları dile getirdi: ” Özellikle bir toplumun sosyal, siyasal ve hatta psikolojik hayatını en kestirmeden ve en çarpıcı sözlerle anlatan havalar, kendi türünde toplumun aynasıdır. Ayrıca bu havaların melodiye dayalı yapıları söz ile bir araya geldiğinde, dinleyenlere etkili mesajlar da iletebilmektedir. Halk kültürü ürünlerinin kültürümüzü bir sonraki kuşağa aktarma işlevi, yerel kültürün ulusal kimliği oluşturmadaki rolü çok büyüktür. Bu bakımdan Halkbilimi çalışmalarına katkıda bulunabilecek ürünleri derleme ve incelemenin özelde Kıbrıs Türk kültürüne genelde Kıbrıs kültürüne büyük katkı sağlayacağı yadsınamaz. Tanıtmış müzik kültür bilimci Alan Lamox, hava biçimini antoplogların dili ile şöyle tarif ediyor: “Türkü biçimi “style”, öteki insan faaliyetleri gibi, bir kültürün insanlarına özgü, öğrenilen bir davranış kalıbıdır. Türkü çağırmak, özel bir iletişim faaliyetidir; konuşmaya yakındır, ama konuşmadan daha biçimsel olarak düzenlenmiştir ve daha çok tekrara dayanır.

Halk türküsünü ve ona koşulan ezgiyi elbet bir insan yaratmıştır. Ama; bu ilk yaratmada bile halk kültürü, geleneksel birimleri, normları ve içeriği ile bu kişisel yaratıya damgasını vurur. Yani türküyü yaratan kişi, büyük ölçüde, sosyal çevrenin sınırları içinde yaratır. Onda kişiselle sosyali birbirinden ayırma zordur. Türkü, bu ilk yaratıcıdan sonra, dilden dile, telden tele geçerken irili ufaklı değişmelere uğrar. Bozulabilir de, düzelebilir de. Zaten türkünün ilk yaratıcısı da bir kişisel damga peşinde değildir ve adını türküye koymaz. Bununla beraber, çok az türküde ilk yaratıcının adı korunmuştur.

YDÜ  “III.Kıbrıs Havaları”  Sempozyumunda Temsil Edildi

Sonuç olarak Günümüzde havalar doğal kültür çevresi olan, görece kapalı tarım toplumu da artık söylenip,çalınmıyor. Günlerce süren düğünlere ve bu düğünlerde çalması için çağrılan topluluklar artık yok. Değişen toplum yapısı bu havaları bizlere sadece folklorik bir ürün olarak sunmak istiyor. Ama son yıllarda Türkiye’de ve diğer ülkelerde Kıbrıs havalarına birden ilgi çoğalınca ; bunlar “Arap Ali Ağıtı”, “Mağusa limanı”, “Dolama” havalarıdır. Toplumda uyanarak, bizlerin böyle güzel havaları da varmış diyerek, sahip çıkmaya çalışılıyor. Hep başkalarının sahiplenmesi sonunda uyanan toplumumuz, kendi değerlerini önemseyip, kayıt alması gerektiğini yıllardır söyleyip, duruyoruz. Arşivcilik ve kayıt altına alma çok önemli çünkü kayıt altına almazsanız, bu değerler elinizden uçup gider.”