Beyaz Perdenin Ardındaki Güç: Hollywood ve Algı Yönetimi
Eklenme Tarihi: 04 Kasım 2026, 15:46

Farklı ülkelerden akademisyenleri buluşturan “II. Uluslararası İletişim, Teknoloji, Sanat ve Tasarım Kongresi”nde davetli konuşmacı olarak katılan Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fevzi Kasap, sinemanın görünen yüzünün ardındaki propaganda ve algı mekanizmalarını anlattı.

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fevzi Kasap, İstanbul Arel Üniversitesi’nde düzenlenen “II. Uluslararası İletişim, Teknoloji, Sanat ve Tasarım Kongresi”nde davetli konuşmacı olarak yer aldı. ABD sinemasının savaş filmleri aracılığıyla küresel algıyı nasıl şekillendirdiğini değerlendiren Prof. Dr. Kasap, Hollywood’un kültürel ve siyasal etkilerine dikkat çekti. Hollanda, İsveç, İngiltere ve İspanya’dan akademisyenlerin katıldığı etkinlik, iletişim alanındaki farklı akademik yaklaşımların paylaşılmasına ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sağladı.

“Dijital Tufan” temasıyla gerçekleştirilen kongre, farklı ülkelerden akademisyenleri ve sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Kongrede; yapay zeka, dezenformasyon, dijital mahremiyet, medya etiği ve iletişim teknolojilerinin toplumsal etkileri de ele alındı. İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahattin Yıldız’ın başkanlığında gerçekleştirilen açılış oturumu, iletişim ve medya alanında önemli çalışmalara imza atan akademisyenleri bir araya getirdi. Oturumda Prof. Dr. Fevzi Kasap’ın yanı sıra Prof. Dr. Haluk Şahin, Prof. Dr. Peyami Çelikcan, Prof. Dr. Yalçın Kırdar ve Prof. Dr. Zakircan Meşrebov’un yanı sıra yönetmen ve dijital içerik üreticisi İlker Canikligil de yer aldı.

Prof. Dr. Kasap, Hollywood’un perde arkasındaki gücünü anlattı…

“Perdenin Ardındaki Güç: ABD Sinemasında Algı Yönetimi, Propaganda ve Küresel Hegemonya” başlıklı konuşmasında Prof. Dr. Kasap, Hollywood’un yalnızca bir eğlence endüstrisi olmadığını, aynı zamanda uluslararası kamuoyunun düşünce ve algılarını şekillendiren güçlü bir araç olduğunu vurguladı. Özellikle savaş filmlerinin kahramanlık, düşmanlık, güvenlik ve askeri müdahale gibi kavramları belirli anlatılar üzerinden yeniden ürettiğini ifade etti.

Vietnam Savaşı’ndan Körfez Savaşı’na ve 11 Eylül sonrasına uzanan dönemi “Yeşil Bereliler”, “Kıyamet”, “Müfreze”, “Rambo 2”, “Keskin Nişancı” ve “Yeşil Bölge” filmleri üzerinden değerlendiren Prof. Dr. Kasap, sinemada savaşın sunuluş biçimlerine dikkat çekti. Amerikan askerlerinin bazı yapımlarda kahraman ve kurtarıcı olarak gösterildiğini, buna karşılık sivil kayıpların ve savaşın toplumsal yıkımının geri planda bırakılabildiğini belirtti. Gramsci’nin kültürel hegemonya, Joseph Nye’ın yumuşak güç, Edward Said’in Oryantalizm ve Baudrillard’ın hipergerçeklik yaklaşımlarından hareket eden Prof. Dr. Kasap, Hollywood’un tek yönlü bir propaganda aracı olarak değerlendirilemeyeceğini, savaş politikalarını sorgulayan eleştirel yapımların da bu endüstri içerisinde üretildiğini ifade etti. Konuşmasını sinemanın görünmeyen etkisine dikkat çekerek tamamlayan Prof. Dr. Kasap, “Perdenin ardındaki asıl güç, izleyiciye gösterilen görüntülerden çok, gizlenen gerçeklerde ve bu gerçeklerin yerine inşa edilen hipergerçeklikte saklıdır” dedi.