Sanat Dünyası “Habitat”ını Buldu!
Eklenme Tarihi: 30 Nisan 2026, 19:31

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu tarafından GÜNSEL Sanat Müzesi’nde açılan “Habitat” sergisi, sanatın farklı disiplinlerini aynı çatı altında buluşturarak kapılarını ziyaretçilere açtı.

Habitat, yaşamın geliştiği ve çeşitlendiği yeri ifade ederken; sanat da farklı fikirler ve estetik anlayışların buluştuğu üretken bir alan yaratıyor. Bu anlayıştan ilham alan Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi akademisyen sanatçıları ile Kıbrıs Modern Sanat Müzesi sanatçıları tarafından hazırlanan “Habitat” sergisi açıldı.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu tarafından GÜNSEL Sanat Müzesi Sergi Salonu’nda açılan serginin açılış törenine Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Murat Sarğın, TÜSEB Genel Sekreteri Ahmet Zengin, TÜSEB Proje Yönetimi ve Destek Daire Başkanı Batuhan Yeşilyurt, TÜSEB Uluslararası İlişkiler Daire Başkanı Fatih Karademir, Girne Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Ayşe Kanlıada da katıldı. Sanatçılar ve pek çok akademisyenin de katıldığı sergide, eserleri ile yer alan Yakın Doğu İlkokulu ve Yakın Doğu Koleji öğrencileri ile aileleri de katıldı.

26 Mayıs tarihine kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek Habitat; resim, heykel, seramik ve baskı resim alanlarından oluşan 50 eseri bir araya getiriyor. Sanatın çok yönlü anlatım gücünü yansıtan seçki, aynı zamanda Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 482’inci sergisi olma özelliğini taşıyor.

Yoğun katılımla gerçekleşen serginin açılışında; Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erdal Aygenç ile yapay zeka tabanlı akademisyen Ai. Prof. DUX birer konuşma yaptı. Prof. DUX; doğadaki tüm canlıların hassas bir denge içinde birbirine bağlı olduğunu hatırlatarak bu dengenin bozulmasının yaşam zincirini doğrudan etkilediğini ifade etti. Günümüzde bu dengenin ciddi tehdit altında olduğuna dikkat çeken Prof. DUX, “Bu noktada yapay zeka, önemli bir araç olarak karşımıza çıkabilir. Çevresel değişimleri izleyebilir, ekosistemleri analiz edebilir, canlı popülasyonlarını takip edebilir ve erken uyarı sistemleriyle doğanın korunmasına katkı sağlayabilir.Ancak unutmamak gerekir ki yapay zeka yalnızca bir araçtır. Gerçek dönüşüm insan iradesiyle mümkündür” dedi.

Nazım Çavuşoğlu: “Yakın Doğu Üniversitesi tarihte eşine az rastlanan bir buluşma noktasıdır.”

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 482’nci serginin açılışında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, “482’inci sergi dile kolaydır ama üretmek ve ürettirmek gerçekten büyük bir başarıdır. 482’inci sergi demek; bıkmadan, usanmadan üretmeye devam etmek büyük bir kararlılığın göstergesi demektir” dedi.

Bu başarının arkasındaki vizyona dikkat çeken Çavuşoğlu; bilim, kültür ve sanatın bir arada üretildiği bu yapının önemli bir merkez haline geldiğini ifade ederek, “Hayallerini hedefe dönüştürerek böyle bir bilim, kültür ve sanat merkezi yaratan Günsel ailesine teşekkür ediyorum” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin uluslararası başarılarına da değinen Çavuşoğlu, “Dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer almak önemli bir başarıdır. Bu sıralamanın daha da yukarılara taşınacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. KKTC’de böyle bir üniversitenin bulunmasının büyük bir değer olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, burada yalnızca bilimin değil; sanatın, kültürün ve sporun da üretildiğini ifade etti. Yakın Doğu Üniversitesi’nin tarihte eşine az rastlanan bir buluşma noktası olduğuna belirten Çavuşoğlu “Bu buluşma noktası; ancak büyük bir fikir, fedakarlık ve vizyonun ürünüyle ortaya çıkabilir” dedi.

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Bilimin ürettiği bilgi ile sanatın ürettiği anlamı aynı ekosistem içinde buluşturmaya devam edeceğiz.”

“Habitat” kavramının yalnızca doğayı değil, insanın varoluşunu, üretimini ve anlam arayışını şekillendiren çok katmanlı kavram olduğunu belirten Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünü de dünyada benzeri olmayan bir “sanat habitatı” olarak tanımladı. Kampüs bünyesinde yer alan beş müzenin farklı disiplinleri bir araya getirerek yaşayan bir sanat ekosistemi oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şanlıdağ, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi çatısı altında gerçekleştirilen 482 serginin bu sürekliliğin en somut göstergesi olduğunu ifade etti.

Bilimin de kendi habitatını oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Şanlıdağ, “Bilim de tıpkı sanat gibi kendi habitatını kurar” diyerek, bu yapının laboratuvarlarda, araştırma merkezlerinde ve disiplinler arası iş birlikleriyle geliştiğini ifade etti. Bilimin merakla beslendiğini, sorgulamayla derinleştiğini ve üretimle anlam kazandığını dile getiren Prof. Dr. Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi olarak bilimi bir sonuç değil, bir sorumluluk olarak gördüklerini vurguladı.

Sanat ve bilimin birbirinden ayrı değil, aynı bütünün iki tamamlayıcı parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şanlıdağ, “Biri geleceği inşa ederken diğeri o geleceğe anlam kazandırır. ‘Habitat’ sergisi de tam da bu bütünlüğü görünür kılan güçlü bir çağrıdır. Bizler; bilimin ürettiği bilgi ile sanatın ürettiği anlamı aynı ekosistem içinde buluşturmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyoruz ki gerçek gelişim, ancak bu çok katmanlı habitat anlayışıyla mümkündür” dedi.

Prof. Erdal Aygenç: “İnsan, yaşamın karmaşasını anlamlandırmak ve varoluşuna derinlik katmak için sanata ihtiyaç duyar.”

Sanatın insan yaşamındaki derin ve vazgeçilmez yerine dikkat çeken Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erdal Aygenç, “Mutlaka sizler de aklınızdan geçirmişsinizdir: Neden milyonlarca kişi şiir, roman, öykü okuyor, müzik dinliyor, tiyatroya gidiyor, dans ve film izliyor, sergi ya da müze geziyor?” sorusuyla başlayarak, insanın sanatla kurduğu bağı sorguladı.

İnsanın bir sanat eserine duyduğu yoğun ilgiyi yalnızca bir “oyalanma” ya da “boş zaman etkinliği” olarak değerlendirmenin mümkün olmadığını ifade eden Prof. Erdal Aygenç, sanatın çok daha derin bir ihtiyaca karşılık geldiğini vurguladı. İnsanın dünyaya geldiği andan itibaren bilinmeyenlerle karşılaştığını ve zamanla dünyayı anlamlandırmayı öğrendiğini belirten Prof. Erdal Aygenç, bu sürecin yalnızca bilim ve keşifle sınırlı olmadığını söyledi. “İnsan, yaşamın karmaşasını anlamlandırmak ve varoluşuna derinlik katmak için sanata ihtiyaç duyar” dedi. Sanatın, insanın gündelik yaşamın sıradanlığından sıyrılmasını sağlayan bir alan olduğuna dikkat çeken Prof. Erdal Aygenç, “Sanat, kişiliğin sınırlarına hapsolmaya bir başkaldırıdır” ifadelerini kullandı.