YDÜ SBF Dekan Yardımcısı ve Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç.Dr. Dal, 9. Acil Hemşireliği Sempozyumuna Katıldı

Eklenme Tarihi: 12 Kasım 2015, Perşembe, 10:08
Son düzenleme: 13 Kasım 2015, Cuma, 10:08
YDÜ SBF Dekan Yardımcısı ve Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç.Dr. Dal, 9. Acil Hemşireliği Sempozyumuna Katıldı

· Doç. Dr. Ümran Dal “Acilde Sık Görülen Vakaların Yönetimi” Panelinde oturum başkanlığı yaparak, “Ortopedik Aciller” konusunda sunum gerçekleştirdi.

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yrd. Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ümran Dal; 27-28 Ekim 2015 tarihinde Girne’de düzenlenen 9. Acil Hemşireliği Sempozyumuna Bilimsel görevli olarak katıldı.

Doç. Dr. Ümran Dal “Acilde Sık Görülen Vakaların Yönetimi” Panelinde oturum başkanlığı yaparak, “Ortopedik Aciller” konusunda sunum gerçekleştirdi.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yrd. Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ümran Dal şöyle devam etti;

YDÜ SBF Dekan Yardımcısı ve Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç.Dr. Dal, 9. Acil Hemşireliği Sempozyumuna Katıldı

Ortopedik Aciller

Dünya Sağlık Örgütü 2014 verilerine göre; tüm dünyada yaralanma oranı 73/100 00 iken Türkiye’de bu oran 39/100 000 olup Ortopedik aciller büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Ortopedik acillerde genel kural: Dolaşım, duyu ve motor fonksiyonların kontrolü yapılır. Kırıktan şüpheleniliyorsa x-ray negatif olsa bile kırık gibi davranılır ve eklem yaralanma bölgesinin altından ve üstünden askıya alınır.

Travmalı hastaların %5’i pelvik kırıklardır. Pelvis kırıkları;% 60 araç, % 30 düşme ve % 10 ezilme yaralanmaları sonucu oluşur.

Kırıklarda kan kaybı, hemorajik şok, komşu organ yaralanmaları nedeniyle mortalite oranları yüksektir.

Pelvik kırıklara acil müdahaleler arasında; Sıvı replasmanı, Eksternal fiksatör uygulamaları, Anjiyografik embolizasyon, Cerrahi eksplorasyon, Hemostaz ve retroperitoneal paketleme teknikleri, Geçici stabilizasyon (her çeşit instabil pelvis kırıklarında) yer almaktadır.

Kalça çıkıkları; büyük kuvvetlerin etkisi sonucu oluşabildiği için eşlik eden ciddi yaralanmalar da mevcuttur. Tüm kalça çıkıklarının %90’ı posterior çıkıklardır. Tedavisi; genel anestezi altında fleksiyon ve addüksiyondaki kalçanın traksiyon ile kapalı redüksiyonudur. (Ağrı ve çevre damar sinir hasarı riski nedeniyle ortopedik aciller içindedir)

Diz çıkıkları; ilk tedavi, kapalı redüksiyon ile dolaşımın düzeltilmesini sağlamaktır. Redükte edilmeden önce ekstremitenin vasküler durumu, nabızlar değerlendirilir. Önce kapalı redüksiyon, başarısız olursa açık redüksiyon. Geç dönem damar lezyonları ortaya çıkabilir. Dolaşım ile ilgili sorun varsa anjiografi istenir.

Vertebral kolon yaralanmaları;

Omurga yaralanmaları nöral dokulara olan yakın komşuluğu nedeniyle bölge kemiksel yaralanmalarından farklı ve önemlidir. Omurganın fizik muayenesi, travma tahtası üzerinde supine pozisyonda başlar.

Boyunluk takılı olarak hasta yan çevrilerek torakal, lomber ve sakral bölgenin inspeksiyonu ve palpasyonu yapılır. Yan çevirme işlemi sırasında vertebral kolon, fleksiyon, ektansiyon ve rotasyon hareketlerinden korunmalıdır. Spinal hassasiyet, palpasyonla krepitasyon, cilt laserasyonu ve ekimoz olası bir vertebral yaralanmanın önemli bulgularıdır. Hastanın nörolojik durumu değerlendirilmelidir.

Fizik muayenenin ardından radyolojik incelemeler yapılmalıdır.

YDÜ SBF Dekan Yardımcısı ve Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç.Dr. Dal, 9. Acil Hemşireliği Sempozyumuna Katıldı

Kompartman Sendromu;

Kas ve kemikleri çevreleyen fasyanın oluşturduğu kompartmanlarda; travma, enfeksiyon, dolaşım sorunu, damar yaralanması sonucu basıncın artması ve dokuların beslenmesinin bozulmasıdır.

Yüksek enerjili travma, çok sıkı uygulanmış sirküler alçılamalar ya da yara pansumanları, bandajlar kompartman içine aşırı kanamalar, turnike sonrası iskemik ödem, venöz obstrüksiyona yol açan ortopedik girişimler, sporculardaki kas hipertrofileri diğer nedenleridir.

Tanıda; en objektif yöntem kompartman içi basınç ölçümüdür. 30-40 mmHg’lık basınç cerrahi dekompresyon sınırı olarak kabul edilmektedir. 45 mmH basınç perfüzyonu durdurur, 4-6 saat içinde geriye dönüşsüz hasar oluşur.

Tüm ortopedik acillerde hastanın ağrı düzeyi değişken ve karmaşık olacağından ağrının giderilmesi işlemi öncelikli olmalı ve yakından takip edilmelidir.

Sonuç olarak; Ortopedik ve nörovasküler travmalarda iskelet sistemi, yumuşak doku ve sinir sisteminin etkilenmesine bağlı belirti ve bulgular dikkatli değerlendirilmeli.

Tedavi ve acil bakımda fonksiyon kaybı ve engellilik oluşturmadan iyileşme hedeflenmeli.