YDÜ İlahiyat Fakültesi’nde “Üniversitelerde Başörtüsü Yasağının Tarihçesi” Konuşuldu

Eklenme Tarihi: 12 Nisan 2016, Salı, 14:04
Son düzenleme: 13 Nisan 2016, Çarşamba, 16:08
YDÜ İlahiyat Fakültesi’nde “Üniversitelerde Başörtüsü Yasağının Tarihçesi” Konuşuldu

Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Türkiye Üniversitelerinde Başörtüsü Yasağının Tarihçesi konulu bir panel düzenlendi ve aynı konulu bir sergi açıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Moderatörlüğünü Yrd. Doç. Dr. Sezayi Küçük’ün yaptığı panele Okutman. Sümeyye Koç ve okutman Ahmet Koç konuşmacı olarak katıldılar.

Ahmet Koç, 28 Şubat Süreci diye de bilinen süreçte özellikle Marmara İlahiyat Fakültesi’nde 2001 yılında uygulamaya konulan Başörtüsü yasağına ve bu yasak karşısında öğrencilerin gerçekleştirdiği eylemlere ışık tutan bir konuşma yaptı. Konuşmasında öncelikle böyle bir programı tertip etmelerindeki amacın geçmişte yaşanılanların unutulmasını engellemek, böylece de tarihin tekerrür etmemesini sağlamak olduğunu belirtti.

Erkeklerin eylemlerdeki duruş ve rolü üzerinde durduğu konuşmada kendi yaşadıklarını anlatan Koç, başörtüsü yasağı sürecinde slogan atmadan, kırıp dökmeden süreci idare ettiklerini, yasağın üç ay sürmesine rağmen sonuçta öğrencilerin başarılı olduğunu belirtti. Eylem günlerini konu edinen “Unutmak pusudur” başlıklı sinevizyon gösteriminin ardından konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yasakla öğrencilerin dönüştürülmesi hedefleniyordu, ancak bu ne ilahiyat fakültelerinde ne de sokakta gerçekleşmedi. İlahiyat fakültelerindeki yasak, yasağın sokağa taşınmasından önceki son adımdı, bunu başarabilmiş olsalardı yasağı sokaklara da taşıyacaklardı. Çünkü o dönemde yasakçı zihniyete sahip yöneticilerin yasağın sokaklarda uygulandığı ülkelerden ilham aldıklarını çevreleriyle paylaştıklarına şahit olmuştuk. İlgili süreçte yasak üç defa gelip gitti, süreklilik kazanamadan uygulamadan kaldırıldı.” dedi.

YDÜ İlahiyat Fakültesi’nde “Üniversitelerde Başörtüsü Yasağının Tarihçesi” Konuşuldu

Daha sonra söz alan, Sümeyye Koç ise yasaklarla hayatının erken bir döneminde tanıştığını, ilkokul üçüncü sınıftan itibaren başörtüsü yasağıyla karşı karşıya geldiğini belirterek başladı. Hayatının hep yasaklar içinde geçtiğini belirterek Sümeyye Koç “Bu sebeple ciddi travmalar geçiren, ciddi korkular yaşayan bir neslin temsilcisi olarak salonda bulunuyorum. Biz devlet dairelerine girme korkusu olan bir neslin temsilcisi olarak karşınızdayım. Biz ciddi kaygıları olan, her sınava girdiğinde acaba biri beni durduracak mı diye korkan bir neslin temsilcisi olarak karşınızdayım. Yasak ateşinin fitilinin tutuştuğu yer cumhuriyet üniversitesi hemşirelik yüksekokulu; orada birinci olmasına rağmen diplomasını alamadan kürsüden indirilen Behiye abla ile sohbet etmiş, onun davalarına katılmış birisi olarak karşınızdayım.

Altı yıl cumhuriyet üniversitesinde okuyup da ön lisans diploması verilen Hatice ablanın anne babası kendisini evlatlıktan reddettiği için kırk gün boyunca yerde onun yanında yatmış birisi olarak karşınızdayım.” diyen koç, yasak sürecinde kendisi ve ailesinin yaşadıkları dışında da tanıklıkları bulunduğunu belirtti.

Koç. Sırf inancımızın bir gereğini yerine getirelim diye bizim neslin maruz kaldığı bu tür yasakları Rabbim bir daha kimseye göstermesin.” diyerek sözlerini tamamladı.