Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nden “Afet Ve Kriz Yönetimişimi” Sertifika Programı

Eklenme Tarihi: 23 Temmuz 2017, Pazar, 13:44
Son düzenleme: 23 Temmuz 2017, Pazar, 13:44
Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nden “Afet Ve Kriz Yönetimişimi” Sertifika Programı

Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (YABEM) tüm kurum-kuruluşlara ve etkin vatandaşlara yönelik “Afet ve Kriz Yönetişimi Sertifika Programı” düzenliyor. Programda “Afet ve Kriz Yönetişiminde yeni sistematik yaklaşımlar” uzmanların katılımı ile ele alınarak, afet ve kriz durumlarında neler yapılması gerektiği örnekleri ile anlatılacak.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre Yakın Doğu Üniversitesi YABEM kısa dönemli eğitim programları çerçevesinde, Yakın Doğu Üniversitesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi programının değerli öğretim üyeleri ve uzmanları yürütücülüğünde gerçekleştirilecek sertifika programı Afet ve Kriz Yönetişiminde Yeni Yaklaşımlar,  Afet Yönetişiminde Kullanılan Genel Tanım ve Kavramlar, Afetlerin Etkileri ve bu etkileri Önleme Çalışmaları,  Afetlerin Safhaları,  Afet Öncesi ve Sonrası Müdahale Koordinasyonu, Afet Yönetişiminde Kurum ve Kuruluşlara Düşen Görevler, Afet ve Kriz Dönemlerinde Acil Yardım, Afete Hazırlık ve Afet Planlaması, Afet ve Kriz Dönemlerinde Risk Analizi ve Risk Azaltma Çalışmaları, Risk Yönetişimi, Acil Durum Planlaması, Afet ve Kriz Dönemlerinde Psikolojik Önlemler ve Stres Yönetimi gibi konuları içerecek.

Doç. Dr. KOLDAŞ: Afet Yönetimi Yaklaşımdan Afet Yönetişimi Anlayışına Geçmek Gerekli
Afet ve kriz dönemlerinin bu dönemlerden etkilenen tüm paydaşlarla sistematik bir şekilde ele alınarak yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi YABEM Müdürü Doç. Dr. Umut KOLDAŞ, hayata geçirecekleri yeni sertifika programında bu yeni yaklaşım ışığında tüm katılımcıları etkin ve etkili paydaşlar olarak gördüklerini ifade etti. Geleneksel afet ve kriz yönetimi anlayışında yukarıdan aşağıya örgütlenen bürokratik programlamaların ve krizin akabinde oluşturulan klasik kriz masası uygulamalarının afetin yıkım etkisini azaltma konusunda etkisinin sınırlı olduğunu kaydeden Doç. Dr. KOLDAŞ “Klasik afet ve kriz yönetimi yaklaşımından afet ve kriz yönetişimi anlayışına geçilmesi gerekiyor. Afet oluşmadan önce toplumun tüm kesimlerinin olası afete yönelik hazırlıklı bir hale getirilmesi için yalnızca afet sonrası kurulan kriz masaları kalıcı ve yapısal bir çözüm üretme konusunda sınırlı kalıyor. Afet ve kriz yönetişiminde toplumun tüm kurum ve kuruluşlarının toplumda bir afet ve kriz farkındalığı yaratmak için sürekli bir eşgüdüm içinde yatay düzlemde sistematik olarak çalışmaları esastır. Bu bağlamda kamu kurumlarındaki bürokratik bir hiyerarşinin kriz yönetişiminde daha etkin ve çözüm üretir bir hale getirilmesinin yanı sıra özel sektör kuruluşlarının, medyanın ve devlet dışı sivil toplum örgütlerinin de afet ve kriz yönetişiminin etkin paydaşları haline getirilmesi gereklidir. Bu anlamda üniversite olarak ülkemizin seçkin kurumlarının yer aldığı bir koordinasyon yapısına en üst düzeyde katkı sağlamaktayız. Bununla birlikte toplumda bu konu le ilgili farkındalığın artırılması ve toplumun her kesiminin bu afet ve kriz yönetişimi sürecinde etkin bir rol oynamasına katkı sağlamak için Yakın Doğu Üniversitesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi programının değerli öğretim üyeleri ve uzmanları yürütücülüğünde böyle önemli bir sertifika programını hayata geçiriyoruz.

Doç. Dr. KOLDAŞ: Bölgemizde Son Dönemde Yaşanan Afetler Öz İmkanlarımızın Yanı Sıra Toplumsal Duyarlılık Ve FarkındalığıArttırmamızı Şart Kılıyor.

Son dönemde özellikle Akdeniz’de yaşanan doğal ve doğal olmayan afet durumlarının yarattığı krizlerin yerel olduğu kadar bölgesel istikrarsızlığın artmasına da neden olduğunun altını çizen Doç. Dr. KOLDAŞ “Türkiye’de son günlerde yaşanan sel felaketleri ve Ege denizindeki depremler doğal afetlere hazırlıklı olmanın ne kadar önemli olduğunu bizlere tekrar hatırlattı. Ancak toplumumuzun doğal afetlerin yarattığı kriz durumlarıyla birlikte doğal olmayan yıkım süreçlerinin bölgede yaratabileceği krizlere de hazırlı olması gerekiyor. Suriye’deki durum ortada. Bölgesel istikrarsızlık ve krizler ülkelerin sınırlarını aşan bir hale gelmiş durumda. Bu nedenle ülkemizin de yeni bir anlayışla bu tarz krizlerin yönetiminde tüm paydaşları içine alan bir anlayış ve sistematik hareket planları geliştirmesi gerekiyor. Bu süreçte tek başına kurumların farkındalığı da yeterli olmayacaktır. Toplumumuzun tüm bireylerinin olası kriz durumlarında etkin vatandaşlar olarak hareket edebilmeleri için bireysek farkındalık ve donanımlarının da arttırılması gerekiyor. Yakın Doğu Üniversitesi YABEM olarak biz bu konuda bu tarz programlarla üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.” dedi.