Yakın Doğu Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Kocaeli’nde Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi’nde Temsil Edildi

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 11 Ekim 2017, Çarşamba, 16:06
Son düzenleme: 11 Ekim 2017, Çarşamba, 16:06
Yakın Doğu Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Kocaeli’nde Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi’nde Temsil Edildi

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Elemanı Uzm. Hemşire Dilek Sarpkaya Güder; Kocaeli’nde düzenlenen 2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi’ne iki sözel bildiri ile katıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, 2. Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi İstanbul Bilim ve Akademisyen Derneğinin katkı ve desteğiyle Kocaeli’nde düzenlendiği belirtildi. Kongrenin ana teması sağlıklı ve eğitimli bireylerin topluma kazandırılması olup, eğitim ve sağlık bilimlerinin birlikte organize ettiği multidisipliner bir kongre olduğu vurgulandı.

Kongrede Kadının Sorunları Masaya Yatırıldı
Kongrede iki gün boyunca özellikle kadın sorunları, çalışma hayatında kadın, kanser ve erken teşhisin önemi, öfke ve stresi yönetmek, doğum öncesi ve sonrası bilinmesi gerekenler, engelli kadınların üreme sağlığı, hamilelik ve doğum ile ilgili yaşadıkları sorunlar, bilinçli gebelik, anne olmanın zorlukları, annelik hakları, bilinçli ve yetkin ebeveyn olmak, çocukların korunması, çocukların bakım ve eğitim sorunları, eğitimde kalitenin arttırılması, eğitimde güncel yaklaşımlar, sağlıkta ve eğitimde gönüllülük ile teknoloji kullanımı yapılması gerekenler tartışıldı.

“KKTC’de Temel Göstergeler İle Kadının Durumunun Tanımlanması Ülkenin Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Katkıda Bulunacaktır”
Uzm. Hemşire Dilek Sarpkaya Güder ve Uzm. Hemşire Emine Alasya yaptıkları ortak açıklamada; “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nde temel göstergeler ile kadının durumunun tanımlanması ülkenin toplumsal cinsiyet eşitliğine katkıda bulunabilecektir. Kadınların hangi alanlarda daha sıklıkla ayrımcılığa uğradıklarının tesbit edilmesi önemlidir. ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Temel Göstergeler ile Kadının Durumu’ adlı derleme çalışması KKTC’de temel göstergelerle kadının durumu hakkında bilgi vermek ve ilgili literatüre katkı sağlamak amacıyla hazıradık.”

Kuzey Kıbrıs’ta Kadının Durumu
Kuzey Kıbrıs’ta Kadın nüfusu, istahdam oranı, eğitim düzeyi, çalışma ve gelir durumu, siyasete katılma ve şiddet oranı, yürütme/yargı durumu, üreme sağlığı ve ülkedeki toplumsal cinsiyet ayrımcılığı konularını ele alan çalışma, sözel bildiri olarak sunuldu.

Yakın Doğu Üniversitesi Hemşirelik Bölümü Kocaeli’nde Uluslararası Kadın Çocuk Sağlığı ve Eğitimi Kongresi’nde Temsil Edildi

“KKTC’de Kadına Karşı Tüm Ayrımcılığı Önleme Sözleşmesinin Bir Devlet Politikası Haline Getirilmesi Gerekir”
Bildiride; “KKTC’nin kadına yönelik yapılan ayrımcılığın ortaya konulduğu güncel çalışmalar literatürde sınırlıdır. Belgelere dayalı elde edilen bilgilere göre, kadınların erkeklere oranla eğitim, işsizlik, istihdam, siyasete katılma oranları ve yürütme/yargı bakımından belirgin farklılıklarının olduğu söylenebilir. Ayrıca uzun yıllardan beridir devam eden insan ticaretine yönelik henüz devlet tarafından somut önlemler alınmamıştır. Devletin uygulamakla yükümlü olduğu Kadına Karşı Tüm Ayrımcılığı Önleme Sözleşmesinin bir devlet politikası haline getirmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu çalışma sonucunda, kadına karşı yapılan ayrımcılığın ve ayırımcılığın sebepleri konusunda bilimsel araştırmaların yapılması, bunlar çerçevesinde yasaların hazırlanması ve hazırlanan yasaların uygulanmasının sağlanması konusunda çalışmaların yapılması önerilebilir.”denildi

Uzm. Dilek Sarpkaya Güder’in, Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Gülşen Vural ve Prof. Dr. Mesut Yalvaç ile birlikte hazırladığı ‘Doğuma Hazırlık Eğitiminin Anne ve Yenidoğanın Doğum Sonuçlarına Etkisi’ adlı ikinci çalışması da sözel olarak sunuldu.

“KKTC’de Doğuma Hazırlık Eğitimleri, Devlet Ve Özel Hastanelerde, Özel Kliniklerde Sistemli Ve Programlı Şekilde Yürütülmeye Başlanmalı”
Sunumda; “Kadınlarda yaygın olarak görülen doğum korkusu doğum eylemini dolayısıyla doğum sonuçlarını olumsuz etkileyebilmektedir. Doğuma hazırlık eğitimleri ile gebelikte yapılan egzersizlerin doğum korkusunu azaltabildiği ve olumlu doğum sonuçlarına neden olabileceği gösteren kanıtlar yeterli değildir. Doğum öncesi eğitim hizmetleri hemşirelerin bağımsız olarak gerçekleştirebileceği önemli bir alandır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nde henüz bu hizmetler sistemli ve programlı şekilde özel ve devlet hastanelerinde yürütülmemektedir. Bu doğrultuda planlanan özgün araştırma, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi’nde primipar kadınlara verilen hamile pilatesi destekli doğuma hazırlık eğitiminin anne ve yenidoğanın doğum sonuçlarına etkisini saptamak amacı ile yapıldı. Kuzey Kıbrıs’ta rutin antenatal bakım hizmetleri içinde doğuma hazırlık eğitimlerinin devlet ve özel hastanelerde, özel kliniklerde sistemli ve programlı şekilde yürütülmeye başlanması ve hemşire/ebelerin bu konudaki farkındalığının arttırılması önerilmektedir” denildi.