Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” Semineri Gerçekleşti

Eklenme Tarihi: 31 Ekim 2015, Cumartesi, 13:17
Son düzenleme: 02 Kasım 2015, Pazartesi, 08:08
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” Semineri Gerçekleşti

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Uzmanı Dr. Yeliz Cengiz ve Uzman Klinik Psikolog Damla Alkan Saygılı tarafından “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu” (DEHB) konulu seminer gerçekleştirildi.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Yakın Doğu İlkokulu velileri ve öğretmenlerinin katılımıyla gerçekleşen seminerde, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde görevli Uzm. Dr. Yeliz Cengiz, çocuklarda dikkat eksikliği, klinik belirtileri ve tedavi yöntemlerinden bahsederken, yine Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi uzmanlarından Klinik Psikolog Damla Alkan Saygılı ise DEHB olgularında uygulanan testler ve ölçekler hakkında bilgi verdi.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

DEHB, akademik, sosyal ve psikiyatrik sorunlara yol açabilen ve olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilen nörogelişimsel bir rahatsızlıktır. Temel özelliği, kalıcı ve sürekli olan dikkat süresinin kısalığı, engellemeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle ortaya çıkan hareketlilik ve dürtüselliktir.

DEHB’in Belirtileri

Dikkat eksikliği: Ailelerin genellikle “Sesleniyorum sanki beni duymuyor! Hiç dinlemiyor! Bedeni burada ama aklı sanki başka yerde! En ufak bir ses dikkatini dağıtıyor! Ödev yapmak çok uzun sürüyor! Başladığı işi yarım bırakıyor!“ gibi cümlelerle belirttikleri yakınmalar dikkat eksikliği belirtileridir. DEHB olan çocukların, dikkat süreleri diğer çocuklardan kısadır. Kendileriyle konuşulduğunda sanki konuşanı dinlemiyormuş görüntüsü verirler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır, sabırsız davranırlar. Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler ve genellikle kurallardan hoşlanmazlar.

Aşırı Hareketlilik (Hiperaktivite) ve Dürtüsellik: Aslında her çocuğun hareketli olması beklenir. Çocuk koşar, düşer ve gürültü çıkararak oynar. Bunların hepsi doğal karşılanabilir. Ancak DEHB’da ise çocuğun hareketliliği aşırıdır ve yaşıtlarıyla kıyaslandığında farklılık hemen anlaşılır. Genellikle bu çocuklar bir motor takılmış gibi sürekli hareket halindedirler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjileri vardır. Yükseklere tırmanır, koltuk tepelerinde gezer, ev içinde koşuşturur ve dur sözünden anlamazlar. Sakin bir şeklide oynamayı beceremezler. Oturmaları gereken durumlarda ise elleri ayakları kıpır kıpırdır. Çok konuşur, iki kişi konuşurken sık sık lafa girerler. Masanın başında oturamazlar. Sıralarını bekleyemez ve söz keserler.

DEHB Olgularının Değerlendirilmesinde Kullanılan Testler ve Ölçekler

DEHB’da tanı koydurucu hiçbir psikolojik test ya da ölçek yoktur. Testler, karşımızdaki kişide ölçmek istediğimiz becerileri ya da davranışları değerlendirmemizde, birkaç görüşmede elde edeceğimiz bilgileri daha kısa sürede edinmemizde ya da mevcut olan psikiyatrik hastalığa eşlik eden bir başka psikiyatrik hastalığı ayırt etmemiz konusunda bize yol gösterici ve yardımcı olmaktadır.

DEHB’nun değerlendirilmesinde kullanılan bir çok test ve ölçek olmasına rağmen sıklıkla kullanılan testlerin başında WISC-R (Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği Geliştirilmiş Formu) yer almaktadır. WISC- R çocukların zeka düzeyini ölçmesinin yanında muhakeme, belli bir olay ya da olgulardan genel kavramlar oluşturma anlamına gelen soyutlama, sıralama, planlama gibi değişik zihinsel işlevleri de ölçen bir testtir. Bunların yanında WISC-R çocuğun veya ergenin işitsel ve görsel dikkati, ders başarısı, nasıl daha iyi öğrenebildiği ile ilgili de ipuçları vermektedir.

WISC-R dışında çocuklarda dikkat becerilerini değerlendirmek için yapılan testler arasında çocuk ve ergenin tutum ve duygularının incelenmesinde kullanılan ayrıca çocuk ve ergenlerde düzgün yazma, yazım hatalarının değerlendirilmesi gibi unsurların dikkate alındığı Beier Cümle Tamamlama Testi, çocukta görsel algılama, görsel ardışıklık (sıraya koyma), organizasyon, planlama, ve motor beceriler hakkında bilgi sağlayan Bir Saat Çiz Testi, çocuğun farklılaşan durumlara yönelik alışılmış davranışlarını bastırabilme ya da buna uyum sağlayabilme ve odaklanmış dikkati ölçen Stroop Testi, gördüğü nesneleri algılama, onları hatırlama ve motor beceriler yardımıyla onları kağıda aktarılmasının değerlendirildiği görsel dikkatle ilgili ipucu veren Benton Görsel Bellek Testi gibi testler yer almaktadır. Bu testler bir yandan çocuklarda DEHB belirtilerine yönelik bir takım ipuçları veririken, diğer yandan psikoloğun test sırasında çocuğa yönelik klinik gözlemi de çok önemli bir yer tutmaktadır. Bir başka ifadeyle psikolog çocuğa, dikkat becerilerini değerlendirmeye yönelik bu testleri uygularken, çocukta DEHB belirtilerini de gözlemleyip değerlendirmektedir.

DEHB’nun değerlendirilmesinde çocuklara uygulanan testler yanında ebeveyn ve öğretmenlere de doldurmaları için verilen ölçekler bulunmaktadır. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısının konulmasında DEHB belirtilerinin en az iki ortamda görülüyor olması gerekmektedir. Bu ortamlar çocuk ve ergenler için daha çok ev ve okul ortamları olmaktadır. Bu sebeple anne ve babaların görüşlerinin yanında öğretmenlerinin görüşleri de tanıda ve sorun davranışların değerlendirilmesinde önem taşımaktadır.

DEHB Tedavisi

Bu konuda yapılmış bilimsel araştırmaların sonucunda bugün gelinen noktada DEHB’nin genetik ve biyolojik nedenli bir bozukluk olduğu bilinmektedir. Tedavisiyle ilgili yapılan binlerce araştırma, DEHB’de en etkin tedavi yönteminin ilaç tedavisi ya da ilaç tedavisinin davranışçı tedavilerle birlikte kullanıldığı kombine tedavidir. İlaç ve davranışçı tedavilerin yanında aile, hastanın ve öğretmenlerin eğitimi, çocuğun hastalıkla baş etmesinin öğretilmesi, faydası kanıtlanmış yöntemlerdir.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Gelişim Seminerleri Devam Edecek

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Yeliz Cengiz ve Klinik Psikolog Damla Alkan Saygılı tarafından verilen seminerde, katılımcıların sorularına da yer verildi. Seminer sonunda, ülkemizin geleceği çocuklar ve gençlerin, sağlıklı bireyler olarak yetişmesinin Yakın Doğu Ailesi için önemi vurgulanarak, çocuk ve ergen gelişim seminerlerinin artarak devam edeceği bildirdi.