Yakın Doğu Üniversitesi “Hâfız-İ Şirazî ve Yunus Emre’de İrfan Görüşü” Edebi Kongresine Ev Sahipliği Yaptı

Eklenme Tarihi: 10 Nisan 2016, Pazar, 11:20
Son düzenleme: 10 Nisan 2016, Pazar, 21:42
Yakın Doğu Üniversitesi “Hâfız-İ Şirazî ve Yunus Emre’de İrfan Görüşü” Edebi Kongresine Ev Sahipliği Yaptı

– Yakın Doğu Üniversitesi, Fen ve Edebiyatı Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Tarafından Düzenlenen “Hâfız-İ Şirazî ve Yunus Emre’de İrfan Görüşü” Edebi Kongre AKKM’de Gerçekleştirildi.

Yakın Doğu Üniversitesi AKKM’de başlayan “Hâfız-İ Şirazî ve Yunus Emre’de İrfan Görüşü” Edebi Kongresi Saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasıyla başladı.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kongrenin açılış konuşmasını kongre düzenleme kurulu başkanı Prof. Dr. Ghadir Golkarian kongre hakkında, kongrenin gerekliliği ve Mohaghegh Ardebili üniversitesiyle Yakın Doğu Üniversitesi arasındaki eğitimsel, bilimsel anlaşma çerçevesinde gerçekleştiğine değinerek Türk- İran edebiyatının iki parlak yıldızı olan Hâfız-i Şirazî ve Yunus Emre’nin kongre için dikkate alınmasını belirtti.

Yakın Doğu Üniversitesi “Hâfız-İ Şirazî ve Yunus Emre’de İrfan Görüşü” Edebi Kongresine Ev Sahipliği Yaptı

Prof.Golkarian, “Hâfız Şirazî sadece İran edebiyatı değil dünya edebiyatını da 21. Yüzyılda bile etkisi altına almakta olduğunu söyleyerek, Nitekim önceki yıllarda Goethe ve Puşkin gibi şahsiyetleri büyülemiş ve Goethe, ona özenerek gazel türündeki şiirlerini West –Östlicher Divan (Divan-i Şarki) adı altında toplamıştır.”, diye vurguladı.

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Prof. Dr. Şenol Bektaş ise konuşmasına Üniversitelerarası işbirliği zorunluluğuna atıfta bulunarak her bir üniversitenin akademik ve eğitim alanında başarılı kılınacağında her alanda uluslararası bilimsel diplomasının kaçınılmazlığını sözlerine ekledi.

Prof. Bektaş ; “Üniversiteler arasındaki işbirliği çerçevesinde İran devlet üniversitesi olan Mohaghegh Ardebili üniversitesiyle bütün alanlarda işbirliği gereği anlaşmayı sözden çıkarıp öze dönüştürmek amacıyla ilk ayağını edebi kongreyi gerçekleştirmekle başladık. Bütün İran’dan, Türkiye’den gelen değerli bilim insanlarının bugünkü bilgileri ve sunacakları değerli bildirileri sayesinde Türk- Fars edebiyatının önemli şahsiyetleri hakkında bilgi elde edebileceğiz. Unutmayalım ki insanlar hayatlarında belirli bir rotada hareket ederler ve bu rotayı kaybettiğimizde ve yahut unuttuğumuzda işte Yunus Emre ve Hâfız-i Şirazî gibilerin tuttukları düşünce ve ilim ışığından yararlanarak tekrardan rotamızı bulabiliyoruz. Bu nedenle ikinci ayağı Ardebil üniversitesinde yapabileceğimize göre bir sonraki kongreyi de Mevlana olarak öngörmekteyim”dedi.

Mohaghegh Ardebili Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Prof. Dr. Mohammad Narimani ise, iki üniversite arasındaki işbirliği sadece iki eğitim kurumu arasında değil iki toplumu ve kültürü birbirlerine yakınlaştırdığını, karşılıklı anlayışı, tanımı, kardeşlik, dostluk ve ortak noktalarda müşterek düşünceyi zenginleştirdiğine inandığını vurguladı.

Yakın Doğu Üniversitesi “Hâfız-İ Şirazî ve Yunus Emre’de İrfan Görüşü” Edebi Kongresine Ev Sahipliği Yaptı

Prof.Narimani YDÜ rektör yardımcısı Bektaş’ın önerdiği kongre konusunu çok isabetli ve yerinde olduğunu söyleyerek Mevlana hakkında kongrenin gerçekleşmesini arzuladıklarını ve bu bağlamda gerekli hazırlık ve desteği vereceklerine söz verdi.

Prof. Narimani, “Aslında iki toplum birçok yönden ortak değerlere sahiptir. Bu nedenle ortak edebi ve bilim şahsiyetler üzerinde hareket etmemiz daha da mantıklı oluyor. Çünkü bizleri birbirimize bağlayan dostluk ve ilişkilerimizi bağdaştıran, pekiştiren faktörler işte bunlardır. Mohaghegh Ardebili üniversitesi olarak işbirliği çerçevesinde gerekli her hangi bir taahhüdümüz varsa yapmaya hazırız.”, sözleriyle devam etti.

Prof.Narimani, irfanın iki alanda, yani teorik ve uygulama olduğunu açıklarken uygulama irfanın insan üzerinde ahlâkı değerleri yarattığını ve ahlâk ise insanlarda sorumluluk, vazife, temizlik, sefa ve samimiyeti, saygı ve sevgiyi yarattığına değinerek adına tahsis edilen kongreyi işte bu bağlamdan çok önemli diye açıkladı.

Protokol konuşmaların ardından Hâfız-i Şirazi ve Yunus Emre hakkında sinevizyon gösterisi yapıldı. Ardından resmi oturumlar 3 oturum olarak devam etti.