Yakın Doğu Üniversitesi 3D Laboratuarında Geliştirilen Doku Mühendisliğinde Çığır Açacak İlk Yerli 3D Biyo-Yazıcı Için Geri Sayım Başladı…

Also available in: English

Eklenme Tarihi: 11 Haziran 2018, Pazartesi, 14:51
Son düzenleme: 11 Haziran 2018, Pazartesi, 17:07

Yakın Doğu Üniversitesi 3D Laboratuarında Geliştirilen Doku Mühendisliğinde Çığır Açacak İlk Yerli 3D Biyo-Yazıcı Için Geri Sayım Başladı…

Yakın Doğu Üniversitesi NEU3D Laboratuarı tarafından yapılan ve doku mühendisliği, biyomalzeme, kanser ve ilaç araştırmaları alanında önemli bir cihaz görevi görecek olan 3D Biyo-Yazıcının tamamlanmak üzere olduğu bildirildi.

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgide, canlı hücreler ile biyomateryallerin birleştirilip 3D baskı teknikleri kullanılarak, doğal doku karakteristiklerini maksimum olarak taklit eden yapıların üretilmesi için kullanılan 3D Biyo-Yazıcının, % 85’inin tamamlandığı ve yılsonunda testlerine başlanacağı kaydedildi.

Doku ve hücre mühendisliğinin yeni gözdesi olan üç boyutlu (3D) biyo-yazıcı, Kıbrıs’ın ve yakın coğrafyamızın ilk 3D tasarım ve baskı laboratuvarı olan NEU3D Laboratories’te yapılma özelliğini taşıyor. Cihaz sayesinde canlı hücrelerden doğal boyutlarda organ, kas ve kemik dokusu üretimi yapılabilecek.

3D Bioprintig Cihazı Birçok Araştırmaya Yardımcı Olacak…
Proje ile ilgili bilgiler paylaşan proje sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Emil Mammadov, projede ikinci yılına girdiklerini, donanım ve yazılımın %85’inin tamamlanmış durumda olduğunu ve bu aşamaların ardından yıl sonunda hücre testlerine başlamayı düşündüklerini söyledi.

(3D) Bioprinting’ni doku ve hücre mühendisliğinin yeni gözdesi olarak tanımlayan Yrd. Doç. Dr. Mammadov, “Şu anda bioprinting, birçok araştırmaya yardımcı olmak için doku ve doku benzeri yapıları basmak için kullanılmaktadır ve bu da istenen doku veya organın üretilmesi için bir 3D doğal hidrojel tabakası içine yerleştirilmiş canlı hücrelerin biyo-baskısı ile elde edilmektedir” dedi.

Birçok merkezde biyoprinting çalışmalarının yürütülmekte olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Emil Mammadov; “Çeşitli şirket ve araştırma merkezi kendi 3D biyo-yazıcısını üretmiş bulunmaktadır. Yakın Doğu Üniversitesi olarak bu gelişmelere ayak uydurmak ve bu yenilikçi yaklaşımı benimseyen ilk merkezlerden biri olmak amacıyla 2016 yılında bu proje benim sorumluluğumda Yakın Doğu Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Proje Koordinatörlüğü’ne başvurulmuş ve üniversitemizin öz kaynakları kullanılarak proje için destek alınmıştır. Cihazın üretimi Kıbrıs’ın ve yakın coğrafyanın ilk 3D tasarım ve baskı laboratuvarı olan NEU3D Laboratories’te yapılmış ve yürütülen çalışmalar projenin ikinci yılında ilk meyvelerini vermeye başlamıştır” diye konuştu.

Yrd. Doç. Dr. Mammadov: “3D Biyobaskının Hareket ve Koordinat Testleri Başladı…”
Gelinen aşamada cihazın donanım ve yazılımında temel 3D biyobaskı için gereken hamlelerin tamamlandığını, hareket ve koordinat testlerinin başladığını belirten Yrd. Doç. Dr. Mammadov, bu yılın sonunda projenin diğer araştırmacıları olan Doç. Dr. Eda Becer ve Prof. Dr. Seda Vatansever’in yardımıyla hücre kültürü ve 3D baskı testlerine geçilmesinin planlandığını kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Mammadov, cihaz tasarımının Ersin Aytaç ve Emil Mammadov, cihaz üretim ve montajının Ersin Aytaç ve Ali Türk, elektrik ve elektronik aksamının Görkem Say ve Berk Yılmaz, yazılımının ise Nurullah Akkaya ve Tolga Yırtıcı tarafından yapıldığını da belirtti.

“Doku Mühendisliği, Biyomalzeme, Kanser Ve İlaç Araştırmaları Alanında Çok Önemli Bir Cihaza Sahip Olacağız…”
Gelinen aşamanın oldukça umut verici olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Emil Mammadov, bu proje sayesinde doku mühendisliği, biyomalzeme, kanser ve ilaç araştırmaları alanında çok önemli bir cihaza sahip olacaklarını vurguladı. Aynı zamanda bu proje, çeşitli yenilikçi biyomateryaller üzerinde araştırma yapılmasına izin vererek biyomalzeme bilimi alanında da önemli ilerlemeler kaydedilmesine katkıda bulunacağını belirten Yrd. Doç. Dr. Mammadov, cihaz sayesinde canlı hücreler ile biyomalzemelerin üç boyutlu baskı ortamındaki uyumunun da araştırılabileceğini vurguladı. Yrd. Doç. Dr. Mammadov ayrıca “Belki de bu biyo-bileşenler, gelecekte orijinal vücut parçaları için ikame, hatta iyileştirme olarak kullanılabilecektir” dedi.

Düşünceleriniz veya Sorularınız