“Duvarlarımız” Sergisi Büyük İlgi Gördü

Eklenme Tarihi: 01 Haziran 2016, Çarşamba, 14:31
Son düzenleme: 02 Haziran 2016, Perşembe, 13:07

“Duvarlarımız” Sergisi Büyük İlgi Gördü

YDÜ İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Gazi YÜKSEL’in “Duvarlarımız” isimli resim sergisi 16-27 Mayıs tarihleri arasında Lefkoşa’daki tarihi Bedesten’de yer aldı.

Sergi, bulunduğu atmosferle uyumu ve konusunun güncelliğiyle yerli ve yabancı sanatseverlerden büyük ilgi gördü. Serginin açılışını, kağıttan oluşturulan duvarı, istek üzerine yırtarak Cumhurbaşkanı Mustafa AKINCI gerçekleştirdi.

Telsim Sanat sponsorluğunda açılan sergide Yüksel’in duvar olgusunun metaforik olarak insan yaşamındaki imgesel yansımalarının konu edildiği 43 eser yer aldı.

Cumhurbaşkanı Mustafa AKINCI, açılışta yaptığı konuşmada; serginin temasının anlamına dikkat çekerek Kıbrıs sorununu duvara benzetti ve “50 yıldır duvarlarda sadece delik açabildik, yıkamadık” dedi.

AKINCI, beyinlerdeki duvarların fiziki duvarlardan daha çok önem taşıdığını kaydederek, duvarları yıkabilmek için daha çok çalışmak gerektiğini vurguladı.

Telsim Genel Müdür Yardımcısı Fevzi TANPINAR da, sergiye sponsor olmaktan duydukları mutluluğu dile getirdi.

Gazi YÜKSEL de, sanatçı olarak derdinin, yalnızlaşan ve yabancılaşan insanın diğer insanlarla arasına ördüğü duvarlar olduğunu belirtti.

YÜKSEL, serginin açılış konuşmasında şunları söyledi: “Çevremizi saran duvarlar reel dünyada kanıksadığımız olgulardır. Kötülüklerle aramıza girerek bizi korudukları için çoğu zaman onların varlıklarından mutluluk duyarız. Ancak, bir sanatçı olarak benim derdim bizi koruyan bu fiziki duvarlar değildir. Günümüz dünyasında yalnızlaşan ve yabancılaşan insanın diğer insanlarla arasına ördüğü görünmez duvarlardır benim derdim. Çünkü bu duvarların gerçek dünyadaki duvarlar gibi iyi yönleri yoktur. Görünmezler ama görünmedikleri oranda kalın ve yüksektirler. Yanı sıra toplumlar arasına örülen görünmez duvarlar da beni üzmektedir. Akdeniz’in ortasındaki bu cennet adayı cehenneme çeviren güçler, Kıbrıslı Rum’u Kıbrıslı Türk’e, Kıbrıslı Türk’ü Kıbrıslı Ruma düşman ederek aralarına yüksek ve kalın duvarlar ördüler. Yıllarca duvarın bize dönük tarafında düşman komşular olarak yaşadık. Bizi düşman edenler duvarın her iki yanında da yeni nesilleri robotlaştırmaya çalıştılar. Aradaki duvarı kötü duygularla besleyerek kalınlaştırdılar ve yükselttiler. Gün geldi, kapıların açılmasıyla robotlaştırılamayanların bir kısmı bazı duvarları yıktı. Komşusuyla yüz yüze geldi. Ve anladılar ki esas duvar aralarında değil, kafalarındaymış. O nedenle bizim, öncelikle ön yargılarımızdan kurtularak görünen değil, kafalarımızın içine yerleştirilmiş görünmeyen duvarları yıkmamız gerekmektedir. En azından bunun için gayret göstermeliyiz. Birbirimizin yaşam ve insan haklarına saygı duyduğumuz sürece düşman olma nedenimiz olmaz. Ben bu anlamda ümitliyim. Yeter ki birileri aramıza yeni duvarlar örmeyi başaramadan biz onların etrafına duvar örebilelim. Buradaki sergi, resim sanatı alanındaki çalışmalarımı bir bütün olarak ilk kez sanatseverlerle buluşturmaktadır. Bu çalışmalarda duvar olgusunun metaforik olarak insan yaşamındaki imgesel yansımaları konu edilmektedir. Resimlerde insanın korku, umut ve beklentileri doğrultusunda çevresine ördüğü soyut duvarlar metafiziksel anlamda betimlenmektedir. Acemilik dönemimin bu ilk sınavında beni yüreklendiren ve destek veren hocalarım Mustafa Salim AKTUĞ, Nazan SÖNMEZ, Canan ATALAY ve Feridun IŞIMAN’a sizlerin huzurunda teşekkür ve minnettarlığımı duyurmak istiyorum.”

Haberin Videosu