Telefon: +90 (392) 223 64 64 | [email protected]

Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra’nın Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonunda Açılışını Yaptığı Güzel Sanatlar Haziran Sergisi, 15 Temmuz’a Kadar Ücretsiz Olarak Ziyarete Açık Olacak

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Elemanları tarafından Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırlanan “Haziran” adlı karma sergi, Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra tarafından Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonunda açıldı. Ödüllü akademisyen sanatçıların resim, heykel, seramik, vitray ve baskı resimlerinden oluşan 50 eserini bir araya getiren Güzel Sanatlar Haziran Sergisi, 15 Temmuz’a kadar ücretsiz olarak ziyarete açık olacak. Pek çok davetlinin katılımı gerçekleştirilen açılış töreninde sırasıyla Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra birer konuşma yaptı. İzlem Gürçağ Altuğra: “Kültür ve sanata değer veren devletler, tarihin sayfalarında kadim medeniyetler olarak kaydedilme şerefine nail olurlar.” Güzel Sanatlar Haziran Sergisi’nin açılışını yapan Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra konuşmasına, “Kültür ve sanata değer veren devletler, tarihin sayfalarında kadim medeniyetler olarak kaydedilme şerefine nail olurlar” sözleriyle başladı. “Milletler için bazen bazen diplomasi ile bazen ekonomik güçle elde edilemeyen başarılar, bazen sanat eserleriyle, sanatsal üretimle elde edilebilirler” diyen Bakan Gürçağ Altuğra, “İletişim hızının arttığı günümüzde, kültür ve sanatın etkileme ve dönüştürme gücü, geçmiş zamanlarla kıyaslanamayacak kadar önemli bir hal almıştır” dedi. Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, “Bu noktada bize düşen, kültür, sanat ve mimari alanda, altına imza atılacak yeni eserler ve değerler üretmek ve gelecek nesillere örnek olacak bu değerlere sahip çıkmaktır” ifadelerini kullandı. “Üniversitelerimiz sadece akademik başarılarla kalmayacak aynı zamanda toplumların hayatına dokunmalıdır” diyen Gürçağ Altuğra, “Bugün yeniden görmekteyiz ki; Yakın Doğu Üniversitesi, bilim, kültür, sanat ve sağlık gibi birçok konuda ülkemizin güzide üniversitelerindendir. Bu vesileyle Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Fakültesi öğretim elemanlarının hazırladığı “Haziran” adlı karma sergi için, başta sanata olan tutkusuyla, bir ekol yaratan Kurucu Rektörümüz sayın Dr. Suat Günsel ve Ailesi olmak üzere, emeği geçen herkesi gönülden kutluyorum. Ayrıca Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 416’ncı sergisinde, birbirinden değerli sanatçıların eserlerlerinin bulunduğu bu serginin açılışını gerçekleştirmekten duyduğum mutluluğu paylaşmak istiyorum” ifadelerini kullandı. Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra, konuşmasını, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin, hayat damarlarından biri kopmuş demektir” deyişi ile noktaladı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Tarih; bilim ve sanattan beslenmeyen hiç bir toplumsal yükselişin kalıcı izler bırakma kudretine erişemediğini gösteriyor.” Güzel Sanatlar Haziran Sergisi’nin açılışında konuşan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, konuşmasına, tarihin; bilim ve sanattan beslenmeyen hiç bir toplumsal yükselişin kalıcı izler bırakma kudretine erişemediğini gösterdiğini vurgulayarak başladı. Prof. Dr. Şanlıdağ, “Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü’nde yükselen sanat, bilim ve teknoloji ile yoğrulan her bir projeyi; varlığını geleceğe taşıma kararlılığı ile Akdeniz’de kök salmaya devam eden ülkemizin köklerine ulaşan can suyu olarak görüyoruz” ifadesini kullandı. Yakın Doğu Oluşumu’nun; üniversiteleri, müzeleri ve bünyesinde bulundurduğu diğer kurumları ile birlikte imza attığı başarıları tek bir konuşmanın zor olacağını söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, Yeniboğaziçi’de açılış aşamasına getirilen Yakın Doğu Üniversitesi Yeniboğaziçi Hastanesi ve Yeniboğaziçi Büyük Kütüphanesi gibi pek çok büyük proje ile gelecek aylarda da bu başarıların meyva vermeye devam edeceğini vurguladı. Açılışı yapılan serginin Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 416’ncı sergisi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Takdir edersiniz ki, büyük bir vizyon ve amaç olmadan bu üretkenliği yaratacak motivasyonu oluşturmak hiç de kolay olmazdı. Kıbrıs Modern Sanat Müzesinin ve Yakın Doğu Üniversitemizin Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinde sanatsal üretimlerine devam eden sanatçılarımızın, bu üretkenliğinin ardında yatan motivasyon Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Akdeniz’in ve dünyanın en büyük sanat merkezlerinden birine dönüştürme kararlılığı yatıyor. Üstelik sadece sergilerle de değil, başta Kıbrıs Modern Sanat Müzesi olmak üzere, Kıbrıs Araba Müzesi, Yakın Doğu Sanat Müzesi, Surlariçi Şehir Müzesi, Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi ve GÜNSEL Sanat Müzesi’nin envanterinde yer alan ve çağdaş sanatı tarihle bütünleştiren bir anlayışla oluşturulan koleksiyonların büyüklüğü 100 bin parçayı aşıyor” ifadesini kullandı. Prof. Dr. Erdal Aygenç: “Yakın Doğu ve Günsel imzası ile bilimde, sanatta, eğitimde, teknolojide, sağlıkta, sporda gerçekleştirilen her bir atılım; bu oluşumda nasıl bir kültür ve değer anlayışının benimsendiğinin güçlü göstergeleridir.” Konuşmasına, “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırladığımız 416’ncı sergi olan, Güzel Sanatlar Haziran Sergisi’nin açılışını onurlandırdığınız için teşekkür ediyorum” sözleriyle başlayan Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç, “Yakın Doğu ve Günsel imzası ile bilimde, sanatta, eğitimde, teknolojide, sağlıkta, sporda gerçekleştirilen her bir atılım; bu oluşumda nasıl bir kültür ve değer anlayışının benimsendiğinin güçlü göstergeleridir” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Aygenç, “Yakın Doğu’nun; yapma, yaratma, başarma, üretme, yayma, aydınlatma, paylaşma kültürünü toplumun tüm kesimleri ile buluşturan enerjinin mimarı Kurucu Rektörümüz Dr. Suat Günsel’e, Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Günsel’e ve tüm Günsel ailesine bir kez daha şükranlarımızı sunuyorum” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Mezunları, Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde Düzenlenen Törenle Diplomalarını Aldı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun 2021-2022 eğitim yılı bahar dönemi mezunları, Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle diplomalarını aldı. Çok sayıda öğretim görevlisi ve misafirin katıldığı törende, Yakın Doğu Üniversitesi Dans Okulu öğrencileri de dans gösterisi yaptı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt, Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Aslı Aykaç ve tüm mezunlar adına bölüm birincisi Bahri Efecan Nazlı birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından diplomalarını alan mezunlar, Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Aslı Aykaç eşliğinde, meslek yemini ederek kep attı. Prof. Dr. Mustafa Kurt: “Bir sağlıkçının yüreği, insan ve yaşam sevgisiyle doludur.” Törendeki konuşmasına, sağlığın önemine vurgu yaparak başlayan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt, “Sağlık; bir ulusun, belki de bütün insanlığın sahip olabileceği en büyük varlıktır” dedi. Sağlığı korumak için sağlık çalışanlarına büyük rol düştüğünü söyleyen Prof. Dr. Mustafa Kurt, “Sağlık çalışanı kendinden önce hasta ve toplum sağlığının dirliği için çalışır. Öznelliği her zaman ikinci plandadır. Hizmet ettiği zaman mutlu ve huzurlu olur. Hatanın geri dönüşü olmayabileceğini bildiği için dikkatli ve özenlidir. Vakaları, çok yönlü değerlendirmeyi bilir. Sorgulayıcı ve araştırmacıdır. İş birliğinin, mesleğinin en önemli özelliği olduğunun farkındadır. Empati yapmanın, insanları tanıyıp anlamanın sağlığa olan olumlu katkısını bilir. Tüm bunların ötesinde; insan ve yaşam sevgisiyle doludur sağlıkçının yüreği” ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Aslı Aykaç: “Yakın Doğu Üniversitesi’nde bir parçası olduğunuz köklü geçmiş ve güçlü gelecek enerjisi, sizleri daha ileriye taşıyacak.” Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Aslı Aykaç, sağlık personellerinin önemine değinerek “Çağdaş ve kaliteli sağlık hizmetinin sunulmasında, donanımlı ve deneyimli hekim kadrosunun yanı sıra nitelikli sağlık personelinin varlığı da bir o kadar önemlidir” ifadelerini kullandı. Mezun öğrencilerin yoğun bir eğitim sürecinden geçtiğini söyleyen Doç. Dr. Aslı Aykaç, “Tüm mezunlarımız azmetti, çok çalıştı ve 12.700 saat teorik, 6.000 saat pratik uygulama, ardından da 35 gün süren stajlarını başarı ile tamamlayarak mesleki deneyimlerini geliştirdiler” dedi. Mezun öğrencilere seslenen Doç. Dr. Aykaç, “Yaşamınızın bir dönemi kapanıyor ve ondan aldığınız güçle yeni bir döneme başlıyorsunuz. Eminim ki, Yakın Doğu Üniversitesi’nde bir parçası olduğunuz köklü geçmiş ve güçlü gelecek enerjisi, sizleri daha ileriye taşıyacak. Mesleğinizin ana temasının insan olduğunu bir an bile aklınızdan çıkarmayın. Mesleğinizi icra ederken her zaman hastalarınıza karşı anlayışlı ve merhametli olun. Hastalarınızı mahremiyetlerine her zaman saygı duyun. Çalışma yaşamınızda sizlere öğretilen doğrulardan sapmayın. Her geçen gün artacak deneyimleriniz ile sizlerin aranan birer sağlık teknikeri olacağınıza ve bu sayede ailenizi, bizleri ve Yakın Doğu Üniversitesi’ni her zaman gururlandıracağınıza inanıyorum” dedi. Bahri Efecan Nazlı: “Bizi, hayata karşı güçlü kılan şey; diplomalarımız değil, diplomalarımızın arkasını hangi bilgi ve becerilerle doldurduğumuzdur.” Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu birincisi Bahri Efecan Nazlı, tüm mezun arkadaşları adına yaptığı konuşmasına duyduğu mutluluğu ve yaşadığı heyecanı dile getirerek başladı. Eğitim süresince çok güzel arkadaşlıklar ve dostluklar kazandığını söyleyen Bahri Efecan Nazlı, “Bana göre üniversite eğitimi almak, öğrenmeyi öğrenme sürecidir. Bizi, hayata karşı güçlü kılan şey; diplomalarımız değil, diplomalarımızın arkasını hangi bilgi ve becerilerle doldurduğumuzdur” ifadelerini kullandı. Nazlı, “Başta ailem olmak üzere, hiçbir zaman üzerimizden sevgi ve emeklerini esirgemeyen tüm hocalarımıza teşekkür ediyorum. Dilerim ki, yeni hayatımızda her şey gönlümüzce olsun” dedi.

60+ Tazelenme Üniversitesi Öğrencilerinin Eserlerini Bir Araya Getiren “İkinci Bahar” Sergisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy Tarafından Girne Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde Açıldı

Girne Üniversitesi ve Yakın Doğu Üniversitesi’nin desteği ile faaliyet gösteren ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ilk ve tek olan 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne devam eden katılımcılar tarafından hazırlanan “İkinci Bahar” sergisi; Kıbrıs Modern Sanat Müzesi tarafından Girne Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. İlkay Salihoğlu Cumhuriyet Salonu’nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy ve Girne Milletvekili Fikri Toros’un katıldığı törenle açıldı. Sergi, 15 Temmuz’a kadar ücretsiz olarak ziyarete açık olacak. Serginin açılış töreninde sırasıyla Girne Üniversitesi Mütevelli Heyeti Kurucu Başkanı ve Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencisi Zülal Karlıova, 60+ Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Emete Toros ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy birer konuşma yaptı. Hasan Taçoy: “Girne Üniversitesi’nin 60+ Tazelenme Üniversitesi ile başlattığı çalışma, ilham alacağımız bir örnek niteliğindedir.” “İkinci Bahar” resim sergisinin açılışında konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, KKTC’de 60+ Tazelenme Üniversitesi projesini hayata geçiren Girne Üniversitesi’ni tebrik ederek başladığı konuşmasında “Bu eserleri bizlerle buluşturan tüm kıymetli öğrencilerimizi takdir ediyorum” diyerek başladı. Bakan Taçoy, 60 yaşın üzerindeki emekli vatandaşların sosyal hayatlarını verimli kullanabilecekleri ve topluma fayda üretmeye devam etmelerinin önünü açan benzer bir projeyi, Kıbrıs Türk Emekliler Derneği ile de hayata geçireceklerini söyledi. Sosyal projelerin artırılmasını gerektiğini söyleyen Bakan Taçoy, “Tüm bu sosyal projeler, insanlığa verilen bir destek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak, sosyal güvenlik kısmında yaşlı haklarını ve yaşlıların ruh sağlığını içeren birçok çalışmaya adım atmaya gayret ediyorum. Girne Üniversitesi’nin 60+ Tazelenme Üniversitesi ile başlattığı çalışma ilham alacağımız bir örnek niteliğindedir” dedi. Prof. Dr. İlkay Salihoğlu: “Eğitim, yaşam boyu devam eden bir süreç. Bizler de 60+ Tazelenme Üniversitesi ile 60 yaş üzerindeki insanlara bu yönde olanaklar sunuyoruz.” Törende konuşan Girne Üniversitesi Mütevelli Heyeti Kurucu Başkanı ve Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, “Dünyada ve ülkemizde ortalama yaş sınırının artmasıyla birlikte aktif ve başarılı bir yaşlanma daha büyük bir önem kazandı. Bu nedenle ihtiyaçları karşılayabilmek için Girne Üniversitesi olarak 2018’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ilk kez 60+ Tazelenme Üniversitesi’ni hayata geçirdik” ifadelerini kullandı. 60+ Tazelenme Üniversitesi projesinin topluma birçok değer kattığını söyleyen Prof. Dr. Salihoğlu, “Eğitim, yaşam boyu devam eden bir süreç. Bizler de 60+ Tazelenme Üniversitesi ile 60 yaş üzerindeki insanlara bu yönde olanaklar sunuyoruz” dedi. “İkinci Bahar” sergisindeki eserleri incelerken, 78 yaşında resme başlayan ve bugün dünyada “Büyükanne Moses” adıyla modern sanatın en önemli isimlerden birine dönüşen Anna Mary Robertson Moses’ı hatırladığını söyleyen Prof. Dr. Salihoğlu, “İnanıyorum ki, 60+ Tazelenme Üniversitesi katılımcıları arasından da çalışmalarıyla öne çıkan isimler olacaktır” dedi. Yrd. Doç. Dr. Emete Toros: “Dört kişiyle başladığımız programımız, bir yıl içinde 90 kişiye ulaşma başarısını gösterdi. Çok mutluyuz.” Serginin açılışında konuşan 60+ Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Emete Toros, sözlerine “Bugün bizler için mihenk taşı sayılabilecek çok önemli bir gün” ifadesi ile başladı. 60+ Tazelenme Üniversitesi projesinin KKTC’deki temellerini 2018’de düzenledikleri Uluslararası Yaşlanan Toplum ve İnsan Sempozyumu ile attıklarını hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Toros, “İtiraf etmem gerekirse o dönemde, 60+ Tazelenme Üniversitesi için heyecan duymakla birlikte KKTC’de karşılığını bulabileceğine dair şüphelerim vardı. Ancak sadece dört katılımcı ile başladığımız programımız programımız, bir yıl içinde 90 kişiye ulaşma başarısını gösterdi. Çok mutluyuz” dedi. Yrd. Doç. Dr. Emete Toros, COVID-19 pandemi dönemine de değinerek “Yaşadığımız pandemi yüzünden birçok olumsuzluk yaşadık. Bu programa gönülden inanarak tüm bu olumsuzlukları göğüsleyen üniversite yönetimimiz, destek veren hocalarımız ve öğrenme aşklarıyla toplumumuza örnek teşkil eden tüm katılımcılarımız sayesinde bugün sizlerle beraber, programımızın seçmeli derslerimizden bir olan resim dersinin ilk meyvesini alıyoruz” dedi. Zülal Karlıova: “Sosyal sorumluluk prensibiyle yola çıkarak KKTC’de hayata geçirdiği 60+ Tazelenme Üniversitesi ile bizlere ücretsiz eğitim görme ve ders verme imkanı sağlayan Girne Üniversitesi yönetimine teşekkür ederim.” 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinden ve aynı zamanda resim derslerini de veren Zülal Karlıova, serginin açılış konuşmasında duyduğu heyecanı ve mutluluğu paylaştı. Zülal Karlıova “Sosyal sorumluluk prensibiyle yola çıkarak KKTC’de hayata geçirdiği 60+ Tazelenme Üniversitesi ile bizlere ücretsiz eğitim görme ve ders verme imkanı sağlayan Girne Üniversitesi yönetimine teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. +60 Tazelenme Üniversitesi’ne ikinci döneminde katıldığını söyleyen Karlıova, “İlk yıl yoğun programım nedeniyle dahil olamamıştım. Ancak ikinci yıl, ilk işim 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne kayıt yaptırmak oldu. Bununla birlikte üniversitemizin öğrencilerine resim dersi vermem konusunda teklif geldi. Ancak ilk dersimizin yapılacağı gün COVID-19 pandemisi nedeniyle yüz yüze eğitime ara verildi. Fakat biz pes etmedik. Okulumuz online olarak derslerimize devam edebileceğimizi söyledi ve bugün burada çeşitli tekniklerle yapılmış 20 eseri sizlerle buluşturduk. Bu güzel ailenin bir parçası olduğumdan dolayı çok mutluyum” dedi.

Bringing together 50 works of art, the Fine Arts June Exhibition will be opened by the Minister of Health, İzlem Gürçağ Altuğra, on Friday, June 30, at the Near East University Atatürk Culture and Congress Center Exhibition Hall

The group exhibition titled “June”, exclusively prepared for the Cyprus Museum of Modern Arts by the Near East University Faculty of Fine Arts and Design Faculty Members, will be opened on Thursday, June 30, at 17.00, at the Exhibition Hall of the Near East University Atatürk Culture and Congress Center, by the Minister of Health, İzlem Gürçağ Altuğra. The exhibition, which will be open to visitors free of charge until July 15, will consist of 50 works of award-winning academic artists, including paintings, sculptures, ceramics, stained glass and prints. Assoc. Prof. Dr. Erdoğan Ergün: “We invite all art lovers to our exhibition.” The Fine Arts June exhibition, curated by Assoc. Prof. Dr. Erdoğan Ergün, Near East University Faculty of Fine Arts and Design Deputy Dean and GÜNSEL Art Museum Director, is also the 416th exhibition of the Cyprus Museum of Modern Arts. The curator of the exhibition, Assoc. Prof. Dr. Erdoğan Ergün said, “We invite all art lovers to see our exhibition, which brings together 50 artworks and will be open to visitors until July 15.”

Yakın Doğu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Bahar Dönemi Yüksek Lisans ve Doktora Mezunları, Diplomalarını Törenle Aldı

Yakın Doğu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2021-2022 eğitim yılı bahar dönemi mezuniyet töreni, Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt, Yakın Doğu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitü Müdürü Prof. Dr. K. Hüsnü Can Başer ve mezunlar adına Diş Hekimi Gizem Andaç Yanal birer konuşma yaptı. Prof. Dr. Mustafa Kurt: “Her zaman tutarlı, dengeli ve dürüst olun.” Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt düzenlenen törende mezunlara seslenerek, “Sizler mezun olarak yaşamınızın en önemli, en akılda kalacak melodisini sonlandırmış oldunuz. Bu melodinin tınısı bundan sonra atacağınız her adımda kulağınızda hoş bir seda olarak var olacaktır” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Kurt sözlerine “Yakın Doğu Üniversitesi’nde aldığınız nitelikli eğitim ve edindiğiniz bilimsel deneyimi pratiğe dönüştürerek size özgü anların yaratıcısı olacaksınız. Bu yaşamsal süreçte kendinize ve aldığınız eğitime her zaman güveninin. Üretmenin bir şeyler yapmanın coşkusu, büyüsü sarsın her anınızı. Bilginin enginliği yönlendirsin bütün icraatınızı. İş birliği, birlikte yapma nosyonu deneyimlerinizin ön koşulu olsun” ifadeleriyle devam etti. “Mahatma Gandhi’nin dediği gibi mutluluğun, düşündüğünüz, söylediğiniz ve yaptığınız şeylerin uyum içinde olması olduğu gerçeğini aklınızdan asla çıkarmayın” diyen Prof. Dr. Mustafa Kurt, “Kendinizi dinleyin, tanıyın, eleştirin ancak tin ve bedeninizle barışık olun. Hep iyiye, güzele ve işlevsele gönül verin. İşe yaramayan, değiştirme kudretiniz olmadığı şeylerle uğraşmayın, zaman harcamayın. Size sunulanları hemen kabul etmeyin, oluşturmuş olduğunuz bilimsel süzgeçten geçirin her şeyi. Her zaman tutarlı, dengeli ve dürüst olun. Ahlaki değil ama bilimsel olarak tutkulu, kuşkulu ve meraklı olun. Yerküre sevdalısı olun. Üzerindeki bütün canlı ve cansızların var olma haklarını gözetin, onlara saygı gösterin” dedi. Prof. Dr. K. Hüsnü Can Başer: “Yüksek Lisans ve doktora eğitimi, lisans mezunu öğrencilere branşlarında uzmanlaşma olanağı sunan prestijli programlardır.” Yakın Doğu Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitü Müdürü Prof. Dr. K. Hüsnü Can Başer ise 431 yüksek lisans ve doktora öğrencisinin mezun olduğu törende yaptığı konuşmasında; 110 programda 5.000’e yakın öğrenciye lisansüstü eğitim verdiklerini söyledi. Enstitülerin, lisans mezunlarına yüksek lisans ve doktora yapma fırsatı veren yüksek öğrenim kurumları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Başer, “Yüksek Lisans ve doktora eğitimi, lisans mezunu öğrencilere branşlarında uzmanlaşma olanağı sunan prestijli programlardır” dedi. Gizem Andaç Yanal: “Şimdi yepyeni bir hayatın içinde, bilimin birer neferi olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.” Lisansüstü Eğitim Enstitüsü mezunları adına konuşan Diş Hekimi Gizem Andaç Yanal ise konuşmasına “Bugün, zorlu ama bir o kadar da gurur ve heyecan verici olan bir sürecin sonuna geldik” sözleriyle başladı. Andaç Yanal, 2012’de Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde lisans eğitimime başladığını ve hayalini kurduğu hekimlik mesleğine ilk adımını atarak büyük bir heyecan ve gurur yaşadığını söyledi. Andaç Yanal, “Bugün benimle birlikte mezun olan ve mutluluğumu paylaşan sevgili arkadaşlarım; bu süreçte çok emek verdik, yorulduk ama gururla bu yolculuğumuzun sonuna geldik. Şimdi yepyeni bir hayatın içinde bilimin birer neferi olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Konuşmamı büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin’ sözleriyle tamamlıyor, tüm arkadaşlarıma yeni hayatlarında başarılar diliyorum. Yolumuz bilim ve vicdanımız ile aydınlansın” ifadelerini kullandı.

50 Eseri Bir Araya Getiren Güzel Sanatlar Haziran Sergisi, Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra Tarafından, 30 Haziran Perşembe Günü Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonunda Açılacak

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Elemanları tarafından hazırlanan “Haziran” adlı karma sergi, Sağlık Bakanı İzlem Gürçağ Altuğra tarafından 30 Haziran Perşembe günü saat 17.00’da Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonunda açılacak. 15 Temmuz’a kadar ücretsiz ziyarete açık olacak sergide, ödüllü akademisyen sanatçıların resim, heykel, seramik, vitray ve baskı resimlerinden oluşan 50 eser sergilenecek. Doç. Dr. Erdoğan Ergün: “Tüm sanatseverleri, sergimize davet ediyoruz.” Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı ve GÜNSEL Sanat Müzesi Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Ergün küratörlüğünde gerçekleştirilecek olan Güzel Sanatlar Haziran sergisi, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 416’ıncı sergisi olma özelliği de taşıyor. Sergilenecek 50 eserin; resimden heykele, seramikten vitraya kadar çok geniş bir yelpazade eseri sanatseverlerle buluşturacağını söyleyen serginin küratörü Doç. Dr. Erdoğan Ergün, “Tüm sanatseverleri, 50 eseri bir araya getiren ve 15 Temmuz’a kadar ziyarete açık olacak sergimizi görmeye davet ediyoruz” dedi.

60+ Tazelenme Üniversitesi Öğrencilerinin Kıbrıs Modern Sanat Müzesi İçin Hazırladığı Eserlerden Oluşan “İkinci Bahar” Sergisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy Tarafından 28 Haziran Salı Günü Girne Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde Açılacak

Girne Üniversitesi 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı eserleri bir araya getiren “İkinci Bahar” sergisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy tarafından Girne Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. İlkay Salihoğlu Cumhuriyet Salonu’nda açılacak. 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı eserler, 28 Haziran saat 17.30’da açılacak olan sergi ile sanatseverlerle buluşacak. “İkinci Bahar” sergisi, 15 Temmuz’a kadar ücretsiz olarak ziyarete açık olacak. KKTC’de bir ilk: 60+ Tazelenme Üniversitesi Dünyamızda ve ülkemizde yaş ortalamasının artması ile birlikte, aktif ve başarılı yaşlanma kavramına anlam katan önemli bir girişim olan “60+ Tazelenme Üniversitesi”; öğrenmenin, sosyal ilişkilerin, tüm yaşam boyu devam eden bir süreç olduğu temel prensibine dayanıyor. Girne Üniversitesi ve Yakın Doğu Üniversitesi’nin desteği ile faaliyet gösteren ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ilk ve tek olan 60+ Tazelenme Üniversitesi, zengin bir içeriğe sahip olan eğitim programında dahiliye, gerontoloji, ortopedi, sağlıklı beslenme, acil tıp, endokrinoloji gibi tıp derslerinin yanında; kültür-sanat, iç dekorasyon, yoga, iletişim, edebiyat gibi dersler de bulunuyor. Kampüslerde öğrenim gören genç kuşakların Tazelenme Üniversitesi öğrencileriyle aynı ortamda buluşarak, onların bilgi ve tecrübelerinden yararlanmasını da hedefleyen eğitim programı, Girne Üniversitesi’nin Karakum’daki kampüsünde devam ediyor.

Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin Bahar Dönemi Mezunu, Genç Hukukçuları Diplomalarını Törenle Aldı

Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Uluslararası Hukuk, 2021-2022 eğitim yılı bahar dönemi mezuniyet töreni, Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde coşkulu bir törenle gerçekleştirildi. Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunları, aileleri, öğretim elemanları ve birçok misafirin katıldığı mezuniyet töreninde, saygı duruşu ve İstiklal marşının okunmasının ardından keman sanatçısı Nina Koçubey tarafından müzik dinletisi gerçekleştirildi. Törende, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Tüzünkan, Yakın Doğu Üniversitesi Genel Sekreteri, Hukuk Fakültesi Dekan vekili ve Adalet Meslek Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Yeter Tabur, Uluslararası Hukuk Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nabi Berkut ve Uluslararası Hukuk bölüm birincisi Divine Chiamaka Gosioha birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından Hukuk Fakültesi ile Uluslararası Hukuk bölümünde dereceye giren öğrencilere madalya ve diplomaları takdim edildi. Ardından sırasıyla mezun olan öğrenciler sahneye çıkarak öğretim elemanlarının elinden diplomalarını aldılar. Törenin sonunda ise tüm öğrenciler keplerini fırlatarak hayatlarında yeni bir kapının kilidini açmış oldular. Doç. Dr. Murat Tüzünkan: “Hiçbir grup ya da zümrenin etkisi altında kalmayın. Aklınızı, fikrinizi kimseye kiraya vermeyin.” Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Tüzünkan, uluslararası bir bilim platformu olan Yakın Doğu Üniversitesi’nde, evrensel değerler ışığında bilimin aydınlığına ve hukukun üstünlüğüne inanmış hukukçular yetiştirmenin gururunu 25 yıldır taşıdıklarını söyledi. Doç. Dr. Tüzünkan, “Kuruluşundan bu yana 25 yıldır hukukçular yetiştiren Hukuk Fakültemiz, bilimsel alanda yetkin, araştıran, sorgulayan, yorumlayan, analitik ve eleştirel düşünebilen, etik değerlere bağlı, çağdaş genç hukukçuları ile globalleşen dünyanın her bölgesinde mezunlarının başarılarıyla önemli bir ilham kaynağı oldu” ifadesini kullandı. Konuşmasında mezunlara da seslenen Doç. Dr. Murat Tüzünkan, “Toplum olarak yetişmiş insana ihtiyacımız var. Bu yetişmişliği elde edebilmeniz için, üniversitemizde aldığınız eğitimlerin yanında kendinizi geliştirmeye devam edin. Hiçbir grup ya da zümrenin etkisi altında kalmayın. Aklınızı, fikrinizi kimseye kiraya vermeyin. İyi bir hukukçu olmanın yolu bunlardan geçer” dedi. Doç. Dr. Yeter Tabur: “Seçkin hukukçular yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz.” Yakın Doğu Üniversitesi Genel Sekreteri, Hukuk Fakültesi Dekan vekili ve Adalet Meslek Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Yeter Tabur ise “Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi olarak, hukuk kurallarının oluşturulması sürecinde etkin rol oynayabilecek, hukuk kültürünün ve adalet bilincinin gelişmesine katkı sağlayabilecek, ülke ve dünya sorunlarını yakından takip edip değerlendirebilecek ve söz konusu sorunları sadece hukuki açıdan değil, aynı zamanda felsefi ve sosyolojik açılardan da inceleme yeterliğine sahip seçkin hukukçular yetiştirmenin gayreti içerisindeyiz” sözleriyle başladığı konuşmasında, mezunlara seslendi. Doç. Dr. Yeter Tabur, “Eğitim hayatınızdaki önemli dönüm noktalarından biri olan üniversite eğitiminizi başarıyla tamamladınız. Ancak çalışıp, mücadele etmeye devam edeceksiniz. Önünüzde kendiniz, aileniz ve ülkenize karşı sorumluluklarınızın olduğu düşüncesiyle yapacağınız çok şey bulunuyor. Kariyer basamaklarını hızla tırmanacağınıza olan inancımız tamdır. Bu süreçte elde edeceğiniz başarılar siz ve aileniz kadar Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesini ve bizleri de onurlandıracaktır” dedi. Yrd. Doç. Dr. Nabi Berkut: “Mezuniyet bir son değil, yeni başlangıçlar için bir kapıdır.” Uluslararası Hukuk Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nabi Berkut da mezunlara seslenerek, “Uzun yıllardır sürdürdüğünüz eğitim hayatınızın önemli bir sürecini başarıyla tamamladınız. Buraya gelmek için inanılmaz derecede çok çalıştığınızı biliyorum” dedi. Yrd. Doç. Dr. Berkut, mezun olan öğrencilerin, yaşanan pandemi döneminin yarattığı zorlukların üzerinden başarıyla geldiğini söyleyerek, mezuniyetin bir son değil, yeni başlangıçlar için bir kapı olduğunu hatırlattı. Yrd. Doç. Dr. Nabi Berkut “Şu andan itibaren, hayatınızda yeni bir bölüme adım atacaksınız. Avukat, savcı, hakim ya da akademisyen olabilirsiniz. Hangisini seçerseniz seçin, aldığınız çağdaş ve nihai eğitim ile kariyer basamaklarını hızla tırmanacağınıza ve iş hayatınızda önemli başarılara imza atacağınıza inanıyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmasını Malcolm X’in bir sözüyle bitiren Yrd. Doç. Dr. Berkut, “Eğitim geleceğin pasaportudur, çünkü yarın ona bugünden hazırlananlarındır” dedi. Divine Chiamaka Gosioha: “Başkasının değil, kendi hikayemizi yazdığımızı hatırlatmak istiyorum.” Mezun öğrenciler adına konuşan Uluslararası Hukuk Bölüm birincisi Divine Chiamaka Gosioha, “Bölüm birincisi olduğum söylendiğinde çok mutlu oldum. Günün sonunda tüm sıkı çalışmamın meyvesini verdiğini hissettim. Bununla birlikte, bunun gerçekte ne anlama geldiğini de düşünmeye başladım” sözleriyle başladığı konuşmasını; “Bölüm birincisi olmak ne anlama geliyor ki? Öncelikle, yolculuğumun en önemli yönlerinden biri akademik hedeflerimize ulaşmak için hem işbirliği içinde hem de bireysel olarak çalışan bir arkadaş grubunun parçası olmamdı. Elbette pes etmek istediğimiz anlar oldu, ama biz zorlamaya devam ettik. Peki ben bu grupla karşılaştırıldığında hepsinden daha mı fazla çalışmıştım? Arkadaşlarımdan daha mı zekiydim? Başarılı olmak için en güçlü kararlılığa mı sahiptim? Yoksa hayallerimin peşinden gitmekte yaşıtlarımdan biraz daha mı iyiydim? Dürüst olmak gerekirse, bu sorulara evet yanıtını veremedim. Ve o zaman hepimizin aslında bölüm birincileri olduğunu anladım” ifadesi ile devam etti. “Başkasının değil, kendi hikayemizi yazdığımızı hatırlatmak istiyorum” diyen Gosioha, “Hayatın yarışı, kaç kişinin önümüzde veya arkamızda olduğu ile ölçülmez; sadece bulunduğumuz yerden, eskiden bulunduğumuz yere olan uzaklıkla ölçülür” sözünü hatırlatarak “Hepimiz geriye dönüp üniversitedeki ilk yılımıza ve şu anda bu mezuniyet etkinliğinde oturan benliğimize bakarsak; edindiğimiz bilgiler ve kurduğumuz ilişkiler yönünden kendimizde herhangi bir olumlu fark gördüğümüz takdirde, o zaman oyunumuzun zirvesine çıktık demektir. Bu yüzden, bugün mezun olan her öğrencinin en iyi mezun öğrenci olduğunu söylediğimde, bunu alçakgönüllülükle yapmıyorum; aksine, hepimizden gurur duyarak yapıyorum” ifadesini kullandı.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Yenilenen Galerileri; Yeni Heykel, Resim, Kılıç Koleksiyonları ve 250 Parçalık Eşsiz Cam Eser Koleksiyonu ile Pazartesi Hariç Haftanın Her Günü Ziyaretçilerine Zengin Bir Sanat Şöleni Sunuyor

50 binin üzerindeki sanat eseriyle sadece Kıbrıs’ın değil bölgenin en büyük çağdaş sanat müzesi olan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi. 14 Türk topluluğuna mensup sanatçıların eserlerinden oluşan zengin bir resim ve heykel koleksiyonuna sahip. İki binin üzerinde sanatçının eserlerine ev sahipliği yapan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, sürekli zenginleştirdiği koleksiyonları ve yenilediği galerileri ile sanatseverleri her ziyaretlerinde yeni bir sürprizle karşılıyor. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin, sanatseverlerin daha keyifli gezebilmeleri için genişlettiği galerileri şimdilerde; koleksiyona eklenen yeni heykel ve resimler, zenginleşen kılıç koleksiyonu ve tamamı el yapımı 250 parçalık cam eser koleksiyonu ile sanatseverlere eşsiz bir sanat seyri sunuyor. Koleksiyonlar büyümeye devam ediyor! Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin hemen girişinde ziyaretçileri selamlayan okçu heykelinin önünden içeriye girildiğinde, ziyaretçileri Damir Zakirov’un “Hanımefendi” heykeli karşılıyor. Kırgız heykeltraş Tolkunbek Esenaliyev’in çello ve keman çalan müzisyenlerden ilham alarak yaptığı “Müzisyen” heykelleri ise Müzedeki eşsiz eserleri incelerken adeta arka planda canlanarak bir klasik müzik dinletisi verecekmiş hissi uyandırıyor. Kadim Zamitov’un “Sümbike” ve “Okçu” heykelleri ile Tagir Subkhankulov ve Minziya Preev imzası taşıyan heykeller de Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin yeni sakinleri arasında yer alıyor. Müzenin alt katında yer alan kılıç ve bıçak galerileri de yeni eserlerle her geçen gün zenginleşmeye devam ediyor. Başta Osmanlı Dönemi olmak üzere tarihin pek çok döneminde kullanılan kılıç, kalkan, zırh, yay gibi silahlar; ziyaretçilerini tam anlamıyla bir zaman tünelinin içine çekiyor. Camın zarafeti, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nde! Kıbrıs Moder Sanat Müzesi, farklı tarz ve üsluplara sahip resim ve heykel koleksiyonlarının yanı sıra model gemileri, ağaç oymaları, cam eşyalar, bıçak ve kılıç koleksiyonları ile ziyaretçilerine oldukça geniş bir yelpazede eser sunuyor. Müzenin en özel koleksiyonlarından biri ise yaklaşık 250 parçadan oluşan ve tamamı el yapımı olan “Cam Eser Koleksiyonu”. Pek çok farklı objeyi ustaca bir dokunuşla cam eşyadan sanat eserine dönüştüren koleksiyon, camın zarafetini ziyaretçileri ile buluşturuyor. Modern Sanat Müzesi, Pazartesi hariç, haftanın her günü ziyarete açık! Çok geniş bir yelpazeye yayılan eserleri sanatseverlerle buluşturmaya devam eden Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Pazartesi hariç, haftanın her günü ziyaret edilebiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsünde yer alan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi; Kıbrıs Araba Müzesi ve Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarih Müzesi ile birlikte ziyaretçilerine tarihi sanatla buluşturmayı başaran bir şölen yaşatıyor.

Gıda Zehirlenmeleri, Sıcaklıkların Yükselmesiyle Birlikte, Yazın Artıyor

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her yıl 600 milyon kişi besin zehirlenmelerinden etkileniyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Gültaç Dayı Çamır, yaz aylarında sıcaklığın artması ile birlikte besin zehirlenmesi vakalarının artığını söylüyor. Besinler aracılığı ile insan organizmasına taşınan bakteri, virüs, parazit, toksin ve kimyasal maddeler besin zehirlenmelerine neden olabiliyor. Artan sıcaklıkların etkisiyle birlikte yaz aylarında görülen besin zehirlenmesi vakaları ciddi oranda artıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Gültaç Dayı Çamır, besin zehirlenmelerine sebep olan dört bakteri çeşidi olduğunu söylüyor. Bunlardan ilki, en çok görülen bakteri çeşidinin “stafilokok”. Bu bakterinin et, süt, süt ürünlerinde ve iyi yıkanmamış malzemelerden yapılan salatalarda ortaya çıktığını ifade eden Gültaç Dayı Çamır, bakterili besin alındıktan iki veya üç saat sonra zehirlenme belirtilerin başladığını ve vücutta kusma reaksiyonunun görüldüğünü söyledi. Bakteriler ölümcül zehirlenmelere neden olabiliyor Et, süt ve salatanın neden olduğu besin zehirlenmelerinde en çok görülen bir diğer bakteri türünün “shigella” olduğunu söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, bu bakterinin neden olduğu zehirlenmelerde belirtilerin ortaya çıkma süresinin bir veya iki gün olduğunu belirtti. Gültaç Dayı Çamır, “Bu bakteri bulantı, kusma, ateş, kramplar, karın ağrıları ve dışkıda kan şeklindeki belirtiler ile görülür” diyor. En ciddi ve ölümcül besin zehirlenmesine neden olan bakterilerden biri de “clostridium botilinum”. Bu bakteri konservelerde, ette, sebze ve meyvede bulunabiliyor. Gültaç Dayı Çamır, “Bu bakteri felç yapabilir, solunumu engelleyebilir ve ölümle sonuçlanabilir” diyor. Et tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler Öncelikle fiyatı düşük diye nasıl ve nerden geldiği belli olmayan aynı zamanda da nasıl muhafaza edildiği bilinmeyen, denetlenmemiş ve de açık bir şekilde tezgahlarda satılan ürünlerin kesinlikle satın alınmaması gerektiğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, et tüketecek kişilerin etleri standartlara uygun şekilde işletilen şarküterilerden alması gerektiğini belirtti. Güvenilir markaların paketli ürünlerinin de alınabileceğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı, “Paketli ürün alırken de paketin hasar görmediğinden emin olun. Mutlaka etiket okuma alışkanlığı edinin. Üzerinde yazılı olan üretim ve son tüketim tarihlerini kontrol edin. Hayvanlardan geçebilecek hastalıklar nedeniyle sütü kesinlikle çiğ tüketmeyin” ifadesini kullandı. Besinleri koruma önerileri Besinlerin bozulmasını önlemek için en pratik yöntemin buzdolabında veya dondurucuda saklamak olduğunu söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, pişmiş besinlerin hemen tüketilmeyecek ise iki saat içinde buzdolabına konulması gerektiğini söyledi. Buzdolabında olan ve tüketilmesi için çıkarılacak yemeğin, yetmiş derece üzerinde ısıtılması gerektiğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, aynı yemeğin tekrar tekrar ısıtılmaması gerektiğini söyledi. Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, “Dondurucudan çıkardığınız besinleri çözüldükten sonra tekrar buzluğa koymayın. Pişmiş yiyeceklerle çiğ yiyeceklerin birbirine temasından kaçının. Kişisel hijyeninize dikkat edin. Besin hazırlığını yapan bireylerin ellerini mutlaka sabunla en az iki dakika yıkamaları besin zehirlenmelerini önlemek açısından önemlidir. Ayrıca elinde kesikler veya açık yaralar bulunan kişilerin kesinlikle besin hazırlığı yapmamaları, zorunlu durumlarda ise bu yaraların hiçbir koşulda besinlerle temas etmeyecek şekilde sararak mutlaka eldiven kullanmaları gerekmektedir” açıklamasını yaptı. Sebze ve meyveler iyice yıkandıktan sonra tüketilmeli Özellikle kişilerin çiğ et, yumurta veya kümes hayvanları gibi besinleri hazırladıktan sonra ellerini mutlaka iyice yıkaması gerektiğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır, bu tür riskli besinler ile pişirilmeden tüketilecek sebze ve meyveleri hazırlarken ayrı doğrama tahtası ve bıçakların kullanılması gerektiğini söyledi. Diyetisyen Gültaç Dayı Çamır sözlerine şöyle devam etti: “Sebze ve meyveler iyice yıkandıktan sonra tüketilmelidir. Besinlerinizin iyi piştiğinden emin olun. Yeterli süre ve sıcaklıkta pişmeyen yiyecekler zararlı bakterilerin sindirim sistemine taşınmasına yol açabilir. İshal ve kusma durumunda mutlaka dinlenmeli ve temiz su, ayran, maden suyu, şekersiz çay ile sıvı alımınızı artırmalısınız. İshaliniz varsa; pirinç lapası, yoğurt, muz, şeftali, haşlanmış patates tüketmelisiniz.”
tercih robotu