Telefon: +90 (392) 223 64 64 | [email protected]

Ramazan Bayramında Doğru Beslenin, Sağlığınızdan Olmayın!

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Gültaç Dayı, Ramazan Bayramı ve sonrasında hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine, sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmesi gerektiğini söylüyor. Sağlığın korunması ve iyileştirilmesinde yeterli ve dengeli beslenme, hayatımızın her döneminde en önemli faktörlerden biridir. Ancak, Ramazan ayı boyunca oruç tutan kişiler, günlük öğün sayısını azaltmaları ve beslenme düzeninde meydana gelen değişiklikler nedeniyle, bayramda normal yeme düzenine geçtiklerinde psikolojik olarak daha fazla yemek yeme eğilimine girer. Kimi kişiler hala kendilerini oruç tutuyor zannederken, kimi kişiler ise “oruç bitti şimdi yeme zamanı” diyerek aşırı miktarda besin tüketir. Ramazan ayı sonrası aşırı yemek yeme ile bazı problemler kaçınılmaz olur. Bunların en önemlisi hazımsızlık ve mide problemleridir. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Gültaç Dayı, yeme alışkanlıklarının değiştiği Ramazan sonrasında, normale dönüş sürecinin kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Gültaç Dayı, bu süreçte yaşanan hazımsızlık ve mide problemlerini önlemenin yollarını, tatlı tüketirken dikkat edilebilecek hususları, ana öğünlerde porsiyon kontrolü yöntemlerini ve artırılan su tüketimi ile hareket miktarının metabolizma üzerindeki etkilerini anlattı. Hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıları tercih edin Özellikle bayram süresince ve sonrasında, çevrenin ısrarcı tutumlarından ve aşırı yeme eğiliminden mümkün olduğunca uzak kalınmalıdır. Eğer tatlı tüketmek çok isteniyorsa hamurlu, şerbetli tatlılar yerine, sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Günde en az 2 porsiyon meyve tüketilmelidir. Meyveler vücudunuza karbonhidratı yeterli oranda almanızı sağlayacağından, tatlı isteğinizde de azalma olacaktır. Güne kahvaltı ile başlayın Yeterli enerji ile güne başlarsanız, gününüz daha güzel seçimlerle geçer. Kahvaltı sofranızdan esmer ekmek ve bol çiğ sebzeyi eksik etmeyin. Bayram sofraları içinse yüksek hacimli, düşük kalorili besinler seçin. Sebze, meyve gibi yüksek su, lif, düşük yağ ve kalori içeriği olan yiyecekler, ana yemeğin yanında servis edilecek sağlıklı aperatiflerdir. Et tüketiminin arttığı bayramlarda, öğünlerin kalori değerini düşürmek, sindirime yardımcı olmak ve sağlık sorunları ile tadınızı kaçırmamak için mutlaka porsiyon kontrolüne dikkat etmeli, yağsız etleri ızgara, haşlama veya fırında pişirerek pilav, makarna, ekmek eşliğinde yemekten çok, sebze veya salatalarla tüketmelisiniz. Porsiyon kontrolünde en kolay yöntem kendi avuç içiniz kadar hesap etmektir. Yine hayali olarak bir tabağı dörde bölerseniz yarısını sebzeler, çeyreğini et, diğer çeyreğini de yoğurt ile doldurmak da kolay porsiyonlama yöntemidir. Besinleri iyi çiğneyin Besinleri iyi çiğneyerek küçük lokmalar halinde getirmeliyiz. Bu sayede yediklerimiz daha kolay sindirilecek ve kullanılacaktır. Sindirim şikayetleri yaşamayacak, şişkinlik, hazımsızlığın önüne geçmiş olacaksınız. En az 2 litre su tüketin Bayram boyunca, çay, kahve, meşrubat tüketiminin artması ile su içmek ikinci plana atılıyor. Oysaki düzenli bir sindirim sistemi ve metabolizmayı canlandırmak için yapmanız gereken en önemli beslenme kuralı, günde 8-10 bardak su içmektir. Özellikle yaşlılar ve tansiyon hastalarının gün boyu kahve ve çay tüketimlerine dikkat etmeleri, bitki çaylarını tercih etmeleri, günde 2 fincandan fazla kahve tüketmekten kaçınmalarını öneriyoruz. Hareketinizi artırın İşlerinizin yoğunluğundan, zamansızlıktan şikayetçiyseniz işte size altın fırsat! Bayram tatilinde yürüyüş yapın. Gün içinde yapacağınız 30-45 dakikalık tempolu yürüyüşler hem Ramazan ayında yavaşlayan metabolizmayı hızlandıracak, hem de bayramda yediklerinizi sindirmenize yardımcı olacaktır. İpucu 10 adet yaprak sarma yerseniz beslenmenizden 2 dilim ekmek azaltın. 1 dilim börek için beslenmenizden 2 dilim ekmek + 1 dilim peynir azaltın. 1 dilim baklavanın; 1 öğün kadar kalori içerebileceğini unutmayın.

Almanya Köln Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Moleküler Tıp Öğrencisi, Bitirme Tezi için Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni Seçti

Almanya’da Köln Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde (University of Applied Sciences) moleküler tıp eğitimi alan Thamer Al Hamad, bitirme tezi için Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni seçti. Son sınıf öğrencisi Al Hamad, eğitim gördüğü Köln Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin de kabulü ile bitirme tezi için Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören’le çalıştı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelerek Yakın Doğu Üniversitesi Laboratuvarlarında Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören danışmanlığında çalışan Thamer Al Hamad, normal seyreden gebeliklerde ani düşüklere neden olabilen genler üzerinde araştırmalar yaptı. Thamer Al Hamad hazırladığı çalışmayı, 14-16 Nisan tarihlerinde Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen Uluslararası Tıp Öğrencileri Kongresi’nde de sundu. Thamer Al Hamad: “Burada eğitim gören öğrenciler böyle başarılı bilim insanları ile aynı çatı altında oldukları için çok şanslı.” Bitirme tezini Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayan Thamer Al Hamad, Yakın Doğu Üniversitesi’nin laboratuvarlarının donanımı ve alanında uzman hocaları ile önemli bilimsel araştırmalara imza attığını söyleyerek, “Yakın Doğu Üniversitesi’de üst düzey genetik araştırmalara gösterilen çaba beni şaşırttı ve motive etti. Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören’in danışmanlığında çalışmak benim için büyük bir deneyim oldu. Burada eğitim gören öğrenciler böyle başarılı bilim insanları ile aynı çatı altında oldukları için çok şanslı” ifadesini kullandı. Prof. Dr. Gamze Mocan: “Üniversitemizin Avrupa’dan gelen öğrenciler için bir eğitim ve kültür merkezi haline geldiğini görmek bizler için gurur verici.” Yakın Doğu Üniversitesi’nin AD Scientific Index ve Times Higher Education gibi uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarının yayımladığı listelerde Avrupa’nın en iyi 250 ve dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasında yer aldığını hatırlatan Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Kurucu Dekanı Prof. Dr. Gamze Mocan, “Üniversitemizin; dünyanın farklı yerlerinden, özellikle Avrupa’dan gelen öğrenciler için bir eğitim ve kültür merkezi haline geldiğini görmek bizler için gurur verici” ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören: “Üniversitemizin olanaklarından yararlanmak üzere Avrupa’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelen öğrenciler, genetik gibi Avrupa’da erişimi zor disiplinlerde farklı projelerde yer alma olanağı yakalıyor.” Köln Uygulamalı Bilimler Üniversitesi moleküler tıp öğrencisi Thamer Al Hamad’ın Yakın Doğu Üniversitesi’nde yürüttüğü genetik araştırmalara danışmanlık eden Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tıbbi Genetik Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören de “Üniversitemizin olanaklarından yararlanmak üzere Avrupa’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelen öğrenciler, genetik gibi Avrupa’da erişimi zor disiplinlerde farklı projelerde yer alma olanağı yakalıyor” değerlendirmesi yaptı

Yakın Doğu Üniversitesi, Eğitim Kalitesinde Dünyada ilk 10’da!

Londra merkezli Times Higher Education (THE) tarafından yayımlanan “2022 Dünya Üniversiteleri Etki Sıralaması”nda Yakın Doğu Üniversitesi “Eğitim Kalitesi”nde 7’inci olarak dünya genelinde ilk 10’da yer aldı. Yakın Doğu Üniversitesi, Londra merkezli uluslararası derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE) tarafından her yıl açıklanan “Dünya Üniversiteleri Etki Sıralaması”nda “Eğitim Kalitesi” (Quality Education) kategorisinde 7’inci sırada yer alarak, bu alanda dünyada ilk 10’a girme başarısı gösterdi. Yakın Doğu Üniversitesi, aynı listede geçen yıl 30’uncu sırada yer alıyordu. Bu yıl eğitim kalitesi kategorisinde 23 sıra yükselen Yakın Doğu Üniversitesi, bu alanda Türkiye ve Kıbrıs üniversiteleri arasında da birinci oldu. Araştırma, üniversitelerinin sosyal ve ekonomik alandaki etkinliğini gösteriyor Times Higher Education’ın Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (Sustainable Development Goals-SDG) doğrultusunda dünya genelindeki üniversitelerinin sosyal ve ekonomik alandaki etkilerini ölçtüğü araştırmada “Sağlık ve Refah”, “Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar” ile “Eğitim Kalitesi” başta olmak üzere, “Cinsiyet Eşitliği”, “İyi İş ve Ekonomik Büyüme”, “Endüstri”, “Yenilik ve Altyapı”, “Azaltılmış Eşitsizlikler”, “Sürdürülebilir Şehir ve Toplumlar”, “Sorumlu Tüketim ve Üretim”, “İklim Çalışmaları”, “Hedefler İçin Ortaklıklar” gibi başlıklar yer alıyor. Times Higher Education’ın dünyadaki üniversiteleri, bu hedeflerin gerçekleştirilmesine yaptıkları katkıları analiz ederek sıraladağı Dünya Üniversiteleri Etki Sıralaması listesinde bir çok kriter yer alıyor. Londra merkezli uluslararası derecelendirme kuruluşu, hazırladığı sıralama ile dünya genelindeki üniversiteleri daha iyi bir yaşama katkıda bulunmaları için teşvik etmeyi amaçlıyor. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Times Higher Education tarafından yayımlanan listede eğitim kalitesi alanında dünya genelinde ilk 10 üniversite arasında yer almamız, Yakın Doğu Ailesi’nin her bir ferdinin ortak emeğinin bir sonucudur.” Gücünü bilimsel üretkenlikten alan girişimci bir üniversite olduklarını vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Üniversite 4.0 vizyonuyla ortaya koyduğumuz misyon, gücünü; ülkemize, Türkiyemize ve dünyamıza duyduğumuz sorumluluktan alıyor” dedi. “Sürdürülebilir bir kalkınma ve çevre için projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Sanatsal etkinliğimizle yaşam alanımızı ve toplumu dönüştürmek için çalışırken; sadece teoriye değil pratiğe ve uygulamaya dayalı eğitim modelimizle sürdürülebilir bir gelecek kuracak yeni nesiller yetiştiriyoruz” ifadesini kullandı. Nisan ayı başında AD Scientific Index’in yayımladığı dünyanın en iyi bilim insanları ve üniversitelerinin sırlandığı listede, Yakın Doğu Üniversitesi’nin dünyada 15.175 üniversite arasında 552’nci sırada; Avrupa’da ise 3.126 üniversite arasında 230’uncu sırada yer aldığını da hatırlatan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Times Higher Education’ın açıkladığı Dünya Üniversiteleri Etki Sıralaması’nda eğitim kalitesi alanında geçen yıla göre 23 basamak yükselerek dünya genelinde ilk 10 üniversite arasında yer almamız; bilimsel üretkenliğimiz, somutlaştırdığımız projelerimiz ve sanatsal üretimimizle toplumsal fayda üretme yolunda doğru işler yaptığımızı gösteriyor. Bu gurur, Yakın Doğu Ailesi’nin her bir ferdinin ortak emeğinin bir sonucudur” ifadesini kullandı.

Kıbrıs’ın ilk Kadın Şairi Urkiye Mine Balman, Ölümünün 4’üncü Yıl Dönümünde 28 Nisan’da Yakın Doğu Üniversitesi’de Düzenlenecek Panelle Anılacak

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk kadın şairlerinden Urkiye Mine Balman, ölümünün 4’üncü yılında Yakın Doğu Üniversitesi’nde düzenlenen panelle anılacak. 28 Nisan Perşembe günü saat 11.00’de Yakın Doğu Üniversitesi Büyük Kütüphane Prof. Dr. Ümit Hassan Cumhuriyet Salonu’nda düzenlenecek panelin oturum başkanlığını Yakın Doğu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi, Kıbrıs Araştırma Merkezi ve Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Şevket Öznur yapacak. Panel öncesinde Ömür Alibaba, Urkiye Mine Balman’ın “Keman” adlı şiirinden Kamran Aziz’in bestelediği eseri piyanoda çalacak. Öğrencilerin Urkiye Mine Balman’ın şiirlerini de okuyacağı panelde Kültür Dairesi Müdürü ve şair Şirin Zaferyıldızı Zaimağaoğlu, yazar ve şair Havva Tekin ile yazar ve araştırmacı Eralp Adanır da konuşmacı olarak katılacak. Kitabı yayımlanan Kıbrıslı ilk kadın şair Kıbrıslı ilk kadın şairlerden Urkiye Mine Balman, şiir yazmaya okul sıralarında başladı ve ilk şiirini 1940’ta yazdı. Balman’ın ilk şiir kitabı ise “Yurduma Giden Yollar” ismiyle 70 yıl önce, 1952’de yayımlandı. İlk çağdaş şiir akımı olarak kabul edilen ve 1940 ve 1950’li yıllarda kendisini belirgin şekilde gösteren “Hececi-Romantik” akımın en etkili kalemlerinden biri olan Urkiye Mine Balman’ın ilk şiirleri 1943’te yayımlanan ilk antoloji ve seçki olan “Çığ Seçkisi”nde yer aldı. Şair kimliğinin yanı sıra öğretmen olarak da Kıbrıs Türk toplumuna büyük katkıları olan Balman, öğretmenlik görevini sürdürürken şiirden hiç kopmadı. Çağdaş Kıbrıs Türk şiirinin en önemli isimlerinden Urkiye Mine Balman’ın, Kıbrıs’ta Çağdaş ve Yeşilada, Türkiye’de ise Yedigün ve Türk Dili gibi dergilerde birçok şiiri yayımlandı. Genel olarak serbest türde şiirler kaleme alan Balman, 2017’de Ali Nesim Edebiyat Ödülleri’nde Öncü Şair Ödülü’yle onurlandırıldı. Yakın Doğu Üniversitesi’nden Halide Civil’in şairle röportajlar da yaparak hazırladığı “Urkiye Mine Balman’ın hayatı ve şiir tahlili” tezi 2012’de yayınlandı. Urkiye Mine Balman, 2018’de 91 yaşında hayatını kaybetti. Urkiye Mine Balman’ın büstü, Surlariçi Şehir Müzesi’nin Kıbrıs Türk Yazarları Büst Koleksiyonu’nda yer alıyor Kıbrıslı ilk kadın şairlerden Urkiye Mine Balman, Surlariçi Şehir Müzesi’nin, Kıbrıs Türk edebiyatına, tarihine ve kültürüne katkı yapan Kıbrıslı Türk yazarlara yer verdiği “Kıbrıs Türk Yazarları Büst Koleksiyonu”nda yer alan isimlerden biri. Yazarın büstü hali hazırda Surlariçi Şehir Müzesi’nde sergilenmeye devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Öznur: Kıbrıs Türk Edebiyatı’nın çok önemli isimlerinden Urkiye Mine Balman’ın anısına düzenlediğimiz panele bütün halkımızı ve edebiyatseverleri davet ediyorum.” Urkiye Mine Balman’ın aramızdan ayrılışının dördüncü yılında düzenlenen panele başkanlık edecek olan Yakın Doğu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi, Kıbrıs Araştırma Merkezi ve Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği Başkanı Prof. Dr. Şevket Öznur, Balman’ın şiirlerinde Türkiye’ye duyulan özlem teması dışında insanı, doğayı, çevreyi etkili bir şekilde kullanarak insanların duygularına inebilen bir şair olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Öznur, “Urkiye Mine Balman’ın şiirlerini değerlendirirken veya okurken onun bu şiirleri yazdığı dönemi de çok iyi bilmek gerekiyor. Çünkü her şair kendi döneminin ortamına göre yazar, o dönemin duygularını yansıtır. Şairimizin yaşadığı dönemde ada, İngilizlerin egemenliği altındaydı ve insanlar bir baskı dönemi içerisinde yaşıyorlardı. O dönemde yazan insanların hemen hemen hepsi Kemalist, folklorik ve romantik şiirler yazarak duygularını dile getiriyorlardı” ifadesini kullandı. Prof. Dr. Şevket Öznur, “Kıbrıs Türk Edebiyatı’nın çok önemli isimlerinden Urkiye Mine Balman’ın anısına düzenlediğimiz panele bütün halkımızı ve edebiyatseverleri davet ediyorum” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin 2022-2023 Öğretim Yılı İçin Düzenleyeceği “KKTC Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı” 11 Haziran 2022’de Gerçekleşecek

Yakın Doğu Üniversitesi’nin 2022-2023 öğretim yılı için gerçekleştireceği “KKTC Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı” tarihi belirlendi. Sınav, 11 Haziran 2022 Cumartesi günü saat 10.00’da Yakın Doğu Üniversitesi kampüsü ile Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele’de belirlenen sınav merkezlerinde tek oturum halinde gerçekleştirilecek. Yakın Doğu Üniversitesi’nin yeni öğretim yılı için düzenlediği Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı’na, KKTC vatandaşı öğrenciler ile eğitim hayatının son dört yılını KKTC’de tamamlayan Türkiye vatandaşı öğrenciler katılabilecek. Sınav sonucunda öğrenciler, Yakın Doğu Üniversitesi bünyesindeki 20 fakülte, 3 yüksekokul ve 2 meslek yüksekokulunda bulunan 225 lisans ve ön lisans programını tercih etme ve yerleştirme hakkı kazanacak. Son başvuru tarihi 10 Haziran 2022 Yakın Doğu Üniversitesi 2022-2023 “KKTC Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı”’na katılacak öğrencilerin, en geç 10 Haziran 2022 tarihine kadar kayıt yaptırmaları gerekiyor. Sınav sonrasında adaylar, üç bölüm tercihi yapabilecek. Yerleştirme işlemi öğrencinin sınav sonucu ve kontenjan sayısı doğrultusunda seçtiği bölümler arasından gerçekleştirilecek. Ayrıca, kolej mezun olan veya mezuniyete hak kazanan tüm öğrenciler, Yakın Doğu Üniversitesi’nin tüm bölümlerine, GCE A’Level, GCE AS Level, IGCSE-GCSE O’Level, SAT, ACT, sınav sonuç belgeleri ile de kayıt yapabilecekler. Doç. Dr. Murat Tüzünkan: “Giriş şartlarını karşılayan tüm öğrencileri, dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nde eğitim görme fırsatı ve yüksek burs olanaklarından yararlanmak için sınava girmeye davet ediyorum.” “KKTC Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı”nın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşları ve eğitimlerini KKTC’de tamamlayan Türkiye vatandaşı öğrenciler için dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında yer alan Yakın Doğu Üniversitesi’nde eğitim görme fırsatı sunacağını söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Tüzünkan, sınavla ilgili yaptığı açıklamada, Yakın Doğu Üniversitesi’nin öğrencilerini sosyal, akademik ve kültürel olarak tam donanımlı birer dünya vatandaşı olarak yetiştirdiğini ifade etti. Doç. Dr. Tüzünkan, sınav giriş şartlarını karşılayan tüm öğrencileri Yakın Doğu Üniversitesi’nin düzenleyeceği “KKTC Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı”na katılmaya davet etti. Yakın Doğu Üniversitesi’nin yüksek öğretim derecelendirme kurumlarından Times Higher Education’ın yayınladığı dünyanın en iyi üniversiteleri sıralamasında “mühendislik” ve “bilgisayar bilimleri” alanlarında dünyanın en iyi ilk 250 üniversitesi arasında yer aldığını hatırlatan Doç. Dr. Murat Tüzünkan, AD Scientific Index’in yayınladığı ‘En İyi Üniversiteler Sıralaması 2022’de ise Yakın Doğu Üniversitesinin 488’inci sırada yer alarak dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasına girdiğini söyledi. Sınav için gerekli belgeler Sınava katılacak olan KKTC’li öğrenciler, sınav başvuru formuyla birlikte KKTC kimlik kartı fotokopisi ve 1 adet vesikalık fotoğrafla Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci İşleri Kayıt-Kabul Müdürlüğü’ne kayıt yaptırabilecekler. Türkiye vatandaşı öğrenciler ise yine sınav başvuru formuyla birlikte nüfus cüzdanı fotokopisi, 1 adet fotoğraf ve lise öğrenimini KKTC’deki herhangi bir eğitim kurumunda 4 yıl kesintisiz olarak tamamladığına dair belge ile birlikte kayıt yaptırabilecekler. Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı’na başvuracak tüm adaylar, sınava www.kktcsinav.neu.edu.tr adresinden de online başvuru yapılabilecekler. Adaylar, daha detaylı bilgi için, 2236464 no’lu (dahili:5367-5774-5408) no’lu telefondan veya www.neu.edu.tr web sitesinden detaylı bilgi alabilirler.

Basketbol’da UNILIG Final Four heyecanı 27 Nisan’da başlıyor!

KKTC Basketbol Federasyonu’nun Üniversite Sporları Federasyonu ile birlikte organize ettiği 2021-2022 sezonu UNILIG’de Final Four heyecanı 27 Nisan’da başıyor! Yakın Doğu Üniversitesi RA25 Spor Salonu’nda gerçekleşecek Final Four’da Yakın Doğu Üniversitesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Girne Amerikan Üniversitesi ve Rauf Denktaş Üniversitesi mücadele edecek. 27 Nisan Çarşamba günü yarı final mücadeleleri ile başlayacak Final Four’da sezonun şampiyonu ise 29 Nisan Cuma günü yapılacak final maçı ile belli olacak. Son şampiyon Yakın Doğu Üniversitesi unvanını korumak için parkeye çıkacak! Geçtiğimiz sezonu UNILIG şampiyonu olarak tamamlayan Yakın Doğu Üniversitesi, bu sezon çıktığı 10 karşılaşmayı da kazanarak normal sezonu namağlup olarak ilk sırada tamamladı. Kendi evinde, RA25 Spor Salonu’nda gerçekleşecek Final Four mücadelesine, şampiyonluğun en büyük adayı olarak başlayacak Yakın Doğu Üniversitesi, yarı final ilk maçında 27 Nisan Çarşamba günü saat 18.30’da Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin karşısına çıkacak. Yarı final aşamasının ikinci maçı ise aynı gün saat 20.30’da Girne Amerikan Üniversitesi ve Rauf Denktaş Üniversitesi arasında oynanacak. Yarı final eşleşmelerinden galip çıkan takımlar 29 Nisan Cuma günü şampiyonluk mücadelesine çıkacak.

Prostat Büyümesinde HoLEP’le Kesisiz Tedavi!

İlerleyen yaşla birlikte görülme sıklığı artan iyi huylu prostat büyümesi tedavileri, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi’nde, Holmium Lazer Teknolojisi (HoLEP) ile kesisiz olarak gerçekleştiriliyor. İyi huylu prostat büyümesinde altın standart kabul edilen HoLEP yöntemi, Amerika, Almanya, İtalya ve İngiltere’de de hızlı ve konforlu bir tedavi yöntemi olarak yaygın şekilde kullanılıyor. Prostat hastalıkları, dünyada ve ülkemizde erkeklerin en sık karşılaştığı sağlık sorunlarının başında geliyor. İlerleyen yaşla görülme sıklığı artan prostat büyümesinde prostat, etrafını sardığı idrar yolunu tıkayarak, idrar akımına engel oluyor. İdrar yapma zorluğu yanında kişide iş, sosyal ve cinsel yaşamı olumsuz etkileyen psikolojik sorunlara da yol açabiliyor. HoLEP’le, klasik ameliyat riskleri en aza indirgeniyor Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi’nin teknoloji parkurunda yer alan HoLEP cihazı, iyi huylu prostat büyümesinde hastalara lazerle tedavi imkanı sağlıyor. 21’inci yüzyılın altın standart tedavi yöntemi olarak öne çıkan HoLEP sayesinde, idrar kanalından girilerek, büyümüş olan prostat iç dokusu kapsülünden ayrılıp çıkarılıyor ve kapsül tamamen temizleniyor. HoLEP yöntemi ile klasik ameliyat tedavisinin neden olduğu riskler de en aza indirgeniyor. Kanama, klasik ameliyat yöntemine görece oldukça az görülüyor. Hastalar genellikle 24 saat içinde taburcu oluyor. İyileşme süresi kısalıyor. Hastalar taburcu olduktan yaklaşık 2-3 gün sonra normal hayatlarına dönebiliyor. Ayrıca klasik yöntemlerle tedavi edilen hastalarda prostat dokusunun yeniden büyüyüp idrar yolunu tıkama riski devam ederken, HoLEP yöntemi ile tedavide, geride prostat dokusu kalmadığı için hastalığın tekrarlama riski de tamamen ortadan kaldırılmış oluyor. HoLEP her hasta grubu için ideal çözüm Cerrahi yöntemlere göre hasta konforunu önemli ölçüde artıran lazer teknolojili HoLEP yöntemi, her hasta grubu için ideal bir yöntem. Klasik kapalı prostat cerrahileri 80-100 gramdan büyük prostatlar için önerilmezken, HoLEP, özellikle büyük prostatlarda çok daha başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. Ayrıca HoLEP için prostat büyüklüğü konusunda üst limit bulunmuyor. HoLEP’le cinsel fonksiyonlar korunuyor Prostat operasyonu geçiren hastalardaki en büyük endişelerden biri de işlem sonrası cinsel fonksiyon kaybı yaşanması. HoLEP yönteminde prostat dokusunu ayırmak için kullanılan lazer enerjisi bölgedeki sinirlere zarar vermediği için cinsel fonksiyon kaybı yaşanma riski de ortadan kalkıyor. İlaç tedavisinden fayda görmeyen hastalara HoLEP tedavisi öneriliyor Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi’nde iyi huylu prostat büyümesi teşhisi konan hastalar öncelikle ilaçla tedavi edilmeye çalışılıyor. İlaç tedavisinden fayda görülmemesi durumunda cerrahi tedaviler gündeme geliyor. Türkiye’de sayılı merkezde, ülkemizde ise Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi’nde kullanılan, yüksek teknolojik alt yapı gerektiren ve kesisiz gerçekleştirilen lazerle tedavi yöntemi HoLEP’le hastalara hızlı ve konforlu tedavi imkanı sunuluyor.

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü Öğrencilerine “Güçlü Kadınlar Yarını İnşa Ediyor” ve “Genç Sanatçılar Resim Yarışması”ndan İki Ayrı Ödül

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Sima Osum “Güçlü Kadınlar Yarını İnşa Ediyor” proje yarışmasında ikinci olurken aynı bölümde üçüncü sınıf öğrencisi olan Halil Çobancık, bu yıl Birkan Uzun anısına düzenlenen Genç Sanatçılar Resim Yarışması’nda Kültür Dairesi Özel Ödülü’ne layık görüldü. Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü öğrencilerinin çalışma ve projeleri iki farklı organizasyonda ödüle layık bulundu. Dördüncü sınıf öğrencisi Sima Osum, Kıbrıs Türk Girişimci Kadınlar Derneği (GİKA), Saydam Tarih ve Eğitim Vakfı, GİKAD Akademi ve Habitat Derneği işbirliğiyle, girişimciliği teşvik etmek amacıyla düzenlenen “Güçlü Kadınlar Yarını İnşa Ediyor” proje etkinliğinde seçici kurul tarafından ikincilik ödülüne layık bulundu. Yakın Doğu Üniversitesi Plastik Sanatlar Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Halil Çobancık ise, Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür ve Çevre Bakanlığı ve Kültür Dairesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen “Genç Sanatçılar Resim Yarışması”nda jüri tarafından ödüle layık görüldü. “Mobil Uygulama ve Token destekli Ped Otomatı” projesine ikincilik ödülü Genelde girişimciliği özelde ise kadın girişimciliğini teşvik etmek için pek çok kurumun iş birliği ile düzenlenen “Güçlü Kadınlar Yarını İnşa Ediyor” etkinliği kapsamında düzenlenen fikir maratonunda 16 ayrı takım geliştirdikleri iş fikirleri ile oluşturdukları projelerini jüriye sundu. Aralarında iş insanları ve dernek yöneticilerinin yer aldığı jürinin yaptığı değerlendirme sonucunda aralarında Yakın Doğu Üniversitesi öğrencisi Sima Osum’un da yer aldığı Gench Takımı’nın geliştirdiği “Mobil Uygulama ve Token destekli Ped Otomatı” projesi ikincilik ödülüne layık görüldü. Plastik Sanatlar Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Halil Çobancık’a 107 eser arasından “Kültür Dairesi Özel Ödülü” verildi ve dört eseri sergilenmeye layık görüldü Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Plastik Sanatlar Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi Halil Çobancık ise, Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür ve Çevre Bakanlığı, Kültür Dairesi tarafından geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl 12’ncisi “Birkan Uzun” adına gerçekleştirilen “Genç Sanatçılar Resim Yarışması”nda ödüle layık görüldü. 30 genç sanatçının 107 eserle katıldığı yarışmada, seçici kurulu Gökçe Keçeci, Hüseyin Özinal ve Osman Keten’den oluşan jüri tarafından Halil Çobancık’ın “Body” isimli çalışması “Kültür Dairesi Özel Ödülüne” layık görüldü. Çobancık’a ait “Bakış I”, “Bakış II”, “Bakış III” ve “Mavi Gezegen” isimli çalışmaları da sergilemeye değer bulundu.

Resim, Heykel, Seramik ve Baskı Resimlerden Oluşan “Güzel Sanatlar Ocak Sergisi”, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy’un Katılımıyla Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda açıldı

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi öğretim elemanlarının, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı 42 eserden oluşan “Güzel Sanatlar Ocak Sergisi” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy tarafından Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Sergi Salonu’nda açıldı. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 407’nci sergisi olan ve Yakın Doğu Üniversitesi’nin ödüllü sanatçı akademisyenlerinin resim, heykel, seramik ve baskı resimlerinden oluşan eserleri bir araya getiren sergi, 06 Mayıs’a kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Serginin açılış töreninde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ve Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç birer konuşma yaptı. Hasan Taçoy: “Yakın Doğu Üniversitesi, imza attığı sanat ve bilim projeleri ile bu ülke için pek çok ilkin başlangıcına vesile olmuştur.” Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 407’inci sergisi olan Güzel Sanatlar Ocak Sergisi’nin açılışında konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Hasan Taçoy, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel’in öğrencilik yıllarından hocası olduğunu vurgulayarak başladığı konuşmasında, Dr. Suat Günsel’i her zaman bu ülke için yeni ufuklar açan insanlardan biri olarak tanımladı. “Serginin davetiyesini aldığımda serginin adının ‘Ocak’ olması çok hoşuma gitti. Ocak, aslında bir çok şeyin başlangıcıdır. Ocak, hem bir hayatın, hem yeni bir yılın, hem de ailenin başlangıcıdır. Yakın Doğu Üniversitesi de imza attığı sanat ve bilim projeleri ile bu ülke için pek çok ilkin başlangıcına vesile olmuştur” diyen Hasan Taçoy, “Sanat, bir sanatçının gerçek anlamda tüm cesaretini, sevgisini ve benliğini ortaya koymasını sağlıyor. Sanatçı ortaya çıkardığı eserlerle insanların ruhlarına dokunarak düşünmelerini sağlıyor. Yakın Doğu Üniversitesi de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde buna öncülük ediyor” dedi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Üretkenliğimizi artırmaya devam ederek, sanatta ve bilimde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyada hak ettiği saygın yeri alması için çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.” Konuşmasına geçen hafta, Dünya Sanat Günü’nde açılışı gerçekleşen dört kişisel sergiyi hatırlatarak başlayan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “165 eserden oluşan 4 kişisel serginin ardından, heykelden resme; seramikten baskı resme kadar zengin bir çeşitliliğe sahip yeni bir sergiyle karşınızda olmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. “Güzel Sanatlar Ocak Sergisi’nde eserleri sergilenen 14 sanatçımızın çok anlamlı bir özelliği daha var. Onlar sadece dünyayı, kendi kalplerinden süzerek sanata dönüştüren sanatçılar değil; bunu öğrencilerine aktaran ve onlara kendilerini sanatla ifade etmeleri için rehberlik eden akademisyenlerdir” ifadesini kullanan Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Tarih bizlere gösteriyor ki, bilim ve sanattan beslenmeyen hiç bir toplumsal yükseliş, kalıcı izler bırakma kudretine erişemiyor. Bu noktada, Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü’nde yükselen sanat, bilim ve teknoloji ile yoğrulan her bir projeyi geleceğe taşıma kararlılığı ile birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak Akdeniz’de kök salmaya devam edeceğiz” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin, bilim, sanat ve üretkenlik vizyonuyla yoluna devam ettiğini ve gücünü bu noktadan aldığını söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, AD Scientific Index’in açıkladığı Dünyanın En İyi Üniversiteleri sıralamasında, Yakın Doğu Üniversitesi’nin Dünya genelinde 15 bin üniversite arasında 552’nci sırada; Avrupa’da ise 3 bin 126 üniversite arasında 230’uncu olarak Avrupa’nın en iyi ilk 250 üniversitesi arasında yer aldığını hatırlattı. Yakın Doğu Üniversitesi’nin, KKTC üniversiteleri tarafından uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan bilimsel makalelerdeki başarısına da değinen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “2021’de Yakın Doğu Üniversitesi’nde üretilen bilimsel makale sayısı yüzde 30 artarak 1.500 bandını aştı. Yine geçen yıl 1.300 yakın ulusal ve uluslararası bilimsel toplantıya katıldık. Bu, büyük emeğin ve çalışmanın bir başka göstergesidir. Biz, üretkenliğimizi artırmaya devam ederek, sanatta ve bilimde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyada hak ettiği saygın yeri alması için çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Erdal Aygenç: “Yakın Doğu’nun inşa ettiği her başarının harcında büyük bir emeğin yanı sıra, aşk vardır.” Güzel Sanatlar Ocak Sergisi’nin açılışında konuşan Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç, “Yakın Doğu’nun inşa ettiği her başarının harcında büyük bir emeğin yanı sıra, aşk vardır. O nedenle, bugünkü konuşmamı sanat ve aşk üzerine temellendirdim” dedi. Sanatın ve aşkın cesaret istediğini belirten Prof. Dr. Erdal Aygenç, “Söz konusu cesaret, gözü peklik ya da korkusuzluk değil; korkuyu fethetmek ve yenmektir. Cesaret; emek ve çabadır, her şeye rağmen ilerleyebilme yetisidir. Yakın Doğu Üniversitesi olarak yaptığımız da budur” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Erdal Aygenç, “Aşkta da sanatta da bir yanda haz, diğer yanda acı vardır. İkisinde de gerçek anlamda düşünmenin ve yapmanın zorluğu bulunur. İnsan olmanın, toplumsal gelişimin, toplumsal amacın en önemli belirleyicilerinden bir tanesi de estetik hazdır. İşte bu haz bizi onarır, iyileştirir. Estetik haz, salt sanat ve güzellik problemi değil, yaşamı daha güzel kılmanın problemidir. Yani yaşamın her alanı için geçerlidir” dedi.
tercih robotu