Telefon: +90 (392) 223 64 64 | [email protected]

Yakın Doğu Üniversitesi’nde Mezuniyet Coşkusu Devam Ediyor!

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Mühendislik, Hukuk, İlahiyat, İletişim ile Güzel Sanatlar ve Tasarım fakültelerinden mezun olmaya hak kazanan 150 öğrenci, mezuniyet coşkusunu Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen törenle kutladı. Yakın Doğu Üniversitesi’nden 2021-2022 Güz döneminde mezun olmaya hak kazanan öğrenciler için düzenlenen mezuniyet törenleri bütün coşkusu ile devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen mezuniyet törenlerinin ikinci gününde Yakın Doğu Üniversitesi’nin Mühendislik, Hukuk, İlahiyat, İletişim ile Güzel Sanatlar ve Tasarım fakültelerinden mezun olmaya hak kazanan 150 öğrenci diplomalarını aldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törenin açılış konuşmasını Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Tüzünkan yaptı. Yakın Doğu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Fadi Al-Turjman ise öğrencilerini mezun eden fakülteler adına konuştu. Doç. Dr. Murat Tüzünkan: “Yaşadığımız ülkeye, kültüre ve topluma farklı boyutlarda katkı sağlayacak geleceğin mühendislerini, hukukçularını, ilahiyatçılarını, iletişim ve tasarımcılarını mezun etmenin sevincini yaşıyoruz.” Yakın Doğu Üniversitesi olarak her zaman, teknoloji üreten, yeni fikirler ortaya koyabilen, analiz edebilen, eleştirel düşünceye sahip, sorgulayıcı, üretken, akla ve bilime saygılı, mezunlar yetiştirmeyi misyon edindiklerini belirten Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Murat Tüzünkan, benimsedikleri eğitim modeli ile tüm mezunlarının geleceğe çok önemli katkılar sunacağına inandıklarını söyledi. Bilime ve topluma fayda sağlayarak her zaman üretime dönük çalıştıklarını vurgulayan Doç. Dr. Murat Tüzünkan, “Yakın Doğu Üniversitesi bu vizyonu ile uluslararası yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education tarafından hazırlanan, 2022 Dünya Üniversite Sıralamasında Bilgisayar Bilimleri ve Mühendislik alanlarında dünyada ilk 250’de, Eğitim alanında dünyada ilk 500’te, Fizik Bilimlerinde ilk 600’de, Sosyal Bilimler, Klinik ve Sağlık ile Sosyal Bilimlerde ise ilk 800’de yer aldı. AD Scientific index tarafından hazırlanan “En İyi Üniversiteler Sıralaması 2022” listesinde ise Yakın Doğu Üniversitesi, 13,600 üniversite arasında KKTC’de 1, Türkiye’de 3 ve Dünya’da 488 sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı” ifadelerini kullandı. “Yaşadığımız ülkeye, kültüre ve topluma farklı boyutlarda katkı sağlayacak geleceğin mühendislerini, hukukçularını, ilahiyatçılarını, iletişim ve tasarımcılarını mezun etmenin sevincini yaşıyoruz” sözleri ile mutluluğunu paylaşan Doç. Dr. Tüzünkan, konuşmasının sonunda ebeveynlere de seslendi. Doç. Dr. Murat Tüzünkan, “Bugüne kadar hep bizim takdirimizi kazandılar, gerek sizlerin gerekse hocalarının emeklerinin boşa gitmediğini bugün burada hepimize ispatladılar. Biliyoruz ki, gelecekteki başarılarını bizlerle birlikte gurur ve onurla izleyeceksiniz” ifadesini kullandı. Prof. Dr. Fadi Al-Turjman: “Sizleri hayallerinizin peşinden gitmeye, kalbinizin sesini dinlemeye ve kendi yolculuğunuzu yaratmaya davet ediyorum.” Yakın Doğu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Fadi Al-Turjman ise kendi fakültesi ve diğer mezun veren fakülteler adına yaptığı konuşmasına, hayatlarının en önemli yolculuklarından birini tamamlayan mezun öğrencileri kutlayarak başladı. “Tamamladığınız bu yolculuk sadece diploma almak için verdiğiniz bir yarış değildi. Bu, ailenizi ve toplumunuzu gururlandıracak başarılar elde etmek için çıktığınız hayat yolculuğunun bir parçasıydı. Artık mezunsunuz ve bundan sonra ulaşmak istediğiniz bu hedefe doğru yürüyeceksiniz” dedi. “Sevgili yeni mezunlarımız, sizleri hayallerinizin peşinden gitmeye, kalbinizin sesini dinlemeye ve kendi yolculuğunuzu yaratmaya davet ediyorum. Burada sizlere pek çok başarı hikayesi anlatabilirim. Ancak buna gerek yok. Çünkü biliyorum ki her birinizin cesaret verici güçlü bir başarı hikayesi var” diyen Prof. Dr. Al-Turjman, Yakın Doğu Üniversitesi’nin bütün dünyada kurduğu ilişkilerle bundan sonra da mezunlarının kendi başarı hikayelerini oluşturmalarına destek vermeye devam edeceğini vurguladı. Yakın Doğu Üniversitesi’nin her yıl dünyanın en önemli bilimsel yayınlarında yer alan yüzlerce makale yayınladığını hatırlatan Prof. Dr. Al-Turjman, “Her yıl yüzlerce makale yayınlıyor, konferanslarda bildiriler sunuyor, dünya çapında tanınmış yayıncılarla kitaplar ve kitap bölümleri yayınlıyoruz. Uluslararası konferanslar ve web seminerleri düzenliyoruz. Kritik disiplinlerde dünyanın en önemli açılış konuşmacılarını ağırlıyoruz. Bütün bunlar öğrencilerimizi, her zaman en güncel bilgi ve teknolojilerle iç içe tutmak ve mezun olduklarında dünyanın her yerinde aynı saygı ile karşılanacakları yetkinliklerle donatmak için yapıyoruz” ifadesini kullandı. Hindistan’dan Çin’e; Avustralya’dan Avrupa’ya; Kanada’dan ABD’ye kadar dünyanın hemen hemen tüm ülkelerinden üst düzey üniversiteler ve araştırma enstitüleri ile güçlü bağlantılar ve akademik ilişkiler kurduklarını da vurgulayan Prof. Dr. Fadi Al-Turjman, “Siz mezunlarımızın dünyanın her yerinde, memnuniyetle karşılanarak, istediği işi severek yapabileceği ilişkiler geliştirdik, geliştirmeye de devam ediyoruz. Yakın Doğu Üniversitesi’nden mezun olmak size dünyanın pek çok kurumunun kapılarını açacak” ifadesini kullandı.

Yakın Doğu Üniversitesi, kurulumunu tamamladığı Genom Analiz Laboratuvarı ile genetik analizlerde KKTC’nin dışa bağımlığına son verdi

Yakın Doğu Üniversitesi, kurulumunu tamamladığı Genom Analiz Laboratuvarı ile genetik analizlerde KKTC’nin dışa bağımlığına son verdi Yakın Doğu Üniversitesi’nin kurulumunu tamamlayarak açılışını gerçekleştirdiği Genom Analiz Laboratuvarı, COVID-19 ile birlikte başta genetik hastalıklar ve kanser olmak üzere pek çok hastalığın genetik analizlerinde, KKTC’nin dışa bağımlılığını ortadan kaldırıyor. İlk kez Aralık 2019’da Çin’de görülen COVID-19’un hayatımıza girmesinin üzerinden 2 yılı aşkın bir zaman geçti. Bu süreçte, pandemiye dönüşen hastalığa neden olan SARS-CoV-2 ile ilgili, bütün dünyada yürütülen bilimsel çalışmalarla pek çok şey öğrendik. Ancak yine de bilim dünyasının SARS-CoV-2’ye dair her şeyi bildiğini söylemek güç. Bu durumun en önemli nedenlerinin başında ise hiç kuşkusuz, virüsün geçirdiği mutasyonlarla sürekli değişmesi ve bu değişimlerle birlikte ortaya çıkan her yeni varyantla yeni adaptasyonlar ve özellikler kazanması geliyor. Yakın Doğu Üniversitesi, genom analizlerinde KKTC’nin dışa bağımlığına son verdi SARS-CoV-2’nin ve geçirdiği bu dönüşümlerin doğru bir şekilde anlaşılabilmesi için virüse ait genetik materyal analizlerinin yapılması hayati önem taşıyor. Yakın Doğu Üniversitesi, kurulumunu tamamlayarak açtığı Genom Analiz Laboratuvarı ile SARS-CoV-2’nin genetik değişimini ve kesin olarak doğrulanmasını sağlayan genetik analizleri KKTC’de yapmaya başladı. Bu yönüyle Genom Analiz Laboratuvarı, COVID-19 ile birlikte başta genetik hastalıklar, kanser ve SARS-CoV-2 dışındaki diğer mikropların kesin tayini olmak üzere pek çok hastalığın genom analizlerinde, KKTC’nin dışa bağımlılığını da ortadan kaldırıyor. Genetik materyal dizi analizleri, hastalığın tanısından tedavisine, gelişiminden yeni varyantın özelliklerine kadar pek çok kritik konuda yol gösterici olarak kullanılıyor. Virüsün genetik değişimlerinin izlenebilmesi, virüs kaynağının belirlenmesi, yayılma yollarının izlenmesi, zaman içinde virüsün uğradığı değişikliklerin tanımlanarak bulaşıcılık, reseptöre tutunma, enfeksiyon seyrinin belirlenmesi ve tedavi alternatifleri oluşturmak için bu analizlere ihtiyaç duyuluyor Genom Analiz Laboratuvarı’nın açılışında Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ve Yakın Doğu Üniversitesi Kit Üretim ve Genom Analiz Laboratuvarları sorumlusu Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören birer konuşma yaptı. Açılışın ardından basın mensuplarına Yakın Doğu Üniversitesi Genom Analiz Laboratuvarı, Kit Üretim Laboratuvarı ile birlikte COVID-19 PCR Tanı Laboratuvarı da tanıtıldı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “COVID-19 başta olmak üzere diğer pek çok alanlarda da ihtiyaç duyulan genom analizlerinde KKTC’nin dışa bağımlılığını ortadan kaldırıyoruz.” Genom Analiz Labaratuvarı’nın açılışında yaptığı konuşmasında, COVID-19 pandemisi ile birlikte geçen son iki yılı yoğun bir çalışma temposu ile geçirdiklerini söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Üniversite olarak gerek ülkemize gerekse insanlığa her türlü akademik ve inovatif çalışmalarla destek olmaya çalıştık. En olumsuz koşullarda bile maske, dezenfektan, yüz siperi ve solunum cihazı üretimini gerçekleştirdik. Acil servislerimizi ve yoğun bakım ünitelerimizi halkımızın hizmetine açarak ülkemizin sağlık sistemini ayakta tutmaya çalıştık. Devam eden süreçte COVID-19 PCR Tanı Laboratuvarını kurduk, geliştirdik ve bu çalışmalar Kit Üretim Laboratuvarı ile birlikte Genom Analiz Laboratuvarı kurulumu ile devam etti” dedi. Alanlarında uzman ve birikimli bir ekiple çalıştıklarını söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Yakın Doğu Üniversitesi Varyant Analiz Kiti de bu laboratuvarlarda meslektaşlarımız tarafından tasarlanıp şu an kullanıma hazır hale getirildi. Bunun yanında, tedaviyi takip eden hekimlerin işlerini kolaylaştıracak olan kantitatif SARS-CoV-2 PCR Kitimiz de tasarlandı ve yakın zamanda kullanılmaya başlanacak” dedi. Açılışını gerçekleştirdikleri Genom Analiz Laboratuvarı ile SARS-CoV-2 ile mücadelede çok önemli bir aşama daha kaydettiklerinin altını çizen Prof. Dr. Şanlıdağ, “Genom Analiz Laboratuvarımız ile sadece COVID-19 için değil, başta kanser olmak üzere diğer pek çok alanda da uygulanan genom analizlerinde KKTC’nin yurtdışına bağımlılığını ortadan kaldırıyoruz” ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören: “Bugüne kadar, sonuçları için aylarca beklenilen genom analizlerini, kendi labaratuvarımızda 5-6 saat aralığında gerçekleştirebileceğiz.” Yakın Doğu Üniversitesi Kit Üretim ve Genom Analiz Laboratuvarları sorumlusu Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören ise açılışta yaptığı konuşmasına, bir genetik bilimci olarak, gen analizlerini kendi laboratuvarlarında yapabilme hayalinin gerçekleşmesinden ötürü duyduğu mutluluğu paylaşarak başladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde genom analizi yapılamadığını ve bunun büyük bir eksiklik olduğunu söyleyen Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, “Genetik hastalıkların tanısında doğum öncesi, doğum sonrası ve kanserde tedaviye yönelik yapılması gereken gen ve genom analizleri için bugüne kadar yurtdışına bağımlıydık. Artık kendi laboratuvarlarımızda tanı, tedavi ve araştırmalar için yapılması gereken tüm genom tabanlı analizleri gerçekleştirerek, bugüne kadar, sonuçları için aylarca beklenilen testleri 5-6 saat aralığında gerçekleştirebileceğiz” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi’nde COVID-19 çalışmalarını multidisipliner bir ekiple yürüttüklerini söyleyen Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, “Yaptığımız araştırma ve analizlerde sadece sonuç bulmak için değil, ortaya çıkan sonucu bütün nedenleriyle ve çoklu bakış açısıyla sorgulayarak yorumluyoruz. KKTC’de kendi PCR Kitimizi üreterek, genom analizleri için kendi laboratuvarımızı kurmamız bu çalışma biçiminin bir ürünüdür” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin sağladığı olanaklar ile çalışmalarının önünü açtığını da söyleyen Doç. Dr. Ergören, “Yakın Doğu Üniversitesi’nin vizyoner yönetimine çok teşekkür ediyorum. Ortaya konulan bu başarı aynı zamanda beyin göçünü de engelledi. Genetik alanında uzman genç beyinlerin ülkede kalarak, kendi ülkesine katkı sağlayabilmesinin de önü açılmış oldu” ifadelerini kullandı.

Seri Üretime Hazırlanan GÜNSEL, Ekibini Büyütmeye Devam Ediyor!

KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL, üretim, tasarım, proje koordinasyonu, elektronik ve yazılım, satın alma ile pazarlama ve satış birimlerinde istihdam etmek üzere işe alımlara devam ediyor. KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL, seri üretim için gün sayarken ekibini büyütmeye devam ediyor. İlk modeli B9’u 2016’da 10 kişilik bir ekiple geliştirmeye başlayan GÜNSEL’de, bugün 300 kişilik mühendis, tasarımcı ve üretim personeli çalışıyor. Bütün çalışmalarını yıl sonunda seri üretime geçme hedefiyle sürdüren KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL; üretim, tasarım, proje koordinasyonu, elektronik ve yazılım, satın alma ile pazarlama ve satış birimlerinde istihdam etmek üzere işe alımlara devam ediyor. GÜNSEL, internet sitesinin kariyer bölümünden 100’e yakın açık pozisyon için başvuru alıyor. Başvuruya açık ilanlar arasında depo sorumlusundan yazılım mühendisine, kaynak ustasından kablaj işçisine; batarya sistem mühendisinden, CNC operatörüne kadar pek çok pozisyon bulunuyor. AR-GE merkezi ve üretim tesislerinin ilk faz yatırımını 2019’da tamamlayan GÜNSEL’in üretim tesislerinin ikinci faz inşaatı Lefkoşa’da tamamlandı. Makina kurulum süreci devam eden ikinci faz ürtim tesisi, 2022’nin ilk çeyreğinde faaliyete alınacak. Böylece seri üretim hedefine de bir adım daha yaklaşılmış olacak. 2022’nin sonunda seri üretime başlayarak 2027’de 40 bin adetlik yıllık üretim kapasitesine ulaşmayı hedefleyen GÜNSEL’de seri üretimle birlikte çalışan sayısının da bine ulaşacağı öngörülüyor. GÜNSEL, 100’e yakın açık pozisyon için başvuruları https://www.gunsel.com.tr/kariyer/ adresi üzerinden alıyor. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Geleceği şekillendirecek bu özel projede, bizimle aynı yolda yürüyecek yetenekleri aramıza katılmaya davet ediyorum.” Üretim tesislerinin ikinci faz yatırımını faaliyete alarak, seri üretime bir adım daha yaklaşmak için gün saydıklarını söyleyen Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti ve GÜNSEL Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Seri üretime yaklaştıkça, ekibimizi de büyütmeye devam ediyoruz” diyor. GÜNSEL’in sadece yetişmiş mühendis, tasarımcı ve üretim personeli istihdam etmediğini vurgulayan Prof. Dr. Günsel, “GÜNSEL’de, Yakın Doğu Üniversitesi’nin olanak ve birikimlerinden de yararlanarak otomotiv sektörünün ihtiyaç duyduğu kalifiye eleman ihtiyacını karşılamak üzere gençleri yetiştirmeye de devam ediyoruz” ifadesini kullandı. Bugün 300’e ulaşan GÜNSEL ekibinin, seri üretimle birlikte 1000’e ulaşacağını hatırlatan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Geleceği şekillendirecek bu özel projede bizimle aynı yolda yürüyecek yetenekleri aramıza katılmaya davet ediyorum” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nde Mezuniyet Şöleni!

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Hemşirelik, Eczacılık, Atatürk Eğitim, Turizm, Spor Bilimleri ve Sağlık Bilimleri fakülteleri ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan mezun olan 140 öğrenci mezuniyet coşkusunu Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen törenle kutladı. Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen mezuniyet töreni ile Yakın Doğu Üniversitesi’nin Hemşirelik, Eczacılık, Atatürk Eğitim, Turizm, Spor Bilimleri ve Sağlık Bilimleri fakülteleri ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan mezun olan 140 öğrenci diplomalarını aldı. Törene, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt, Atatürk Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Yağmur Çerkez, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Çalış, Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümran Dal Yılmaz, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adile Öniz Özgören, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Mehtap Tiryakioğlu, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülen Saner ve Sağlık Bilimleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Aslı Aykaç, dekan yardımcıları, anabilim dalı başkanları, akademik ve idari personel, öğrenciler ve velileri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, tüm fakülte dekanları adına Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümran Dal Yılmaz ve Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Çalış birer konuşma yaptı. Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt’un konuşmasının ardından ise mezun olan Türk öğrenciler adına Atatürk Eğitim Fakültesi mezunu Muazzez Çekici, uluslararası öğrenciler adına ise Turizm Fakültesi mezunu Robina Kauka duygularını paylaştı. Prof. Dr. Mustafa Kurt: “Yenileşime açık olun, yeni olanı kabul veya reddetmeden önce iyice araştırın, çok çalışın, sürekli üretin ve ürettiğiniz her şeye sahip çıkın.” Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kurt, Yakın Doğu Üniversitesi 2021-2022 Güz dönemi mezuniyet töreninde yaptığı konuşma ile mezun öğrencilere seslenerek, “Yakın Doğu Üniversitesi’nde aldığınız eğitim ve edindiğiniz deneyim, yaşamınıza yön verecek potansiyele sahip olabilir. Potansiyel diyorum çünkü onu pratiğe dönüştürmek ve yaşayabilir kılmak sizin elinizde” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin sadece bilgiye sahip olan değil, bilim ve bilgi üreten, onu yönetebilen bireyler yetiştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Kurt, “İşte bu yüzden temel hedefimiz, verilen bilgiyle yetinmeyen, daha fazlasını isteyen, bilim ve bilgi üreten, onu işe koşan ve her zaman kuşkucu ve eleştirel bireyler yetiştirmek olmuştur” dedi. “Kendinize güvenin, yaptığınız her şeye yakınlık duyun ama daha iyisini başarabileceğinizi de unutmayın” diyen Prof. Dr. Mustafa Kurt “Yenileşime açık olun, yeni olanı kabul veya reddetmeden önce iyice araştırın, çok çalışın, sürekli üretin ve ürettiğiniz her şeye sahip çıkın” ifadeleriyle birlikte mezun öğrencileri tebrik ederek, başarı, sağlık ve mutluluk diledi. Prof. Dr. Ümran Dal Yılmaz: “Sizler artık Yakın Doğu Üniversitesi’nin mezunları ve yeni elçilerisiniz. Başarınız ve mutluluğunuz bizim için en değerli ödül olacaktır.” Törende tüm dekanlar adına konuşan Yakın Doğu Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümran Dal Yılmaz, “Sizler artık Yakın Doğu Üniversitesi’nin mezunları ve yeni elçilerisiniz. Başarınız ve mutluluğunuz bizim için en değerli ödül olacaktır. Size gelecekte mutluluk ve başarılar diliyorum” sözleri ile mezunlara seslendi. Prof. Dr. Ümran Dal Yılmaz, “Hayallerinizin peşinden gidin, çalışın, okuyun. Değerleriniz ve amaçlarınız olsun. Eleştirel düşünen, sorgulayan, araştıran bireyler olun. Kendinizi sürekli geliştirerek, sorunlara çözümler üreterek, mesleğinize ve insanlığa en iyi şekilde hizmet edeceğinize olan inancımız tamdır” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. İhsan Çalış: “Asla korkma! Cesur ol! Farklı ol! Bir fark yarat!, Pes etme!, mükemmele ulaşmak ve doğru kararlar vermek artık tamamen sizin elinizde.” Mezun olan öğrencilere, öğrenmenin hayat boyu süren bir deneyim olduğunu hatırlatan Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Çalış, “Gelecekteki kariyerinize bu bilinçle başlamanız gerekir. Kendinizi sürekli geliştirmek zorundasınız. Farklı disiplinlerde diplomanızın olması önemli değil. Önemli olan kişinin sorumluluklarını, yükümlülüklerini yerine getirmesi ve meslek sahibi olmanın beklentilerini en saygın şekilde karşılamasıdır” ifadelerini kullandı. Öğrencilere bundan sonraki hayatlarında yol gösterecek tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Çalış, “Kariyerinizin başında karşılaşabileceğiniz zorluklar karşısında korkacağınıza eminim. Bu, bir profesyonel olmanın ve topluma karşı duyulan sorumluluk duygusuna sahip olduğunuzun bir kanıtıdır. Asla korkma! Cesur ol! Farklı ol! Bir fark yarat! Pes etme! Mükemmele ulaşmak ve doğru kararlar vermek artık tamamen sizin elinizde ve yetenekleriniz dahilinde” ifadelerini kullandı. Muazzez Çekici: “Bizler Yakın Doğu Üniversitesi mezunları olarak, köklü ve başarılarla dolu bir geçmişi olan, donanımlı ve bilgili bir kuşağız.” Yakın Doğu Üniversitesi 2021-2022 Güz dönemi mezuniyetinde KKTC ve Türkiye’den öğrenciler adına konuşan Atatürk Eğitim Fakültesi mezunu Muazzez Çekici, “Bugün alıştığımız, sevdiğimiz, birçok değerli anıları paylaştığımız okulumuzdan, hocalarımızdan ve arkadaşlarımızdan ayrılıyoruz” sözleri ile duygularını dile getirdi. Üniversite eğitimi almak sadece bilgi edinip mezun olmak anlamına gelmiyor diyen Muazzez Çekici, “Bana göre, üniversite eğitimi almak öğrenmeyi öğrenme sürecidir. Bizleri hayata karşı güçlü kılan şey tek başına diplomamız değil, diplomanın arkasını hangi birikimle nasıl doldurduğumuzdur. İyi bir geleceğin temelinde iyi bir geçmiş yatar. Bizler Yakın Doğu Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunları olarak, köklü ve başarılarla dolu bir geçmişi olan, donanımlı ve bilgili bir kuşağız. Bu yüzden hayata sımsıkı sarılarak hak ettiğimiz yerlere geleceğiz. Bizden sonraki kuşaklara örnek olacağız” ifadelerini kullandı. Robina Kauka: “Bugün hep birlikte muniyet başarımızı kutluyoruz. Mezun olan bütün arkadaşlarımı tebrik ediyorum.” Törende Yakın Doğu Üniversitesi’nin bütün uluslararası mezunları adına konuşan Yakın Doğu Üniversitesi Turizm Fakültesi mezunu Robina Kauka, mezuniyet gününde duygularını ifade etme fırsatı yakaladığı için duyduğu mutluluğu ifade ederek başladı. Geleceğe hazırlandıkları eğitim hayatları boyunca kendilerine destek olan, onları koruyan ve geleceğe hazır hale getiren tüm hocalarına teşekkür eden Kauka, “Bana inanarak, burada eğitim fırsatı veren anneme, babama ve bütün aileme de özel olarak teşekkür etmek istiyorum” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi’nde yeni bir çevre ve yeni arkadaşlıklar edinme şansı yakaladıklarını söyleyen Robina Kauka, “Bugün hep birlikte muniyet başarımızı kutluyoruz. Mezun olan bütün arkadaşlarımı tebrik ediyorum” ifadesini kullandı.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Prostat Büyümesine Lazer Yöntemiyle Kesin Çözüm!

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde kullanılmaya başlanan Holmium Lazer teknolojisi (HoLEP) ile ilerleyen yaşlarda erkeklerin korkulu rüyası haline gelen iyi huylu prostat büyümesinden kolayca kurtulmak mümkün. Prostat hastalıkları, dünyada ve ülkemizde erkeklerin en sık karşılaştığı sağlık sorunlarının başında geliyor. Yaşa bağlı olarak görülen prostat büyümesi ise yaşam süresinin uzamasıyla birlikte erkeklerde en sık görülen prostat hastalıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bu sorun nedeniyle ameliyat olanların oranları da her geçen gün artıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde de kullanılmaya başlanan HoLEP yönteminde, özel bir cihaz aracılığıyla lazer teknolojisi sayesinde, prostat büyümesi operasyonları çok daha kısa sürede, klasik cerrahinin neden olduğu riskleri en aza indirerek başarıyla yapılıyor. İyi huylu prostat büyümesi tedavisinde lazer teknolojisi kullanılan endoskopik HoLEP yöntemi, 21’inci yüzyılın yeni altın standart tedavi yöntemi olarak öne çıkıyor. Cinsel fonksiyonlara zarar vermeyen HoLEP yöntemi ile hastalar, 24 saat içinde taburcu olarak günlük yaşamlarına dönebiliyor. Prostat büyümesi ameliyatlarında kapalı lazer dönemi! Sıklıkla karşılaşılan prostat büyümesi, tıkanıklığa neden olarak, idrar yapmayı engelleyerek böbreklerde şişme ve fonksiyon bozukluğuna yol açıyor. Prostat içinde çok sayıda ve genişlemiş durumdaki kan damarları, özellikle idrar yapmak için ıkınan hastalarda kanayabiliyor. Tıkanmanın etkisiyle hastalarda enfeksiyon da görülebiliyor. Bazı hastalarda enfeksiyon hastanede yatışı gerektirecek boyuta ulaşabiliyor. Bu olumsuzluklardan kurtulmanın tek yolu ise tıkanıklığın açılarak, enfeksiyon kontrolünün ardından büyüyen prostat dokusunun kurtulmak. Bu noktada operasyon, cerrahi müdahale ile yapılabileceği gibi lazer teknolojisinden yararlanılarak idrar kanalından endoskopik olarak uygulanan HoLEP yöntemi ile de yapılabiliyor. İşlem sırasında büyüyen prostat dokusu lazer yardımıyla kapsülden çıkarılarak, kapsül tamamen temizleniyor. Hasta konforunu artıran çözüm Cerrahi yöntemlere göre hasta konforunu önemli ölçüde artıran lazer teknolojili HoLEP yöntemi, her hasta grubu için ideal bir yöntem. Klasik prostat cerrahileri 80-100 gramdan büyük prostatlar için önerilmezken, HoLEP, özellikle büyük prostatlarda çok daha başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlıyor. Ayrıca HoLEP için prostat büyüklüğü konusunda üst limit bulunmuyor. HoLEP yöntemiyle yapılan endoskopik işlem düşük kanama riski ve daha hızlı iyileşme imkanı sağlıyor. İşlem sonrası genellikle hastaların sondası kısa sürede çekilerek 24 saat içinde taburcu edilebiliyor. Hastalar taburcu olduktan yaklaşık 1-2 hafta sonra normal hayatlarına dönebiliyor. Cinsel fonksiyon bozukluklarına neden olmuyor Prostat operasyonu geçiren hastalardaki en büyük endişelerden biri de işlem sonrası cinsel fonksiyon kaybı yaşanması. HoLEP yönteminde prostat dokusunu ayırmak için kullanılan lazer enerjisi bölgedeki sinirlere zarar vermediği için cinsel fonksiyon kaybı yaşanması gibi bir risk de yaratmıyor. Ayrıca klasik yöntemlerle tedavi edilen hastalarda prostat dokusunun yeniden büyüyüp idrar yolunu tıkama riski bulunuyor. HoLEP yöntemi ile tedavide geride prostat dokusu kalmadığı için hastalığın tekrarlama riski de tamamen ortadan kaldırılmış oluyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Üroloji uzmanları KKTC’de başarıyla uygulanan HoLEP yöntemi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Ali Ulvi Önder: “Yüksek teknolojik alt yapı gerektiren ve kesisiz gerçekleştirilen lazerle tedavi yöntemi HoLEP’le hastalarımıza hızlı ve konforlu bir tedavi seçeneği sunuyoruz.” 50 yaş üzeri erkeklerde en sık rastlanan rahatsızlıkların başında iyi huylu prostat büyümesinin geldiğini söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, HoLEP yönteminin, iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde Amerika ile birlikte Avrupa’da Almanya, İtalya ve İngiltere’de son 10 yılda çok yaygın olarak kullanıldığını vurguladı. Prof. Dr. Ali Ulvi Önder, en yeni teknolojilerin takipçisi olan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin de Holmium Lazer cihazını prostat büyümesi cerrahisinde kullanılmaya başladığını söyledi. Prof. Dr. Önder, “Hastanemizde iyi huylu prostat büyümesi teşhisi konan hastaları öncelikle ilaç tedavisi ile ameliyatsız olarak sağlıklarına kavuşturmak için çalışıyoruz. İlaç tedavisinden fayda görmeyen hastalarımız için ise cerrahi tedavileri gündemimize alıyoruz. Türkiye’de sayılı merkezde, ülkemizde ise Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde kullanılan, yüksek teknolojik alt yapı gerektiren ve kesisiz gerçekleştirilen lazerle tedavi yöntemi HoLEP’le hastalarımıza hızlı ve konforlu bir tedavi seçeneği sunuyoruz” ifadelerini kullandı. Uzm. Dr. Necmi Bayraktar: “Lazer yöntemiyle prostat büyümesine mesane taşının eşlik ettiği hastalarda aynı seansta her iki soruna yönelik tedavi gerçekleştirebiliyoruz.” HoLEP yönteminin, prostat boyutu fark etmeksizin tüm hastalarda rahatlıkla uygulanabildiğini vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Necmi Bayraktar “Bu yöntemle prostat büyümsine mesane taşının eşlik ettiği hastalarda aynı seansta her iki soruna yönelik tedavi gerçekleştirebiliyoruz. Daha önce idrar yapamadığı için sonda takılan hastalarda da başarıyla uygulayabiliyoruz. Kalp-damar hastalarında, koroner stenti bulunan veya geçmişte by-pass geçirmiş olan ya da damar tıkanıklığı nedeniyle kan sulandırıcı kullanan hastalarda da diğer tekniklere göre güvenle uygulanabilir” diyor. HoLEP yöntemi ile yapılan endoskopik işlemin düşük kanama riski ve daha hızlı iyileşme imkanı sağladığının altını çizen Uzm. Dr. Bayraktar, “İşlem sonrasında hastalarımızı genellikle 24 saat içinde taburcu ediyoruz. Ender de olsa kan sulandırıcı ilaç kullanan ya da idrar borusunda darlık bulunan hastalarda bu süreç bir iki gün uzayabiliyor. Hastalar taburcu olduktan yaklaşık 1-2 hafta sonra normal hayatlarına dönebiliyor” ifadesini kullanıyor.

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları Kalp Krizi Başta Olmak Üzere Kalp Hastalıklarını Tetikliyor

Özellikle kış ve bahar aylarında etkili olan gribal enfeksiyonlar, zatürre ve akciğer enfeksiyonları yanında kalp krizi ve diğer kalp hastalıklarını da tetikliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, bilinen kalp hastalığı olan kişilerin, enfeksiyonlardan korunmaya yönelik alabilecekleri önlemler olduğuna dikkat çekerek, tavsiyelerde bulundu. Soğuk havalarla birlikte görülme sıklığı artan ve özellikle kronik kalp hastalığı olan kişilerde daha düşük olan vücut direnci nedeniyle sağlıklı kişilere göre daha hızlı ilerleyen gribal enfeksiyonlar, alt solunum yolu enfeksiyonu ve zatürreye neden olabiliyor. Prof. Dr. Hamza Duygu, özellikle kalp damar hastalığı, kalp yetmezliği, ritm bozukluğu, ve hipertansiyonu olan kişilerin enfeksiyonlardan daha fazla etkilendiğini ve bazı durumlarda hastanede yatış gerekebileceğini söylüyor. Enfeksiyonun yol açtığı sıvı kaybı ve yüksek ateş kalp krizi nedeni olabilir “Enfeksiyonlar ile kalp ve damar hastalıkları arasında ilişki olduğu, bilinen bir gerçektir. Gribal enfeksiyonlar ile birlikte vücutta bağışıklık sistemi aktifleşir ve inflamasyon denilen yangısal reaksiyon meydana gelir. Bu reaksiyon sonucunda kalp damarlarında önceden oluşmuş plaklarda parçalanma ve üzerine pıhtı oturması sonucunda damar tıkanıklığı meydana gelebilir, bu süreç ise kişide kalp krizine kadar ilerleyebilir” diyen Prof. Dr. Hamza Duygu, enfeksiyonlar sırasında vücuttaki sıvı kayıpları ve ateş yükselmesinin kalp atışlarını hızlandırarak kalbin iş yükünü artırdığını, kişide daha önceden bulunan ve belirti vermeyen damar tıkanıklıklarının, kalp krizine neden olabildiğini ifade ediyor. Tedavi Edilmeyen Kalp Zarı ve Kalp Kası İltihabı Ani Kalp Durması Nedeni Daha çok viral enfeksiyonlarda görülmek üzere bazı bakteriyel enfeksiyonlar kalp zarı ve kalp kasında reaksiyona yol açarak kalp zarı ve/veya kalp kası iltihabına neden olabiliyor. Prof. Dr. Hamza Duygu, yakın zamanda gribal enfeksiyon geçiren kişilerin, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma, baş dönmesi, çarpıntı gibi şikayetleri olması halinde ve yine önceden kalp hastalığı olan kişilerde gribal enfeksiyonla birlikte nefes darlığı, bacaklarda ve karında şişme gibi şikayetler gelişmesi halinde mutlaka uzman bir kardiyolog tarafından kontrol edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Prof. Dr. Hamza Duygu, “Kalp zarı-kalp kası iltihabı kısa sürede tedavi başlanması ve bazı olgularda hastanede yatış gerektiren klinik bir durumdur. Tedavi edilmemesi halinde kişilerde ritm bozuklukları, kalp yetmezliği ve ani kalp durmasına kadar ilerleyebilmektedir” diyor. Gribal Enfeksiyonlar ve İlaç Kullanımı Enfeksiyonlarda kullanılan bazı ateş düşürücü, ağrı kesici ilaçlar ise vücutta su ve tuz tutulumuna neden olarak tansiyonu yükseltebilmekte ve daha önceden kalp hastalığı olan kişilerde kalp yetmezliği ataklarına neden olabilmektedir. Yine enfeksiyon tedavisinde kullanılan antibiyotikler, özellikle kan sulandırıcı (coumadin gibi) kalp ilaçları ile etkileşime girerek, kanamaya yol açabilmektedir. Kalp hastalığı olan kişilerin gribal enfeksiyonlar, alt-üst solunum yolu enfeksiyonları, zatürre gibi durumlarda ilaç kullanmadan önce mutlaka kardiyoloji doktoruna başvurması gerekiyor. Prof. Dr. Hamza Duygu konuyla ilgili açıklamalarında, “Üst solunum yollarındaki ödemi azaltmak için kullanılan ilaçlar yanında burun damlası gibi yaygın kullanılan ilaçlar da kalbi hızlandırarak çarpıntı ataklarına yol açabilir. Bu nedenle önceden taşikardi veya kalp ritim bozukluğu olan hastaların bu ilaçları kullanmadan önce kardiyolojı uzmanına danışmaları hayati önem taşımaktadır” diyor. Kalp Sağlığına Yönelik Önlemler Özellikle kalp hastalığı olan kişileri enfeksiyondan korumaya yönelik önerilerde de bulunan Prof. Dr. Hamza Duygu, alınabilecek önlemleri şöyle sıralıyor; Kış aylarında enfeksiyonlar açısından dikkatli olmalı, hijyene önem vermeli, kalabalık ortamlardan ve enfeksiyonu olan kişilerle yakın temastan kaçınmalı Vitaminler açısından zengin bol meyve ve sebze tüketmeli Odaları sık sık havalandırmalı Sıvı tüketimine özen göstermeli Grip ve zatürre aşısı yapınmalı

KKTC Mikrobiyoloji Platformu’nun Yeni Başkanı Yakın Doğu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Buket Baddal Oldu

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti (TMC) bünyesinde çalışma grubu olarak faaliyet gösteren KKTC Mikrobiyoloji Platformu’nun yeni başkanı Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Buket Baddal oldu. Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti (TMC) çatısı altında faaliyet gösteren tüm çalışma gruplarının yeni dönem yönetimleri, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde eş zamanlı olarak yapılan genel kurullarla belirlendi. Bu kapsamda, KKTC Mikrobiyoloji Platformu’nda yeni dönem yönetim kurulu da düzenlenen seçimli genel kurul ile oluşturuldu. Kurucu başkan Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ’ın aday olmadığı seçimde başkanlığa, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Buket Baddal getirildi. Platform genel sekreterliğine ise Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Ruh seçildi. Yakın Doğu Üniversitesi DESAM Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’ndan Yrd. Doç. Dr. Ayşe Seyer ve Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan Doç. Dr. Meryem Güvenir ise platform yürütme kurulu üyeliğine seçildi. KKTC Mikrobiyoloji Platformu, mikrobiyoloji camiasına yönelik çalışmalara devam edecek TMC-KKTC Mikrobiyoloji Platformu, Türkiye ve KKTC’deki mikrobiyologlar arasındaki iş birliğini güçlendirmek, birlikte bilimsel toplantılar ve eğitimler düzenleyerek mikrobiyoloji camiasının yapacağı öneri ve uyarıları topluma ileterek, toplumu doğru bilgilendirmeyi ve ülkede halk sağlığının korunmasını sağlamayı hedefliyor. Platformun COVID-19 pandemisinin ortaya çıkışı ile birlikte gündeme gelen SARS-CoV-2 ve tanıda kullanılan testler ile ilgili 7-8 Eylül 2020 tarihlerinde KKTC’de gerçekleştirdiği “Uygulamalı COVID-19 PCR Akademisi” ülkedeki bilim insanları tarafından yoğun ilgi görmüştü. 29 Mayıs 2020’de ise enfeksiyon hastalıklarının takip ve kontrolünde yenilikçi yöntemleri ele alan “Salgın Hastalıklar ve Matematiksel Modelleme: KKTC Deneyimi” seminerini Türkiye ve KKTC’den araştırıcıların katılımı ile gerçekleştirdi. 25-27 Aralık 2020 tarihinde çevrimiçi olarak yapılan TMC 2020 Mikrobiyoloji Sempozyumu’nda ise TMC-KKTC Mikrobiyoloji Platformu “Bilimsel Verilerle KKTC’de COVID-19 Pandemisi” oturumu altında sunumlar yaparak ülkedeki son gelişmeleri bilim dünyası ile paylaştı. 2022 dönemi için KKTC’de birçok uygulamalı kurs, seminer ve panel planlayan TMC-KKTC Mikrobiyoloji Platformu, yeni dönemde inovatif teknolojilerin enfeksiyon hastalıkları tanısında kullanımına yönelik etkinlikler planlıyor.

KKTC Bayrağını Dünyanın Beş Büyük Zirvesinde Dalgalandıran Birkan Uzun’un Efsanesi, Surlariçi Şehir Müzesi’nde…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bayrağını, dünyanın en yüksek 5 zirvesinde dalgalandıran Birkan Uzun’un efsanesi, Kazak sanatçı Rakhat Saparalieva’nın tuval üzerine akrilik boya ile yaptığı tablo ile ölümsüzleşti. Eser, Surlariçi Şehir Müzesi’nde ziyarete açıldı. Birkan Uzun’un, Antarktika’nın en yüksek noktası olan Vinson Dağı zirvesinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağını dalgalandırdığı anı gösteren fotoğraf karesi medyaya düştüğünde, bütün Kıbrıs Türklerinin yüzünde, kaynağını yaşadıkları büyük gururdan alan büyük bir gülümseme belirmişti. 1 Ocak 2022’de aramızdan ayrılan 28 yaşındaki Birkan Uzun, 2016’da henüz 23 yaşında iken, ülkesinin bayrağını dünyanın en yüksek 7 zirvesinde dalgalandırmaya karar vermiş ve Tanzanya’daki Kilimanjaro Dağı’ndan başlayarak bu hedefe adım adım yürüyerek 5 yılda dünyanın en büyük 5 zirvesine KKTC bayrağını dikmişti. 16 Aralık 2021’de Antarktika’nın en yüksek noktası olan Vinson Dağı zirvesine tırmandığında hedefine ulaşmak için önünde sadece iki büyük zirve kalmıştı. Bu yıl Endonezya’da Carstensz Piramidi’ne tırmanmayı ve son olarak 2023’te Everest’e tırmanmayı planlıyordu. 2021’i Birkan Uzun’un genç yaşında imza attığı başarılarla, ülkesinin adını bütün dünyaya haykırmak için çıktığı efsanevi tırmanışların gururu ile kapattık. 2022’nin ilk gününde ise hepimizi tarifsiz bir acıyla yüzleştiren Birkan Uzun’u kaybettiğimiz haberini aldık. Genç yaşında, ülkesinin bayrağını, dünyanın en yüksek zirvelerinde dalgalandırarak, KKTC’nin varlığını bütün dünyaya duyurma bilincini ve cesaretini gösteren Birkan Uzun’un efsanesi Surlariçi Şehir Müzesi’nde yaşayacak. Kazak sanatçı Rakhat Saparalieva, Birkan Uzun’un kısa bir süre önce KKTC bayrağını, Antarktika’nın en yüksek noktası olan Vinson Dağı zirvesine diktiği anı, tuval üzerine akrilik boya ile yansıtarak, bu büyük zaferi ölümsüzleştirdi. Surlariçi Şehir Müzesi’nde sergilenmeye başlanan eser, Birkan Uzun’un genç yaşında ortaya koyduğu cesareti ölümsüzleştirerek, Uzun’un Kıbrıs Türk gençlerine ilham vermeyi sürdürmesini amaçlıyor.

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Araştırmaları Merkezi Tarafından Hazırlanan “Uluslararası Sosyal Bilimler ve Sanat Araştırmaları” Dergisinin İlk Sayısı Yayınlandı

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Araştırmaları Merkezi’nin hazırladığı “Uluslararası Sosyal Bilimler ve Sanat Araştırmaları” dergisinin ilk sayısı yayınlandı. Dergi, Sosyal Bilimler ve Sanat Araştırmaları dalında disiplinlerarası sanat ve iletişim çalışmalarına yer veriyor. Özel gereksinimli bireylerle ilgili akademik çalışmalara ve müzecilik konusundaki akademik yayınlara da öncelik vermeyi planlayan Sosyal Bilimler ve Sanat Araştırmaları Dergisi, kurullarındaki ulusal ve uluslararası ölçekte üne sahip akademisyenlerle de öne çıkıyor. Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Araştırmaları Merkezi Başkanı ve dergi baş editörü Prof. Dr. Fevzi Kasap, yaklaşık 15 farklı üniversiteden kabul edilen makalelerin editoryal süreçten geçirildikten sonra çift kör hakem uygulaması yaına kabul edildiğini söyledi. Derginin her sayısının farklı bir yönetici editör tarafından hazırlanacağını belirten Prof. Dr. Fevzi Kasap, ilk sayının Öğr. Gör. Murat Cem Acaralp yönetici editörlüğünde hazırlanarak, sekiz makale ile yayımlandığını vurguladı. Derginin ikinci sayısı için hazırlıklar başladı “Uluslararası Sosyal Bilimler ve Sanat Araştırmaları” dergisinin ikinci sayısı Nisan 2022 tarihinde yayınlanacak. İletişim Araştırmaları Merkezi Başkan Yardımcısı Dr. Serkan Fundalar editörlüğünde yayınlanacak ikinci sayı için makale kabulüne başladı. İkinci sayısı ile birlikte DergiPark platformunda da yerini alacak derginin uluslararası indeksler tarafından taranması için gerekli çalışmalar sürüyor. Uluslararası Sosyal Bilimler ve Sanat Araştırmaları dergisinin ilk sayısında; “Yeni Medyada Nefret Söylemi ve Türkiye’deki Futbol Kültürü”, “Feyzi Tuna’nin Kadin Filmleri Üçlemesinin Feminist Kuram Perspektifinden Analizi”, “Covid-19 Sürecinin Psikososyal Açıdan Değerlendirilmesi”, “Kentin Çeperlerinde Varoluş Mücadelesi: Kentsel Dönüşüm Sürecinde Sinemada Birey ve Mekân Anlatıları”, “Ders Denetimi ve Denetmenlere İlişkin İngilizce Öğretmenlerinin Görüşleri: KKTC Örneği”,”Habermas’in Burjuva Kamusal Alanı Kavramı Bağlamında Modern Disiplin Toplumlarında Yabancılaşma ve Kimlik Sorununa Ekonomi Politik Bir Bakış”,”İran’da Siyasi İslamın Sinemaya Etkisi” ve “Yeni Medyada Etik İhlaller: İzmir Depremi Örneği”adlı makaleler yer alıyor.

Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği’nin Düzenlediği 2. Altın Caretta Ödüllerinden Yakın Doğu Oluşumu’na 4 Ödül!

2. Altın Caretta Ödüllerinde Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel’e “Yaşam Boyu Onur ve Başarı Ödülü” verilirken, Yakın Doğu Üniversitesi “En Fazla Uluslararası Bilimsel Yayın Yapan Araştırmacı Üniversite” ödülüne, Yakın Doğu Oluşum Hastaneleri “Yılın Sağlık Markası” ödülüne ve KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL ise “Yılın Projesi” ödülüne layık görüldü. Kıbrıs Türk İş İnsanları Derneği’nin (İŞAD) Saygın Medya ile birlikte organize ettiği 2. Altın Caretta Ödülleri sahiplerini buldu. Ödül töreninde Yakın Doğu Oluşumu’na 4 ödül birden takdim edildi. Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel’e “Yaşam Boyu Onur ve Başarı Ödülü” verilirken, Yakın Doğu Üniversitesi “En Fazla Uluslararası Bilimsel Yayın Yapan Araştırmacı Üniversite” ödülüne, Yakın Doğu Oluşum Hastaneleri “Yılın Sağlık Markası” ödülüne ve KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL’e ise “Yılın Projesi” ödülüne layık görüldü. Ödülleri, Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Üyesi ve Hastaneler Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soykurt ve Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ aldı. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Bizler, ülkemiz için çabalıyor ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha da yukarı çıkarmayı istiyoruz. Başarı bayrağını yukarıya taşımak boynumuzun borcu.” Ödül töreninde, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel’e verilen “Yaşam Boyu Onur ve Başarı” ödülünü, İŞAD Yönetim Kurulu Başkanı Enver Mamülcü’den alan Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Gönlünü ve ömrünü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne vermiş insanlarla burada olmak büyük bir mutluluk. Babam adına bu ödülü almak çok büyük bir gurur” ifadesini kullandı. “En Fazla Uluslararası Bilimsel Yayın Yapan Araştırmacı Üniversite” ödülünün sahibi olan Yakın Doğu Üniversitesi’nin; imza attığı projeleri ile KKTC’yi, kendi aşısını üretmek için çalışan ve PCR Tanı Kitini üreten ülkerden birine dönüştürdüğünü hatırlatan Prof. Dr. Günsel, “Bizler, ülkemiz için çabalıyor ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni daha da yukarı çıkarmayı istiyoruz. Başarı bayrağını yukarıya taşımak boynumuzun borcu. Çok değerli ve başarılı bir ekibe sahibiz. Ekibimizde, Kıbrıslı Türk ve Türkiye’mizden çok değerli bilim insanlarımız var. Hep birlikte bir uyum içerisinde ülkemiz için çalışmaya ve üretmeye devam ediyoruz” dedi. KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL’in de “Yılın Projesi” ödülü aldığı gecede, Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Yakın zamanda seri üretime geçeceğimiz ülkemizin yerli otomobili GÜNSEL’i merak eden herkesi test sürüşlerine bekliyoruz. Sadece görmesinler gelip dokunarak hissetsinler” dedi. Mehmet Soykurt: “Yakın Doğu Oluşumu olarak ülkenin geleceğini şekillendirecek güçlü yatırımlarla geleceği kurmak için çalışmaya devam ediyoruz.” “Yılın Sağlık Markası” ödülünü alan Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Üyesi ve Hastaneler Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soykurt ise, “Kuzey Kıbrıs’ın değerlerinin ortaya çıkması ve ülke için çabalayıp bir şeyler ortaya koyan insanların hatırlanması çok değerli. Başta Kıbrıs İş İnsanları Derneği olmak üzere, emeği geçen herkese teşekkür ederim” ifadesini kullandı. KKTC’de, ana vatan Türkiye ile uyumlu bir şekilde önemli adımlar atıldığını söyleyen Soykurt, “Yakın Doğu Oluşumu olarak ülkenin geleceğini şekillendirecek güçlü yatırımlarla geleceği kurmak için çalışmaya devam ediyoruz. Başta eğitim olmak üzere sağlık ve teknoloji alanlarında ülkemizi ileriye taşıyan adımlarımız ve GÜNSEL’imiz, en önemli gurur kaynaklarımız” ifadesini kullandı. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi ile ülkenin sağlık ihtiyaçlarını son teknoloji donanımı ve yetkin hekim kadrosu ile karşıladıklarını vurgulayan Soykurt, Oluşum’un üçüncü tam teşekküllü hastanesi olacak Yakın Doğu Üniversitesi Yeniboğaziçi Hastanesi’nin de yakın bir zamanda açılacağını söyledi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Bu ödülü, laboratuvarlarda, araştırma merkezlerinde, fakültelerde sabahlayarak gece gündüz çalışan ve bu çalışmalara mentorluk yapan tüm akademisyenlerimiz adına alıyorum.” “En Fazla Uluslararası Bilimsel Yayın Yapan Araştırmacı Üniversite” ödülünü alan Yakın Doğu Üniversitesi’nin Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi’nin araştırma ve bilimsel yayın konusunda çok önemli bir vizyona sahip olduğunun altını çizerek, KKTC üniversitelerinin 2021’de Web of Science ve Scopus gibi uluslararası indekslerce taranan yayınlarda yayınlanan makalelerinin yüzde 50,3’ünü tek başına Yakın Doğu Üniversitesi imzasını taşıdığını söyledi. “5 yılda bilimsel makale sayımızı 143’ten 1.500 bandına çıkardık. Öğretim üyesi başına düşen uluslararası bilimsel makale sayımız ise 2,3 düzeyine yükseldi” diyen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, bu vizyonla oluşan bilimsel üretkenliğin 2021’de açıklanan dünya üniversiteleri sıralamalarında da kendini gösterdiğini söyledi. Prof. Dr. Şanlıdağ, “Times Higer Education’ın ‘Dünyanın En İyi Üniversiteleri’ sıralamasında Bilgisayar Bilimleri ve Mühendislik alanlarında dünyada ilk 250 üniversite arasında yer aldık. Ayrıca Eğitim alanında dünyada ilk 500’de, Fizik Bilimlerinde ilk 600’de; Sosyal Bilimler, Klinik ve Sağlık ile Sosyal Bilimlerde ise ilk 800’de yer aldık. Aralık ayının ilk haftasında AD Scientific Index’in yayınladığı ‘En İyi Üniversiteler Sıralaması 2022’de ise Yakın Doğu Üniversitesimiz 488’inci sırada yer alarak dünyanın en iyi ilk 500 üniversitesi arasında gösterildi” ifadesini kullandı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “En Fazla Uluslararası Bilimsel Yayın Yapan Araştırmacı Üniversite” ödülünü “Laboratuvarlarda, araştırma merkezlerinde, fakültelerde sabahlayarak gece gündüz çalışan ve bu çalışmalara mentorluk yapan tüm akademisyenlerimiz adına alıyorum” dedi.
tercih robotu