Telefon: +90 (392) 223 64 64 | [email protected]

Yakın Doğu Üniversitesi: KKTC’de SARS-Cov-2’nin Yeni Varyantı Omikron Görülmedi. Delta Varyantı Yüzde 95’le Hala Baskın!

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Kasım ayı içerisinde pozitif tanı alan vakalar üzerinden gerçekleştirdiği mutasyon tayin analizi, SARS-CoV-2’nin yeni varyantı Omikron’un henüz KKTC’ye ulaşmadığını ortaya koydu. Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacıları, Omikron’un ülkeye olası girişini saptamak için hazır! Güney Afrika ve çevre ülkelerinde ortaya çıkan SARS-CoV-2’nin yeni mutasyonu Omikron, bütün dünyada endişe ile takip edilmeye devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel çapta ciddi sonuçlara neden olabilecek vaka artışlarına yol açma riskine dikkat çektiği Omikron varyantının kısa sürede Avrupa ülkelerine de sıçraması, Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı uyarının ciddiyetini artırıyor. Yayılma hızı ve semptomların şiddeti üzerinde yapabileceği olası değişiklikler ile mevcut aşılara karşı gösterebileceği direnç, Omikron varyantının yaratacağı riski belirleyen temel parametreler olacak. Bu noktada ülkede Omikron varyantının görülmeye başladığında hızla tespit edilmesi pandemi sürecinin yönetimi açısından büyük bir önem taşıyor. Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacıları tarafından, SARS-CoV-2 viral soylarının izlenmesi için geliştirilen SARS-CoV-2 PCR Varyant Tayin Kiti’nin Omikron varyantına özel mutasyon tayini de yapabiliyor olması bu yönüyle büyük bir önem taşıyor. Ülkede görülen pozitif vakaları düzenli olarak inceleyen Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacıları, SARS-CoV-2 PCR Varyant Tayin Kiti sayesinde varyantın ülkeye gelir gelmez tespit edilmesi planlanıyor. Gerçekleştirilen ilk analizler ise Omikron varyantının henüz KKTC’ye ulaşmadığını gösteriyor. KKTC’de Delta varyantı yüzde 95’le hala baskın! Yakın Doğu Üniversitesi’nden bilim insanlarının Kasım ayı içerisinde pozitif tanı alan vakalar üzerinden yaptığı araştırma, Omikron varyantının KKTC’de henüz görülmediğini ortaya koydu. Yakın Doğu Üniversitesi COVID-19 PCR Tanı Laboratuvarı’nda COVID-19 pozitif tanısı alan 50 kişi üzerinden yapılan mutasyon tayin analizi sonucunda Omikron varyantına rastlanmadı. Yapılan çalışma Kuzey Kıbrıs’ta yerel bulaşta Delta varyantının yüzde 95’le baskınlığını koruduğun gösterdi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Yetkin ekibimiz, PCR Varyant Tayin Kitimiz ve sahip olduğumuz donanımla, Omikron varyantının ülkemize olası girişini saptamak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.” Güney Afrika’da ortaya çıkan ve bütün dünyayı alarma geçiren SARS-CoV-2’nin yeni varyantı Omikron’u tespit etmek için güçlü bir bilimsel altyapıya sahip olduklarını söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Yakın Doğu Üniversitesi’nde Türk bilim insanlarınca geliştirilen SARS-CoV-2 PCR Varyant Tayin Kiti’nin diğer varyantlar gibi Omikron’u da hızla tespit etme kabiliyetinde olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Şanlıdağ, “Yakın Doğu Üniversitesi COVID-19 PCR Tanı Laboratuvarı’nda araştırmacılarımızın gerçekleştirdiği mutasyon tayin analizleri, Kasım ayı içerisinde pozitif tanı alan kişilerin önceki aylarda olduğu gibi Delta varyantı ile enfekte olduğunu ortaya koydu. Omikron varyantına ise rastlanmadı. Yetkin ekibimiz, PCR Varyant Tayin Kitimiz ve sahip olduğumuz donanımla, Omikron varyantının ülkemize olası girişini saptamak için çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadesini kullandı. Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören: “Kuzey Kıbrıs’ta yerel bulaşta Delta varyantının yüzde 95’le baskınlığını koruyor.” Yakın Doğu Üniversitesi COVID-19 PCR Tanı ve Kit Üretim Laboratuvarları sorumlularından Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören ise Kasım ayı içerisinde pozitif tanı alan vakalar üzerinden yaptıkları araştırmada SARS-CoV-2’nin Omikron varyantının KKTC’de henüz görülmediğini saptadıklarını söyledi. Doç. Dr. Ergören, “Kuzey Kıbrıs’ta yerel bulaşta Delta varyantı yüzde 95’le baskınlığını koruyor” ifadesini kullandı. Omikron varyantının bilinenleri, bilinmeyenleri 26 Kasım 2021’de Dünya Sağlık Örgütü, Afrika’nın güneyinde ortaya çıkan B.1.1.529 varyantına Omikron adını vererek küresel bir uyarı yayınladı. Güney Afrika ve dünyadaki araştırmacılar, Omikron’un birçok yönünü daha iyi anlamak için çalışmalara devam ediyor. Yeni varyantın etkilerinin daha net bir şekilde ortaya konulması içinse biraz daha zamana ihtiyaç var. Güney Afrika’nın bu varyanttan etkilenen bölgelerinde testi pozitif çıkan insan sayısı arttı, ancak bunun Omikron’dan mı yoksa diğer faktörlerden mi kaynaklandığını anlamak için epidemiyolojik çalışmalar sürüyor. Omikron ile enfeksiyonun, diğer varyantlarla kıyasla hastalığın şiddetini nasıl etkilediği de henüz net değil. Zira bildirilen ilk Omikron enfeksiyonları, hastalığı daha hafif semptomlarla geçirme eğiliminde olan gençlerde saptandı. Yaş aralığı yükseldikçe semptomların şiddetinin nasıl değişeceğini görmek için de yine zamana ihtiyaç var. Ön kanıtlar, endişe duyulan diğer varyantlara kıyasla Omikron ile yeniden enfeksiyon riskinin arttığını düşündürüyor. Ancak bu bilgi de sınırlı. Dünya Sağlık Örgütü, bu varyantın aşılar dahil mevcut karşı önlemler üzerindeki potansiyel etkisini anlamak için çalışmaya devam ediyor. Bu noktada aşılar, dolaşımdaki baskın varyant Delta’ya karşı da dahil olmak üzere, hastalığın şiddeti ve ölümlerin azaltılmasında kritik önemini koruyor. Yaygın olarak kullanılan PCR testleri ise diğer varyantlarda olduğu gibi, Omikron varyantını da tespit etmeye devam ediyor. Yeni varyantın, hızlı antijen tespit testleri de dahil olmak üzere, diğer test türleri üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmadığını belirlemek için çalışmalar devam ediyor.

Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt, Kaleme Aldığı “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” Serisinin İkinci Kitabında Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail’in İlham Veren Hikayesini Okurlarıyla Buluşturuyor

Girne Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt’un hazırladığı “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” serisinin ikinci kitabı Yakın Doğu Üniversitesi Kültür Yayınları’ndan çıktı. Serinin ikinci kitabı, Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail’in ilham veren hikayesini okurlarıyla buluşturuyor… Kıbrıs Türk Toplumunun kültürüne ve yaşamına büyük katkılar sunan gizli kahramanların hikayelerini gelecek nesillerle buluşturarak ölümsüzleştirmeyi amaçlayan “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” serisinin ikinci kitabı çıktı. Serinin ilk kitabında Kuzey Kıbrıs’ın efsane müzik öğretmeni Yıldan Birand’ın hikayesini okuyucuyla buluşturan Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt, ikinci kitabında ise Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Raziye Kocaismail’in ilham veren hikayesini okurlarıyla buluşturuyor… Uzmanlık alanı, yaratıcı müfredat geliştirme olan Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt, “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” kitap serisinde ele aldığı ilham verici yaşam öykülerini, başta çocuklar olmak üzere, okuyan herkesin eğlenerek ilham alacağı bir dil ve tasarımla geleceğe taşıyor. Kanseri umutla yenen kadın: Raziye Kocaismail! Kıbrıs Türk toplumunun hayatında önemli katkılar sunan kişilerin hikayelerini “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” kitap serisi ile geleceğe taşıyan Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt, kitaplarını adeta bir saygı duruşu olarak tasarlıyor. İkinci kitabın kahramanı olan Raziye Kocaismail, KKTC’de kanserle mücadelenin sembol isimlerinden biri. Kanser teşhisi aldığı 1991’de çok az yaşam şansı tanınan Raziye Kocaismail, iki yıllık bir mücadelenin ardından kanseri yenerek 1993’te sağlığına kavuşuyor. Hiç beklemeden Kanser Hastalarına Yardım Derneği’ni kuran Kocaismail, gönüllü olarak düzenlediği farkındalık seminerleri ve pek çok sosyal sorumluluk etkinliği ile KKTC’de kanserle ilgili büyük bir farkındalık oluşmasını sağladı. Yrd. Doç. Dr. Soykurt’un, kitabında, “Geçen yıllar içinde hem kendi iyileşti hem de çevresi ve ona inanan herkes yeniden doğdu. Tedavi olanağı bulamayan hastalara yol gösterdi, kanseri tabu olmaktan çıkardı, psikolojik yardım programlarıyla hastaların moralini yükseltti ve yaşama sımsıkı tutunmalarını sağlandı, çocukluk çağında bu hastalığı deneyimleyen, lösemi veya lenfoma yaşayan çocuklar için ülkede bir ilk olan ‘Umut Eğitim ve Kültür Evi’ni kurdu” sözleriyle anlattığı Raziye Kocaismail, KKTC’li kanser hastaları için adeta bir umut meleği oldu! Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt: “Raziye Kocaismail, 28 yıldır kanserle bulutlanmış yaşamlara; sevgisiyle, ilgisiyle, bilgi ve deneyimi ile güneş gibi doğmaya devam ediyor.” “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” serisinin ilk kitabında KKTC’nin efsane müzik öğretmeni Yıldan Birand’ın hayat hikayesini okuyucularla buluşturan Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt, ikinci kitabında ise KKTC’de kanseri bir tabu olmaktan çıkararak pek çok insana umut aşılayan Raziye Kocaismail’in hikayesini aktarıyor. Kocaismail’in Kıbrıs Türk toplumuna büyük değer katan isimlerden biri olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt, “Raziye Kocaismail, 28 yıldır kanserle bulutlanmış yaşamlara; sevgisiyle, ilgisiyle, bilgi ve deneyimi ile güneş gibi doğmaya devam ediyor” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi “Yakın Sağlık” Dergisinin 14’üncü Sayısını Yayımladı…

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla altı ayda bir yayımladığı “Yakın Sağlık” dergisinin 14’üncü sayısı çıktı. Tıp dünyasındaki son yenilikleri okurları ile paylaşan Yakın Sağlık’ı ücretsiz olarak okumak mümkün. Derginin 14’üncü sayısında başta dünya genelinde etkisini sürdüren COVID-19 olmak üzere beslenmeden diş sağlığına; cilt bakımından çocuk hastalıklarına kadar pek çok konu farklı yönleriyle ele alınıyor. COVID-19 günlerinde sağlık Yakın Sağlık’ın yeni sayısında COVID-19 farklı yönleri ve etkileri ile ele alınıyor. Konuyla ilgili en ilgi çekici içeriklerden biri Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmet Gün’ün “COVID-19 günlerinde hamilelik” yazısı. Prof. Dr. Gün, bugüne kadar yapılan vaka araştırmalarından bilgiler vererek COVID-19’un hamileler üzerindeki etkileri ile ilgili detaylı bilgiler paylaşıyor. Yrd. Doç. Dr. Didem Muallaaziz ise COVID-19’la birlikte günlük hayatın parçalarından birine dönüşen maske kullanımının cilt üzerindeki etkilerini ve “maskne” olarak adlandırılan maska kullanımının neden olduğu aknelerle nasıl mücadele edilmesi gerektiğini açıklıyor. Uzm. Dr. Oğuz Han Edebal, COVID-19’la mücadelede çok önemli bir yeri olan laboratuar çalışmalarını “Perde Arkası” başlığı ile ele alırken, Yrd. Doç. Dr. Pembe Hare Yiğitoğlu Çeto, pandemi döneminde evde hareketsiz kalan kişiler için egzersiz önerileri sıralıyor. Uzman Klinik Psikolog Tuğçe Denizgil Evre ise COVID-19’un psikiyatrik bozukluğu olan kişiler üzerindeki etkilerini ele alıyor. Sağlıkta yapay zeka Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nail Bulakbaşı’nın sağlık sektöründeki yapay zeka destekli uygulamalar ile yapay zekanın sağlık hizmetlerini nasıl dönüştüreceğini ele aldığı yazısı “Sağlıkta Yapay Zeka” da mutlaka okumanız gereken içeriklerden. Prof. Dr. Bulakbaşı yazısında yapay zeka destekli sağlık hizmetleri ile yakın gelecekte hastaların evlerinde takip ve tedavi imkanı bulacaklarını, hastalık nedenlerine yönelik önleyici tedavilerin gelişeceği ve özel uzmanlık gerektiren karmaşık işlemlerin uzaktan erişim yoluyla yaygınlaşacağı tespitini yapıyor. Zengin içeriği ile tamamen ücretsiz Yakın Sağlık’ın 14’üncü sayısında; göz hastalıkları, diş sağlığı, çocuk sağlığı, cilt sağlığı, beslenme, kadın hastalıkları, obezite gibi pek çok konuda konunun uzmanlarından ufuk açıcı yazılar yer alıyor. Ayrıca dergide yer alan otomobil ve gezi sayfaları da sağlığınız ile ilgili bilgilenirken eğlenceli zaman geçirmenizi sağlıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin altı ayda bir yayımladığı dergiyi, hastanenin internet sitesi üzerinden online olarak okumak da mümkün.

Yakın Doğu Üniversitesi Toplumsal Araştırma ve Geliştirme Merkezi, Pekin Normal Üniversitesi Smart Learning Enstitüsü İşbirliği ile Çin Halk Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Öğretmenlere Yönelik Fen Eğitiminde Yenilikler Konulu Uluslararası Eğitim Seminerleri Düzenledi

Yakın Doğu Üniversitesi Toplumsal Araştırma ve Geliştirme Merkezi, Pekin Normal Üniversitesi Smart Learning Enstitüsü işbirliği ile Çin Halk Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki öğretmenlere yönelik fen eğitiminde yenilikler konulu uluslararası eğitim seminerleri düzenledi. Kamu kurumları, üniversiteler ve okullar arasında kapsamlı işbirliği yoluyla uluslararası bilim eğitiminin koordineli gelişimini amaçlayan Belt and Road International Science Education Coordinating Committee – BRISECC (Uluslararası Bilim Eğitimi Koordinasyon Komitesi) kararıyla düzenlenen seminerlerde 8 konu başlığı ele alındı. Dr. Xiangling Zhang, Prof. Dr. Ahmed Tlili ve Prof. Dr. Fahriye Altınay’ın koordinatörlüğünde düzenlenen eğitim seminerlerini, Dr. Xiaomei Yan, Uz. Yücehan Yücesoy, Doç. Dr. Engin Baysen, Prof. Dr. Murat Tezer, Doç. Dr. Nazım Kaşot, Doç. Dr. Didem İşlek ve Yrd. Doç. Dr. Başak Bağlama verdi. Fen eğitimi, yaşam becerilerinin geliştirilmesinde büyük rol oynuyor BRISECC üyesi de olan Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Altınay, fen eğitiminin yaşam ile bağlantı kurma ve yaşam becerilerinin geliştirilmesinde büyük rol oynadığına vurgu yaparak, komitede, bu alanda uluslar arası ortak projelerin hayata geçirilmesi kararıyla seminer dizini başlattıklarını söyledi. İşbirliği kapsamında 8 farklı seminer düzenleyerek mesleki gelişime katkı sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Prof. Dr. Zehra Altınay, seminer dizisinde yeni teknolojiler, müze eğitimi, engellilik ve kapsayıcı eğitim konuların öne çıktığını söyledi. Ülkeler ve kurumlar arası işbirliği toplumsal fayda üretecek projelere devam edeceklerini söyleyen Prof. Dr. Altınay, büyük bir ilgi ile takip edilen seminerlerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini vurguladı. Düzenlenen seminerler kapsamında, Yakın Doğu Üniversitesi’nden Uz. Yücehan Yücesoy, yeni teknolojiler konusunda detaylı bilgiler aktarırken, Doç. Dr. Engin Baysen fen eğitiminde yeni yaklaşımlar, Doç. Dr. Nazım Kaşot ise çevre eğitimi konularını ele aldı. Prof. Dr. Murat Tezer ise fen eğitiminde teknolojiler konulu uygulamalı bir seminer gerçekleştirdi. Yrd. Doç. Dr. Başak Bağlama, özel eğitimde fen eğitimi konusuna dikkat çekerek engellilik ve kapsayıcı eğitim konularında yol haritası sundu. Doç. Dr. Didem İşlek ise seminerde müze eğitimi, teknoloji ve engellilik konularında disiplinlerarası bir bakış açısı ve projelendirmeyi sunarak ileriye dönük yapılacak ortak projenin temellerini aktardı.

Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi’nin Uluslararası İş Birliği ile Yürüttüğü Çalışma, ABD’de Üreme Araştırmaları Derneği’nden En İyi Çalışma Özeti Ödülü Aldı

Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi’nin Viyana Veteriner Üniversitesi, Zürih Üniversitesi ve Hannover Veteriner Üniversitesi ile yürüttüğü ödüllü çalışma, köpeklerde yavru kayıplarının engellenmesi ve yavru atımı sonrasında annenin tedavi seçeneklerinin belirlenmesini amaçlıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi’nin Viyana Veteriner Üniversitesi, Zürih Üniversitesi ve Hannover Veteriner Üniversitesi ile birlikte köpeklerde yavru kayıplarının engellenmesi için yürüttüğü bilimsel çalışma, ABD St. Louis’de Üreme Araştırmaları Derneği’nin (Society for the Study of Reproduction-SSR) düzenlediği kongrede en iyi çalışma özeti ödülü aldı. “Dişi köpeklerde Utero-Plasental bağışıklık ortamının normal ve antigestagenlerle uyarılan luteolysis sürecindeki değişimi” adlı çalışmada klinik ve laboratuvar çalışmaları ışığında düşük yapan köpeklerde rahimde ve yavru zarlarında oluşan değişiklikler incelenerek yavru kayıpların önüne geçilmesi ve anne köpeğin sonraki doğumu sağlıklı bir şekilde yapabilmesi için tedavi yöntemleri geliştirilmesi amaçlanıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’nin klinik tecrübelerinden de yararlanılan çalışmayı, Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Doğum ve Jinekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Aslan ve Avrupalı meslektaşları birlikte yürüttü. Prof. Dr. Selim Aslan: “Uluslararası iş birliği ile hayata geçirdiğimiz çalışmamız, ABD St. Louis’de Aralık ayında düzenlenecek alanın en önemli kongrelerinden SSR’da sunulacak ve sunum sırasında en başarılı konu olarak tanıtılacak.” Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi’nin Viyana Veteriner Üniversitesi, Zürih Üniversitesi ve Hannover Veteriner Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü çalışmanın devam ettiğini söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Doğum ve Jinekoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Aslan, çalışmada ortaya çıkan ilk sonuçların yer aldığı bilimsel çalışmalarının ABD St.Louis’de yapılacak olan Society for the Study of Reproduction (SSR) kongresine Aralık ayında tanıtılacağını ve “uluslararası en iyi abrstract ” ödülü alan çalışma olarak tanıtılacağını söyledi. Çalışma diğer tebliğler başlamadan tanıtılacak ve kogre bitimine kadar sergilenecek. Çalışmada yavru düşüren anneler ile normal doğum yapan anneler arasında rahimde ve yavru zarlarında oluşan değişiklikler arasındaki farklılıkların belirlenerek uygun tedavilere ulaşılmasının amaçlandığını belirten Prof. Aslan, bu farklılıkların hem klinik veriler hem de moleküler düzeyde yapılan özel laboratuvar çalışmalarıyla ortaya konulduğunu vurguladı. Çalışma çok hızlı bir şekilde etki değeri yüksek olan ‘Animals’’ dergisinde de yayınlanmak üzere kabul edildi.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Ekibi ile Kapalı Koroner Bypass Ameliyatları İlk Kez Kıbrıs’ta!

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, kalp kapağı, kalp delikleri ve kalp tümörleri ameliyatlarının yanı sıra koroner bypass operasyonlarını da mini kesi ile uygulanan kapalı yöntemle yapıyor Yakın geçmişe kadar göğüs kemiği ortadan kesilerek açık şekilde gerçekleştirilen koroner bypass ameliyatları, günümüzde yerini kapalı yöntem olarak da bilinen ve mini kesi ile gerçekleştirilen ameliyatlara bırakıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde uzun yıllardır uygulanan minimal invaziv kalp ameliyatları (kalp kapağı, kalp delikleri, kalp tümörleri) ile birlikte artık koroner bypass ameliyatları da mini kesilerle yapılıyor. Böylece hastaların yoğun bakımda kalış ve iyileşme süresi kısalıyor. Bu zorlu süreç daha çabuk, ağrısız ve konforlu atlatılıyor. Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz: “Koroner bypass ameliyatları artık mini kesilerle yapılacak.” Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, minimal invaziv kalp cerrahisi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kalp kapakları, kalp deliği (ASD) ve kalp tümörlerinde sağ meme altından açılan mini kesilerle yapılan operasyonlarının Prof. Dr. Barçın Özcem ve Yrd. Doç Dr. Özlem Balcıoğlu’nun da yer aldığı ekiple Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde yıllardır başarıyla uygulandığını söyleyen Prof. Dr. Korkmaz, “Koroner bypass ameliyatları da artık hastanemizde sol meme yanından mini kesilerle yapılacaktır” dedi. Mini kesilerle yapılan kalp ameliyatlarıyla 15 günde normal hayata dönmek mümkün Teknolojik donanım ve hekim deneyimi gerektiren minimal invaziv kalp ameliyatları hasta için birçok avantaj sağlıyor. Yaklaşık 4-6 cm arasında değişen kesilerle gerçekleştirilen ameliyatlar sayesinde, daha az kemik ve doku hasarı, daha kısa süreli hastane yatışı, daha az enfeksiyon ve daha düşük kanama riski oluşuyor. Daha az ağrı ve daha küçük yara izi ile hasta konforu artıyor. Geleneksel yöntemle, göğüs kemiği kesilerek yapılan kalp ameliyatlarında günlük hayata dönüş 1,5 ay gibi uzun bir süre gerektirirken, mini-bypass ameliyatlarında 4-5 gün içinde taburcu olmak 10-15 gün içinde ise eski günlük yaşantıya dönmek mümkün. İşleri nedeniyle çalışma hayatına uzun süre ara vermeyi göze alamayan çoğu hastanın ameliyatını erteleyerek hayati risk aldığını ya da uzun vadede çok daha faydalı olacak ameliyat yerine balon-stent girişimlerini tercih ettiğini söyleyen Prof. Dr. Aşkın Ali Korkmaz, mini-bypass ameliyatlarının neredeyse bir ömür boyu koruma sağladığını söylüyor.

Genç İstihdamındaki Sorunları Ele Almak Üzere 18 Ülkenin Katılımı ile İstanbul’da Toplanan ISYEC’te Kuzey Kıbrıs’ı Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Şefik Emre Coşkun Temsil Etti

Genç istihdamında yaşanan sorunları tespit ederek çözüm önerileri üretmeyi amaçlayan Uluslararası Gençlik İstihdamında Zorluklar ve Fırsatlar Sempozyumu (International Symposium on Youth Employment Challenges-ISYEC) İstanbul’da düzenlendi. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı ve [email protected] ortaklığında 18 ülkenin katılımı ile düzenlenen uluslararası sempozyumda Kuzey Kıbrıs’ı Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Şefik Emre Coşkun temsil etti. 18 ülkeden 90 temsilci uluslararası gençlik istihdamını masaya yatırdı Avrupa Konseyi’nin desteği ile bu yıl dördüncüsü düzenlenen ISYEC’te 18 ülkeden eğitim, sivil toplum, özel sektör ve kamu alanlarından 90 kişi bir araya gelerek genç işsizlik sorunun çözümlerine dair fikir alışverişinde bulundu. Dört gün süren etkinlikte paneller, workshoplar, üniversite ziyaretleri ve tecrübe paylaşımların yapıldı. Politika yapıcıları, eğitim temsilcileri, kurumsal profesyoneller, genç çalışanlar, sosyal girişimciler ve pek çok uzmanı bir araya getirerek genç istihdamıyla ilgili çok çeşitli alanlarda iş birliği yaratmayı amaçlayan uluslararası etkinlik kapsamında Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve NERITA Kıdemli Teknoloji Transfer Uzmanı Şefik Emre Coşkun “21’inci Yüzyıl Yetkinlikleri ve Genç İşsizliği” isimli bir workshop düzenledi. Yakın Doğu Üniversitesi ve Özay Günsel Çocuk Üniversitesi bünyesinde yapılan dersler ve etkinlikleri konu alan workshopta elde edilen sonuçlar ve bu alandaki yansımalar aktardı. Şefik Emre Coşkun: “Yüzyılın en önemli yetkinliğinin ‘öğrenmeyi öğrenmek’ olduğunu düşünüyorum.” 21’inci yüzyılın, teknoloji ve dijitalleşmenin etkisiyle, dünya tarihindeki en hızlı dönüşümün yaşandığı dönem olduğunu söyleyen Şefik Emre Coşkun, gençliğin bu hızlı değişime ayak uydurabilmesi için 21’inci yüzyıl yetkinlikleri ile donatılmaları gerektiğine vurgu yaptı. Yakın Doğu Üniversitesi ve Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nde başlattıkları eğitimlerle gençlere bu yetkinlikleri kazandırmak için özel programlar hazırladıklarını söyleyen Coşkun, üniversite ve çocuk üniversitesi öğrencilerine “21’inci Yüzyıl Yetkinlikleri, Öğrenmeyi Öğrenme ve Zaman Yönetimi” konularında eğitim programları hazırladıklarını söyledi. “21’inci yüzyılın en önemli yetkinliğinin ‘öğrenmeyi öğrenmek’ olduğunu düşünüyorum” diyen Şefik Emre Coşkun, “Günümüzde bilgilerin güncelliği çok kısa sürüyor. Dolayısı ile sadece öğrencilerin değil profesyonellerin de öğrenme sürecine devam etmesi gerekiyor” ifadesini kullandı. Hazırladıkları eğitim programları ile bu konuda farkındalık yaratarak gençlerin bilgi ve becerilerini not kaygısı olmadan artırmayı amaçladıklarını söyleyen Coşkun, Uluslararası Gençlik İstihdamında Zorluklar ve Fırsatlar Sempozyumu’na katılarak Yakın Doğu Üniversitesi ve Özay Günsel Çocuk Üniversitesi bünyesinde sürdürdükleri eğitim programlarıyla oluşan tecrübeyi ve elde ettikleri sonuçları aktarmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
tercih robotu