Telefon: +90 (392) 223 64 64 | [email protected]

Yakın Doğu Üniversitesi ve TÜRKSOY İş Birliği ile Türki Cumhuriyetlerin Bağımsızlıklarının 30’uncu Yılı Şerefine Düzenlenecek Fotoğraf Sergisi, 3 Kasım Çarşamba Saat 9.30’da, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar Tarafından Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonunda Açılacak

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi ev sahipliğinde düzenlenecek fotoğraf sergisi, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan’ın bağımsızlığının 30’uncu yılı şerefine açılacak. Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) üyesi Türki Cumhuriyetlerin bağımsızlıklarının 30’uncu yılı şerefine Yakın Doğu Üniversitesi ve TÜRKSOY iş birliğinde hazırlanan “Bağımsızlıklarının 30’uncu yılında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan Fotoğraf Sergisi” Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından 3 Kasım 2021 Çarşamba günü saat 9.30’da Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonunda açılacak. Sergi, 15 Kasım’a kadar ziyarete açık olacak. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen sergi, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan’ın bağımsızlığının otuzuncu yılına ithafen, Türk dünyasının en seçkin fotoğraf sanatçılarının objektiflerine yansıyan kareleri bir araya getiriyor. Fotoğraflar, Türkî Cumhuriyetlerin tabiatı, tarihi, mimari dokusu, insan manzaraları ile kültür ve sanatını yansıtıyor. TÜRKSOY, kurucu beş ülkenin bağımsızlık kutlamalarını İzmir’de başlatmış, İstanbul, Aydın, İsparta, Denizli, Ankara, Bilecik, Hatay, Niğde ve Karaman illerinde etkinlikler düzenlemişti. Romanya’nın Craiova ile Köstence kentlerinde ve Macaristan Budapeşte’de düzenlenen etkinliklerin ardından kutlamalar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sürdürülüyor.

Farkında Ol, Meme Kanserinden Korun!

Nadir de olsa da erkeklerde de görülebilen meme kanseri, her 8 kadından birinde görülüyor. Erken teşhisin hayat kurtardığı meme kanserinden korunmanın en etkili yolu ise farkındalık! Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, her 8 kadından birinde yaşamının bir döneminde gelişebiliyor. Bu oran kadınların neredeyse yüzde 12’sini oluşturuyor. Meme kanserinin belirtilerinin farkında olmak, düzenli kontroller ve erken teşhis hayat kurtaran en önemli etkenler. Bu nedenle her yıl Ekim ayında meme kanseri ile ilgili farkındalık yaratmaya yönelik pek çok etkinlik düzenleniyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi çalışanları da “Pembe Kurdele Takma Günü” olarak kabul edilen 26 Ekim’de farkındalık yaratmak amacıyla gün boyu pembe kurdele ile hizmet verdi. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ve Meme Sağlığı Merkezi Başkanı Prof. Dr. Hasan Besim de meme kanserinden korunmak için düzenli kontrollerin önemine vurgu meme kanserinden korunmak için yapılması gerekenleri sıraladı. Meme dokusunda kanserin yanı sıra pek çok hastalık görülebilir Kanser dışında da meme ile ilişkili pek çok hastalık ve yakınmanın ortaya çıkabileceğini söyleyen Prof. Dr. Hasan Besim, memenin asırlar boyu bir cinsellik sembolü olarak görülmesinin yanı sıra yenidoğanın beslenmesi açısından da son derece önemli bir organ olduğuna dikkat çekti. Özellikle erişkin çağdaki kadınlarda, hormonal değişikliklerle ilişkili olarak her ay meme dokusunda gelişebilen çeşitli değişikliklerin belirli yakınmalara neden olabildiğine değinen Prof. Dr. Hasan Besim, meme dokusunda kanser olmayan, infeksiyöz patolojileri, gelişimsel anomali ya da varyasyonları gibi pek çok hastalık görülebileceğini söylüyor. Prof. Dr. Besim, bu nedenle meme konusunda odaklanmış bir tedavi merkezinin gerekliliğinin kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi bünyesinde Meme Sağlığı Merkezi’nin de bu yaklaşımla faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlatıyor. Meme kanserinde etkili risk faktörlerine dikkat! Meme kanseri açısından pek çok risk faktörünün varlığına işaret eden Prof. Dr. Hasan Besim, “Bu risk faktörlerinden bir bölümü ne yazık ki kaçınamayacağımız faktörlerdir. Örneğin cinsiyet yani kadın olmak, yaş, ailede meme kanserli yakın bir akrabanın varlığı ya da genetik özellikler gibi çeşitli risk faktörlerini değiştirmek ne yazık ki mümkün değildir. Ancak obezite, fazla miktarda alkol kullanımı, çeşitli hormonlar gibi bazı korunulabilir risk faktörleri de bulunmaktadır” diyor. Prof. Dr. Besim, “Bu risk faktörlerinden herhangi birine sahip olmak mutlaka meme kanseri gelişeceği anlamına gelmez” ifadesini de kullanıyor. Meme kanseri açısından risk grubunda mısınız? Meme kanseri açısından artmış bir risk grubunda olup olmadığınız konusunda karar verebilmek için birtakım sorulara verilecek cevapların önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Besim, bu soruları şöyle sıraladı: Önceden meme kanseri tanısı aldınız ve tedavi oldunuz mu? Anne, kız kardeş ya da kızınızda meme kanseri ve/veya over kanseri var mı? Obez misiniz? Önceden göğüs bölgenize çeşitli nedenlerle radyoterapi aldınız mı? Adet görmeye 12 yaşından önce mi başladınız? Menopoza 55 yaşından sonra mı girdiniz? İlk hamileliğiniz 30 yaşından sonra mı? Hiç çocuğunuz olmadı mı? Her gün iki bardaktan daha fazla alkol içmekte misiniz? Uzun yıllar hormon replasman tedavisi kullandınız mı? Bu listeyi daha da uzatmanın mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hasan Besim son olarak şunları kaydetti; “Ancak eğer yukarıdaki sorulardan biri ya da birkaçına “evet” yanıtı veriyorsanız, normale göre artmış bir meme kanseri riskine sahip olma olasılığınız bulunmaktadır. Bu durumda paniğe kapılmanıza gerek yoktur. Ancak öncelikle vücudunuzu tanımanız, kendi kendinize meme muayenesini öğrenip ayda bir defa uygulamanız, iyi bir merkezde yıllık meme kontrollerinizi yaptırmanız önerilmektedir. Unutulmaması gereken, meme kanserinde erken teşhis oldukça kolaydır ve erken tanı alan meme kanserlerinde tedavi çok daha yüz güldürücüdür.” Meme Sağlığı Merkezi, büyük bir ihtiyacı karşılıyor Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi bünyesinde oluşturulan ve Mayıs 2014’den bu yana hizmet veren Meme Sağlığı Merkezi’nin, ülkemizde meme ile ilgili tüm hastalıkların tanı ve tedavisi, takibi, sağlıklı kadınların ise meme kontrollerini gerçekleştiriyor. Prof. Dr. Hasan Besim ,“Merkezin kuruluşundaki bir diğer amaç ise Kıbrıs’ta yaşamakta olan kadınların meme sağlığı konusunda bilgilenmelerini ve farkındalık geliştirmelerini sağlamak, ülkemiz kadınlarının meme sorunlarında, alanında uzmanlaşmış hekimler tarafından sağlanan multidisipliner bakım olanağına kendi ülkelerinde kolaylıkla ulaşabilmelerini olanaklı hale getirmektir. Meme ile ilgili bir sorunda, tek hekim yerine bu alana odaklanmış bir ekip tarafından tanı ve tedavi süreçlerinin gerçekleştirilmesi, bu süreçte gelişmiş teknik imkanlardan faydalanılması merkezin önceliğidir” ifadesini kullanıyor. Meme kanserinin tanı ve tedavisi nasıl yapılıyor? Prof. Dr. Hasan Besim, merkezde düzenli olarak meme sağlığına yönelik tarama programları organize edildiğini ve tüm hasta verilerinin, hem elektronik hem de yazılı olarak kayıt altına alındığını belirtti. Özellikle meme kanseri olgularının, tanı tedavi ve takip işlemlerinin, Cerrahi, Tanısal ve Girişimsel Radyoloji, Patoloji, Plastik Cerrahi, Radyasyon Onkolojisi ve Medikal Onkoloji uzmanlarından oluşan multidisipliner ve uzman bir ekip tarafından yürütülüyor. Görüntüleme altyapısı olarak Dijital Mamografi (MMG), Ultrasonografi (USG), Renkli Doppler Ultrasonografi (RDUS), 1.5 ve 3.0 Tesla Manyetik Rezonans (MR) ve Tomosentez olanaklarının bulunduğu merkezde, USG eşliğinde kor ve ince iğne biyopsisi/aspirasyonu ve gerekli durumlarda kullanılmak üzere “Breast Lesion Excision System (BLES)” altyapısının da bulunduğunu belirten Prof. Dr. Hasan Besim, muayenede saptanmayan küçük meme lezyonlarının radyolojik yöntemlerle işaretlenerek çıkarılmasını sağlayan stereotaktik biyopsi işlemlerin ve son dönemlerde güncel meme kanseri tedavisinde kullanılan meme koruyucu cerrahi, sentinel lenf nodu biyopsisi uygulamalarının yapılabildiğini belirtti. Yine uygun olgularda, mastektomi sonrası doku genişleticiler, implantlar ya da flep uygulamaları ile rekonstrüksiyon ve estetik girişimlerin (Onkoplastik Cerrahi) Plastik Cerrahi uzmanları ile beraber,eş zamanlı ve ardışık girişimler uygulanabileceğini de sözlerine ekledi.

Kıbrıs’ı Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cavit Atalar’ın Temsil Ettiği ve 10 Ülkeden 13 üniversitenin Katılımı ile Başlatılan “Uluslararası Akdeniz Evaporit Projesi” ile Kuzey Kıbrıs Jeolojisi Mercek Altında!

10 ülkeden 13 üniversite ve 4 kuruluştan 29 bilim insanı ve 6 genç araştırmacının katılacağı dört yıllık “Uluslararası Akdeniz Evaporit Projesi”nde, Kıbrıs’ı Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Müdürü ve Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar temsil ediyor. Son zamanlarda Akdeniz’de yoğunlaşan petrol ve doğal gaz aramaları, Kıbrıs’ın jeolojik birimlerinin yeniden detaylı bir şekilde araştırılmasının da önünü açtı. 10 ülkeden, 13 üniversite ve 4 kuruluştan 29 bilim insanı ve 6 genç araştırmacının katılacağı dört yıllık “Uluslararası Akdeniz Evaporit” projesi ile Akdenizin çeşitli ülkelerinde araştırmalar yapılacak. Akdenizdeki evaporit oluşumlarının araştırılacağı projede “Kıbrıs Messiniyen Sedimantolojisi” konusunda da 3 yıllık bir doktora bursu verilecek. 10 ülkeden 13 üniversite ve 4 kuruluşun yer aldığı “Uluslararası Akdeniz Evaporit” projesinin başlamasında, Yakın Doğu Üniversitesi’ni Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Müdürü ve Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar ve Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü eski Başkanı Prof. Dr. Baki Varol’ın 17 yıldır Kuzey Kıbrıs’ta yürüttüğü evaporitler (alçı taşları) araştırmalarının bilim dünyasında dikkat çektiği ilgi etkili oldu. Kıbrıs üniversiteleri arasında sadece Yakın Doğu Üniversitesi’nin yer alacağı yeni projede de üniversiteyi ve Kıbrıs’ı Prof. Dr. Cavit Atalar temsil ediyor. Kuzey Kıbrıs alçı taşlarının yapıları araştırılacak Bu ölçekte bir bilimsel projenin ilk kez yürütüleceğini söyleyen Prof. Dr. Cavit Atalar, projenin sonuçlarının Kıbrıs’ın ve Doğu Akdeniz jeolojisinin önemini bir kez daha ortaya çıkaracağını söyledi. 1994’den bu yana özellikle Kuzey Kıbrıs’ın depremselliği, zemin özellikleri, heyelanları, kalkarenit ve alçı taşları ile ilgili pek çok araştırma projesinde Kıbrıs’tan ve değişik ülkelerden bilim insanları ile çalışan ve bu araştırmaların sonuçlarını bilimsel makale ve bildiri olarak bilim dünyası ile paylaşan Prof. Dr. Cavit Atalar, Kıbrıs’ta yaklaşık 6 milyon yıl önce Messiniyen döneminde oluşan alçı taşlarının yapılarının nasıl oluştuğunu araştırdıklarını ifade etti. Kuzey Kıbrıs jeolojisi mercek altında! Yakın Doğu Üniversitesi’ni Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Müdürü ve Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar bugüne kadar Kuzey Kıbrıs’ın jeolojik yapısı ile ilgili pek çok proje yürüttü. Türkiye Cumhuriyeti ve Yakın Doğu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) kapsamında sağlanan finansal destek ile Prof. Dr. Cavit Atalar’ın Ankara Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü eski Başkanı Prof. Dr. Baki Varol ile gerçekleştirdikleri Kuzey Kıbrıs Evaporitleri (alçı taşları) projesi kapsamında bugüne kadar üç bildiri ve bir makale yayınlandı. Bu dört yayın sayesinde Kuzey Kıbrıs alçı taşlarının özellikleri ve önemi ortaya çıkarıldı. Prof. Dr. Cavit Atalar, Prof. Dr. Baki Varol ile birlikte 2005’ten itibaren “Kuzey Kıbrıs Evaporitleri (alçı taşları) projesi” kapsamında yaptıkları incelemelerin ilk sonuçlarını “Kuzey Kıbrıs Messiniyen Evaporitlerinin Sedimantolojisi” isimli bildiri ile 2007’de açıkladı. Hemen ardından “Kuzey Kıbrıs Messiniyen evaporitlerinin ortamsal ve paleocoğrafik özellikleri” isimli bildiri 2008’de ve “Kuzey Kıbrıs Messiniyen Evaporitlerinde Elementel Sülfür (Yumru) Bulunduran Jipslerin Sedimantolojisi ve Mineralojisi” isimli bildiri ise 2015 yılında sunuldu. Uluslararası “Karbonatlar ve Evaporitler” dergisinde 2017’de yayınlanan “Kuzey Kıbrıs, Mesarya Havzasında Messiniyen evaporitleri: fasiyes ve çevresel yorumlar” isimli makale de evaporitler konusunda çalışanların büyük ilgisini çekmişti.

Abdukodir Rakhimov’un 50 Eserden Oluşan Kişisel Resim Sergisi “Geleceğin Ortamı” ile Kırgız ve Kazak Sanatçıların Çalışmalarını Buluşturan “Karma Heykel Sergisi”, Milli Eğitim Ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu Tarafından, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonunda Açıldı

Açılışı Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun katılımı ile gerçekleştirilen Tacik sanatçı Abdukodir Rakhimov’un “Geleceğin Ortamı” isimli kişisel resim sergisi ile Kazak ve Kırgız sanatçıların heykellerini bir araya getiren “Karma Heykel Sergisi”, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonunda sanatseverlerle buluştu. “Geleceğin Ortamı”, Tacik sanatçı Abdukodir Rakhimov’un KKTC’den ilham alarak hazırladığı birbirinden özel 50 eserini bir araya getiriyor. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 389’uncu sergisi olan “Karma Heykel Sergisi” ise Kazak ve Kırgız sanatçıların heykellerini buluşturuyor. 5 Kasım tarihine kadar ziyarete açık olacak sergilerin açılış töreninde Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu, Yakın Doğu Oluşumu Müzeler Daire Başkanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul ve Tacik sanatçı Abdukodir Rakhimov birer konuşma yaptı. Olgun Amcaoğlu: “Kalemi bırakacağımız son güne kadar eğitim ve sanata dair elimizden ne geliyorsa yapacağız.” Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 388 ve 389’uncu sergilerinin açılışını gerçekleştiren Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu, törende yaptığı konuşmada “Üretmekten ve çalışmaktan asla vazgeçmeyen Günsel Ailesi’ne ve Yakın Doğu Üniversitesi’nin tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum. Ortaya koydukları bu çalışmalar ile sadece ülkemize yatırım yapmakla kalmıyor, ülkemizi dünyaya duyuruyorlar” ifadelerini kullandı. Yakın Doğu Üniversitesi’nin sadece yüksek öğretimde değil eğitimin her alanına ve sanata verdiği değer ile ön planda olduğunu söyleyen Amcaoğlu, “Yakın Doğu Üniversitesi, sunduğu dünya standartlarında çağdaş eğitim koşullarının yanı sıra, sanata ve sanatçıya verdiği destek ile ülkemize değer katıyor” dedi. Prof. Dr. Ali Efdal Özkul: “Ülkemizi daha ileriye taşımak, uluslararası alanda ülkemizi tanıtmak ve tüm alanlarda olduğu gibi sanatı da ön plana çıkarmak arzusundayız.” Konuşmasına Yakın Doğu Üniversitesi’nin Times Higher Education tarafından yayınlanan “2022 Dünya Üniversite Sıralaması”nda bu yıl “Mühendislik” ve “Bilgisayar Bilimleri” alanında dünyada 201-250 bandında yer alarak Türkiye ve Kıbrıs üniversiteleri arasında ilk sırada yer aldığını hatırlatarak başlayan Yakın Doğu Oluşumu Müzeler Daire Başkanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, tüm bu başarıların altında tek bir amaç yattığını ve bu amacın KKTC’yi daha ileriye taşımak olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, “Sanat, insanlığın gelişmesinde iki araçtan biridir. Bizler sanatı, yaşamın bir parçası hatta yaşama yön veren bir değer olarak görüyoruz. Bunun için de Yakın Doğu Oluşumuna bağlı tüm kurumların sanatla iç içe olmalarını sağladık” dedi. Abdukodir Rakhimov: “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için iki yıl boyunca ortaya çıkardığım eserler için KKTC’den ve buradaki çevremden ilham aldım.” Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırladığı 50 eserini “Geleceğin Ortamı” isimli kişisel sergisi ile sanatseverlerle buluşturan Tacik sanatçı Abdukodir Rakhimov, sanatını Yakın Doğu Üniversitesi aracılığıyla sanatseverlerle buluşturmaktan mutluluk duyduğunu söyleyerek “Günsel Ailesi’nin yarattığı benzersiz bir güç, güzellik ve uyum dünyası var. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için iki yıl boyunca ortaya çıkardığım eserler için KKTC’den ve buradaki çevremden ilham aldım” dedi. “Resimlerimde harfler, işaretler, çizgiler ve renkler aracılığıyla bilgileri şifreledim. Resmin görüntüsü; renk, çizgiler, şekiller, ışık ve gölgenin uyumlu bir etkileşimidir. Tüm bu bileşenler sahnedeki oyuncular gibi ve her birinin kendi rolü var. Ama ben eserlerimde bir sanatçı olarak ana rolün kime ait olduğuna karar vermiyor sadece ortaya çıkan bu tiyatronun yönetmenliği yapıyorum” ifadelerini kullandı. Abdukodir Rakhimov “Geleceğin Ortamı” adlı kişisel sergisini Günsel Ailesi ve KKTC halkına adadığını söyledi.

Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi, Tanı Laboratuvarında Gerçekleştirdiği Modernizasyon ile Hayvan Hastalıklarına Yönelik Pek Çok Tahlili Dünya Standartlarında Son Teknoloji İle Gerçekleştiriyor…

İnsanlarda olduğu gibi hayvan hastalıklarında da etkili bir tedavi süreci için hızlı ve güvenilir bir teşhis gerekiyor. Bunun içinse yetkin bir ekip ve donanımlı bir laboratuvarda uygulanan tahliller son derece önem taşıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Hayvan Hastanesi Tanı Laboratuvarı ise KKTC’de hizmet sunan tek özel veteriner laboratuvarı olarak öne çıkıyor. Donanımı ve imkanlarıyla, insanların bir hastaneden beklediği pek çok hizmeti, hayvanlar için sunan Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Hayvan Hastanesi, tanı laboratuvarında gerçekleştirdiği modernizasyonla pek çok laboratuvar hizmetini son teknolojiye sahip modern alt yapısı ile veriyor. Immunfloresan antikor tekniğini ile bazı paraziter ve viral hastalıkların tespitine yönelik testler, ELISA ile köpek ve kedilerde kantitatif hormon ölçümleri (tiroid ve steroid hormonlar), safra asitleri ölçümü, diyabete yönelik fruktozamin testi, sığırlarda ketozis ve köpek-kedilerde diyabetik ketoasidoz için kantitatif BHBA testi, adada sadece Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Hayvan Hastanesi Tanı Laboratuvarı’nda yapılabilen testlerden sadece birkaçı. Son teknoloji klinik veteriner laboratuvar hizmetleri Özel yazılımlar ile yönetilen otomatik biyokimya ve tam kan sayımı (hemogram) analizörlerini son teknolojiye sahip üst modellere yükselten Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi, böylelikle hem test metot ve tiplerini hem de bunların hayvan türlerine uygulanabilirliği anlamında ciddi bir çeşitliliğe ulaşmış oldu. Ayrıca hızlı ve doğru sonuç verme anlamında da mevcut çıtasını bir adım öteye taşımış oldu. Üstelik sadece kendi hastalarının değil dış veteriner kliniklerinden yönlendirilen hastaların laboratuvar test ihtiyaçlarını da karşılıyor. Başta Hayvan Sağlığı Örgütü (OIE-Manual of Diagnostic Tests and Vaccines for Terrestrial Animals) direktifleri olmak üzere, veteriner laboratuvarı alanında ulusal ve uluslararası kalite standartlarına (ISO17025) uygun hizmet veren Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi Tanı Laboratuvarı, iyi eğitimli uzman veteriner hekimler ve laboratuvar personelinin yürüttüğü çalışmalarla hayvan sağlığını korurken Veteriner Hekimliği Fakültesi öğrencileri için de laboratuvar disiplini ile ilgili bilgi ve becerilerini geliştirecekleri önemli olanaklar sunuyor. Doç. Dr. Serkan Sayıner: “Biz bir laboratuvardan daha fazlasıyız. Bilimsel uzmanlığımız ve tutkumuz ile dış kliniklerde hizmet veren veteriner hekimlerce yönlendirilen hastalara, yetiştirme çiftliklerine ve araştırma çalıştırmalarına da her gün destek veriyoruz.” Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Hekimliği Fakültesi Hayvan Hastanesi Tanı Laboratuvarı Sorumlusu Doç. Dr. Serkan Sayıner, hayvan hastalıklarında hızlı ve isabetli bir tedavi için bilimsel laboratuvar tahlillerine dayalı tanı sürecinin önemine vurgu yaparak, modernizasyon çalışmalarını tamamladıkları laboratuvarları ile veteriner hizmetlerinde ülke genelinde çok önemli bir ihtiyacı karşıladıklarını ifade etti. “Tanı laboratuvarımız ile sadece kendi hastalarımıza değil dış veteriner kliniklerinden yönlendirilen hastalara da hizmet veriyoruz” diyen Doç. Dr. Serkan Sayıner, sahip oldukları olanaklarla, hayvan hastalıklarının tedavilerinde, ileride rutine dönecek pek çok uygulamaya yönelik bilimsel çalışmalar yürüttüklerini de söyledi. Doç. Dr. Serkan Sayıner, “Veteriner Laboratuvar uygulamaları anlamında birçok farklı laboratuvar disiplinleri ile benzer süreçlerimiz olsa da temel ve çok önemli iki farklılığımız bulunuyor. Bu da çalıştığımız biyolojik örnek ve hayvan türlerinin çeşitliliğidir. Doğası gereği hayvan türleri arasında farklılıklar bulunuyor. Bu durum laboratuvar anlamında örnek tipi, örnek kabul, örneği test için hazırlama, analitik metot seçimi ve metot teyidi (ki türden türe ciddi farklılıklar olabilir) ve uygulaması, sonuçların değerlendirilmesi, gerekirse tekrar çalışma gibi kritik laboratuvar süreçlerini etkiliyor. İşte bu nedenle hayvan sağlığına yönelik laboratuvar hizmetleri bu ihtiyacı karşılayacak uygun donanıma ve uzman veteriner hekim ile teknik ekibe sahip veteriner laboratuvarlarında yürütülmelidir” ifadesini kullanıyor.

Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Başvuru Süreci Başladı

Yakın Doğu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) 2021 yılı başvuruları 15 – 26 Kasım 2021 tarihleri arasında alınacaktır. Başvuruların BAP mail adresine ([email protected]) ve ıslak imzalı olarak BAP birimine, etik kurul onay belgesi (gerekli ise) ile yapılması gerekmektedir. BAP başvurularında bu dönem sadece doktora tez projeleri, Ar-Ge ve ürün geliştirmeye yönelik projeler kabul edilecektir. Projelerin mali desteklenmesinde kümülatif yayın puanı göz önünde bulundurulacaktır. BAP Birim Koordinatörlüğü BAP Başvuru Formu BAP Başvuru Formu (EN)

Abdukodir Rakhimov’un “Geleceğin Ortamı” İsimli Kişisel Resim Sergisi ile Kırgız ve Kazak Sanatçıların Eserlerini Bir Araya Getiren “Karma Heykel Sergisi”, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu Tarafından 27 Ekim Çarşamba Günü saat 09.30’da, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonunda Açılacak

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu tarafından Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonunda 27 Ekim Çarşamba Günü saat 09.30’da ziyarete açılacak olan resim ve heykel sergileri, Tacik, Kazak ve Kırgız sanatçıların Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı eserleri sanatseverlerle buluşturacak. Tacik sanatçı Abdukodir Rakhimov’un “Geleceğin Ortamı” isimli kişisel resim sergisi sanatçının birbirinden özel 50 eserini bir araya getiriyor. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 388’inci sergisi olacak olan “Geleceğin Ortamı”, 5 Kasım tarihine kadar ziyarete açık olacak. Başta Tacikistan, ABD ve Rusya olmak üzere Japonya, Almanya, Rusya, Belarus, Belçika, Azerbaycan ve İtalya gibi pek çok ülkede karma ve kişisel sergilerde yer alan 65 yaşındaki Tacik sanatçı Abdukodir Rakhimov’un eserleri dünyanın pek çok ülkesinde müze ve kişisel koleksiyonlarda yer alıyor. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 389’uncu sergisi olan “Karma Heykel Sergisi” ise Kazak ve Kırgız sanatçıların heykellerini bir araya getiriyor. Altai Usenov, Andrey Orazbayev, İsken Abdaliev, Mirlan Sultanbek Uulu, Nurlan Kebek Uulu, Talgat Zhumagulov ve Tolkunbeg Esenaliev’in heykellerinden oluşan sergide birbirinden güzel 10 heykel yer alacak. Doç. Dr. Erdoğan Ergün: “Sanatseverleri 27 Ekim Çarşamba günü saat 09.30’da gerçekleşecek sergi açılışımıza davet ediyoruz.” Sergilerin küratörlüğünü üstlenen Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Günsel Sanat Müzesi Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Ergün, sergilerin sanatçıların fikirlerini toplumla paylaşmaları için en etkili yollardan biri olduğunu hatırlatarak, “Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde bulunan sanat galerilerinde izleyicisiyle buluşan tüm sergiler de bu paylaşımların en yoğun şekilde olduğu ortamlardır. Kaldı ki yüksek düzeyde eğitim, öğretim, sanatsal-bilimsel araştırmalar ve yayın yapan fakülte ve enstitülerin var olduğu bir kampüs içerisinde olmaları, hem toplumdaki bireylerin hem de eğitim için farklı kültürlerden gelip burada buluşan öğrencilerin varlığı bu sergileri daha da etkili ve anlamlı kılıyor” ifadesini kullandı. Doç. Dr. Ergün, “Bu anlamı paylaşmak için sanatseverleri 27 Ekim Çarşamba günü saat 09.30’da gerçekleşecek sergi açılışımıza davet ediyoruz” dedi.

TÜGİK üyeleri KKTC’de GÜNSEL’i Test Etti

Türkiye Genç İş İnsanları Konfederasyonu (TÜGİK) üyeleri ve OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, KKTC’nin yerli ve milli otomobili GÜNSEL’i evinde ziyaret etti. Türkiye Genç İş İnsanları Konfederasyonu (TÜGİK) üyeleri KKTC’de gerçekleştirdikleri temaslar kapsamında GÜNSEL’i ziyaret etti. OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek’in de eşlik ettiği ziyarette GÜNSEL’in ilk modeli B9 test edildi. Test sürüşünün ardından GÜNSEL’in Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü’nde yer alan üretim tesislerini de gezen TÜGİK üyeleri, aracın özellikleri ve seri üretim hazırlıkları ile ilgili de detaylı bilgiler aldı. Ziyaretin ardından Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, TÜGİK Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Erhan Özmen ve OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “GÜNSEL, enerjisini ve dinamizmini gençlikten alan bir girişim.” GÜNSEL’in, 9 Ekim 2016’da gerçekleştirdikleri ilk lansmanının 5’inci yılını kutladıklarını hatırlatan Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve GÜNSEL Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Ekibinin yaş ortalaması sadece 28 olan GÜNSEL, enerjisini ve dinamizmini gençlikten alan bir girişim. Bu yönüyle Türkiye Genç İş İnsanları Konfederasyonu’nun değerli üyelerini ağırlamak bizim için mutluluk verici” ifadesini kullandı. Seri üretim çalışmalarına son güç devam ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Günsel, “Bu dönemde desteklerini ve ilgilerini bizlerle paylaşan TÜGİK’in değerli üyelerine ziyaretlerinden dolayı teşekkür ederim” dedi. Erhan Özmen: “Dünya tarafından bu kadar yalnız bırakılan bir ülkede, idealist bir ailenin geleceğin otomobilini üretme hayalini gerçeğe dönüştürdüğüne tanık oldum.” GÜNSEL ziyaretinin ardından açıklamalarda bulunan Türkiye Genç İş İnsanları Konfederasyonu Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Erhan Özmen, KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL B9’un performansını çok beğendiğini söyleyerek, “Dünya tarafından bu kadar yalnız bırakılan bir ülkede, idealist bir ailenin geleceğin otomobilini üretme hayalini gerçeğe dönüştürdüğüne tanık oldum” ifadelerini kullandı. KKTC’ye yeni projeler için geldiklerini söyleyen Özmen, “KKTC kendi kabuğunu kendisi kırıyor ve girişimci ruhunu fırsata dönüştürüyor. Bugün Singapur’a baktığımızda küçük bir ada ülkesi olarak dünyanın büyük ekonomileri ile yarışıyor. İki gündür kendime soruyorum: Kuzey Kıbrıs neden bir Singapur olmasın?” dedi. GÜNSEL’in KKTC ekonomisinde çok önemli bir rol oynayacağını söyleyen Erhan Özmen, “Bu başarıda emeği geçen Yakın Doğu Ailesini tebrik ediyorum. Günsel Ailesi, başka ülkelere gidip yatırımlarını daha farklı şartlar altında yapmak yerine, bütün güçlüklere rağmen, ülkesinde kalıp kocaman bir hikaye yazıyor. Bu hikayenin Kuzey Kıbrıs’a ileride neler katacağını görmek için sabırsızlanıyorum” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Murat Yülek: “Kıbrıs Türklerinin böyle bir teknoloji harikası geliştirmiş olmalarıyla gurur duyuyoruz.” Ostim Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, “Bugün Yakın Doğu Üniversitesi’ne yaptığımız ziyarette KKTC’nin ilk yerli otomobili olan GÜNSEL ile tanıştık. Aracın sürüş kalitesi tek kelime ile mükemmel ve Kıbrıs Türklerinin böyle bir teknoloji harikası geliştirmiş olmalarıyla gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
tercih robotu