Telefon: +90 (392) 223 64 64 | [email protected]

Yakın Doğu Üniversitesi’nde Akademisyen ve Lisans Öğrencilerinin Birlikte Yürüttüğü Bilimsel Projelerle Ortaya Çıkardığı Yaratıcı ve Pratik Biyomedikal Çözümler, Hollanda Merkezli Saygın Yayınevlerinden Elsevier Tarafından Kitaplaştırıldı

Yakın Doğu Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği 4. sınıf öğrencilerinin tasarladığı bitirme projelerini bir araya getiren “Modern Practical Healthcare Issues in Biomedical Instrumentation – Sağlık Sorunlarına Biyomedikal Enstrümantasyon Uygulamaları” kitabı Hollanda merkezli saygın yayınevlerinden Elsevier tarafından yayınlandı Yakın Doğu Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği 4. Sınıf öğrencilerinin tasarladığı bitirme projeleri Hollanda merkezli saygın yayınevlerinden Elsevier tarafından “Sağlık Sorunlarına Biyomedikal Enstrümantasyon Uygulamaları”adlı kitapta toplandı. Öğrencilerin Doç. Dr. Dilber Uzun Özşahin ve Doç. Dr. İlker Özşahin in danışmanlığında yürüttükleri projeler ile üretilen cihazlar pek çok sağlık sorunu için ürüne dönüştürülebilir çözümler sunuyor. Önemli sağlık sorunları için akılcı çözümler Geliştirilen projeler arasında üç boyutlu yapay kol, el felci hastaları için düşünce ile hareket sağlayabilen akıllı eldiven, bel fıtığı hastaları için akıllı ceket, görme kaybı olan hastalar için ultrasonic gözlük ve akıllı baston, duyma kaybı için işitme destek cihazı, bulaşıcı hastalık taşıyan hastalara temassız destek robotu, felç hastaları için tekerlekli sandalyeyi yönlendiren akıllı şapka, hareket eden araçta sürücünün kalp krizi geçirmesi durumunda devreye giren araç durdurma sistemi gibi birçok pratik cihazın prototipleri yer alıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği 4. sınıf öğrencilerinin proje ve cihazlarını bir arada toplayan “Modern Practical Healthcare Issues in Biomedical Instrumentation – Sağlık Sorunlarına Biyomedikal Enstrümantasyon Uygulamaları” kitabı 14 bölümden oluşuyor. Yakın Doğu Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Dilber Uzun Özşahin ve Doç. Dr. İlker Özşahin editörlüğünde Elsevier tarafından yayınlanan kitapta, hastanelerde ve evde kullanılan çeşitli tıbbi cihazların tasarımları, uygulama ve çalışma prensipleri açıklanarak önemli bir bilimsel kaynak haline getirildi. Kitap özellikle dünyada biyomedikal mühendisliği alanında eğitim gören lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri ve uzmanlarından yoğun bir ilgi gördü. Yakın Doğu Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Öğrencileri dünyanın dört bir yanında! Henüz lisans aşamasında, uluslararası çapta önemli bir yayına imza atarak büyük bir başarı gösteren 64 öğrenciden bazıları, Hollanda ve Kanada gibi ülkelerde akademik kariyer yapmayı seçerken birçoğu ise alanlarının önemli firmalarında profesyonel olarak çalışmaya başladı. Kitapta projeleri de yer alan Zia Almagraphy ve Hamdi Burakah de bu öğrencilerden. Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde Kingdom of Saudi Arabia şirketinde proje yöneticisi olarak çalışmaya başlayan Basel Zia Almagraphy ve Hamdi Burakah Yakın Doğu Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümünde elde ettikleri donanım ve birikimle zorlanmadan iş bulduklarını söylediler. Modern Practical Healthcare Issues in Biomedical Instrumentation – Sağlık Sorunlarına Biyomedikal Enstrümantasyon Uygulamaları” kitabını https://www.sciencedirect.com/book/9780323854139/modern-practical-healthcare-issues-in-biomedical-instrumentation linkinden incelemek mümkün.

Avrupa Biyoteknoloji Derneği’inden KKTC’nin Yerli PCR Kitine Gururlandıran Ödül

Yakın Doğu Üniversitesi tarafından geliştirilen KKTC’nin yerli PCR Tanı ve Varyant Analizi Kiti, Avrupa Biyoteknoloji Derneği tarafından “2021 Yılı Özel Mansiyon Ödülü”ne layık görüldü AR-GE ve tasarımı Yakın Doğu Üniversitesi’nde Türk bilim insanları tarafından yapılan ve Temmuz ayında, Sağlık Bakanlığı onayı ile KKTC’de kullanıma sunulan yerli PCR Tanı ve Varyant Analizi Kiti, Avrupa Biyoteknoloji Derneği (European Biotechnology Thematic Network Association – EBTNA) tarafından düzenlenen Avrupa Biyoteknoloji Kongresi’nde verilen 2021 Yılı Özel Mansiyon Ödülünün sahibi oldu. Yakın Doğu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, ve Dr. Gülten Tuncel’in yürüttüğü çalışmalarla geliştirilen KKTC’nin yerli PCR Tanı ve Varyant Analizi Kiti’ne verilen ödülü Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr.Tamer Şanlıdağ Avrupa Biyoteknoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Munis Dündar’ın elinden aldı. KKTC’nin yerli PCR kiti COVID-19’un dört ana varyantını aynı anda saptıyor SARS-CoV-2’nin neden olduğu COVID-19 hastalığını tespit etmek için geliştirilen PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti, bir saatten az bir sürede virüsün varlığını tespit ederken aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü tarafından endişe verici varyantlar olarak sınıflandırılan Alfa (İngiltere), Beta (Güney Afrika), Gama (Brezilya) ve Delta (Hindistan) varyantlarının tiplemesini de yapabiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nde geliştirilen kit, bu dört ana varyantı aynı anda tarayıp tespit eden dünyadaki ilk kit olma özelliğine sahip. Yakın Doğu Üniversitesi’nin yeni PCR kiti grip ve COVID-19’u aynı örnekten saptayacak Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanları, Avrupa Biyoteknoloji Derneği tarafından verilen 2021 Yılı Özel Mansiyon Ödülü alan PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’ni geliştirmeye devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi, tasarım ve AR-GE’si tamamen kendisine ait olan yerli PCR Kitini geliştirerek grip ve COVID-19 hastalığına yol açan virüsleri aynı örnekten saptayan hibrit PCR Tanı Kiti de tasarladı. ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi önerileri doğrultusunda tasarlanan kit sayesinde, SARS-CoV-2 ve influenza A ve B virüslerini saptayabilen hibrid kitlere, KKTC’nin tüm dünya ile eş zamanlı geçişi sağlanacak. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Bu anlamlı ödülü sadece Yakın Doğu Üniversitesi adına değil bütün KKTC adına alıyorum.” Yakın Doğu Üniversitesi’nde tasarlanan ve KKTC Sağlık Bakanlığı onayı ile kullanılmaya başlanan PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’nin pandemi sürecinde KKTC’nin çok önemli bir ihtiyacını karşıladığını vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Yakın Doğu Üniversitesi’nin üniversite 4.0 vizyonuyla geliştirerek ürettiği PCR Tanı ve Varyant Analiz Kitimizin, Avrupa Biyoteknoloji Derneği tarafından ödüllendirilmesi bizim için büyük bir gurur. Bu anlamlı ödülü sadece Yakın Doğu Üniversitesi adına değil bütün KKTC adına alıyorum” dedi. Prof. Dr. Şanlıdağ, “PCR Tanı ve Varyant Analiz Kitimizin geliştirilmesinden üretilmesine kadar emeği değerli hocalarımıza ve her zaman desteğini yanımızda hissettiğimiz Mütevelli Heyeti Başkanımız Prof. Dr. İrfan Suat Günsel’e teşekkürlerimi sunuyorum” ifadesini kullandı.

Yakın Doğu Üniversitesi Ev Sahipliğinde Gerçekleşen 1. Uluslararası Sinema Sempozyumunda Sunulan Bildiriler e-kitap Olarak Yayınlandı

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İletişim Araştırmaları Merkezi işbirliği ve Türk Dünyası Kültür Sanat ve Sinema Vakfı desteği ile çevirim içi gerçekleştirilen 1. Uluslararası Sinema Sempozyumunda sunulan bildiriler e-kitap olarak yayınlandı. Editörlüğünü Doç. Dr. Fevzi Kasap ve Murat Cem Acaralp’in üstlendiği “Kültür – Sinema İlişkisi ve Sinema Dilinde Kültür Bildirileri” ile “Özet Bildirileri”’nin yer aldığı kitaplar elektronik ortamda yayınlandı. Kitaplarda, 1. Uluslararası Sinema Sempozyumunda 60 akademisyen tarafından sunulan 43 bildiri yer alıyor. Kültür – Sinema İlişkisi ve Sinema Dilinde Kültür Bildiri Kitabı Elektronik Ortamda Kitapların editörlüğünü de üstlenen Yakın Doğu Üniversitesi Radyo TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fevzi Kasap, alanında uzman 60 akademisyen tarafından sunulan araştırmaların literatüre önemli bir katkı yapacağını söyledi. Doç. Dr. Kasap, sempozyumda sunulan 43 bildirinin yer aldığı kitaplarda aynı zamanda bu bildirilerden yola çıkılarak hazırlanan 20 makalenin de yer aldığını ifade etti. E-kitap formatında yayınlanan kitaplara aşağıdaki linklerden ulaşmak mümkün. Sempozyum Bildiri Kitabı Özet Bildiri Kitabı

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyelerinin Anadolu ve Kıbrıs Türk Halk Masallarında Yer Alan Kültürel Unsurları Karşılaştırdığı Makale, Türkiyat Araştırmaları Dergisinde Yayınlandı

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Mustafa Yeniasır, Doç. Dr. Burak Gökbulut ve TED Koleji öğretim görevlisi Tülay Kaya Tekman’ın hazırladıkları “Anadolu ve Kıbrıs Türk Halk Masallarında Yer Alan Kültürel Unsurlar Üzerine Bir Karşılaştırma” isimli makale, ULAKBİM, WEB of SCİENCE, MLA, ASOS gibi ulusal ve uluslararası indekslerce taranan Türkiyat Araştırmaları Dergisinde yayınlandı. Makalede Anadolu ve Kıbrıs Türk halk masallarında toplumun çeşitli sınıflarından meslekler bulunduğu ve Kıbrıs’tan farklı olarak Anadolu Türk halk masallarında saray (hanedan) çevresinden meslek isimlerinin daha fazla yer aldığı tespit edildiği vurgulandı. Kıbrıs Türk Halk Masalları Mutfak ve Kiler Kültüründen Daha Fazla Unsur Barındırıyor Beslenme-mutfak ve kiler başlığında her iki ülkenin mutfağıyla alakalı unsurların incelendiği makalede, özellikle masalların ait olduğu kültüre has yiyeceklerden bahsediliyor. Buradan çıkan sonuca göre Kıbrıs ve Anadolu Türk halk masallarında mutfak kültürü açısından benzerlikler bulunduğu, ancak iki ülkenin mutfağında farklılıkları barındırdığı da belirtiliyor. Makalede, incelenen masallarda Kıbrıs Türk halk masallarının özellikleri geleneksel mutfak ve kiler kültürüyle ilgili daha fazla unsuru barındırdığı vurgulanıyor. Kökenleri eski Türk inanış ve uygulamalarına kadar dayanan ve her iki ülkede de uygulamaları yapılan halk hekimliğine her iki ülkenin masallarında da yer verilirken iki ülkenin masallarında benzer olarak geçen sağaltma yöntemi, derviş-pirin verdiği elma yardımıyla kadınların iyileşerek çocuk sahibi olmaları dikkat çekiyor. Ortak tarih ve kökenler nedeniyle masallarda çok sayıda ortak nokta var Doç. Dr. Mustafa Yeniasır, Doç. Dr. Burak Gökbulut ve Tülay Kaya Tekman’ın yaptığı ortak açıklamada, “Anadolu ve Kıbrıs Türk halk masalları birçok kültürel unsuru barındırmakta ve söz konusu kültürel unsurların nesilden nesile aktarılmasında bir aracı görevi görmektedir. Her iki ülkenin masallarında çok fazla benzerliğin olması ortak tarih ve kökenlere bağlanabilir. Benzerliklerin yanında ayrışan veya farklılaşan bazı özelliklerin ise yaşanılan coğrafyadan ve şartlardan kaynaklandığını söylemek mümkündür. Kıbrıs Türkleri 1571’de Anadolu’dan Kıbrıs adasına gelirken doğal olarak yeni çevreye ve şartlara uyum sağlamışlar ve yaşanılan coğrafyadaki diğer kültürlerle (Rum, İngiliz) iletişime geçmişler ve bu durumun etkisiyle bazı farklılaşmalar yaşamışlardır. Bu anlamda incelenen masallarda yer alan benzerlikler kadar farklılaşmaların da bir sürece bağlı olduğu ve doğal karşılanması gerektiği söylenebilir” İfadelerine yer verildi.

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yücel Yazgın’ın Arkeolojik Silindir Mühürlerle İlgili Makalesi “Hong Kong Journal of Social Sciences”da Yayınlandı

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel  Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Plastik Sanatlar Bölüm Başkanı Doç. Dr. Yücel Yazgın’ın Kıbrıs’ın arkeolojik dönemlerinde kullanılan arkeolojik silindir mühürleri incelediği makalesinin tam metni “Hong Kong Journal of Social Sciences” dergisinde yayınlandı. Doç. Dr. Yücel Yazgın: “Arkeloloik silindir mühürler, kullanıldıkları dönemin görsel algısı ve prensipleri ile ilgili önemli ipuçları veriyor.” Arkeolojik mühür kompozisyonlarına, birer tasarım öğesi olarak arkeolojik bakış açısı dışında farklı bir açıdan ilk defa değerlendirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Yazgın, araştırmasını Kıbrıs’taki arkeoloji müzelerinde ve British Museum, Metropolitan Museum ile John Hopkins Museum’da sergilenen Kıbrıs’ta kullanılmış arkeolojik silindir mühürleri inceleyerek oluşturduğunu söyledi. Araştırmada, mühürler üzerine kazınmış motif, figür, bezeme ve diğer tüm imgelemlerin dağılım prensiplerinin kategorize edildiğini ifade eden Doç.Dr. Yücel Yazgın, “Silindir mühürler üzerine kazınmış tüm imgelemlerin, baskı yüzeyinde oluşturduğu kompozisyonlar incelenerek, kategorize edilmiş, kategorik sıralama sonucunda yirmi esas kategori oluşmuştur. Yirmi farklı esas tasarımın, dokuzuna ait, elli dokuz alt tasarıma ulaşılmıştır” dedi.   Doç. Dr. Yazgın, ayrıca, “Kıbrıs arkeolojik mühürlerinin adanın ve çevre ülkelerin kültürleri, sosyal ve ekonomik yapıları, sanatçıları, hayvan popülasyonları ve bitki örtülerinden etkilendiği görülüyor” dedi. Mühürler üzerindeki figürlerin anlatım gücünü sağlayabilmek amacıyla çok farklı kompozisyonlar düzenleyen mühür kazıyıcılarının, günün koşullarında sadece teknik yetkinlik açısından değil, ifadeyi güçlü kılacak görsel algı açısından da üst düzeyde zenginliğe sahip olduklarını vurguladı. 

Ani Ölümlerin Nedeni COVID Aşıları Değil!

Son günlerde sık karşılaştığımız ani genç ölümler, toplumda derin bir üzüntü yaratırken, endişe de uyandırıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, mevcut bilimsel veriler ışığında ani ölümler ile aşı arasında bir bağlantı olmadığını söylüyor. Son günlerde sık karşılaşılan ani genç ölümlerin ardında çoğunlukla kalple ilgili rahatsızlıkların bulunduğunu söyleyen Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, dünyada COVID-19 aşılarına bağlı kalp rahatsızlıkları nedeniyle rapor edilen herhangi bir ölüm vakasının olmadığını vurgulayarak “Tam tersine COVID enfeksiyonu geçiren kişilerde kalp kası ya da kalp zarı iltihabı gelişme oranı daha fazla olup %3-5 civarındadır. COVID enfeksiyonu sonrası ani ölümlerin görüldüğü ve çoğunun kalp tutulumuna bağlı olduğu da bir gerçek olup, konuyla ilgili bilimsel çalışmalar devam etmektedir. Dolayısıyla ani ölüm riski aşılananlarda değil, bilakis, Covid enfeksiyonu geçirenlerde mevcuttur. Bu bilimsel veriler doğrultusunda halkın aşılanma konusunda tereddüt yaşamaması gerekmektedir” ifadesini kullanıyor. Ani ölümlerin esas nedeni tanısı konulmamış kalp hastalıkları Toplumdaki yaygın kanı, kalp rahatsızlıklarının genellikle ileri yaş hastalığı olduğu yönünde iken, günümüzde, sigara ve uyuşturucu madde kullanımı, modern ve sanayileşen toplumun getirdiği yanlış beslenme alışkanlıkları, obezite ve yoğun stres, kalp hastalıklarınının erken yaşlarda görülmesine yol açıyor. Uzmanlar ani ölümlerin esas nedeni olarak tanısı konulmamış, hiçbir belirti vermeden seyreden kalp hastalıklarına işaret ediyor. Yine ani genç ölümlere ait otopsi sonuçlarının üçte ikisinde, ölüm nedeni kalp hastalığı olarak kayıtlara geçiyor. Öncesinde bilinen bir sağlık sorunu olmamasına rağmen, bazen kişilerde beklenmedik şekilde başlayan şikayetler, 1-2 saat gibi kısa bir süre içinde ölümle sonuçlanabiliyor. Sıklıkla öldürücü ritim bozukluklarının ortaya çıkmasıyla gerçekleşen ani ölümlerde, kalbin kanı pompalama görevini yerine getirememesi ile kan akışı duruyor. Kalp ritminin dakikalar içinde normale döndürülemediği durumlarda ise ölüm gerçekleşiyor. Prof. Dr. Hamza Duygu, genellikle efor sırasında meydana gelen ve nefes darlığı, çarpıntı, gözlerde kararma, fenalık hissi gibi belirtiler veren kalp hastalıklarında, bazen kalbin hiçbir belirti vermeksizin aniden durabildiğini de hatırlatıyor. Ani ölümlerin başlıca nedeni kalp damar tıkanıklığına bağlı kalp krizi Prof. Dr. Hamza Duygu, ani kardiyak ölümün başlıca nedeni olarak kalp damar tıkanıklığına bağlı gelişen kalp krizi olduğuna dikkat çekiyor. Öte yandan gençlerde sigara, kokain-amfetamin gibi maddelerin kullanımı, erken yaşlarda başlayan şeker hastalığı, hipertansiyon ve doğuştan ailevi kolesterol yüksekliği ile koroner damar çıkış anomalilerinin kalp krizine neden olabildiğini de belirtiyor. Nadir görülen ailesel geçişli genetik hastalıklar, sağlıklı genç bireylerde ani ölüme neden olabiliyor. Bu nedenle yüksek riskli hastalıklar çeşitli tanısal yöntemlerle saptanabiliyor. Prof. Dr. Hamza Duygu kalbe bağlı ani ölümlerin önüne geçmek için halkın bilinçlenmesi gerektiğine dikkat çekerek “Öncelikle ailesinde ani kalp durması olan kişiler mutlaka kalp merkezine başvurmalı ve tarama yaptırmalıdır. Profesyonel sporcularda veya egzersiz programına katılacak kişilerde bu daha da önemli hale gelmektedir. Çünkü kalbe bağlı ani ölümler genellikle sportif aktiviteler sırasında görülmektedir. Kalp damar tıkanıklığı olanlar, aort damarında genişleme, ritim bozukluğu, kalp yetmezliği, doğuştan kalp hastalığı gibi ani ölüme eğilim yaratan durumlar erken tanı ile saptanarak kalbe bağlı ani ölümler önlenebilmektedir” ifadesini kullanıyor. Gençlerde kalbe bağlı ani ölüm riskini artıran faktörler nelerdir? Kalp damar tıkanıklıkları ve buna bağlı kalp krizlerine ilave olarak, aort damar yırtılması, akciğer embolisi, kalp yetersizliği, doğumsal kalp ve kalp kası hastalıkları, kalp kapak hastalıkları, kalp kası iltihabı, uzun QT sendromu, kısa QT sendromu, WPW sendromu, brugada sendromu, aritmojenik sağ ventrikül displazisi gibi bazı ciddi ritim bozuklukları ile toksik, uyuşturucu madde kullanımı da gençlerde ani kalp ölümüne yol açabiliyor. Prof. Dr. Hamza Duygu açıklamalarında son olarak, günlük rutin iş temposundan vakit bulamayıp “Bana bir şey olmaz” inanışı ile çoğu kez kulak ardı edilen kontrollü yaşamın, sağlıklı yaşamın olmazsa olmaz kurallarından biri olarak görülmesi gerektiği ifadelerini kullanıyor.

Yakın Doğu Üniversitesi, Grip ve COVID-19’u Aynı Örnekten Saptayan Hibrit PCR Tanı Kiti Geliştirdi

Yakın Doğu Üniversitesi, KKTC’de kullanıma sunduğu yerli PCR Tanı kitini geliştirerek grip ve COVID-19’u aynı anda saptayan hibrit tanı kiti tasarladı. ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi önerileri doğrultusunda tasarlanan kit sayesinde, SARS-CoV-2 ile birlikte influenza A ve B virüslerini de kapsayan hibrid kitlere KKTC’nin tüm dünya ile eş zamanlı geçişi sağlanacak. Sonbahar-kış aylarının gelmesi ile birlikte yaygınlığı artan gribal enfeksiyonları, belirtileri oldukça benzeyen COVID-19’dan ayırt etmek, pandemi yönetimi açısından büyük bir önem taşıyor. Yakın Doğu Üniversitesi, grip geçiren insanların COVID-19 paniği yaşamaması ve özellikle hastane kapasitesinin zorlanmasını önlemek için önemli bir projeye imza attı. Yakın Doğu Üniversitesi, tasarım ve AR-GE’si tamamen kendisine ait olan yerli PCR Kitini geliştirerek grip ve COVID-19 hastalığına yol açan virüsleri aynı örnekten saptayan hibrit PCR Tanı Kiti tasarladı. ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi önerileri doğrultusunda tasarlanan kit sayesinde, SARS-CoV-2 ve influenza A ve B virüslerini saptayabilen hibrid kitlere, KKTC’nin tüm dünya ile eş zamanlı geçişi sağlanacak. Grip ve COVID-19 belirtileri benzerlik gösteriyor Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanları tarafından tasarlanıp geliştirilen kit, genellikle yıl içerisinde Ekim ayından başlayarak Mart sonu Nisan başına kadar olan dönemde sık görülen ve oldukça bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olan grip (influenza) ile COVID-19’un tanısını aynı örnekten koyabilecek. Kış aylarının yaklaşmasıyla COVID-19 pandemisine ek olarak gelişecek influenza salgını, katlanmış sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu iki hastalığın birlikteliği, bir yandan hastalarda tanı ve tedavi sorunlarını güçleştirirken, bir yandan da ortaya çıkabilecek “ikiz” hastalığın ciddi bir etki yaratabileceği düşünülüyor. Mevsimsel grip etkeni olan influenza virüsler, kişiden kişiye kolaylıkla bulaşabiliyor. İnsanların kapalı alanlarda daha çok vakit geçirdikleri kış aylarında ise hastalık en yoğun dönemine ulaşıyor. COVID-19’a yol açan SARS-CoV-2’ye benzer bir şekilde damlacık yolu ve indirekt temas ile yayılan influenza virüsler, iki hastalık arasındaki semptomların benzerliğinden dolayı hastalığın tanısını zorlaştırıyor. Her iki hastalıkta seyreden ateş, titreme, öksürük, nefes darlığı, yorgunluk hissi ve eklem ağrıları, boğaz ağrısı, burun akıntısı gibi belirtiler, klinik örneklerde moleküler PCR testleri ile tanının önemini ortaya koyuyor. Yakın Doğu Üniversitesi araştırma laboratuvarlarında tasarlanan grip-COVID-19 hibrit test kiti grip salgını dönemine girilirken, Kuzey Kıbrıs’ta özellikle okul çağındaki çocuklar, kronik hastalıkları olan bireyler ve yaşlılar için büyük bir önem taşıyor. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Belirtileri benzer olan COVID-19 ve grip ayrımının tek örnek ve tek bir testle yapılacak olması sağlık sistemimiz üzerindeki yoğunluğu en aza indirecek.” Bütün tasarım ve arge süreçleri Yakın Doğu Üniversitesince gerçekleştirilen PCR Tanı ve Varyant Analiz Kiti’ni, Temmuz ayında KKTC Sağlık Bakanlığı onayı ile kullanmaya başladıklarını hatırlatan Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Grip-COVID-19 Hibrit PCR Tanı Kiti’ni geliştirmesini tamamlayarak ülkemizin önemli ihtiyaçlarından birini daha gidermenin mutluluğunu yaşıyoruz. Belirtileri benzer olan COVID-19 ve grip ayrımının tek örnek ve tek bir testle yapılacak olması sağlık sistemimiz üzerindeki yoğunluğu en aza indirecek” değerlendirmesini yaptı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Geliştirdiğimiz Grip-COVID-19 Hibrit PCR Tanı Kiti ile üst solunum yolu enfeksiyonu yaşayan hastalarda enfeksiyon kaynağı olan virüsü tek örnekten tespit edebiliyoruz.” COVID-19 teşhisi konulan bazı hastalarda SARS-CoV-2 ile birlikte farklı solunum yolu virüsleri ile ko-enfeksiyonlar tespit ettiklerini belirten Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, geliştirdikleri Grip-COVID-19 Hibrit PCR Tanı Kiti ile üst solunum yolu enfeksiyonu yaşayan hastalarda enfeksiyon kaynağı olan virüsü tek örnekten tespit edebileceklerini söyledi. Doç. Dr. Buket Baddal: “Grip-COVID-19 Hibrit PCR Tanı Kiti’ni ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ve Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi önerileri doğrultusunda geliştirdik.” Yakın Doğu Üniversitesi COVID-19 PCR Tanı Laboratuvarı Sorumlularından Doç. Dr. Buket Baddal, geliştirdikleri yerli Grip-COVID-19 Hibrit PCR Tanı Kiti’nin ABD Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi ve Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi önerileri doğrultusunda geliştirildiğini söyleyerek, COVID-19 ile mücadele kapsamında, kış aylarında beklenilen eş zamanlı grip salgını için tanı ve araştırma laboratuvarlarında tüm hazırlıkları tamamladıklarını ifade etti.
tercih robotu