Telefon: +90 (392) 223 64 64 | [email protected]

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uzm. Yücehan Yücesoy, 7. Turkcess 2021 Eğitim ve Sosyal Bilimler Kongresi’nde “Türk Dünyası Bilime Katkı” Ödülünün Sahibi Oldu

7’incisi KKTC’de düzenlenen Uluslararası TURKCESS Eğitim ve Sosyal Bilimler Kongresi’nde Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Uzm. Yücehan Yücesoy, “Türk Dünyası Bilime Katkı” ödülü ile aldı. Daha önceki yıllarda Sinop, Gaziantep, Üsküp, Bakü ve son olarak İstanbul’da düzenlenen Uluslararası TURKCESS Eğitim ve Sosyal Bilimler Kongresi’nin 7’incisi bu yıl KKTC’de düzenlendi. Ana teması “Toplumsal Değişim ve İnovasyon” olarak belirlenen kongrede, dünyanın farklı bölgelerinden pek çok bilim insanı bir araya geldi. Pandemi sonrası eğitimin geleceği”, dijitalleşme ve 21’inci yüzyılda meslekler gibi pek çok konunun da tartışıldığı kongrede, paneller ve atölye çalışmaları da yapıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Uzm. Yücehan Yücesoy ise kongrede, 2020-2021 döneminde yaptığı akademik ve bilimsel çalışmaları nedeniyle “Türk Dünyası Bilime Katkı Ödülü” ile onurlandırıldı. Ağırlıklı olarak dijital materyal tasarlama eğitimi, uzaktan eğitim, eğitimde animasyon ile eğitsel oyun teknolojileri ve eğitimde tasarım yönetimi kullanımı ile ilgili konularla ilgili çalışmalar yapan Uzm. Yüce Yücesoy bu alanlarda eğitim vermeye de devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi’nin sağladığı olanaklarla, araştırmalarına büyük destek verdiğini söyleyen Uzm. Yücehan Yücesoy, elde edilen başarının kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu söyledi.

Kıbrıs Türk Toplumunun Gizli Kahramanlarını Geleceğe Taşıyan “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” Serisinin İlk Kitabı Çıktı

Girne Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt’un hazırladığı “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” serisinin ilk kitabı Yakın Doğu Üniversitesi Kültür Yayınları’ndan çıktı. Kuzey Kıbrıs’ın efsane müzik öğretmeni Yıldan Birand’ın hayatını okuyucusuyla buluşturan kitap, renkli tasarımı ve eğlenceli dili ile 7’den 70’e herkese hitap ediyor… Bazı isimler vardır ki yaptıklarıyla bir toplumun hayatına dokunarak sessiz sedasız büyük bir değişim ve ilham yaratır. Küçük gibi görünen ama büyük etkiler yaratarak toplumu dönüştüren bu adımların kahramanlarının kendi hikayeleri ise zaman içinde unutulup gider. Girne Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt da hazırladığı “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” kitap serisi ile Kıbrıs Türk Toplumunun kültürüne ve yaşamına büyük katkılar sunan bu gizli kahramanların hikayelerini gelecek nesillerle buluşturarak ölümsüzleştirmeyi amaçlıyor. İlk etapta 10 kitaplık bir seri olarak düşünülen “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” dizisinin ilk kitabı çıktı. Kuzey Kıbrıs’ın efsane müzik öğretmeni Yıldan Birand’ın hikayesini okuyucuyla buluşturan kitap, renkli sayfaları ve eğlenceli diliyle 7’den 70’e herkese hitap ediyor. Uzmanlık alanı, yaratıcı müfredat geliştirme olan Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt, Yıldan Birand’ın hikayesini başta çocuklar olmak üzere, okuyan herkesin eğlenerek ilham alacağı bir dil ve tasarımla geleceğe taşıyor. Kıbrıs’ta müzik eğitimine çağ atlatan kadın: Yıldan Birand “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” kitap serisinde hayatlarını geleceğe aktardığı simleri, adeta bir masal kahramanına dönüştüren Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt, Kuzey Kıbrıs için önemli değerler yaratmış isimleri unutulmaktan kurtarmakla kalmıyor; ilham verici hikayelerini gün yüzüne çıkararak çocuklara örnek alabilecekleri kendi toplumlarından, kendi kültürlerinden, aynı topraklarda büyüdükleri belki de aynı sokaklarda yürüdükleri rol modeller sunuyor. Serinin ilk kitabının kahramanı Yıldan Birand da bu rol modellerden biri. 1964’te Kıbrıs okullarında müzik dersinin müfredata alınmasını sağlayan Yıldan Birand, yaratıcı eğitim teknikleriyle pek çok öğrencisinin hayatına dokunarak büyük ufuklar açtı. Orkestra ve korolar kurdu. Müzik öğretmeni olmayan köy okullarında konserler verdi. Böylece adadaki pek çok çocuk onun sayesinde müzikle tanıştı. Kıbrıs’ın ilk Kız Bandosunu kurdu. İlerleyen yıllarda Caz Orkestrası ve Klasik Orkestrayı kurdu. Yıldan Birand, 35 yıllık müzik öğretmenliğinin ardından emekli olsa da Royal School of Academy’nin piyano sınavlarında performans rekorları kıran öğrenciler yetiştirmeye devam ediyor. Yıldan Birand’ın hikayesi ise Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt renkli anlatımı ile hazırladığı “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” serisinin ilk kitabı ile ilham vermeye devam ediyor. Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt: “Kıbrıs Türk Toplumuna değer katmış insanların yaşam öyküleri, ‘Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri’ kitap serisi ile unutulmadan ilham vermeye ve rol model olmaya devam edecek.” Farklı meslek gruplarında olsa da başarısı, öncülüğü, sorumluluk alışı, paylaşımcılığı, bazen ilk oluşu, bazen de insanların hayatlarında yeni ufuklar açması gibi özellikleriyle toplumu dönüştüren pek çok gizli kahramanla iç içe yaşadığımızı söyleyen Yrd. Doç. Dr. Mutlu Soykurt, “Kıbrıs Türk Toplumuna değer katmış insanların yaşam öyküleri, Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri kitap serisi ile unutulmadan ilham vermeye ve rol model olmaya devam edecek” dedi. İlk etapta 10 kitap, 10 isim olarak tasarladığı “Kuzey Kıbrıs’ın Değerleri” serisinin ikinci kitabının da yakın zamanda okuyucuyla buluşturmayı amaçlayan Yrd. Doç. Dr. Soykurt, bu projenin aynı zamanda farklı yaş gruplarındaki bireyleri okuma kültürüne ve yaratıcı düşünmeye teşvik edeceğine de inanıyor.

Yakın Doğu Üniversitesi Çevre Araştırmaları Merkezi ve Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Prof. Dr. Salih Gücel, Akdeniz Bilim Ekibi Üyeliğine Seçildi

Akdeniz Bilim Ekibi’nde Kıbrıs’ı temsil edecek olan Yakın Doğu Üniversitesi Çevre Araştırmaları Merkezi ve Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Prof. Dr. Salih Gücel, 24 Eylül’de İspanya’nın Alicante şehrinde, 11 bilim insanı onuruna düzenlenecek galada ödül alacak. Yakın Doğu Üniversitesi Çevre Araştırmaları Merkezi ve Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Prof. Dr. Salih Gücel, Akdeniz araştırmalarıyla ön plana çıkan 11 bilim insanının yer aldığı Akdeniz Bilim Ekibi’ne seçildi. Akdeniz Bilim Ekibi, Akdeniz ülkelerinin bilim, teknoloji ve yenilik yeteneklerini görünür kılmak, aralarında iş birliği geliştirmeye katkıda bulunmak ve araştırma sonuçlarından yararlanılarak değişim için fırsatlar yaratarak Akdeniz’in ekonomik ve kültürel geleceği için önemli ilerlemeler kaydetmeyi amaçlıyor. Avrupa Komisyonu’nun da desteği ile 23 Akdeniz ülkesinin (Türkiye, Kıbrıs, Arnavutluk, Cezayir, Bosna Hersek, Hırvatistan, Mısır, Fransa, Yunanistan, İran, İsrail, İtalya, Ürdün, Lübnan, Libya, Malta, Fas, Portekiz, Slovenya, İspanya, Suriye, Tunus ve Karadağ) ortak sorunlarını ele alan Akdeniz Bilim Ekibi, bilginin ve stratejilerin geliştirilmesine en çok katkıda bulunan ve araştırmaları bilim dünyasına önemli katkılar sağlayan 11 bilim insanından oluşuyor. Akdeniz Bilim Ekibi’nin öncelikli araştırma konuları arasında, gelecek için bilim, teknoloji, sağlık, iklim değişikliği, antropoloji ve deniz bilimleri yer alıyor. Akdeniz Bilim Ekibi, 24 Eylül’de İspanya’da buluşacak Akdeniz Bilim Ekibi, 24 Eylül’de İspanya’nın Alicante şehrinde, 11 bilim insanı onuruna düzenlenecek galada bir araya gelecek. 2009 yılında kurulan ve temel amacı karşılıklı bilgiyi teşvik etmek ve Akdeniz ülkelerini kültür, ekonomi, iklim değişikliği, cinsiyet eşitliği, bilimsel ve teknolojik yenilik gibi farklı alanlarda birbirine yakınlaştırmak olan İspanyol kamu kurumu Casa Mediterráneo’nun ev sahipliğinde düzenlenecek galaya, İspanya’nın eski başbakanı José Luis Rodríguez Zapatero da katılacak. Galada, Yakın Doğu Üniversitesi Çevre Araştırmaları Merkezi ve Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Prof. Dr. Salih Gücel’e Akdeniz bölgesinde yürütmüş olduğu başarılı projeler ve doğada yaşayan canlıların korunmasına yönelik gerçekleştirdiği başarılı çalışmalar nedeniyle ödül verilecek.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Tarafından Onaylı İş Sağlığı ve Güvenliği 2021 Güz Dönemi Sertifika Programları 4 Ekim’de Başlıyor…

Yakın Doğu Üniversitesi’nin işverenler ve çalışanlara düşen görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülükler, iş yerlerinde sağlık gözetimi, sağlık ve güvenlik kuralları ile iş sağlığı ve güvenliği yönetim ve organizasyonunu kapsayan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından onaylı sertifikalı “İş Sağlığı ve Güvenliği” eğitimlerinin 2021 Güz Dönemi programları 4 Ekim’de başlayacak. “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti Veren Kişilerin Sertifikalandırılması ve Kuruluşların Yetkilendirilmesi” tüzüğü uyarınca, gerekli koşulları tamamlayıp Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilen ve belgelendirilen tüm eğitimler, Sağlık Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın belirlediği sağlık önlemleri çerçevesinde gerçekleştirilecek. Yakın Doğu Üniversitesi, uzman eğitmen kadrosu ve güçlü altyapısıyla tüzüğün öngördüğü tüm eğitim programlarını sürdürerek 2020 yılı içerisinde iki adet “İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanlık Kursu”, iki adet “Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Kursu”, iki adet “İnşaat İş Sağlığı ve Güvenliği Kursu”, bir adet “Sertifika Yenileme Kursu” ve bir adet “İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitici Eğitimi Kursu”nu tamamladı. Teorik ve pratik eğitimler bir arada Yakın Doğu Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü tarafından verilecek olan İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri kapsamında “Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi” ile iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına yönelik olarak “İSG Eğiticinin Eğitimi” programları gerçekleştirilecek. Bu eğitimlerde temel teorik ve pratik bilgiler verilecek. Sağlıklı ve güvenli çalışma ortamlarının yaratılması, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, risk değerlendirmesi, yetişkinlerde İSG eğitim teknikleri gibi önemli konuların yer aldığı İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri, Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzman eğitim kadrosu tarafından interaktif eğitim metodları kullanılarak yürütülecek. Aziz Gürpınar: “Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzman eğitmen kadrosuyla verdiği iş güvenliği ve sağlığı eğitimleri ülkemizin çalışma yaşamındaki sağlık ve güvenlik standartlarının yükseltilmesi ve geliştirilmesine olumlu katkı verecektir.” Güvenli bir iş ortamı için yasalar uyarınca işverenlere de önemli görev ve sorumlulukların yüklendiğini söyleyen İş Sağlığı ve Güvenliği Program Yöneticisi ve İSG Uzmanı Aziz Gürpınar, “Sağlıklı ve güvenli çalışma ortamlarının yaratılmasında nitelikli ve uzman elemanların katkısı son derece önemlidir” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti Veren Kişilerin Sertifikalandırılması ve Kuruluşların Yetkilendirilmesi” tüzüğünde yer alan tüm hususları yerine getirdiğini belirten Gürpınar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Kurumu olarak yetkilendirilen Yakın Doğu Üniversitesi’nin 2021 güz dönemi kurslarının, 4 Ekim 2021 tarihinde başlayacağını söyledi. Başvurular 1 Ekim’e kadar yapılabilecek… yabem.neu.edu.tr adresi üzerinden 1 Ekim’e kadar online başvuru ve kayıt yapılabilen eğitim programları ile ilgili detaylı bilgileri +90 (392) 2236464-5611, +90 (392) 223 2000-5611 numaralı telefonlardan alabilirsiniz.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Geliştirdiği Koruyucu Nazal Sprey Olirin, İkas Pharma Tarafından KKTC’nin Ardından Türkiye’de de Kullanıma Sunuldu

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Perugia Üniversitesi, Avrupa Biyoteknoloji Derneği (EBTNA) ve İtalyan MAGI Group ortaklığında geliştirdiği koruyucu burun spreyi Olirin, İkas Pharma tarafından KKTC’nin ardından Türkiye’de de kullanıma sunuldu. Türkiye’nin en büyük online alışveriş siteleri Hepsiburada, Trendyol, N11, Morhipo, Çiçeksepeti ve Gittigidiyor’da satılmaya başlanan koruyucu nazal sprey Olirin, burun ve ağız yoluyla uygulandığında virüslerin üst solunum yolundaki hücrelere bağlanmasını engelleyip diğer yandan antiviral etkisi ile virüsleri öldürerek çift yönlü bir koruma sağlıyor. Olirin, yakın zamanda ezcanelerden de alınabilecek. Olirin, İtalya ve KKTC’nin ardından Türkiye’de! Şubat 2021’de İtalya’da, Ağustos 2021’de ise KKTC’de kullanılmaya başlanan sprey, zeytin yaprağı özünden üretilen doğal içerikli bir ürün. Marka seçimi de İngilizce’de zeytin anlamına gelen “olive” kelimesinden esinlenilerek yapılan Olirin, tamamen doğal bileşenlerden üretildiği için “koruyucu gıda takviyesi” statüsünde. Yakın Doğu Üniversitesi’nin proje ve patent ortağı olduğu Olirin’in ruhsat, üretim ve satış yetkisi ise Kuzey Kıbrıs’ın dünya standartlarında ilaç tedariği sağlayan ve ecza depoculuğunda sektörün en genç şirketlerinden biri olan İkas Pharma’ya ait. Türkiye ve dünyanın diğer bölgelerinden satış temsilciliği için talepte bulunan farklı ilaç firmalarının tekliflerini de değerlendiren İkas Pharma, Olirin Nazal Sprey için distribütörlük anlaşmaları imzaladı. Ürünün Türkiye depo satış distribütörlüğü için MNC firması ile anlaşan İkas Pharma, dijital platformlar satış yetkisini de Ralem Group Digital Marketing şirketine verdi. Böylece Olirin Nazal Sprey, artık Türkiye’nin en büyük alışveriş sitelerinden olan Hepsiburada, Trendyol, Morhipo, Çiçeksepeti, N11 ve Gittigidiyor’da satılmaya başlandı. KKTC’de geliştirilen ilk OTC Olirin’in KKTC’nin OTC alanındaki ilk milli ürünü olduğunu vurgulayan İkas Pharma Genel Müdürü Hasan Kölel, kısa bir süre önce KKTC’de kullanıma sundukları koruyucu nazal sprey Olirin’i Türkiye’de de kullanıma sunmanın gurur ve mutluluğunu yaşadıklarını söyleyerek, “Olirin Nazal Sprey’in çok kısa bir süre içinde hem yurt içinde hem de yurt dışı pazarlarda yüksek talep görüyor olmasından dolayı mutluluk ve gurur duyuyoruz. Bu ürüne aklını, emeğini koyan Yakın Doğu Üniversitesi’nin değerli akademisyenlerine teşekkür ederim” ifadesini kullandı. Türkiye’de yaptıkları yeni anlaşmalardan ötürü heyecan duyduklarını ifade eden Kölel, “KKTC’de ecza depoculuğu sektöründe bir ilk olarak, İkas Pharma Olirin Nazal Sprey’in ruhsat, üretim ve pazarlama alanında tüm haklarını elinde bulunduruyor. Olirin için Türkiye’de MNC şirketi ve Ralem Group Digital Marketing şirketi ile anlaşma imzaladık. Bu anlaşmalar ile Olirin’in online satış platformlarında da satışına başlandı. Türkiye’de ecza depoları aracılığı ile yakın zamanda eczanelerde de olacak. Ayrıca, Asya Bölgesi distribütörlük görüşmelerini sürdürüyoruz” dedi. Virüslere karşı koruyucu bariyer sağlıyor İkas Pharma’nın ilaç tedariği ve ecza depoculuğu faaliyetlerinin yanı sıra kendi ürünleri ile OTC alanında faaliyet gösterdiğini söyleyen İkas Pharma Direktörler Kurulu Üyesi Dr. Serkut Yalçın, “Olirin Nazal Sprey, bu alanda ilk ürünümüz. Bir supleman, doğal katkı ürünü olan Olirin, üst solunum yolu viral enfeksiyonlarında virüs bariyeri oluşturarak, korunma amaçlı katkı sağlıyor” ifadelerini kullandı. Maske, mesafe, hijyen ve Olirin Nazal Sprey… “Olirin’in Türkiye’de kullanıma sunulması için İkas Pharma ile stratejik bir iş birliğine imza attık” diyen MNC ve Bereket İlaç A.Ş. Genel Müdürü Mesut Bereket ise “Olirin, doğal içeriği ile OTC kapsamında direkt eczaneden alınabiliyor. İçinden geçtiğimiz dönem itibari ile ‘maske, mesafe, hijyen’ tedbirleri ile birlikte kullanıldığında Olirin, virüse karşı savunmayı daha güçlü kılıyor. Olirin’in geliştirme sürecinde yapılan araştırmalar ve bilimsel yayınlar heyecan verici. Bu projenin içinde olmaktan, ürünün Türkiye pazarında satış yetkisine sahip olmaktan büyük gurur duyuyoruz” ifadesini kullandı. Ralem Group Digital Marketing şirketi Genel Müdürü Bora Koçak ise, “Bugünün ekonomisinde dijital pazarlamanın yeri gitgide büyüyor. Ramel Grup olarak, Olirin’in Türkiye “digital marketing” satış yetkisine sahip olmanın büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Olirin Nazal Sprey, Türkiye’nin en büyük alışveriş sitelerinde artık kolaylıkla alınabilecek” şeklinde konuştu.

GÜNSEL, Dünya Otomotiv Vitrininde!

KKTC’nin yerli ve milli otomobili GÜNSEL, Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen Uluslararası Otomobil Fuarı IAA Mobility’de tedarikçileri ile buluştu. GÜNSEL, sonraki durakları Londra, Cenevre ve Pekin’de düzenlenecek otomobil fuarlarına ilk modeli B9 ile katılarak dünya vitrinine çıkacak… COVID-19 pandemisi sonrasında düzenlenen ilk otomobil fuarı olan Uluslararası Otomobil Fuarı (IAA Mobility), Almanya’nın Münih kentinde düzenlendi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yerli ve milli otomobili GÜNSEL, IAA Mobility’ye katılarak tedarikçileri ve potansiyel tedarikçileri ile buluştu. GÜNSEL, Aralık ayında Londra’da, Şubat 2022’de Cenevre’de ve Nisan 2022’de ise Pekin’de düzenlenecek otomotiv fuarlarına araçla katılarak ilk modeli B9’u otomotiv dünyasının en önemli fuarlarında dünyaya tanıtacak. 7-12 Eylül tarihleri arasında Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen IAA MOBILITY, dünyanın önemli otomobil fuarlarından biri olarak öne çıkıyor. Pek çok uluslararası otomotiv markasının yeni modellerini gün yüzüne çıkardığı fuar, dünya otomotiv piyasasına yön veren üreticileri, tedarikçileri ve son kullanıcıları bir araya getirdi. Pandemi sonrasında düzenlenen ilk otomobil fuarı olan IAA MOBILITY’nin ardından başta Londra, Cenevre ve Pekin olmak üzere pek çok kentte otomobil fuarları düzenlenmeye devam edecek. GÜNSEL’in sonaki durakları Londra, Cenevre ve Pekin IAA MOBILITY’de tedarikçileri ile buluşan KKTC’nin elektrikli otomobili GÜNSEL’in ilk lansmanı 20 Şubat 2020’de Girne’de yapılmıştı. Sonrasında 18-21 Kasım 2020 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen MÜSİAD EXPO 2020 Fuarı ile Türkiye lansmanını da gerçekleştiren GÜNSEL’in Avrupa’daki ilk durağı ise Almanya Münih oldu. GÜNSEL, Aralık ayında Londra’da, Şubat 2022’de Cenevre’de ve Nisan 2022’de ise Pekin’de düzenlenecek otomotiv fuarlarına da katılarak ilk modeli B9’u otomotiv dünyasının en önemli fuarlarında dünyaya tanıtacak. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “KKTC’mizin yerli ve milli otomobili GÜNSEL ile Londra, Cenevre ve Pekin’de katılacağımız fuarlarla ilk modelimiz B9’u dünya vitrinine çıkaracağız.” Almanya, Münih’te düzenlenen Uluslararası Otomobil Fuarı IAA Mobility’de tedarikçileri ile buluşarak elektrikli otomotivin geleceğini yakından gözlemleme şansı yakaladıklarını söyleyen Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “KKTC’mizin yerli ve milli otomobili GÜNSEL ile Londra, Cenevre ve Pekin’de katılacağımız fuarlarla ilk modelimiz B9’u dünya vitrinine çıkaracağız” dedi. GÜNSEL Üretim Tesisleri’nin ikinci faz yatırımının Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde sürdürdüklerini hatırlatan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Seri üretime çok yaklaştığımız bu dönemde, Aralık ayında Londra’da, Şubat 2022’de Cenevre’de ve Nisan 2022’de ise Pekin’de düzenlenecek otomotiv fuarlarına ilk modelimiz B9 ile katılarak GÜNSEL’imizi dünyaya tanıtmaya ve ülkemizi temsil etmeye devam edeceğiz” dedi.

Türk Eczacılık Literatürüne Yarım Asır Sonra Kazandırılan İlk “Farmakognozi ve Fitoterapi” Kitabı Yayınlandı

Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemal Hüsnü Can Başer ve emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Neşe Kırımer tarafından yazılan Farmakognozi ve Fitoterapi kitabı yayınlandı Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. K. Hüsnü Can Başer ve öğrencisi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Neşe Kırımer tarafından Türk Eczacılık Literatürüne son yıllarda kazandırılan en önemli eserler arasında gösterilen 640 sayfalık Farmakognozi ve Fitoterapi kitabı yayınlandı. Yeni bir farmakognozi ders kitabı 70’li yıllardan bu yana yazılmıyordu “Bilimsel eczacılığın 182’inci yılını kutlamakta olduğumuz 2021’de, Türkiye ve KKTC’de onlarca eczacılık fakültesi olmasına rağmen, güncel bir farmakognozi ders kitabının 1970’li yıllardan bu yana yazılmadığı gerçeği ile karşı karşıyayız” diyen Prof. Dr. K. Hüsnü Can Başer, “Bizler birikimimizi tüm eczacılık öğrencileri ile paylaşmayı amaç edinerek bu kitabı hazırladık. Son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de gündemde olan Fitoterapinin birçok fakültede zorunlu ders olarak okutuluyor olması, bu alanda da güncel bilgilerin Farmakognozi ile birlikte sunulması gerekliliğini ortaya koydu. Kitabımızda genel farmakognozi bilgileri yanında etken madde grupları ve ilgili drogların fitoterapide kullanım bilgilerine de yer verildi” dedi. Eczacılık fakültelerinin yanı sıra kitaptan, ziraat, gıda mühendisliği, sağlık bilimleri fakültelerinde de modern bir ders kitabı olarak yararlanılabileceği; fitoterapi ve aromaterapi konularına ilgi gösteren kişilere de önemli ve güvenilir bir kaynak olabileceği belirtiliyor. Prof. Dr. K. Hüsnü Can Başer, “Farmakognozi, tıbbi ve aromatik bitkiler bilimi olarak eczacılık eğitimi müfredatında yer alan önemli bir meslek dersidir.” Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. K. Hüsnü Can Başer, farmakognozinin doğal kaynaklardan elde edilen, hastalık tedavisinde (terapötik) veya koruyucu (profilaktik) olarak kullanılan maddelerin bilimsel ve kültürel bir incelemesi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Başer, “Farmakognozi genel anlamıyla, tıbbi ve aromatik bitkiler bilimi olarak eczacılık eğitimi müfredatında yer alan önemli bir meslek dersidir. Fitoterapi ise ‘bitkilerle tedavi’ anlamındadır” ifadelerini kullandı. Kitap hakkında bilgilere https://istanbultip.com.tr/urun/farmakognozi-ve-fitoterapi/ adresinden ulaşılabiliyor.

Akciğer Damarlarına Pıhtı Atması Olarak Bilinen Pulmoner Emboli, Ani Ölümlere Neden Olabilir

Tespit edilmiş bir sağlık sorunu olmadan aniden gelişen tansiyon düşüşü, şok ve yaşam kaybı maalesef karşılaşılan durumlardandır. Otopsilerde, bu tip ölümlerin azımsanmayacak bir kısmına ise pulmoner embolinin neden olduğu tespit edilir. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Fadime Tülücü, tedavisi mümkün olan pulmoner embolinin nedenleri, belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri ile ilgili açıklamalarda bulundu. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan kan pıhtısının, kan dolaşımı aracılığı ile vücudun başka bir bölümüne taşınmasına emboli adı veriliyor. Akciğer damarlarına taşınan emboli ise ‘‘Pulmoner emboli’’ olarak adlandırılıyor. Uzm. Dr. Fadime Tülücü, pulmoner embolinin tetiklediği etkilerle ilgili “Akciğer atardamarında tıkanma nedeniyle akciğer dokusunun bir bölümünde kan akımı durur. Akciğerde buna bağlı hasar oluşur. Kandaki oksijen düzeyindeki düşüş nedeniyle kalp, beyin, karaciğer gibi tüm diğer organlar da hasar görebilir. Kalp akciğer pompa düzeninin bozulmasıyla, kalpte ritim bozukluğu ve yetersizlik meydana gelir. Bu duruma akciğer damarlarında tansiyon yükselmesi eklenir” ifadelerini kullandı. Pulmoner emboli belirtileri Uzm. Dr. Fadime Tülücü, kronik olanları var olsa da akciğer damarlarının pıhtı yoluyla tıkanması yani tromboembolilerin, çoğunlukla ani başlangıçlı olduğunu, tıkanma oranına göre ise ciddi hayati tehlikeler oluşturabileceğini söylüyor. Uzm. Dr. Fadime Tülücü pulmoner embolinin genellikle bacaktaki bir toplardamardan akciğere gelen bir kan pıhtısı nedeniyle gelişiğini söyleyerek, “Hastalığın en sık belirtileri ani başlangıçlı nefes darlığı, batıcı göğüs ağrısı, çarpıntı olup bazen de kan tükürme, cilt renginin mora dönmesi ve bacaklarda şişlikle birlikte ağrı olmasıdır. Akciğer atardamarındaki tıkanıklık fazla olup akciğer dolaşımını büyük ölçüde bozarsa, tansiyon birden düşer ve hasta şok durumuna girebilir. Maalesef bu durumda tanıda gecikme olur hızlı müdahale edilmezse kişi hayatını kaybedebilir. Ancak bu durum çok sık değildir” diyor. Kimler pulmoner emboli riski altında? Pulmoner emboli, genellikle uzun süre hareketsiz kalan, yatak istirahatinde olan, cerrahi girişim ve kaza- travma sonrası ilk 2 ay içinde olan, gebelikte veya doğum sonrasında, fazla kilolu olan (obezite), doğum kontrol ya da hormon tedavisi ilacı kullanan, kan pıhtılaşmasına neden olan genetik hastalıklar, kanser varlığı ya da ileri evre kalp yetmezliği bulunan kişilerde görülebiliyor. Pulmoner emboli tanısı nasıl konuluyor? Uzm. Dr. Fadime Tülücü tanıda en önemli faktörün, pulmoner emboliyi düşündürecek şikayetlerin varlığında, bu hastalığın akla gelmesi olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Çünkü pulmoner emboli maalesef çoğunlukla atlanan bir hastalıktır. Erken tanıda gecikme ani ölümlerin yaşanmasına neden olabilir. Tanı için kanda D-dimer testi, bilgisayarlı akciğer tomografisi, akciğer ventilasyon-perfüzyon sintigrafisi, akciğer anjiyografisi, bacaklarda venöz doppler ultrasonu gibi testler kullanılır. Hangi testin hangi hastada kullanılacağına Göğüs Hastalıkları Uzmanı karar verir.” Pulmoner emboli tedavisi Tedavide, kanın pıhtılaşma yeteneğini azaltan kan sulandırıcı ilaçlar, yaşam tehlikesi olan durumlarda trombolitik denen pıhtı eriticiler, bazen da tıkanan damara kateterle girmek veya nadiren cerrahi işlemlerden yararlanılıyor. Tedavi süresi ise pıhtıya bağlı risk faktörlerine göre değişiklik gösteriyor ve süreye göğüs hastalıkları uzmanı, tedavi yanıtına ve riskin devamlılığına göre karar veriyor.
tercih robotu