Arap Baharı Henüz Bitmedi

Orta Doğu’yu etkileyen “Arap Baharı” 10’uncu yılında Yakın Doğu Üniversitesi’nin düzenlediği panelde farklı boyutlarıyla ele alındı. Yakın Doğu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine bağlı Siyaset Bilimi Bölümü tarafından “10. Yılında Arap Ayaklanmaları: Aktörler, Beklentiler ve Yeni Arayışlar” başlığı ile çevrimiçi bir panel gerçekleştirdi. Panele, Yakın Doğu Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nur Köprülü’nün yanı sıra, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık ve Prof. Dr. Özlem Tür konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, bir yandan son 10 yılda Orta Doğu’da oluşan yeni güç dengesi ve bloklar irdelenirken diğer yandan da Suriye’de devam eden iç savaşın bölgeye ve Lübnan’a olan etkisi tartışıldı. Ayrıca ABD’nin Orta Doğu’ya yönelik dış politikası ve yeni ABD Başkanı Joe Biden Dönemi ile bu politikanın nasıl evrileceğine ilişkin değerlendirmeler de yapıldı. Yakın Doğu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerife Eyüpoğlu, öğrencilerin derslerde edindikleri kuramsal ve tarihsel arka planlarına destek olacak bu tür faaliyetlerin düzenlenmesinin önemine işaret ederek ilerleyen dönemde yeni seminerler de düzenleyeceklerini söyledi. Doç. Dr. Nur Köprülü: “Arap Baharı Henüz Bitmedi” Yakın Doğu Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nur Köprülü, Aralık 2010’da ilk kez Tunus’ta başlayan halk protestolarının çok kısa bir süre içerisinde neredeyse tüm Arap dünyasına yayılarak Mısır, Suriye, Libya, Yemen, Bahreyn, Ürdün ve Fas olmak üzere bölgede geniş yankı uyandırdığını ifade etti. Doç. Dr. Köprülü ayrıca, yapılan kamuoyu araştırmaları ışığında bölgedeki demokratikleşme taleplerinin hala canlılığını koruduğunu ve Arap Baharının henüz bitmediğini söyledi Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık: “Bölgesel güçler etki alanlarını genişletmek için Arap Baharını fırsat olarak görüyor” Orta Doğu Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Meliha Benli Altunışık konuşmasında, artan ekonomik sorunlara ve otoriterleşen rejimlere karşı tek tek ülkelerde başlayan ayaklanmaların kısa zaman içerisinde bölgeselleştiğine işaret etti. Prof. Dr. Altunışık, “Bölgesel güçler bir taraftan kendi etki alanlarını genişletmek için Arap Baharını fırsat olarak görürken öte yandan da diğer bölgesel güçlerin alanlarını genişletmelerini engellemek için de çaba gösterdiler” dedi. Prof. Dr. Altunışık, bu durumun, bölgesel rekabeti körüklediğini ve son 10 yıllık dönemde meydana gelen gelişmeleri şekillendirdiğine vurgu yaptı. Prof. Dr. Özlem Tür: “Savaşın kazananı olmadı.” Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Özlem Tür ise konuşmasında, yaşanan bölgesel gelişmeler ışığında Suriye ve Lübnan örneklerini mercek altına aldı. Prof. Dr. Tür, “Suriye’de ilk olarak barışçıl gösteriler ile başlayan ayaklanmaların kısa bir süre içerisinde bir iç savaşa ve vekalet savaşına dönüştüğünü” söyledi. 2015’te Rusya’nın meseleye müdahil olmasıyla Suriye’deki savaşın farklı bir boyut kazandığını ifade eden Prof. Dr. Tür, bugünkü konjonktürde savaşın kazananının olmadığının altını çizdi. Suriye’de yaşanan savaşın sadece Suriye ile sınırlı kalmadığına da işaret eden Prof. Dr. Tür, Rusya, İran ve Hizbullah’ın bölgede etki güçlerini artırmak için yeni stratejiler oluşturduklarına da vurgu yaptı.

Yakın Doğu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Başkanı Prof. Dr. Murat Özgören TÜBİTAK Ar-Ge Destek Grubu Yürütme Kurulu Üyeliğine Seçildi

Yakın Doğu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Başkanı Prof. Dr. Murat Özgören, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Araştırma Destek Programları Başkanlığına bağlı Ar-Ge Destek ve Süreç Yönetim Hizmetleri Grubu Yürütme Kurulu Üyeliğine seçildi. Türkiye’de endüstriyel ve akademik araştırma geliştirme çalışmalarını ve yenilikleri desteklemek üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren TÜBİTAK’ın misyonlarından biri de ulusal bilim ve teknoloji politikalarını belirleyerek stratejiler oluşturmak. Prof. Dr. Murat Özgören’in yürütme kurulu üyeliğine seçildiği Ar-Ge Destek ve Süreç Yönetim Hizmetleri Grubu ise bu stratejilerin belirlenmesinde kilit birimlerden biri. Prof. Dr. Özgören, 14 yıldır Avrupa Birliği Araştırma Altyapıları Ulusal Delegesi olarak da görev yapıyor. Prof. Dr. Murat Özgören: “Türkiye ve KKTC arasında akademik ve endüstriyel araştırma geliştirme projeleri için yapılacak iş birliklerini güçlendirmek büyük önem taşıyor” Türkiye’nin ulusal bilim ve teknoloji politikalarını ve önceliklerini belirleyen TÜBİTAK’ın Ar-Ge Destek ve Süreç Yönetim Hizmetleri Grubu Yürütme Kurulu Üyeliğine seçilen Yakın Doğu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Başkanı Prof. Dr. Murat Özgören, TÜBİTAK’ta Yakın Doğu Üniversitesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil etmekten mutluluk duyduğunu belirtti. Prof. Dr. Özgören, üstlendiği görevi, Türkiye ve KKTC arasında akademik ve endüstriyel araştırma geliştirme projeleri için yapılacak iş birliklerini güçlendirmek için önemli bir fırsat olarak nitelendirdi. Yakın Doğu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi’nin (NERITA) kuruluşunda önemli bir rolü olan ve hali hazırda başkanlığını yürüten Prof. Dr. Murat Özgören, Yakın Doğu Üniversitesinin teknoloji geliştirme, Ar-Ge ve inovasyondaki öncü rolüne de vurgu yaptı. Prof. Dr. Özgören, “Yakın Doğu Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile KKTC’de profesyonel proje yönetimini ve Ar-Ge’yi destekleyerek, ortaya çıkan bilginin ve teknolojinin ticarileştirilmesini sağlamayı ve ülkede girişimcilik kültürünü geliştirmeyi amaçlıyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Açılışını Yaptığı Güzel Sanatlar Şubat Sergisi, 20 Haziran’a Kadar Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonunda Ziyarete Açık Olacak

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 370’inci sergisi olan “Güzel Sanatlar Şubat Sergisi” Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonunda açıldı. 20 ödüllü sanatçının 40 eserinden oluşan serginin açılışında Cumhurbaşkanı Tatar’a Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu eşlik etti. Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışta Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Yakın Doğu Oluşumu Müzeler Daire Başkanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul ve Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç birer konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar: “Yakın Doğu Oluşumu, başta yerli otomobilimiz GÜNSEL olmak hayata geçirdiği her proje ile ülkemiz adına yeni bir umut, yeni bir heyecan yaratıyor” Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güzel Sanatlar Şubat Sergisi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmaya umut vurgusu yaparak başladı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyada pandemi sürecini en iyi yöneten ülkelerin başında geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, pandemi döneminde umutlarını koruyarak çalıştıklarını belirterek, rakamların ve istatistiklerin pandemi ile mücadelede ulaşılan başarıyı ortaya koyduğunu ifade etti. “Özgüvenimizle, sağlık çalışanlarımızla, yaptığımız yatırımlarla ve yeniliklerle ve tabiî ki Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteği ile bugünlere kadar geldik ve bundan sonrada daha iyi olacağına inancımız tamdır”diyen Ersin Tatar, geleceğe umutla yürümeye devam edeceklerini söyledi. Yakın Doğu Oluşumu’nun hayata geçirdiği projelerle bu umudu beslediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Yakın Doğu Oluşumu, başta yerli otomobilimiz GÜNSEL olmak hayata geçirdiği her proje ile ülkemiz adına yeni bir umut, yeni bir heyecan yaratıyor” sözlerini kullandı. Topluma umut aşılayan sergilerde eserleri bulunan bütün sanatçıları da kutlayan Cumhurbaşkanı Tatar, “Açılışını yaptığımız bu kıymetli sergide birçok Türki Cumhuriyetten sanatçının eserleri yer alıyor. Biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak dostlarımızla, destekçilerimizle, akrabalarımızla tüm dünyanın bize uyguladığı izolasyon ve ambargolara direnerek bu yolu yürüyoruz. Dolayısıyla tüm akraba cumhuriyetlere de buradan selam ve sevgilerimi iletmek istiyorum. Çünkü aynı kültürün, coğrafyanın ve ata toprakların insanları olarak hep birlikte mücadeleye devam ediyoruz. Bütün bu çalışmalar bu geniş coğrafyadaki varlığımızın sürdürülmesine büyük bir katkı yapmaktadır” değerlendirmesini yaptı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilen sanatsal üretimin öneminde de değinen Cumhurbaşkanı Tatar, “Yakın Doğu Ailesi’nin ortaya koyduğu bu fırsatlar, Suat Hocamızın bu işe verdiği destek ve ilham bu değerli eserlerin çoğalmasına vesile oluyor. Geleceğe ışık tutan bu eserlerin geleceğe rehber olurken, ortaya çıkan güzellikler bizlere haz veriyor, umut veriyor, duygu veriyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin anlamına bir anlam daha katıyor. Tüm bunlar kendi bağrımızdan çıkan öz değerlerimizdir, kendi zenginliğimizdir. O yüzden gerçekten mutluyum, umutluyum” değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar konuşmasını, “Yakın Doğu Ailesinin birer parçası olan sanatçılar, ressamlar ürettikleriyle Kıbrıs Türk Halkının varoluş mücadelesinin simgesi olacak eserler ortaya koyuyorlar. Bu bizim gururumuzdur, bize yakışandır. Buradan da tüm dünyaya verdiğimiz fevkalade mesajlar da var. Tüm sıkıntılara rağmen ambargolar, izolasyonlar ve kısıtlamalara rağmen var olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz hiçbir zaman umudumuzu kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz, var olacağız, hep birlikte başaracağız” sözleriyle noktaladı. Prof. Dr. Ali Efdal Özkul: “Kıbrıs Arkeoloji Müzesi ve Denizcilik Tarihi Müzesi ülkenin kültür ve sanat ortamına büyük bir katkı sunacak” Yakın Doğu Oluşumu Müzeler Daire Başkanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, 20 ödüllü sanatçının 40 eserini bir araya getiren Güzel Sanatlar Şubat Sergisi’nin Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 370’inci sergisi olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, “Çeşitli teknik ve türde yapılmış resim, heykel, fotoğraf, seramik, baskı resim eserlerini bir araya getiren sergimizi pandemi önlemleri nedeniyle gecikmeli olarak olsa da bugün sanatseverlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Yakın Doğu Oluşumunun, sanat eserlerini koruma, üst düzey mekansal tasarımlar gerçekleştirme ve özellikle çok yetkin müzeler oluşturmada öncülük yaptığının altını çizen Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, Kıbrıs Arkeoloji Müzesi ve Denizcilik Tarihi Müzesi ile ilgili de açıklamalarda bulundu. “Mevcut müzelerimize Turizm ve Çevre Bakanlığı ile işbirliği içerisinde Kıbrıs Arkeoloji Müzesini eklemek için çalışmalarımıza başladık. Söz konusu müze ile Kıbrıs Türk toplumuna yeni bir açılım kazandırmayı hedefliyoruz. Bu arada geçtiğimiz günlerde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile yapılan işbirliği neticesinde Yakın Doğu Ailesi’nin incisi olan Teal gemisi de Denizcilik Tarihi Müzesi olacak. Kıbrıs Arkeoloji Müzesi ve Denizcilik Tarihi Müzesi ülkenin kültür ve sanat ortamına büyük bir katkı sunacak” ifadesini kullandı. Prof. Dr. Erdal Aygenç: “Eserlerimizi yeniden sanatseverlerle buluşturmak bizim için büyük bir mutluluk” Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç ise konuşmasına Şair İlhan Berk’in “Bu yükle öleceksin dedim hamala. Ölüm kolay, sen umuttan haber ver dedi. Umut varsa dünyayı vur sırtıma” dizeleriyle başladı. Prof. Dr. Aygenç, “Şubat ayı içerisinde planlanan sergi açılışını pandemi koşulları nedeniyle bugün gerçekleştiriyoruz. Sanat için bir araya geldiğimiz sergi açılışlarını özledik. Sanatçının bileğinin paslanmaması, yürek ateşinin sönmemesi, umudunun, direncinin ve hayallerinin tükenmemesi gerekir. Biz de bu süreçte umudumuzu kaybetmeden yeni sergiler için çalışmaya devam ettik. İmzamızı taşıyan eserleri yeniden sanatseverlerle buluşturmak bizim için büyük bir mutluluk” ifadesini kullandı. Prof. Dr. Erdal Aygenç, konuşmasını “Umudumuzun ve heyecanımızın her daim taze kalmasını olanaklı kılan, başkalarının hayal etmeye cesaret edemediklerini gerçekleştirerek yaşamamızı sağlayan Kurucu Rektörümüz Dr. Suat Günsel’e, Yakın Doğu Oluşum Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Günsel’e ve tüm Günsel ailesine teşekkür ediyoruz” sözleriyle sonlandırdı.

Dış Kulak Yolu İltihabı Tatilinizi Kabusa Çevirmesin

Özellikle havaların sıcak ve rutubetin fazla olduğu bölgelerde sık görülen dış kulak iltihabı, şiddetli ağrı, işitmede azalma, kulak akıntısı ve ateş gibi rahatsız edici sonuçlarıyla tatilinizi kabusa çevirebilir. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Baş Boyun ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Remzi Tınazlı, özellikle hijyeni iyi olmayan havuz ve deniz suları ile temas durumunda, bakterilerin bazen de mantarların kulak yolunda iltihaba neden olabileceğini söyledi. Uzm. Dr. Remzi Tınazlı, erken dönemde tedavi edilmeyen dış kulak yolu iltihabında, enfeksiyonun, vücudun diğer bölgelerine yayılabileceğini vurguladı. Dış kulak yolu iltihabı vakaları yaz mevsiminde artış gösteriyor Orta kulak iltihabından farklı olarak, dış kulak yolu iltihabının, dış kulak yolunu döşeyen deri ve kulak zarı dış yüzeyinin iltihabı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Remzi Tınazlı, dış kulak yolunun sıcak ve nemli bir alana sahip olması nedeniyle mikrop üreme oranında artışa, bunun da hastalığa yol açtığını, en sık bakteri veya mantar enfeksiyonu sonucu gelişen dış kulak yolu iltihabının bazen de alerjik veya dermatolojik nedenler kaynaklı olduğuna dikkat çekti. “Dış kulak yolu iltihabı yılın her mevsiminde oluşabilse de genellikle yaz aylarında görülmektedir” diyen Dr. Tınazlı, bu durumu yüzme ya da sık duş alma nedeni ile kulak yoluna giren fazla suyun, kulak kiri olarak bilinen koruyucu mumu yok etmesine bağlıyor. Ayrıca sık sık suya maruz kalmanın cildin asidik yapısını bozabildiğini, yok olan kulak kirinin ise bakterilerin ve mantarların üremesini kolaylaştırdığını hatırlatan Uzm. Dr. Remzi Tınazlı şöyle devam etti; “Bu durum genellikle yüzücülerde görüldüğü için yüzücü kulağı ya da tropikal kulak gibi isimlerle de adlandırılır. Kulak kanalını sık sık kulak çöpü ile temizlemek veya yabancı bir cisim ile kulağı kaşımak, koruyucu tabakayı ortadan kaldırabilir ve bu bölgede cilde hasar vererek daha kolay enfeksiyon geçirilmesine yol açabilir. Bu nedenlerle dış kulak yolu iltihabına yakalanmayı kolaylaştıran faktörler olarak, kirli sularda yüzmek, kulağı kaşımak ve karıştırmak, kulak içine yabancı cisim sokmak ve allerjik cilt yapısına sahip olmak gibi hususlar sayılabilir.” Dış kulak yolu cildi, yapısı itibarıyla vücudumuzu mikroplardan korur Dış kulak yolu cildinin, dış kulak yolunu iltihaplanmalara karşı koruyucu özelliklere sahip olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Remzi Tınazlı, bazı durumlarda bu koruyuculuğun iltihap oluşumuna engel olamadığını kaydetti. Dr. Tınazlı, “Dış kulak yolu 2,5 santimetre uzunluğunda, deri ile kaplı, kıkırdak ve kemik iskelete sahip, ucunda kulak zarının olduğu bir mağara gibidir. Dış kulak yolunun örtüsünü oluşturan cildimiz ise vücudumuzu mikroplardan koruyucu özelliklere sahiptir. Asidik yapıda olan cildimizin, bariyer görevi üstlenerek, mikropların üremesini ve yaşamasını engellemek gibi fonksiyonları vardır. Ayrıca dış kulak yolunda üretilen ve serümen adı verilen kulak kiri de içerdiği lizozim ve asidik yapısı ile mikropların (mantarlar ve bakteriler) gelişmesini engeller. Kulak yolu girişinde bulunan kıllarla birlikte yapışkan ve yağlı olan kulak kiri, dışarıdan gelebilecek toz, canlı böcek veya diğer yabancı cisimleri engeller. Bu özelliklerin olumsuz etkilendiği durumlarda ise dış kulak yolu iltihaplanmaları kaçınılmazdır” ifadesini kullandı. Dış Kulak Yolu İltihabı Belirtileri Kaşıntı ve kulak kepçesini ellemenin, hastalarda hassasiyet artışı ve ağrı nedeni olabileceğini, ayrıca ödem nedeniyle kulak kanalının tam kapanmasının işitme kaybı ve kulakta dolgunluk hissi yaratabileceğini, Tragus adı verilen kulağın önündeki kıkırdağa bası uygulandığında ya da çiğneme hareketi ile de şiddetli ağrı duyulabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Remzi Tınazlı, bu tür durumlarda genelde kulak akıntısının olmadığını, ancak bazen kulak yolu derisinde sulanma ve kabuklanma görülebildiğini ifade etti. Dış kulak yolu iltihabı tedavisi “Tedavide ilk ve en önemli basamak dış kulak yolunun travmatize edilmeden temizlenmesidir. Damla tedavisinin etkili olabilmesi ve uzun süre devam edebilmesi için dış kulak yoluna uygun küçük tamponlar kullanılır. Kanalda asidik pH dengesinin sağlanması için asidik solüsyonların, kulak yolundaki ödemi ve ağrıyı azaltmak açısından ise topikal steroid preperatların uygulanması oldukça önemlidir. Bunun yanında damla şeklinde antibiyotik kullanımı önerilir. Enfeksiyonun yaygınlığına göre tedavide ağızdan ilaçlar da kullanılabilir.” diyen Uzm. Dr. Remzi Tınazlı, kulak damlasının yol açabileceği baş dönmesini önlemek için damlatmadan önce avuç içinde ısıtılmasını ve kulak memesinin ileri geri hareket ettirilerek ilacın kulak kanalında ilerlemesinin sağlanmasını önerdi. Tedaviye başlandıktan sonra genellikle 3 gün içinde şikayetlerde azalma, 10 gün içinde de tamamen iyileşme görüldüğünü, özellikle erken dönemde müdahalenin daha az ağrı yaşanmasını sağladığını ve enfeksiyonun diğer alanlara yayılmasını engellediğini ifade eden Uzm. Dr. Remzi Tınazlı, tedavi süresince kulağı sudan korumanın gerekliliği ile ilgili şunları söyledi; “Tedavi süresince hastalar kulaklarını kesinlikle kuru tutmaya çalışmalı, duş veya banyo sırasında kulağa su kaçırmamalı, kulak tıpası kullanmamalı, havuz deniz aktivitelerine ara vermeli, doktorun önerdiği ilaçlar dışında ilaç kullanmamalı, kulaklarını kaşımamalı, karıştırmamalı ve eğer kullanıyorlarsa arada bir işitme cihazlarını çıkarmalıdır.” Doktorunuzun önermediği ilaçları kullanmayın “Dış kulak iltihaplarında doktora danışmadan asla antibiyotik içeren veya uygun olmayan ilaçlar kullanılmamalı, kulakta ağrı duyulması durumunda en kısa sürede doktora başvurulmalıdır. Ayrıca dış kulak yolu iltihabı, bitkisel veya uygun olmayan ürünlerle tedavi edilmeye çalışılmamalıdır” diyen Uzm. Dr. Remzi Tınazlı, bu ürünlerin kullanımının dış kulak yolu iltihabını tedavi etmek yerine, daha kötüye gitmesine neden olabileceğine dikkat çekti.

Girne Üniversitesi’ne ait TEAL Gemisi, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı iş birliği ile Müze Oluyor

KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile Yakın Doğu Oluşumu arasında imzalanan protokol ile kendisi de denizcilik tarihinin önemli bir parçası olan Girne Üniversitesi’ne ait 66 yaşındaki TEAL Gemisi, Denizcilik Tarihi Müzesi oluyor. Son 27 yılını Yakın Doğu Üniversitesi ve Girne Üniversitesi’nde eğitim ve araştırma gemisi olarak onlarca kaptan yetiştirerek geçiren 66 yaşındaki TEAL Gemisi, Yakın Doğu Oluşumu’nun kuruculuğunu yaptığı Denizcilik Tarihi Müzesi oluyor. TEAL, Denizcilik Tarihi Müzesi olarak resim, fotoğraf, denizcilik objeleri, gemi maketleri, denizcilik haritaları gibi 5 binin üzerinde materyale ev sahipliği yapacak. TEAL’in Denizcilik Tarihi Müzesi olması için Yakın Doğu Oluşumu ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı arasında protokol imzalandı. Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Eroğlu Canaltay’ın imzaladığı protokolle TEAL’in müzeye dönüştürülme süreci başladı. Denizcilik tarihinin bir parçası Birleşik Krallık Donanması’nda mayın tarama gemisi olarak kullanılmak üzere 1955’te Liverpool tersanelerinde üretilen TEAL, İngiliz Donanması’nda uzun yıllar kullandıktan sonra Avustralya Donanması’na devredildi. Askeri gemi olarak burada da hizmet veren TEAL, emekli edildikten sonra da Tanzanya ve Karayiplerde yolcu taşımacılığı, balıkçılık ve su sporları turizmi gibi farklı alanlarda kullanılmaya devam etti. 1994’te ise Yakın Doğu Üniversitesi Denizcilik Fakültesi’nde Eğitim ve Araştırma Gemisi olarak kullanılmak üzere KKTC’ye getirildi. Hali hazırda Girne Üniversitesi Denizcilik Fakültesi bünyesinde eğitim ve araştırma gemisi olarak kullanılan TEAL, kendisinin de önemli bir parçası olduğu denizcilik tarihine müze olarak hizmet vermeye devam edecek. TEAL’in Denizcilik Tarihi Müzesi’ne dönüştürülmesi için düzenlenen törende Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Eroğlu Canaltay birer konuşma yaptı. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “TEAL, Yakın Doğu Oluşumu’nun kuruculuğunu yaptığı müzelerin incisi olacak” Protokol töreninde TEAL’in denizcilik tarihindeki yerine değinen Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyet Başkanı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “TEAL, 1955’te Birleşik Kraliyet Donanması’nda doğdu. Buradan emekli olduktan sonra Avustralya’da, Tanzanya’da, Karayipler’de balıkçılık yaptı, su sporları turizmi için kullanıldı. Dünya denizlerinde bir çok alanda denizcilik tarihinin derin izlerini taşıyan TEAL, adamıza 1994’te geldi. O günden bu güne Denizcilik Fakültemiz’de çok önemli hizmetleri oldu. TEAL, dünya sularında kaptanlık yaparak süvari unvanı almış, düm denizlerde okyanuslarda dolaşan bir çok nitelikli kaptan yetiştirdi. Bundan sonra da ülkemizin kültürüne ve turizmine Denizcilik Tarihi Müzesi olarak hizmet vermeye devam edecek” ifadesini kullandı. Denizcilik Tarihi Müzesi’ne dönüşecek olan TEAL’i, “Yakın Doğu Oluşumu’nun kuruculuğunu yaptığı müzelerin incisi” olarak tanımlayan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, kendisi de denizcilik tarihinin çok önemli bir parçası olan TEAL’in, Denizcilik Tarihi Müzesi olarak ülke ve dünya denizcilik tarihine ışık tutan 5 binin üzerindeki esere ev sahipliği yapacağını söyledi. Prof. Dr. Günsel konuşmasını, “TEAL, Yakın Doğu Oluşumu’nun turizme, kültüre, köklerimize ve geleneklerimize gösterdiği bağlılığın ve hassasiyetin bir nişanesi olarak müze olarak hizmet vermeye devam edecek. Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” sözleriyle sonlandırdı. Resmiye Eroğlu Canaltay: “TEAL, müze olarak üstleneceği yeni misyonuyla denizcilik tarihini ülkemizde yaşatmaya devam edecek” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Resmiye Eroğlu Canaltay ise konuşmasına “İmzaladığımız protokol ile ülkemize müzecilik alanında büyük bir değer katacak bir projeye imza atılacak” sözleriyle başladı. Bakan Resmiye Eroğlu Canaltay, “Yakın Doğu Oluşumu müzecilik alanında imza attığı girişimlerle ülkemize büyük katkılar sunuyor. Müzecilik ve kültür ortamı, kültürel değerlerimize sahip çıkılmasını sağladığı gibi ülkenin tanıtımında ve turist sayısını çeşitlendirerek artırma konusunda çok önemli bir unsur” ifadesini kullandı. TEAL’in İngiliz Donanması’ndan bugüne kadar gelen etkileyici bir tarihe sahip olduğunu hatırlatan Resmiye Eroğlu Canaltay, “İnsan TEAL’e bakarken kim bilir neler yaşadı, nelere tanık oldu diye düşünmekten alıkoyamıyor kendini” ifadesini kullandı. “Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı olarak yeni bir Denizcilik Müzesi kazandırılarak ülke turizmine ve kültürüne büyük bir fayda sağlayacağını düşünüyoruz” diyen Eroğlu Canaltay, ”TEAL, müze olarak üstleneceği yeni misyonuyla denizcilik tarihini yaşatmaya devam edecek. Ülkemize de insanlık tarihine de önemli bir değer katacağını düşünüyorum. Hayırlı olmasını temenni ediyorum” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’nin Önemli Ekonomi Dergilerinden InBusiness, Prof. Dr. İrfan Suat Günsel’le Yaptığı Röportajı Haziran Sayısının Kapağına Taşıdı

Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Türkiye’nin önemli ekonomi dergilerinden InBusiness’ın Haziran sayısında KKTC’nin yerli ve milli otomobili GÜNSEL’i ve gelecek stratejilerini anlattı… Aylık olarak yayınlanan ekonomi dergisi InBusiness, Yakın Doğu Oluşumu Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel’le KKTC’nin yerli ve milli otomobili GÜNSEL’i ve Yakın Doğu Oluşumu’nun gelecek stratejilerini konuştuğu röportajı Haziran sayısının kapağına taşıdı. Derginin kapağında, ABD’li elektrikli otomotiv şirketi Tesla ve yatırımcısı Elon Musk’a gönderme yapılırken, derginin iç sayfalarında ise, Prof. Dr. İrfan Suat Günsel’in konuyla ilgili “Bazen Elon Musk’ı soruyorlar bana. Evet ikimiz de elektrikli otomobiller ile uğraşıyoruz. Musk kendi hayalinin peşinde. Biz KKTC’nin geleceği için bu çabaları gösteriyoruz” sözlerine vurgu yapıldı. Yakın Doğu Oluşumu, KKTC ekonomisini dönüştürüyor InBusiness, Yakın Doğu Oluşumu’nun KKTC ekonomisinde yarattığı dönüşüme dikkat çekerken, haberin sunumunda “Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, yönetimini devraldığı Yakın Doğu Oluşumu’nu dönüştürürken KKTC’de yeni bir ekonomik yapı kurulmasına da öncülük ediyor. KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL’in mimarının hedefi, teknolojiden girişimciliğe yeni nesil yatırımlarla büyümek. Genç iş insanı buna babası Dr. Suat Günsel’in hayali olan otomobil üretimi ile işe başladı bile” ifadelerini kullandı. Dergide yer alan haberde Yakın Doğu Oluşumu’nun eğitim, sağlık, finans, otomotiv, teknoloji, enerji, turizm ve müzecilik alanlarındaki yeni projeleri ve gelecek stratejileri de anlatıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Yücel Yazgın, Kıbrıs tarihine Damga Vuran Silindir Mühürlerin Kompozisyon Yapılarını “Iğdır Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi” nde Analiz Etti

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yücel Yazgın, Türkiye, Azerbaycan, Kıbrıs, Romanya, Nijerya, Hindistan, Pakistan ve Filipinler’den bilim insanlarının katılıp araştırmaları ile ilgili sözlü ve poster sunumlar yaptıkları disiplinlerarası “Iğdır Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi”nde “Kıbrıs Arkeolojik Silindir Mühür Kompozisyonlarının Analizi” isimli bildiri sundu. Doç. Dr. Yazgın, Kıbrıs’ın arkeolojik dönemlerinde kullanılan “arkeolojik silindir mühürler” üzerindeki figürlerin dağılım prensiplerini (baskı alanı kompozisyonlarını) araştırarak sonuçlarını bilim dünyası ile paylaştı… Doç. Dr. Yücel Yazgın: “Arkeloloik silindir mühürler, kullanıldıkları dönemin kültürü ile ilgili önemli ipuçları veriyor” Mühürler üzerindeki figürlerin baskı alanı kompozisyonlarının, birer tasarım ögesi olarak arkeolojik bakış açısı dışında farklı bir açıdan ilk defa değerlendirildiğini vurgulayan Doç. Dr. Yücel Yazgın, araştırmanın Kıbrıs’taki arkeoloji müzelerinde ve British Museum, Metropolitan Museum ile John Hopkins Museum’da sergilenen Kıbrıs’ta kullanılmış arkeolojik silindir mühürleri inceleyerek oluşturduğunu söyledi. Araştırmada, mühürler üzerine kazınmış motif, figür, bezeme ve diğer tüm imgelemlerin baskı alanına dağılım prensipleri incelenerek kategorize ediliyor. Doç. Dr. Yücel Yazgın, silindir mühürler üzerinde kazınmış olan imgeleri kategorize ederek yirmi farklı esas tasarım ve bu esas tasarımların dokuz tanesine ait elli dokuz alt tasarım saptadığını söyledi. Doç. Dr. Yazgın, “Kıbrıs arkeolojik mühürlerinin adanın ve çevre ülkelerin kültürleri, sosyal ve ekonomik yapıları, sanatçıları, hayvan popülasyonları ve bitki örtülerinden etkilendiği görülüyor” dedi. Mühürler üzerinde konu olarak av, kurban adama ve sunma, kutsama, cinsellik, mitolojik sahneler, ağaç ekme gibi üretim ile ilgili sahnelerin farklı kompozisyonları yer alıyor. Doç. Dr. Yücel Yazgın, “O günün insanının, sert taşlar üzerinde uygulanan bu kazımalar için üst düzeyde beceri ve teknik yeterlilik sahibi olduğunu da söyleyebiliriz” dedi.

Turizm ve Çevre Bakanlığı ile Yakın Doğu Oluşumu İşbirliğinde Kurulacak Kıbrıs Arkeoloji Müzesi, Kıbrıs’ın Arkeolojik Tarihini Gün Yüzüne Çıkaracak

Andrey Orazbayev’in “Hafızaların Haritası” adlı kişisel sergisi, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu tarafından Girne Üniversitesi Büyük Kütüphane Sergi Salonunda açıldı. Açılışta, Kıbrıs’ın arkeolojik tarihini gün yüzüne çıkaracak Kıbrıs Arkeoloji Müzesi’nin, Turizm ve Çevre Bakanlığı ile Yakın Doğu Oluşumu işbirliğinde kurulacağı da açıklandı. Kazak sanatçı Andrey Orazbayev’in, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı “Hafızaların Haritası” adlı kişisel resim sergisi, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu tarafından, Girne Üniversitesi Büyük Kütüphane’de açıldı. Andrey Orazbayev’un 30 eserinden oluşan sergisi, Girne Üniversitesi Büyük Kütüphane Sergi Salonunda 20 Haziran’a kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 369’uncu sergisi olma özelliği taşıyan “Hafızaların Haritası” sergisinin açılışında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin müzecilik ve kültür hayatı ile ilgili önemli bir açıklama da yapıldı. Turizm ve Çevre Bakanlığı ile Yakın Doğu Oluşumu işbirliğinde kurulacak Kıbrıs Arkeoloji Müzesi ile mülkiyeti Turizm ve Çevre Bakanlığı’nda olan arkeolojik eserlerin, düzenlenecek süreli sergilerle gün yüzüne çıkarılacağı açıklandı. Girne Üniversitesi Büyük Kütüphane Sergi Salonunda düzenlenen serginin açılış konuşmasını Girne Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu gerçekleştirdi. Açılışta sırasıyla Kazak sanatçı Andrey Orazbayev, Yakın Doğu Oluşumu Müzeler Daire Başkanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul ve Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da birer konuşma yaptı. Prof. Dr. İlkay Salihoğlu: Bu Dar Günlerimizde Gerçekleştirilen Sanat Etkinlikleri Toplumumuza Yapılan En Büyük Hizmetlerin Başında Gelmektedir” Girne Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, Kazak sanatçı Andrey Orazbayev’in Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı “Hafızaların Haritası” adlı kişisel resim sergisinin, Girne Üniversitesi Büyük Kütüphane Kültür ve Kongre Sarayı’nda gerçeklen ilk etkinlik olduğunu hatırlatarak, topluma umut ve ışık olacak sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Konuşmasında büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki tekniğin gerektirdiği şeyleri yapmaz, itiraf etmeli ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur” sözüne gönderme yapan Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, “Yakın Doğu Oluşumu, teknoloji, resim ve heykel füzyonu Atatürk’ün bu sözle çizdiği vizyonu Kuzey Kıbrısımızda hayata geçirmek için bütün gücüyle çalışmaya devam ediyor” ifadesini kullandı. Prof. Dr. Ali Efdal Özkul: “Yakın zamanda Turizm ve Çevre Bakanlığı ile işbirliği içerisinde Kıbrıs Arkeoloji Müzesi’nin kurulumunu tamamlayacağız” Yakın Doğu Oluşumu Müzeler Daire Başkanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul ise, “Hafızaların Haritası” sergisinin Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin düzenlediği 369’ncu sergi olduğunu vurgulayarak Yakın Doğu Oluşumu’nun müzeleri ve sergileri ile ülkenin kültür sanat hayatına değer katmaya devam edeceğini söyledi. Kıbrıs topraklarının tarih boyunca doğu ve batı medeniyetlerine ev sahipliği yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, “Tarih boyunca Mısırdan Perslere, Romalılardan Bizanslılara, Venediklilerden Osmanlı İmparatorluğuna birçok batı ve doğu medeniyetine ev sahipliği yapmış bu topraklar çok zengin bir kültür ve sanat geleneğine sahip. Yakın Doğu Oluşumu olarak bugün de bu bereketli toprakların mirasına yaraşır bir kültür sanat ortamı oluşturmak için çalışıyoruz” ifadesini kullandı. Yakın zamanda Turizm ve Çevre Bakanlığı ile işbirliği içerisinde Kıbrıs Arkeoloji Müzesi’nin kurulumunu da tamamlayacaklarını söyleyen Prof. Dr. Özkul, “Mülkiyeti Turizm ve Çevre Bakanlığı’nda olan Kıbrıs topraklarının tarihini, kültürünü ve sanatını yansıtan arkeolojik eserleri, bakanlığımızla imzalayacağımız protokol uyarınca düzenlenecek süreli sergilerle Kıbrıs Arkeoloji Müzesi’nde insanlıkla buluşturacağız” ifadesini kullandı. Konuşmasına, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel’in “Bizlerin tek gayesi bu topraklarda var olmak ve kökleşmektir” sözleriyle devam eden Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, “Suat Hocamızın da ifade ettiği gibi bizler, gelecek kuşaklara birçok alanda olduğu gibi sanat alanında da yol gösterici olmak için çalışıyoruz” dedi. Kazak sanatçı Andrey Orazbayev’in birbirinden değerli 30 eserini bir araya getiren “Hafızaların Haritası” adlı kişisel sergisin Girne Üniversitesi Büyük Kütüphane Sergi Salonunda 20 Haziran’a kadar açık olacağını hatırlatan Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, konuşmasını “Bütün sanatseverleri bu eşsiz eserleri görmek için Girne Üniversitemize davet ediyoruz” sözleriyle sonlandırdı. Andrey Orazbayev: “Dr. Suat Günsel, bize normal yoldan fazlasını, otobanda limitsiz hızda gidebilme fırsatı verdi” Sanatçı Andrey Orazbayev ise konuşmasına, bir sanatçı için yaratıcı olmanın, fikirleri hayata geçirmenin, sergilere katılmanın çok değerli olduğunu söyleyerek başladı. Sanat üretmek için çıktıkları yolda, sanatçılar olarak yaşadıkları zorlukları “trafik sıkışıklığı”na benzeten Orazbayev, “Dr. Suat Günsel, bize normal yoldan fazlasını, otobanda limitsiz hızda gidebilme fırsatı verdi. Bu yolda gitmek bizim için çok büyük bir zevktir. Bu vesileyle Dr. Suat Günsel’e, Günsel Ailesinin tüm bireylerine, Yakın Doğu Oluşumuna ve Kıbrıs Modern Sanat Müzesinin oluşumunda katkı koyan herkese şükranlarımı sunuyorum“ ifadesini kullandı. Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu: “Yakın Doğu Ailesi KKTC’nin Sembolü Haline Geldi” Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, konuşmasına Yakın Doğu Oluşumu’nun sadece ülke ekonomisine yön veren yatırımlarla değil, kültür sanat alanında oluşturduğu üretkenlikle de KKTC’nin sembolü konumuna geldiğini söyleyerek başladı. Bakan Ataoğlu, “Bugün Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 369’uncu sanat sergisinin açılışını yapıyoruz. Hepimizin, bu sayının gelecek sergilerle çok daha büyük bir seviyeye ulaşacağına şahitlik edeceğimize inanıyorum. Yakın Doğu Ailesine ve sanatçı Andrey Orazbayev‘e bu değerli sergiye imza attıkları için teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı. Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde uzun yıllar boyunca müze anlayışının çok geride kaldığını söyleyerek, “Yakın Doğu Oluşumu’nun kuruculuğunu yaptığı müzeler ve Turizm ve Çevre Bakanlığının restorasyon çalışmalarını yürüttüğü müzelerle birlikte müzecilik alanında ülke olarak çok büyük bir atılım içerisindeyiz” ifadesini kullandı. “Yakın Doğu Oluşumu ile işbirliği içerisinde çok yakında açılışını yapacağımız Kıbrıs Arkeoloji Müzesi ile ilgili çalışmalara devam ediyoruz” diyen Bakan Ataoğlu, “Bakanlık olarak bu girişimin önünü açmak ve arkeolojik eserlerimizi halkımızla buluşturmak için çalışıyoruz” ifadesini kullandı. Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, konuşmasında, müzecilik ve sanat alanında atılan her adımının bir yandan önemli bir kültürel birikim yaratırken diğer yandan ülke turizmine de büyük bir katkı yapacak potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Bakan Ataoğlu, Kıbrıs Arkeoloji Müzesi’nin de bu yönüyle de büyük bir potansiyel taşıdığını sözlerine ekledi.
tercih robotu