Telefon: +90 (392) 223 64 64 | [email protected]

Yakın Doğu Üniversitesi’nin 12 Haziran’da Yapacağı KKTC Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı’na Başvurular Devam Ediyor

Yakın Doğu Üniversitesi, 2021-2022 öğretim yılı için yapacağı “KKTC Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı”nı 12 Haziran 2021 Cumartesi günü saat 10.00’da gerçekleştirecek. Yakın Doğu Üniversitesi kampüsü ile Gazimağusa, Girne, Güzelyurt ve İskele’de belirlenen sınav merkezlerinde tek oturum halinde gerçekleştirilecek sınava başvurular devam ediyor. Sınava, KKTC vatandaşı öğrenciler ile eğitim hayatının son dört yılını KKTC’de tamamlayan Türkiye vatandaşı öğrenciler de katılabilecek. Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı’na giren öğrenciler, Yakın Doğu Üniversitesi bünyesindeki 20 fakülte, 3 yüksekokul ve 2 meslek yüksekokulunda bulunan 225 lisans ve ön lisans programını tercih etme ve yerleştirme hakkına sahip olacak. Son Başvuru Tarihi 11 Haziran 2021… Sınava katılacak öğrencilerin, en geç 11 Haziran 2021 tarihine kadar kayıt yaptırmaları gerekiyor. Adaylar, sınav sonrasında üç bölüm tercihi yapabilecekler. Yerleştirme işlemi öğrencinin sınav sonucuna ve kontenjan sayısına bağlı olarak tercih yapılan bölümler arasından yapılacak. Kolejlerden mezun olan veya olacak olan öğrenciler, Yakın Doğu Üniversitesi’nin tüm bölümlerine belirlenen kontenjanlar çerçevesinde GCE A’Level, GCE AS Level, IGCSE-GCSE O’Level, SAT, ACT, sınav sonuç belgeleri ile de kayıt yaptırabilecek. Sınav İçin Gerekli Belgeler KKTC’li öğrenciler, sınav başvuru formuyla birlikte KKTC kimlik kartı fotokopisi ve 1 adet vesikalık fotoğrafla Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci İşleri Kayıt-Kabul Müdürlüğü’ne kayıt yaptırabiliyor. Türkiye vatandaşı öğrenciler ise yine sınav başvuru formuyla birlikte nüfus cüzdanı fotokopisi, 1 adet fotoğraf ve lise öğrenimini KKTC’deki herhangi bir eğitim kurumunda 4 yıl kesintisiz olarak tamamladığına dair belge ile birlikte kayıt yaptırabilir. Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci Yerleştirme ve Burs Sıralama Sınavı’na başvuracak adaylar 2236464 no’lu (dahili:5367-5774-5408) no’lu telefondan veya www.neu.edu.tr web sitesinden detaylı bilgi alabilirler. Sınava, kktcsinav.neu.edu.tr adresinden de online başvuru yapılabiliyor.

14 Türk Ülkesini Simgeleyen 30 Bronz Heykel, Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsünde Sergilenmeye Başlandı…

Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde sergilenmeye başlanan 14 Türk ülkesini simgeleyen bronz heykeller, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörlüğü ve yapımı süren Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin önünde yerini aldı. Anıtta bağımsız ya da özerk Türki cumhuriyetler ve toplulukları simgeleniyor. Kompozisyonda toplam 30 bronz heykel bulunuyor. Yakın Doğu Üniversitesi Heykel Atölyesinde tamamlanan heykellerin ihtişamı Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin yeni binasının açılmasıyla bir kat daha artacak! Yakın Doğu Üniversitesi kampüsü, açılışı yapılan yeni heykellerle sanatla bütünleşmeye devam ediyor. Geçen hafta açılan Hürriyet Anıtı, Haberciler Anıtı ve Teknoloji Avcısı Anıtı’nın ardından 14 Türk ülkesini simgeleyen 30 bronz heykel hazırlanan özel alana yerleştirildi. Böylece Yakın Doğu Üniversitesi Heykel Atölyesinde tamamlanarak kampüs içerisinde sergilenen anıt heykellerin sayısı 200’e yaklaştı. Bu sayıya, kampüs dışında KKTC sokaklarını süsleyen heykeller ve müzelerde sergilenen anıt heykeller de eklendiğinde Yakın Doğu Üniversitesi Heykel Atölyesinin tamamladığı heykellerin sayısı 500’ün üzerine çıkıyor. Farklı alanlarda boy gösteren heykeller, sanatı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde günlük hayatın bir parçası haline getiriyor.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin İki Yılda Tamamladığı “Denizsel Atık Bilimsel Araştırma Projesi”nin Sonuçları Korkutuyor: KKTC Sahilleri Lübnan, Suriye, İsrail ve Mısır Kaynaklı Atıklar Yüzünden Tehdit Altında!

Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacıları, iki yıldır sürdürdükleri “Denizsel Atık Bilimsel Araştırma Projesi”ni tamamlayarak sonuçlarını açıkladı. Projenin sonuçları Akdeniz’in merkezinde yer alan Kıbrıs sahillerinin denize kıyısı olan komşu ülkelerden gelen atıklarla büyük bir risk altında olduğunu gösteriyor. Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özge Özden, Öğretim Görevlisi Sinem Yıldırım, Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Wayne Fuller ve Exeter Üniversitesi Biyolojik Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Brendan Godley tarafından, KKTC’deki kıyısal deniz çöpü birikimi ile ilgili yürüttükleri proje, Yakın Doğu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri fonu tarafından finanse edildi. Farklı uzmanlık alanlarından bilim insanlarının 2 yıllık saha çalışmasıyla tamamladığı projenin sonuçları yüksek tirajlı bilimsel dergilerden Marine Pollution Bulletin”da yayınlandı. Karpaz Sahilleri Atıkların Tehdidi Altında Deniz kaplumbağalarının en önemli üreme merkezlerinden biri olan ve özellikle yeşil deniz kaplumbağalarının Akdeniz’deki üçüncü büyük üreme alanı olan Karpaz Yarımadası’nda bulunan Ronnas Sahili yok olma tehlikesi ile yüz yüze. Ronnas Sahilinde 2 yıl boyunca yapılan çalışma sonucunda, 250 metrekarelik alandan ayda ortalama 1.114 parça ve 11,9 kilogram atık toplandı. Akdenize kıyısı olan Lübnan, Suriye, İsrail ve Mısır kaynaklı olan bu atıklar Ronnas Sahili için büyük bir tehdit yaratıyor. Atıklar, Lübnan, Suriye, İsrail ve Mısır Kaynaklı Atıkların kaynağının da araştırıldığı projede Ocak 2018 ve Ocak 2019 tarihleri arasında tespit edilen atıkların birçoğunun Lübnan, diğerlerinin ise Suriye, İsrail ve Mısır kaynaklı olduğu tespit edildi. Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı ve KKTC Cumhurbaşkanlığı Turizm ve Çevre Komitesi Başkanı Prof. Dr. Özge Özden, komşu ülkelerden KKTC kıyılarına ulaşan atıkların büyük bir bölümünün plastik materyallerden oluştuğu bilgisini verdi. Prof. Dr. Özden, “Deterjan şişeleri, şampuan şişeleri, yiyecek ve içecek kapları” gibi farklı atıklar tespit ettiklerini belirtti. Tüm dünyada plastik atıkların denize ulaşması deniz canlılarının yaşamını tehlikeye atarak ekosistemi tehdit ediyor. Prof. Dr. Özge Özden de plastik atıkların başta balinalar, deniz kaplumbağaları, yunuslar, balık türleri, su kuşları olmak üzere pek çok deniz hayvanının yaşamını tehdit ettiğini söylüyor. KKTC’de Çok Acil Katı Atık Geri Dönüşüm Projeleri Geliştirilmeli Yakın Doğu Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı ve aynı zamanda KKTC Cumhurbaşkanlığı Turizm ve Çevre Komitesi Başkanı olan Prof. Dr. Özge Özden, projenin ortaya koyduğu sonuçların, katı atık geri dönüşüm projelerinin önemini de ortaya çıkardığını söylüyor. Tüm dünyada ve ülkemizde en önemli çevre problemlerinin evsel atıklar olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özden, plastik, metal, cam içerikli pek çok atık için geri dönüşüm projeleri geliştirilerek doğadaki birikiminin azaltılması gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Özge Özden: “Sahilleri kirleten atıkların yüzde 96’sı plastik içerikli.” Yakın Doğu Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özge Özden proje kapsamında, KKTC’nin sekiz farklı sahilinde belirlenen 250 metrekarelik alandan her ay düzenli olarak çapı 2,5 santimetreden küçük olan tüm denizsel atıkları topladıklarını söylüyor. Proje kapsamında toplam 59.556 parça atık toplandı. Farklı atık çeşitleri içerisinde, plastik içerikli atıkların oranının ise yüzde 96 olduğu saptandı. Proje sırasında plastik torbalar, plastik parçalar, yiyecek-içecek kapları ve şişe kapakları hem ağırlık, hem de adet bakımından en çok karşılaşılan atıklar oldu.

Ramazan Ayı Sonrası Beslenme Önerileri

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Gültaç Dayı, yeme alışkanlıklarının değiştiği Ramazan sonrasında, normale dönüş sürecinin kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesinin önemine vurgu yapıyor. Gültaç Dayı, bu süreçte yaşanan hazımsızlık ve mide problemlerini önlemenin yollarını, tatlı tüketirken dikkat edilebilecek hususları, ana öğünlerde porsiyon kontrolü yöntemlerini ve artırılan su tüketimi ile hareket miktarının metabolizma üzerindeki etkilerini anlattı. Ramazan sonrası fazla yemek yeme, hazımsızlık ve mide problemlerine yol açıyor Sağlığın korunması ve iyileştirilmesinde yeterli ve dengeli beslenme, hayatımızın her döneminde en önemli faktörlerden biridir. Ancak, Ramazan ayı boyunca oruç tutan kişiler, günlük öğün sayısını azaltmaları ve beslenme düzeninde meydana gelen değişiklikler nedeniyle, bayramda normal yeme düzenine geçtiklerinde psikolojik olarak daha fazla yemek yeme eğilimine girer. Kimi kişiler hala kendilerini oruç tutuyor zannederken, kimi kişiler ise “oruç bitti şimdi yeme zamanı” diyerek aşırı miktarda besin tüketir. Ramazan ayı sonrası aşırı yemek yeme ile bazı problemler kaçınılmaz olur. Bunların en önemlisi hazımsızlık ve mide problemleridir. Hamurlu ve şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıları tercih edin Özellikle bayram süresince ve sonrasında, çevrenin ısrarcı tutumlarından ve aşırı yeme eğiliminden mümkün olduğunca uzak kalınmalıdır. Eğer tatlı tüketmek çok isteniyorsa hamurlu, şerbetli tatlılar yerine, sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Günde en az 2 porsiyon meyve tüketilmelidir. Meyveler vücudunuza karbonhidratı yeterli oranda almanızı sağlayacağından, tatlı isteğinizde de azalma olacaktır. Güne kahvaltı ile başlayın Yeterli enerji ile güne başlarsanız, gününüz daha güzel seçimlerle geçer. Kahvaltı sofranızdan esmer ekmek ve bol çiğ sebzeyi eksik etmeyin. Bayram sofraları içinse yüksek hacimli, düşük kalorili besinler seçin. Sebze, meyve gibi yüksek su, lif, düşük yağ ve kalori içeriği olan yiyecekler, ana yemeğin yanında servis edilecek sağlıklı aperatiflerdir. Et tüketiminin arttığı bayramlarda, öğünlerin kalori değerini düşürmek, sindirime yardımcı olmak ve sağlık sorunları ile tadınızı kaçırmamak için mutlaka porsiyon kontrolüne dikkat etmeli, yağsız etleri ızgara, haşlama veya fırında pişirerek pilav, makarna, ekmek eşliğinde yemekten çok, sebze veya salatalarla tüketmelisiniz. Porsiyon kontrolünde en kolay yöntem kendi avuç içiniz kadar hesap etmektir. Yine hayali olarak bir tabağı dörde bölerseniz yarısını sebzeler, çeyreğini et, diğer çeyreğini de yoğurt ile doldurmak da kolay porsiyonlama yöntemidir. Besinleri iyi çiğneyin Besinleri iyi çiğneyerek küçük lokmalar halinde getirmeliyiz. Bu sayede yediklerimiz daha kolay sindirilecek ve kullanılacaktır. Sindirim şikayetleri yaşamayacak, şişkinlik, hazımsızlığın önüne geçmiş olacaksınız. En az 2 litre su tüketin Bayram boyunca, çay, kahve, meşrubat tüketiminin artması ile su içmek ikinci plana atılıyor. Oysaki düzenli bir sindirim sistemi ve metabolizmayı canlandırmak için yapmanız gereken en önemli beslenme kuralı, günde 8-10 bardak su içmektir. Özellikle yaşlılar ve tansiyon hastalarının gün boyu kahve ve çay tüketimlerine dikkat etmeleri, bitki çaylarını tercih etmeleri, günde 2 fincandan fazla kahve tüketmekten kaçınmalarını öneriyoruz. Hareketinizi artırın İşlerinizin yoğunluğundan, zamansızlıktan şikayetçiyseniz işte size altın fırsat! Bayram tatilinde yürüyüş yapın. Gün içinde yapacağınız 30-45 dakikalık tempolu yürüyüşler hem Ramazan ayında yavaşlayan metabolizmayı hızlandıracak, hem de bayramda yediklerinizi sindirmenize yardımcı olacaktır. İpucu 10 adet yaprak sarma yerseniz beslenmenizden 2 dilim ekmek azaltın. 1 dilim börek için beslenmenizden 2 dilim ekmek + 1 dilim peynir azaltın. 1 dilim baklavanın; 1 öğün kadar kalori içerebileceğini unutmayın.

Yakın Doğu Enstitüsü’nün Hazırladığı “Uluslararası Hukuk Bağlamında Siber Saldırı ve KKTC Örneği” Raporu Yayımlandı

Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdi Şafak tarafından, uluslararası hukuk bağlamında siber güvenlik konusunu KKTC özelinde inceleyen “Uluslararası Hukuk Bağlamında Siber Saldırı ve KKTC Örneği” isimli rapor yayımlandı. Yakın Doğu Enstitüsü Raporları Serisi’nden çıkan ve editörlüğünü Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıraklı ve Yakın Doğu Enstitüsü Başdanışmanı Ercan Çitlioğlu’nun yaptığı rapor, teknolojinin gelişmesiyle birlikte artan siber tehditleri, siber güvenlik ve devletlerin güvenlik kaygılarını mevcut uluslararası hukuk düzenlemeleri ile birlikte ele alıyor. Yrd. Doç. Dr. Erdi Şafak: “Günümüz savaşları, cephelerden siber ortama taşınmış durumda. Bu nedenle bilgi güvenliği ve devletlerin siber savunma politikaları artık çok daha önemli.” Teknolojik gelişmelerle siber alanda karşılaşılan açıklıkların, tehditlerin, saldırıların ve zafiyetlerin devletler açısından artık çok daha önemli bir hale geldiğini söyleyen Yakın Doğu Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdi Şafak, uluslararası hukukun mevcut sorunlara ve saldırılara karşı devletlere bazı haklar tanımakla birlikte, sorunların çözümünde yaşanan tartışmaların devam ettiğini ifade etti. Şafak, diğer taraftan uluslararası sistemde tanınmamış devletlerin, uluslararası hukuk açısından ne tür hakları olduğu sorusunun yaşanan tartışmalara önemli yansımları ve katkıları olacağının altını çizdi. Günümüzde devletlerin, kara, deniz ve hava kuvvetleri komutanlıklarına, siber savunma komutanlıkları da eklediklerini ve siber savaş gibi kavramlar üzerinde senaryolar üretmeye başladıklarını vurgulayan Erdi Şafak, “Uluslararası sistemde tanınmamış devletlerin de mevcut gelişmelerin dışında tutulamayacağını biliyoruz” değerlendirmesi yaptı. Şafak, hazırladıkları raporla, KKTC’nin de arasında bulunduğu tanınmayan devletlerin siber güvenlik ve uluslararası hukuk eksenli tartışmalarda nerede konumlandığı sorusunun cevabını aradıklarını söyledi. Şafak, “Hazırladığımız rapor, olası bir siber savaş senaryosunda uluslararası sistemde tanınmamış bir devlet olan KKTC’nin durumu ve uluslararası hukuk açısından var olan haklarını inceliyor” ifadesini kullandı. “Uluslararası Hukuk Bağlamında Siber Saldırı ve KKTC Örneği” başlıklı rapora ve Yakın Doğu Enstitüsü tarafından hazırlanan diğer raporlara elektronik olarak yde.neu.edu.tr adresinden erişilebiliyor.

Yakın Doğu Üniversitesi: KKTC’de Evcil Kedi Sahibinden COVID-19 Kaptı!

Yakın Doğu Üniversitesi, KKTC’de ilk kez, sahibinden evcil bir kediye SARS-CoV-2’nin İngiliz varyantının bulaştığını saptadı. Yakın Doğu Üniversitesi bilim insanları, Kuzey Kıbrıs’ta ilk kez insandan evcil hayvana COVID-19 bulaştığını belirledi. Yapılan incelemeler, KKTC’de SARS-CoV-2’nin İngiliz Varyantı ile enfekte olduğu belirlenen ailenin evcil kedisinin de aynı varyantla enfekte olduğunu ortaya çıkardı. Yakın Doğu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Prof. Dr. Eser Özgencil, Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, Doç. Dr. Serkan Sayıner, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ege İnce ve Araştırma Görevlisi Veteriner Hekim Ali Çürükoğlu’nun yürüttüğü analizler önemli sonuçlar ortaya çıkardı. Bugüne kadar dünyada yapılan çalışmalar evcil hayvanların COVID-19 hastalarından üç ila altı hafta sonra enfekte olabileceğini yönündeydi. Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacılarının yaptığı incelemeler KKTC’deki vakada, kedinin aile bireyleri ile aynı dönemde enfekte olduğunu ortaya koydu. Böylece insandan evcil hayvana bulaşın ilk 10 gün içinde gerçekleştiği dünyada ilk kez saptanmış oldu. Bu sonuç ayrıca, SARS-CoV-2 B.1.1.7 İngiliz varyantının insandan insana geçebileceği gibi insandan evcil kediye de geçiş kapasitesine sahip olduğunu gösterdi. Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi veteriner hekimleri ise İngiliz varyant enfeksiyonunun, kedide kardiyak ve oküler anormallikler dahil olmak üzere çeşitli klinik semptomlara neden olduğunu açıkladı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “İngiliz varyantı ile enfekte olan kediye temas eden insanları da takip ediyoruz” Taşıdıkları virüsü kedilerine de bulaştırdıklarından habersiz olan ailenin COVID-19 tanısı ile karantinaya alınırken evcil kedilerini başka bir aileye emanet etmesi ise vakanın bir diğer ilginç noktası. Yakın Doğu Üniversitesi, bir yandan İngiliz varyantı ile enfekte olan kedinin semptomlarını takip ederken diğer yandan kediden insana SARS-CoV-2 bulaşı olup olmayacağını da izlemeye aldı. Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, konuyla ilgili “İngiliz varyantı ile enfekte olan kediye temas eden insanları da takip ediyoruz. Böylece insandan kediye geçen virüsün, kediden tekrar insanlara bulaşıp bulaşmadığını da ortaya çıkarmış olacağız” açıklamasını yaptı. Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören: “İngiliz varyantının insandan evcil hayvana geçiş kapasitesi yüksek” Yakın Doğu Üniversitesi COVID-19 PCR Tanı Laboratuvarı sorumlularından Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören ise “Bu sonuç, SARS-CoV-2 İngiliz varyantının insandan insana geçtiği gibi insandan evcil hayvana yüksek kapasitede geçebileceğini gösterdi” değerlendirmesini yaptı. Doç. Dr. Mahmut Ergören “COVID-19 salgını ile yürütülen mücadelede göz önünde bulundurulması gereken önemli bir tespit” ifadesini kullandı.

KKTC’nin Yerli Otomobili “GÜNSEL”i Test Eden Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı: “GÜNSEL’in Bir Devlet Projesi Olarak Görülmesi Gerekiyor. Devlet Olarak GÜNSEL’in Arkasında Durmak Boynumuzun Borcu”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde yer alan GÜNSEL Üretim Tesisleri test sürüş alanında, KKTC’nin yerli otomobili GÜNSEL’i test ederek, üretim tesislerinde incelemelerde bulundu. Test sürüşünde Başbakan Yardımcısı Erhan Arıklı’ye Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel eşlik etti. Test sürüşünün ardından GÜNSEL Üretim Tesislerini de gezen Bakan Arıklı ve beraberindeki heyet, GÜNSEL’in seri üretim çalışmaları ve aracın geliştirme süreci ile ilgili detaylı bilgiler aldı. Açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Erhan Arıklı, GÜNSEL’in KKTC ekonomisinin önünü açacağını vurguladı. Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı: “GÜNSEL, KKTC ekonomisinin önünü açacak.” GÜNSEL’in Kıbrıs Türkleri adına gurur duyulacak bir üretim olduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı, “İnşallah KKTC ekonomisinin önünü açacak” değerlendirmesinde bulundu. Başbakan Yardımcısı Erhan Arıklı, “GÜNSEL, dışarısıyla rekabet edebileceğimiz en önemli ürünümüz olarak ülkemizin en önemli ihracat kalemi haline gelecek. Bu yönüyle GÜNSEL’in bir devlet projesi olarak görülmesi gerekiyor. Devlet olarak sonuna kadar GÜNSEL’in arkasında olmak boynumuzun borcu” ifadesini kullandı. GÜNSEL B9’un performansını da “harika” olarak nitelendiren Arıklı, “Sürerken çok heyecanlandım ve mutlu oldum dedi. Emeği geçen herkese ülkem adına teşekkür ediyorum” dedi. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Sayın Bakanımıza ziyaretlerinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum…” Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı’yı GÜNSEL Üretim Tesisleri’nde karşılayan Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, test sürüşü sırasında da Başbakan Yardımcısı Arıklı’ya eşlik etti. GÜNSEL Üretim Tesisleri’ni gezdirirken aracın üretim aşamaları ve seri üretim çalışmaları hakkında da bilgiler paylaşan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Başbakan Yardımcısı Arıklı’ya GÜNSEL’e yaptığı ziyaret nedeniyle teşekkür etti.

Mutlu Bir Çocukluk İçin Hayal Gücünü Harekete Geçir!

Uzman Çocuk ve Ergen Psikoloğu Çağla Akarsel hayal güçleri desteklenen çocukların özgüvenli ve mutlu bireyler olarak yetiştiklerini vurgulayarak çocukların sanatla iç içe büyümeleri gerektiğini söylüyor. Akarsel, bütün çocukları Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin düzenlediği “Çocukları Sanatla Buluşturuyoruz” projesine katılmaya davet ediyor. Her çocuğun sahip olduğu zengin hayal gücünü harekete geçirmek, özgüvenli ve mutlu bir çocukluğun en önemli anahtarlarından biri. Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Genel Koordinatörü Çocuk ve Ergen Psikoloğu Çağla Akarsel, sanatla desteklenmiş güçlü bir hayal gücünün mutlu çocukların mutlu bireylere dönüşmesi için vazgeçilmez olduğunu söylüyor. Bunun için en kritik rol okullara ve ebeveynlere düşüyor! Ebeveynliğin, çocukların gelişimsel dönemine rehberlik eden yol gösterici bir süreç olduğunu söyleyen Çağla Akarsel, çocuğu sanatla buluşturarak kendisini keşfedeceği fırsatlar yaratmak konusunda anne ve babalara büyük bir sorumluluk düştüğünü söylüyor. Akarsel, “Ebeveynlerin özgüvenli ve başarılı çocuklar yetiştirmesi için çocukların yeteneklerini keşfedebilecekleri, kendilerini ortaya koyabilecekleri ve arkadaşlık ilişkilerini güçlendirebilecekleri farklı sanat dallarına yönlendirilmeleri oldukça önemli. Bununla birlikte, anne ve babasını model alan çocuk, onların davranışlarını taklit ederek kendini geliştirmeye çalışacaktır” ifadesini kullanıyor. Sanat, çocuklara kendilerini ifade etme fırsatı veriyor Sanatın en önemli işlevlerinden biri çocuklara kendilerini ifade edebilecekleri alanlar açmak. Müzikten resime, dramadan dansa, tasarımdan güzel sanatların çeşitli alanlarına dokunan sanatsal etkinlikleri, çocukların tüm duyularını kullanarak keşifler yaptıkları, kendilerini tanıdıkları ve içsel olarak dışavurumcu bir tutum sergileyebildikleri aktiviteler. Psikolog Çağla Akarsel, “Bu aktiviteler çocukların içlerinden geldiği gibi özgürce fikirlerini ortaya koyabilecekleri eşi benzeri olmayan bireysel yetenekleri harekete geçiriyor” diyor. Akarsel ayrıca, “Sanatla bütünleşen çocuk çevrelerini daha iyi gözlemleyip deneyimlerini sanatla harmanlıyor. Sanatsal etkinlikler ile kendilerini keşfederken de planlama, tercih yapma, deneyimleme, düzeltme ve girişimcilik becerilerini geliştiriyorlar” ifadesini kullanıyor. Sanatsal etkinlikler beyin gelişimine destek oluyor Yapılan araştırmaların çocukların sanatla iç içe olmasının beyin gelişimine de destek olduğunu belirten Çağla Akarsel, erken yaşta çocuklarını sanatın herhangi bir dalı ile tanıştırmalarının önemini vurguluyor. Akarsel, araştırmaların erken yaşlarda müzik, dans, yazarlık, resim gibi sanatsal etkinliklerle buluşan çocukların empati, paylaşım, işbirliği ve bilişsel gelişim gibi özelliklerinin daha iyi geliştiğini gösterdiğini söylüyor. Akarsel, “Ergenlik döneminde de çocukları kitle iletişim araçlarının etkisinden uzaklaştırmak ve bireysel kimlik gelişimini desteklemek için sanatla buluşmaları oldukça önemlidir. Özellikle ergenlik dönemi ruhsal sorunları ortadan kaldırmak için sanatın oldukça faydalı olduğu görülmektedir” ifadesini kullanıyor. Çocukları Sanatla Buluşturuyoruz Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin de çocukları sanatla buluşturan etkinliklere büyük bir önem verdiğini söyleyen Çocuk ve Ergen Psikoloğu Çağla Akarsel, bütün çocukları, “Çocukları Sanatla Buluşturuyoruz” projesine katılmaya davet ediyor. Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nin KKTC Milli Eğitim Bakanlığı desteği ile hayata geçirdiği “Çocukları Sanatla Buluşturuyoruz” projesine Kuzey Kıbrıs’taki tüm ilk, orta ve liselerdeki öğrenciler katılabiliyor. Proje kapsamında, Lefkoşa Dereboyu’ndaki Günsel Sanat Müzesi, Yakın Doğu Üniversitesi Yerleşkesindeki Günsel Ofis Müzesi ve Lefkoşa Surlariçi Şehir Müzesinde yer alan ödüllü ressamların eserleri ile ilgili öğrenciler öykü, şiir ve kompozisyonlar kaleme alacak. Özay Günsel Çocuk Üniversitesi programlarında olduğu gibi, çocuklar yaşlarına göre Dünya (6-8 yaş), Güneş (9-11), Galaksi & Evren (12-17) olarak gruplandırılacak. Proje ön jürisinin her yaş grubuna uygun olarak belirlediği üçer eser, dijital ortamda okullara ulaştırılarak çocuklardan bu eserlerle ilgili hayal güçlerini kullanarak öykü, şiir veya kompozisyonlar yazmaları istenecek. Ön jüri incelemesini geçen öykü ve kompozisyonlar büyük jüri tarafından içerik, anlatım ve yazım kuralları açısından değerlendirilerek her yaş grubu için dereceye giren ilk üç belirlenecek. Çocukların, ressamların eserlerinden etkilenerek hayal güçleri ile yazacakları öykü ve kompozisyonları email yoluyla [email protected] adresine göndermeleri için son tarih ise 30 Mayıs 2021 olarak belirlendi.
tercih robotu