Bilişim Suçları Yasası’nın Medya Üzerindeki Etkileri, Yakın Doğu Üniversitesi’nin Düzenleyeceği Panelde Masaya Yatırılacak

Teknoloji, hayatın vazgeçilmez unsurlarından birine dönüşürken, bir yandan da yeni suç mecraları ve suç çeşitleri yarattı. Bu durum yeni kurallar ve düzenlemelerle yasal bir alt yapı oluşturulmasını da kaçınılmaz kıldı. KKTC’de 2020’de yürürlüğe giren “Bilişim Suçları Yasası”yla birlikte ülkemizde bu alanda özel bir yasaya kavuştu. Ancak Bilişim Suçları Yasası, hazırlandığı günlerde düşünce ve yayın özgürlüğünü kısıtlayabileceği eleştirilerine de neden olmuştu. Peki korkulan oldu mu? “Bilişim Suçları Yasası”nın medya üzerindeki etkileri Yakın Doğu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek panelde tartışılacak. Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi, Gazetecilik Bölümü ev sahipliğinde ve Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Özejder’in moderatörlüğünde gerçekleştirilecek panelde, Bilişim Suçları Yasası’nın yürürlüğe girmesinin medyaya yansımaları tüm yönleriyle ele alınacak. Yakın Doğu Üniversitesi’nin resmi youtube kanalı ‘Yakın Doğu Üniversitesi Official’ adresinden de yayınlanacak olan “Bilişim Suçları Yasası’nın Ardından Medya” paneli, 31 Mart 2021 Çarşamba günü saat 14.00’te başlayacak. Panel Geniş Katılımla Gerçekleştirilecek Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu Başkanı Kadri Bürüncük, Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayhan Dolunay, Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Genel Sekreteri Dilek Öncül, Kıbrıs Türk İnsan Hakları Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi, Hukukçu Deniz Düzgün ve Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi ve Medya Etik Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Özen Çatal’ın yer alacağı panelde “Bilişim Suçları Yasası”nın medya üzerindeki etkileri bütün yönleriyle tartışılacak.

ABD Lefkoşa Büyükelçisi Judith G. Garber, Yakın Doğu Üniversitesi’nin Düzenlediği Seminerde, Joe Biden Yönetiminin Dış Politika Önceliklerini Açıkladı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Lefkoşa Büyükelçisi Judith G. Garber, Yakın Doğu Üniversitesi’nin düzenlediği seminerde Joe Biden yönetiminin dış politika önceliklerini açıkladı. Judith G. Garber, Yakın Doğu Enstitüsü, NEU American Corner ve Yakın Doğu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi iş birliğinde 2020-2021 akademik yılı boyunca düzenlenecek çevrimiçi seminer dizisinin ilkinde, akademisyen ve öğrencilerle bir araya geldi. ABD Lefkoşa Büyükelçisi Judith G. Garber: “Küresel sağlık güvenliği, ekonomik durgunluk ve iklim değişikliği en önemli önceliklerimiz arasında” Doğu Akdeniz, Kıbrıs Sorunu, COVID-19 salgını, Rusya, Çin, iklim değişikliği ve diğer dış politika konularının ele alındığı etkinlikte konuşan Büyükelçi Garber, küresel anlamda diplomasiyi teşvik ettiklerini belirterek, Başkan Biden’ın insan hakları ve demokrasiyi ABD dış politikasının merkezine aldığını dile getirdi. Biden yönetiminin dış politika önceliklerinden birinin yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgını ile mücadele ve küresel sağlık güvenliği olduğunu anlatan Garber, küresel ekonomik durgunluğu tersine çevirmenin, demokrasiyi yeniden kuvvetlendirme ve ayrıca iklim değişikliği ile mücadele alanında yapılan çalışmaların da öncelikleri arasında olduğunu ifade etti. Büyükelçi Garber, Nisan ayı sonunda yapılacak gayrı resmi 5+BM Kıbrıs toplantısı ilgili de açıklamalarda bulundu. ABD için esas olanın, Kıbrıs sorununun çözüm sürecinin, BM gözetiminde ve Güvenlik Konseyi kararları zemininde, Kıbrıslılar tarafından yürütülmesi olduğunu vurgulayan ABD Lefkoşa Büyükelçisi Judith G. Garber, 5+BM toplantısını, resmi müzakerelerin yeniden başlamasına yönelik “kritik önem taşıyan bir adım” olarak nitelendirdi. Bir Sonraki Etkinlik 7 Nisan’da Ortak evrensel değerler ve eğitime olan bağlılık çerçevesinde ABD’li yetkililerin Kıbrıslı Türklerle daha da yakınlaşmasını sağlamak amacıyla tesis edilen başarılı ortaklıktan büyük memnuniyet duyduklarını belirten Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Çıraklı, ilerleyen dönemlerde de bu iş birliğini sürdüreceklerini ifade etti. 2020-2021 akademik yılı boyunca düzenlenecek çevrimiçi seminerler dizisinin ikincisi, 7 Nisan’da gerçekleştirilecek. Etkinlik ile ilgili detaylı bilgiye elektronik posta yoluyla [email protected] adresinden erişilebiliyor.

Yüksek Kolesterollü Hastalara Yeni Umut: Kolesterol Aşısı

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, Yüksek Kolesterollü Hastalara Umut Olan ve 2 – 4 Haftada Bir Kez Cilt Altına Enjeksiyonla Uygulanan Kolesterol Aşısının Kötü Huylu Kolesterole yüzde 50 ila yüzde 60 Oranında Olumlu Yönde Etki Sağladığını İfade Etti. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından geçtiğimiz günlerde onaylanarak satışa sunulan yeni kolesterol ilaçları, kötü huylu kolesterolü (LDL) düşürmek için kullanılan statin grubu ilaçlara önemli bir alternatif yaratarak, kalp damar tıkanıklığı bulunan veya doğuştan yüksek kolesterole sahip kişiler için yeni bir umut ışığı yarattı. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, kolesterol aşısı denilen bu yeni ilaç grubunun, piyasadaki mevcut ilaçları en yüksek dozda kullanmasına rağmen fayda görmeyen ve doğuştan kolesterol yüksekliği olan hastalarda kullanıldığını ifade etti. Prof. Dr. Hamza Duygu, FDA onayı da alan ilaçlarla ilgili “Bu ilaçlar PCSK-9 inhibitörleri olarak biliniyor. En önemli kolaylığı, 2-4 haftada bir kez, cilt altına enjeksiyonla uygulanmasıdır. Piyasadaki en güçlü kolesterol düşürücü ilaç özelliği bulunan bu ilaçlar, kötü huylu kolesterolde yüzde 50 ila yüzde 60 oranında düşüş sağlıyor. İlaçların enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık gibi lokal yan etkileri dışında, henüz bildirilen ciddi bir yan etkisi de bulunmuyor” değerlendirmesi yaptı. Yüksek Kolesterollü Hastaların Değerleri 1000’e Kadar Çıkabilir Yirmili veya otuzlu yaşlarda kalp krizi ya da inmeyle ortaya çıkan ailevi kolesterol yüksekliğinde, kandaki kolesterol düzeyinin çocuklarda bile 500 mg/dl’dan fazla görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, bu hastalıklardaki temel problemin, kandan kolesterolü temizleyen sistemden sorumlu olan genlerin bir veya birkaçının işlevsiz kalması olduğunu ifade etti. Günlük pratikte sık görülmeye başlanan ailesel yüksek kolesterol tedavisinin güç olduğunu da söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, genlerden iki parçada da sorun olduğunda, kolesterol değerlerinin 1000’e kadar yaklaştığını ifade etti. Prof. Dr. Hamza Duygu şöyle devam etti: “Hastalığa yol açan genin iki parçasından biri sağlam olsa da diğeri iyi çalışmıyorsa, LDL yine yüksektir ancak kolesterol yüksekliği ve hastalığın seyri diğeri kadar ağır olmaz. Kalp krizi gibi damar sertliğine bağlı hastalıkların ortaya çıkışı, çocuklukta değil otuzlu ve kırklı yaşarda olur ki pratikte en sık gördüğümüz form budur. Ailevi kolesterol yüksekliğinin iki türünde de hastalara yüksek dozda statin verilir. Kan kolesterol değerleri düşse de, başlangıçtaki düzeyler çok yüksek olduğu için çoğu zaman yeterli olmaz”. Piyasadaki Kolesterol İlaçlarının Kötü Huylu Kolesterole Etkisi yüzde 30 ila yüzde 50 Piyasadaki normal kolesterol ilaçlarının kötü huylu kolesterolde (LDL) yaklaşık yüzde 30-yüzde 50 oranında azalma sağladığını söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, bu nedenle çok yüksek dozda ilaç kullanma gereksiniminin, yan etkileri de beraberinde getirdiğini ifade etti. Yan etkilerin karaciğer hasarı, kas ağrıları ve ileri kas yıkımına bağlı böbrek yetmezlikleri olabileceğini belirten Prof. Dr. Hamza Duygu, bu hasta grubunda diyaliz benzeri aferez yöntemiyle kandan kolesterolün temizlenmesini sağlanmakla birlikte, bu yöntemin pratik olmaması nedeniyle, kolesterol aşısı denilen yeni ilaçlar sayesinde bu tedaviye gereksinimin ortadan kalkacağını ifade etti. Prof. Dr. Hamza Duygu, kolesterol aşılarının yeni kullanılmaya başlanmış olunması nedeniyle, mevcut bilinmeyen olası nörolojik, karaciğer yağlanması gibi yan etkilerin görülüp görülmeyeceği konusunda, ilaçlarla ilgili deneyim arttıkça daha geniş bilgi sahibi olunabileceğini söyledi. Prof. Dr. Duygu, ayrıca doğuştan kolesterol yüksekliği olmayanlarda kötü kolesterolü çok fazla düşürmenin olası yan etkilere yol açıp açmayacağının da tartışma konusu olduğunu belirtti. Piyasadaki mevcut ilaçlara göre kolesterol aşılarının oldukça yüksek maliyetli olmasının da dezavantaj olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, ancak maliyetin etkinlik analizlerinde, diğer ilaçlara benzer sonuçların elde edildiğini ifade etti.

Yakın Doğu Üniversitesi, KKTC’de Saptanan SARS-CoV-2’nin Genom Haritasını Çıkardı

Yakın Doğu Üniversitesi, COVID-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2’nin genom haritasını çıkararak, KKTC’de en az sekiz farklı varyantın saptandığını açıkladı. Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacıları, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2’nin KKTC’de var olan viral soylarını araştırmak için yürüttüğü projenin ilk bölümünü tamamladı. Yakın Doğu Üniversitesi’nin açıkladığı SARS-CoV-2 Genom Analiz Raporu sonuçlarına göre, KKTC’de SARS-CoV-2’nin en az sekiz farklı varyantı tespit edildi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin yürüttüğü projede Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Prof. Dr. Murat Sayan, Prof. Bas Oude Munnick, Prof. Dr. H. Kaya Süer, Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, Doç. Dr. Buket Baddal, Doç. Dr. Pınar Tulay, Dr. Reina Sikkema ve Arş. Gör. Gülten Tuncel Dereboylu araştırmacı olarak yer aldı. Aralık Ayına Kadar 5 Farklı Varyant Tespit Edildi Proje kapsamında, 5 Eylül 2020 – 5 Ocak 2021 tarihleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi COVID-19 PCR Tanı Laboratuvarında tanı konulan 16 vakadan alınan örneklerle yapılan genom dizi analizi sonucunda, Kuzey Kıbrıs’ta en az sekiz farklı SARS-CoV-2 varyantının bulunduğu ve farklı ülkelerden köken alan bu varyantların yapısal çeşitlilik gösterdiği belirlendi. Eylül-Aralık döneminde KKTC’de saptanan B.1.1.209 (Hollanda), B.1.1 (ABD), B.1.1.82 (Galler), B.1.1.162 (Avustralya) ve B.1 (İtalya) varyantlarının ülke içerisinde yerel bulaşa sebep olmadığı açıklandı. Aralık ortasından itibaren ise Birleşik Krallık kökenli üç farklı varyantın (B.1.1.29, B.1.258 ve B.1.1.7) yayılmaya başladığı ve yerel bulaşta etkin oldukları belirlendi. B.1.1.29 Kaynaklı Yerel Bulaş İlk Kez Aralık Ortasında Görülmeye Başlandı KKTC’de artan COVID-19 vakalarından dolayı 6 Aralık 2020 tarihinden itibaren ülkeye deniz ve hava yolu ile girişlerde karantina uygulandığı ancak Güney Kıbrıs’tan karantinasız geçişlere izin verildiği dönemde, Birleşik Krallık kökenli B.1.1.29 varyantının, SARS-CoV-2’nin yerel bulaşa neden olan ilk alt türü ortaya çıktığı saptandı. Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacılarını hazırladığı raporda, Aralık ayı sonuna doğru B.1.1.29 varyantının baskınlığını kaybettiği ve Güney Kıbrıs’ta saptanan vakaların % 90’ında bulunan B.1.258 (Birleşik Krallık) alt türünün ülkemizde de yerel bulaş varyantı olarak baskın hale geldiği belirlendi. B.1.258 varyantının diğer soylardan farkı, N439K mutasyonuna sahip olması. Bu mutasyon, SARS-CoV-2’nin bulaşıcılığını artırırken diğer yandan nötralize edici monoklonal antikor tedavisine karşı daha dirençli olarak biliniyor. Bir başka özelliği ise hastalığı atlatan kişilerin, yeniden enfekte olma risklerinin daha yüksek olması. Genom Analizi, Yakın Doğu Üniversitesi’nin Daha Önce Yaptığı Mutasyonlu Virüs Açıklamasını Doğruladı Yakın Doğu Üniversitesi’nin açıkladığı SARS-CoV-2 genom projesinin sonuçları, Yakın Doğu Üniversitesi COVID-19 PCR Tanı Laboratuvarı tarafından 5 Şubat 2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlayan SARS-CoV-2 varyant tiplendirilmesi çalışmalarını da doğruladı. Bu bağlamda, Yakın Doğu Üniversitesi COVID-19 PCR Laboratuvarında halihazırda yapılan tiplendirme çalışmalarında B.1.1.7 varyantı, 1 Ocak 2021’den itibaren ilk ayda vakaların yüzde 45’inde, Şubat ayında vakaların yüzde 62’sinde, Mart ayının ilk üç haftasında ise vakaların yüzde 65.2’sinde saptandı. 17-23 Mart tarihleri arasında COVID-19 tanısı konulan 32 vakanın tümünde (yüzde 100) B.1.1.7 varyantı tespit edildi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ: “Pandeminin seyrini SARS-CoV-2’nin mutasyonlu varyantları belirleyecek” Ülkede hangi SARS-CoV-2 varyantlarının yayıldığının saptanmasının COVID-19’la mücadelede hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “Pandeminin seyrini SARS-CoV-2’nin mutasyonlu varyantları belirleyecek” ifadesini kullandı. Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacılarının KKTC’de tespit edilen SARS-CoV-2’nin genom haritasını çıkardığını söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, yaptıkları araştırmanın sonuçlarının COVID-19’la mücadelede yol gösterici olacağını ifade etti.

İkiz Göz Doktorları Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde

Tek yumurta ikizi Cahit ve Ziya Burke kardeşler, yıllarca aynı okullarda eğitim görerek birlikte hekim olma hayalleri kurdu. Hekim olduktan sonra ikisi de göz hastalıklarında uzmanlaşmayı tercih etti. Şimdi ise aynı hastanede, aynı poliklinikte birlikte mesai yapıyorlar. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde göreve başlayan göz doktoru Cahit ve Ziya Burke kardeşler, alanlarında elde ettikleri başarılar kadar ilginç hikayeleri ile de dikkat çekiyor. Yaşamları boyunca birbirilerinden ayrılmayan Kıbrıslı tek yumurta ikizi göz doktorları, aynı hastanede aynı klinikte hasta bakmaya devam ediyor. 1991 yılında Güzelyurt’un Akçay köyünde dünyaya gelen tek yumurta ikizi Cahit ve Ziya Burke, ilk ve ortaöğretim sonrasında üniversitede de aynı sıraları paylaşarak hekim oldular. İkisi de küçük yaşlarda yaşadıkları göz problemi nedeniyle göz hekimliğine ilgi duydu. Kariyer planlarını da bundan esinlenerek yaptılar. Bugün ikisi de mesleğine aşık birer göz doktoru. Sadece Uzmanlık Dönemimde Ayrıldık Uzm. Dr. Cahit Burke, göz hekimi olma yolundaki süreci şöyle anlatıyor; “İlkokulu, koleji kardeşimle aynı okullarda aynı sıralarda birlikte okuduk. Birlikte hekim olma hayalleri kurduk. İkimiz de Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazandık. İstanbul’a birlikte gittik. Baştan beri tıp fakültesini tercih nedenimiz göz hekimi olmaktı. TUS sınavında ikimiz de iyi puanlar aldık. Sadece uzmanlık eğitimi gördüğümüz yıllarda ayrıldık. Şimdi yine aynı hastanede birlikteyiz.” Cahit ve Ziya Burke, birlikte geçen eğitim hayatlarından ve bugün aynı kurumda çalışıyor olmanın mutluluğunu yaşıyor. “Bizim için daha iyi daha keyifli oluyor”diyen Uzm. Dr. Cahit Burke, gerek klinik hastalarında gerekse ameliyatlarda birbirlerini desteklediklerini, hastalar konusunda birbirlerine danıştıklarını ifade ediyor. Ülkemize Hizmet İçin Döndük Uzm. Dr. Cahit Burke, hastaların kendilerini ayırt etmekte zorlanabildiğini, bazen birbirlerinin hastasını muayene edebildiklerini söyleyerek bununla ilgili yaşadıkları bir anıyı “İhtisaslarımızı farklı kurumlarda yaptık. Haseki Hastanesi’nde katarakt teşhisi konan bir hasta ikinci bir görüş için benim çalıştığım hastaneye geldi. Kapıyı açıp karşısında beni görünce hızlıca tekrar dışarı çıkarken “Özür dilerim tekrar size geldim ama aslında tedavimi farklı bir hekime daha onaylatmak istemiştim.”dedi. Meğer ilk teşhisi koyan kardeşimmiş” sözleriyle tebessümle anlatıyor. Uzm. Dr. Ziya Burke, gerek karakter gerekse hobileri bakımından da oldukça birbirlerine benzediklerini ifade ediyor: “İkimiz de akademik ortamı seviyoruz. İkimiz de piyano çalıyoruz. Aynı spor dallarından hoşlanıyoruz.” Kıbrıs’a dönüş kararımızda ülkemize hizmet vermek bizi mutlu eden en önemli etken diyen Cahit ve Ziya Burke, özellikle retina ve oküloplasti dallarında branşlaşmak istiyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ni de hem hastalarına ve hekimlerine sağladığı imkanlar ve bir üniversite hastanesi olmasının getirdiği avantajlar nedeniyle tercih ettiklerini anlatıyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, KKTC’de GÜNSEL’i Test Etti

Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, resmi temaslarda bulunmak üzere ziyaret ettiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsünde bulunan GÜNSEL Üretim Tesislerini de ziyaret ederek KKTC’nin yerli ve milli otomobili GÜNSEL’in ilk modeli B9 ile test sürüşü gerçekleştirdi. GÜNSEL Üretim Tesisleri’nin sürüş alanında aracı test eden Hasan Büyükdede’ye, GÜNSEL Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel eşlik etti. Test sürüşünün ardından beraberindeki heyetle üretim tesislerinde incelemelerde bulunan Büyükdede, GÜNSEL’in seri üretim hazırlıkları ile ilgili de bilgiler aldı. Hasan Büyükdede: “GÜNSEL’in Geldiği Noktadan Büyük Bir Mutluluk Duyuyorum” GÜNSEL Üretim Tesisleri’nde gerçekleştirdiği incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, GÜNSEL’de çok güzel bir alt yapı ve üretim tesisi oluşturulduğunu görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “GÜNSEL’in geldiği noktadan büyük bir mutluluk duyuyorum” dedi. GÜNSEL’deki gelişmeleri yakından takip ettiğini de ifade eden Büyükdede, “Daha önce GÜNSEL’i İstanbul’da MÜSİAD EXPO fuarında incelemiştim. KKTC’ye gelmişken üretim tesislerini ve aracı yerinde de görmek istedim. Ümit ediyorum ki çok yakın bir zamanda seri üretime geçecekler ve Kuzey Kıbrısımızın da yerli bir otomobili olacak” değerlendirmesini yaparak “Allah muvaffak etsin” temennisinde bulundu. GÜNSEL B9’un performansını da değerlendiren Büyükdede, “Özellikle hızlanmasını çok beğendim” ifadesini kullandı. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Türkiyemizden Gördüğümüz İlgi ve Destek, Bize Güç Veriyor” Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve GÜNSEL Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel ise “Türkiyemizin Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Sayın Hasan Büyükdede’yi üretim tesislerimizde ağırlamak bizim için büyük bir mutluluk oldu. Nezaket dolu ziyaretleri için kendisine teşekkürlerimi sunuyorum” ifadesini kullandı. GÜNSEL’in kısa bir süre önce MÜSİAD EXPO fuarında, anavatanla buluştuğunu ve yoğun bir ilgiyle karşılandığını hatırlatan Prof. Dr. Günsel, “GÜNSEL’in seri üretimi için çalışmalarımızı sürdürürken Türkiyemizden gördüğümüz ilgi ve destek, bize güç veriyor” şeklinde konuştu.
tercih robotu