Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Kapsamında Düzenlenen, Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Türk Dünyasın’dan Sanatçıların Eserlerinden Oluşan “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi”, Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel Tarafından Açıldı

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için, Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim elemanları ile Türk Dünyasından Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Kazakistan ve Ukrayna’dan, ödüllü 28 sanatçının resim, heykel, seramik ve baskı resimlerinden oluşan “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi” Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi 101 no’lu salonda açılış konuşmalarının ardından Sergi Salonunda Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Günsel Sanat Müzesi Müdürü Doç.Dr. Erdoğan Ergün küratörlüğünde gerçekleştirilen “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi”’ne, Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Rektör Yardımcısı, Enstitü Müdürü, Dekanlar, öğretim elemanları ve sanatçılar katıldı. Sergi’de Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç ile Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Tamer Şanlıdağ birer konuşma yaptı. Daha sonra Sergi salonuna geçilerek serginin açılışı gerçekleştirildi. Prof. Dr. Erdal Aygenç; “358. Serginin Sevincini Yaşarken, Surlariçi Şehir Müzesi’nin 15 Kasım Haftası Yapılacak Açılışını Heyecanla Bekliyoruz” Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 97. Yılında, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi kapsamında düzenlenen “Güzel Sanatlar ve Cumhuriyet Sergisi”nin açılışında Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Erdal Aygenç, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah ve çalışma arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyorum diyerek başladığı konuşmasında; Yaklaşık iki yıl öncesinde başlayan yolculukta bu 358. Sergi. Diğer yandan “15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Haftası”nda gerçekleştirilecek “Surlariçi Şehir Müzesi”nin açılışını heyecanla beklemekteyiz. KKTC Vatandaşlarına Tam Burs Olanağı Bir diğer heyecanımız, KKTC vatandaşlarına tam burs olanağı sağlayan, sanatın bilimi ve teorisi alanlarında önemli bir boşluğu dolduracak olan Sanat Tarihi Yüksek Lisans Programının hayata geçiyor olması.” İfadelerini kullanarak, sanat tarihinden küçük bir öyküyü izleyenlerle paylaştı. Prof. Dr. Aygenç, Sanatın ve hatta bilimin en önemli besin kaynaklarından birinin aşk olduğunu ve aşk denildiğinde sadece kişinin kişiye olan yoğun duygusundan söz edilmediğini belirtti.. Aygenç; “Cumhuriyeti kuran yurt aşkıdır, memleket sevdasıdır, vatan sevgisidir. O aşktır Yakın Doğu Üniversitesi’ni coğrafyasında birinci yapan, dünya üniversitesi olma yolunu aydınlatan. Müzeler üniversitesi iken bir müzeler ülkesinin yapı taşlarını döşemek aşktır. Bizlere aşkla yaratma motivasyonu veren Kurucu Rektörümüz Dr. Suat Günsel’e şükranlarımızı sunuyorum. Ayrıca sergiyi eserleri ile zenginleştiren tüm sanatçılara ve küratör Doç. Dr. Erdoğan Ergün’e teşekkür ederim.” Dedi. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ; “Cumhuriyet Bayramı, Türk Halkı İçin Milli Birlik ve Beraberliğin, Toplumsal Dayanışmanın Üst Düzeye Çıktığı En Önemli Milli Bayramlarından Birisi” Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ise; “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923 günü gerçekleşen oturumunda Mustafa Kemal’in hazırladığı anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesiyle Türkiye Devleti’nin yönetim şekli Cumhuriyet olarak belirlenmiş, Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaçlayan Türk Devrimi’nin bir parçası olarak da diğer yenileşme ve reformların önünü açmıştır.” Dedi. Bu yıl 97.sinin kutlanacağı Cumhuriyet Bayramı’nın, Türk halkı için milli birlik ve beraberliğin, toplumsal dayanışmanın üst düzeye çıktığı en önemli milli bayramlarından birisi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Şanlıdağ, bu vesileyle; “Cumhuriyetin kurucusu başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, kadınıyla, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla bu onurlu yolda yürüyen tüm kahramanlara sevgi, saygı, minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Şanlıdağ konuşmasında, Cumhuriyet sadece bir rejim değil, egemenliğini eline almış bir ulusun çağdaş kültüre doğru yönelmesini sağlayan bir yeniden doğuş olduğunu, aklın zincire vurulduğu yerde yaratıcı düşüncenin olamayacağını, sanatın gelişemeyeceğini, uygarlığın yeşeremeyeceğini bilen Atatürk’ün, her yönüyle uygar bir toplum yaratmak için fikirler ve inkilâpların sanatla yayılacağına inandığını vurgulayarak, yaptığı devrimlerin başarılı olması için her şeyden önce güzel sanatlarda başarılı olunması gerektiğini biliyordu dedi. Prof. Dr. Şanlıdağ; “Sanatçılar, Toplumdan Ayrı Bir Konumda Olmayıp, Halkla İç İçe, Toplumdan Ayrı Bir Konumda Olmayıp, Halkla İç İçe, Çağdaş Bir Yorumla Değerlendiren Kişilerdir” Prof. Dr. Şanlıdağ; “Kültür ve sanat alanında yapılan tüm çalışmaların, bir ulusun medeni, çağdaş seviyeye ulaşmasında en önemli yapı taşının sanat olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir. Sanat bir halk tabakasına ait, bir sınıf göstergesi olmaktan çok halkı birleştirici bir unsurdur. Sanatçılar ise aykırı, uç, toplumdan ayrı bir konumda olmayıp, halkla iç içe, konularını özünden alan, aydın, yol toplumdan ayrı bir konumda olmayıp, halkla iç içe, yansıtıcı ve toplumu kendi süzgeçlerinden geçirip, çağdaş bir yorumla değerlendiren kişilerdir. Bugün Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Kapsamında, Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Türk Dünyası’nda Sanatçıların Eserlerinden Oluşan ve 358. sergi olma özelliğini taşıyan “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi”nde biraradayız. Bu anlamlı günde kişisel sergilerinde ayrı ayrı eserlerini izlediğimiz ödüllü akademisyen ve sanatçılarımızın eserlerini aynı mekânda bir arada görme fırsatı bulacağız. Sanat ve Cumhuriyete olan bağlılığımız hiç eksilmesin. Bu yolda durmaksızın yürüyen başta Günsel ailesi olmak üzere, tüm sanatçılarımızı kutlar, emeği geçenlere sonsuz teşekkürlerimi sunarım.” Dedi. Konuşmaların ardından Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi sergi salonuna geçildi ve başta Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel olmak üzere, akademisyen ve sanatçılarla birlikte sergi kurdelesi kesildi. Sergi 13 Kasım 2020 gününe kadar 08.00-16.00 saatleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi sergi salonunda ziyaret edilebilecek.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Kapsamında Düzenlenen, Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Türk Dünyasın’dan Sanatçıların Eserlerinden Oluşan “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi”, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonunda Açılıyor

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Türk Dünyası Sanatçıları tarafından Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırlanan “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi” Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonunda Açılıyor Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Günsel Sanat Müzesi Müdürü Doç.Dr. Erdoğan Ergün küratörlüğünde 27 Ekim 2020 Salı günü saat 9.30’da gerçekleştirilecek olan “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi”’nde, Yakın Doğu Üniversitesin’den ve Türk Dünyasın’dan ödüllü 28 sanatçının resim, heykel, seramik ve baskı resimlerinden oluşan 70 eseri yer alacak. Ergün: “Güzel Sanatlar alanında yapılan atılımlar kültür kalkınmasının en önemli unsurlarından biridir” Sergi küratörü Erdoğan Ergün; bilindiği gibi, güzel sanatlar alanında yapılan atılımlar kültür kalkınmasının en önemli unsurlarından biridir. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün; “Güzel sanatlarda başarılı olmayan milletlerin medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatı ile tanınmaları imkansızdır” sözü bunun en güzel örneğidir. Dolayısıyla, güzel sanatlar alanında gösterilen başarı ve atılımlar çok önem teşkil etmektedir. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin varlığı ve gelecek kuşaklar için gerçekleştirdiği tüm atılımlar da Ulu Önderimizin yolundan gittiğimizin bir göstergesidir. Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Öğretim Elemanları olarak, Cumhuriyetimizin 97. yılını kutlayacağımız hafta “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi”ni gerçekleştirecek olmaktan büyük mutluluk duymaktayız. Sanatseverler, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırlanan ve 358. sergi olma özelliğini taşıyan “Güzel Sanatlar Cumhuriyet Sergisi”aracılığı ile kişisel sergilerinde ayrı ayrı eserlerini izledikleri ödüllü akademisyen ve sanatçıların eserlerini aynı mekanda bir arada görme fırsatı bulabilecekler.

Plastik Sanatlar Derneği, İlk Genel Kurulunu Yaparak Faaliyete Başladı…

Toplumda güzel sanatlara ilgiyi uyandırarak plastik sanatların öğrenilmesi, yaygınlaşması ve gelişmesini sağlamak amacıyla kurulan Plastik Sanatlar Derneği, ilk genel kurulunda yönetim kurulu ve alt komiteleri belirlenerek faaliyete başladı. Dernek faaliyetlerinin mevzuata göre yürütülmesini sağlayan tüzük uyarınca gerçekleştirilen toplantıda, derneğin iç denetimini gerçekleştirecek alt komiteler belirlendi. Buna göre; Disiplin Kurulu’na Yücel Yazgın, Murad Allahverdiyev, Denetleme Kurulu’na Erdoğan Ergün, Serkad Işıkgören, Divan Başkanlığı’na Yücel Yazgın, divan üyeliklerine ise Hasan Zeybek ve Raif Kızıl seçildi. Derneğin amaçlarına ulaşmasında etkin ve verimli çalışmasını sağlayacak Yönetim Kurulu’nda ise Musatafa Hastürk, Hasan Zeybek, Serkan İlseven, Birgül Beyazyüz ve Selçuk Yalovalı yer aldı. Sanatsal Faaliyetler Düzenleyecek… Kıbrıs Türk Kültür ve sanatını yurt içinde ve yurt dışında tanıtıcı kültürel ve sanatsal faaliyetler organize edecek olan Plastik Sanatlar Derneği, gerçekleştiridiği toplantı ile resmi olarak faaliyetlerine başladığını duyurdu. Kıbrıs Plastik Sanatlar Derneği, ülkenin kültürel varlıkları ile sanatsal ve sosyal konulardaki değerlerinin korunması ve geliştirilmesini sağlayan kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar yaparak birçok proje ve etkinlik düzenleyecek. Sanat insanları arasında dayanışma oluşturmaya yönelik ulusal ve uluslararası konferanslar, sergiler, kurslar, yarışmalar, seminerler, çalışma atölyeler de hayata geçirilecek. Bülten, dergi, süreli yayın ve benzeri yayınlar çıkarılarak halkın aydınlatıcı bilgilere sahip olmasına yardımcı olacak. Ayrıca, plastik sanatlarla ilgilenenlere eğitim ve danışmanlık hizmeti de verecek. Sanatçıların Güç Birliği… Resim ve heykelleriyle Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nde birçok sergiye katılan sanatçılar aynı zamanda Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde yeni sanatçılar yetiştirmeye de devam ediyor. Derneğin kurucu üyeleri tarafından yapılan ortak açıklamada “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin kurulmasından sonra ülkede oluşan sanat atmosferine bağlı olarak, sanat etkinliklerinde oluşan yoğunluğa, derneğimiz aracılığı ve sivil toplum insiyatifiyle sanatçının kendisinin de taraf ve katalizör olması hedeflenmektedir” denildi.

“Surlariçi Şehir Müzesi” 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Haftasında Açılıyor…

Sanat aracılığıyla oluşturduğu kültür ortamının, toplumun geçmişi ve geleceği arasında güçlü bir köprü kuracağına inanan Yakın Doğu Üniversitesi, Surlariçi bölgesinde açacağı “Surlariçi Şehir Müzesi” ile sanatı Lefkoşa’nın merkezine taşımaya hazırlanıyor. Günsel Ailesi’nin girişimi ile restore edilen Girne Kapısı’ndaki Ziraat Bankası’nın eski binasında hizmete girecek olan “Surlariçi Şehir Müzesi” (Walled City Museum) 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı haftasında açılacak. “Surlariçi Şehir Müzesi”, Yakın Doğu Üniversitesi’nin Şubat ayında Dereboyu’nda açılışını yaptığı “Günsel Sanat Müzesi”nin ardından, Lefkoşa’nın merkezinde açtığı ikinci müze olacak. Kapılarını 15 Kasım’da sanatseverlere açacak olan “Surlariçi Şehir Müzesi”, Başkentte yaratacağı sanat ve kültür ortamıyla Kıbrıs’ın kültürel kimliğinin, ulusal ve uluslararası sanat ortamıyla buluşmasına aracılık edecek. “Surlariçi Şehir Müzesi”nde Sergilenecek Eserler, Görsel Sanatların Her Dalını Kapsayan Çok Zengin Bir Çeşitlilik Sunacak… “Surlariçi Şehir Müzesi”nde sergilenecek eserler, görsel sanatların her dalını kapsayan oldukça geniş bir yelpaze sunacak. Müzede, yağlı boya ve akrilik resimler, özgün baskı, gravür, linolyum, serigrafi, litografi, ağaç baskı resimler, heykel, büst, silikon heykeller fotoğraf ve seramik eserler sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Ayrıca Lefkoşa’nın sosyal, kültürel ve siyasi geçmişine ait birçok materyal de müzede sergilenecek. Düzenlenecek süreli ve sürekli sergilerle yaşayan bir müze olarak tasarlanan “Surlariçi Şehir Müzesi” sanatseverlerin ve kültür meraklılarının değişmez adreslerinden biri olacak. İç tasarımı da eşsiz bir görsel şölene sahip olan müzenin tavanlarına, altın tozu kullanılarak, Osmanlı İmparatorluğu’nun Lefkoşa’yı fethi, İngilizlerin Ada’ya gelişi ve 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı resmedildi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin Kurduğu Müzeler Sanatı, Toplum Hayatının Vazgeçilmez Parçalarından Biri Haline Getirmeyi Amaçlıyor. Kurduğu Kıbrıs Modern Sanat Müzesi ile KKTC kültür ve sanat yaşamına büyük bir hareketlilik kazandıran Yakın Doğu Üniversitesi, Lefkoşa Surlariçi Şehir Müzesi, Kıbrıs Araba Müzesi, Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzeleri, Milli Tarih Müzesi ve Günsel Sanat Müzesi ile sanatı, toplum hayatının vazgeçilmez parçalarından biri haline getirmeyi amaçlıyor. Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde kurulan müzeler çağdaş sanatın her alanından eserleri ile geleceğe yön verecek önemli bir kültürel birikim yaratıyor. Diğer yandansa klasik otomobiller, KKTC’nin milli kültürünü yansıtan tarihi eserler, binlerce çeşit bitki ve canlı türü, Kıbrıs’ın jeolojisine ışık tutan fosil ve kalıntılara kadar çok geniş bir yelpazeye yayılan koleksiyonlarıyla Kıbrıs ve dünya tarihini bugüne taşıyarak toplumun geçmişiyle olan bağlarını güçlendiriyor. Rana Amrahova: “Turizm, Müze ve Kültürel Miras Arasında Köprü Kuruyoruz…” Surlariçi Şehir Müzesi (Walled City Museum) Müdürü Rana Amrahova, 15 Kasım’da kapılarını açacakları Surlariçi Şehir Müzesi’nin en önemli misyonunun, gelecek kuşakların sanatsever olarak yetişmesine ve ilgiyi sürekli kılarak toplumda sanatın yaygınlaşmasına öncülük etmek olduğunu söyledi. Sanatın birleştirici ve çoğaltıcı gücüne vurgu yapan Amrahova, “Surlariçi Şehir Müzesi”nde sergilenen eserlerle biriktirilecek kültürel değerlerin gelecek kuşaklara ışık tutacağını ifade etti. Müzenin son derece zengin bir koleksiyona sahip olduğunu dile getiren Rana Amrahova, “Görsel kültür öğelerini sergileme ve izleyicisiyle buluşturma görevini üstelenerek, modern ve çağdaş alandaki tüm yapıtları toplumla buluşturacağız. Şehir içinde yer alan müze ayrıca, kültür ve sanat turizminin gelişmesine de öncülük edecek. Turizm, müze ve kültürel miras arasındaki ilişkiyi kurarak Lefkoşa’yı ülkemizi ziyaret eden turistler için bir çekim merkezine dönüştürmeyi istiyoruz” ifadelerini kullandı.

DESAM Enstitüsü Matematiksel Modelleme Araştırma Grubu COVID-19’a Karşı Aşılamanın Etkinliğini Değerlendirdi

COVID-19 Aşısı Pandemiyi Tek Başına Durduramayacak… Yakın Doğu Üniversitesi DESAM Enstitüsü Matematiksel Modelleme Araştırma Grubu, geliştirilmesi muhtemel COVID-19 aşısının koronavirüs hastalığı üzerinde etkili olacağını ancak aşının tek başına salgını bitirmek için yeterli olamayacağını saptadı. DESAM Enstitüsü Matematiksel Modelleme Araştırma Grubu araştırmacıları Prof. Dr. Evren Hınçal, Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade ve Nezihal Gökbulut, SVIR tipi matematiksel modelleme ile hazırladıkları, COVID-19 aşı dinamiği çalışmasını yayımlandı. Araştırmada geliştirilecek bir aşının salgının durdurulmasında ne kadar etkin bir rol oynayabileceği değerlendiriliyor. Araştırmanın sonuçlarına göre, SARS-CoV-2’ye karşı geliştirilecek bir aşı, koronavirüs vaka sayısını belli bir orana çekecek ancak sıfırlayamayacak. Bu bağlamda geliştirilmesi muhtemel aşı, salgının kotrolünde tek başına yeterli olmayacak. Hastalığın en fazla görüldüğü 50 ülke baz alınarak yapılan ve yaklaşık 6 milyar kişiyi kapsayan hesaplamalar, sadece hastalığa duyarlı bireylerin aşılandığı varsayılarak yapıldı. Oluşturulan SVIR modeli ile yapılan hesaplamalar, hastalığa duyarlı kişiler, aşılanan, hafif bulaş olan, şiddetli bulaş olan ve iyileşen bireyler olmak üzere beş kategoride gerçekleştirildi. Dünya nüfusun %75’ini kapsayan hesaplamalar yapılırken, maske kullanımı, hijyen kuralları sosyal mesafe kurallarına uyulması ve dolaşımın kısıtlanması göz önünde bulunduruldu. Aşı ile COVID 19 Tedbirlerinin Salgın Üzerindeki Etkisi İncelendi… Aşının uygulanması halinde virüsün bulaştırıcılık hızının incelenmesi amacıyla yürütülen çalışmada nüfusun %20’si (Figür1a,1b) ile % 50’sinin (Figür 2a,2b) aşılandığı varsayıldı. Nüfusun % 20’si aşılandığı takdirde temel kurallara uyulmuş olsa dahi hastalığa duyarlı kişi sayısının artacağı, buna bağlı olarak da hastalığın yayılmaya devam edeceği rapor edildi. Hastalığa duyarlı bireylerin %50’sinin aşılanması durumunda temel kurallara ve kısıtlaramalara uyularak hastalığın kısa sürede kontrol altına alınabileceği belirlendi (figür 2b). Sonuç olarak, COVID-19’a karşı geliştirilmesi beklenen aşının hastalık üzerinde etkili olacağı ancak salgını tek başına durduramayacağı sonucuna varıldı. Araştırmada, salgının üstesinden gelinebilmesi için yeterli aşılamanın yanı sıra korunmaya yönelik tedbirlerin de devam etmesi gerektiği vurgulandı. Figür 1: Nüfusun %20’sinin aşılanasının COVID-19 salgınına etkisi. Figür 2: Nüfusun %50’sinin aşılanasının COVID-19 salgınına etkisi.   Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade: “Aşı, Tek Başına Pandemiyi Durdurmaya Yeterli Değil…” DESAM Enstitüsü Matematiksel Modelleme Araştırma Grubu araştırmacılarından Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade, Tüm dünyayı hem sağlık hem de ekonomik açıdan kötü bir şekilde etkileyen COVID-19 salgınını sona erdirme konusunda şu anki en popüler çözüm arayışının aşı olduğunu hatırlattı. Buna karşın, Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade hastalığa karşı geliştirilmesi muhtemel bir aşının toplumun %50’sine uygulanmış olsa bile tek başına virüse karşı koruyuculuk sağlayamayacağını söyledi. Geçmişte yaşanan birçok salgında aşılamanın güçlü bir etki göstermesi nedeniyle COVID-19’a karşı aşı talebinin gün geçtikçe arttığını dile getiren Yrd. Doç. Dr. Bilgen Kaymakamzade, COVID-19 aşı dinamiği çalışmasında, olası bir aşı geliştirilse bile virüsün bulaşıcılık hızının ancak koruyucu önlemlerin eşzamanlı olarak devam etmesiyle azalabileceğini saptadıklarını söyledi. Aşının gündelik hayatta tek başına büyük bir fark yaratmayacağını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Kaymakamzade, “Koronavirüs hastalığına neden olan SARS-Cov-2’nin tam olarak etkisizleştirilene kadar kendimizi ve birbirimizi güvende tutmak için günlük yaşamlarımızda gerekli olan hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uymalıyız” diye konuştu.

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Rana Amrahova Kıbrıs Sanat Müzesi için “Lale”, “Lefkara” ve Tapınak” adlı eserleri sanatseverler için üretti

Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık ile Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nde öğretim üyesi olan Doç.Dr. Rana Amrahova, Kıbrıs Sanat Müzesi için “Lale”, “Lefkara” ve Tapınak” adlı eserleri tuvaline yansıtarak sanatseverlerin beğenisine sundu. Osmanlı sanatının sembolü lale çiçeği Sanatçı Amrahova “Lale” adlı eserinde, Türk kadının güzelliğini, şefkatini ve zarifliğini tuvaline yansıtarak, elinde Osmanlı sanatının sembollerinden biri olan lale çiçeği ile bu duyguları vurguluyor. Resim yağlı boya tekniğiyle yapılmış olup, Yumuşak pastel renkler, ince renk ve ton geçişleri, akıcı çizgiler, sanatçının kadınsı doğanın hassasiyetini gösterme arzusunu anlatıyor. Kıbrıslı Kadınların geleneksel nakışları Lefkara Bir başka eseri olan “Lefkara” adlı eserinde ise, Kıbrıslı kadınların geleneksel Kıbrıs nakışları olan “Lefkara”’yı tasvir ediyor. Yağlı boya tekniği ile yapılmış bu eserde, denizde ki beyaz gemi figürü ise sevenlerin hasretle beklentilerini yansıtıyor. Kadın figürleri zıt ve parlak renklerle boyanmış. Güneş, kadınların yüzlerini parlak bir şekilde aydınlatmaktadır.Sakin bir deniz manzarası ve keten nakış tonlarının arka planında, parlak kadın figürleri ifadeleri ve canlılıkları ile öne çıkıyor. Sanatçı bununla kadınların hayatı yaratan ve yürüten bir kuvvet olarak izleyiciye aktarıyor. Tüm kültürler için maneviyet ve yüceliğin mekanı Tapınak Son eseri “Tapınak” adlı eserde ise, sanatçı sembolik olarak bir tapınağı tasvir etmekte olup, insanların emeği ve duaları ile yarattığı tapınakların, tüm kültürler için maneviyet ve yüceliğin mekanı olduğunu vurguluyor. Tapınak sembolik olarak yükselen bir üçgen şeklinde tasvir edilmiş.İnsanların yüzleri ve elleri, yaratıcıların emeğini ve manevi gücünü gösteriyor. Sanatçı Amrahova, insan ruhunun ve yaratıcığının güzelliğini ve gücünü göstermeye çalışarak, altın, sıcak ve toprak tonları ile insanın toprakla bağlantısını yansıtıyor. Eserin yukarı doğru çapraz çizgileri ve detayları da, onun yüce değerlere kavuşma arzusunu göstermektedir. Rana Amrahova kimdir? Rana Amrahova 26 Ekim 1965 yılda Azerbaycan’da Bakü şehrinde doğdu. 1980-1984 yıllarında A.Azimzade adını taşıyan Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Koleji’nde eğitimi aldı. 1984-1990 yılları arasında Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi V.İ.Surikov adına Moskova Devlet Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümünde aldı. 1997’de Azerbaycan Ressamlar Birliğinin üyesi seçildi. 2001-2006 yıllarında Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde “Akademik desen” bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2008 yılında Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Akademisinin Senato kararı ile doçent ünvanına layık görüldü. 2010 yılında Azerbaycan Devlet Atestasyon Komisyonu tarafından doçent diploması verildi. 2016-yıldan K.K.T.C Yakın Doğu Üniversitesinde “Mimarlık” ile “Güzel Sanatlar ve Tasarım” fakültesinde halen görev almaktadır. Sanatçı çeşitli sanatsal ve akademik etkinliklerin düzenlenmelerinde rol aldı .Birçok ulusal ve uluslararası sergilere katıldı.2013’de sanatçı Azerbaycanın Gabala şehrinde düzenlenmiş III Uluslararası Sanat sergisinde “İlham eseri” diploması aldı.2015’de Bakü Müze Merkezinde kişisel sergisini açtı.Sanatçının eserleri Bakü Modern Sanat Müzesinde, Kıbrıs Modern Sanat Müzesinde, galerilerde ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır.İki ders kitabının yazarıdır: “Desen sanatı.Desende gölge ve işık”, “Klasik portre deseni”.

Sanatçı Muratjon Urmanov, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için “Fırıldak”, “Oryantal Müzik” ve “Maskeli Gelin” Adlı Eserlerini Sanatseverlerin Beğenisine Sundu

Sanatçı Muratjon Urmanov, Kıbrıs Sanat Müzesi için; “Fırıldak”, “Oryantal Müzik” ve “Ay “Maskeli Gelin” adlı eserlerini tuvaline yansıtarak sanatseverlerin beğenisine sundu. Sanatçı “Fırıldak” adlı eserinde , elinde tuttuğu bir oyuncak ile geçmişin anılarını simgeleyen genç bir kızı tasvir etmiştir. Sanatçıya göre, kız, saflığın simgesi olan beyaz bir elbise giymektedir. Resimdeki koyu renkler kızın zihinsel acısını ve üzüntüsünü yansıtmaktadır. Eserde, kızın geçmiş hayatında sevdiği birini kaybettiğinin hikayesi izleyiciye aktarılmaya çalışılıyor. Sanatçı bu sahneyi allegorik şekilde resmetmiştir. Saçları rüzgarda dalgalanan narin bir kız, onu gökyüzüne götüren kara çaylağa direnmektedir. Sanatçı Urmanov’un diğer eseri “Oryantal Müzik‘te ise, üç kız tasvir edilmiştir. Kızlardan birinin elinde ulusal enstrümanlardan olan “Sato” vardır. Oryantal müziğin eşsiz ve gizemli bir enstrümanı olan sato, melodisi ile eski çağlardan beri anlatılmaktadır. Arka plandaki kızlar ise, müziği yakından dinlemektedir. Parlak renkler, eğlencenin ve gelecek eserlerin sembolüdür. Resmin sağ tarafında, müzikal performansa merakla bakan izleyiciler ve bu performanstan etkilenerek hüzünlü bir ifade ile geçmiş anıları canlan dalgın bir kız çizilmiştir. Sanatçı ayrıca, müzik aletinin etkileyici sesiyle oluşan atmosferden büyülenen genç bir çiftin görüntüsünü de tasvir etmiştir. Sanatçının “Maskeli Gelin” adlı son eserinde ise, insanlığın tüm hüznünü ve endişesini tuvaline yansıtmaktadır. Sanatçı, dünyadaki tüm zorluklara rağmen hayatında önemli bir ana hazırlanan maskeli bir gelin imajını göstermektedir. Resimdeki parlak renkler kızın iç dünyasını ve hayatındaki diğer yaşanacak olayların heyecanını yansıtmaktadır. Sanatçı, kırmızı tonlarla kızın güçlü karakterini izleyiciye aktarmaktadır. Muratjon Urmanov Kimdir? 1957 yılında Taşkent’te doğdu. Özbekistan Sanatçılar Birliği Üyesidir. 1970-1976 yıllarında cumhuriyetçi sanat yatılı okulunda okudu. 1976’dan 1981’e kadar Tiyatro Sanat Enstitüsü’ndeki anıtsal resim fakültesinde okudu. 1996-1998 yıllarında Berlin’in dekorasyonuna katıldı. 2000-2010 yılları arasında Sergey Barodin Müzesi’nin müdürü olarak çalıştı. 2010-2015 yıllarında “Tasviriy oyna” adlı yaratıcı derneğe katıldı. Muratjon Urmarov, Baltık Devletleri’ndeki “Çağdaşlarım” sergisine ve Özbekistan’daki birçok sergiye katılmıştır.
tercih robotu