Sanatçı Valentina Mukhacheva, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Kıbrıs’ın Kültürel ve Turistik Mekanlarından “St.Barnabas Manastırı”, “Lala Mustafa Paşa Camii”, “Selimiye Camii” ve “Arap Ahmet Paşa Camii”Adlı Dört Eserini Tuvaline Taşıyarak Sanatseverlerin Beğenisine Sundu

Sanatçı Valentina Mukhacheva , Kıbrıs Sanat Müzesi için, “St.Barnabas Manastırı”, “Lala Mustafa Paşa Camii”, “Selimiye Camii” ve “Arap Ahmet Paşa Camii”yi resmederek sanatseverlerin beğenisine sundu. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Valentina Mukhacheva, Kıbrıs’ın tarihi ve doğasının kendisini çok etkilediğini ve eserlerinde bunu yansıtmaya çalıştığını belirterek Sanat Müzesi için tarihi, kültürel ve turistik mekanlarından Gazimağusa bölgesinde yer alan “St.Barnabas Manastırı”ve “Lala Mustafa Paşa Camii”, Lefkoşa surlariçinde yer alan “Selimiye Camii” ile “Arap Ahmet Paşa Camii”yi resmederek paylaştığını vurguladı. Selimiye Camii (Aya Sofya Camii) Lefkoşa’nın merkezinde Lüzinyanlar devrinde inşa edilen St. Sophia Katedrali gotik mimari üslubun en güzel örneklerinden birisidir. Paris’teki Notre Dame Katedrali ile benzerlik taşımaktadır. Lüzinyan krallarının taç giydiği yer olan Katedral, Osmanlı Devleti’nin adayı fethetmesiyle birlikte yapıla çeşitli eklemelerle birlikte camiye çevrilmiştir. 1954 yılından itibaren ise Ayasofya Camii ismi Selimiye ismi ile değiştirilmiştir. Lala Mustafa Paşa Camii Mağusa’da 14. yüzyıl başlarında inşa edilmiş St. Nikolas Katedrali Kıbrıs’taki gotik mimarinin en güzel örnekleri arasındadır. Yapıldığı dönemde Lüzinyan kralları Kıbrıs krallık tacını ilk olarak Lefkoşa’daki St. Sophia Katedralinde giydikten sonra, bu katedralde de Kudüs ve Küçük Ermenistan Krallık taçlarını giyerlerdi. Fransa’nın Reims şehrinde bulunan Notre Daim Katedrali ile büyük benzerlik göstermektedir. Mağusa’nın Osmanlı Devleti tarafından fethinden sonra mihrap, minber ve minare eklenerek camiye çevrilmiştir. Arap Ahmet Paşa Camii Lefkoşa’da Arap Ahmet Paşa Mahallesi’nde yer alan cami Kıbrıs’ın fethinde bulunmuş Kıbrıs Beylerbeyi Arap Ahmet Paşa adına yapılmıştır. Camii 16. yüzyılda klasik Osmanlı camii plan ve şemasına göre inşa edilmiştir. Kıbrıs’taki en önemli Osmanlı devri eserlerinden birisidir. Caminin avlusunda yer alan mezarlar arasında Osmanlı Devleti’nde sadrazamlık yapmış olan Kıbrıslı Kamil Paşa’nın da mezarı bulunmaktadır. St. Barnabas Manastırı Kıbrıs’ın Gazimağusa bölgesinde yer alan ve adaya Hristiyanlığı getirdiği kabul edilen Aziz Barnabas adına 477 yılında inşa edilen manastırda çoğunluğu 18. yy’dan kalma zengin bir ikon koleksiyonu bulunmaktadır. Günümüzde ikon ve arkeoloji müzesi olarak kullanılmakta olan Manastır içerisinde başta Salamis Antik Kenti’nden olmak üzere bölgedeki çeşitli İlk çağlara ait yerleşim yerlerinden çıkarılan arkeolojik eserler de sergilenmektedir. Valentina Mukhacheva Kimdir? 1972’de Kazakistan Cumhuriyeti’nin Tselinograd şehrinde doğdu. Liseden mezun olduktan sonra Tselinograd Sanat Fonu’nda grafik tasarımcı olarak çalıştı. 1997 yılında Yekaterinburg’deki I.D Şadra Sanat Koleji’nde, resim ve pedagoji bölümünden mezun oldu. Çocuk Sanat Okulu’nda resim, şövale kompozisyonu öğretmeni olarak çalıştı; ayrıca ‘A-Film’ stüdyosunda animatör olarak çalıştı. 1998-2003 yılları arasında Ural Devlet Mimarlık ve Sanat Akademisi’nde anıtsal ve dekoratif sanat bölümünde ‘anıtsal sanatçı’ konusunda uzmanlaştı. 2003 yılından bu yana, Ural Devlet Mimarlık ve Sanat Akademisi, Kompozisyon ve Sanatsal Hazırlık Bölümü’nde resim ve çizim öğretimi yardımcı doçent olarak çalışmaktadır. 1998 yılında sergi faaliyetleri başladı. Sanatçı uluslararası ve ulusal sergi ve yarışmalara katılmıştır (yaklaşık 75). 9 kişisel sergi açtı. 2007’den beri Rusya Sanatçılar Birliği üyesidir. 2008’den beri Sverdlovsk Bölgesindeki Kültür Bakanlığı üyesidir. Eserler Rusya’daki müzelerin yanı sıra Rusya, Kazakistan, Almanya, Fransa’daki özel koleksiyonlarda yer almaktadır.

Sanatçı Irine Kasrashvili, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için “Mevlevi Dervişi”, “Çiçekler” ile “Sonbahar” adlı Üç Eserini Kıbrıs’ın Motifleri ile Renklerini Tasvir Ederek Sanatseverlerin Beğenisine Sundu

Sanatçı Irine Kasrashvili, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için, Kıbrıs’ın florasından etkilenerek “Mevlevi Dervişi”, “Çiçekler” ile “Sonbahar” adlı üç eserini tuvale yansıtarak sanarseverlerin beğenisine sundu. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre daha önce sanatçı Irine Kasrashvili, Mevlevi Dervişi adlı eserinde, Kıbrıs’ın figürleri ve renkleri eşliğinde dans eden semazeni tasvir ederek Hz. Mevlana’nın felsefesini resmetmiştir. “Sonbahar” ve “Çiçekler” adlı eserlerinde ise Kıbrıs’ın florasından etkilenen sanatçı, tüm eserlerinde Kıbrıs’ın motifleri ile renklerini tasvir etmiştir Mevlevi Dervişi Osmanlı Devleti’nin Kıbrıs adasını fethetmesinden sonra kurulan Lefkoşa’daki Mevlevihane’de, müzeye dönüştürüldüğü 2002 yılından günümüze Mevleviliğin ve Kıbrıslı Türklerin adadaki en eski izleri sergilenmektedir. Mevlevi Tekkesinde kuruluşundan itibaren Hz. Mevlana’nın din, dil ve ırk ayrımı yapılmadan bütün insanlığı barış ve hoşgörüye çağıran felsefesi ışığında dervişlerin (semazenlerin) dansları sergilenmiştir. Irine Kasrashvili Kimdir? 1958 yılında Tiflis kentinde dünyaya geldi. 1983 yıllında Tiflis Devlet Sanat Akademisi’nde eğitimini tamamladı. 2001-2003 yıllarında okulda resim öğretmeni olarak çalıştı. 1987-1992 yılları arasında Aleksandr Puşkin Devlet Pedagoji Enstitüsü’nde öğretmenlik görevi yaptı. 1997 yılından itibaren Gürcü tekstil grubunun üyesidir. Çok Sayıda Ulusal ve Uluslararası Karma Sanat Sergilerinin Katılımcısıdır: 1998- Modern Sanat Galerisinde düzenlenen Gürcü tekstil grubunun sanat sergisi; 1999- Ulusal Sanat Galerisinde düzenlenmiş olan “İpek Yolu” adlı tekstil sanatının ikinci uluslararası sanat sergisi; 2000- Modern Gürcü elyaf sanatının sergisi, İsrail; 2001- Tiflis’in Karvasla galerisinde düzenlenen Gürcü tekstil sergisi; 2003- 4. uluslararası tekstil sanatı sergisi, Karvasla Tiflis Tarih Müzesi; 2005- Georgian Quilt sanat sergisi (19-20yy). “Karvasla” Gürcistan Tarih Müzesi. 2006- ABD’nin Şikago kentinde düzenlenen Gürcü sanat sergisi; ABD’de düzenlenen “Toprağımızı örtelim” adlı uluslararası quilt yarışmasında birincilik ödülüne layık görüldü; “Razio” galerisinde quilt sergisi; “Gallery 9” galerisinde tekstil sanat sergisi; “315”adlı sanat sergisi, Charden Art gallery. 2010- “Quilt – tekstil sanatı” karma sanat sergisi, Soros Vakfı Galerisi; 2012- “İç Tekstil” sanat sergisi, Vero Vario Galerisi; 2014- Tiflis Devlet Sanat Akademisinde düzenlenen Gürcü sanatçılarının tekstil sergisi; “Barselona Sanat Festivali”, “Ada” galerisinde uluslararası sanat sergisi, İspanya. Kişisel Sanat Sergileri: 2003- Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen kişisel sanat sergisi; 2006 – Center Point Galerisi’nde kişisel sanat sergisi; 2007- Gürcistan’daki ABD Büyükelçiliği kişisel sanat sergisi; 2019 – Kişisel sanat sergisi, “Charden” galerisi.

Yakın Doğu Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği Yetenek Sınavı Ön Kayıtlar Sürüyor…

Yakın Doğu Üniversitesi 2020-2021Akademik eğitim yılı için, Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Resim-İş Öğretmenliği Anabilim Dalı yetenek sınav kayıtları sürüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Resim-İş Öğretmenliği Anabilim Dalı yetenek sınavına girmek isteyen adayların ön kayıtlarının devam ettiği bildirildi. Resim-İş Öğretmenliği 2020-2021 Yetenek Sınavı Yönetmeliği Resim-İş Öğretmenliği 2020-2021 Akademik yılı bölümüne giriş sınavı bu dönem pandemi nedeni ile online olarak gerçekleştirileceği belirtilen açıklamada, bölüme ilki 22 Haziran’da gerçekleşen giriş yetenek sınavının ikincisi Eylül 2020’de yapılacak ve giriş kriterleri aynı olacak. Sınava Katılım Online Görüşme Üzerinden Yapılacak Sınavlara katılım olarak ürün dosyası (portfolyo) ve online görüşme üzerinden (google meet) değerlendirlecek. Sınava katılacak olan öğrenciler belirtilen tarihlerde sınav sorumlusu ile online olarak görüşme yapacak. Online sınav görüşme öncesi öğrencilerin [email protected] adresinden bölüm ile iletişime geçmesi ve sınava gireceklerini bildirmeleri gerekmektedir. Ayrıca giriş sınavı için gerekli olan ürün dosyasını [email protected] adresinde en geç aşağıda verilen tarihlere kadar göndermeleri gerekmektedir. Resim-İş Öğretmenliği Yetenek Sınavı Tarihi: Sınav Tarihi: 14 Eylül 2020 Saat: 10:00 Sınava Katılım Şartları ve Gerekli Bilgiler Sınava katılacak olan her öğrenci için istenen gerekli dosya içeriklieri aşağıda belirtilmiştir; Çizim Dosyası Mezun olduğu okul diploması Katılımıcı kimlik bilgileri Çizim Dosyası İçeriği: 5 adet karakalem desen çizimi (insan figürü) 2 adet natürmort çizimi (serbest teknik) Kayıt Yapılabilecek Adresler: Yurtdışında bulunan T.C yurttaşı adaylar, bulundukları illerdeki Yakın Doğu Üniversitesi Temsilciliklerine (http://aday.neu.edu.tr/turkiye-kayit-burolari/ ) veya KKTC ise Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığına; KKTC yurttaşı adaylar ise Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığı’nda ön kayıt yaptırabilecekler. Daha detaylı bilgi almak için (0392) 680 20 00 (5110) no’lu numaradan sınav koordinatörlerine ulaşabilecekler. Ayrıca bölüm başkanı Yrd.Doç.Dr.Fatma Miralay ile “[email protected]” doğrudan bağlantı kurabilirler.

Hamilelik Döneminde Nasıl Beslenilmeli?

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Özlen Emekçi Özay, En Sık Sorulan Sorulardan Biri Olan “Gebelik Döneminde Neler Yemeliyim?” Sorusuna Cevap Verdi. Uzmanı Dr. Özlen Emekçi Özay Yaptığı Açıklamada, Hayatın Her Döneminde Olduğu gibi Gebelik Döneminde de Büyük Önem Taşıyan Sağlıklı Beslenmenin, Gebeliğin Seyrinde ve Sonucunda Büyük Etkilerinin Bulunduğunu, Hamilelik Döneminde Gelişmekte Olan Bebeğin Gereksinimlerini Karşılamanın Rahat ve Sorunsuz Bir Hamilelik Geçirmek Açısından Dikkat Edilmesi Gereken Bir Husus Olduğunu Vurguladı. Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay: “İlk Üç Ayda Ortalama 0.5 Kg – 1 Kg, Sonraki Dönemlerde ise Ayda Ortalama 1.5 Kg – 2 Kg Alınması Normaldir” Ciddi beslenme bozukluğuna sahip olan kadınların çocuklarının sağlık problemleri yaşadığını belirten Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, hamilelik sürecinde temel besin kaynakları olan karbonhidrat, protein, yağ ve vitamin gereksinimlerinin vücutta artığını, buna bağlı olarak kalori miktarında da artış görüldüğünü ifade ederek şunları söyledi: “Gebe olan ile olmayan kadınlar arasındaki kalori gereksinim farkı sadece 300 kaloridir ve bu her öğünde 1 – 2 kaşık fazla yenilerek karşılanabilecek bir farktır. Önemli olan fazla miktarda yemek ve kilo almak değil, gerekli olan maddeleri dengeli ve yeterli miktarda almaktır. Anne adayı yeterli beslenerek ortalama 11 – 13 kg almalıdır. Gebelikte kilo takibi yapılmalıdır. İlk üç ayda ortalama 0.5 kg – 1 kg, sonraki dönemlerde ise ayda ortalama 1.5 kg – 2 kg alınması normaldir.” Hamilelikte Öğün Sayısını Beşe Çıkarın Hamilelik döneminde beslenme düzeninde değişiklik yapılması gerektiğini söylenen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, normal zamanlarda uygulanan günde üç öğünün, hamilelik döneminde artırılarak beşe çıkarılması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, bu dönemde anne adaylarının öğün sayısını artırarak erken dönemde yaşanabilecek bulantı ve kusmaların önüne geçebileceğini, midede yanma ve şişkinlik problemlerini de önleyebilecelerini ifade etti. Fast Food Yiyecekler Tüketmemeye Dikkat Edin Fast Food yeme düzeninin genel olarak besin değerinden yoksun ve yüksek kalorili bir yeme şekli olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, fast food yeme düzeninin yüksek oranda katkı maddesi içerdiğinden dolayı hamilelik döneminde önerilmediğini belirtti. Gebelikte kalorinin üç nedenden dolayı gerekli olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, bu üç nedeni gebeliğe bağlı yeni dokuların yapımı, bu dokuların idame ettirilmesi ve vücudun hareketi olarak belirtti. Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay şöyle devam etti: “Gebe bir kadın gebe olmayana göre günde yaklaşık fazladan 300 kaloriye ihtiyaç duyar. Bu durum fazla beslenmenin değil dengeli beslenmenin önemini açıkça ortaya koymaktadır. Gebelikteki kalori tüketimi ilk 3 ayda en az düzeydeyken bu dönemden sonra hızlı bir artış gösterir. İkinci 3 ayda bu kaloriler başlıca plansenta ve embriyo gelişimini karşılarken, son 3 ayda ise temel olarak bebeğin büyümesine harcanır. Normal sağlıklı bir kadında tüm gebelik boyunca önerilen kalori artışı 11 – 13 kg’dir. Bu 11 kilonun 6 kilosu anneye, 5 kilosu ise bebeğe ve ona ait oluşumlara aittir.” Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay: “Fazla Miktarda Karbonhidrat Tüketimi Bebek Açısından Ekstra Bir Yarar Sağlamadığı gibi Sadece Anne Adayının Aşırı Kilo Almasına Neden Olur” Vücudun kalori ihtiyacını karşılayan üç temel enerji kaynağı bulunduğunu söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, bu temel enerji kaynaklarının protein, yağlar ve karbonhidratlar olduğunu ifade etti. Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay şöyle devam etti: “Eğer karbonhidratlar yetersiz alınırsa vücudunuz enerji sağlamak için proteinler ve yağları yakmaya başlar. Böyle bir durumda iki sonuç ortaya çıkabilir. Birincisi bebeğinizin beyin ve sinir sistemi gelişimini sağlayacak yeterli protein olmaz, ikincisi ise ketonlar ortaya çıkar. Ketonlar yağ metabolizmasının ürünü olan asitlerdir ve bebeğin asit baz dengesini bozarak beyin gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle hamilelikte karbonhidrattan fakir diyet önerilmez. Pirinç, un, bulgur gibi kompleks karbonhidrat kaynakları anne için enerji kaynağı olmanın yanı sıra, B grup vitaminleri ve çinko, selenyum, krom, magnezyum gibi eser elementleri bol miktarda içerir. Karbonhidratlar fazla miktarda ise bebek açısından ekstra bir yarar sağlamadıkları gibi sadece anne adayının aşırı kilo almasına neden olurlar.” Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay: “Hamile Kadınların Günde 60 – 80 Gram Protein Tüketimi Önemli” Amino asit denilen yapılardan oluşan proteinlerin vücuttaki hücrelerin temel yapı taşını oluşturduğunu söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, doğada toplam 20 çeşit amino asit bulunduğunu, bir kısmının vücuttaki diğer maddelerden üretilebilirken, esansiyel amino asit denilen amino asitlerin ise vücutta üretilemediğini bu yüzden mutlaka besin yolu ile dışarıdan alınması gerektiğini belirtti. Uzm Dr. Özlen Emekçi Özay, proteinlerin, saç telinden tırnağa kadar vücuttaki tüm hücrelerin yapı taşı olup, beyin ve sinir sisteminin gelişimi için de yaşamsal öneme sahip olduğunu vurguladı ve bu nedenle hamile kadınların günde 60 – 80 gram (g) protein tüketmelerini önermektedir. Hamilelik Döneminde Günde 1 veya 2 Bardak Süt İçin Hamile bir kadının, bebeğinin güçlü kemiklere, dişlere ve ihtiyaç duyduğu kalsiyum ve diğer elementlere sahip olabilmesi için günde en az bir veya iki bardak süt içmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, gaz ve hazımsızlık nedeni ile süt içilemeyen durumlarda bunun yerine peynir ya da yoğurt tüketilebileceğini belirtirken, kalsiyum alımının yetersiz kalması durumunda dışarıdan verilecek ilaçlar ile destek sağlanabileceğini ifade etti. Margarin ve Ayçiçeği Yağı Yerine Zeytinyağı Tüketin Et, balık, kümes hayvanları, yumurta ve kuru baklagillerin vitamin ve mineraller yanında protein de sağladığını söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, gebe kadında ve bebeğinde doku gelişimi ve yeni doku oluşumu için proteinin önemli olduğunu belirtti. Bu tür gıdalardan günde en az üç öğün alınması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, baklagillerin protein değerini artırmak için peynir, süt ya da etle birlikte yenilebileceğini belirtti. Hamilelik durumunda vücudun yağ içeren besin ihtiyacında değişiklik olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, günlük alınan kalorilerin %30’unun yağlardan gelecek şekilde beslenilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Ayni zamanda margarin, ayçiçeği yağı gibi satüre yağlardan uzak durulması gerektiğini de söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, sağlık açısından hamilelere en fazla zeytinyağının önerildiğini ifade etti. Vitamin Takviyeleri Ne Zaman Kullanılmalı? Hamile kadınlara pek çok vitamin ve mineral içeren ilaçların verilmesinin rutin bir olay olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, ancak bu ilaçların gerekliliğinin de halen tartışılan bir durum olduğunu belirtti. Dengeli ve doğru beslenen hamile bir kadına dışarıdan vitamin desteğinin gerekmediğini, vitamin ve mineraller almanın en doğru yolunun doğal gıdalar tüketmekten geçtiğini belirten Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, hamilelerin düzgün beslendiği takdirde medikal desteğe ihtiyaç duymayacağını ifade ederek şunları söyledi: “Folik asit ve demir, medikal destekle ilgili istisna bir durumdadır. Folik asit bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimi için kilit öneme sahip olduğundan hamile kalmadan üç ay önce alınmaya başlaması gerekir. Gebelikte artmış demir gereksinimi doğal yollardan karşılanmaz. Bu nedenle özellikle gebeliğin ikinci yarısından sonra dışarıdan verilen demir ilaçları ile destek yapılır. Türk toplumunda demir eksikliği anemisi çok sık görüldüğünden, gebeliğin başında yapılan kan sayımında anemi saptanması durumunda gebeliğin en başından itibaren desteğe başlanabilir. Gebelikte demir kullanımının bir başka önemi de kansızlık olmasa dahi hem anne adayının hem de bebeğin demir depolarını yeterli şekilde doldurmak için gerekli olmasıdır.” Su Hamilelik Döneminin En Önemli Besin Maddesi Suyun hamilelikte alınmasına özen gösterilmesi gereken en önemli besin maddesi olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, geçmişte gebelik sırasında tuz tüketiminin kısıtlanmasının gerektiği savunulurken, günümüzde bunun gerekli olmadığı, normal miktarda, gıdalar ile alınan tuzun yeterli olduğu ve kısıtlamaya gidilmemesi gerektiğini savunan düşünceler olduğunu belirtti. Hamile bir kadının günde 2 gram tuz alması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Özlen Emekçi Özay, yetersiz ya da aşırı tuz alımının anne adayının sıvı elektrolit dengesini olumsuz şekilde etkilediğini ifade etti.

Sanatçı Ketevan Shalamberidze, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için “Aysel”, “Kırmızı Çatılar ile Bir Şehir” ve “Pozitif enerji” Adlı Üç Eserini Sanatseverlerin Beğenisine Sundu

Sanatçı Ketevan Shalamberidze, Kıbrıs Sanat Müzesi için, “Aysel” “Kırmızı çatılar ile bir şehir” ve “Pozitif enerji” adlı üç eserini tuvale yansıtarak sanarseverlerin beğenisine sundu. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre daha önce Lefkoşa’nın tarihi mekanları ile Girne Marina’yı tuvale yansıtan sanatçı Ketevan Shalamberidze, bu sefer özgün eserleri “Aysel”, Kırmızı çatılar ile bir şehir” ve “Pozitif enerji”’yi tuvale yansıtarak sanatseverlerin beğenisine sundu. Ketevan Shalamberidze Kimdir? 1960 yılında Gürcistan’da Tiflis şehrinde doğdu. 1986 yılında Tiflis Devlet Sanat Akademisi’nden mezun oldu. 1986’dan beri Gürcistan Sanatçılar Birliği üyesidir. Birçok kişisel serginin sahibidir. Bunlardan bazıları; 2019 – “Benliğin Dört Yönü”, “34” Galerisi, Tiflis 2018 – “Sonsuz Uzay”, Kızıl Meydan Galerisi, Tiflis 2013 – ‘Bakuriani 2013’ 2012 – “İzlenim”, “Wanda” Galerisi, Tiflis 2009 – Londra’da kişisel sergi 2007 – “Pro-Art” Projesi, Tiflis 2002 – Sadaka Kişisel Sergisi, High Point, Kuzey Carolina 1999 – Tiflis Devlet Müzesi, Tiflis Ketevan Shalamberidze Birçok Ulusal ve Uluslar Arası Sergilere Katıldı; 2018 – ‘Yaşam ve Tarz’ , Uluslararası Baskı Fuarı, Tiflis 2017 – Kara Meydan, Wanda Sanat Galerisi, Tiflis 2015- “İpek Yolu”, çağdaş ünlü sanatçıların bir sergisi, Xi’an, Çin 2014- Üç Gürcü sanatçının “Yaratıcı Şehir” sergisi, Paris 2012 – Sanat insanları birleştirmek için kelimelere ihtiyaç duymaz …, Salo, İtalya 2001 Gürcistan Kültür Günleri, Beadleston Galerisi, New York 1996 – Uluslararası Sanat Festivali, Edinburgh 1996- Gürcü sanatı “Eski yer” JOVILI, Somerset 1995- “Gürcü Sanatı” Sanat Merkezi, Bakü. Azerbeycan 1990 – ‘Intergraph’ Berlin, Almanya Ketevan Shalamberidze Birçok Sanat Fuarlarına da Katıldı 2012- Chelsea Sanat Fuarı, Londra 2011 – “Uluslararası Sanat Festivali “ Kadınsı Sanat ” Kadın Sanatçılar Derneği, Trabzon 2010- Londra’da Rus, Asya ve Doğu Sanat Fuarı. 1997 -Uluslararası fuar “Berlin’de Deco 97.” Sergi , “Hobi Galerisi”, Berlin. Sanatçının eserleri İngiltere, Fransa, ABD, Almanya, Belçika, İtalya, Gürcistan ve diğer ülkelerdeki özel koleksiyonlarda yer almaktadır.

Yaz Mevsiminde Cilt Bakımı Önerileri

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, Yaz Mevsiminin Gelmesiyle Birlikte Sıcak Hava, Güneş Işınları, Deniz ve Havuz Suyu gibi Etkenlerden Kaynaklanan Çeşitli Cilt Hastalıkları ve Bu Hastalıklardan Hakkında Açıklamalarda Bulundu. Yaz Aylarında Yaşanan Çeşitli Cilt Sorunları “Cildimiz her mevsim farklı hava koşullarının etkisi altında kalmakta, değişen hava koşullarına uygun olarak da farklı tepkiler gösterebilmektedir.” diyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, yaz aylarında sıcak hava, güneş ışınları, deniz, havuz suyu ve klima gibi etkenlerin deride kuruluk, pullanma, lekelenme ve hatta çeşitli cilt hastalıklarının oluşumuna neden olabileceğini ifade etti. Bu dönemde arı, sinek ve böcek ısırıklarının da çok sık görülebileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz şunları söyledi; “Yaz mevsiminde arı, sinek ve böcek ısırıkları çok sık gözlenebilmekte ve yaygın alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Güneş ışınlarına savunmasız ve uzun süreli maruziyet, özellikle açık renk deri rengine sahip kişilerde her yaş grubunda ciddi güneş yanıklarına neden olabilmektedir. Özellikle çocukların güneşten korunmaları çok daha önemli olup, kısa vadede güneş yanıkları nedeni olsa da, uzun vadede deri kanseri gelişim riskini anlamlı ölçüde artırmaktadır.” Güneşe Uzun Süreli Maruziyet Deri Kanseri Nedeni Güneş yanıkları sonrası vücuda uygulanan diş macunu, yoğurt ve kuru buz gibi yanlış uygulamaların güneş yanıklarını tedavi etmediğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, aksine bu uygulamaların vücutta çözümü güç olan sorunlara neden olduğunu belirtti. Bu tür uygulamaların alerjik tepkilere, yanıklarda derinleşmeye, güneş hasarında daha da artışa ve kalıcı lekeler oluşmasına neden olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, uzun süre güneş etkisi altında kalmanın, yıllar içerisinde birikici etki ile erken yaşlanma, kırışıklık, gözenek belirginliği, lekelenmeler, kılcal damarlarda artış ve deri kanseri oluşumuna neden olduğunu kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz; “Yağlanma Eğilimli, Yağlı veya Sivilceli Ciltlerde, Yağ Dengesini Sağlayan Ürünler Tercih Edilmelidir.” Kişilerin, her mevsim olduğu gibi yaz aylarında da cilt tipine uygun bir cilt bakımı uygulaması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, sıcak hava ve terlemeye bağlı olarak cilt temizliğine daha fazla özen gösterilmesi, uzman hekimin önerdiği bir cilt temizleme ürününün sabah akşam düzenli olarak kullanılması gerektiğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz şöyle devam etti: “Özellikle yağlanma eğilimli, yağlı veya sivilceli ciltlerde, uygun ürün ile günlük cilt temizliğinin yanında, tonik ve maske kullanımları ile cildin yağ dengesi sağlanmalıdır. Bu kişilerin makyaj yapmaktan kaçınması, özellikle yoğun kapatıcı, fondöten, pudra, renkli nemlendiriciler olan ve BB krem olarak adlandırılan ürünlerden uzak durması gerekmektedir. Bu tür ürünler gözenekleri tıkayarak, siyah nokta, yağ butoncukları ve sivilcelere neden olabilmektedir. Günlük kullanım için mümkün olduğunca yağsız içerikli nemlendirici ve güneş koruyucu ürünler tercih edilmelidir.” Güneş Işınlarının Yoğun ve Dik Olduğu Saatlerde Kapalı Alanları Tercih Edin “Güneş koruyucu ürünler yaş grubuna, cilt tipine, eşlik eden deri problemlerine ve hamilelik durumuna bağlı olarak dermatolog tarafından önerilmelidir. Güneş koruyucu ürün üzerindeki SPF değeri, UVB’ye karşı koruyuculuğu göstermektedir. Ayrıca ürün üzerinde UVA koruyuculuğunun da belirtilmiş olması çok önemlidir.” diyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, güneş ışınlarının yoğun ve dik olduğu saatlerde mümkün olduğunca kapalı alanların tercih edilmesi, dışarıya çıkarken ise geniş çeperli şapka ve filtreli gözlük takılması, ayrıca cilt tipine uygun bir güneş koruyucu kullanması gerektiğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz; “Güneş Koruyucu Kremleri Dermatolog Önerisi ile Eczanelerden Tedarik Edin.” “Güneş koruyucu ürünleri mutlaka dermatolog önerisi ile eczaneden tedarik edin.” diyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, terleme ile havuza, denize girmekle veya havlu ile kurulanmakla birlikte krem etkisinin yitirileceğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, ortalama dört veya beş saat aralıklarla krem uygulamasının gerekliliğini ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz açıklamalarına şöyle devam etti: “Altı aydan büyük çocukların da kimyasal içermeyen güneş koruyucu ürünlerle korunmaları gerekmektedir. Bronz tenin daha sağlıklı ve güzel bir görüntüsü olduğu düşünülmesine rağmen aslında sağlıklı bronzlaşma diye bir şeyin yoktur. Bronzlaşmanın, derinin güneşe karşı gösterdiği savunmanın bir sonucu olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca daha hızlı ve kolay bronzlaşmak için yapılan kakao yağı, havuç yağı, bebek yağı gibi yanlış uygulamalar, derinin güneş hasarını daha da artırmaktadır. Yaz dönemi havuz ve denize girip çıktıktan sonra mutlaka duş almalı ve kuruluğu önlemek için bol nemlendirici uygulanmalıdır.” Yaz Mevsiminde Saç, Tırnak ve Ayak Sağlığına Dikkat “Her mevsimde olduğu gibi özellikle yaz aylarında da saç şekillendirme yöntemleri ile boya, jöle, köpük ve sprey gibi kimyasal içerikli saç şekillendirme ürünlerinin kullanımından kaçınılmalıdır.” diyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, hem güneş hem de deniz ve havuz suyunun etkisi ile saçlarda kuruluk, matlaşma ve saç uçlarında kırılmalar oluşabildiğini, bu nedenle deniz veya havuzda geçirilen sürenin kısa tutulması, çıktıktan sonra mutlaka duş alınması, dermatolog tarafından önerilen nemlendirici etkili şampuanlar, saç bakım maskeleri ve güneş koruyucu krem (UV koruyuculu) ile saç spreyleri kullanılması gerektiğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, tırnaklara uygulanan aseton, oje, jel, protez gibi uygulamaların ise tırnakların hava almasını engellediğini, kullanılan maddelerin içeriklerindeki kimyasallar nedeni ile tırnaklarda renk ve yapısal değişikliklere yol açabileceğini belirtti. “Bu nedenle, tırnak güçlendirici ve dış etkenlerden koruyucu özellikteki balsamların kullanımı önerilmekte ayrıca, manikür ve pedikür uygulamaları sırasında tek kullanımlık veya kişiye özel setlerin kullanılması gerekmektedir.” diyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, tırnak bakımında hijyen kurallarına uyulmasının önemine de dikkat çekti. Yaz döneminde diğer deri alanlarında olduğu gibi ayak derisinde de sorunlar yaşandığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, özellikle topuklarda kuruluk, çatlama ve deride kalınlaşmaların gözlenebileceğini kaydetti. Ayaklara yoğun nemlendirici günlük bakım kremlerinin uygulanması ile ayak sağlığının korunabileceğini belirten Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, nemli veya ıslak kalması ile mantar enfeksiyonlarının gelişiminin kolaylaştığını, ayakların terlemesini önlemeye yönelik açık ayakkabı tercih edilmesi gerektiğini, ayakların kuru tutulup, ortak terlik kullanımından kaçınılmasını, ortak kullanılan duşlara ise çıplak ayakla girilmemesini tavsiye etti.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Elemanları ve Lisansüstü öğrencileri’nden “Güzel Sanatlar Sergisi 2020” Açıldı

Kıbrıs Sanat Müzesi, dünyayı saran kovid-19 salgını ve karantina süreci sonrası yeniden sergilere kapılarını açtı. Resim, baskı resim, heykel, seramik ve grafik alanlarından örneklerin yer aldığı yaklaşık 100’e yakın zengin içerikli eserin sergilendiği açılış Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi sergi salonunda sosyal mesafe kuralına uyarak açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgide, sergiye, Girne Üniversitesi Kurucu Rektörü Yrd. Doç. Dr. Cemre Günsel Haskasap, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektör Yardımcısı Tümer Garip, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Aygenç, Öğretim elemanları ve sanatçılar katıldı. Sergide, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ile Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Erdal Aygenç birer konuşma yaptı. Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ; “Zorunlu Olarak Ara Verdiğimiz Sergilere Bugün 295. Sergi ile Başlıyoruz” Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Tamer Şanlıdağ yaptığı konuşmada; “09 Mart 2020 tarihinde ülkemizdeki ilk COVID-19 vakasının görülmesiyle birlikte, hastalığın yayılmasını engellemek adına pekçok tedbirler alınmış ayrıca kültürel ve sanatsal etkinliklere de ara verilmişti. Sanat Müzesi projesi kapsamında bir süreliğine zorunlu olarak ara verdiğimiz sergilere bugün 295. Sergi ile başlıyoruz, ülkemiz ve dünya sanatına hayırlı olsun.” Dedi. Salgın Kontrol Altına Alınmış ve KKTC Dünyanın En Güvenilir Ülkelerinden Birisi Olmuştur Prof. Şanlıdağ salgına ilişkin bilgiler de aktararak; “Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi nedeniyle bugün itibarıyla 9.000.000’aşkın kişinin hastalanmış, 500.000’e yakın kişi de hayatını kaybetmiştir. Ülkemizde 9 Martta ilk vakanın görülmesiyle birlikte 17 Nisan tarihinde son vakanın görülmesine kadar geçen toplam 5 haftalık sürede salgını kontrol altına alınmış ve KKTC dünyanın en güvenilir ülkelerinden birisi olmuştur” diyerek, Salgınla mücadelede Yakın Doğu Üniversitesi yöneticileri, bilim insanları, mühendisleri, sanatçıları ve çalışanlarının bu süreçte de etkin bir rol oynadıklarının altını çizdi. Duygusal Durumdaki Olumlu Değişiklikler Sonucunda Bağışıklık ve sinir sistemi de Güçlenir Bilimsel araştırmalar bir sanat dalıyla uğraşmanın kişinin fizyolojisini, genel tutumunu ve ruh halini değiştirdiğini belirten Prof. Şanlıdağ; “Sanatla uğraşırken stres yerini derin gevşemeye bırakır. Korku ve endişenin yerini yaratıcılık, ilham ve umut alır. Duygusal durumdaki olumlu değişiklikler sonucunda bağışıklık ve sinir sistemi de güçlenir. Duygu ve düşüncelerinin özgürce dışarı akmasına izin verildiğinden, kişi iç sesini daha iyi duymaya başlar” dedi. Psikolojik Yıkımlara Neden Olan COVID-19 Pandemisinin Yaraları Sanatla Sarılabilecektir Tüm dünyada ekonomik, sosyal ve psikolojik yıkımlara neden olan COVID-19 pandemisinin yaraları sanatla ancak sarılabilecektir. Çünkü ekonomik olarak iyileşebilmek için, duygusal ve sosyal açıdan da iyileşmek gerekldir. Bu nedenle sanatçıların terapisine ihtiyaç vardır. Bugün de o anlardan birini yaşamak için biraradayız – Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Elemanları ve Lisansüstü öğrencileri “Güzel Sanatlar Sergisi 2020”. Bu vesileyle serginin hazırlanmasında emeği geçenleri kutlar, saygılar sunarım. Prof. Dr. Aygenç : “Öğretim Elemanları Sergisi”, Sanat Müzesinin Gündeme Gelişinin Yarattığı Heyecan ile Yeni Bir İvme Ve İçerik Kazanmıştır Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Erdal Aygenç ise konuşmasında; “2010 yılından günümüze gelenekselleşerek süregelen “Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Öğretim Elemanları Sergisi”, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin gündeme gelişinin yarattığı heyecan ile yeni bir ivme ve içerik kazanmıştır. Sadece öğretim elemanlarının değil, geleceğin sanatçıları ve tasarımcıları olarak tanımladığımız lisansüstü öğrencilerimizin çalışmalarının aynı karma sergide yer alması bizler için gurur ve kıvanç nedenidir. Durumun yaygın ve çok alışık olunduğu söylenemez. Ama Yakın Doğu’lu olmak böyle bir şeydir; yeniyi denemekte, uygulamakta kendine güvenen ve cesaretli olmak. O nedenle, bu olağanüstü motivasyonu sağlayan ve bizlere öncülük eden Kurucu Rektörümüz Dr. Suat Günsel’e teşekkür ederiz.” Dedi. Prof. Dr. Erdal Aygenç; “Sanatçılar her türden eserleriyle zamanın akışını yumuşatırlar” Sanatların ve sanatçıların varoluş gerekçeleri konusunda birçok şey söylenebilir, bugün için ben bir tanesini söylemek istiyorum diyen Prof. Aygenç şöyle devam etti; “Sanatçılar her türden eserleriyle zamanın akışını yumuşatırlar. Çünkü onlar zamanın baş döndürücü bir hızla aktığının farkına varırlar ve eserleriyle zamanı bir yandan genişletirler bir yandan da anlamlandırırlar. Tüm sanat eserlerinin bir anda yok olduğunu düşünün, hayatınızda bakabileceğiniz hiçbir resim yok, heykel yok veya radyoyu açtınız hiç müzik yok..! Çocuğunuza anlatabileceğiniz bir tek masal yok..! izleyeceğiniz bir film yada tiyatro eseri yok..! Aslında cehennemin başka bir adını tanımlamış oluyoruz bana göre. Sergimize gelecek olursa bu sergi çok zengin içerikli bir sergi. Resim, baskı resim, heykel, seramik ve grafik sanatlarından, birçok alandan ve disiplinden farklı eserleri bir araya getiriyor. Bu vesileyle sergiyi organize eden Küratör arkadaşımız Yrd. Doç. Dr. Erdoğan Ergün’e ve katılımcılarımıza teşekkür ediyor iyi seyirler diliyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından, Girne Üniversitesi Kurucu Rektörü Yrd. Doç. Dr.Cemre Günsel Haskasap ve katılımcılar ile birlikte serginin kurdelesi kesilerek sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergi 06 Temmuz 2020 gününe kadar 08.00-16.00 saatleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi sergi salonunda ziyaret edilebilecek.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Almaz Sharshekeev, Kıbrıs’ın Turistik, Tarihi ve Kültürel Miras Olarak Görülen Bellapais Manastırı ile Girne Antik Liman’ı Resmetti

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan kovid-19 salgınında alınan önlemler çerçevesinde uzun bir karantina sürecinin ardından yavaş yavaş normal sürece geçiliyor. Resim, heykel, seramik ve baskı resim sanatçıları bu süreçte de Sanat Müzesi için ürettiler. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, sanatçı Almaz Sharshekeev, Kıbrıs Sanat Müzesi için Covid-19 karantina günlerinde Kıbrıs’ın tarihi, kültürel ve turistik yerlerinden Bellapais Manastırı ile Girne Antik Limanı tuvale resmederek sanatseverlerin beğenisine sundu… Bellapais Manastırı Bellapais Manastırı, Kıbrıs’ın Girne ilçesinde yer alan ve Lüzinyan devrinde, 12. yüzyılda Roma döneminde inşa edilen temeller üzerine inşa edilmiş olup orta çağda yapılan eklentiler bütününde yapı gotik mimarinin doğudaki güzel örneklerinden birisidir. Girne Antik Liman Girne Kalesi’nin Antik Limanı, Bizans idaresinde 7. yüzyılda inşa edilen Girne Kalesi’nin limanı olarak birçok devlet tarafından yıllarca kullanılmıştır. Tarihi liman Akdeniz ve Kıbrıs’ın en güzel noktalarından birisidir. Almaz Sharshekeev Kimdir? 1979’da doğdu. 1996-2000 yılları arasında Çuikov Kırgızistan Devlet Sanat Üniversitesinde okudu. 2009 yılında Kırgızistan Cumhuriyeti Sanatçılar Birliği’nin üyesi oldu. 2005-2008 yıllarında Sadıkov Kırgızistan Cumhuriyeti Ulusal Sanat Akademisinde öğretmen olarak çalıştı. 2005 yılından bu yana, Kırgızistan Devlet Sanat Üniversitesinde öğretmen olarak çalışmaktadır . Kişisel sergilerin yazarıdır: 2010 yılında Bişkek galeride kişisel sergisi düzenlendi. 2012 yılında Bişkek’te , ‘Rus Bilim ve Kültür Merkezinde’ “Paletim” kişisel sergisi açıldı. 2013 yılında Kırgızistan Cumhuriyeti Sanatçılar Birliği sergi salonunda, sanatçı-seramikçi Beishebayev Kanat ile “Jashoochyragy” sergiyi açtı . 2016 yılında Moğol sanatçı Chogzhmooo Uuzh Miller ile birlikte “Palet Üzerindeki Duygular”, Kırgız Cumhuriyeti Sanatçılar Birliği sergi salonunda sergi açıldı. 2017 yılında Gapar Aitiev Ulusal Sanat Müzesinde 2017 “Seri” sergisi açıldı. Aynı yılda kişisel yardım sergisi “Malevich City” Gastrobar “Van Gogh”, Bişkek’de açıldı.

Sanatçı Rana Amrahova, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Kovid 19 Karantina Günlerinde “Kumların İçinde”, “Dokunuş” ve “Armağan” Adını Verdiği Üç Eserini Tuvaline Yansıttı

Kovid-19 karantina günlerinde sanatçı Rana Amrahova, “Kumların İçinde”, “Dokunuş” ve “Armağan” adlı eserlerini Kıbrıs Sanat Müzesi için resmetti. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesinde “Mimarlık” ve “Güzel Sanatlar ve Tasarım” fakültesi öğretim elemanı, sanatçı Rana Amrahova, Sanat Müzesi için “Kumların İçinde” “Dokunuş” ve “Armağan” adını verdiği üç eserini sanatseverlerin beğenisine sundu. Rana Amrahova Rana Amrahova 26 Ekim 1965 yılda Azerbaycan’da Bakü şehrinde doğdu. 1980-1984 yıllarında A.Azimzade adını taşıyan Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Koleji’nde eğitimi aldı. 1984-1990 yılları arasında Lisans ve Y.Lisans eğitimi V.İ.Surikov adına Moskova Devlet Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümünde aldı. 1997’de Azerbaycan Ressamlar Birliğinin üyesi seçildi. 2001-2006 yıllarında Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde “Akademik desen” bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2006-2007 yılları arasında K.K.T.C Uluslararası Kıbrıs Universitesinde “Güzel Sanatlar” fakültesinde “Mimarlık”,”İç mimarlık”,”Grafik tasarım” bölümlerinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2008 yılında Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Akademisinin Senato kararı ile doçent ünvanına layık görüldü. 2010 yılında Azerbaycan Devlet Atestasyon Komisyonu tarafından doçent diploması verildi. 2016-yıldan K.K.T.C Yakın Doğu Üniversitesinde “Mimarlık” ve “Güzel Sanatlar ve Tasarım” fakültesinde halen görev almaktadır. Sanatçı çeşitli sanatsal ve akademik etkinliklerin düzenlenmelerinde rol aldı .Birçok ulusal ve uluslararası sergilere katıldı.2013’de sanatçı Azerbaycanın Gabala şehrinde düzenlenmiş III Uluslararası Sanat sergisinde “İlham eseri” diploması aldı.2015’de Bakü Müze Merkezinde kişisel sergisini açtı.Sanatçının eserleri Bakü Modern Sanat Müzesinde, Kıbrıs Modern Sanat Müzesinde, galerilerde ve özel koleksiyonlarda yer almaktadır.İki ders kitabının yazarıdır: “Desen sanatı.Desende gölge ve işık”, “Klasik portre deseni”.

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı 2020-2021 Öğretim Yılı için Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora Başvuruları Sürüyor

Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, YÖK ve YÖDAK onaylı Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı programlarına 2020-2021 Öğretim Yılı için 40 Lisans, 15 Yüksek Lisans ve 5 Doktora öğrencisi kabul edilecektir. KKTC vatandaşları için; Online olarak yapılacak sınav; 1 Temmuz 2020 Çarşamba ve 2 Temmuz 2020 Perşembe günü saat 10:00 da başlayacak şekilde gerçekleşecektir. Sınav linki ve sınav saati sınava girmek üzere başvuru yapan öğrencilerin mailine gönderilecektir. Yüz yüze gerçekleşecek sınav ise 3 Temmuz 2020, Cuma günü saat 10:00’da Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Sarayı Giriş Katı, Müzik Öğretmenliği Bölümü Orkestra ve Mioy Sınıfı’nda yapılacaktır. Kayıt Yapılabilecek Adresler: Yurt dışında bulunan KKTC yurttaşı adaylar, bulundukları illerdeki Yakın Doğu Üniversitesi Temsilciliklerine ve/veya [email protected], [email protected] adresine; KKTC yurttaşı adaylar Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığını0392 680 20 00numaralı telefondan dahili 5501/5101’i arayarak bilgi alabilir, [email protected] ve [email protected], adreslerine mail göndererk ön kayıt yaptırabilirler. Başvuru Bilgileri * Yetenek sınavına girme talebinde bulunan öğrencilerin, başvuru maillerinde olması gereken bilgiler, aday öğrencinin; Adı-soyadı Mezun Olduğu Okul/Şehir Telefon Numarası e-mail adresi * Ayrıca aday öğrencilerin sınava yüz yüze veya online girme taleplerini de ön kayıt başvurusunda bildirmeleri gerekmektedir. * Sınav içeriği bilgisi , online gerçekleştirilecek sınav linki ve saati sınava girmek için başvuruda bulunan öğrencilere mail olarak bildirilecektir. * Sınav sonuçları 6 Temmuz 2020 Pazartesi günü, kazanan öğrencilere mail gönderilerek bildirilecektir.
tercih robotu