Bağışıklık Sistemini Korumanın Yolu Yeterli ve Dengeli Beslenmeden Geçiyor

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Gültaç Dayı Kış Aylarının Gelmesi ile Birlikte Sık Yaşanılan Hastalıklardan Korunmak için Güçlü Bağışıklık Sistemine Sahip Olmak Gerektiği, Güçlü Bağışıklık Sisteminin ise Yeterli ve Dengeli Beslenmeden Geçtiği, Bağışıklık Sistemini Güçlü Kılan En Önemli Vitaminin ise C Vitamini Olduğunu Belirtti. Yeterli ve Dengeli Beslenme Bağışıklık Sistemimizi Koruyor Bağışıklık sisteminin vücudumuzda enfeksiyonlara yol açan virüs, bakteri, parazit ve mikroorganizmaların zararlı etkilerine karşı koruyan sistem olduğunu söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı, salgınlara karşı üretilen ilaç ve aşı yöntemlerine başvurmadan önce vücudun doğal bağışıklık sistemini korumak ve güçlendirmek için birincil kuralın yeterli ve dengeli beslenme olduğunu belirtti. Yeterli ve dengeli beslenmeden kastedilenin kişinin besin öğelerinin hepsinden yeterince ve dengeli bir şekilde alabilmesi durumu olduğunu söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı, bunun yanı sıra yeterli posa, vitamin ve mineral alabilmek için sebze ve meyve tüketimine özen gösterilmesi gerektiğini kaydetti. Bağışıklık Sistemine En Etkili Vitamin: C Vitamini Her öğünde mutlaka mevsimine göre salata tüketmek gerektiğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı, günde üç veya dört porsiyon meyve tüketiminin bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde yarar sağladığını ifade etti. Bunların yanı sıra sindirim ve boşaltım sisteminin sağlıklı şekilde işlevini gerçekleştirebilmesi için günde 2.5 litre su tüketimine de dikkat çeken Gültaç Dayı, bağışıklık sistemi denince akla ilk gelenin vitamin C olduğunu belirtti. Diyetisyen Gültaç Dayı şöyle devam etti: “Bu yüzden, C vitaminin kaynağı olan portakal, limon, mandalina, kivi, greyfurt gibi besinlere günlük beslenmenizde mutlaka yer verin. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için antioksidan içeriği yüksek besinler tüketin. Nar, yeşil çay, havuç, sarmısak gibi besinler antioksidandan zengin besinlerdir.” Omega-3 Bağışıklık Sistemimizi Kuvvetlendiriyor En lezzetli yağ asitlerinden birisi olan Omega-3’ün de bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı, Omega-3’ün bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiği gibi sinir sistemi ve kalp damar sağlığı üzerinde de çok olumlu etkisi olduğunu belirtti. Bu nedenle Omega-3 açısından zengin olan balığın haftada en az iki gün tüketilmeye özen gösterilmesi gerektiğini söyleyen Diyetisyen Gültaç Dayı, son olarak şunları söyledi: “Kış döneminde vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak için meyve ve sebzenin sık tüketilmesine önem gösterilmesi gerekmektedir. A, C, E vitaminleri içeren yiyeceklerin tüketilmesi de önemlidir. Kış mevsiminde bağışıklık sistemini güçlü tutabilmek için özellikle portakal, mandalina, kereviz ve lahana gibi meyve ve sebzeler tüketmeliyiz.”

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Heykel Sanatçısı Bagdat Sarsen Koronavirüs Salgını ile Verilen Mücadeleyi İki Bölümden Oluşan Heykel ile Anlattı

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması ile birlikte resim, seramik,baskı resim sanatçılarının yanı sıra salgın ile mücadeleye heykel sanatçıları da destek vermeye başladı… Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre heykel sanatçısı Bagdat Sarsen heykelin iki bölümden oluştuğunu bunları kapalı oturma figürü ve damalı kaide olarak belirtti. Sanatçı bu kompozisyonun insanlar için alanı sınırlama (karantina) ile ilgili zorlukları ve içinde bulunduğumuz salgın sürecinin kötü bir rüya içinde olduğunu, bu nedenle, figür başını yukarı doğru kaldırıyor ve kötü rüyanın bitmesi için Allah’a dua ediyor. Sanatçısı Bagdat Sarsen eser hakkında ayrıca; “Kaidenin kare şekli, oturan kişinin açısal şeklinde tekrarlanıyor. Plastik stilizasyon ve seçilen parlak oranlar ise genel umudu taşımakta.” İfadelerini kullandı. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi tarafından yapılan açıklamada hergün ayrı bir sanatçının farklı bir eserinin, koronavirüse karşı verilen mücadeleyi değişik bakış açılarıyla paylaşmaya devam edileceği bildirildi. Bagdat Sarsen Kimdir? 2005 yılında Kazakistan A. Kasteev Sanat Koleji’nden mezun oldu. 2019 yılında T. Zhurgenov Kazak Ulusal Sanat Akademisi’nde eğitimini tamamladı. 2018 yılında “Gençlik, enerji, gelecek” adlı sanat yarışmasına katıldı. 2017 yılında A. Kasteev Müzesi’nde Kazakistan Cumhuriyeti Sanatçılar Birliği’nin bir sanat sergisine katıldı. 2014 ve 2015 yıllarında Çin ve St. Petersburg’daki uluslararası buz heykel sempozyumlarına katıldı. 2011 yılında Almatı şehrinde düzenlenen Kazakistan Sanat Haftası’na katıldı. 2010 yılında Ulusal Heykel Olimpiyatına katıldı.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Shokan Tolesh Koronavirüs Salgınına Karşı Mücadeleyi Kabartmalı Çift Taraflı Grafik Tekniğinde Ortaya Çıkardığı Heykel ile Anlattı

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması ile birlikte sanatçılar da salgını ve mücadeleyi kimi zaman tuvallere, kimi zaman seramiklere kimi zaman da heykeller ile anlatmayı sürdürüyor Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre heykel sanatçısı Shokan Tolesh ise, Kabartmalı çift taraflı grafik tekniğinde yaptığı heykel kompozisyonunda günümüzün salgın vebasını vahşi hayvana benzetmiş, heykelin tabanında ise dağlar ve bozkır temalarıyla koronavirüsün işgalini anlatmaya çalıştı. Sanatç Shokan Tolesh ayrıca günümüz vebası olan koronavirüsten bir an evvel kurtulabilmek için sabırla, gerekli önlem ve tedbirleri alarak, yetkililerin uyarılarını da dikkate alarak üstesinden gelebileceğini belirtti. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün ayrı bir sanatçı tarafından ortaya çıkarılan eserlerin, koronavirüse karşı verilen mücadeleyi farklı bakış açılarıyla paylaşmaya devam edileceği bildirildi. Shokan Tolesh Kimdir? 1954 yılında Almatı’da doğdu. Kazakistan Cumhuriyeti Sanat Akademisi akademisyeni. 1988’den beri Kazakistan Cumhuriyeti Sanatçılar Birliği üyesidir. 2006 yılında Sanat Akademisi Akademisyeni ünvanını aldı. 2018’den beri, Avrasya Yaratıcı Loncası’nın bir üyesi, 1974-1978 yılları arasında Almatı Gogol Sanat Koleji’nde okudu. 1984 yılında Kazak Abay Pedagoji Enstitüsü’nden mezun oldu. Sanatçı Shokan Tolesh birçok kişisel serginin sahibidir. Ayrıca 1978’den bu yana, ulusal ve uluslararası sergilere katılmaktadır. 1992 yıl – İsviçre’de, Lihtenştayn Prensliği’nde kişisel sergi 1993 yıl – “Tengri-Umai” galerisinde kişisel sergi. 1994 yıl – “Ular” galerisinde “3 + 2” serginin katılımcısıdır . 1995 yıl – Devlet Filarmoni’nin 60. Yıldönümüne adanmış kişisel sergi. 1999 yıl – Londra’daki Azerbeycan ve Kazakistan sanatçıların serginin katılımcısı. 2000 yıl – “Philip Maurice” şirketinde düzenlenen, Kazakistan sanatçıların serginin katılımcısıdır. 2001 yıl – Kazakistan Cumhuriyeti Sanatçılar Birliği’nin 60. yıldönümünde düzenlenen serginin katılımcısıdır. 2002 yıl – Rusya’daki uluslararası sempozyumun katılımcısıdır. 2002 yıl – Kasteev Devlet Sanat Müzesi’nde kişisel sergisi açıldı. 2003 yıl – “Almatı sanat” galerisinde “Samgau” adlı kişisel yıldönümü sergisi açıldı. 2005 yıl – Astana’daki Cumhurbaşkanlığı Kültür Merkezi’nde “Samgau” adlı kişisel yıldönümü sergisi. 2011 yıl – “Kazakistan” anıtın yazarıdır. Anıt Birinci Cumhurbaşkan N. A. Nazarbayev parkında dikilidir. 2013 yıl – Kazakistan Cumhuriyeti Sanatçılar Birliği 80. Yıldönümüne adanmış yıldönümü sergisi Almatı’da açıldı. 2013 yıl – Astana Nazarbayev merkezinde kişisel sergi “Atameken” açıldı. 2013 yıl – Almatı’da “Art-Samal” galerisinde kişisel sergi açıldı. 2014 yıl – Astana’daki Barış ve Concord Sarayı’ndaki (Piramit) Kulanshi Galerisi’nde sergiye katıldı. 2014 yıl – A. Kasteev Sanat Müzesinde düzenlenen park heykelleri serginin katılımcısıdır. 2015 yıl – Astana’nın Nazbayev merkezinde bir karma sergiye katıldı. 2016 yıl – Astana’da “Forte Bank” açılışının heykel sergisine katıldı. 2018 yıl – Almatı şehrinde düzenlenen Kazakistan Cumhuriyeti Sanatçılar Birliği’nin 85. Yıldönümüne adanmışi sergiye katıldı. 2018 yıl – Astanadaki “Has Sanat” galerisinde düzenlenen sergiye katıldı. 2019 yıl – Kazakistan Cumhuriyeti A. Kasteev Ulusal Sanat Müzesinde, 65. Yıldönüme adanmış “Altyn Basyt” sergi açıldı. Çok sayıda anıtların sanatçısıdır. Heykel sanatçısı Shokan Tolesh Almatı’da ki, Kazakistan Cumhuriyeti Birinci Cumhurbaşkanı Parkında dikilen “Kazakistan” anıtı, Almatı’da ki , Kazakistan Cumhuriyeti Birinci Cumhurbaşkanı Parkında dikilen ‘N.A. Nazarbayev’ anıtı, Almatı şehrinde dikilen, II Dünya Savaşı gazisine adanmış ‘Kibraev Omar’ anıtı, Kaskelen şehrinde dikilen ‘Oraz Dzhandosov’ anıtı, Taldy-Korgan şehrinde dikilen ‘Mukagali Mukataev’ anıtı, Taldy-Korgan şehrinde dikilen ‘Koktem’ anıtı, Almatı şehrindeki mimar ‘M. Mendykulov’ anıtı, Almatı şehrindeki Raimbek bölgesinde dikiklen Ulusal kurtuluş hareketi ‘Aubakir-batyr’ kahramanına adanmış anıtın sanatçısıdır. Eserleri, Kazakistan’daki devlet müzelerinde ve özel koleksiyonlarda (Kasteyev Sanat Müzesi, Kazakistan Merkez Devlet Müzesi, Tengri-Umai Galerisi, Astana Has Sanat Galerisi,) ABD , Fransa, Belçika, İtalya, İsviçre, Lihtenştayn Prensliği, Büyük Britanya, Avusturya, Mısır, Türkiye, Rusya, Singapur, Tataristan gibi ülkelerde yer almaktadır.

Dünyada ve Ülkemizde Büyük İhtiyaç Duyulan Solunum Cihazı(Ventilatör) Yakın Doğu Üniversitesi Tarafından Üretilerek Başbakan Ersin Tatar’a Takdim Edildi

Başbakan Ersin Tatar, bugün Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof.Dr. İrfan Suat Günsel Başkanlığında Yakın Doğu Heyeti’ni kabul etti. Sağlık Bakanı Dr.Ali Pilli, Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy ve Başbakanlık Bilim Kurulu Koordinatörü Dr. Ahmet Savaşan’ın da hazır bulunduğu kabulde Prof. Dr. İrfan Günsel Yakın Doğu Üniversitesi’nin ürettiği 5 adet solunum cihazını (Ventilatör) Başbakan Ersin Tatar’a takdim ederek cihazın tanıtımını gerçekleştirdi. Başbakan Ersin Tatar kabulde yaptığı konuşmada; “Koronavirüs dolayısıyla şu anda her yerde aranan ve bulunamayan solunum sistemi (ventilatör) milyonların ihtiyacı olduğu gibi ülkemizin de ihtiyacı olduğunu söyleyerek hükümetin bu cihazları artırılması için gerekli adımları attığını söyledi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin Covid-19 ile mücadelede alternatif bir solunum cihazı üretmesi devletimizin sağlık altyapısını güçlendiren bir gelişme olduğunu belirterek bu gelişmenin kendilerini umutlandırdığını söyledi. Şu ana kadar ciddi bir ihtiyacımız olmadı fakat bu vesileyle KKTC’de sağlık sistemimizi geliştirmek, sağlığa yaptığımız yatırımları artırabilmek, Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi bulaşıcı hastalıklardan dolayı ve meclisten geçen yasaya bağlı olarak bütün bu hazırlıklarımızı yapma aşamasında zaten aralık ayında bu çalışmaları başlattık. Bu çalışmalar çerçevesinde 60 doktorumuz ve 70 hemşiremiz bu salgın hastalıklarına yönelik gerekli çalışmaları da yapmaya başlamıştır. Ve bu solunum cihazı meselesinde elimizdeki sayı artırılmıştır. Şu anda bir takım beklentilerimiz de var. Hedefimiz 150 tanedir. Çok kısa bir zaman sonra elimizde 150 tane olacaktır. Burada üretilecek olan bu cihazlar bizimde ihtiyaçlarımızı karşılayabilirse elbette bu hem KKTC için hem Sağlık Bakanlığımız için fevkalade önemli bir gelişme olacaktır, dolayısıyla Yakın Doğu ailesini kutluyoruz. KKTC’nin içinden geçtiği bu süreçte sağlık alt yapısının ihtiyaçları dolayısıyla bir takım sıkıntılar yaşadığımız doğrudur. Ama şunu memnuniyetle ifade etmem gerekirse ülkemiz bu işi iyi yönetmiştir ve bu başarı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyada hak ettiği yeri alması aşamasında büyük bir rol oynayacaktır. Çünkü Yeni dönemde Corona sonrasında artık yeni yeni fırsatlar oluşacaktır. Dünyadaki anlayışta gelişecektir ve dolayısıyla ülkemizin küçük bir ada ekonomisi olarak gerek turizm potansiyeli bakımından gerek eğitim gerekse de diğer alanlarda ülkemizin tercih edilmesi ancak ve ancak burada iyi bir sağlık sistemine bağlıdır. Bu süreçteki başarılarımız ve sağlık altyapılarımızı daha da güçlendirmemiz ile ülkemizin ekonomisinin gelişebileceğini görüyoruz. Dünyada yaşanan salgın nedeniyle bugün sağlık sistemi en iyi olan ülkelerden İngiltere’de 86 vatandaşımızı kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Bir kez daha onlara, ailelerine başsağlığı diliyorum, Allah rahmet eylesin diyorum. Ama KKTC’nin sağlık altyapısının da her gün gelişmekte olduğunu görüyoruz bu da bizi memnun etmektedir. Hem devletin yaptığı sağlıkta yatırımlar hem de özel sektörde Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi gibi diğer özel teşebbüslerin yaptığı yatırımlarla KKTC oldukça zengin bir sağlık sistemine kavuşmuştur. Bu gibi yatırımlarda ülkemizin cazibesini artırmaktadır. Sağlık Bakanı Dr. Ali Pilli’de kabulde yaptığı konuşmada, Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür ederek, dünyada ve ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan solunum cihazlarının (Ventilatör) ülkemizde üretiliyor olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve bu cihazların sağlık altyapısının gelişmesine katkıda bulunacağını vurguladı. Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof.Dr. İrfan Günsel’de yaptığı konuşmada; “Çok genç bir ekiple gece gündüz çalıştık. Bugün 23 Nisan, Atamızın bize armağanı çocuk bayramı dolayısıyla atamızın bir sözünü hatırlatmak isterim; “Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, çalışkan olmaktan başka” biz bu felsefe ile çalışan genç dinamik bir ekibe sahibiz. Çok kısa sürede projelendirdiğimiz solunum cihazlarını (Ventilatör) şu an seri üretmeye hazırız. Bugün Başbakanlığımız aracılığıyla Sağlık Bakanlığımıza 5 adet teslim ediyoruz. Ülkemizde bu cihazlarımızı sertifikalandırdıktan hemen sonra da ihraç da edebileceğiz. Bu tür girişimlerin sağlık teknolojilerini üretilebiliyor olması, işte böylesine dünyanın içine kapandığı günlerde kendi kendine yetebilmenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Sağlık teknolojilerini üretebiliyor olmalıyız, ilaç üretebiliyor olmalıyız, anavatanımız ile birlikte kendi kendimize yetebiliyor olmalıyız, işte biz felsefesi ile çalışıyoruz.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Tetiana Ocheredko, Korona Virüs Salgınına Karşı Mücadeleyi Tuvale Taşıdı

Dünya genelinde yeni tip korona virüsün (Kovid-19) yayılması ile birlikte sanatçılar da salgına dikkat çekmek ve mücadeleye farklı bir bakış açısıyla destek vermek için resmetmeyi sürdürüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Tetiana Ocheredko, dünya üzerinde korku ve endişe ile takip edilen ve 180 binden fazla insanın ölümüne sebep olan kovid-19 virüsü ile mücadeleye dikkat çekmek ayrıca duyduğu üzüntüyü dile getirmek adına fırçası ile desteğini tuvale yansıttı. Sanatçı Tetiana Ocheredko, bu zorlu süreçte yetkililerin çağrılarına duyarlı olmamız gerektiğinin de altını çizerek sağlıklı kalabilmek için evde kalalım dedi. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün bir sanatçının üç eseri ile Kovid-19’un tecrit günlerinde resim, baskı resim, grafit gibi eserlerle paylaşmaya devam edeceği bildirildi. Tetiana Ocheredko Kimdir? 1985 yılında, Ukrayna’nın Kiev kentinde dünyaya geldi. 2010 yılında Igor Sikorsky Kiev Politeknik Enstitüsü’nün Grafik fakültesinden mezun oldu. Ukrayna Ulusal Sanatçılar Birliği üyesidir. 2012 yılında, Kiev belediyesinden üstün yetenekli gençlere, şehrin gelişimine kişisel yaratıcı katkısı ve sosyal yaşamdaki yüksek başarılarından dolayı burs kazandı. 2007 yılından bu yana 15’ten fazla ulusal ve 25’ten fazla uluslararası resim ve grafik sergilerine ve açık hava sergilerine katıldı. 2008-2018 yılları arasında, Ukrayna’da ve yurtdışında yayınlanan çocuklar ve yetişkinler kitapları için 15’ten fazla resim çizdi. 2016 yılında Vincent Van Gogh’un hayatı ve ölümü hakkında “Loving Vincent” adlı dünyanın ilk uzun metrajlı animasyon filminin animatörü olarak çalıştı. 2018 yılında, “Loving Vincent” filmi Oscar ve Altın Küre Ödüller’ine aday gösterildi. 2018 yılında Selanik Arkeoloji Müzesi ile işbirliği içinde Yunanistan Alzheimer Hastalığı ve İlişkili Hastalıklarla Mücadele Derneği tarafından organize edilen “Dünyanın Gravürleri” gravür ve heykel sergisine katıldığı için ödüle layık görüldü. 2011 yılında Ukrayna’nın Kiev şehrindeki Sanatçı Galerisi’nde düzenlenmiş olan «Yeşil Dalga» sanat yarışmasını kazandı. 2019 yılında Kiev kentinde “Repin’s places” adlı kişisel sanat sergisini açtı. Ayrıca “Farklı ve benzer” adlı kişisel gravür sergisini düzenledi. 2015 yılında Belarus’un Minsk kentinde “Bizim Dünya” adlı kişisel gravür sergisini açtı. 2011 yılında Kiev Kültür Sanatçılarının müzesinde “Kiev’im” adlı gravür kişisel sergisini açtı. Belarus, Ukrayna, Bulgaristan, Rusya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Türkiye, Mısır, İspanya ve Çin’de uluslararası açık hava sergilerine katıldı. Eserleri Ukrayna, Mısır, Polonya, Letonya, İspanya, İtalya, İngiltere, Almanya, Avustralya, Mısır, ABD, Yunanistan ve Çin’in müzeleri ile özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

Yakın Doğu Üniversitesi “Evde Sanat Var Dijital Fotoğraf Sergisi” Açıldı…

Yakın Doğu Üniversitesi, İletişim Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileri “Evde Sanat Var” adıyla Dijital Fotoğraf Sergisi düzenledi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden verilen bilgiye göre, İletişim Fakültesi resmi web sayfası ile Facebook hesabı üzerinden düzenlenen sergi “Hobi” teması ile oluşturuldu. Her hafta farklı bir tema ile oluşturulacak olan sergilerde öğrenciler, dekanlar ve öğretim görevlileri tarafından çekilen fotoğraflar yer alacak. Sergiye, halkımız da evde çektiği fotoğraflar ile katılım sağlayabilecek. Doç. Dr. Fevzi Kasap; “Covid-19 Salgını Dolayısı ile Evde Geçirdiğimiz Süreyi Daha Yaratıcı Kullanmayı Sağlamayı Amaçladık…” İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Radyo-TV ve Sinema Bölümü Başkanı Doç. Dr. Fevzi Kasap, sergiyi oluşturma amaçlarının bu sıkıntılı süreçte öğrenci ve öğretim üyelerinin birlikte üretmesine zemin oluşturma yanında Covid-19 salgını dolayısı ile evde geçirdiğimiz süreyi daha yaratıcı kullanmayı sağlamak olduğunu söyledi. Doç. Dr. Kasap, yaşanılan süreci görsel bellek olarak da kayıt altına almayı planladıklarını ifade ederek, dijital sergiyi Yrd. Doç Dr. Çağdaş Öğüç, Yrd. Doç. Dr. Ayhan Dolunay ve Araştırma Görevlisi Fuat Boğaç Evren ile birlikte hazırladıklarını belirtti. “Sergiye Halkımız da Evde Çektikleri Fotoğraflarla Katkı Koyabilir.…” Öğrencilerin, dekanların ve her düzeyde öğretim görevlisinin katkıda bulunduğu sergiye halkın da evde çektiği fotoğraflar ile katılım sağlayabileceğini belirten Doç. Dr. Fevzi Kasap, sergide yer almasını istenilen Covid-19 sürecinde çekilen fotoğrafların [email protected] adresine gönderilmesi gerektiğini kaydetti. “Evde Sanat Var” adıyla düzenlenen dijital fotoğraf sergisine http://iletisim.neu.edu.tr linkinden ulaşılabiliyor.

Akademisyen-Sanatçı Doç. Dr. Serkan İlseven, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Kovid-19’a Karşı Mücadeleyi Figüratif Dokunuşlar ile Tuvale Yansıttı

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması ile birlikte, insanların uzun bir süredir karantina altında yaşamları sürdürmeleri sanatçıları durdurmaya yetmedi ve koronavirüse karşı verilen mücadeleye destek vermek için eserlerini sanatseverlerle paylaşmayı sürdürüyorlar. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgide, Yakın Doğu Üniversitesi Eğitim Bilimler Enstitüsü’nde öğretim üyesi ve sanatçı Doç.Dr. Serkan İlseven, kovid-19’un bu dönem eserlerine kasvet ve yeis olarak yansımasının çok doğal olduğunu, figüratif dokunuşlar soyut tuvallerde gözün alışık olmadığı formlar, espas anlayışlar, renk ve ışık lekeleri , özellikle aykırı derin çizgile le gidermeye çalıştığını belirtti. Serkan İlseven; “Sanatcıların Yaşantısında Stabil Yaşam Diye Bir Yaşam Mümkün Olmadı” Sanatçı Serkan İlseven ; “Hangi sanat dalında üretim yaparsa yapsın bir sanatçının boş durması mümkün değil. Sanatçıların yaşantısında stabil yaşam diye bir yaşam mümkün olmadı, olamaz. Corona virüsten kaynaklı karantina günlerinde diğer sanatçılar gibi bende çoğunlukla yazarak ve çizerek günlerimi evde geçiriyorum. Diğer sanatcı arkadaşlar gibi ben de koronavirüs salgınının yol açtığı bu yeisten etkilendim. Sürekli evimde ve atölyemde vakit geçirdim. Sivil toplum örgütlerinin yardım çalışmalarına olabildiğince katılarak bu salgının insanımızı nasıl etkilediğini yakından görme fırsatı buldum. “Bu Dönemin Eserlerimiz Üzerinde Büyük Bir Etkisi Olacak” Bugüne kadar Eserlerimde ağırlıklı olarak toplumsal olayları ele almış, en son sergilerimi de göç teması üzerine kurgulamıştım. Yıllarca savaşın, göç ve göç olayının sosyo ekonomik yapı içerisindeki yerini yazmış ve çizmiştim. Bu dönemde gettolara sıkışmış Kıbrıs Türk halkının sıkıntılarını kamp hayatını ve yer değiştirmelerini resmetmiştim. Yaşadığımız bu günler de yine bir dejavu ile yine dar bölgelerde sosyal hayatın sekteye uğradığı umutların tükendiği günleri resmetmek durumundayız. Görünen o ki Bu dönemin eserlerimiz üzerinde büyük bir etkisi olacak. Sıkıntılı sürecin bu dönem eserlerime kasvet ve yeis olarak yansıması çok doğal ama bu kasveti ve yeisi minimize edecek Figüratif dokunuşlar soyut tuvallerimde gözün alışık olmadığı formlar, espas anlayışlar, renk ve ışık lekeleri ama özellikle aykırı derin çizgile le gidermeye çalıştım” ifadelerini kullandı. Serkan İlseven Kimdir? Doç. Dr Serkan İlseven 17 Şubat 1966 Kıbrıs Baf doğumludur. İlköğrenimini Kıbrıs Baf. Orta öğrenimini Lapta’da tamamladıktan sonra, 1989 da İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi, Coğrafya bölümünden mezun oldu. 1990 yılından 2009 yılına kadar KKTC Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak çeşitli liselerde öğretmen ve idareci olarak, 2009-2019 yılları arasında KKTC Cumhuriyet Meclisi’nde İdari mali teknik ve parlamenter Hizmetler müdürü olarak görev yaptı. Halen KKTC cumhuriyet Meclisi’nde Danışman olarak görevini sürdürmektedir. 2009 yılında Fiziki Coğrafya ana bilim dalında yüksek lisans, 2014 te Yakın Doğu Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsünde, Çevre Eğitimi ve Yönetimi anabilim dalında, Kıbrıs’ın Vejetasyon Coğrafyası Eğitim ve Yönetimi Konusunda Doktorasını tamamladı. 2019 yılında Doçent ünvanını aldı. Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Coğrafya Öğretmenliği, Çevre eğitimi ve yönetimi ana bilim dallarında ders veren İlseven’in Kıbrıs Coğrafyası, Kuzey Kıbrıs’ın Orman ve Park ağaçları, Kıbrıs’ın Beşeri Ekonomik ve siyasi Coğrafyası, Kıbrıs Orkideleri. Vejetasyon Coğrafyasının İlkeleri adlı yayınlanmış kitapları vardır. Onlarca uluslararası makalesi uluslararası dergilerde yayınlanmıştır. Serkan ilseven Profesyone lolarak ressamlık da yapmaktadır. 1980 yılların başında Ressam (Merhum) Alper Özkemal’dan resim dersleri alarak başladığı resim serüvenine 8 Kişisel sergi, Yurt içinde ve yurt dışında yüzlerce karma sergi sığdırmıştır. Yurt içi ve yurt dışında özel kolleksiyonlarda resimleri bulunan serkan ilseven 1998 yılında XIII. Devlet Resim heykel Sergisi Ödülünü, 2000 yılında da PGM ödülünü kazanmıştır. 2002 yılında TURKSOY Ressamlar Buluşması (Mersin), 2004 yılında ise Uluslararası Sanat Günlerinde (İzmir) KKTC yi temsilen bulunmuştur. Gülcan ilseven ile evli polen ve dolin adlı iki kızı vardır.

Eğlenerek Öğreniyorum, Geleceğe Güvenle İlerliyorum…Özay Günsel Çocuk Üniversitesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel Yayınında Sertifikalı Online Ders Verecek…

Özay Günsel Çocuk Üniversitesi ile Yakın Doğu Üniversitesi Toplumsal Araştırma ve Geliştirme Merkezi, YABEM ve Açık Uzaktan Eğitim Fakültesi iş birliği ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramında tüm çocuklar için online eğitimler yapılacak. Özay Günsel Çocuk Üniversitesinden verilen bilgide, 23 Nisan 2020 Perşembe günü sabah saat 09.00’da başlayacak olan ve ülkedeki tüm çocuklara açık olacak derslere katılan öğrencilere sertifika verileceği belirtildi. Sanat ve resim, işaret dili, sağlık ile yapay zeka konularının işleneceği derslere htpp://[email protected] linki üzerinden erişim sağlanabilecek. Ders programı akışında çocuklar tarafından şiirler de okunacak. Ders programı kapsamında; Girne Üniversitesinden Doç. Dr. Nilüfer Galip Çelik “Sağlığımız Nasıl Koruyalım?, Yakın Doğu Üniversitesinden Yrd. Doç.Dr. Emrah Soykan “İşaret Dili”, Süleyman Demirel Üniversitesinden Doç. Dr. Utku Köse “Yapay Zeka” ve Yakın Doğu Üniversitesinden Öğretim Görevlisi Yücehan Yücesoy “Sanat ve Resim” konularında dersler verecek. Prof. Dr. Filiz Meriçli: “Bayram Coşkusunu Evlere Sığdıracağız…” Corona virüsü salgını önlemleri nedeniyle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın, bu yıl okul bahçelerinde değil evlerde yapılacağını dile getiren Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Filiz Meriçli, çocukların bayramına özel bir program hazırladığını bildirdi. Her çocuğun birer yıldız olduğunu ve parlamaları için ortam yarattıklarını ifade eden Prof. Dr. Meriçli, 23 Nisan’da da çocukların coşku ile parlaması için tüm çocuklara açık bir eğitim ve kutlama programı hazırlandığı söyleyerek, tüm çocukların 23 Nisan Ulusal ve Egemenlik Bayramını kutladı. Dünyada çocuklara armağan edilen tek bayramın coşkuyla kutlanmasını hak etiğini ifade eden Prof. Dr. Filiz Meriçli: “Bazı duyguları yaşamak ve yaşatmak için koşulların önemi yok. Koronavirüs sebebiyle okulların tatil edilmesi ile öğrenciler uzaktan eğitim almaya başladı. Bu yıl 23 Nisanı da aynı coşkuyu hissedebileceğimiz, neşe ve coşu ile evlerimizde kutlayabiliriz. Ailecek 23 Nisan’ın önemi, atalarımızın mücadelesi hakkında sohbet edebilir, eski fotoğrafları çıkarıp, 23 Nisan anılarımızı anlatabiliriz. 23 Nisan’la ilgili kendi hikaye ve masallarımızı yazabilir, çocukları da hayal etmeleri için teşvik edebiliriz. Evde kendi müziğimizi yapıp, 23 Nisan şarkıları ve şiirleri söyleyebiliriz. Tedbiri de elden bırakmadan, içinde bulunduğumuz zor günlerin geçeceği umuduyla içimizdeki bayram coşkusunu evlerimizde yaşayalım. Bu vesile ile tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal ve Egemenlik Bayramını en içten sevgilerimle kutlarım” dedi.

Evlilik, Çift Olmak ve Karantina Günleri

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Uzman Psikoloğu Tuğçe Denizgil Evre, Koronavirüs Nedeniyle Alınan Sağlık Önlemleri Kapsamında Gündeme Gelen Sosyal İzolasyonun Toplum Hayatında Önemli Değişimlere Neden Olduğunu, Sosyal İlişkiler ve İş Yaşantısı Yanında Çift İlişkilerinin de Bu Değişimden Payına Düşeni Aldığını Belirtti. “Covid-19 salgını hepimizi farklı derecelerde etkilemekte ve travma diyebileceğimiz bir sürecin içinde ilerlemekteyiz. Travmalar kişiler için zorlayıcıdır. Bu zorlayıcı süreçlerde kişinin kendi başına baş etme stratejileri geliştirmesi kadar bu süreçte çift ilişkileri de oldukça önemli ve kişiye güç veren bir kaynaktır.” diyen Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, evde kalma, evden çalışma gibi düzen değişikliğinin çiftler arasında da bir takım sorunlara ve uyum sürecine neden olabildiğini söyledi. Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre; “Çiftlere Düşen En Önemli Görev Günlük Rutinlere Devam Edebilmek” Sürecin bazı çiftler için mevcut stresi yönetme açısından beklenmedik sonuçlara da gebe olabileceğini, stres düzeyi yükseldikçe çiftlerin birbirinden olan beklentilerinin artabileceğini ya da birbirlerine olan toleransları azalabileceğini kaydeden Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, bu dönemde karı koca ilişkisini yönetebilmenin güçleşebileceğini söyledi. Evde bakım verilen çocuk ya da çocukların olmasının durumu daha da güçleştirebileceğini ifade eden Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, burada kişilere düşen en önemli görevin ev içinde gerçekleştirmek zorlayıcı olsa da günlük rutinlere devam edebilmek olduğunu söyledi. Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre; “Ebeveynlerin Bu Süreci Başarılı Yönetebilmeleri, Çocukların Ruh Sağlığı ve Kriz ile Baş Edebilme Yetilerini Geliştirebilmeleri Açısından Oldukça Önemli” Açıklamalarında çiftler arasında ilişkilerin zarar görmesine neden olan düşünce ve tavırlardan da bahseden Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, çözüme yönelik şunları söyledi; “Yine eşlerin birbirinin duygularını anlama süreci de çok değerlidir. Örneğin çiftlerden biri bu salgın ya da evde kalış süresi ile ilgili daha karamsar ya da daha panik duygusu içinde olup, daha önce ailede yaşanan kayıp ya da hastalık öyküsü gibi geçmiş travmaları canlanmış olabilir. Burada alaycı ya da aşağılayıcı olmadan partnerinizin neler hissedebileceğine odaklanıp, onunla konuşarak güvende hissettirebilirsiniz. Ayrıca çocukların, anne ve babalarının bu süreci olabildiğince psikolojik anlamda “dayanlıklı” yönetebilmelerini görmeleri, onların da ruh sağlığı ve kriz ile baş edebilme yetilerini geliştirebilmeleri açısından da oldukça önem arz etmektedir.” Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre; “Bu Yolu Partnerinizle Beraber Yürümek ve Hedefe Birlikte Ulaştığınızı Görmek, İkili İlişkinizin Güçlenmesini Sağlayacaktır” Çiftler arasında önceden süregelen ve çözüme ulaştırılamayan konuların da bu süreçte gün yüzüne çıkabileceğini belirten Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, yapıcı ya da çözüm odaklı olmayan yaklaşımların ilişkilere daha da zarar vereceğini ifade ettiği açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Yıkıcı yorumlar ya da davranışlar bu zorlu ve birbirimize en fazla ihtiyaç duyduğumuz süreçte yerini öfke, hırçınlaşma ve aile içi şiddete dahi dönüştürebilir. Dolayısıyla böyle bir süreçte eşinize ya da partnerinize ona ihtiyacınız olduğu ve bu süreci ancak birbirinize vereceğiniz destekle aşabileceğiniz mesajlarını verin. Böyle bir deneyim ilişkiniz için de oldukça faydalı olup, daha güçlü bağlar kurmanıza sebebiyet verecektir. Bu süreç her zaman dile getirildiği kadar basit olmayabilir. Ancak bu yolu beraber yürümek ve hedefe birlikte ulaştığınızı görmek, her iki tarafın da bu yolculuktan hem bireysel olarak hem de çift olarak daha da güçlenerek çıkmasını sağlayacaktır.” Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre; “Birlikte Geçirdiğiniz Zaman Kadar Kendinize de Zaman Ayırın” Bireylerin birlikte geçirdikleri zaman kadar kendilerine de zaman ayırmayı ihmal etmemesi gerektiğine de değinen Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, eşlerden birinin bir süreliğine kendi başına yalnız kalmak istemesinin diğerinden sıkıldığı ya da artık onunla beraber olmak istemediği anlamına gelmediğini ifade etti. “Bu gibi durumlarda birbirimizin ihtiyaçlarına saygı gösterip, sevilmediğinizi ya da istenmediğinizi düşünmek yerine bu durumun normal bir ihtiyaç olduğunu lütfen unutmayın” sözleri ile konuşmasını sürdüren Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, çiftlere birlikte hayaller kurma ve ortak hedefler koyma yönünde önerilerde bulundu. Önceden çekilmiş eğlenceli resimlere ve anılara odaklanıp, gelecek sağlıklı günlerdeki hedeflerin yeniden planlanabileceğini hatırlatan Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil Evre, açıklamalarını sonlandırırken “Unutmayın ki bu geçici bir süreçtir. Elbette ki sonsuza kadar evde kalmayacağız ve bu salgın bitecektir. Çift olarak birbirimize destek ve güç vererek bu zorlu süreci atlatabiliriz” mesajını verdi.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Ketevan Shalamberidze, Koronavirüs Salgınına Karşı Tepkisini İçsel İfadelerle Tuvale Taşıdı

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması üzerine sanatçı Ketevan Shalamberidze ‘de salgını ve mücadeleyi içsel ifadelerle tuvale taşıdı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Ketevan Shalamberidze eserlerinde insan ve dünya arasındaki ilişkileri, zaman ve derinliği yansıtarak binlerce ölüme sebep olan koronavirüs ile mücadeleyi tuvale taşıdı. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için her gün ayrı bir sanatçı tarafından resmedilerek, Koronavirüs ile mücadelede uyarı ve kurallara dikkat çekmek adına paylaşılmaya devam edileceği bildirildi. Ketevan Shalamberidze Kimdir? 1960 yılında Gürcistan’da Tiflis şehrinde doğdu. 1986 yılında Tiflis Devlet Sanat Akademisi’nden mezun oldu. 1986’dan beri Gürcistan Sanatçılar Birliği üyesidir. Birçok kişisel serginin katılımcısıdır. 2019 – “Benliğin Dört Yönü”, “34” Galerisi, Tiflis 2018 – “Sonsuz Uzay”, Kızıl Meydan Galerisi, Tiflis 2013 – ‘Bakuriani 2013’ 2012 – “İzlenim”, “Wanda” Galerisi, Tiflis 2009 – Londra’da kişisel sergi 2007 – “Pro-Art” Projesi, Tiflis 2002 – Sadaka Kişisel Sergisi, High Point, Kuzey Carolina 1999 – Tiflis Devlet Müzesi, Tiflis Ketevan Shalamberidze Birçok Yabancı ve Ulusal Sergilerin Katılımcısıdır: 2018 – ‘Yaşam ve Tarz’ , Uluslararası Baskı Fuarı, Tiflis 2017 – Kara Meydan, Wanda Sanat Galerisi, Tiflis 2015- “İpek Yolu”, çağdaş ünlü sanatçıların bir sergisi, Xi’an, Çin 2014- Üç Gürcü sanatçının “Yaratıcı Şehir” sergisi, Paris 2012 – Sanat insanları birleştirmek için kelimelere ihtiyaç duymaz …, Salo, İtalya 2001 Gürcüstan Kültür Günleri, Beadleston Galerisi, New York 1996 – Uluslararası Sanat Festivali, Edinburgh 1996- Gürcü sanatı “Eski yer” JOVILI, Somerset 1995- “Gürcü Sanatı” Sanat Merkezi, Bakü. Azerbeycan 1990 – ‘Intergraph’ Berlin, Almanya Ketevan Shalamberidze Bir Çok Sanat Fuarına Katıldı: 2012- Chelsea Sanat Fuarı, Londra 2011 – “Uluslararası Sanat Festivali “ Kadınsı Sanat ” Kadın Sanatçılar Derneği, Trabzon 2010- Londra’da Rus, Asya ve Doğu Sanat Fuarı. 1997 -Uluslararası fuar “Berlin’de Deco 97.” Sergi , “Hobi Galerisi”, Berlin. Sanatçının eserleri İngiltere, Fransa, ABD, Almanya, Belçika, İtalya, Gürcistan ve diğer ülkelerdeki özel koleksiyonlarda yer almakatadır.
tercih robotu