Pandemi Döneminde Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı İle Ailelere Öneriler

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Yeliz Engindereli, Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan Pandemi ile İlgili “Bugüne Kadar Hiç Yaşamadığımız Kadar Büyük ve Küresel Boyutta Bir Kriz ile Karşı Karşıyayız. Tüm Dünyayı Derinden Etkileyen ve Bazı Olgularda Ölümcül Olabilen Bir Salgından, Ruhsal Açıdan Etkilenmek Doğal Bir Durumdur ve ‘Normaldir’. Endişelenmek ve Korkmak da Son Derece Normal Duygulardır ve Bu Duygular Şiddetli ve Süreğen Olmadığı Zamanlarda Psikiyatrik Bozukluk Seviyesinde Yaşanmayabilir.” İfadelerini Kullanarak, Çocuklarda da Ruhsal Açıdan Olumsuz Etkilenmelere Sebep Olabilen Salgın ve Beraberinde Getirdiği Korunma Önlemleri ile Ruhsal Açıdan Baş Etme Yolları Hakkında Açıklamalarda Bulundu. Evde kalma zorunluluğunun erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da olumsuz etkilenmelere sebep olabileceğini belirten Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, “Küçük çocuklar bilişsel gelişim düzeyleri ve soyut düşünme yeteneklerinin gelişmemesi nedeni ile salgınları, virüs gibi konuları anlamakta zorlanabilirler. Gerçekçi olmayan düşünceleri ile kaygı uyandıran değerlendirmeler yapabilirler. Çocuklara, kaygı ve korkunun, Koronavirüs ile ilgili olumsuz düşüncelerin, böyle zamanlarda beynimizin bizi korumak için önlem almamızı sağlamaya çalıştığını, işinin bizi korumak için düşünce ve duygular üretmek olduğunu onların anlayabileceği dilde anlatabiliriz.” ifadelerini kullandı. Uzm. Dr. Yeliz Engindereli; “Çocukların Bu Zor Dönemi En Az Psikolojik Sıkıntılarla Geçirmesi Anne Babanın Ruh Sağlığıyla Yakından İlişkili.” Özellikle ailelerin bu süreçte aşırı kaygılı ve titiz, korkutucu, koruyucu, kollayıcı yaklaşımlar sergileyebildiğini, abartılı panik hissinin ise çocukların ve gençlerin ruh sağlığını olumsuz etkileyebildiğini belirten Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, ailenin süreçteki tavrının çocukların ruh sağlığında belirleyici olabileceğini ifade ettiği açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Belli yaş gruplarında çocukların ruhsal, zihinsel, motor ve sosyal becerilerini kazanmalarını sağlayan belli aktiviteler ve durumlar vardır. Bunlar 3-6 yaş grubu için oyun ve okul öncesi eğitim, 6-10 yaş arası için okul ortamı ve öğretmenler ve yaşıtlarıyla ilişki kurmak, ergenler için akran grupları ve okuldur. Şu anki salgın durumunda tüm bunların askıya alınması ve yine aile içi ve aile dışı rutinlerin bozulması çocukların ruhsal, sosyal, akademik, motor, zihinsel gelişimlerini sekteye uğratabilir, hatta farklı psikiyatrik sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir veya zeminde olan bazı sorunların ağırlaşmasına yol açabilir. Bu dönemde ailelerin süreci nasıl yönettiği önem arz etmektedir. Yani çocukların bu zor dönemi en az psikolojik sıkıntılarla geçirmesi anne babanın ruh sağlığıyla yakından ilişkilidir.” Uzm. Dr. Yeliz Engindereli; “Süreci Sağlıklı Yönetmenin En İyi Yolu Doğru Kaynaktan Bilgi Almak.” Süreci sağlıklı yönetmenin en iyi yolunun doğru kaynaktan bilgi almak olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, ülkemizde hali hazırda görev yapmakta olan Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu’nun doğru bilgilenme için çok önemli olduğunu söyledi. Çocukların, haberleri izleme süresini sınırlı tutmanın, korkutucu görüntüler içeren videolar ve görsellerden uzak kalmalarını sağlamanın, olumsuz haberlere ebeveyn denetimi olmadan doğrudan maruz kalmalarını engellemenin ruh sağlıklarının korunması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, onların kaygı ve korkularını anlamanın, kabul etmenin ve bunlara yönelik uygun, gerçekçi, onların anlayabileceği dilde bilimsel açıklamalar yapmanın çocuklar için çok daha yararlı olacağını kaydetti. Uzm. Dr. Yeliz Engindereli; “Çocukların Günlük Rutinlerinin Devamının Sağlanması Çok Önemli.” Çocukların en az şekilde etkilenmelerini sağlamak için alınabilecek önlemlerle ilgili bilgiler paylaşan Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, açıklamalarına şöyle devam etti; “Çocuklar için günlük rutinlerin devamının sağlanması çok önemlidir. Uyku, yemek, teknoloji kullanımı, oyun oynama ve ders saatlerini mümkün olduğunca sabit tutmalı, okul saatinde uzaktan eğitim, ders ve ödev gibi belli rutinler korunmalıdır. Tüm ailenin bir arada olup sohbet edebileceği, günü değerlendirebileceği akşam yemeği birlikte yenmelidir. Çocukların kendini en rahat ifade edebileceği ortam oyun ortamıdır. Onun seçeceği bir oyunu hergün en az yarım saat birlikte oynamak, hem onun duygusal ihtiyacını karşılayacak hem de özgüveninin artıp kendini rahat ifade etmesine olanak tanıyacaktır. Kalan boş zamanlarında serbestçe oyun oynamasına izin vermek, her anını aktiviteyle doldurmamak ise hayal gücünün kısıtlanmaması için önemlidir. Çocuklara masal okunması, hayal gücünü ve kelime dağarcığını arttıran aktivitelerdir. Ailece egzersiz yapmak da eve kapandığımız bu günlerde hem ruh sağlığı, hem de beden sağlığına olumlu katkıda bulunacaktır. Uzm. Dr. Yeliz Engindereli; “Uzaktan Eğitim Sürecinde Ailelere, Öğretmenlere ve Okul Yönetimlerine Önemli Görevler Düşmektedir.” Uzaktan eğitimle değişen yeni ev düzenine hemen alışmakta zorluklar yaşayabilen çocuklar olabileceğine de dikkat çeken Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, bu konuda onlara zaman tanımak gerektiğini hatırlatarak “Herşey mükemmel olmayabilir yaklaşımını aklınızdan çıkarmayın.” ifadelerini kullandı. Ders başına oturmakta direnen çocuklarla ilgili ailelere, öğretmenlere ve okul yönetimlerine büyük görevler düştüğünü belirten Uzm. Dr. Yeliz Engindereli konuşmasını şöyle sürdürdü; “Ders başına oturmakta direnen, bunun gerçek bir ders olmadığını söyleyen çocukları ikna ederken, önemli bir nedenle salgının ne kadar süreceğinin belli olmadığını, dolayısıyla derslerin bir süre daha bu şekilde yürütüleceğini, bunun gerçekten okul olduğunu ve ciddiye alınması gerektiğini uygun bir dille ve yaşına uygun olarak anlatın. Bu durumda öğretmenlere ve okul yönetimlerine de çok fazla iş düşmektedir. Çocuklarla karşılıklı interaktif bir biçimde ders işlemenin ve çocuklardan geribildirim almanın süreci daha da olumlu etkileyeceği düşüncesindeyim.” Uzaktan eğitim sırasında mümkün olduğunca sessiz bir ortam ve ders dinlemeyi mümkün kılacak fiziksel koşulların sağlanması ve sınırların netleştirilmesi gerektiğini de belirten Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, “Çok sıkıldım, seyretmek istemiyorum” diyen çocuklara, hakları olduğu kadar sorumlulukları da olduğunun hatırlatılması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Yeliz Engindereli; “Tıpkı Okul Zamanında Olduğu gibi Uyku ve Yemek Saatlerinin Düzenini Koruyun.” Özellikle uyku ritmindeki bozulmanın, çocuk ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, tıpkı okul zamanında olduğu gibi uyku ve yemek saatlerinin düzenini korumanın, uzaktan eğitime daha kolay adapte olmada da katkı sağlayacağını söyledi. Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, “Sabahları erken kalkma, hazırlık ve kahvaltı düzenini sürdürmeniz hem çocuğunuz hem sizin için yararlı olacaktır. Bunun için çocuğunuzun gece yatma saatini de düzenlemenizde fayda vardır.” dedi. Uzm. Dr. Yeliz Engindereli; “Yeni Programa Uyumu Kolaylaştırmak Amacıyla Olumlu Davranışların Ödüllendirilmesi Motivasyon Artırıcı Olacaktır.” Bu öğrenme biçiminin nasıl hissettirdiğini ifade etmekte zorluk yaşayan çocukların duygu ve düşüncelerini resim, yazı veya hareketlerle ifade etmeleri konusunda özgür bırakılmaları gerektiğini de belirten Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, her günün sonunda çocuğun programa uyumunu kolaylaştırmak amacıyla olumlu davranışlarını sözle veya gösterilen ilgi ile ödüllendirmenin, çocuğun motivasyonunu yükselteceğini söyledi. Çocukların rutinleri sevdiğini de söyleyen Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, “Bu nedenle, haftaiçi haftasonu akışını bozmamaya özen gösterin. Hafta sonunda çocuğunuzun kendi başına yapabileceği veya birlikte yapabileceğiniz, puzzle, lego, kutu oyunları, bahçe düzenleme, balkon eşyalarını boyama gibi uygun keyifli faaliyetler planlayın. Uzm. Dr. Yeliz Engindereli; “Bu Süreçte Çocuklarınıza Biraz Daha Esnek Davranın.” Çocuklar için dışarıya çıkmadan, arkadaşlarıyla vakit geçirmeden geçirilen zamanların erişkinlere göre daha da zorlayıcı olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Yeliz Engindereli, bu dönemde çocuklara daha esnek davranılması gerektiğine ilişkin açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Unutmayın ki bu süreç belirsiz olsa bile geçicidir ve sosyalleşmeden, dışarı çıkmadan, akranlardan uzak geçirilen zamanlar çocuklar için oldukça zordur. Ders dışında bilgisayar, playstation gibi oyunlar ile sosyal medyada geçirilen sürede artış ihtimali çok yüksektir. O yüzden bu süreçte onlarla çatışmayın. Biraz daha esnek davranın. Odalarında hiçbir şey yapmadan vakit geçiriyorlar diye de suçlamayın, eleştirel davranmayın. Ebeveynler olarak sizin de bunalıp yalnız kalmaya ihtiyacınız olabilir. Bunları onlara açıkça söyleyin. Evde eşiniz veya varsa diğer aile büyükleri ile zaman geçirin. Tek ebeveyn değilseniz bu molaları eşinizle dönüşümlü paylaşın.” Uzm. Dr. Yeliz Engindereli son olarak bu belirsiz geçici sürecin, bireylerin kendi hayatlarını gözden geçirmeleri, aile bağları ve sağlığın önemini fark etmeleri, belirsizlikle başa çıkma becerilerini geliştirmeleri için fırsat olduğunu, bu sürecin nasıl geçirildiğinin ve nasıl anlamlar çıkarıldığının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Sanatçı İrina Lavrinenko, Kovid 19’a Karşı Mücadeleyi Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Tuvale Resmetti

Sanatçılar tarafından farkındalık yaratmak ve dünya genelinde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı verilen mücadeleye destek vermek üzere binaların duvarlarına grafitiler, taşlara şekiller, tuvallere resimler ve seramiklere sanat işlenmeye devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı İrina Lavrinenko ise, dünya geneline yayılan Kovid-19’a karşı verilen mücadeleye destek belirtmek ve uyarılara dikkat çekmek için sanatını tuvale yansıttı. Sanatçı İrina Lavrinenko, içinden geçtiğimiz bu zorlu süreçte çağrılara ve uyarılara uymamız gerektiğini belirterek sağlıklı kalabilmek için evde kalın dedi. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için her gün bir sanatçının üç eserinden oluşan resim, baskı resim, seramik, grafit veya heykel gibi eserlerle paylaşmaya devam edileceği bildirildi. İrina Lavrinenko Kimdir? 1958 yılında Tiflis’te doğdu. 1978 – 1983 yılları arasında Tiflis Devlet Sanat Akademisi’nde okudu. 2001-2003 yıllarında №53 okulda resim öğretmeni olarak çalıştı. 1987-1992 yılları arasında Devlet A.S Puşkin Pedagoji Enstitüsü’nde öğretmen olarak çalıştı. 1997’den beri Gürcü Tekstil Grubunun üyesidir. Katıldığı ulusal ve uluslararası sergilerden bazıları; 1997 – İlk uluslararası tekstil sanat sergisi “Arkadaş olun”, ‘The Museum System’, Galerisi 1998 – Modern sanat galerisinde Gürcü tekstil grubunun sergisi 1999 – “İpek Yolu” tekstil sanatının ikinci uluslararası sergisi, Ulusal Resim Galerisi 2000 – Çağdaş Gürcü elyaf sanatı; Seamgallery, Megadim, İsrail 2001 – Gürcü Tekstil Fuarı, Karvasla Galerisi 2001 – “Crossroad” – üçüncü uluslararası tekstil sanatı sergisi, Tiflis Karvasla Tarih Müzesi. 2003 – 4. Uluslararası Tekstil Sanatı Sergisi, Tiflis Karvasla Tarih Müzesi 2005 – 5. Rusya Dekoratif Sanatlar Festivali, İvanovo, Rusya 2005 – Gürcü battaniyesi ve aplike (XIX-XX yüzyıllar), Tiflis Karvasla Tarih Müzesi 2006 – Chicago, ABD’de Gürcü sanat sergisi 2006 – Amerikan Yorgan İttifakı’nın düzenlediği Uluslararası ‘Başın üstünde battaniye’ Yarışması ve Sergisi’nde birincilik ödülünü kazandı. 2007 – ‘Racio’ Galerisi’nde yorgan sergisi 2008 – “9” galerisinde tekstil sanatı sergisi 2010 – Karma sergi “Battaniye – Tekstil Sanatı”, galeri “Açık Toplum Fonu” 2010 – “Eski ve Yeni Battaniye” karma sergisi – Gürcistan Ulusal Folklor Merkezi 2010 – Gürcistan Milli Kütüphanesi’nde yorgan sergisi 2011 – ABD Büyükelçiliği tekstil karma sergisi 2012 – “İç Mekanda Tekstil” Sergisi – Vetro Vario Galerisi 2014 – Gürcü sanatçıların tekstil sergisi, Tiflis Devlet Sanat Akademisi’ndeki Apollo Kutateladze galerisinde düzenlendi. 2014 – “Barselona Sanat Festivali”, İspanya Ada Galerisi’nde uluslararası sergi 2016 – “315” sergisi, Chardin galerisi Sanatçı bir çok kişisel sergi açtı: 2007 – Gürcistan’daki ABD Büyükelçiliğinde düzenlenen kişisel sergisi 2002 – Tiflis’teki Amerikan okulunda kişisel sergi 2003 – Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde kişisel sergi 2006 – ‘Center Point’ Galerisi’nde kişisel sergi 2018 – Chardin galerisinde kişisel sergi

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Zhyrgalbai Maturaimov Koronavirüs ile Mücadeleye Fırçası ile Destek Verdi…

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması ile birlikte sanatçılar salgını ve mücadeleyi tuvallere yansıtmayı sürdürüyor Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Zhyrgalbai Maturaimov dünya üzerinde korku ve endişe ile takip edilen ve yüz binlerce cana mal olan koronavirüs salgını ile mücadeleye fırçası ile dikkat çekti… Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün ayrı bir sanatçı tarafından resmedilerek Kovid-19’ ile mücadeleye destek vermek adına farklı bakış açılarıyla paylaşmaya devam edeceği bildirildi. Zhyrgalbai Maturaimov Kimdir? 1955 yılında Kırgızistan’da doğdu. 1978-1984 yıllarında , Moskova’daki tüm-birlik Devlet Sinematografi Enstitüsü’nde okudu. 1970-1974 yıllarında Frunze Sanat Koleji’nde okudu (Bishkek). 1984-1988’de Bişkek’teki ‘Kırgızfilm’ film stüdyosunda çalıştı. 2013-2018 yıllarında Kırgız Devlet S. A Chuykov Sanat Koleji’nde müdür olarak görev yaptı. Ulusal ve uluslararası sergilerin katılımcısıdır. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin ve Kırgızistan Cumhuriyetinin Sanatçılar Birliği Üyesidir . 2007 yılından bu yana, Kırgızistan Cumhuriyeti Devlet sanatçısıdır. 2013 yılında Çin’de Dünya Sanatçı unvanını aldı. Sanatçı bir çok kişisel sergi açtı: 2007 – Sanat Sergileri Müdürlüğü, Almatı, Kazakistan; 2006 – Kırgız Devlet G. Aitiev Güzel Sanatlar Müzesi, Bişkek, Kırgızistan; 2005 – Ressamlar Kasabası, Paris, Fransa; 2003- “Tribün” Sanat Galerisi, Almatı, Kazakistan; 1999 – Bişkek Ulusal Bankası, Kırgızistan 1988- Uluslararası Yardım Fonu “Meerim” Bişkek, Kırgızistan. Eserler Yerel Tarih Müzesi’nde; Kazakistan Güzel Sanatlar Müzesi’nde; T. Sadykov Güzel Sanatlar Müzesi’nde (Kırgızistan, Aktobe) ; kültürel değişim “Barış için Seyahat” (Çin Halk Cumhuriyeti) merkezinde yer almaktadır.

Yakın Doğu Üniversitesi “Salgın Döneminde Araştırma ve Eğitim” Konulu Online Panel Düzenledi…

Yakın Doğu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü dijital ortamda “Salgın Döneminde Araştırma ve Eğitimin Rolü” konulu panel düzenledi. Moderatörlüğünü Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fahriye Altınay’ın yaptığı ve Türkçe-İngiliz dilinde düzenlenen panele, Portekiz Alberta Üniversitesi’nden Doç. Dr. António Teixeira, Atatürk Üniversitesinden Prof. Dr. Yüksel Göktaş konuşmacı olarak katıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, panelin açılış konuşmasını yapan Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fahriye Altınay, araştırma ve değişen eğitim koşullarında farkındalık ve bilimsel boyutların önemine dikkat çekti. Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü yardımcısı Prof. Dr. Zehra Altınay ise, lisansüstü öğrenim gören araştırmacılara eğitim ve araştırma konusunda toplumsal dönüşüm noktasında bilgiler vererek, disiplinlerarası bir ortamın yaşamsal ve profesyonel gelişimde yerine değindi. Prof. Dr. Yüksel Göktaş; “Mesafeler Tanımadan İşbirliği Yapılması Gerekir…” Panelin Türkçe konuşmasını Atatürk Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yüksel Göktaş, İngilizce konuşmasını ise Alberta Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. António Teixeira yaptı. Çevrimiçi ortamda gerçekleşen panelde, araştırmanın önemi, uzaktan eğitimin toplumsal değişimlerdeki geleceği üzerinde tartışmalar yapıldı. Prof. Dr. Göktaş, hem öğretim üyesi hem de lisansüstü araştırmacılara temel öneriler vererek güncel yapmış olduğu çalışmalar ışığında sadece teorik bilgilerin değil felsefik hayata dair bilgi donanımının da geliştirilmesi gerektiğini, okuma kaynaklarının artırılması ve mesafeler tanımadan işbirliği yapılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Yüksel Göktaş, bilim insanı yolunda olan lisansüstü programlarda eğitim alan öğrencilere gelişime ışık tutan önerileri yanında dünün temel verileri ile geleceği düşünmenin gerekliliğini ve bugünün koşulları için araştırma alanları ve teknikleri konusunda deneyimlerini ve çalışamalarını paylaştı. Doç. Dr. António Teixeira; “Uzaktan Eğitim Çalışmaları Geleceğin Şekillenmesinde Önemli Bulguları Ortaya Koyabilecek” Doç. Dr. António Teixeira ise dijital dönüşüm yaşandığı pandemi döneminde öğrencileri çevrimiçi ortamda hem öğrenmeleri hem de interaktif katılım göstermelerinin gerekliliği üzerinde durdu. Doç. Dr. Teixeira, herkesin sosyal sorumluluk bilincinde olmasını ve değişimi temsil etmesini belirerek, bu dönemde yapılacak uzaktan eğitim çalışmalarının geleceğin şekillenmesinde önemli bulguları ortaya koyabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Fahriye Altınay; “Enstitü Etkinlikleri Devam Edecek…” Panelin sonunda katılımcılara ve konuşmacılara teşekkür eden Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fahriye Altınay, yenilikleri paylaşmak adına enstitü etkinliklerinine devam edeceklerini belirtti.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Aibek Abdilamitov Koronavirüse Bağlı Karantina Günlerinde Yaptığı Eser ile Sanatseverleri Buluşturuyor

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) hızla yayılması ve vaka sayıların artmasıyla birlikte sanatçıların salgına karşı verilen mücadeleye dikkat çekmek ve desteklemek adına sanatlarını tuvale kimi zaman ise taşları şekillendirerek ortaya muhteşem yapıtlar çıkarıyorlar. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre heykel sanatçısı Aibek Abdilamitov’da dünya üzerinde korku ve endişe ile takip edilen koronavirüs ile mücadeleye dikkat çekmek adına madırga ve törpüsünü kullanarak ortaya çıkardığı eseri sanatseverlerin beğenisine sundu. Sanatçı Abdilamitov, Göçebe halkların hükümdarı olan Kağan’ın heykelini yaptı. Ortaya çıkardığı Kağan heykelinde oturan hükümdarı tasvir ederken, göçebe halkın hazinesi olan, özgürlüğün sembolü kanatları açık bir kartala benzetiyor. Dizlerinin üzerine oturmuş Kağan hükümdar temsil ettiği halkını kötülüklerden koruduğunu, başındaki şapkanın ise hükümdarı soğuktan ve rüzgardan koruduğu gibi, kompozisyona da görkemli bir görünüş kattığı belirtiliyor. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün bir sanatçının Kovid-19’un tecrit günlerinde ortaya çıkardığı eserleri sanatseverlerle buluşturmaya devam edileceği bildirildi. Aibek Abdilamitov Kimdir? 2 Haziran 1985 yılında Kırgızistan’ın Batken kentinde doğdu. 2001 yılında T. Sadykov Kırgız Cumhuriyeti Ulusal Sanat Akademisi yatılı okulundan mezun oldu. 2009 yılında T. Sadykov Kırgız Cumhuriyeti Ulusal Sanat Akademisi’nin resim bölümünden mezun oldu. 2005 yılında öğrenci sanat sergisine katılarak yarattığı heykel için ödül sertifikasını aldı. “Güneyli bir kadın” adlı heykelin mimarıdır (Bişkek, T. Sadykov Kırgız Cumhuriyeti Ulusal Sanat Akademisi, 2007 yıl). 2009 yılında uluslararası bir sanat sergisine katıldı. 2009 yılından günümüze dek T. Sadykov Kırgız Cumhuriyeti Ulusal Sanat Akademisi’nde heykel öğretmeni olarak çalışmaktadır. 2014 yılında Kazakistan’da düzenlenmiş olan “Ailem” adlı gençlik sanat sergisine katıldı. 2016 yılında Kırgız Ulusal Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu binasında yer alan heykellerin yeniden inşasına katıldı.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Ramazan Useinov Koronavirüs ile Mücadeleye Fırçası ile Destek Verdi…

Sanatçılar, dünyayı saran ve yüzbinlerin ölümüne neden olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadeleye destek vermek ve farkındalık yaratmak için resimlerini tuvallere yansıtmayı sürdürüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Ramazan Useinov, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için koronavirüs ile mücadeleye fırçası ile destek verdi. Sanatçı Ramazan Useinov, eserlerinde insanlığın karantina altındaki yaşamını, mücadelesini ve zaferini kendi bakış açısıyla resmetti. Korona virüs’ün insanları karantinaya sürüklemesinin sanatçılara hiçbir şekilde engel olamadığını da belirten sanatçı, bu süreci sanatıyla tuvale yansıttı. Sanatçı, gelinen süreçte, evde kalmanın neticelerinin olumlu yönde farkına varılmaya başlandığını rehavete kapılmadan yapılan tüm uyarı ve önlemleri alarak hayatımıza devam etmemiz gerektiğinin altını çizdi. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün ayrı bir sanatçı tarafından koronavirüse karşı verilen mücadele farklı bakış açısıyla, sanatın farklı dallarıyla ortaya çıkan eserler sanatseverlerle buluşmaya devam edilecek ifadeleri kullanıldı. Ramazan Useinov Kimdir? Sanatçı Ramazan Useinov 1949 yılında Özbekistan’ın Samarqand şehrinde dünyağa geldi. Taşkent’te Cumhuriyet sanat okulu resim bölümünü bitirdi. Bir çok ulusal ve uluslararası sergilere katılan Ramazan Useinov’un eserleri Özbekistan, Amerika, Türkiye, Rusya, Ukrayna, Almanya ve diğer ülkelerdeki müzelerde ve özel koleksiyonlarda tutuluyor. Birkaç yıl önce Ramazan Useinov, Türkiye’nin uluslararası sergisinde en iyi sanatçı olarak tanındı ve TÜRKSOY Ödülü’nü kazandı. Ayrıca birçok karma sergilerde yer aldı: Rusya (Moskova) – 1991, 1993, 1994, 2003, 2004, 2005 ve 2014 yıllarında; Ukrayna (Kiev, Simferopol, Dnipropetrovsk, Sivastopol, Bahçesaray, Feodosya) – 1997, 1998, 2002, 2004,2004, 2005, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında; Almanya (Hamburg, Berlin, Magdeburg) – 1999 yılında; Macaristan (Kecskemét) – 2000 yılında; Türkiye (Ankara) – 2000 ve 2012 yıllarında; Hırvatistan – 2005 yılında; Çin (Şanghay) – 2009 yılında; Fransa – 2010 yılında; İsviçre (Cenevre) – 2014 yılında; Birleşik Arap Emirlikleri (Abu Dabi, Dubai) – 2015 ve 2017 yıllarında. Sanatçının eserleri Moskova, Taşkent, Semerkant, Buhara, Nukus, Sivastopol ve Simferopol’daki müzelerde, ayrıca Avrupa, Asya ve Amerika’daki özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

Yakın Doğu Üniversitesi DESAM Enstitüsü Araştırmacıları COVID-19’da En Etkili Tanı Yöntemlerini Değerlendirdi…

Koronavirüs (COVID-19) salgını, Aralık 2019’ da Çin’in Wuhan şehrinde tespit edildikten sonra çok hızlı bir şekilde yayılarak dünya genelinde kısa sürede yaklaşık 3 milyon kişinin enfekte olmasına sebep oldu. COVID-19 hastalarının bazıları hiçbir semptom göstermezken bazı hastalarda ise ağır solunum yetmezliği, yüksek ateş ve şiddetli öksürük şeklinde seyredebiliyor. Hastalığın bu özelliği, virüs bulaşan hastaların belirlenmesini de zorlaştırıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) araştırmacıları, hazırladıkları bilimsel çalışmayla, Covid-19’un tanısında kullanılan en etkili tanı yöntemlerini belirledi. COVID-19 taşıyan bir kişi öksürdüğünde, hapşırdığında veya konuştuğunda, solunum salgılarında salınan virüs, damlacık yoluyla mukoza zarlarıyla doğrudan temas ederse başka bir kişiyi enfekte edebiliyor. Ayrıca, enfekte olmuş bir kişi ile aynı yüzeye dokunmak da enfeksiyonun taşınmasına sebep olabiliyor. COVID-19’un hızlı yayılabilmesi nedeniyle, hastaların mümkün olan en kısa sürede tanımlanması, izole edilmesi ve tedavi edilmesi gerekiyor. Bu şekilde hastalığın yayılma hızı ve ölüm oranları azaltılabilir. Etkili bir tedavi için hastalara hızlı ve doğru bir şekilde teşhis konulması zorunludur. Ancak hastalığın tespitinde kullanılan testlerde yanlış sonuçlar alınabiliyor. Dolayısıyla ilk testi negatif olsa da hastanın COVID-19 olabileceğinden şüphelenilirse testin tekrarlanması öneriliyor. COVID-19 hastalarının tespit edilmesinde, bilgisayarlı göğüs tomografisi (göğüs BT), nazo/orofarengeal sürüntü PCR testi, hücre kültürü, COVID-19 antijen tespiti, COVID-19 IgM antikor testi, COVID-19 IgG antikor testi ve göğüs röntgeni gibi çeşitli yöntemlerden yararlanılıyor. Bu yöntemler özelliklerine göre hastalığın erken ve geç evrelerinde farklı sonuçlar verebiliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) araştırmacıları Prof. Dr. Murat Sayan, Dr. Berna Uzun, Yrd. Doç. Dr. İlker Özşahin, Doç. Dr. Dilber Uzun Özşahin, Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ve Uzm. Dr. Figen Sarıgül, hastalığın tespit edilmesinde kullanılan tanı yöntemlerini değerlendirerek en etkili tanı yöntemlerini belirledi. Çalışmada, COVID-19 hastalığının tanı yöntemleri yayınlanmış mevcut kanıtlara ve klinik uygulamalara dayanılarak incelendi. Veriler, Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinden fuzzy-PROMETHEE ile analiz edildi. Sonuçların güvenilirliği ise fuzzy-TOPSIS yöntemi ile test edildi. Bu yöntemler mevcut tüm alternatiflerin uzmanlarca önemli bulunan tüm kriterlerin birlikte analitik olarak incelenerek en iyi alternatifin matematiksel olarak belirlenmesine yardımcı olmaktadır. Araştırmada COVID-19 tanısında kullanılan mevcut tekniklerin tümü değerlendirildi. Ve Birçok Kriter Kullanıldı… Yakın Doğu Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan analizde, COVID-19 tanısında kullanılan tekniklerin değerlendirilmesinde sensitivite, spesifite, maliyet, kullanılabilirlik durumları, yanlış pozitif veya yanlış negatif sonuç verme olasılıkları, hastalığın tüm evrelerinde uygunlukları, eğitim veya ekipman gereksinimleri gibi en önemli faktörler kriter olarak belirlendi. Fuzzy PROMETHEE ve Fuzzy TOPSIS analizi sonucu elde edilen sıralama sonuçları birbirini doğrulayarak COVID-19 tanısında Bilgisayarlı Göğüs Tomografisinin en etkili yöntem, nazo/orofarengeal sürüntü PCR testinin ise en etkili ikinci yöntem olduğu belirlendi. Ayrıca araştırıcılar tarafından COVID-19’un doğru tanısında tek başına bir yöntemin yeterli olmadığı, ülke koşulları çerçevesinde birden fazla yöntemin kullanılmasının doğru bir yaklaşım olacağına işaret edildi. Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) araştırmacıları tarafından yürütülen araştırmanın sonuçları bilim dünyasıyla da paylaşılmak üzere bilimsel bir dergiye gönderildi.

Yakın Doğu Üniversitesi Times Higher Education Tarafından Açıklanan “2020 Dünya Üniversitelerin Etki Sıralamasında” “Eğitim Kalitesi” Alanında Dünyada 101-200 Bandında, Türkiye’de 2., KKTC Üniversiteleri Arasında ise 1. Sırada Yer Aldı

Yakın Doğu Üniversitesi Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE) yaptığı 2020 Dünya Üniversiteleri Etki Sıralaması”nda, Eğitim Kalitesi (Quality Education) alanında 101-200 bandında yer alarak üstün bir başarı elde etti. Yakın Doğu Üniversitesi Türkiye Üniversiteleri arasında 2., KKTC Üniversiteleri arasında ise 1. Sırada… Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, öğrenim, araştırma, akademik kaynak gösterimi, endüstriyel bağlantılar, uluslararası vizyon ve öğretim kalitesi kriterlerine göre yapılan ve dünyanın önde gelen üniversitelerinin yer aldığı sıralamada Yakın Doğu Üniversitesi, Dünyadaki’daki tanınmış bir çok üniversiteyi geride bırakarak “THE 2020 Dünya Üniversiteleri Etki Sıralaması”nda” 101-200 bandında yer aldı. Kuzey Kıbrıs’tan iki üniversitenin yer aldığı sıralamada, Türkiye’den ise 35 üniversite yer alıyor. Yakın Doğu Üniversitesi listede bulunan Türkiye Üniversiteleri arasında 2., KKTC Üniversiteleri arasında ise 1. Sırada yer aldı. THE 2020 Dünya Üniversiteleri Etki Sıralaması listesine Times Higher Education web adresinden ulaşılabilir. BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Bağlamında Değerlendirmeler Yapıldı… Söz konusu liste, dünyanın her yerinden üniversitelerin sosyal ve ekonomik etkilerini Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda sıralanıyor. Çeşitli hedef kriterleri doğrultusunda hazırlanan listede, Sağlık ve Refah, Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar ile Kaliteli Eğitim Hedefleri başta olmak üzere, Cinsiyet Eşitliği, İyi İş ve Ekonomik Büyüme, Endüstri, Yenilik ve Altyapı, Azaltılmış Eşitsizlikler, Sürdürülebilir Şehir ve Toplumlar, Sorumlu Tüketim ve Üretim, İklim Çalışmaları, Hedefler İçin Ortaklıklar gibi birçok hedef bağlamında dünya genelindeki üniversiteler değerlendiriliyor. Evrensel Eylem Çağrısı Yapılıyor… BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegeni korumak, tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için oluşturulmuş bir evrensel eylem çağrısıdır. İlk kez bu hedefler doğrultusunda bir liste hazırlayan Times Higher Education, dünya genelindeki üniversiteleri daha iyi bir yaşama katkıda bulunmaları için teşvik etmeyi amaçlıyor. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Araştırmacı Kimliğimiz Bizi 2020 Yılında Dünyanın İlk 500 Üniversitesi İçerisine Girme Hedefimize Taşıdı…” Yakın Doğu Üniversitesi’nin son yıllarda eğitim kalitesini artırma alanında yapmış olduğu yoğun çalışmalar ve bilimsel araştırmalarla listede üst sıralarda yer almasında etkili olduğunu belirten Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, bilgi ve birikimlerini toplumum faydasına kullanan “4. Nesil Üniversite” anlayışı ile başarıya adım adım ilerlediklerini söyleyerek, Times Higher Education tarafından açıklanan “2020 Üniversiteleri Etki Sıralamasında” dünya üniversiteleri arasında eğitim kalitesi alanında 101-200 bandında yer almalarının büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Üniversitelerin, ülkenin bilgi ekonomisindeki potansiyelini geliştirmek ve pratik çözümler arama merkezleri olduğunu dile getiren Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Yakın Doğu Üniversitesi’nin ivme kazanan bilimsel çalışmaları, Ar-Ge faaliyetleri, inovatif ürünleri ve yerli teknolojiler üretilmesi çalışmaları ile bir ülkenin gelişmişliği ile yakından ilgili olan üniversite kalitesinin Dünya çapında tescillediğini belirtti. Prof. Dr. Günsel, Dünya sıralaması listelerinde üst sıralarda yer alabilmek ve bu sıralamalarda kalıcı olmak için kendilerine düşen görevleri yerine getirebilmek için hep birlikte yoğun ve sistemli bir çalışma içerisinde olduklarını kaydetti. Dünya üniversitelerini değerlendiren kuruluşların üzerinde durdukları kriterler arasında ön sırada yer alan öğretim üyelerinin bilimsel yayın sayısı ve atıf raporları ulusal ve uluslararası yayın üretim performanslarına büyük önem verdiklerini anlatan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “2019 yılında Web of Science ve Scopus gibi uluslararası indekslerde taranan dergilerde 1,400’ün üzerinde bilimsel yayın yaparak öğretim üyesi ve öğretim elemanı başına düşen makale sayısı oranlarında Türkiye’deki Devlet ve Vakıf Üniversiteleri arasında “Üçüncü”, Kıbrıs’taki Üniversiteler arasında ise “Birinci” sırada yer almamız bunun en önemli örneğidir. Öğretim üyelerimizin ihtiyaç duyduğu eğitim ve çalışma ortamını hazırlayarak, altyapı ve teknolojik kapasitemizi sürekli güncelleyerek onlara desteğimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bizler için ayrı bir övünç ve mutluluk kaynağı olan bu başarıyı elde etmemize katkı koyan tüm mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Üniversitemiz ileri düzey araştırma merkezleri, laboratuvarları, uygulama birimleri, motivasyonu artırılmış, yenilikçi ve deneyimli öğretim üyeleri ve tüm birimleri ile bir bütün olarak uyum içinde, doğru ve güçlü bir stratejik yol takibi ile dünyanın en iyi üniversiteleri arasında girerek ülkemizin adını duyurmada önemli bir misyonu üsteleniyor. Yalnızca yarının Kıbrıs’ını değil yarının dünyasını bilimle inşa etme misyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Valentina Mukhacheva, Kovid 19 ile Mücadeleyi Tuvale Resmetti

Sanatçılar, dünyayı saran ve yüzbinlerin ölümüne neden olan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadeleye destek vermek ve farkındalık yaratmak için resimlerini tuvallere yansıtmayı sürdürüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Valentina Mukhacheva’da dünya geneline yayılan koronavirüs (Kovid-19) ile mücadeleye farklı bir bakış açısı ile dikkat çekmek üzere tuvale yansıtarak duygularını dile getirdi. Sanatçı Valentina Mukhacheva, pandemiden ötürü karantina altında olmanın kendilerini sanattan yoksun bırakamayacağını ve farkındalık yaratarak resimlerini tuvale aktardığını belirtti. Valentina Mukhacheva, bu süreç içinde çağrı ve uyarıların dikkate alınması gerektiğinin altını çizerek #evdekalın çağrısı yaptı. Açıklamada, sanatçıların Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün ortaya çıkardıkları eserleri ile mücadeleye destek verecekleri ifade edildi… Valentina Mukhacheva Kimdir? 1972 yılında Kazakistan Cumhuriyeti’nin Tselinograd şehrinde doğdu. Liseden mezun olduktan sonra Tselinograd Sanat Fonu’nda grafik tasarımcı olarak çalıştı. 1997 yılında Yekaterinburg’deki I.D Şadra Sanat Koleji’nde, resim ve pedagoji bölümünden mezun oldu . Çocuk Sanat Okulu’nda resim, şövale kompozisyonu öğretmeni olarak çalıştı; ayrıca ‘A-Film’ stüdyoda animatör olarak çalıştı. 1998-2003 yılları arasında Ural Devlet Mimarlık ve Sanat Akademisi’nde anıtsal ve dekoratif sanat bölümünde ‘ anıtsal sanatçı’ konusunda uzmanlaştı. 2003 yılından bu yana, Ural Devlet Mimarlık ve Sanat Akademisi, Kompozisyon ve Sanatsal Hazırlık Bölümü’nde resim ve çizim öğretimi yardımcı doçent olarak çalışmaktadır. 1998 yılında sergi faaliyetlerine başladı. Sanatçı ulusal ve uluslararası yaklaşık 75 sergi ve yarışmaya katıldı. 9 kişisel sergi açtı. 2007’den beri Rusya Sanatçılar Birliği üyesi, 2008’den beri Sverdlovsk Bölgesindeki Kültür Bakanlığı üyesidir. Eserleri Rusya’daki müzelerin yanı sıra Rusya, Kazakistan, Almanya, Fransa’daki özel koleksiyonlarda da yer almaktadır.

‘Yakın Mimarlık’ Dergisinin 2020 Nisan Sayısı Yayınlandı…

Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi bünyesinde, ilk sayısı 2017 Ekimde yayınlanan ve bilimsel makalelerle mimarlık alanına katkı yapan ‘Yakın Mimarlık’ dergisinin 2020 Nisan sayısı (Cilt 3 Sayı 2) online olarak yayınlandı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, yılda iki kez Nisan ve Ekim aylarında dijital olarak yayınlanan ‘Yakın Mimarlık’ dergisine yakinmimarlik.neu.edu.tr adresi üzerinden erişilebiliyor. Hakemli bir yayın olan dergide Mimarlık, İç Mimarlık ve Peyzaj Mimarlığı konularında özgün, bilimsel makaleler yer alıyor. Doç. Dr. Zihni Turkan “Yakın Mimarlık dergisi ile Mimarlık alanına ciddi katkılar sağlıyoruz” … ‘Yakın Mimarlık’ dergisi editörü Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zihni Turkan, derginin bu sayısının içinde bulunduğumuz olağanüstü durum ve karantina günlerinde özverili çalışmalarla hazırlanarak, okurlarına sunulduğunu söyledi. Doç. Dr. Turkan, “Dergimizin bu sayısını, dünyamız için çok özel bir zaman dilimini teşkil eden salgın bir virüsle mücadeleyle sağlıklı olarak hayatta kalma çabası verilen oldukça hassas günlerde hazırlayıp sizlere ulaşabiliyoruz. 10 Mart 2020 tarihinden itibaren, Kuzey Kıbrıs’ta da “evinde kal”, “güvende kal” sloganlarıyla dünyada hızla yayılan salgın hastalık için tedbirler alınarak alışılagelmiş yaşamımızdan farklı bir yaşam düzenine zorunlu kaldık. Üniversitemizin de kampüste eğitime ara vermesi ile öğrencilerimizle dijital eğitim modeliyle buluştuk ve tüm akademik çalışmalarımızı bu sistemle yürütmeye yönlendik. Tüm bunlar yaşanırken ilan edilen; “Pandemi Mimarisi, Uluslararası Fikirler Yarışması” ise mimarlığın, insan sağlığı ile güçlü ilişkisini ortaya koyarak, insanlık için önemini vurguladı. Gerek yeni bir akademik dönemin başlangıç çalışmaları, gerekse virüs salgını nedeniyle değişen çalışma koşulları içerisinde, değerli makaleleriyle dergimize katkı yapanların yanı sıra dergimizin yeni sayısıyla sürdürülebilirliğinin sağlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Bu sayımızla dergimizin üçüncü yayın yılını tamamlarken, sayımızı, içinde bulunduğumuz hassas sağlık koşullarından dolayı planlanan çeşitli aktivitelerin gerçekleştirilemeyeceği “2020 Sinan Haftası”nda, ünlü üstat Mimar Sinan’a atfederek bu önemli haftaya katkı sağlamak bizim için onur ve mutluluk kaynağıdır. Daha nice sayılarımızda sağlıkla, mutlulukla tekrardan buluşmayı diler, olumlu umutlarınızın eksilmemesini temenni ediyoruz” ifadelerini kullandı.
tercih robotu