Sanatçı Erdal Aygenç, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Çizdi… Aygenç; Korona Günlerinde Tecrit Sanatın Üretilmesine Engel Olmamalı

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı, sanatçı Prof. Dr. Erdal Aygenç, Korana günlerinde üç akrilik resmi, ev ortamında var olan malzemelerle boyadı. Sanatçı, her üç tuval de daha önce yarım kalan, bitmemiş resimleri yeniden değerlendirerek gerçekleştirdiğini belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, sanatçı Erdal Aygenç, üretim alışkanlığı olan bir kişinin böylesi bir ‘tecrit’e hazırlıksız yakalanması onun bir şekilde sanat üretmesine engel olmamalı çünkü sanatsal üretim süreklilik göstermeli dedi. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün bir sanatçının üç eseri ile Kovid-19’un tecrit günlerinde resim, baskı resim, grafit gibi eserlerle paylaşmaya devam edeceği bildirildi. Prof. Erdal Aygenç kimdir? 5 Haziran 1959’da Hopa’da doğdu. İlk ve Orta Öğrenimini Hopa’da, Lisans Eğitimini Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi Resim-İş Eğitimi Bölümünde tamamladı.1986 yılında Yüksek Lisans, 1992 yılında Doktora/Sanatta Yeterlik derecelerini kazandığı Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünde 1985-2006 yılları arasında sırası ile Araştırma Görevlisi, Öğretim Görevlisi ve Yardımcı Doçent olarak çalıştı; idari görevlerde bulundu, akademik kurullarda ve komisyonlarda görev yaptı. Çok sayıda Yüksek Lisans ve Doktora/ Sanatta Yeterlik tez danışmanlığı yürüttü; seçici kurul üyeliğinde bulundu. Sanat ve tasarım alanlarında makaleleri yayımlandı, sempozyumlarda bildiriler sundu, konferanslar verdi, oturumlar yürüttü, projelerde yer aldı, workshop çalışmaları gerçekleştirdi. Bugüne değin açtığı sekiz kişisel serginin yanı sıra çok sayıda yarışmalı, ulusal ve uluslararası sergiye katıldı. İkisi Belçika, biri Arjantin olmak üzere 3 uluslararası, bir ulusal yarışmada ödül kazandı. Ulusal ve uluslararası yarışmalarda jüri üyelikleri yaptı. Yapıtları yurtiçi ve yurtdışı koleksiyonlarda, müzelerde yer aldı. Akademik yaşamına 2006 yılından itibaren Yakın Doğu Üniversitesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinde Öğretim Üyesi olarak devam ediyor.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Anastasia Racovcena Koronavirüs ile Mücadeleye Fırçası ile Destek Verdi…

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması ile birlikte sanatçılar salgını ve mücadeleyi tuvallere yansıtmayı sürdürüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Anastasia Racovcena dünya üzerinde korku ve endişe ile takip edilen koronavirüs ile mücadeleye fırçası ile desteğini tuvale yansıttı. Sanatçı Racovcena , korona virüs’ün insanların üzerinde yarattığı olumsuz etkenlerden uzaklaşabilmek adına fırçasıyla tuvale yansıttığı eserlerini sanatseverlerle paylaştı. Sanatçı, yetkililerin çağrılarına kulak verilmesi gerektiğinin altını çizerek hem kendi sağlığımız hem toplum sağlığı için #evdekalın çağrısı yaptı. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün ayrı bir sanatçı tarafından resmedilerek, Koronavirüsü farklı bakış açılarıyla paylaşmaya devam edileceği bildirildi. Anastasia Racovcena Kimdir? 2002 yılında Komrat Devlet Üniversitesi’nden mezun oldu. Sanatçının eserleri Gagauzia’nın ana eğitim bölümünün koleksiyonunda bulunmaktadır. Gagavuzya Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından Eğitim Bakanlığı’nın kuruluşuna bir resim koleksiyonu yazdığı için teşekkür mektubu verildi. «Türksoy» örgütü ve Malatya kenti yönetimi tarafından Türk halkının uluslararası Türksoy sanat sergisine katılmasıyla birleşmesine katkılarından dolayı teşekkür mektubu aldı. Karma sanat sergilerine katıldığı için Kültür ve Turizm Ana Bölümü tarafından sayısız diplomalarına layık görüldü. Sanatçının resimleri Rusya (Moskova), Moldova (Kişinev), Gagavuzya (Comrat), Türkiye (Malatya), Bulgaristan (Sofya), Almanya (Mellrichstadt) gibi ülkelerin koleksiyonlarında bulunmaktadır. 2016 yılında Komrat şehrinde düzenlenen “Güzel sanatlarda Gagavuzya kadını” başlıklı karma sanat sergisine katıldı. Aynı yıl Türkiye’nin Malatya kentinde düzenlenen “TÜRKSOY” adlı uluslararası karma sanat sergisine katıldı. 2017 yılında Komrat şehrinde düzenlenen “Vatanın paleti” adlı karma sergisine katıldı. Gagavuzya sanat galerisinde 2 kişisel sanat sergisini düzenledi. Türkiye’de düzenlenen “TÜRKSOY” adlı 19. açık hava ressamlığında Gagavuzya’yı temsil etti. 2017-2019 yılları arasında Komrat kentinde düzenlenen “Bahar, Kadın, Aşk” adlı yıllık karma sanat sergisine katıldı.

Ellerinizi Dezenfekte Ederken Egzama Riskini Azaltın

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Serap Maden, Tüm Dünyayı İlgilendiren Bir Sorun Haline Gelen Koronavirüs Salgını Nedeniyle Özellikle El Hijyenine Yönelik Kullanılan ve Ciltte Alerjik Reaksiyonlara Yol Açabilen Dezenfektanların Zararlı Etkisinden Korunmaya Yönelik Önerilerde Bulundu. Tüm dünyayı ilgilendiren bir sorun olan “Koronavirüs”ün yayılımını engellemek için kişisel temizlik alışkanlıkları büyük öneme sahiptir. Koronavirüs yayılımını önlemek için yapılması gereken ilk ve en önemli adım ise elleri yıkamaktır. Eller en az 20 saniye süre ile sabunla ovalanarak yıkanmalıdır. El yıkamanın mümkün olmadığı ortam ve durumlarda ise eller yıkanana kadar el dezenfektanlarından yararlanılabilir. Peki, el hijyenini sağlamak için kullanılan dezenfektanlar sizce ne kadar masum? Son dönemde hayatımızın bir parçası haline gelen el dezenfektanları sık kullanımı halinde egzamaya davetiye çıkarıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Dr. Serap Maden, hijyen sağlamaya çalışırken karşı karşıya kaldığımız egzama riskini önlemeye yönelik uyarı ve önerilerde bulundu. Uzm. Dr. Serap Maden; “El Egzamaları Deride Kuruluk, Kızarıklık, Pullanma, İçi Sıvı Dolu Kabarcıklar, Çatlama, Kaşıntı ve Yara Gelişimi ile Kendini Gösteriyor.” Deride kuruluk, kızarıklık, pullanma, içi sıvı dolu kabarcıklar, çatlama, kaşıntı ve yara gelişiminin egzamanın belirtileri arasında yer aldığını ifade eden Uzm. Dr. Serap Maden, soğuk havalarda derideki nem oranının azalmasına bağlı olarak bu riskin arttığına dikkat çekti. Alerjiye yatkın bireylerde el egzamalarının daha da sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Serap Maden, sık su teması, sabun, deterjan, çamaşır suyu, plastik eldiven, kimyasal madde ve bazı kozmetik ürünlerin kullanımının el egzamalarını tetiklediğini söyledi. Uzm. Dr. Serap Maden; “Etkinliği Bilinen, Onaylı ve Nemlendirici Özelliği Olan Ürünleri Tercih Edin.” “Elleri sabun ve temizleyicilerle sık sık yıkamakla birlikte, alkol içerikli dezenfektan kullanımı deri bütünlüğünün bozulmasına ve alerjik maddelere duyarlılığın giderek artmasına sebep olmaktadır. Bu durum da el egzamalarına yol açabilmektedir.” diyen Uzm. Dr. Serap Maden, virüslerden koruyucu etkiye sahip, yüksek oranda (%70 ve üzeri) alkol içeren dezenfektan alırken, etkinliği bilinen, onaylı ve nemlendirici özelliği olan ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Egzamayı Önleyici Öneriler Birçok insanı etkileyen, ciddi bir viral salgına maruz kalınan bu dönemde elleri sık, doğru ve etkili bir şekilde yıkamanın önemini bir kez daha yineleyen Uzm. Dr. Serap Maden, el egzamasından korunmak için eller yıkanırken ve yıkandıktan sonra dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı; “Ellerinizi çok sıcak ve soğuk olmayan, ılık su ile yıkayın. Ellerinizi yıkarken cildi tahriş etmeyecek, nemlendirici içerikli sabunlar tercih edin. Sıvı sabun yerine kalıp sabun kullanmak egzama riskini azaltacaktır. Takıların altında kalan nem egzama riskini artırdığından ellerinizi yıkarken, takılarınızı çıkarın. Ellerinizi yıkadıktan sonra hemen kurulayıp, mutlaka nemlendirici bir kremle nemlendirin. Nemlendirici seçiminde parfümsüz ve parabensiz ürünleri tercih edin.”

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Kanat Bukezhanov Kovid-19 Salgınına Dikkat Çekmek Duygularını Tuvale Yansıttı

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması ile birlikte ressamlar da salgına dikkat çekmek ve mücadeleye farklı bir bakış açısıyla destek vermek için kendilerine has uslup ile eserlerini tuvale yansıtıyorlar. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Kanat Bukezhanov, dünya geneline yayılan salgın ve bulaşıcı korona virüse dikkat çekmek, verilen mücadeleye sanatsal bakış açısıyla destek vermek için duygularını tuvale yansıttı. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün ayrı bir sanatçı tarafından resmedilerek Kovid-19’u farklı bakış açılarıyla paylaşmaya devam edeceği bildirildi. Kanat Bukezhanov kimdir? 1967 yılında Kazakistan’ın Almatı şehrinde dünyaya geldi. Yazar ve sanatçıdır. Dışavurumculuk ve durumsal soyutlama sanat akımlarında çalışmaktadır. Çocuk ve yetişkin nesri yazmaktadır. Hikayeleri “Kar topu”, “Rus Hayatı”, “Foreign Backyard”, çocuk dergisi “Pampas” ve “Literra nova dergisi” gibi elektronik edebiyat dergilerinde yayınlanmaktadır. Kazakistanlı sanatçı Gani Bayanov’un atölyesinde eğitimini aldı. Yazma ve resim yapmanın farklı düzenli düşünme biçimleri olduğunu düşünüyor. Uzun yıllar noosfer resimlerini çizdi. Orta Asya “Alternatif Tezler” adlı karma çağdaş sanat sergisine katıldı. Astana’daki siyasi baskı kurbanlarına adanmış bir sergiye katıldı. Almatı’daki «Ev Q» Tiyatrosu’nda sürekli kişisel sanat sergilerini düzenliyor.

Hidroksiklorokinin Covid-19’u Önlüyor Mu?

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, Dünyayı Etkisi Altına Alan, Özellikle Kalp Hastalarında Yüksek Ölüm Riski Oluşturan Koronavirüs Covid-19’un Önlenmesinde, Hidroksiklorokinin (Ticari İsmi Plaquenil) İsimli İlacın Kullanıldığına ve Etkili Olduğuna Dair Dijital Platformlarda Dolaşan Söylemlerin Gerçeği Yansıtmadığına Dikkat Çekerek, Virüse Karşı Henüz Etkin Tedavi Sağlayan Aşı veya İlaç Geliştirilemediğini Bildirdi. Tüm dünyada devam eden çalışmalara rağmen halk sağlığını tehdit eden Covid-19’a karşı malesef henüz etkin tedavi sağlayan aşı veya ilaç geliştirilemediğini belirten Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, hastalığa neden olan virüsün etkisiz hale getirilmesinde bazı ilaçların kullanılabileceği yönündeki haberlerin de gerçekleri yansıtmadığını, özellikle hidroksiklorokininin, Covid-19 enfeksiyonunun önlenmesi amacıyla kullanılmasına ilişkin bilgi kirliliği bulunduğunu söyledi. “Hidroksiklorokinin ilacı, sıtma tedavisi ve korunmasının yanı sıra romatizmal hastalıkların tedavisinde de uzun yıllardır kullanılmaktadır. İlk olarak 1955’de üretilen ilacın, Covid-19 salgınında antiviral ve antibiyotik tedavileriyle birlikte kullanımında virüsü etkisiz hale getirebildiği gösterilmiştir.” diyen Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal, bugün sahip olunan güncel bilgilerin sadece Covid-19 salgınından ciddi şekilde etkilenmiş olan Çin tecrübelerine dayandığını, ilacın etkinliğiyle ilgili deneysel araştırmaların ise hala devam ettiğini belirtti. Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel; “Hidroksiklorokinin İlacının Doktor Kontrolü Dışında Kullanımı Ölümle Sonuçlanabilen Ciddi Kalp Hastalıklarına Neden Olabilir.” Hidroksiklorokinin ilacı kullanımının en sık kalp ve gözlerde olmak üzere oldukça önemli yan etkileri bulunduğuna değinen Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel açıklamalarına şöyle devam etti; “İlacın kullanım dozuna bağlı olarak kalp üzerinde etkileri ölüme kadar varabilmektedir. Kalp üzerinde toksik etkilere sahip olup, kalp kasının zayıf kasılmasına veya kalınlaşmasına bağlı (kardiyomiyopati) kalp yetmezliğine yol açabilmektedir. Kalp elektrik sisteminin olumsuz etkilenebilmesi nedeniyle de kalp pili ihtiyacı gelişebilecek ritim bozuklukları görülebilmektedir. Kalp atım dalgalarını etkileyerek “QT” aralığının uzamasına ve buna bağlı ani ölümle sonuçlanabilecek çok ciddi ritim bozukluklarına yol açabilmektedir. Ayrıca bu yan etkiler uzun veya kısa süreli kullanımda görülebilir. Bu nedenle ilacın kesinlikle doktor kontrolü dışında kullanımı sakıncalıdır.” Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel; “Sık Kullanılan İlaçlarla Etkileşiminde Zehirleyebiliyor ya da Tedavi Sürecini Bozabiliyor.” Kalp üzerindeki etkileri haricinde başta gözler olmak üzere, kan ve lenf sistemi, beyin ve duyu organları üzerine çok ciddi yan etkileri olduğu bilinen ilacın vücuttan atılımının böbrekler üzerinden gerçekleştiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, ilacın böbrek yetmezliğinde de dikkatli kullanımının hayati önem taşıdığını ifade etti. Bilinen yan etkileri haricinde, farklı ilaçlarla birlikte kullanımının başka sağlık sorunlarına da yol açabileceğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, hidroksiklorokininin birçok sık kullanılan ilaç ile etkileşime girdiğini, kullanılan ilaçların etkilerini artırıp zehirlenmeye yol açabildiği gibi etkinliğini azaltarak tedavi süreçlerini bozabildiğini de bildirdi. Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel konuyla ilgili açıklamalarına şöyle devam etti; “Şeker hastalığı olan kişilerde kullanılan insülin veya şeker hapları ile etkileşimi söz konusu olduğundan, kan şekerinde düşmeye yol açabilir. Kalp ritim problemi nedeni ile anti-aritmik ilaç kullanan kişilerde, ilaç doz ayarlanması hayati önem taşımaktadır. Kalp ritminde ölümcül olabilen “QT” uzamasına yol açması nedeniyle, antibiyotik gibi benzer etkilere sahip ilaçlarla kullanılması ölümcül olabilir. Epilepsi ve nöbet ilaçlarının etkinliğini azalttığından doktor tarafından doz ayarlaması yapılmalıdır.” Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel; “Hidroksiklorokinin, Sadece Enfeksiyon Hastalıkları, Göğüs Hastalıkları veya Romatoloji Uzmanları Tarafından Reçete Edilmesi Halinde Kullanılmalıdır.” “İlacın, Covid-19 virüsü ile bulaş olmadan veya bulaş olduktan hemen sonra yüksek riskli sağlık çalışanları ya da toplum tarafından enfeksiyonu engelleyici olarak kullanılmasının ne gibi sonuçlar doğuracağı henüz bilinmemektedir.” diyen Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, hidroksiklorokinin ile ilgili umut vaad eden çalışmalar olmasına rağmen, henüz yeterli düzeyde klinik çalışma bulunmadığına dikkat çekerek, ilacın doktor onayı ya da önerisi olmadan kullanılmasının sakınca yaratabileceğini, sadece enfeksiyon hastalıkları, göğüs hastalıkları veya romatoloji uzmanları tarafından reçete edilmesi halinde kullanımının doğru olacağını ifade etti.

COVİD-19 Pandemisi ile Mücadelede Yakın Doğu Üniversitesi Tarafından Üretilen Kişisel Koruyucu Ekipmanı Yüz Siperleri Sağlık Bakanlığına Teslim Edildi…

Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) ve NEU3D Laboratuvarı araştırmacıları ile GÜNSEL Mühendisleri tarafından, COVİD-19 pandemisi ile mücadelede sağlık çalışanlarının korunması için üretilen ilk seri “Yüz Siperi” Sağlık Bakanlığı’na teslim edildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ile Yakın Doğu Üniversitesi NEU 3D Laboratuvarı Direktörü ve Pediatri Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Emil Mamadov tarafından Sağlık Bakanlığı’na gerçekleştirilen ziyarette, seri üretime başlanarak üretilen koruyucu Yüz Siperleri, sağlık personellerine dağıtılmak üzere Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Dr. Ali Çaygür’e teslim edildi. Ziyaret sırasında Dr. Çaygür’e, yüz siperlerinin tasarım, üretim süreçleri ile koruyucu özelliği anlatılarak, yeni ekipmanlar için yürütülen çalışmalar hakkında da bilgiler verildi. Prof. Dr. Şanlıdağ: “Koronavirüs Savaşında Ön Sırada Yer Alan Sağlık Çalışanlarına Alkış Yetmez…” İlk seri Yüz Siperlerinin teslimi sırasında konuşan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ yaptığı konuşmada, Yakın Doğu Üniversitesi olarak tüm dünyayı saran ve insan sağlığını tehdit eden Yeni Koronavirüse karşı hem bilimsel hem de inovatif çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu bağlamda zor günler geçiren ülkemiz adına bilimsel olarak her türlü, araştırma ve çalışmayı yürüterek, görüş alışverişi yaptıklarını, bilgi birikimlerini devlet yetkilileri ile paylaştıklarını dile getiren Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, pandemi ile savaşta en ön sırada yer alan sağlık çalışanlarına sadece alkışın yetmediğini ifade etti. Prof. Dr. Şanlıdağ, “İnsan sağlığını tehdit eden Yeni Koronavirüse karşı alınacak tedbirler, korunma yöntemleri ile ilgili toplumu bilinçlendirme çalışmalarını yürütürken, bu savaşta en ön sırada yer alan sağlık çalışanlarını sadece alkışlamak yeterli değil, onlara destek olmak gerekiyor. Onların sağlıklı kalabilmesi, salgının önlenebilmesinin en önemli unsurlardan bir tanesidir. Sağlık personellerinin sağlığının korunabilmesi adına mühendislerimiz tarafından tasarlanarak seri üretimine başlanan yüz siperlerinin sağlık personellerine ücretsiz dağıtılacak olması da bizim için büyük bir onurdur. Yakın Doğu Üniversitesi olarak her türlü mücadelede tüm imkanımızı milletimizin ve insanoğlunun yararına sunmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. Doç. Dr. Emil Mamadov: “Hastalıkla Mücadelede Yeni Ar-Ge Çalışmarı Yürütüyoruz…” Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezine (DESAM) bağlı NEU3D Laboratuvarı Direktörü ve Pediatri Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Emil Mammadov ise, yüz siperinin tasarımının kendilerine özgü olduğunun altını çizerek, pandemi ile mücadelede yer alabilecek bazı ekipmanların da Ar-Ge çalışmalarını yürüttüklerini dile getirdi. Yüz siperi için bir çok yerle tasarımın paylaşıldığını ve dünyanın farklı ülkeleri ile Türkiye’de bulunan 3D Laboratuvarlar ile de salgının kontrolünde neler yapılabileceğini konuştuklarını anlatan Doç. Dr. Mamadov, üzerinde çalışmalar yürüttükleri diğer ekipmanlarla ilgili yakın zamanda paylaşımda bulunacaklarını söyledi. Üretim Kapasitesini 1.5 Saate Düşürdük… Yüz Siperinin üretim süreci ve özellikleri ile ilgili bilgiler de aktaran Doç. Dr. Emil Mamadov, Yakın Doğu Üniversitesi bünyesindeki bütün cihazları kullanarak ortalama 4-5 saat süren üretim kapasitesini 1.5 saate düşürdüklerini belirtti. Dr. Ali Çaygür: “Pandemi ile Mücadelede Yakın Doğu Üniversitesinin Tüm Teknik ve Teknolojik İmkanlarını Kullanması Memnun Edici…” Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Dr. Ali Çaygür de, Yeni Koronavirüs nedeniyle mücadelede dışarıdan malzeme getirilmesinin zor olduğu bir süreçte, Yakın Doğu Üniversitesi’nin yerli üretimle sağlık çalışanlarını korumak için sergilediği girişimin oldukça memnun edici olduğunu söyledi. Müsteşar Dr. Çaygür, tüm birimlerini, teknik ve teknolojik imkanlarını kullanarak Yeni Koronavirüs ile yurt genelindeki mücadeleye büyük katkı veren Yakın Doğu Üniversitesine şu ifadelerle teşekkür etti: “COVİD-19 salgınının yayılmasını önlemek için büyük mücadele verdiğimiz ve ekipman tedariğinin zor olduğu bir dönemde, Yakın Doğu Üniversitesinin hızlı bir şekilde tasarım yaparak, seri üretimine geçtiği yüz siperleri bu mücadelede yerli üretimin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Günlük üretim kapasitesini en yüksek standartlara çekerek mücadeleye hızlı bir şekilde destek veren, başta Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel ve Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel olmak üzere tüm Yakın Doğu Üniversitesi çalışanlarına teşekkür ediyorum.”

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Aidos Seydakul Kovid-19 Salgınına Dikkat Çekmek İçin Resmetti

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması ile birlikte resim sanatçıları da salgına dikkat çekmek ve mücadeleye farklı bir bakış açısıyla destek vermek için resmediyorlar… Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Aisdos Seidakul, dünya geneline yayılan ve binlerce insanın yok oluşuna neden olan koronavirüse dikkat çekmek, verilen mücadeleye sanatsal bakış açısıyla destek vermek için resmetti. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün ayrı bir sanatçı tarafından resmedilerek Kovid-19’u farklı bakış açılarıyla paylaşmaya devam edeceği bildirildi. Aidos Seydakul kimdir? 1993 yılında Kazakistan Almatı bölgesinde doğdu. 2016 yılında Abay ismini taşıyan , Kazakistan Ulusal Pedagoji Üniversitesi’nden mezun oldu. 2018 yılında Zhurgenov adını taşıyan Kazakistan Ulusal Sanat Akademisi’nden mezun oldu. 2015 yılından beri Kazakistan Cumhuriyeti Genç Sanatçılar Birliği üyesidir. Cumhuriyetçi sergilerin katılımcısıdr. 2006 yılında ‘Neva Paleti’ yarışmasını kazandı. 2015 yılında, ‘Kazakistan Hanlığının 550 yıldönümüne’ adanmış sergiye katıldı.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için Sanatçı Andrey Orazbayev Koronavirüs Salgınına Karşı Tepkisini İçsel İfadelerle Tuvale Taşıdı

Dünya genelinde yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılması üzerine sanatçı Andrey Orazbayev’de salgını ve mücadeleyi içsel ifadelerle tuvale taşıdı Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre sanatçı Andrey Orazbayev eserlerinde insan ve dünya arasındaki ilişkileri, zaman ve derinliği yansıtarak binlerce ölüme sebep olan koronavirüsü tuvale taşıdı. Açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hergün ayrı bir sanatçı tarafından resmedilerek, Koronavirüse karşı uyarı ve kurallara dikkat çekmek adına paylaşılmaya devam edileceği bildirildi. Andrey Orazbayev kimdir? 1963 yılında Pavlodar’da doğdu. Pavlodar Endüstri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldu. Grafik tasarımcı okulunda , Omsk Devlet Pedagoji Enstitüsü sanat ve grafik bölümünde okudu. Uluslararası Rusya Sanatçılar Birliği ve Kazakistan Sanatçılar Birliği üyesidir. 1994’te avangard sanatçı “Yeni Bozkırlar” adlı Pavlodar sergiye katıldı. Güzel sanatların füzyon tarzında ve tiyatro performansında çalışan bir performans sanatçısı olarak bilinir.

Covid-19’a Karşı Bağışıklık Sistemini Güçlendirme Önerileri

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, Dünyayı Etkisi Altına Alan Covid-19’a Karşı Alınabilecek Koruyucu Önlemlerden Birinin, Yeterli ve Dengeli Beslenme ile Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek Olduğunu İfade Etti. Covid-19’dan Korunmanın, Tedavi Olmaktan Çok Daha Basit Olduğunu Belirten Arslansoyu, Bunun, Koruyucu Sağlık Hizmetleri Veren Uzman Görüşlerini Dikkate Almakla Mümkün Olabileceğini Söyledi. Dünyayı etkisi altına alan Covid-19’un adamızda da görülmesi, halk arasında panik ve endişe yaşanmasına neden olmuştur. Basın yayın organlarında ve sosyal medyada uzmanlar tarafından virüse karşı koruyucu önlemlerden ve güvenli hijyen kurallarından sıkça söz edilmektedir. Tüm bunların yanı sıra güçlü bir bağışıklık sistemi de virüsle mücadelede en etkili silahlardan biri olarak belirtilmektedir. Arslansoyu; “Güçlü Bağışıklık Sistemi için Yeterli ve Dengeli Beslenin, Kaliteli Uyku Uyuyun ve Egzersiz Yapın.” Özellikle yeterli ve dengeli beslenme, kaliteli ve yeterli uyku ile ev içerisinde yapılabilecek egzersizlerle bağışıklık sisteminin güçlendirilebileceğini belirten Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, tek yönlü beslenmenin ya da vitamin takviyeleri ile bağışıklık sistemini güçlendirmenin mümkün olmadığını ifade ettiği açıklamalarında şunları söyledi; “Bağışıklık sistemi çok kompleks bir yapıya sahiptir. Düşünüldüğünün aksine, bağışıklık sistemini güçlendirmek için belli bir “mucizevi besin” yoktur. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için yeterli ve dengeli beslenmek çok önemlidir. Yetersiz ve dengesiz beslenen kişilerin bağışıklık sistemi, yeterli ve dengeli beslenen kişilere göre çok zayıftır. Tek yönlü beslenerek ya da bazı vitamin takviyelerini kullanarak bağışıklık sisteminizi güçlendiremezsiniz.” Arslansoyu; “Yeterli ve Dengeli Beslenme, Tüm Besin Gruplarına Günlük Beslenmede Yer Vermekle Mümkündür.” “Bağışıklık sisteminizin güçlü olması, tükettiğiniz öğünlere, aldığınız karbonhidrat, protein, yağ miktarı, vitamin ve minerallere bağlıdır.” diyen Banu Özbingül Arslansoyu, hiçbir ögenin tek başına vücutta görev yapamadığının unutulmaması gerektiğini söyledi. Bazı minerallerin daha iyi emilimi için vitaminlere, bazı vitaminlerin ise emilim için yağa ihtiyaç duyduğunu hatırlatan Arslansoyu, bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirmek için bazı yiyeceklere ya da preparatlara yönelmek yerine, yeterli ve dengeli bir beslenme programı çerçevesinde tüm besin gruplarına günlük beslenmede yer verilmesi gerektiğini belirtti. Arslansoyu; “Çeşitli ve Rengarenk Beslenin.” “Et, yumurta ve kuru baklagiller, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyveler ile tam tahıl içeren gıdalar bağışıklık sisteminizin güçlü olması için tüm vitamin ve mineralleri içlerinde barındırırlar.” diyen Arslansoyu, bu bağlamda çeşitli ve rengarenk beslenmeye, hazır gıdalardan uzak durmaya özen gösterilmesi gerektiğine dikkat çekti. Arslansoyu; “Günde Bir Portakal Yeterli.” Her gün yeterli miktarda alınan C vitamininin bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli rol oynadığını belirten Banu Özbingül Arslansoyu, C vitamini denince akla ilk olarak portakal geldiğini ve günde tüketilen bir portakalın, günlük C vitamini ihtiyacını karşıladığını söyledi. Bir portakal, bir adet kivi, iki adet mandalina ya da bir porsiyon brokoli ile değiştirilebilmektedir. C vitamini içeren besinlerin tüketim şekline de değinen Arslansoyu şöyle devam etti; “C vitamini erken kayba uğrayan hassas bir vitamindir. Meyveleri kesip beklettikçe, suyunu sıktıkça ya da metal bıçaklarla dilimledikçe C vitamini değerleri azalmaktadır. Bu yüzden meyve ve sebzeleri dilimledikten sonra bekletmemeli, hemen tüketmelisiniz. Besinleri nasıl tükettiğinizin, aslında ne tükettiğinizden çok daha önemli olduğunu unutmayınız.” Arslansoyu; “Bir Küçük Boy Patates Günlük A Vitamini İhtiyacını Karşılıyor.” C vitamini gibi bağışıklık sisteminin güçlenmesinde önemli rolü bulunan A vitamininin en çok balık, karaciğer, süt, yumurta sarısı, ıspanak, havuç gibi besinlerde bulunduğunu söyleyen Arslansoyu, bir küçük boy patatesin günlük A vitamini ihtiyacını karşıladığını kaydetti. Arslansoyu; “D Vitaminin En Önemli Kaynağı Güneş.” Bağışıklık sisteminin güçlenmesinde büyük önem taşıyan vitaminlerden bir diğeri olan D vitaminin eksikliğinde hastalıklara karşı direncin düşeceğini ifade eden Arslansoyu, “Somon, tuna, sardalya gibi yağlı balıklar ile yumurta ve karaciğer D vitamini içeren besinlerdir. Fakat hiçbiri zengin kaynak değildir. Günlük beslenme ile D vitamini eksikliğini gidermek imkansızdır. En önemli kaynak güneştir. Güneşten çok fazla faydalanamadığımız bu soğuk günlerde doktor kontrolünde yapılacak değerlendirmelerle preparatlardan destek almanız büyük önem arz etmektedir.” dedi. Arslansoyu; “Günde Bir Avuç Ceviz, Fındık, Badem gibi Yağlı Tohumlar Bağışıklık Sisteminin Güçlenmesine Katkı Sağlıyor.” Bağışıklık sistemini güçlendiren diğer bir grup olan B vitaminlerinin tam tahıllı gıdalarda, süt ve süt ürünlerinde, yeşil yapraklı sebzelerde, et ve balıkta bulunduğunu belirten Banu Özbingül Arslansoyu, ceviz, fındık, badem, ayçiçek ve zeytin yağında bulunan E vitaminin ise mutlaka her gün yeterli miktarlarda alınması gereken bir vitamin grubu olduğuna dikkat çekti. Arslansoyu, gün içerisinde yaklaşık bir avuç içi kadar tüketilecek ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumların bağışıklık sistemine olumlu etkileri olduğunu söyledi. Minerallerden çinkonun yine bağışıklığı güçlendirmede önemli rolü olduğunu ifade eden Arslansoyu, aynı şekilde demir, bakır ve selenyumun da bağışıklık sisteminin iyi çalışması için gerekli olduğunu belirtti. Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Bitki Çayı Herhangi bir sağlık problemi olmayan kişilerin, bağışıklığını, yeşil çay, zencefil, bal, limon ve karabiberle hazırlanacak bitki çayı ile destekleyebileceğini kaydeden Arslansoyu, bitki çayının vücuda sağladığı yarara ilişkin şunları söyledi; “Siyah çayın doğada bozulmamış ve işlenmemiş hali yeşil çaydır. Bu nedenle yapısında çok fazla mineral bulunur. Çayınıza ekleyeceğiniz bal ile hem çayın lezzeti hem de antioksidan etkisi arttırılabilir. Zencefil de bal gibi iyi bir antioksidandır. Toz yerine tazesini kullanmak daha fazla yarar sağlayacaktır.”

Yakın Doğu Üniversitesi COVİD-19 Pandemisi ile Mücadelede Kişisel Koruyucu Ekipmanı “Yüz Siperi” Seri Üretimine Başladı…

Yakın Doğu Üniversitesi tarafından üretilen “Yüz Siperi” Sağlık Çalışanlarına Ücretsiz Dağıtılacak. COVİD-19 Pandemisi ile mücadelede sağlık çalışanlarının korunması için Yakın Doğu Üniversitesi DESAM Enstitüsü ve NEU3D Laboratuvarı araştırmacıları ile GÜNSEL Mühendisleri tarafından geliştirilen “Yüz Siperi” seri üretimine başlandı. “Yüz Siperi”, kullanım önceliği olarak karantina alanında veya kesin/olası COVID-19 tanılı hastalar ile çalışan sağlık personellerine ücretsiz dağıtılacak. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Araştırma Merkezi (DESAM) Enstitüsü, NEU3D Laboratuvarı ve Günsel Otomotiv mühendislerinin ortak çalışmaları sonucu geliştirilerek sterilizasyon çalışmaları ve testleri başarıyla tamamlanan ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi doktorları tarafından test edilen “Yüz Siperi”nin seri üretimine başlandığı bildirildi. Standart cerrahi veya n95/ffp2 maskelere ek olarak yüz bölgesini damlacıklardan koruma özelliğine sahip olan Yüz Siperi iki parçadan oluşuyor. Vizör kısmı ile vizör tutucu parçanın montajı kullanıcı tarafından kolayca birkaç saniye içinde yapılabiliyor. Aynı zamanda vizör tutucu parçanın gaz sterilizasyona uygun olduğu da testler ile kanıtlandı. Sağlık personeli kullanım sonunda talimata uygun olarak vizörü ayırıp tutucu parçayı da gaz sterilizasyon (etilen oksit, formaldehit veya plazma) ünitesine gönderebilecekler. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel: “Pandemi ile Mücadelede Elele Verelim…” Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen Covid-19 salgınına karşı mücadelede en büyük görevin sağlık çalışanlarına düştüğünü ve bu durumda en önemli konulardan birinin sağlık çalışanlarının sağlığını korumak olduğunu belirten Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Yeni Koronavirüs karşısında mücadelede tüm imkanlarını seferber ettiklerini söyledi. Dünya genelinde bu mücadeleyi veren pek çok sağlık çalışanının virüsle enfekte olma riskinin yüksek olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “Vefakar ve büyük bir özveri ile görev yapan sağlık çalışanlarının virüsten korunması hayati önem taşıyor. Onlar için özel koruma önlemlerinin devreye sokulması kanaatindeyiz. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının sağlıklı olması halkın korunması anlamına geliyor. Evlerinde, çoluk çocuğu ve risk taşıyan yaşta akrabaları olan sağlık çalışanlarının maruz kaldıkları ve bir ihtimal kendilerinin de enfekte edebilecekleri virüslerden koruyabilmek için ihtiyaç olan ekipmanları üretmeye başladık. Üretimine başlanan “Yüz Siperi”, COVİD-19’la mücadelede görev yapan tüm sağlık personellerine ücretsiz olarak dağıtılacak. İnsanlığın büyük bir bilimsel ve toplumsal sınavla karşı karşıya olduğu bu mücadele toplum olarak bize düşen ise sadece ve sadece evde kalmak. Sağlık yetkilileri, koronavirüsten kendimizi nasıl koruyabileceğimize dair adım adım yönerge ve tavsiyelerde bulunuyor. Koronavirüsün yayılmasını yavaşlatmak, hayat kurtarmak ve sağlık sistemimizi korumak için elele mücadeleyi sürdürmeliyiz” şeklinde konuştu.
tercih robotu