Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyeleri Kıbrıs Türk Edebiyatında Öykü ve Romanın Gelişimini Değerlendirdi…

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Mustafa Yeniasır ve Doç. Dr. Burak Gökbulut, “Tarihsel Süreç İçerisinde Kıbrıs Türk Edebiyatında Öykü ve Romanın Durumu ve Gelişimi Üzerine Bir Değerlendirme” isimli makale yazarak, Kıbrıs Türk edebiyatında romanın nicel ve nitel özelliklerini anlattı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden verilen bilgiye göre, Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Yeniasır ile Doç. Dr. Gökbulut’un hazırladığı makale, Elazığ’da düzenli olarak yayınlanan kültür sanat dergisi “Bizim Külliye”de yayınlandı. Kıbrıs Türk edebiyatında, roman ve öykü türlerinin geçmişe oranla epeyce yol aldığı ifade edilen söz konusu çalışmada, millî romanların yanında barış, kardeşlik gibi evrensel temaların işlendiği romanların görüldüğü, gerçekçi, toplumcu gerçekçi, postmodern, fantastik, polisiye gibi romanlar yazıldığı belirtildi. Kıbrıs Türk Romanı ve Öyküsünün Geliştirilmesi için Önlemler Gerekiyor… Kıbrıs Türk edebiyatında romanın nicel olarak da özellikle 2000’li yıllardan sonra roman sayısında belirgin bir artışın olduğu görüldüğü ifade edilen çalışmada, Roman yazarları arasında ilk akla gelen isimlerin Hikmet Afif Mapolar, Özker Yaşın, İsmail Bozkurt, Bekir Kara, Özden Selenge ve Serpil Yalçın olduğu kaydedildi. Kıbrıs Türk romanının nitel olarak belirli eksiklikleri barındırdığına yer verilen çalışmada, Kıbrıs Türk romanının bugüne kadar edebiyat bilimi açısından yeterince ele alınmadığı, roman üzerine yeterli çalışmanın yapılmamış olması nedeniyle Kıbrıs Türk edebiyatında büyük bir boşluk meydana geldiği ifade edildi. Eski basım romanların topluma yeniden kazandırılması yönünde daha çok çalışmalar yapılması gerektiğine vurgu yapılarak, bu çalışmaların Kıbrıs Türk roman geleneğinin geliştirilmesine önemli bir katkı sağlayacağı anlatıldı. Kıbrıs’ın ve Kıbrıs Türk insanının aynası olacak roman ve öykünün gelişmesi için koruyucu, destekleyici ve özendirici önlemlere ihtiyaç bulunduğuna değinilen çalışmada, öykü üzerine yapılan çalışmaların hemen hemen yok denecek kadar az olduğundan söz edildi. Yürütülen çalışmaya ilişkin şunlar kaydedildi: “Kıbrıs’a özgülük, öykü türünde oldukça belirgindir. Çünkü öykücüler hep Kıbrıs olgusuna bağlı kalmışlardır; günlük yaşamı, sade insanları edebiyata almışlardır. Kıbrıs Türk edebiyatının özellikle öykü ve roman sanatları bakımından oluşumu-gelişimi incelediğinde, olumlu bir yolda olduğu gözlemlenebilir. Bu sanat alanlarında eserler veren yazarlar diliyle, üslubuyla ve ruhuyla ulusal bir Kıbrıs Türk edebiyatı yaratmaya, geliştirmeye ve yaşatmaya çalıştılar.”

Kazakistanlı üç sanatçının Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırladığı ve toplamda 86 eser içeren üç ayrı kişisel resim sergisi Turizm ve Çevre Bakanı Dt. Ünal Üstel tarafından açıldı

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırlanan Umirbek Tleuliyev’e ait “Boğalar” adlı 36 eser, Pyotr Kishkis’e ait “Hislerin Kronikleri” adlı 18 eser ve Guldana Zhurkabayeva’ya ait “Elektik Ben” adlı 32 eserden oluşan ve toplam 86 eserden oluşan üç ayrı kişisel resim sergisi Turizm ve Çevre Bakanı Dt. Ünal Üstel tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, açılışa, Turizm ve Çevre Bakanı Dt. Ünal Üstel, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Filiz Meriçli, Başbakanlık Başdanışmanı Dr. Ahmet Savaşan, Turizm ve Çevre Bakanı Özel Kalem Müdürü Batu Beyit, rektör yardımcıları, dekanlar, enstitü müdürleri, öğretim elemanları ve sanatçılar katıldı. Açılışta sırasıyla Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, kişisel sergileri açılacak Kazak sanatçılar; Umirbek Tleuliyev, Pyotr Kishkis ve Guldana Zhurkabayeva ile Turizm ve Çevre Bakanı Dt. Ünal Üstel birer konuşma yaptı. Prof. Dr. Şanlıdağ; “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi koleksiyonu, sanat tarihi bağlamında ülkelerini en iyi şekilde temsil edecek eserlerden oluşmaktadır.” Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, geçmişe ait izleri içerisinde barındıran, belli değerleri, görgü kurallarını ve beğenileri aşılayan bir toplumsal mühendislik aracı olan müzelerin, toplumun ve gelişimin hizmetinde olan, halka açık, insana ve yaşadığı çevresine tanıklık ettiği malzemelerin üzerinde araştırmalar yapan, toplayan, koruyan, bilgiyi paylaşan ve sürekliliği olan kurumlar olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Şanlıdağ, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin, pekçok ülkeden sanatçıyı bir araya getiren, yaratıcılıkta özgürlük sağlayan ve dünya sanatını bu coğrafyada birleştiren eşsiz bir eser olduğunu belirtti. “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, çağdaş estetik değerler ve anlayışlar düşünüldüğünde, ülkemizin, uluslararası platform ve kendi özvarlığına hitap eden önemli bir seçme, biriktirme, koruma ve sergileme işlevlerini yükümlenen bir kurum hüviyetindedir” diyen Şanlıdağ; “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi koleksiyonu, sanat tarihi bağlamında ülkelerini en iyi şekilde temsil edecek eserlerden oluşmaktadır.” dedi. “Kazakistan’da yaşanan uçak kazasından ötürü kardeşlerimizin acısını paylaşıyoruz.” Prof. Dr. Şanlıdağ; “Bugün üç Kazakistan sanatçısının kişisel sergisinin açılışında bir aradayız. Öncelikle Kazakistan’da meydana gelen uçak kazasında hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar dilerim” dedi. Prof. Dr. Şanlıdağ son olarak; “Sanatçılarımızdan Pyotr “Hislerin Kronikleri”, Guldana “Elektik Ben” ve Umirbek ise “Boğalar” isimli sergileriyle bizlerle birlikte olacaklar. Üniversitemiz tarafından gümüş anahtar ödülüne layık görülen her üç sanatçımıza da tebriklerimizi iletiyoruz. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesiyle birlikte birçok önemli projeye imza atan, hayatın her alanında tecrübeleriyle her daim yanımızda olan, önderlik eden, başta Suat Hocamız olmak üzere Günsel ailesinin her bir bireyine, bu önemli projeye destek sağlayan tüm sanatçılarımıza, çalışanlarımıza, katılımınız için içtenlikle teşekkür eder, mutlu, huzurlu, sağlıklı ve sanat dolu yeni bir yıl dilerim.” İfadelerini kullandı. Umirbek Tleuliyev; “Yeni yetenekler kazandım” Kişisel sergisi açılacak Kazakistanlı sanatçı Umirbek Tleuliyev, konuşmasının başında, “Muhteşem bir proje, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin organizatörlerine ve çalışma ekiplerine en içten duygularımla teşekkür etmek isterim” dedi. Üçüncü kez Kıbrıs Modern Sanat Müzesi sempozyumuna katıldığını ve her defasında kendisinin de yeni yetenekler kazandığını belirterek; “Ben kitap illüstratörüyüm ve hep A3 boyutlar ile çalıştım. Burada ise kozmik boyutları da keşfettim ve bence gayet organik oldu. Eserlerimin ana karakteri Boğa’dır, onu farklı açılardan göstermeye çabaladım. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi bizim Vernissage’mizdir ve 2019 yılını böylece kapatıyoruz. Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel başta olmak üzere, sizlere 2020 yılında sağlık, refah ve hayallerinizin gerçekleşmesini diliyorum.” Dedi. Guldana Zhurkabayeva; “Yaratıcılık dolu atmosfer, inanılmaz bir tempo, kendimizi ve yeteneklerimizi yeniden tanıma fırsatı yakaladık” Guldana Zhurkabayeva da, 50 gündür yaratıcılık dolu bir atmosferde, inanılmaz bir tempoda, kendimizi ve yeteneklerimizi yeniden tanıdık ve meslektaşlarımızla güzel muhabbetler yaşadık. Sn. Dr. Suat Günsel’e böyle bir fırsatı sunduğu için çok teşekkür ederim. Bugünü yaşıyoruz ki yarın onu tarih yapalım! Kıbrıs Modern Sanat Müzesi projesinde yer alan başta Dr. Suat Günsel’e ve ekibinize en içten duygularımla şükranlarımı sunarım” dedi. Pyotr Kishkis; “Güzellik aramada doğar ve sanat yolunda sadece cesur ve düşünen biri arayıcı olabilir. “ Pyotr Kishkis ise; “Bu sahneden bir çok sanatçı düşüncelerini paylaştı ve şükranlarını sundu. Ben de düşüncelerimi sizinle paylaşmak isterim. Atölyerimiz, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Yakın Doğu Üniversitesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti öyle bir yerdir ki burada kendi gücüne güveniyorsun ve inanıyorsun. Bu yer, sürekli yenilenen bir su pınarıdır. Burada ışık dolu bir hayatı tekrardan yaşadım. Birçok insanın arasında tekrardan kendimi buldum. Başka eserlerde, karakterlerde, renklerde kendime ait bir şey bulmaya, doğrusunu bulmaya çabaladım. Sn. Dr. Suat Günsel’e ve konuksever toprağınıza sonsuz minnettarım. Bu günlerde yanımda olan herkese teşekkür ederim! Güzellik aramadan doğar ve sanat yolunda sadece cesur ve düşünen biri arayıcı olabilir.” Bakan Üstel; “Yakın Doğu Üniversitesi farklı ülkelerden sanatçıları bir araya getirerek farklı kültürlerden birçok eseri ülkemizde sergilenmek üzere birleştiriyor” Turizm ve Çevre Bakanı Dt. Ünal Üstel de konuşmasına başlamadan önce, Kazakistan’da yaşanan uçak faciasında hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek, “Kardeş ülke Kazakistan’ın başı sağolsun her zaman yanındayız” dedi… Bakan Üstel, Yakın Doğu Üniversitesi’nin farklı ülkelerden sanatçıları bir araya getirerek farklı kültürlerden birçok eseri ülkemizde sergilenmek üzere birleştirdiğine değinerek; “Bugün de Kazakistanlı sanatçılar, Guldana Zhurkabayeva, Pyotr Kıshkıs ve Umırbek Tleulıyev’ın, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için ayrı ayrı özel olarak hazırladıkları sergilerinde birlikteyiz. Yakın Doğu Üniversitesi ve sanatçılarımıza ülkemize bu değerli kazanımları sağladıkları için teşekkür ediyorum.Yakın Doğu Ailesi “Müzelere destek, geleceğe destektir” sözünü kendine ilke edinerek ülkemize eşsiz değerler katmaya devam ediyor. Yapılan etkinlik ve çalışmalar bir yandan ülke tanıtımına fayda sağlarken, ülkemize gelen turistler için çok önemli çekim noktaları da oluşturuyor. Bakanlık ve Hükümetimiz adına değişik kültür ve sanatlarını ülkemizde buluşturan Yakın Doğu Ailesine ve Kazakistanlı sanatçılarımıza bir kez daha teşekkür ederken, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi’ne elimizden geldiği kadar destek olacağımızın sözünü veriyorum…” ifadelerini kullandı. Sanatçılara ULUĞ BEG ve Gümüş Anahtar onur ödülü takdim edildi, sergi kurdeleleri kesildi Konuşmaların ardından Turizm ve Çevre Bakanı Dt. Ünal Üstel tarafından kişisel sergileri açılacak Kazakistanlı sanatçılar, Umirbek Tleuliyev’e Alasya ödülleri kapsamında uluslararası resim ustaları ULUĞ BEG ödülü, Pyotr Kishkis ve Guldana Zhurkabayeva’ya Gümüş Anahtar Onur ödülü takdim edildi. Sergiler 10 Ocak 2020 tarihine kadar hafta içi 08.00-16.00 saatleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi İrfan Günsel Kongre Merkezi Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilecek.

Yakın Doğu FM 20 Yaşında…

Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde 2007 yılında yayın hayatına başlayan Yakın Doğu FM’in 20. Kuruluş yıldönümü, İletişim Fakültesinde düzenlenen kokteyl ile kutlandı. Kutlama kokteyline, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Biber, Yakın Doğu FM Müdürü, bölüm başkanları, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte konuşan İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Biber, bir eğitim ve uygulama radyosu olma sorumluluğunu da taşıyan radyonun daha büyük başarılara imza atacağına inanç belirterek, Yakın Doğu FM’in 20. yılını kutladı. Yenilikçi Anlayışla Yayınlarını Sürdürüyor… Yakın Doğu FM Müdürü Yrd. Doç. Dr. Sinem Kasımoğlu da, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel’in vizyoner kişiliğiyle hayat bulan, yalnızca İletişim Fakültesi öğrencilerine değil, tüm üniversite öğrencilerine kucak açan Yakın Doğu FM’in aynı yenilikçi anlayışla yayın hayatında 20 koca yılı doldurduğunu ifade etti. Yakın Doğu FM’in 20 yıl önce Yakın Doğu Üniversitesi kampusü içinde “köprü altında” küçük bir odada yayın hayatına başladığını belirten Yrd. Doç. Dr. Kasımoğlu, radyonun 2007 yılından itibaren Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Kompleksi’nde haftanın 7 günü 24 saat kesintisiz 88.00 FM frekansından yayınlarını sürdürdüğünü belirtti. Yrd. Doç. Dr. Kasımoğlu; “İçinde bulunduğu İletişim Kompleksi’ndeki tüm öğrenciler için, hem doğal ortamında öğrenme sürecini geliştirmek, hem de profesyonel yayıncılığın önemli ve vazgeçilmez noktalarının yakalanması amacıyla bir uygulama laboratuarı misyonu üstlenmekte olan Yakın Doğu FM’in, sahip olduğu imkânlarla öğrencilerin eğitim ve uygulama alanlarına önemli katkı sağlamaktadır” diye konuştu. 20. Yıl Pastası Kesildi… Etkinlikte konuşmaların ardından 20’inci yıl pastası kesilerek, gitar dinletisi yapıldı.

Eğitim Bilimlerinde Etik Değerler ve Cinsiyet Rolleri Konulu Seminerler İlgi Gördü…

Yakın Doğu Üniversitesi Uygulamalı Dil Bilimi Araştırma Merkezi (UDAM) tarafından düzenlenen aylık seminerler dizisi kapsamında, “Eğitim Bilimlerinde Etik Araştırma” ve tarafından “Söylemde ve Öğretmen Eğitiminde Cinsiyet” konulu iki farklı seminer düzenledi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Doç. Dr. Çise Çavuşoğlu tarafından “Eğitim Bilimlerinde Etik Araştırma” ve Uzm. Yağmur Raman Erkunt tarafından da “Söylemde ve Öğretmen Eğitiminde Cinsiyet” başlıklı seminerler gerçekleştirildi. Seminerlere akademisyenler, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri büyük ilgi gösterdi. Etik Değerlere Dikkat Çekildi… Doç. Dr. Çise Çavuşoğlu, “Eğitim Bilimlerinde Etik Araştırma” başlıklı seminerde, araştırma etiği hakkında detaylı bilgi vererek, güncel örneklerle özellikle etik başvuruları ve bilimsel çalışmaların yanı sıra etik açısından dikkat edilmesi gereken konular irdelendi. Eğitimdeki Cinsiyet Rolleri Konuşuldu… UDAM çatısı altında Uzman Yağmur Raman Erkunt tarafından ikincisi gerçekleştirilen “Söylemde ve Öğretmen Eğitiminde Cinsiyet” başlıklı seminerde ise, cinsiyetle ilgili çeşitli terminolojiler, kültürdeki cinsiyet rolleri ve söylem içerisindeki cinsiyetin, öğretmen eğitimindeki önemi, bilimsel verilerden örnekler verilerek katılımcılarla paylaşıldı.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırlanan ve Kazakistanlı dört sanatçının toplam 35 eserinden oluşan karma sergi ile yine Kazakistanlı dört sanatçının toplam 91 eserinden oluşan dört ayrı kişisel resim sergisi Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından açıldı.

Kazakistanlı dört sanatçı Abduakhat Muratbayev, Kanat Bukezhanov, Baktygerey Teleubay ve İlsuyar Kazakova’nın toplam 35 eserinden oluşan karma sergi ile yine Kazakistanlı dört sanatçı Muldir Sagyndykova, Nurbek Zhardemov, Oralbek Kaboke ve Salimgali Myrzashev’ın Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırladıkları ve toplam 91 eserden oluşan dört ayrı kişisel resim sergisi Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, açılışa, Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, Kurucu Rektör Dr. Suat İ.Günsel, rektör yardımcıları, enstitü müdürleri, dekanlar, öğretim elemanları, sanatçılar ve davetliler katıldı. Açılışta, Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Kazakistanlı sanatçılar adına Kanat Bukezhanov, kişisel sergisi açılacak olan Kazakistanlı sanatçılar; Muldir Sagyndykova, Oralbek Kaboke, Nurbek Zhardemov, ve Salimgali Myrzashev birer konuşma yaptılar. “Sanatla düş gücünü geliştiren toplumlar, daha çok güzellik ve mutluluk üretirler” Yakın Doğu Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, sanatın, sabır ve sürekli çabayla insanın yaratıcı bulgu ve yeteneklerini toplumun hizmetine sunduğunu, toplumun özgürlük ve güzellik anlayışını geliştirdiğini, tarihsel gelişim içinde, toplumların yaşadıkları ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel gelişmeleri estetik açıdan yansıttığını belirterek, sanatla düş gücünü geliştiren toplumların, daha çok güzellik ve mutluluk ürettiklerini ve özgürce paylaştıklarını vurguladı. Prof. Dr. Şanlıdağ; “Geçmişe ait izleri içerisinde barındıran, belli değerleri, görgü kurallarını ve beğenileri aşılayan bir toplumsal mühendislik aracı olan Müzeler, toplumun ve gelişimin hizmetinde olan halka açık, insana ve yaşadığı çevresine tanıklık ettiği malzemelerin üzerinde araştırmalar yapan, toplayan, koruyan, bilgiyi paylaşan ve sürekliliği olan kurumlardır. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, pek çok ülkeden sanatçıyı bir araya getiren, yaratıcılıkta özgürlük sağlayan ve Dünya sanatını bu coğrafyada birleştiren eşsiz bir eserdir. Yurtdışından 1500 sanatçı bu projenin bir parçası oldu. Bir o kadar sanatçı daha projede yer almak için sabırsızlıkla beklemektedir.” dedi. Prof.Dr. Şanlıdağ, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi’yle ilgili herkesin hemfikir olduğunu ve dünyada yeni bir akımın başladığını ifade ederek, projenin nereye evrileceği ve nasıl adlandırılacağı zamanla belli olacağını söyledi. Prof. Dr. Şanlıdağ ;“Tuvallerin boyut algısı değişti. Böyle yaratıcılık dolu bir atmosferde, yeni fikirlerin doğması çok heyecan verici” Prof. Dr. Şanlıdağ konuşmasına şöyle devam etti; “Sanatçıların ifadeleriyle tanımlamak gerekirse; fırça ustaları kurulan bu atmosferi bir peri masalı ya da cennete benzetiyor. Aynı zamanda da bunu bir nevi meydan okuma olarak da algılıyorlar ve daha iyi olabilir miyiz diye kendilerine soruyorlar? Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi ile tüm klişeler de yıkılmaya başlandı. Önceden bilinmeyen veya kullanılmayan teknikler kullanılmaya başlandı. Sanatçılar bir nevi kendilerini tekrardan keşfetmeye başladı. Tuvallerin boyut algısı değişti. Böyle yaratıcılık dolu bir atmosferde, yeni fikirlerin doğması çok heyecan verici olarak ve yeni keşifleri motive eden bir husus olarak görülmektedir.” dedi. Prof. Dr. Şanlıdağ, bugün de biri karma dördü kişisel olmak üzere 5 Kazakistan sanatçıları sergisi açılışında bir arada olunduğunu belirterek, başta bu projeye önderlik eden Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel’e, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nde birer tuğla oldukları için tüm sanatçılara, teşekkür ederek,bugün ödüle layık görülenleri kutladı. Bukezhanov ; “Bu proje yaratıcılığımızı, yeteneklerimizi stimule etmiş, yeni fikirlere ve deneyimlere itmiş oldu” Kazakistanlı sanatçılar adına konuşan Kanat Bukezhanov ise; “Tüm Kazakistan sanatçıları adına Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel’e ve genel olarak sizin mübarek toprağınıza teşekkür etmek isterim. Bu proje yaratıcılığımızı, yeteneklerimizi stimule etmiş, yeni fikirlere ve deneyimlere itmiş oldu. Ayrıca da, diğer Türk halklarını temsil eden sanatçılar ile aynı ortamda bulunma ve çalışma bizim kardeşlik, dostluk bağlarımızı ve ortak köklerimizin hissini tekrardan içimizde uyandırdı. Bu projenin büyümesine emek veren ve çaba gösteren herkese tekrardan teşekkür ediyorum. Bu günleri hiç unutmayacağız.” Dedi. Sagyndykova; “Bu sanat tapınağı olağanüstü bir geleceği bekler” Kişisel sergisi açılacak Kazakistanlı sanatçı Muldir Sagyndykova da; “Sizleri sergimizin açılışında görmekten mutluluk duyarız. Öncelikle Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel’e davet ettiği ve bölgesel bazda değil küresel çapta bu benzersiz ve muhteşem olan projenin bir parçası olma fırsatı sunduğu için teşekkür ediyoruz. Umut ediyoruz ki, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi açıldıktan sonra yıllarca var olacaktır ve bu sanat tapınağı olağanüstü bir geleceği de olacaktır. Meslektaşlarıma başarılar ve herkese sağlık ve mutluluk dilerim.” İfadelerini kullandı. Kaboke; “Korkuyorsan – başlama, başladıysan – korkma” Oralbek Kaboke ise ;” Konuşmama Cengiz Han’ın sözü ile başlamak isterim: ‘Korkuyorsan – başlama, başladıysan – korkma’. Bu sözler bizim bir nevi parolamız olmuştur. Her gün atölyelerimize zaman kaybetmeden gidiyorduk ki tekrar ve tekrar tuvallerimize dokunarak boyaların sırlarını onların üstüne dökelim. Bu sempozyuma katılmakla içimde olan sınırları aşmış oldum ve anladım ki imkansız diye birşey yoktur. Eminim ki Kıbrıs Modern Sanat Müzesi sadece Kıbrıs toplumun veya Türk dünyasının sanat merkezi olmayacaktır, onun sesi dünya çapında duyulacaktır. Herkes bilir, bir kelebek veya kuş nasıl uçar. Benim uçuşumu ise bu sergide görebilirsiniz. Sn. Dr. Suat Günsel, misafirperverliğiniz için çok teşekkür ederim” dedi. Zhardemov; “hayat kısadır, sanat sonsuzdur” Kisşisel sergisi açılacak bir diğer kazak sanatçı Nurbek Zhardemov da, Protokol ve davetlileri selamlayarak başladığı konuşmasında; “Kültür, insanın manevi beslenmesini sağlar. Seneler ve yüzyıllar geçecek, ancak o zaman da Kıbrıs Modern Sanat Müzesi o kültürü ve sanatı gelecek nesiller için koruyan bir aile ocağı olacaktır. Yarattığımız eserler, sadece Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’ne katkımız değildir, çocuklarımızın, torunlarımızın kültürüne ve dünya sanatına bir katkısıdır. Kıbrıs toprağı bizi birleştirdi, yaratıcılık dolu atmosferi bize sağladı, yeni arkadaşlarla buluşturdu ve böyle bir fırsatı sunduğu için Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel’e sonsuz minnettarız. Konuşmamı ünlü bir filozofun sözleri ile bitirmek isterim:’hayat kısadır, sanat sonsuzdur’.” İfadelerini kullandı Myrzashev; “Yüksek uçalım ve bu dünyanın kocaman göçebeleri gibi yaratıcı fikirlerimizle dünyayı sallayalım.” Kazak sanatçı Salimgali Myrzashev ise, “İlk geldiğimizde Sayın Günsel bize uçmamızı ve ne kadar yüksek uçarsak bize yardımcı olacağını söyledi. Ve ben uçtum. Tuvaldeki resimlerimin modern dili ile 2D grafiktir. Ben ise animasyon alanından geliyorum, boyutum 3D’dir. 3D’li uçmak isterim. Bu bağlamda Gumilev’in tutku ile, göçebelerle ve dünya ile ilgili çalışmalarını hatırlatmak isterim. Evet, ben bir göçebeyim! Gagarin de bir göçebeydi, Baikonur’dan uzak dünyalara, tüm insanlık için yeni yaşam alanları arayışında, bozkırlarımızdan çıkarak modern dünyada bir göçebe oldu… Yüce Cengiz Han! Sadece onun ismi dünyayı sarsardı.. Büyük İpek Yolu ve onun vasıtası ile kültürün gelişimi ve yayılması sağlanıyordu. Değerli meslektaşlarım! Yüksek uçalım ve bu dünyanın kocaman göçebeleri gibi yaratıcı fikirlerimizle dünyayı sallayalım. Elveda diyemiyorum. Yakın zamanlarda görüşmek üzere demek isterim. Her şey için teşekkürler” dedi. Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy; ”Sanat her şeyden daha güçlüdür. Sanatın gücü ile yola devam…” Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy’da, Bugün açılışı yapılacak serginin daha farklı geldiğini belirterek; “Herkes kendini aşmış durumda, herkesin söylediği sözler bir hikâye bir kitap olabilecek derecede önemli ve güzel. Herkes buraya hazırlıklı gelmiş ve bu hazırlığın da sebebi tabii ki etrafımızda gördüğümüz güzellikler. Az önce önümde bir yazı buldum. Yazıyı okudum, ondan da bir şeyler aldım. Bir sanatçımızın yazmış olduğu bir yazı gerçekten duygusal ve sanata karşı olan bakış açımıza yön verecek bir olay. Kendi sözleriyle misafir olarak geldiğimiz bu dünyada diyor. Ben bir sanatçı değilim, elime fırçayı alıp böyle bir güzelliği ortaya koyamam, belki yapmış olduğum görevde kendi alanımda başımızı zaman zaman sıkıntıya sokabilecek yasalarda olsun ve diğer konularda olsun bir şeyler yaratma yoluna gidebilirim. Ancak hepimiz misafir olduğumuz bu dünyanın içerisinde geriye bıraktığımızla övünmek ve gurur duymak isteriz. Bugün burada esasında bir gurur resmi var bu gurur resmi belki de bir sergi ama evrimleşerek çok daha farklı bir yere gidecek, bir müzeye dönüşecek. Yakın Doğu Üniversitesi’nin ortaya koymuş olduğu böyle büyük bir hazineyi böyle büyük bir zenginliği Modern Sanat Müzesi ile ileriye nasıl taşıyacağını ve ülkeye ne kadar faydalı bir iş yapıldığını dünyanın birçok ülkesindeki müzeleri düşündüğümüz zaman, herkesin hayatında bir kere görmek isteyebileceği bir müze ortaya çıkacak. Ben eminim ki bunun ortaya koymuş olduğu zenginlikle birçok insan da KKTC’de Yakın Doğu Üniversitesi’nin düşüncesiyle kurulan, belki de sadece Modern Sanat Müzesi ile de kalmayacak olan, belki de çok daha fazla müzelere de dönüşebilecek olan bir düşünceyle bu güzellikleri görmenin hazzını yaşıyor. Herkesin bir hayat hikâyesi var, burada şunu görüyorum ki her sanatçının ve her düşünen kişinin gerçekten de bir hayat hikâyesi var. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nde de bir hayat hikâyesi olacağına inanıyorum. Belki bundan on yıl sonra görebileceğimiz haz alabileceğimiz günleri hep birlikte yaşayacağız. Sanat her şeyden daha güçlüdür. Sanatın gücü ile yola devam…” Sanatçılara ödülleri ve teşekkür belgeleri takdim edildi, sergi kurdeleleri kesildi Konuşmaların ardından Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından Kazakistanlı Sanatçılar Abduakhat Muratbayev, Kanat Bukezhanov, Baktygerey Teleubay ve İlsuyar Kazakova’ya teşekkür belgeleri takdim edildi. Kişisel sergileri açılacak kazakistanlı sanatçı Muldir Sagyndykova ve Oralbek Kaboke’ye Kırgızistanlı Devlet Sanatçısı Dogdurbek Nurgaziev’in anısına gelecek vaat eden genç sanatçılara Alasya Ödülleri kapsamında verilen “DOGDURBEK NURGAZİEV” ödülü, Nurbek Zhardemov ile Salimgali Myrzashev’e ise Gümüş Anahtar onur ödülü takdim edildi. Sergiler , 10 Ocak 2020 tarihine kadar hafta içi 08.00-16.00 saatleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi sergi salonunda ziyaret edilebilecek.

Kazakistanlı Sanatçı Daurenbek Beknazarov ile Tacikistanlı sanatçı Bahrom İsmatov tarafından Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırlanan ve toplam 43 eserden oluşan iki ayrı kişisel resim sergisi Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından açıldı

Kazakistanlı sanatçı Daurenbek Beknazarov’a ait 21 eser ile Bahrom İsmatov’a ait 22 eserden oluşan iki ayrı kişisel resim sergisi Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, açılışa Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, rektör yardımcıları, enstitü müdürleri, dekanlar, öğretim elemanları, sanatçılar ve davetliler katıldı. Prof. Dr. Şanlıdağ; “Bahrom İsmatov, güneşin ayaklarındaki ülke Tacikistan’dan” Açılışta, Rektör yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, kişisel sergileri açılacak Tacikistan ve Kazakistan sanatçıları hakkında bilgiler vererek başladığı konuşmasında; “Bahrom İsmatov, güneşin ayaklarındaki ülke Tacikistan’dan. Tacikler her ne kadar Orta Asyalı diğer Türk halklarıyla dilsel bakımdan farklılıklar gösterseler de, milletler arasında kültürel bakımlardan büyük benzerliklere sahiptirler. Bilim, felsefe ve edebiyat alanında dünyaca tanınmış Ebu Reyhan Biruni, Firdevsi, İbn-i Sina, Nasır-ı Hüsrev ve Ömer Hayyam gibi önemli ortak değerlerimiz var. Prof. Dr. Şanlıdağ; “Daurenbek Beknazarov, bozkırda doğan bir medeniyetten Kazakistan’dan geliyor” Daurenbek Beknazarov ise, bozkırda doğan bir medeniyetten Kazakistan’dan geliyor. Kazakistan, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro, resim sanatı, mimari, müzecilik ve sanatın diğer dallarında önemli mesafeler almış bir ülke. Kazak insanının en eski vâroluş biçimi zamanla folklorik öğelere dönüşmeye başlayarak, çeşitli aşamalarla günümüz çağdaş Kazak sanatına ulaşmıştır. Kazak varoluş efsanelerinin izlerinden itibaren çağdaş Kazak sanatına uzanan estetik arayışların ve bu gelişimin Kazak resim sanatının üslûblarına yansıyışı, önemli bir sanat alanını oluşturmaktadır. Kozmik bir resim tasarımından, daha somut figüratif anlayışlara, oradan soyut resmin her bağlamındaki değişimlerin varan kavrayışlarına ulaşan Kazakistan resmi, destansı motiflerden en çağdaş geometrik izdüşümlerine kadar uzanmaktadır. Her iki sanatçının da ortak ülküsü, kuşkusuz, Türk dünyasının ülkemizde sanat yoluyla birleştirilme çabalarını desteklemek, Türk Sanatını ve dolayısıyla dünya sanatını coğrafyamızda yüceltmektir. Elbette bu yüce amaç Kıbrıs Modern Sanat Müzesi aracılığıyla olacaktır.” Dedi Prof.Dr. Şanlıdağ; “Bir yılda 1500’e yakın sanatçı, 224 sergi ve 20 Bin’den fazla eser” Prof. Dr. Şanlıdağ, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Proje’sinde bugüne dek yurtdışından 1500’e yakın sanatçının yer aldığını, üretilen eser sayısının 20 bini aştığını, kampüste faaliyet gösterecek olan tüm müzeler için biriken materyal sayısının ise 100 bine ulaştığını belirterek, bu yılın son 2 haftasında 17-30 Aralık tarihleri arasında 21’i kişisel olmak üzere 29 sergi, onlarca sanatçı ve sayısız eserin sanatseverlerle buluşuyor olduğunun altını çizdi. Prof. Dr.Şanlıdağ; “Bugünkü sergilerle birlikte bir yılda 224 sergiye ulaşmış, 2019 yılını ise toplamda 228 sergi ile kapatmış olacağız. Bu vesileyle Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi’nin mimarı başta Kurucu Rektörümüz olmak üzere Günsel ailesine, yoğun gündeminize rağmen bizleri yalnız bırakmayarak her daim aramızda olduğu için sayın Bakanımıza, sizlere ve tüm sanatçılarımıza şükranlarımızı sunarken, Beknazarov ve İsmatov’un kişisel sergilerinde keyifli dakikalar dilerim.” dedi. Bahrom İsmatov; “Bu dostluk ve ilham dolu atmosferde geçirdiğim, ürettiğim her an benim için paha biçilmez” Kişisel sergisi açılacak olan Tacikistanlı sanatçı Bahrom İsmatov ise, protokol ve davetlileri selamlayarak başladığı konuşmasında, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi’ne katılma teklifini büyük heyecan ve hevesle kabul ettiğini belirterek, böyle bir projenin bir parçası olmaktan gurur duyduğunu belirtti. İsmatov şöyle devam etti; “Dünyanın farklı köşelerinden gelen sanatçılar ile birlikte burada bulunmak benim için ayrı bir onurdur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarında, bu dostluk ve ilham dolu atmosferde geçirdiğim, ürettiğim her an benim için paha biçilmezdir ve bu zamanlarda yanımda olan herkesi asla unutmayacağım. Böyle bir fırsatı sunduğunuz için sonsuz minnetarım. Herkese başarılar ve refah dilerim” dedi. Daurenbek Beknazarov; “Bu projede bulunmaktan mutluyum” Kişisel sergisi açılacak olan Kazakistanlı sanatçı Daurenbek Beknazarov da protokol ve davetlilerin yanı sıra tüm Kıbrıs’a günaydın diyerek başladığı konuşmasında, Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel’in kendilerine bugün burada bulunma şansı verdiği için şükranlarını sundu. Daurenbek Beknazarov, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi’nde yer almaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek; “Size hayatta olan en değerli şeyi, sağlıklı ve uzun bir ömür dilerim. İyi ki varsınız. Ayrıca küratörlerimiz Sembigali Smagulova ve Orazbek Esenbayeva’ya teşekkür etmek isterim. Sergimin açılışına hoş geldiniz” ifadelerini kullandı. Bakan Taçoy; “Bu sanat eserleriyle Kıbrıs Modern Sanat Müzesi zirveyi aşmış durumda” Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy ise, bu sergide farklı bir felsefeyle karşı karşıya olunduğunu, salona girdiği andan itibaren daha farklı eserler gördüğünü, içinde canlandırmaya çalıştığını vurguladı… Bakan Taçoy; “Oturduğum yerden baktığım tabloda birçok şey görüp hissettim. Ayrı bir felsefe gördüm, ayrı bir olay gördüm, belki bir komplo gördüm ve bu tablodaki figür içerisinden figür çıktığını gördüm. Bu farklı bir olay ve bir yere doğru bir gidiş var. Kapıdan içeri girer girmez önünüze çıkan tablolara baktığınızda daha farklı şeyler hissediyorsunuz ve gördüğünüzü içinizde yaşatmak istiyorsunuz. Bu sanat eserleriyle Kıbrıs Modern Sanat Müzesi zirveyi aşmış durumda. Kıbrıs Türk halkının gerçek anlamıyla ihtiyacı olan yeni bir alan. Katkısı olan herkese teşekkür ediyorum.” Dedi. Sanatçılara Gümüş anahtar ve Dogdurbek ödülü takdim edildi, sergi kurdeleleri kesildi Konuşmaların ardından Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından, kişisel sergisi açılacak Tacikistanlı sanatçı Bahrom İsmatov’a Kırgızistanlı Devlet Sanatçısı Dogdurbek Nurgaziev’in anısına gelecek vaat eden genç sanatçılara verilen Alasya Ödülleri kapsamında verilen “DOGDURBEK NURGAZİEV” ödülü ile Kazakistanlı sanatçı Daurenbek Beknazarov’a gümüş anahtar onur ödülü takdim edildi. Sergiler, 03 Ocak 2020 tarihine kadar hafta içi 08.00-16.00 saatleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi sergi salonunda ziyaret edilebilecek.

Kanserle Mücadelede Umut Işığı… Yakın Doğu Üniversitesi İle Girne Üniversitesi Araştırmacıları Balon Balığı Toksininin Anti Kanser ve Analjezik Özelliklerini Araştıracak…

Yakın Doğu Üniversitesi ile Girne Üniversitesi araştırmacılarından oluşturulan çalışma grubu, Kuzey Kıbrıs kıyılarında bulunan balon balığının derisinde bulunan tetrodotoksin adlı maddenin kansere karşı kullanılabilen ilaç hammaddesi yapımına yönelik çalışmalar başlatıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kurulan ekibin ilk etapta, Kuzey Kıbrıs kıyılarından toplanacak balon balıklarında tetrodotoksin varlığını belirleyecekleri, daha sonra ise toksin barındıran balık türlerinden toksin izolasyon, pürifikasyon ve aktivite çalışmalarının yürütüleceği belirtildi. Balon balığının derisinde bulunan tetrodotoksin adlı maddenin kanser hücrelerinde metastazı önleyen etkileri olduğunu ve bu yönde araştırmalara gidileceğini belirten çalışma grubu, araştırmaların başarılı bir şekilde sonlandırılması ile ekosisteme zarar veren balon balıklarından elde edilecek etken maddelerin ilaç hammaddesi olarak ihraç edilerek ülke ekonomimize geri dönüşünün sağlanabileceği konusuna dikkat çekti. 2020 Yılında Çalışmalara Başlanacak… Yakın Doğu Üniversitesi tarafından finanse edilecek olan projeye 2020 yılında başlanacak. Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde kurulan araştırma grubunda Girne Üniversitesi’nden Prof. Dr. İlkay Salihoğlu, Yakın Doğu Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’nden Prof. Dr. Bilal Cem Liman, Tıp Fakültesi ve DESAM Enstitüsü’nden Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ ve Dr. Buket Baddal, Eczacılık Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Usama Alshana ile Yrd. Doç. Dr. Güner Ekiz yer alıyor. Kanser İlacı Yapımı ve Ağrı Kesici Özelliğine Yönelik Çalışmalar Yürütülecek… Akdeniz ekosistemine Kızıldeniz yoluyla geçiş yapan balon balıklarının çoğaldığına dikkat çeken araştırmacılar, yerli balıkların neslini tehdit eden ve etinin zehirli olması nedeniyle tüketilemeyen balon balıklarından kanser tedavisinde kullanılabilecek ve ilaç endüstrisinde değeri çok yüksek olan ilaç etken maddesi izole edilebileceğini belirttiler. Balon balıklarının iç organları, üreme organları, deri altı ve kas yapılarında yoğun bir şekilde bulunan tetrodotoksin maddesi, nörotoksin özelliği olması nedeniyle yüksek dozlarda maruz kalındığında insan vücudunda sinir sistemine zarar verebiliyor. Fakat çok az miktarlarda ve kontrollü bir şekilde kanser ilacı yapımında ve kanser ağrılarının tedavisinde analjezik olarak tıbbi alanda kullanılabilir olduğu belirtildi.

Türkiye sanatçısı E. Yıldız Doyran ve Kazakistan sanatçıları Tileuzhan Batanov ile Muthit Murzaliyev’in Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için hazırladıkları 3 ayrı kişisel sergi Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu tarafından açıldı

Türkiyeli sanatçı E.Yıldız Doyran’a ait 10 eser, Kazakistanlı sanatçılar Tileuzhan Batanov’a ait 22 eser ile Muthit Murzaliyev’e ait 25 eserden oluşan ve toplamda 57 eserin sergilendiği üç ayrı kişisel resim sergisi Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, açılışa, Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu, UBP Güzelyurt Milletvekili Menteş Gündüz, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, Maliye Bakanlığı Özel Kalem Müdürü, Rektör Yardımcısı, Enstitü Müdürü, dekanlar, öğretim üyeleri, sanatçılar ve davetliler katıldı. Sergi açılışında Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ dünya sanatından örnekler vererek başladığı konuşmasında; “Norveçli dışa vurumcu ressam Edvard Munch’un insanın varoluşsal ızdıraplarını anlattığı “Çığlık” adlı tablosu Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa’sından sonra sanat tarihinin ikinci ünlü eseridir. Tabloda köprünün ortasında kadın mı yoksa erkek mi tam olarak ayırt edilemeyen birisi var. Gözleri faltaşı gibi açılmış, ruhunun derinliklerinden geliyormuş gibi bir çığlık atıyor. Ama onun dışında kalan her ayrıntı normal görünüyor. Günlüğündeki notta Munch, Çığlık konusunu şöyle anlatmış “İki arkadaşımla yolda yürüyordum; güneş battı, bir melankoli dalgasına kapıldım. Birden gökyüzü kıpkızıl bir renk aldı. Durup parmaklıklara yaslandım. Alev alev gökyüzü, mavi fiyordun ve şehrin üzerinde kan ve kılıç gibi sarkıyordu. Arkadaşlarım yola devam etti; ben ise büyük bir endişeyle öylece duruyor ve doğada sonsuz bir çığlığı hissediyordum sanki”. İfadelerine yer verdi. Prof.Dr. Tamer Şanlıdağ; “Sanatçılardan yükselen çığlık elbet tüm dünyada yankı bulacaktır.” Prof. Dr. Şanlıdağ, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi kapsamında yapılan etkinliklerde bugüne dek yurtdışından 1500’e yakın sanatçının yer aldığını, son 1 yılda bugünkülerle birlikte 222 serginin açıldığın, üretilen eser sayısının ise 20.000’i aştığını vurguladı. Kampüste faaliyet gösterecek olan tüm müzeler için biriken materyal sayısının ise 100 bine ulaştığını ifade eden Prof. Dr. Şanlıdağ; “Bu yılın son 2 haftasında 17-30 Aralık tarihleri arasında 29 sergi, onlarca sanatçı ve sayısız eser sanatseverlerle buluşuyor. Yaratılan atmosferle sanatçılardan yükselen çığlık elbet tüm dünyada yankı bulacaktır.” dedi. Prof. Dr. Şanlıdağ sözlerine; “Bugün de Kazakistanlı sanatçılar Tileuzhan Batanov ve Mukhit Murzaliyev ile Türkiyeli sanatçı Yıldız Doyran’ın kişisel resim sergilerinin açılışını gerçekleştiriyoruz. Dünya çapında sanatsal ve kültürel projelerin hayata geçirilmesinde öncülük eden Günsel ailesinin herbir bireyine ve tüm sanatçılarımıza bu vesileyle şükranlarımızı sunar, sizleri saygı ve sevgiyle selamlarım.” dedi. Türkiyeli sanatçı E.Yıldız Doyran ise, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi kapsamında buraya dördüncü kez geldiğini ve eser sayısının bugünkülerle birlikte 34 olduğunu belirterek, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için eserlerini 50’ye tamamlamayı arzuladığını vurguladı… Doyran; “Dünyanın her yerinden araştırmacılar, sanatçı adayları gençler gelip bu müzede Türk sanatını çok rahat gözlemleyebilecektir.” Doyran Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’ne ilişkin konuşmasında ise; “Bazı insanların ütopik hayalleri vardır. Ama bazı bilim insanlarının da sadece bilime değil, sanata dair de çok güzel düşünceleri vardır. Herhalde Suat Hocamız bunların ilki, çünkü çevremizde gördüğümüz birçok bilim insanının sadece kendi kulvarında ilerleme kaydettiğini izliyoruz. Oysa burada yaratılan atmosfer kesinlikle sadece bilim adına değil, aynı zamanda sanat adına birçok insanın yapamadığı bir hayal. İnsan hayallerini gerçekleştirmek için yaşar. Sanatçı da böyledir. Biz de hayallerimiz için buradayız ve bu müzeye biraz katkımız olabilirse müteşekkir olurum. Bu müze gerçekten diğer sanatçı arkadaşlarımın da değindiği gibi Türk dünyasındaki tüm sanatçıları bir araya getiren bir müze olacak. Bu da Günsel Hocamızın baştan beri yıllardır yapmaya çalıştığı yeni eğitim mecrasına bir katkı olmuş oluyor. Dünyanın her yerinden araştırmacılar, sanatçı adayları, gençler gelip bu müzede Türk sanatını çok rahat gözlemleyebilecektir. Emeği geçen, bana katkıları olan, desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum.” İfadelerini kullandı. Murzaliyev; “Türk dünyasını birleştirecek olan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’ne katkı sağlayacağımdan dolayı gururluyum” Kazakistanlı sanatçı Muthit Murzaliyev’de Protokol ve davetlileri selamlayarak başladığı konuşmasında; “Şahsım, ve eminim ki tüm meslektaşlarım aynı duygulara sahipler. Türk dünyasını birleştirecek olan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’ne ve böylece dünya sanatına katkı sağlayacağımdan dolayı çok gururlu olduğumu belirtmek isterim. Aynı zamanda bu husus tüm Türk halklarının arasındaki işbirliğinin ve dostluğunun önemli bir noktasıdır. Her sanatçının kendi hayat tecrübeleri ve deneyimleri vardır ve bunlar hep pozitif değildir, elbette. Ancak bu ilham ve dostluk dolu, barışçı atmosferde biz herşeyi unutup sadece yaratıyoruz ve yaptığımız işten gerçek bir haz alıyoruz. Ben sanatla yaşıyorum, yaratma yeteneğim vardır, yaratıcılığım ile yardımcı oluyorum ve bu asıl mutluluğumdur. İlk kişisel sergimin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde açılması benim için ayrı bir gurur. Bugün herkese şükranlarımı sunmak isterim, çünkü bu bizim ortak emeğimiz ve ortak başarımızdır.” dedi Batanov; “Bu bizim ortak çabalarımız, ortak zaferimizdir” Kazakistanlı bir diğer sanatçı Tileuzhan Batanov ise; “Bugün bu güzel salonda sergimizi açma mutluluğuna kavuşuyoruz. Bu Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’ne, Türk halklarının müzesine küçük bir katkımızdır. Sizin güzel ve misafirperverlik dolu toprağınızda bulunma, diğer sanatçılarla tanışma ve çalışma fırsatı verdiğiniz için sonsuz minnettarız. Türk halklarının kültürlerinin harmonizasyonuna şahit oluyoruz. Kurucu Rektörüm, umarım ki emeğiniz ve çabalarınız işinizin refahı ile dönecektir. Uzun sağlıklı ömür, mutluluk ve sönmeyen enerji dilerim. Bu bizim ortak çabalarımızdır, ortak zaferimizdir” İfadelerini kullandı. Bakan Amcaoğlu; “Yakın Doğu Üniversitesi göreviymiş gibi adımlar atılmasında önderlik etmiştir.“ Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu ise, “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin buralarda oluşturulmasını, Türk dünyasının sanatının sergilenmesini, her gelişimde rakamların büyüdüğünü, sanatçıların eserlerinin çoğaldığını çok sevinerek gözlemliyorum. Özellikle takdir ederek, bu konudaki gelişimi izleyerek, sizlerle birlikte bu konudaki bu gelişimin sonuçlarının ne olacağını belki de kestiremediğimiz güzel bir yola hep birlikte adım atıyoruz. Siyaset esasında gerçeklerle uğraşma noktasında adımlar atılmasını yeğler. Ama sanat buralarda, özellikle bu sanat merkezinin bünyesinde yakaladığı sinerji ile birlikte önemli bir adım teşkil ediyor. Vurgulamak isterim ki, Yakın Doğu Üniversitesi bu konuda göreviymiş gibi adımlar atılmasında önderlik etmiştir. Kendilerine şahsen ben ve temsil ettiğim partim adına çok teşekkür ederim.” dedi. Ödüller takdim edildi, sergi kurdeleleri kesildi Konuşmaların ardından Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu tarafından Kazakistanlı sanatçı Muhit Murzaliyev’e Kırgızistanlı Devlet Sanatçısı Dogdurbek Nurgaziev’in anısına gelecek vaat eden Genç Sanatçılar Alasya Ödülleri kapsamında verilen “DOGDURBEK NURGAZİEV” ödülü, Kazakistanlı sanatçı Tileuzhan Batanov’a Gümüş Anahtar Onur Ödülü ve Türkiyeli sanatçı E. Yıldız Doyran’a Gümüş Anahtar Onur Ödülü takdim edildi. Sergiler 07 Ocak 2020 tarihine kadar hafta içi 08.00-16.00 saatleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilecek.

Yakın Doğu Üniversitesi-Gazi Üniversitesi işbirliği ile 21-25 Aralık Millî Mücadele ve Şehitler Haftası vesilesiyle düzenlenen “Kıbrıs Türklerinin Varlık Mücadelesinin Sanatsal İzleri” temalı karma sergi Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy Tarafından açıldı

Yakın Doğu Üniversitesi ile Gazi Üniversitesi işbirliği içerisinde 21-25 Aralık Millî Mücadele ve Şehitler Haftası nedeniyle düzenlenen “Kıbrıs Türklerinin Varlık Mücadelesinin Sanatsal İzleri” konulu karma sergi İrfan Günsel Kongre Merkezi’nde Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden verilen bilgiye göre açılışa, Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği temsilcisi, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Filiz Meriçli, Gazi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Yaşar Aydemir, Girne Kaymakamı, Başbakan Başdanışmanı Dr. Ahmet Savaşan, Kıbrıs Türk Milli Tarih Müzesi Yönetim Kurulu Kurucu Başkanı Prof.Dr. Ali Efdal Özkul, dekanlar, bölüm başkanları, öğretim elemanları, sanatçılar, şehit yakınları, davetliler ve öğrenciler katıldı. “Kıbrıs Türklerinin Varlık Mücadelesinin Sanatsal İzleri” adlı sergi saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından “Gazi’nin Kıbrıslı Kahramanları” adlı belgesel filmin gösterimi gerçekleştirildi. Daha sonra, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, Gazi Üniversitesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alev Çakmakoğlu Kuru, Gazi Üniversitesi Rektör vekili Prof. Dr. Yaşar Aydemir ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy birer konuşma yaptı. Prof. Dr. Ümit Hassan; “Sanatçılarımız yarına iz brakmışlardır” Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, Gazi Üniversitesi ile Yakın Doğu Üniversitesi’nin bu birlikteliğinin iki eğitim ve kültür yolunun kesişmesini ve örtüşmesini iki önemli yola bağlayarak, birincisinin, Gazi Üniversitesi’nin, evlatlarını Kıbrıs Türklerinin bayrak mücadelesinde ebediyete teslim etmesi ile, kalite ve cesametle eğitim ve teknikte önde gelen bir büyük önder kurum olması, ikincisinin ise Kıbrıs Türkü’nün hemen bütün beşeri, kültürel, manevi boyutlarını yarınlara taşımaya amade Yakın Doğu Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar’a da bütün imkanlarını vakfederek bunu yeni boyutlara götürmesi ve Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel’in bizzat tasarladığı ve projeksiyonlarının başında olduğu Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin oluşumu olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Hassan; “Gazi Üniversitemizin hassasiyetiyle sayın Rektör Prof. Dr. İbrahim Uslan, aramızda bulunan çok değerli Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaşar Aydemir’in yönetiminde ve konunun tasarım ve gerçekleştirilmesinde birinci derecedeki otorite olan Güzel Sanatlar’ın değerli hocası Prof. Dr. Alev Çakmakoğlu Kuru, projenin her anlam ve kapsamından sorumlu olan Dekanımız Prof. Dr. Ali Efdal Özkul hocamız günün asıl sahibi sanatçılarımıza ortam sağlayarak yarına iz bırakmışlardır.” dedi. Prof. Dr. Hassan; “Şehit denilince kültürel inanca, imana yönelik ve tabii edebi yönümüzle de Mehmet Akif’i gündeme getirmezsek olmaz. Akif adeta ünlü ve şiyar olan Çanakkale Şehitleri şiirinde Kur-an’ın bir iman temelindeki yapısıyla ülke tarihi ile Türk tarihi’ne esintileriyle etki etmişti” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Alev Çakmakoğlu Kuru; “Kıbrıs Türklerinin yaşadığı tarihi olaylar sanatın diliyle ifade edildi” Gazi Üniversitesi Resim-İş Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alev Çakmakoğlu Kuru ise konuşmasına ; “Türk dünyasının liderleri Rauf Denktaş’ı, Dr. Fazil Küçük’ü, TMT’nin kurucularından Dr. Burhan Nalbantoğlu’nu, Yarbay Rıza Vuruşkan’ı, Türkiye’den Kıbrıs’a ilk silah sevkiyatını yapan Erenköylü Vehbi Mahmutoğlu, Asaf Elmas ve Cevdet Remzi’yi, Binbaşı Nihat İlhan’ın vahşice katledilen eşini ve üç küçük masum yavrusunu… Kıbrıs Türklerinin varlık mücadelesinin tüm kahramanlarını, şehitlerini, onların manevi huzurunda olduğumuzu yanı başınızda olduklarını hissediyor musunuz? Evet, onlar buradalar…” sözleriyle başladı Prof. Dr. Kuru, 1926 yılında eğitim öğretim hayatına başlayan Gazi Üniversitesi’nin mezunları arasında çok sayıda Kıbrıs Türklerinin de bulunduğundan, yine mezunları arasında vatanın bölünmezliği Türk milletinin birliği ve varlığı uğruna can vermiş Kıbrıslı şehitlerin varlığından bahsetti. Prof. Dr. Kuru ; “Şehitlerimize duyduğumuz bu saygı, sevgi ve bağlılık bizi Kıbrıs Türk Milli Tarih müzesi oluşturma çalışmaları içerisinde bulunan Yakın Doğu Üniversitesi ile ortak bir projede bir araya getirdi. Yıllardır sanat eğitimcisi de yetiştiren bir kurum olarak bizim de bu konuda sorumluluklarımız vardı. Kıbrıs Türkleri Varlık Mücadelesinin Sanattaki İzleri geçtiğimiz mayıs ayında böyle doğdu. Gazi Üniversitesi ve Yakın Doğu Üniversitesi’nin de işbirliği ile bu projeyi gerçekleştirdik. Tüm sanatçı arkadaşlarımız eserlerinde bağımsız bir devlete, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne, kavuşmanın bedelini şehitleri, gazileri, kayıpları ve kahramanları ile ödeyen Kıbrıs Türklerinin yaşadığı tarihi olayları sanatın diliyle ifade ederek bize gönderdiler.” Dedi. Prof. Dr. Yaşar Aydemir; “Bugün millet olarak dimdik ayaktaysak bu özgürlük yolunda vatan uğruna gösterilen gayretlerin fedakarlıkların sonucundadır.” Gazi Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Yaşar Aydemir de, “Vatan tutmak bedel ister. Bugün Kıbrıs’ta Yakın Doğu Üniversitesi’nin bu güzel salonunda bir toplantı gerçekleştiriyorsak, biz bunları bir hilal uğruna gözünü kırpmadan şehadete eren insanlara borçluyuz. Aynı ideal uğruna baş koyan bir milletin her türlü zorluğa nasıl göğüs gererek başarıya ulaştığını Kıbrıs örneğinde, yakın tarihimizde 15 Temmuz’da, Afrin’de, bugün Barış Pınarı harekâtı kapsamında Tel- Abyad’da gördük. Bugün millet olarak dimdik ayaktaysak, bu özgürlük yolunda vatan uğruna gösterilen gayretlerin fedakarlıkların sonucundadır. Bir büyük mirasın torunları olarak dün yaşadıklarımızı, bugün içinde bulunduğumuz durumları iyi analiz etmek, tarihten ders çıkartmak zorundayız. Bir anlık gafletimiz, rehavete kapılmamız bize hayli pahalıya mal olmuştur. Prof. Dr. Aydemir; “Ya devlet başa ya kuzgun leşe.” özlü sözünü aklımızdan çıkarmadan birliğimizi, dirliğimizi muhafaza etmek, farklılıklarımızı bir tarafa bırakarak tefrikadan kaçmak ve ortak noktalarımızı arttırmak durumundayız. Merhum Âkif’in dediği gibi “Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.” “Varoluş mücadelesinde nice badireler atlatan ve birçok zorluğa göğüs geren Kıbrıs Türkü, dirayeti ile gurur kaynağıdır” Prof. Dr. Aydemir Alman filozof George Wilhelm Friedrich Hegel’in, “Kopan bir ipe düğüm attığımızda ipin en sağlam yeri o düğüm olur, fakat ipe her dokunuşunuzda canımıza acıtan yer de o olur” sözüyle devam ederek; “Tarihimizde sağlamlaştırdığımız, ama bir o kadar da canımızı yakan düğünlerimiz vardır. Kıbrıs Türklerinin Varlık Mücadelesi de bu düğümlerden birisidir. O nedenle her hatırladığımızda bir yanımız şükür ve gurur, bir yanımız ise ebediyete uğurladığımız kardeşlerimiz ve onların emanetleri adına gurur ve minnettir. Gazi Üniversitesi mezunu Kıbrıslı Türkler arasından bazı isimler bu milli davada vatan uğuruna Kıbrıs’ta şehit olmuştur. ” Prof. Dr. Yaşar Aydemir; “Varoluş mücadelesinde nice badireler atlatan ve birçok zorluğa göğüs geren Kıbrıs Türkü dirayeti ile gurur kaynağıdır. Kıbrıs Türk halkı dünyada onurlu bir halk olarak var olabilmek adına huzuru, güvenliği ve esenliği için mücadeleye devam etmektedir, edecektir de. Bu mücadeleyi anlatabilmek ve kamuoyuna duyurabilmek için sanatçılarımız Kıbrıs Türk Milli tarihini oluşturan olaylar ve kahramanları ile ilgili bilgi ve belgeler ışığında duygularını sanat eserlerini dönüştürdüler. Bu eserler o dönemde bu gururlu mücadele için hakka yürüyenlerin anıtı niteliğindedir. Bizler böylesi bir projeye destek vererek bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine kavuşmanın bedelini şehitleri ile, gazileri ile ödeyen Kıbrıs Türklerinin yaşadığı tarihi olayları sanatın diliyle anlatmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu projenin yaşanan karanlık olayların unutulmaması ve gelecek nesillerin farkındalığının artırılmasında büyük rol oynayacağına inanıyor, emeği geçenleri tebrik ediyor, hepinize saygılar sunuyorum” ifadelerini kullandı. Bakan Taçoy; “Bizim bugünleri yaşayabilmemiz için onlar hiçbir şey düşünmeden hayatlarını harcadılar” Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy’da, belgesel filme atıfta bulunarak, “Tarihi iz bırakabilecek olan ve o duygulu günü ileriye taşıyacak olan çok güzel bir şey, çok güzel ifade edilmiş gerçek anlamıyla geleceğe iz bırakabilecek ve taşınabilecek bir belgesel” dedi. Bakan Taçoy; “Bundan yıllar önce Sarıkamış’ta yine bugünlerde soğuktan donarak hayatlarını yitirmiş bir çok gencimiz var, ardından da Kurtuluş Savaşı… Hayatlarını yitirmiş yine binlerce insan ve yine bağımsızlık uğruna küçücük adada yıllarca boğuşarak, ailesinden bir değil birçok insanı şehit vermiş ve bu şehitlerle vatanı vatan yapmak için uğraşmış bir avuç insan ve bu duygu ve düşüncelerle ileriye taşınacak bir his, bir olgu, bir yaşam mücadelesi her zaman hissedilmiştir. Zaman zaman, korkudan, belirsizlikten, ne olduğunu bilmemezlikten, gözlerinin feri cam kesmiş çocuğun yanında sıcak duygularıyla, çakmak çakmak bakışlarıyla bir mücahidin, bir Mehmetçiğin duyguları ile ona vermiş olduğu güvenle, ileriye taşınmış ve bugünlere kadar gelmiş. Şehitler hak yoluna yürürken belki de bu günlerin nasıl olacağını bilemez ama bizim bugünleri yaşayabilmemiz için onlar hiçbir şey düşünmeden hayatlarını harcadılar ve Hak’ka yürüdüler. Bugün bizim içinde bulunduğumuz bu ortamda, hazırda bulduğumuz bu nimeti, bu duyguyu konuşmak kimilerine göre hamaset, kimilerine göreyse yağ çekmek, şirin görünmek ve şükran duygularını belirtmek ise bir suç olgusu haline gelmiş. Bu bölgenin bugünlere geleceğini bilmeden hareket ettik, ancak ikinci bir Türk devleti kurduk ve adı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti oldu. Gerek gazisi, gerek küçük bebeğinden en yaşlı ferdine kadar herkes bu duyguyu yaşatmak için canla başla uğraştı ve bu olgunun sahibi olarak bundan sonra neyi nereye taşıyacağımızın planlarını yapmamız için de bize bu görevi verdiler. Bu işe katkı sağlamaya çalışan Yakın Doğu Üniversitemizin kurmuş olduğu bu güzelliğin şahsım ve ülkem içinde çok büyük bir anlamı vardır. Bunu görecek, yaşayacak ve dinleyecek olanlara, sizlerin bırakmış olduğu bu belgeselleri izleyecek olanlara çok büyük etkisi olacaktır.” diyerek sözlerini sonlandırdı. Teşekkür Belgeleri Takdim Edildi, Sergi Kurdelesi Kesildi Konuşmaların Ardından Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ümit Hassan ile Gazi Üniversitesi Rektör Vekili Prof.Dr. Yaşar Aydemir karşılıklı takdimlerde bulundular. Ardından Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından “Kıbrıs Türklerinin Varlık Mücadelesinin Sanatsal İzleri” konulu karma sergiye katkı koyan sanatçılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Daha sonra sergi kurdelesi kesildi. Sergi 10 Ocak 2020 tarihine kadar İrfan Günsel Kongre Merkezi sergi salonunda ziyaret edilebilecek.
tercih robotu