Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Öğrencileri Hastalıklara Karşı Ev İlaçlarını Öğrendiler…

Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Galaksi-Evren Grubu öğrencileri “Büyük Annelerin Ev İlaçlarını İnceliyorum” eğitim atölyesinde nesilden nesile geçen popüler ev yapımı ilaçlar hakkında bilgiler alarak tıbbi çaylar hazırladı. Özay Günsel Çocuk Üniversitesi’nden verilen bilgiye göre, Galaksi-Evren Grubu öğrencileri Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde, Özay Günsel Çocuk Üniversitesi Rektörü ve Fitoterapi Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Filiz Meriçli’nin eğitimini gerçekleştirdiği “Büyük Annelerin Ev İlaçlarını İnceliyorum” programında, mevsim değişikliklerinde yaygınlaşan soğuk algınlığı-grip hastalıklarından korunmak için veya öksürük vb şikayetler için kullanılabilecek tıbbi bitkileri (kekik, ıhlamur, tarçın,papatya, kuşburnu,mürver, ebegümeci,hatmi çiçeği vb) öğrendiler ve ailece içebilecekleri tıbbi çay karışımları hazırlamayı öğrendiler. Öğrencilere ev ilaçlarına yönelik bilimsel bilgiler konusunda sunum yapan Prof. Dr. Filiz Meriçli, öğrencilere soğuk algınlığı, ishal, yaralanmalar ve uyku için evde büyük annelerin hazırladığı “ev ilaçlarını ve bitkilerini “ tanıttı. Soğuk Algınlığı Çayı Hazırladılar… Sunumun ardından evde yararlanılan tıbbi bitkileri mikroskop altında inceleyen öğrenciler, soğuk algınlığı ve gripte kullanılan ıhlamur, kekik, mürver gibi bitkilerden tıbbi çay hazırladılar. Taze zencefil çayı için zencefilden kesit alıp boyadıktan sonra mikroskopta inceleyen öğrenciler mor renkli nişasta tanelerini gözlemlediler. Öğrenciler bitkilerden hazırladıkları çayları evlerine götürmek üzere hazırlayıp paketlediler. Hastalıklara Karşı Bitkilerden Hazırlanan Çayları Öğrendiler… Kıbrıs’da yaygın olarak “mülver” denilen kurutulmuş mürver çiçekleri ile ıhlamur ve kekik karışımlarının soğuk algınlığı, gripte; papatya, nane, rezene karışımının hazımsızlıkta yararlı olduğunu öğrendiler. Ağız boğaz yaraları ve büyük anne ve büyük babaların protez dişlerinin yarattığı yaralarda adaçayı, papatya karışımından hazırlanan tıbbi çayın gargara olarak da kullanılabileceğini ve çok faydalı olacağını öğrendiler. Tıbbi çay karışımının 150-200 ml’lik fincana 1-2 tatlı kaşığı konup üzerine kaynar su dökülüp fincanın ağzının cam ya da porselen tabak ile kapatılıp 5-10 dakika bekletildikten sonra süzülüp, ılık ılık yudum yudum içilmesi gerektiğini öğrenen öğrenciler, kendilerinin hazırladığı çay karışımlarından kendi fincanlarına uygun miktarda koyup üzerine sıcak su ekleyip, bekleyerek içmeyi denediler. Tıbbi çayı tatlandırmak için ılık haldeyken bal ilave edilebileceğini, balı çok sıcakken eklenirse antioksidan etkisinin azalacağı bilgisi de öğrencilere aktarıldı.

İleri Kalp Yetmezliği Merkezi Hastaların Umudu Oldu

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi ve Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi İşbirliğinde Kurulduğu Kasım 2017’den Beri Hizmet Veren İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nde, Ücretsiz Takip ve Tedaviler ile Hastaların Hastaneye Yatış İhtiyaçları Azaltılıyor. Kuruluş amacı, hastalara zamanında müdahalede bulunmak, ileri kalp yetmezliğinden doğan ve hayati tehlike yaratan riskleri en aza indirgemek, hastaların yaşam kalitesini artırırken, yaşam sürelerini uzatmak olan İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nde, alanında uzman kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi ekipleri tarafından kalp sağlığına ilişkin hizmetler sunuluyor. 200’e Yakın Hasta İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nde Takip Ediliyor İleri kalp yetmezliği bulunan hastalara ücretsiz olarak muayene olabilme imkanı sunulan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nde, her hastaya elektrokardiyografi, akciğer filmi, geniş çaplı kan tahlilleri ve ekokardiyografi tetkikleri yapılıyor, kalp pili bulunan hastaların kalp pilleri kontrol ediliyor, gerekli görüldüğü takdirde yeni ilaç tedavileri uygulanıyor, su ve tuz kısıtlaması ile kilo takibi eğitimleri veriliyor. Kurulduğu günden bu yana 200’e yakın hastaya ulaşılan İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nde hastaların sağlık kontrolleri düzenli olarak yapılıyor. Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel: “İleri Kalp Yetmezliği Bulunan Hastalar Hem Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Hem de Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi’nde Hizmet Alabiliyor.” İleri kalp yetmezliği hakkında açıklamalarda bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, kalp yetmezliğinin ilerleyici bir hastalık olduğunu, bu nedenle hastaların düzenli olarak takip edilmesi ve önerilen şekilde tedavilerinin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Takip ve tedavinin yeterince uygulanmadığı durumlarda, yetmezlikle ilgili ilerlemenin hızlanacağını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, hastaların İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nde, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi uzmanları tarafından multidisipliner yaklaşımla takiplerinin gerçekleştirildiğini belirtti. İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’ne başvuran ve ileri düzeyde kalp yetmezliği bulunan hastaların yaşamları süresince ayaktan muayene ve takip ücretlerinin Yakın Doğu Üniversitesi Vakfı tarafından karşılanacağını hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, hastaların hem Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde hem de Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi’nde hizmet alabileceklerini ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel: “Hastaların Merkezimizde Gerçekleştirilen Düzenli Tetkik ve Takipleri Sayesinde, Hastaneye Yatış İhtiyaçları Azaltılıyor.” İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nde, kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi uzmanlarından oluşan 15 kişilik ekip tarafından sunulan hizmetlerle ilgili açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, merkeze başvuran hastalara geniş kapsamlı kalp tetkikleri yapıldığını belirterek şöyle devam etti: “İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’ne başvurmak isteyen hastalar, ileri kalp yetmezliği kriterlerine uygun olup olmadığını öğrenebilmek için randevu sistemi ile polikliniğimize başvurabiliyor. Ön değerlendirmelerinde ileri kalp yetmezliği hastası olduklarının tespit edilmesi halinde, ayni gün içerisinde merkezimizde kayıtları yapılmak suretiyle, üç aylık sürelerle takipleri planlanıyor. Düzenli olarak uygulanacak tetkik ve kontrollerle hastaların hastaneye yatış ihtiyacının azaltılması amaçlanıyor.”

Yakın Doğu Üniversitesi NEU3D Laboratuarına Deneysel Araştırma Ödülü…

Yakın Doğu Üniversitesi NEU3D Laboratuarında, Hücre ve Doku Üretimi çalışmaları yapılan 3D Biyo-Yazıcı’nın çocuk cerrahisi alanında kullanımı üzerine yürütülen çalışmalar nedeni ile 37. Ulusal Çocuk Cerrahisi Kongresi’nde “Deneysel Araştırma Ödülüne” layık görüldü. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Ankara’da eş zamanlı olarak düzenlenen 37. Ulusal Çocuk Cerrahisi Kongresi ve 23. Ulusal Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi’nde “Üç Boyutlu Biyo-Üretim: İlk İzlenimlerimiz ve Çocuk Cerrahisindeki Potansiyeli” isimli çalışmayı sunan Doç. Dr. Emil Mammadov ve ekibi, Türkiye Çocuk Cerrahisi Derneği tarafından “Prof. Dr. İhsan Numanoğlu Deneysel Araştırma Ödülü” ne layık görüldü. Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezine (DESAM) bağlı NEU3D Laboratuarı araştırmacıları Doç. Dr. Emil Mammadov, Ersin Aytaç, Ali Türk, Nurullah Akkaya, Görkem Say, Berk Yılmaz, Gökhan Bürge, Tolga Yırtıcı ve Ertunç Kırgül tarafından geçen yıl üretilen ilk üç boyutlu biyo yazıcı ile “Üç Boyutlu Biyo-Üretim: İlk İzlenimlerimiz ve Çocuk Cerrahisindeki Potansiyeli” başlığında Çocuk Cerrahisinde doku kullanım alanları üzerine çalışmalar yürüttü. Doç. Dr. Emil Mamadov yürüttükleri çalışmaya ilişkin olarak şunları kaydetti: “İlk aşamada araştırmaların doku takviyesi ihtiyacı olan nüks hipospadias veya cripple hipospadias durumuna yönelik olması gerektiğini vurgulayan Dr. Emil Mammadov, ikinci aşamada ise trakea, özofagus gibi daha komplike yapılara yönelik çalışmalar planlanabilecek.” NEU3D Laboratuarı ekibinin üç boyutlu tasarım ve baskı konusunda dört yıldır çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Doç. Dr. Mamadov, Türk-Patent tasarım tescili, patent başvurusunun yanında bir de Araştırma Ödülü kazanmalarından dolayı mutluluk duyduklarını belirterek, maddi ve manevi desteğini esirgemeyen Üniversite Mütevelli Heyeti’ne Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi’ne teşekkür etti. 2 Sözlü Bildiri ile 1 Poster Bildirisi de Sunuldu… Kongrede aynı zamanda Dr. Emil Mammadov tarafından yürütülen “Çocuk Cerrahisi Eğitiminde Sanal Sınıf ve Elektronik Sınav Uygulaması: Ön Sonuçlarımız” isimli çalışma da sunuldu. Kongre ile eş zamanlı yapılan 23. Çocuk Cerrahisi Hemşireliği Kongresi’nde ise Dr. Betül Mammadov, Doç. Dr. Emil Mammadov ve Nesrin Özyıldırım tarafından “Çocuklarda Sünnet Öncesi Ebeveynlerin Kaygı Düzeylerinin Belirlenmesi” isimli sözlü bildiri ile “İleostomi Çevresi Deri İrritasyonunun Gümüş İyonu İçeren Hidrofiber Örtü İle Sağaltımı: Olgu Sunumu” isimli poster bildirisi de sunuldu.

COM100/COM101/COM102 ve BİL100/BİL101/BİL102 Dersleri İçin Muafiyet Sınavı Yapılıyor

Üniversitemizde İngilizce dilinde eğitim yapan bölümlere sunulmakta olan COM100/COM101/COM102 dersleri ve Türkçe dilinde eğitim yapan bölümlere sunulmakta olan BİL100/BİL101/BİL102 genel ortak bilgisayar dersleri içi sadece bölüme yeni kayıt yaptırmış öğrenciler için 8.11.2019 (Cuma) tarihinde muafiyet sınavı yapılacaktır. Muafiyet sınavına sadece Yakın Doğu Üniversitesi’ne 2019-2020 Güz döneminde yeni kayıt yaptıran öğrenciler katılabilecektir. Eski kayıtlı öğrenciler veya dersi tekrar etmekte olan öğrenciler muafiyet sınavına katılamayacaklardır. Muafiyet sınavında başarılı olunması halinde öğrenci dönemlik programlar için hem 101 hem de 102 kodlu derslerden, yıllık programlar için ise 100 kodlu derslerden muaf sayılacak ve sınavda aldığı puana göre harf notu alacaktır. Sınavda başarılı olan öğrencinin bu nottan vazgeçip dersleri alması mümkün değildir. Öğrenciler muafiyet sınavına sadece bir kere girebilecek, başarısız olunması halinde her iki dersi de almaları gerekecektir. Sınav içeriği 101 ve 102 (100 kodlu dersler de bu iki dersin birleşimi olacaktır) derslerinin tüm konularından oluşturulacaktır. Konular UZEM’in web sitesinden elde edilebilir. Sınava katılmak isteyen öğrencilerin 6.11.2019 (Çarşamba) saat 16.00’ya kadar https://neu.edu.tr/bilgisayar-ortak-dersleri-icin-muafiyet-sinavi-kayit-formu/ adresini ziyaret ederek kayıt formunu doldurmaları gerekmektedir. E-sınav şeklinde gerçekleştirilecek olan muafiyet sınavının yer ve saat bilgileri yine UZEM üzerinden duyurulacaktır. Öğrenciler belirlenen bilgisayar laboratuvarlarında, kendilerine ayrılan zaman diliminde sınava alınacaklardır. Sınava belirtilen zamanda gelmeyen veya kayıt olmadan sınava gelen öğrenciler sınava alınmayacaktır. Öğrenciler sınava kimlik kartı/nüfus cüzdanı ve üniversite kayıt belgeleri ile gelmelidirler. Belgeleri eksik olan öğrenciler sınava alınmayacaklardır. Sonuçlar UZEM web sitesi üzerinden duyurulacaktır.

Türkiyeli Sanatçı Hakan Daloğlu’nun Kıbrıs Modern Sanat Müzesi İçin Hazırladığı ve 273 Eskiz 2 Yağlı Boya Resimden Oluşan Kişisel Sergisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu Tarafından Açıldı…

Türkiyeli sanatçı Hakan Daloğlu’nun Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı desenlerden oluşan “Faust: Gelişmenin Trajedisi” adlı ve 275 eserden oluşan kişisel sergisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’ne bağlı Sanat Merkezi’nde gerçekleşen açılışa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu, Kurucu Rektör Dr. Suat İ. Günsel, rektör yardımcıları, enstitü müdürleri, dekanlar, öğretim üyeleri, sanatçılar ve davetliler katıldı. Sergi açılışında Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Sanatçı Hakan Daloğlu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu birer konuşma yaptı. Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, “An itibariyle Yakın Doğu kampüsünde 8 ülkenin (Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Türkiye, Belarus, Kosova, Almanya ve Litvanya) sanatçılarının eserlerinden oluşan 8 ayrı sergide, toplamda Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için üretilen 734 çalışmanın daha sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçı Hakan Daloğlu’nun sergisi ile birlikte bir yıl içerisinde 166. serginin açılışını şu an gerçekleştiriyoruz” ifadelerini kullanarak konuşmasına başladı. Yakın Doğulu bir araştırmacı CERN projesine dahil oldu Prof. Dr. Şanlıdağ, daha önceki konuşmalarında Yakın Doğu Üniversitesi olarak CERN projesine dahil olunacağına dair çalışmalara başlandığından söz ettiğini, bu bağlamda CERN’de büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın en önemli parçasını 4 büyük dedektörün (ATLAS, CMS, ALICE ve LHCb) oluşturduğunu vurgulayarak, geçen hafta itibarıyla Yakın Doğulu bir araştırmacının, CMS grubunda, çarpışma sırasında CMS dedektörü tarafından dedekte edilen parçacıkların kaydedilmesi ve elde edilen verilerin işlenmesinde çalışmaya başladığını söyledi. Şanlıdağ, bu gruba 37 ülkeden, yaklaşık 2000 fizikçi ve mühendisin katılmakta olduğunu, 155 enstitünün katkı verdiğini vurguladı. Şanlıdağ; “Üniversitelerin üreteceği bilimden, yenileşim ve teknolojiden lokal olarak toplumumuz, global olarak da uygarlığımız kazanacaktır” “Üniversitemiz, belirlediği hedeflere ulaşmak için sanat, bilim ve yenileşim ekseninde çalışmaya ve üretmeye yılmadan devam edecektir” diyen Prof. Dr. Şanlıdağ; “Sonuç itibarıyla unutulmamalıdır ki, üniversitelerin üreteceği bilimden, yenileşim ve teknolojiden lokal olarak toplumumuz global olarak da uygarlığımız kazanacaktır. Bu uzun ve meşakkatli yolculuğu Günsel ailesinin her bir bireyinin desteği ve yol göstericiliği ile gerçekleştirmekteyiz. Bu yolda inanç var, azim var, üretim var, birliktelik var ve en önemlisi de büyük bir aile var. Onlara bir kez daha teşekkür ederken, bu hisleri hep birlikte paylaşmanın mutluluğu ile sizleri selamlar, en derin saygılarımı sunarım.” dedi. Sanatçı Hakan Daloğlu eserlerinde ölüm-kalım’ı anlatıyor Sanatçı Hakan Daloğlu ise eserlerinde ölüm-kalım’ı anlattığını, birçok eserinin 10 yıllık bir geçmişi olduğunu ve KKTC’ye gelerek, burada da yaptıklarıyla birlikte kişisel desen sergisini düzenlediklerini belirtti. Sanatçı Daloğlu, ilk resim öğretmeninin yüksek mimar, resim ve heykeltıraş sanatçısı Mükremin Mungan’ın geçtiğimiz günlerde hayata gözlerini yumduğunu ve son yolculuğuna uğurlayamadığı için burukluk yaşadığını, bu sergisini de Mükremin Mungan’a ithaf ettiğini söyledi. “Biyolojik yaşamımız bittiği zaman bizi yaşatacak olan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi olacak” Sanatçı Daloğlu, resim ve heykeltraş sanatçısı Mungan’ın “Sanatçının biyolojik yaşamı bittiğinde asıl sanat yaşamı başlar” sözüyle devam ettiği konuşmasına, “Çünkü büyük ölümsüzlük ve küçük ölümsüzlük vardır ki aileleriniz sizi tanıdıkça yaşarsınız ama hepsi yok olduğunda o küçük ölümsüzlüktür. Fakat Kundela derki;” Büyük ölümsüzlük siz doğmadan önce var olan ve sonrasında yaşamını yitirdiğinde bile hatırlanan Mozart, Beethoven, Picasso gibilerdir ki, 1973 yılında Picasso’nun son eserini gördüğümde henüz 3 yaşımdaydım. Onunla tanışma şansım yoktu kuşkusuz, ben yürümeye çalışan küçük bir çocukken o son eserini yapıyordu. Dolayısıyla onunla tanışmam 28 yaşında Metropolitan Müzesi’nde olduğunda bir şaşma ile birlikte hocamı hatırlatmıştı bu büyük ölümsüzlük. Elbette ki bir müzeyle bağlantılı. Çünkü biyolojik yaşamımız bittiği zaman bizi yaşatacak olan bu Kıbrıs Modern Sanat Müzesi olacak. Bugün var olduğumuz için yarına kalacak olan eserlerimiz ve yaptığımız bütün eserler ölüme karşı verilmiş bir zaferdir. Çünkü onları geleceğe bıraktığımız için biyolojik yaşamımızdan sonra sanat yaşamımız devam edecektir. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi ölümsüzlüğümüz için vardır. Bunun içinde çok şey hak eder ve koşulsuz,çıkarsızca ona her şeyimizi vermek, aslında kendi ölümsüzlüğümüzü ilan etmekten başka bir şey değildir. Burada 275 çalışmamı sizlere sunuyorum ama devamı gelecek. Çalışmalarımda, Faust’u anlatıyorum, Gelibolu da var, Gelibolu’nun tahliyesi de, Truva da. Çünkü Faust ikinci eserinde, ölmeden önce bütün hayatı boyunca yazdığı eserinin ikinci bölümünde, Truva’yı anlatır. “Almanların şöyle bir endişesi vardır zihinlerinde; Antik dünyayı, Ortaçağı ve modern dünyayı birleştirmek isterler. Bu modernitenin birinci koşuludur aslında. Dedeler, babalar ve oğullar birbirini tanımak zorundadır ve bunları tanıtacak olan da bu zihin yapısıdır. Dolayısıyla antik dünyayı, Ortaçağı ve modern dünyayı birbirine bağlamamız gerekir. Gothe bunu çok istemişti, bende istiyorum. Faust hiçbir zaman bitmez. Çünkü insan içindeki iyiyi ve kötüyü anlatır. Çünkü insan içinde hem iyi hem de kötü vardır. İyinin olduğu yerde iyilik ve kötülük birliktedir. İyiden bir kötülük, kötülükten de bir iyilik doğacaktır. Dolayısıyla bu her insan içinde olan bir durum olduğu için bu evrensellik modern yaşamında bir parçasıdır.” “Yeniyi isterken eskiyi de korumaktır. Müzenin de birinci hedefi bu” Sanatçı Daloğlu, “Yeniyi yapmak için eskinin yok edilmesi gerekir fakat eskiyi yok etmekten de üzüntü duyarız, onu da yaşatmak isteriz fakat omlet yapmak için yumurtayı kırmak gerekir, bu mecburiyet içerisinde ki trajik durum yeniyi isterken eskiyi de korumaktır. İşte bu müzenin de birinci hedefi bu, dolayısıyla hedefi yerine getirirken her ikisini de yapmak bir trajik durumdur zaten. Bu ikisi arasında gitmek bir dualitedir, ikiliktir. Gothe’nin renk kuramından Faust eserine kadar insan iyi ve kötü arasında ikilemdedir. Gelişmek istiyorsa muhakkak yıkmak zorundadır ve yıktığı kadar da üzüntü duyar.” “Modern yaşamı ‘dedeler, babalar ve oğulları’ birlikte yaşatmak gerekir. Bunu Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin yapacağına eminim” 19. yüzyılın büyük üstadları Marx, Freud gibi büyük üstadlar bu üzüntüyü duyarlardı. Fakat 20-21. yüzyıllar radikal modellerle dolu geçmişi çok çabuk yıkıp, arkalarına bile bakmadıkları için bugün dedeler, babalar ve oğullar birbirini tanımamaktadır. Dolayısyla modern yaşam bunu gerektirir ve biz modern yaşamı ‘dedeler, babalar ve oğulları’ birlikte yaşatmak gerekir. Bunu Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin yapacağına eminim, emin olmasam bu kadar eser vermezdim. Bunun için Kurucu Rektör Dr. Suat İ. Günsel’e , ailesine, akademisyen ailesine,müzede görev alanlara çok teşekkür ediyorum” diyerek Gothe’nin “ Ey sanatçı yarat, konuşma..!” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı. Dr.Faiz Sucuoğlu; “Yakın Doğu Üniversitesi sanatın merkezi olmuştur” Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu ise, Hakan bey’in konuşmasını hayranlıkla dinlediklerini belirterek; “Sanatçı olmak kolay değil, böyle kaliteli, başarılı sanatçıları bulup buraya getirmekte kolay değil. Yakın Doğu Üniversitesi sanatın merkezi olmuş durumdadır. Birçok salonda aynı anda resim sergilerinin olduğu bana göre üniversitelere özellikle iddialı üniversitelere yakışan bir durum dolayısıyla sanatın bu kadar önde tutulması ve destek verilmesi gerekmektedir. “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi İçin Ülkemize Gelen Sanatçılar Kabul edilebilir Kalitenin Üzerinde” Şunu mutlulukla ifade etmek istiyorum ki ülkemize Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için gelen ve burada eserlerini yapan sanatçıların kabul edilebilir bir kalitenin üzerinde olduğunu çok net fark ediyoruz. Her katıldığım sergi de bunu daha net görüyorum. İnanıyorum ki önümüzdeki süreçte de böyle seçkin sanatçıların eserlerini burada görmeyi ve sanatçıları da dinleme imkanımız olacaktır. Başta Kurucu rektör Suat Hoca ve katkı koyan herkese teşekkür ediyorum. Çünkü KKTC’ye kazandırılmış çok önemli bir olay. Sanat her zaman bir ülkenin, milletin olmazsa olmazıdır, öylede olmalıdır. Yakın Doğu Üniversitesi’nin o yönde katkıları zaten devam ediyor ve ilerleyen süreçte seçkin, kaliteli sanatçılarla bizleri buluşturmaya devam edecektir.” Dedi. Uluslararası resim ustaları Uluğ Beg ödülü takdim edildi, sergi kurdelesi kesildi Konuşmaların ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu tarafından Türkiyeli sanatçı Hakan Daloğlu’na, Uluslararası resim ustaları Uluğ Beg ödülü takdim edildi ve sergi kurdelesi kesildi. Sergi 08 Kasım 2019 tarihine kadar hafta içi 08.00-16.00 saatleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezine bağlı Sanat Merkezinde izlenebilecek.

“Kıbrıs Türk Eğlence Kültüründe Panayırlar ve Düğünler” II. Uluslararası Develi-Âşık Seyrani ve Türk Kültürü Kongresinde Anlatıldı…

Yakın Doğu Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Mustafa Yeniasır ile Doç. Dr. Burak Gökbulut, Türk dünyasının farklı coğrafyalarından bilim insanlarının davet edildiği II. Uluslararası Develi-Âşık Seyrani ve Türk Kültürü Kongresi’ne katılarak bildiriler sundu. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’dan akademisyenlerin katıldığı kongrede, Doç. Dr. Mustafa Yeniasır ile Doç. Dr. Burak Gökbulut “Kıbrıs Türk Eğlence Kültüründe Panayırlar ve Düğünler” ve “Âşık Şeref Taşlıova’nın “Bağdat Hanım ile Hafız Hikâyesi”nde Yer Alan Ara Sözlerin, Epizotların ve Folklorik Unsurların İncelemesi” isimli bildirileri sunarak Yakın Doğu Üniversitesini temsil ettiler. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Doç. Dr. Yeniasır ile Doç. Dr. Gökbulut sundukları bildirilerde, panayır ve festivallerin Kıbrıs Türk toplumu açısından önemini, düğün kültürünü anlattılar. Panayır ve Festivaller Kıbrıs Türk Eğlence Kültürünün Önemli Bir Parçası… Doç. Dr. Mustafa Yeniasır ve Doç. Dr. Burak Gökbulut, yürüttükleri çalışmalarda gerek düğünlerin gerekse festivallerin Kıbrıs Türk eğlence kültürü içerisinde çok önemli bir yeri bulunduğunu ortaya koydular. Söz konusu panayırların toplumsal dayanışmayı sağlayan bir eğlence unsuru olarak dikkat çektiğine vurgu yapıldı. Günümüzde düzenlenen festivallerin özellikle çocuklar için eğlence boyutunun geçmişe oranla daha üst seviyeye çıkmasına rağmen festivallerin geçmişte de günümüzde de büyük oranda ekonomik bir işleve sahip oldukları belirtildi. Dünyada olduğu gibi Kıbrıs Türkleri arasında da düzenlenen bu tür festivallerin en önemli özelliklerinden birinin de harcama, tüketim dolaysıyla yeniden üretim ve toplumsal bir canlanma olduğu kaydedildi. Düğünler Ekonomik Kazanç Amacına Dönüştürüldü… Düğünler ile ilgili yürütülen çalışmalarda ise özellikle geçmişte Kıbrıs Türk toplumunun en önemli eğlence unsurları arasında olan düğünleringeçmişte tamamen eğlence amaçlı olarak düşünülerek günlerce devam ettiği ancak günümüzde düğünlerin üç saate sıkıştırılarak aileler tarafından neredeyse tamamen ekonomik bir kazanç olarak görüldüğü tespitine varıldı. Toplumsal değişime ve gelişime bağlı olarak geçmişte düğünlerde yapılan birçok uygulamanın günümüzde yapılmadığı görülürken, söz konusu uygulamalardan görücü usulü evlilik, düğün alayı, gelin hamamı gibi bazı uygulamanın kaldırılmasının Kıbrıs Türk toplumu arasında toplumsal dayanışmayı azaltarak düğünlerin eğlence özelliğine zarar verdiği ortaya konuldu. Özellikle geçmişte Kıbrıs Türk toplumunun birlikteliğinin ve dayanışmasının en güzel örneklerini teşkil eden festivallerin ve düğünlerin daha çok söz konusu amaca hizmet etmeleri için gelecek nesiller bu konuda bilinçlendirilmesine vurgu yapıldı.

“Kıbrıs’ın Dünü Bugünü ve Geleceğine İlişkin Çözüm Önerileri’’ İsimli Kitap Yakın Doğu Üniversitesi Yayınlarından Çıktı…

Yakın Doğu Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, öğretim elemanları Doç. Dr. Hüseyin Işıksal, Tuğçenur Yılmaz ve Youssef Kassem tarafından “Kıbrıs’ın Dünü Bugünü ve Geleceğine İlişkin Çözüm Önerileri” konferansında sunulan bildirilerden derlenen kitap Yakın Doğu Üniversitesi yayınlarından çıktı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yakın geleceğine ışık tutacak nitelikteki kitap, 3 bölüm ile 290 sayfadan oluşuyor. Kitabın birinci bölümünde ‘Açılış/Kapanış Konuşmaları’ ikinci bölümünde ‘Söyleşiler’ üçüncü bölümünde ise ‘Makaleler’ yer alıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi tarafından Nisan ayında düzenlenen İkinci Uluslararası Kıbrıs Konferansı “Kıbrıs Konusu: Kıbrıs’ın Dünü, Bugünü ve Geleceğe İlişkin Vizyonu” konulu konferansın ardından derlenen kitapta, 30 kadar İngilizce makalenin Springer’de yayınlanacağı, kitabın Türkçe versiyonun ise Amazonda E-book olarak kısa sürede yayınlanacağı belirtildi. Kitap Gelecek Bakımından Önemli Bir Kaynak Niteliği Taşıyor… Yakın Doğu Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, 30 kadar İngilizce makalenin Springer’de yayınlanarak dünyadaki 8000 kütüphaneye ulaştırılacak olan kitapla ilgili çalışmalarının büyük bir titizlikle sürdüğünü belirtti. Kıbrıs Türk halkı için bu gibi kitapların gelecekle ilgili önemli kaynak niteliğinde olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gökçekuş, bu sayede KKTC’nin tanıtımına bir halka daha eklenmiş olacağını söyledi. Prof. Dr. Gökçekuş; “Ülkemizdeki Üniversitelerin görevi en kaliteli eğitim-öğretim imkanını sunmak, ülkemizde araştırma ve geliştirme (AR-GE) konularına katkı sunmak ve topluma hizmettir. Bu sayede birer akademisyen olarak topluma hizmet misyonumuzu yerine getirmiş olacağız’’dedi. Söyleşiler ve Makaleler Derlendi… Kitabın açılış konuşmaları bölümü; Konferans Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş, Konferans Onursal Başkanı ve Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ile Siyasi İşler ve Denizcilik Havacılık Hudut Genel Müdürü, Büyükelçi Çağatay Erciyes, kapanış konuşması ise KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Kudret Özersay’ın söylemlerinden oluşuyor. Kitabın İkinci Bölümünü Oluşturan “Söyleşiler” başlığı altında ise; Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı ve Müzakereci Ergün Olgun, Emekli Büyükelçi, KKTC Cumhurbaşkanlığı, Eski Görüşmecisi ve Sözcüsü Osman Ertuğ, Emekli Koramiral Kadir Sağdıç, Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, Emekli Tümamiral Mustafa Özbey, Prof. Dr. Haluk Kabalioğlu, Prof. Dr. Hakan Karan, Prof. Dr. Sertaç Hami Başeren, Prof. Dr. Tareq Ismael, Prof. Dr. Ruşen Ergeç, Prof. Dr. Anne Klebes Pelissier, Prof. Dr. Füsun Arsava, Prof. Dr. Jale Civelek, Prof. Dr. Sanem Baykal, Prof. Dr. Rauf Versan, Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Prof. Dr. Hasan Ünal, Prof. Dr. Hakan Berument, Prof. Dr. İbrahim Benter, Prof. Dr. Mehmet Çağlar, Prof. Dr. Soyalp Tamçelik, Prof. Dr. Mehmet Özay, Doç. Dr. Hüseyin Işıksal, Doç. Dr. Mehmet Nesip Öğün, Doç. Dr. Elif Çolakoğlu, Doç. Dr. Çiğdem Nas, Doç. Dr. Nazım Beratlı, Doç. Dr. Nur Köprülü, Doç. Dr. İhsan Tayhani, Doç. Dr. Behçet Öznacar, Dr. Murat Aslan, Yrd. Doç. Dr. Ayhan Dolunay, Necdet Pamir, Gözde Kılıç, Yaşin Şakir Alemdar, Yusuf Kanlı, Sabahattin İsmail, Fahri Zihni’nin görüşlerine yer verildi. Üçüncü Bölümde yer alan “Makaleler’’ kısmında ise; Taner Erginel ‘’Kosova Kararı ve KKTC’nin Tanınması’’, Taner Erginel “Doğu Akdeniz’deki Deniz Hukuku Anlaşmazlıkları’’, Amiral Mustafa Özbey “Yaşanan Gelişmeler Karşısında KKTC İçin Geleceğin İnşası’’, Prof. Dr. Jale Civelek “1974 Kıbrıs Barış Harekatı’ndan Günümüze Türkiye’den Gelen Kuzey Kıbrıs’a Göçün Uluslararası Hukuki ve Siyasi Boyutu: Geleceğe Yönelik Değerlendirmeler’’, Prof. Dr. Füsun Arsava “SDR’ın KKTC, Kosova ve Güney Osetya Abhazya Örneklerinde Değerlendirilmesi’’, Sabahatin İsmail “Lozan Tesis Edilen ve 1960 Kıbrıs’a da Teşmil Edilen Türk-Yunan Dengesinin Korunmasının Önemi ve İki Devletli Çözümün Bu Dengenin Korunması Açısından Gerekliliği’’, Yüksek Mahkeme Başkanı Tamer Erginel’in iki Amiral Mustafa Özbey, Prof. Dr Jale Civelek, Prof. Dr. Füsun Arsava ile Sabahattin İsmail’in birer makaleleri yer alıyor.

Türkiyeli Sanatçı Hakan Daloğlu’nun Kıbrıs Modern Sanat Müzesi İçin Hazırladığı ve 251 Eskiz 2 Yağlı Boya Resimden Oluşan Kişisel Sergisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu Tarafından Açılıyor…

Türkiyeli sanatçı Hakan Daloğlu’nun Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı desenlerinden oluşan “Faust: Gelişmenin Trajedisi” adlı 253 eserden oluşan kişisel sergisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Faiz Sucuoğlu tarafından açılacak. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, 30 Ekim 2019 Çarşamba günü saat 08.30’da, sanatçı Hakan Daloğlu’na ait “Faust: Gelişimin Trajedisi” adlı kişisel sergi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’ne bağlı Sanat Merkezi’nde yer alacak. Sanatçı Hakan Daloğlu, 2010-2019 yılları arası çalışmalarından oluşan farklı desenleri sergileyecek. Sanatçı eserlerinde, Christopher Marlowe’un kukla tiyatrosundan, Johann Wolfgang Von Goethe’nin şiir ve Michel de Ghelderode’nun tiyatro oyunundan yola çıkarak Doktor Faust trajedisi üzerine odaklanan resimde her üç panel: Antik çağ, Orta çağ ve Modern çağın sembolik ve alegorik anlamda ortak bir ifadede birleştirilmesini ima etmektedir. Orta panel Ortaçağı, sağ panel ise Antik çağ ile Modern çağın birlikteliğini simgelerken; sol panel ise hem modern kapitalist çağı hem de Ortaçağın ibarelerini taşımaktadır. Hakan Daloğlu Kimdir? Hakan Daloğlu 1971’de Ankara’da doğdu. 1994 ‘te Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde, Resim Bölümü (Lisans) bitirdi. 1995 yılında Profesör Dr. Weissel Günay ile birlikte duvar mozaik tekniğin üzerinde çalıştı. 1997’de Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans (Master) programı tamamlandı. 1998’de Marymount College’de , New York’ta okudu. 2003’te Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde, Resim Ana Sanat Dalını bitirdi. 2004’te ve 2014’te Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Öğretim Üyesi olarak görev yaptı. 2014 yılından beri aynı üniversitede Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde Doçent olarak görev yapmaktadır.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi İçin Özel Olarak Kazakistanlı Sanatçılar Sagin Abzalov ile Yasbi Agitayev Tarafından Hazırlanan İki Ayrı Kişisel Resim Sergisi Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy Tarafından Açıldı…

Kazakistanlı sanatçılar Sagin Abzalov ile Yasbi Agitayev’e ait eserlerden oluşan iki ayrı kişisel resim sergisi, Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre açılışa, Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, Kurucu Rektör Dr. Suat İ. Günsel, Rektör Yardımcısı, Enstitü Müdürü, dekanlar, öğretim üyeleri, sanatçılar ve davetliler katıldı. Sergi açılışında Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Kazakistanlı sanatçılar Sagin Abzalov, Yasbi Agitayev ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy birer konuşma yaptı. Prof.Şanlıdağ; “Bu Hafta 8 Ülkeden 483 Eser Sanatseverlerin Ziyaretine Açık” Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak 8 ülke (Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan, Türkiye, Belarus, Kosova, Almanya ve Litvanya) sanatçılarının toplamda 483 eser içeren 7’si karma, 12’si kişisel sergisinin bu hafta sanatseverlerin ziyaretine açık olduğunu vurgulayarak konuşmasına başladı. Prof. Şanlıdağ; “Bugün de Sagin Abzalov ve Yasbi Agiyev’in kişisel sergilerinde biraradayız. Kazakistan resim sanatçısı Sagin Abzalov, 14 eserinden oluşan kişisel resim sergisinde eskiye ait özelliklerin ve yenilgilerin tarihini yansıtmakta, ayrıca atalarını ve büyük göçleri tasvir ediyor. Bir diğer Kazakistan Resim Sanatçısı Yasbi Agiyev ise 17 eserden oluşan kişisel resim sergisinde Kazak geleneklerini ve gelecek hayallerini yansıtmakta. Kendilerine Üniversitemiz adına içtenlikle teşekkür ediyoruz.” Dedi. Dilde, Fikirde, Sanatta, Kültürde Birlik… Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi’nin, Orta Asya’dan Akdeniz’e uzanan bir köprü olduğunu belirten Şanlıdağ, “Bu köprü tüm Türki Cumhuriyetler ve akraba toplulukları ile Türkiye ve Kıbrıs Türklerini coğrafyamızda buluşturuyor” dedi. Fikirde birlik, sanatta birlik, kültürde birliğin bu proje sayesinde gerçekleştiğinin altını çizen Şanlıdağ, zaman içerisinde dilde birliğin de Modern Sanat Müzesi ile bu topraklarda sağlanacağına emin olduğunu vurguladı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Paha Biçilmez Özgürlüğün Nişanesi Yarın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve paha biçilmez özgürlüğün nişanesi olduğunu belirten Prof. Şanlıdağ şöyle devam etti; “Bunu Türk ulusuna sağlayan başta Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve tüm silah ve fikir arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyoruz. Biz Kıbrıslı Türkler Türkiyemiz sayesinde özgürlüğümüze kavuştuk. Bağımsız, güvenli ve huzurlu bir ülkede yaşıyoruz. Paha biçilemez bir kıymet bu. Günümüzde bile bu büyük özlem birçok Türki devletleri tarafından dillendiriliyor. Türkmenleri, Uygurları, Kosova’lıları unutmayın.” Sagin Abzalov ; “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Türk Dünyası ve Halklarını Bir Yerde Toplayıp Birleştirecek” Kazakistanlı sanatçı Sagin Abzalov ise konuşmasında, tüm davetlileri selamlayarak; “Sergime hoş geldiniz. Sizleri görmekten mutlu olduğumu belirtmek isterim. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti toprağında inşaa edilen Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Türk dünyası ve halklarını bir yerde toplayıp birleştirme, eski arkadaşlarla buluşma, yeni arkadaşları bulma, hayat ve sanat tecrübelerini ve bilgilerin değişimini yapma fırsatları sağlıyor. Tüm Yakın Doğu Üniversitesi ailesine sıcak karşılama, desteği ve ilgisi için şükranlarımı sunmak isterim, sayın Dr. Suat Günsel ve ailesine sağlıklı ömür, mutluluk ve refahı en içten duygularımla temenni ederim. Umarım tüm planlarınız ve hedefleriniz gerçekleştirilecektir.” Yasbi Agitayev; “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Dünyada İlk ve Tektir” Bir diğer Kazakistanlı sanatçı Yasbi Agitayev de katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında; “Kişisel sergimin açılışında bulunduğunuz için ve benimle bu mutluluğumu paylaştığınız için teşekkür ederim” dedi. “Muhteşem bir proje olan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi dünyada ilk ve tektir ve benim için bu projenin bir parçası olmak yeni bir tecrübe, aynı zamanda da büyük gurur ve mutluluktur” diyen Agitayev; “Eserlerimde kendi hayat deneyimlerimi, duyduklarımı, sanat felsefemi ve enerjmi yansıtmaya çalıştım ve bütün bunları da sizinle paylaşmaya hazırım. Bunlar Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin çatısı altında yer alacaklarından dolayı gururlu olduğumu belirtmek isterim. Bu projede çalışan ve çaba gösteren herkese teşekkürlerimi sunarım.” Dedi. Bakan Taçoy; “Ülkemizde Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Gibi Bir Hazineye Sahip Olduğumuz İçin Çok Şanslıyız…” Daha sonra konuşan Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy ise, yeni bir hafta ve yeni bir açılış. 8 ülkeden 483 eser Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünün farklı salonlarında sergilenmekte. Bunu belki de bir yıl önce düşündüğümüzde tuhaf gelirdi. 45 sene önce KKTC’nin kurulacağı dönemde hiçbir şekilde akıllardan bile geçmezdi, ülkemizde Kıbrıs Modern Sanat Müzesi gibi bir hazineye sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Vizyon ve vizyonun getirdikleriyle birlikte geleceğe nasıl baktığımızı ve nasıl görmek istediğimizi hayal ettiğimizde Kıbrıs Modern Sanat Müzesi düşüncesi ile ortaya çıkan Kurucu Rektör Suat Hocamızı, Yakın Doğu Üniversitesi’ni kutlamamak elde değil. Bakan Taçoy; “Yakın Doğu Üniversitesi Kendisini Çok Geliştirdi ve Bu Hazine Daha da Büyüyecek” Bakan Taçoy Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 96’ncı yılı olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na da atıfta bulunarak, “Sanatçı Agitayev’in resimlerine baktığımda nasıl ki insan doğar, gelişir, büyür, Türkiyemizin de geldiği nokta, kurulduğu günden bu yana dünyada belli bir yere gelmiş, belli bir söz sahibi olan ülke durumda olmasıdır. Eserlere baktığımda aklımdan hep bunlar geçti. Diğer sanatçı Sagit Abzalov’un eserleri ise kendi gelenek ve göreneklerini yansıtmasıyla dünyaya ve hayata asimetrik farklı bir bakışı gündeme getiriyor. Günümüz dünyasında bunları tasvir etmek veya bu şekilde okumak şahsım için ayrı bir güzellik. Hayatın her yaşadığınız evresinde gördüklerinizi hayatla birleştirmek ve felsefenizi ona göre geliştirmek bunun bir bağı olsa gerek. Yakın Doğu Üniversitesi’nin yaşadığı ortam içersinde kendisini çok geliştirdiğini gördüm ve bunu da her fırsata dile getiririm. Bu gelişerek devam edecek, bu hazine daha da büyüyecek. Çok mutluyum ki bu duyguları her seferinde yaşamaya fırsatım oluyor. Sanatçılara Teşekkür Belgeleri Takdim Edildi, Sergi Kurdeleleri Kesildi Konuşmaların ardından Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy tarafından Kazakistanlı sanatçılara Kıbrıs Modern Sanat Müzesi‘ne katkılarından dolayı “Gümüş Anahtar Onur Ödülü” takdim edildi ve sergi kurdeleleri kesildi. Sergi 8 Kasım 2019 tarihine kadar hafta içi 08.00-16.00 saatleri arasında Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi sergi salonunda izlenebilecek.
tercih robotu