Sedef Vitiligo Ekzema ve Birçok Deri Hastalığı Puva Yöntemi İle Tedavi Ediliyor

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, Başlıcaları Sedef, Vitiligo, Ekzema, Kronik Kaşıntı ve Bir Tür Deri Kanseri Olan Mikozis Fungoides Olmak Üzere Pek Çok Deri Hastalığının Tedavisinde Uzun Yıllardır Kullanılmakta Olan PUVA ya da Bilinen Diğer Adıyla Fototerapi Tedavi Yöntemi Hakkında Bilgiler Verdi. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, “PUVA Tedavisi Ülkemizde Çok Az Merkezde Yapılmaktadır. Tedavi Yöntemlerinden Biri Olan Banyo PUVA Tedavisi ise Sadece Hastanemizde Uygulanmaktadır.” Dedi. PUVA Tedavisi Nedir? Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi dermatoloji polikliniğinde uygulanmakta olan PUVA tedavisi ile ilgili açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, PUVA’nın, bilimsel çalışmalara paralel ilerleyen teknoloji sayesinde geliştirilen, faydalı güneş ışınları üreten bir cihaz içerisinde, Psoralen (P) olarak bilinen ışığa karşı duyarlandırıcı madde ile ultraviyole A ışınlarının (UVA) birlikte kullanıldığı bir tedavi yöntemi olduğunu söyledi. PUVA Tedavisindeki Başarı Oranları Yüz Güldürüyor Tedavi başarı oranları yüksek olan PUVA’nın, hastalığı durdurduğunu, yeni lezyonların oluşumunu azalttığını veya hafifletip kontrol altına alınmasını sağladığını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, tedavideki amacın, hastalarda uzun süreli iyileşme dönemi sağlamak olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz şöyle devam etti; “Ortalama tedavi süresi genellikle 2 – 3 ay olarak belirtilse de bazı deri hastalıklarında daha uzun tedavi süresine gereksinim olabilmektedir. Tedavi programı deri hastalığının türüne ve tutulum alanının yoğunluğuna göre aralıklı olarak, başlangıçta haftada 2 veya 3 olup, tedaviden yanıt alındıkça haftada 1, zamanla 2 haftada 1 veya ayda 1 sıklıkta uygulanabilmektedir. Bazen hastalara devam tedavisi de verilebilmektedir. Tedavi seansları sadece birkaç saniyelik ışık maruziyeti ile başlayıp, süreler her seansta kademeli olarak artırılmaktadır.” Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz; “Banyo PUVA Tedavisi Ülkemizde Sadece Hastanemizde Uygulanmaktadır.” PUVA tedavisinin hastalığın türüne, yerleşimine ve hastanın durumuna göre farklılaştığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, genel PUVA, lokal PUVA, tarak PUVA ve banyo PUVA şeklinde farklı uygulamaları olduğunu belirtti. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz şöyle devam etti; “Genel PUVA tedavisi kapalı bir kabin içerisinde yapılmakta ve tedavi günlerinde hastaya ışık tedavisinden önce fotoduyarlandırıcı yani ışığa karşı duyarlandırıcı ilaç verilmektedir. Lezyonların el ve ayaklarla sınırlı olduğu hastalıklarda lokal PUVA tedavisi tercih edilmektedir. Lokak PUVA tedavisinde, ışık tedavisi öncesi lezyonlu alanlara fotoduyarlandırıcı jeller uygulanmaktadır. Saçlı deri lezyonu olan hastalarda ise Tarak PUVA tedavisi kullanılmaktadır. Banyo PUVA tedavisi, vücutta yaygın lezyonları olan fakat ağızdan fotoduyarlandırıcı ilaç kullanılamayan hastalarda tercih edilmektedir. Hasta fotoduyarlandırıcı jel katılarak hazırlanan su ile dolu bir küvet içerisinde bekletildikten sonra kabin içerisine alınarak ışık tedavisi uygulanmaktadır. PUVA tedavisi ülkemizde çok az merkezde yapılmaktadır. Tedavi yöntemlerinden biri olan Banyo PUVA tedavisi ise sadece hastanemizde uygulanmaktadır.” Tedavide Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Tedavi öncesi ve sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında da açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, PUVA tedavisi öncesi yüz ve vücuttaki benlerin kapatıldığını, tedavi sırasında UV ışığının gözlere zarar verme ihtimaline karşın, kabin içerisinde iken hastalara güneş koruyucu gözlük kullandırıldığını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, ayrıca genel PUVA tedavisi öncesi hastaya kullandırılan sistemik fotoduyarlandırıcı ilaçlar gözlerde ışık hassasiyeti oluşturacağından, hastaların tedavi seansı sonrası 24 saat süre ile UV koruyuculu güneş gözlüğü kullanması gerektiğine de dikkat çekti. PUVA tedavisi sonrası oluşacak deri kuruluğuna karşın hastalara nemlendirici krem kullanmaları yönünde öneride bulunan Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, “Tedaviden çıktıktan sonra ve tedaviye girilmeyen günlerde, güneş gören bölgelere, en az 30 koruma faktörlü güneş koruyucu krem sürülmelidir. Şapka ve benzeri giyeceklerle vücudun açıkta kalan kısımları güneşten korunmalıdır.” dedi. Puva Tedavisinin Uygun Olmadığı Hastalıklar ve Hastalar PUVA tedavisinin güneşe duyarlılığı olan lupus ve rosacea gibi deri hastalıklarında kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, gebeler ve emziren hastaların da PUVA tedavisinde kullanılan psoralen madde nedeniyle tedavisinin uygun olmadığını, bu durumlarda mümkünse tedavinin ertelendiği ya da gebeliğin ilk üç ayından sonra tedavinin UVB şeklinde uygulandığını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Mullaaziz, oniki yaşından küçük deri kanseri öyküsü olan çocuklarda ise tedavinin kullanılamadığını ifade etti.

Yakın Doğu Üniversitesi Yüksek Lisans ve Doktora Kayıtları Devam Ediyor…

Yakın Doğu Üniversitesi, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) onaylı 237 yüksek lisans ve doktora programları 2019-2020 öğretim yılı güz dönemi kayıtları devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, yüksek lisans ve doktora programlarına kayıtlar 23 Eylül 2019 Pazartesi günü mesai bitimine kadar devam edecek. Akademik, kariyer ve kişisel gelişim açısından son derece önemli olan Yüksek Lisans ve Doktora programları Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde yer alan Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri, Eğitim Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitüleri tarafından 1612 Öğretim Üyesi ile yürütülüyor. Son yıllarda yalnızca akademik uzmanlaşma açısından değil aynı zamanda profesyonel kariyer ve kişisel gelişim açısından da önem kazanan ve iş hayatında önemli bir tercih sebebi haline gelen yüksek lisans ve doktora eğitimleri Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzman akademik kadrosunun yürütücülüğünde meslek adaylarına ve profesyonellere yeni ufuklar açıyor. Araştırma ve uygulamanın birbiriyle bağlantılı ve etkileşimli bir şekilde yürütüldüğü Yüksek Lisans ve Doktora programlarında her türlü araştırmanın rahatlıkla yapılabilmesi için Fakülte laboratuarlarının yanında İleri Düzey Araştırma Laboratuarları, Yakın Doğu Hastanesi, Diş Hastanesi ve Hayvan Hastane’sinin tüm imkanları da öğrencilerin hizmetine sunuluyor. Doç. Dr. Yeter Tabur: “Yüksek Kalitede Amaç Odaklı Eğitim Veriliyor”… Yakın Doğu Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Yeter Tabur yaptığı açıklamada Yakın Doğu Üniversitesi’nin Yüksek Lisans ve Doktora adaylarına yüksek kalitede amaç odaklı bir eğitim verildiğini ifade etti. Teori ile pratiğin harmanlanarak eğitimin etkileşimli bir şekilde yürütüldüğünü ifade eden Tabur, yüksek lisans ve doktora adaylarının istedikleri konu ve alanda, uzmanlaşma ve araştırma yapma imkanı sağladıklarını belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi olarak 2019-2020 öğretim yılında YÖK ve YÖDAK onaylı 237 programda Yüksek Lisans ve Doktora eğitimi verildiğini belirterek gerek akademik kariyer gerekse profesyonel kariyer açısından bu programların son derece önemli olduğunu vurgulayarak, günümüzün rekabetçi yapısında yüksek lisanslı profesyonellerin iş hayatında diğerlerine göre daha çok tercih edilir hale geldiğini belirtti. Kamu Personeli’ne % 20 İndirim… Son dönemde kamu kuruluşlarındaki personelin profesyonel gelişimi konusunda da Üniversite olarak büyük hassasiyet gösterdiklerini söyleyen Doç. Dr. Tabur, bu çerçevede Yakın Doğu Üniversitesi’ndeki Yüksek Lisans ve Doktora programlarına kayıt olmak isteyen Kamu personeline de %20 indirim uygulandığının altını çizdi. Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yer alan 237 Yüksek Lisans ve Doktora programlarına güz dönemi için kayıt yaptırmak isteyen öğrenciler daha detaylı bilgiyi www.neu.edu.tr web sayfasından veya 0 392 680 20 00 (dahili 5211-5225-5377) no’lu telefondan alabilirler.

“Özbekistan Sanatçıları Sergisi” Ve “Kazakistan Sanatçıları Sergisi” İle Kazakistanlı Ressam Orazbek Yessenbayev’in Kişisel Sergisi Milli Eğitim Ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu Tarafından Açıldı…

Özbekistanlı 4 Ressam ile Kazakistanlı 5 Ressamın Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için ayrı ayrı özel olarak hazırladığı ve toplamda 70 eserden oluşan “Özbekistan Sanatçıları Sergisi” ve “Kazakistan Sanatçıları Sergisi” ile Kazakistanlı Ressam Orazbek Yessenbayev’in 70 eserinden oluşan Kişisel Sergisi Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonu’nda yer alan 3 ayrı serginin açılışına, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İrfan Günsel, rektör yardımcıları, öğretim elemanları, sanatçılarla davetli misafirler katıldı. Serginin açılışında Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Özbekistanlı Sanatçılar adına Ortikboy Kazakov, Kazakistanlı Sanatçılar adına Andrey Orazbayev, kişisel sergisi açılan Kazakistanlı Sanatçı Orazbek Yessenbayev ile Milli eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu birer konuşma yaptı. Üniversitenin Çalışmalarından Bahsedildi… Serginin açılış konuşmasını yapan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, 40 yıldır bu coğrafyada eğitim, bilim, sağlık, inovasyon ve sanat denildiğinde akla Yakın Doğu Üniversitesinin geldiğini ifade ederek dünya üniversiteleri ile yarıştıklarını ve dünyanın ilk 500 üniversitesi arasına girmeyi hedeflediklerini söyledi. Yakın Doğu Üniversitesinin çalışmaları ve olanaklarından söz eden Prof. Dr. Şanlıdağ, şunları anlattı: “2-102 yaş arası bireyler için üniversite eğitimi stratejimize uygun olarak, formal üniversite eğitimine devam eden Yakın Doğu Üniversitesi ve Girne Üniversitelerine ek olarak 2018-2019 Öğretim Döneminde 60 yaş üzeri bireyler için “+60 Yaş Tazelenme Üniversitesi’ni” hayata geçirdik. Haziran ayında ise Kıbrıs’ın ilk ve tek Çocuk Üniversitesi olan “Özay Günsel Çocuk Üniversitesi” eğitim-öğretim hayatına başladı. Sayıları 60’ın üzerinde olan Öğrenci kulüplerimiz aracılığıyla tüm dünya ile staj ve araştırma değişim programlarını sürdürmekteyiz. Bu yaz dönemi içerisinde 22 Ülkeden 61 öğrenci kampüsümüzde bu değişim programları sayesinde bulundu. Erasmus Programı kapsamında Litvanya’ya 2 öğrencimizi gönderdik. Güz dönemi içerisinde ise akademisyen değişimini başlatacağız. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Diş Hekimliği Hastanesi ve Hayvan Hastanesi’yle birlikte Girne Üniversitesi Dr Suat Günsel Hastanesi ve Diş Hastanesi dahil olmak üzere 5 hastane ile toplumumuza dünya standartlarında sağlık hizmeti sunmaktayız. 20 Fakülte, 6 Enstitü, 33 Araştırma ve uygulama merkezi, 104 araştırma ve uygulama laboratuarı ile “Bilim Üreten Kampüs” misyonuyla son üç yılda kendi öz kaynaklarımızla desteklediğimiz BAP tarafından 380 araştırma projesi kabul edilmiş ve bunların 120’si tamamlandı. CERN projesine Yakın Doğu Üniversitesi ve KKTC olarak dahil olmak üzere çalışmalarımızı başlattık. RA-25 ve RA-27 güneş enerjili araba projesi, Robotik Futbol Takımı, Teknoloji Transfer Ofisi NERITA ve sanatta Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Projesi ile tüm Türki Cumhuriyetleri ve akraba topluluklarıyla, Türkiye’yi Kıbrıs’ta bir “Sanat Köprüsü”yle buluşturuyoruz.” Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Türk Bütünlüğünü Sağlıyor… Özbekistanlı Sanatçılar adına konuşan Ortikboy Kazakov ise, “Yirmi birinci yüzyılda, çok az insanı gökdelenlerle, arabalarla, teknolojilerle ile şaşırtabilirsiniz, ancak sanatla insanları fazlası ile şaşırtmak mümkün oluyor çünkü sanat değişir ve gelişir. Bu salonda sergilenen eserler uzun yılların deneyimlerini, felsefi yansımalarını, enerji titreşimlerinin arayışlarını, şahısların ve bir bütün olarak halkımızın manevi ve maddi dünyasının deneyimlerini içermektedir. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi çatısı altında olan bu sergi Türk halklarının kardeşlik ve dostluk bağlarını güçlendirmekten daha ziyade onların bütünlüğünü sağlıyor. Eminiz ki Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Türk halklarının tarihini, geleneklerini ve kültürünü araştırmaya dönük bir merkeze yol açacaktır. Dr. Suat Günsel tarafından başlatılan bu yolunun misyonuna ve amacına katkı sağlayacağımız için çok mutluluk ve gurur duyuyoruz” diye konuştu. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Dünyada İlk ve Tektir… Kazakistanlı Sanatçılar adına düşüncelerini aktaran Andrey Orazbayev de, hayatlarının en önemli anılarından birini heyecanla yaşadıklarını ifade etti. Orazbayev, “Kıbrıs Modern Sanat Müzesinin bir parçası olma fırsatını sunduğunuz için çok teşekkür ediyoruz. Dr. Suat Günsel’in Türk dünyasının kültürünü ve ruhunu canlandırmak üzere yaptığı her adımını takdir eder buna destek vermekten mutluluk duyarız. Türk dünyasının sanat ve kültürünü bir çatı altında barındıracak olan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi dünyada ilk ve tektir. Bu amaca dönük çalışan ve çaba gösteren herkese sağlık, sönmeyen enerji ve başarılar dilerim” dedi. Mutluluğunu Dile Getirdi… Kazakistanlı Sanatçı Orazbek Yessenbayev ise “Sizi kişisel sergimin açılışında görmekten mutluluk duyarım. Öncelikle Dr. Suat Günsel’e davet ettiği ve bu fırsatı bizlere sunduğu için teşekkür ediyorum. Desteğiniz, ilginiz, sıcak karşılama ve dostluluk dolu atmosfer için sonsuz şükranlarımı ve saygılarımı sunmak isterim” ifadelerini kullandı. Bakan Çavuşoğlu: “ Duygu ve Düşüncelerimiz Suat Hocanın Vizyonu İle Bezendi…” Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu da sergi açılışında yaptığı konuşmada, sanatçıların duyguları, düşüncelerinin tuvallere yansıdığını ifade ederek sanatçıların iç duygularını yorumlamak ve buraya yansıttıkları duyguları anlamaya çalışmanın izleyicilere düştüğünü söyledi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu topraklarda bir devlet olarak dünyaya açılsın diye kurulduğunu ve bunun için emek harcandığını ifade eden Bakan Çavuşoğlu, “Ne mutlu bize ki dikmenin bu tepelerinde kurulan Yakın Doğu Üniversitesi ile bu vizyonu ortaya koyan Suat Hoca bunu başardı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dışa açılımını sağlarken burada yetişen öğrencilerin yurt dışına gitmesini, yurt dışından insanların da Yakın Doğu Üniversitesinde bir şeyleri en yüksek seviyede eğitim alabileceği bir üniversite yarattı. Dolaysıyla bu açıdan mutluyuz ve bu büyük düşünceyi selamlıyoruz. Bizim de tuvalimiz Suat Hoca’dır. Bizim de duygu ve düşüncülerimiz onun vizyonuna bezendi. Bütün bu duygularla Herbayrum, sanat galerisi, müzeleri ve birçok çalışmasıyla insanlığa hizmet etmeye devam edecektir. Barış, sevgi ve saygı tohumlarını dünyaya atmaya devam ederken bunun merkezi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olacaktır. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” şeklinde konuştu. Gümüş Anahtar Onur Ödülü ile Uluğ Beg Ödülü Takdim Edildi… Konuşmaların ardından Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu tarafından Kazakistanlı sanatçılar ile Özbekistanlı sanatçılara Teşekkür Belgesi verildi. Kazakistanlı sanatçı Orazbek Yessenbayev’e Alasya Ödülleri kapsamında verilen Uluğ Beg ödülü, Kazkaistanlı sanatçı Sembigali Smgulavo’da Gümüş anahtar onur ödülü takdim edildi. Sergi Kurdelesi Kesildi… Daha sonra üç ayrı serginin kurdelesi kesilerek sergilerin açılışı gerçekleştirildi. Çeşitli tekniklerle renk kombinasyonlarının kullanıldığı eserlerin yer aldığı sergiler, hafta içi 08.00-16.00 saatleri arasında 11 Eylül 2019 tarihine kadar Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonu’nda ziyarete açık olacak.

Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk ve Toplum Merkezi Uluslararası Yaz Okulu Düzenliyor…

Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk ve Toplum Merkezi, Saraybosna Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampüsü Rektörlüğü ile birlikte 4-11 Eylül 2019 tarihlerinde KKTC’de, “Çatışma Sonrası Toplumlarda Güncel Hukuksal Sorunlar” başlıklı bir uluslararası yaz okulu düzenliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın tarihinde silahlı çatışmalar yaşamış, halen devletin inşası ve demokratikleşme süreçlerinden geçen toplumların ortak sorunlarını interdisipliner bir perspektifle ele almayı hedefleyen yaz okulunun bu yılki teması “Çatışma Sonrası Toplumlarda Devletin İnşası ve Yetki Paylaşımı” olarak belirlendi. Bosna-Hersek’ten Myanmar’a kadar uzanan devlet inşası pratiklerinin tartışılacağı yaz okulunda dünyanın çeşitli üniversitelerinden gelen akademisyenler ders verecek. Viyana, İngiltere, Kosova gibi bir çok ülkeden gelecek olan akademisyenler Çatışma Sonrası Toplumlarda Devletin İnşası, Çatışma Sonrası Toplumlarda Yetki Paylaşımı: Bosna, Myanmar, Suriye Örnekleri, Geçiş Dönemi Adalet Uygulamalarına Giriş, Bosna-Hersek’te Ortaklaşmacı Demokrasi Uygulamaları, Kosova’da Devletin İnşası, Afrika Federal Devlet Modelleri gibi bir çok başlıkta ders anlatımları yapacak. Son Başvuru 30 Ağustos Cuma Başvuruların 30 Ağustos cuma günü sona ereceği açıklanan uluslararası Yaz okuluna lisans 3. ve 4. sınıf öğrencileri, lisansüstü öğrencileri ile hukuk, uluslararası ilişkiler ve ilişkili alanlarda çalışan profesyonellerin katılımına açık olduğu belirtildi. Öğretim dili İngilizce olan yaz okuluna, KKTC’de yerleşik öğrenciler için de belli bir kontenjan ayrıldığı açıklandı.

Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi ile Viyana Doğa Tarihi Müzesi Arasında Ortak Proje Çalışmaları Başlıyor…

Yakın Doğu Üniversitesi kampüsü içerisinde bulunan Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi yeni uluslararası projelere imza atmaya devam ediyor. Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi ile Viyana Doğa Tarihi Müzesi arasında varılan mutabakata göre Kıbrıs Faunasının teşhisi ve sınıflandırılmasına yönelik ortak proje çalışması başlıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, geçtiğimiz günlerde Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Özge Özden Fuller’in Avusturya’nın Viyana şehrinde yer alan Viyana Doğa Tarihi Müzesi’ne ziyarette bulunarak, Entomoloji Bölümü koleksiyonlarını inceleme ve Entomoji Bölümünde bilim adamlarıyla çalışma imkanı bulduğu belirtildi. Viyana Doğa Tarihi Müzesi ile Ortak Çalışmalar Başlıyor Ekolog Doç. Dr. Özge Özden Fuller söz konusu ziyaretin çok faydalı geçtiğini, Viyana Doğa Tarihi Müzesi’nde tüm dünyadan binlerce canlı örneği koleksiyonlarının yer aldığını belirterek, oradaki yöneticiler ve bilim adamlarıyla ileriye yönelik özellikle Kıbrıs Fauna’sının teşhisine ve sınıflandırılmasına ilişkin işbirliği yapma hususunda görüş birliğine vardıklarını ifade etti. Ocak 2020’den itibaren Viyana Doğa Tarihi Müzesi ile ortak 3 yıllık bilimsel araştırma projesine başlamayı hedeflediklerini belirten Fuller, proje için arazi çalışmaları yürütmeye başladıklarını, proje süresince her iki doğa müzesinden de karşılıklı ziyaretler gerçekleştirilmesini öngördüklerini vurguladı. Yakın Doğu Üniversitesi Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi Dünya Doğa Bilimine Katkı Sağlayacak Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Prof. Dr. Salih Gücel ise müzenin Kıbrıs adasının doğa tarihi ve botanik değerleriyle ilgili olarak, gelecek nesillere bilgi aktarılmasında ülkemiz için çok önemli bir değer olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Salih Gücel ayrıca “Müzemiz yalnızca Kıbrıs Fauna ve Flora’sına ait veya fosiller ve doğal taşlarına ait bir koleksiyon oluşturmayı hedeflememektedir. Kıbrıs Herbaryum ve Doğa Tarihi Müzesi aynı zamanda Kıbrıs’ın Doğası ile ilgili birçok alanda uluslararası bilimsel projeler yürüterek adada yer alan canlıların biyolojisini ve ekolojisini de araştırmayı hedeflemektedir. En nihai hedefimiz ise yapılan bilimsel çalışmaların bilimsel makalelere dönüştürülerek dünya doğa bilimine katkı sağlamasıdır. Bu nedenle uluslararası işbirlikleri bizim için son derece önemlidir” şeklinde konuştu.

Sağlıklı Bir Yaşam Doğru Beslenmeden Geçiyor

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu Beslenme İle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar Hakkında Bilgi Verdi. Sıcak Suya Damlatılan Limonun Vücutta ki Yağı Eritmediğini, Sadece Sıcak Suyun Soğuk Suya Göre Mideyi Daha Geç Terk Ettiğinden Dolayı Midede Geçici Bir Tokluk Sağladığını Belirtirken, Fazla Tüketilen Ekmeğin Vücutta Kilo Yapacağını Fakat Ekmek Tüketmekten Vazgeçmek Yerine Ekmeği Aşırıya Kaçmadan Tüketmek Gerektiğini Belirtti. Zeytin Yağı Aşırıya Kaçmadan Kararında Tüketilmeli Akdeniz diyetinin temel kaynağı olan zeytinyağının düzenli olarak tüketilmesinin insan sağlığı üzerinde çeşitli yararlar sağladığını söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, 5 gram yağın 45 kalori iken, 5 gram etin 12 kalori olduğunu belirtti. Yani yağların diğer makro besin öğelerine göre daha fazla kalori içerdiğini söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, yağın hangi çeşit yağ olduğunun kalori açısından öneminin olmadığını belirtti. Dolayısıyla hangi yağ çeşidi olursa olsun, gereğinden fazla tüketmenin kilo olarak kişiye geri döndüğünü söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, zeytinyağının tüketilmesi gerektiğini fakat kararında tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini fazla tüketilmesi durumunda suyun bile zehirli olabileceğini belirtti. Sıcak Su Tüketimi Geçici Tokluk Sağlamakta Bir kalıp yağa limon damlatmanın yağı eritmediği gibi içilen limonlu sıcak karışımında vücut yağlarına direkt bir etki yapmadığını söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, sadece sıcak suyun soğuk suya göre mideyi daha geç terk ettiğini belirtti. Dolayısıyla bu durumun geçici bir tokluk sağladığını belirten Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti: “Sabahları aç karnına tüketeceğiniz ılık su sindirim sistemine iyi geliyor, ancak içerisinde limon olup olmaması birşey değiştirmiyor. Hatta düşük tansiyon ya da mide rahatsızlığınız varsa bu içecek rahatsızlıklarınızı arttırıcı özelliğe sahiptir. Güne bir bardak ılık su ile başlamak sindirim sistemine iyi gelecektir.” Son Öğün Uyumadan İki Saat Önce Tüketilmeli Gece yatmadan iki saat önce son öğünün tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, ancak yemek saatinin ilaç saatleri gibi olmazsa olmaz olmadığını belirtti. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti: “Akşam altı dan sonra birşey tüketmeyin ibaresi yanlıştır. Çünkü hayatın gerçekleri herkes için belirli günlerde farklı bir yemek saati oluşturmaktadır. Yatmadan iki saat önce en son öğününüzü tüketmek, sabah açlıkla uyanmanıza engel olacak ve sizi rahatsız etmeyecek en doğru seçim olacaktır.” Vücut Yenileni Depoluyor Uzun süren açlıklardan sonra bir şeyler yenildiği zaman vücudun savunmaya geçtiğini söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, “Tekrar aç kalırsam depoladığım enerjiyi kullanırım” mantığıyla vücudun yenileni depoladığını belirtti. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti. “Ramazan aylarında metabolizmanızın yavaşlayıp kilo almanıza sebep olması buna verilebilecek en güzel örnektir. Azar azar ve sık sık (2 – 3 saat aralıkla) bir şeyler yemek hem acıkma duygunuzu bastırır, hem daha az ve kontrollü yemenizi sağlar, hem de metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olur.” Fazla Tüketilen Ekmek Fazla Kilo Olarak Vücuda Geri Dönmekte Ekmeğin sofraların baş tacı ve temel enerji kaynağı olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, gereğinden fazla tüketilen her gıdanın vücuda fazla kilo olarak döneceği gibi fazla tüketilecek ekmeğinde fazla kilo olarak vücuda geri döneceğini belirtti. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti: “Beyaz ekmek rafine undan elde edildiği için hem besin değeri daha düşüktür hem de kan şekerini daha hızlı yükseltir. Bu yüzden beyaz ekmekden kaçınmalı, yerine tam tahıllı ekmek tüketilmelidir. Ekmek tüketmemek yerine, ekmeğin türüne, miktarına ve yanında tükettiğiniz gıdalara dikkat etmeniz doğru bir yaklaşım olacaktır.” Esmer Şeker İle Beyaz Şeker Ayni Kaloriyi İçeriyor Esmer şeker ile beyaz şekerin kalori içeriğinin ayni olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, esmer şekerin halk arasında ne yazık ki diyet şeker olarak bilindiğini ancak beyaz şekerden pek bir farkı olmadığını sadece besin içeriklerinin az da olsa farklı olduğunu belirtti. Beyaz şekerin besin içeriğinin sıfır olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, esmer şekerin içerisinde çok az miktarda vitamin ve minarel barındığını belirtti. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti: “Buna rağmen esmer şekerin beyaz şekere göre pek de bir üstünlüğü yoktur. Beyaz ya da esmer şekeri hayatınızdan tamamen çıkartmak, sağlıklı yaşam konusunda atacağınız en önemli adımlardan biri olacaktır.” Uzun Süre Uygulanan Yüksek Proteinli Diyetler Sağlık Problemlerine Yol Açabilmekte Protein diyetlerinin son zamanlarda çok popüler olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, bunun sebebinin ise uzun süren sindirimleriyle proteinlerin hem tokluk sağladığını hem de metabolizmayı daha hızlı çalışmaya zorladığından dolayı olduğunu belirtti. Ancak uzun süre uygulanan yüksek proteinli diyetlerin besin öğesi yetersizliklerine, karaciğer ve böbreklere aşırı yük binmesine, kan yağlarında artışa ve daha pek çok benzer sağlık problemine yol açabildiğini söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, bu yüzden bu gibi tek tip beslenme modellerinden uzak durulması gerektiği gibi kişilerin sağlıklı beslenmeyi kendilerine ilke edinmesi gerektiğini belirtti . Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu: “Vücuttaki Su Kaybını Çoğaltmak Yerine, Azaltma Yöntemi Uygulanmalı.” Termal eşofmanların zayıflattığına dair ortada dolaşan yanlış bir bilgi olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, ne yazık ki sıcak ortamlarda terleyerek kaybedilenin yağ değil su olduğunu belirtti. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti: “Zayıflamadaki amaç, yağsız vücut kütlesinden su kaybı yerine, yağ kütlesinden yağ kaybı olmalıdır. Çünkü sağlığınızı tehdit eden yağlardır. Ter ile vücuttan toksinleri de atarsınız. Ancak toksinlerin yanında yaşamınızda çok önemli görevleri olan minerallerin kaybını da hızlandırırsınız ve ne yazık ki bunu gün içerisinde hemen yerine koyamazsınız. Bu nedenle çok yorgun ve bitkin olursunuz. Vücuttaki su kaybını çoğaltmak yerine, azaltma yöntemlerini uygulamalısınız.” Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu: “Kola, Çay ve Kahve Gibi İçeceklerin Tüketimi Az Olmalı.” Çay, kahve ve kola gibi içecekler içerdikleri kafein sebebiyle diüretik etki göstermekte, yani vücuttan su atımına yol açmaktadırlar diyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti: “Kolayı hayatınızdan çıkarmak, çay ve kahve sayısını azaltmak, sağlıklı beslenmede atacağınız önemli adımlardan biridir.” Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu: “Taze Balık ile Tüketilen Yoğurt Zehirlemez.” Balıkta ve yoğurtta histamin adı verilen bir protein bulunduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, balık bayatladıkça içerisindeki histamin miktarının da arttığını belirtti. Bayat balıkla tüketilecek yoğurdun da vücutta fazla miktarda histamin oluşturduğunu ve histamin zehirlenmesiyle karşı karşıya kalındığını söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, bu yüzden de kişilerin taze balık tüketmeye dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

Özbekistanlı 4 Ressam ile Kazakistanlı 5 Ressamın Kıbrıs Modern Sanat Müzesi İçin Ayrı Ayrı Özel Olarak Hazırladığı ve Toplamda 70 Eserden Oluşan “Özbekistan Sanatçıları Sergisi” ve “Kazakistan Sanatçıları Sergisi” ile Kazakistanlı Ressam Orazbek Yessenbayev’in 70 Eserinden Oluşan Kişisel Sergisi Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu Tarafından Açılıyor…

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi ev sahipliğinde Özbekistanlı ressamlar Khasan Aminov, Nodir Shoabdurahimov, Rakhimjan Rizamuhamedov, Ortikboy Kazakov’un 35 eserinden oluşan “Özbekistan Sanatçıları Sergisi”, Kazakistanlı ressamlar Aktoty Smagulov, Sultan Amanzhol, Andrey Orazbayev, Turar Tuleyev, Galymzhan Suyunov’un 35 eserinden oluşan “Kazakistan Sanatçıları Sergisi” ile Kazakistanlı Ressam Orazbek Yessenbayev’in 70 Eserinden Oluşan Kişisel Resim Sergisi Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Nazım Çavuşoğlu tarafından açılacak. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, 3 ayrı serginin açılışı, 28 Ağustos 2019 Çarşamba günü, saat 09.00’da, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonu’nda yer alacak. Avangart, Renk Zenginliği ve Kadın İmajları Tuvalde Buluştu… Özbekistan sanatçıları sergisinde yer alan Khasan Aminov Özbek halkının ruhu yansıttığı eserleri, Nodir Shoabdurahimov’ın resimlerinde kadın imajlarını yansıttığı eserleri, tabloları tablolarında renk paletinin zenginliğini kullanan Rakhimjan Rizamuhamedov’un anıtsal tarihi eserleri, çoğunlukla avangart tarzda çalışan Ortikboy Kazakov’un, yaratıcı araştırma ve deneylerinde gerçekçi yönü kullandığı eserleri sergilenecek. Çeşitli Tekniklerle Renk Kombinasyonlarının Kullanıldığı Eserler Kazakistan sanatçıları sergisinde yer alan ve renk paletleri ile renk kombinasyonlarını yüksek seviyede kullanan Aktoty Smagulov’un tarihin ruhu ve Kazakların hayatının oryantal bir ruhla hissedildiği resimleri, Sultan Amanzhol’un çeşitli teknikleri kullanarak modern bir tarzda çalıştığı eserleri, Andrey Orazbayev’ın Kazakistan’da sembolist, soyutlayıcı ve avangard olarak bilinen çalışmalarını, Turar Tuleyev’in gerçekçilik, sembolizm ve avangard tarzında yaratılan eserleri ile Galymzhan Suyunov’un savaş temasını kullandığı çalışmaları izleyicinin beğenisine sunulacak. İpek Üzerinde Baskı Resim ve Yağlıboya Çalışmaları Sergilenecek… Kariyeri boyunca kendisi stilazasyon dilini bulan Kazakistan sanatçısı Orazbek Yessenbayev ise Kişisel Resim Sergisinde, renk grafiği tekniğinde çeşitli konular üzerinde çalıştığı özgür çalışmaları sergilenecek. Orazbek Yessenbayev 27 Şubat 1960’ta, Jalagash Bölgesi, Kyzylorda’da doğdu. 1967’den 1977’ye kadar Kyzylorda lisesinde eğitim aldı. 1983 yılında Almatı Gogol Sanat Okulun’dan mezun olan sanatçı, 1986’ya kadar Kyzylorda da sanatçı tasarımcı olarak çalıştı. 1986- 1993 yılları arasında Zhurgenova Uygulamalı Fizik Enstitüsü’nde eğitim alan sanatçı, 2014-2015 yılları arasında Kazakistan Cumhuriyeti Genç Sanatçılar Birliğinin Başkanlığını, 2015’ten 2016’ya kadar Sardar Askeri Sanat Stüdyosu’na başkanlığını yürüttü. 1980’den beri, Birleşmiş Milletler, Cumhuriyetçi, bölgesel sergilerin katılımcısı olan sanatçı, 2019 yılında “Üçlü Bellek” isimli kişisel sergisini açtı.

Serdar Hocayı Son Yolculuğuna Uğurluyoruz…

Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı kıymetli hocamız Doç. Dr. Serdar Susever’i son yolculuğuna uğurluyoruz.. Dün sabah geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden hocamız Doç. Dr. Serdar Susever için bugün (26 Ağustos Pazartesi) saat 16.30’da Sağlık Bilimleri Fakültesi İrfan Günsel Kongre Merkezi’nde düzenlenecek cenaze töreniyle son yolculuğuna uğurlanacaktır. Yakın Doğu Üniversitesi Ailesi olarak, başta merhum Serdar Susever’e Allahtan rahmet, ailesine, sevenlerine, dostlarına ve öğrencilerine başsağlığı dileriz… Mekanı Cennet Olsun…

Yakın Doğu Üniversitesi Yüksek Lisans ve Doktora Kayıtları Devam Ediyor…

Yakın Doğu Üniversitesi, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) onaylı 237 yüksek lisans ve doktora programları 2019-2020 öğretim yılı güz dönemi kayıtları devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, yüksek lisans ve doktora programlarına kayıtlar 23 Eylül 2019 Pazartesi günü mesai bitimine kadar devam edecek. Akademik, kariyer ve kişisel gelişim açısından son derece önemli olan Yüksek Lisans ve Doktora programları Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde yer alan Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri, Eğitim Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitüleri tarafından 1612 Öğretim Üyesi ile yürütülüyor. Son yıllarda yalnızca akademik uzmanlaşma açısından değil aynı zamanda profesyonel kariyer ve kişisel gelişim açısından da önem kazanan ve iş hayatında önemli bir tercih sebebi haline gelen yüksek lisans ve doktora eğitimleri Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzman akademik kadrosunun yürütücülüğünde meslek adaylarına ve profesyonellere yeni ufuklar açıyor. Araştırma ve uygulamanın birbiriyle bağlantılı ve etkileşimli bir şekilde yürütüldüğü Yüksek Lisans ve Doktora programlarında her türlü araştırmanın rahatlıkla yapılabilmesi için Fakülte laboratuarlarının yanında İleri Düzey Araştırma Laboratuarları, Yakın Doğu Hastanesi, Diş Hastanesi ve Hayvan Hastane’sinin tüm imkanları da öğrencilerin hizmetine sunuluyor. Doç. Dr. Yeter Tabur: “Yüksek Kalitede Amaç Odaklı Eğitim Veriliyor”… Yakın Doğu Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Yeter Tabur yaptığı açıklamada Yakın Doğu Üniversitesi’nin Yüksek Lisans ve Doktora adaylarına yüksek kalitede amaç odaklı bir eğitim verildiğini ifade etti. Teori ile pratiğin harmanlanarak eğitimin etkileşimli bir şekilde yürütüldüğünü ifade eden Tabur, yüksek lisans ve doktora adaylarının istedikleri konu ve alanda, uzmanlaşma ve araştırma yapma imkanı sağladıklarını belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi olarak 2019-2020 öğretim yılında YÖK ve YÖDAK onaylı 237 programda Yüksek Lisans ve Doktora eğitimi verildiğini belirterek gerek akademik kariyer gerekse profesyonel kariyer açısından bu programların son derece önemli olduğunu vurgulayarak, günümüzün rekabetçi yapısında yüksek lisanslı profesyonellerin iş hayatında diğerlerine göre daha çok tercih edilir hale geldiğini belirtti. Kamu Personeli’ne % 20 İndirim… Son dönemde kamu kuruluşlarındaki personelin profesyonel gelişimi konusunda da Üniversite olarak büyük hassasiyet gösterdiklerini söyleyen Doç. Dr. Tabur, bu çerçevede Yakın Doğu Üniversitesi’ndeki Yüksek Lisans ve Doktora programlarına kayıt olmak isteyen Kamu personeline de %20 indirim uygulandığının altını çizdi. Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yer alan 237 Yüksek Lisans ve Doktora programlarına güz dönemi için kayıt yaptırmak isteyen öğrenciler daha detaylı bilgiyi www.neu.edu.tr web sayfasından veya 0 392 680 20 00 (dahili 5211-5225-5377) no’lu telefondan alabilirler.
tercih robotu