Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Kalp Nakli Artık Mümkün

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, Ülkemizdeki İleri Kalp Yetmezliği Hastaları için Kalp Nakli Gerçekleştirmek Üzere Rushatlandırıldı. BUNA BAĞLI OLARAK TÜRKİYE DAHİL, HİÇBİR ÜLKEDE KALP NAKLİ ŞANSI OLMAYAN İNSANIMIZ, ARTIK KENDİ ÜLKESİNDE KALP NAKLİ OLABİLECEK. Uluslararası Standartların Tümüne Sahip Tek Kalp Nakil Merkezi Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, bugün gerçekleştirilen basın toplantısında, insan hücre, doku ve organ nakli ile ilgili kuralları düzenleyen yasa uyarınca rushatlandırılan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde, uluslararası standartların tümüne uygun olarak hazırlanan Kalp Nakil Merkezi’nin kurulduğu açıklandı. Bugüne kadar Türkiye’de çok sayıda kalp nakli gerçekleştiren, daha sonra hizmet vermek üzere ülkesine dönen Kıbrıslı kalp damar cerrahı, aynı zamanda Kalp Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu’nun nakillerle ilgili uzmanlığının Türkiye Kalp ve Akciğer Nakli Bilim Kurulu tarafından da onaylı olduğu bildirildi. Bir yıl kadar önce Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde oluşturulan İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nin ardından hayata geçirilen Kalp Nakil Merkezi’nde, ileri kalp yetmezliği hastalarının, uygun donör bulunması halinde kalp nakilleri gerçekleştirilebilecek. Kalp Nakil Merkezi’nin Basın Lansmanı Başhekim, Kalp Damar Cerrahisi ile Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanlarının Katılımı ile Gerçekleşti Başhekim Uzm. Dr. Sevim Erkmen’in açılış konuşması ile başlayan toplantıda sırasıyla, Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Uzmanı Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu, Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı ve İleri Kalp Yetmezliği Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, son 2 yıldır ülkemizde kalp nakli merkezinin kurulması için büyük çabalar sarfeden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı ve Kalp Nakli Merkezi Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Uzmanları Doç. Dr. Barçın Özcem ve Uzm. Dr. Ali Önder Kılıç, kalp yetmezliği, kalp nakli, ülkemizdeki nakil süreçleri ve nakil için gerekli olan organ bağışı konusunda birer konuşma yaptı. Uzm. Dr. Sevim Erkmen; “Hiçbir Ülkede Kalp Nakli Olma Şansı Bulunmayan İnsanımız, Bundan Böyle Bu Olanağa, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Nakil Merkezi’nde Sahiptir.” Basın toplantısının açılış konuşmasını gerçekleştiren Başhekim Uzm. Dr. Sevim Erkmen, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin, hizmete girdiği 20 Temmuz 2010 tarihinden itibaren, nitelikli sağlık hizmetlerini, hiçbir ödün vermeksizin, uluslararası standartlarda, multidisipliner bir yaklaşım anlayışı ile sunmaya devam ettiğini söyledi. “Bugünkü basın toplantısını, Türkiye Cumhuriyeti dahil hiçbir ülkede kalp nakli olma şansı bulunmayan KKTC vatandaşı ülke insanımızın, bundan böyle bu olanağa, Hastanemizdeki Kalp Nakil Merkezi’nde sahip olduğunu sizlerle paylaşmak için düzenlemiş bulunuyoruz.” diyen Uzm. Dr. Sevim Erkmen, kalp nakli rushatının yeni alınmış olunmasına rağmen, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin çok uzun süredir organ nakillerine hazır bir hastane olduğunu söyledi. Prof. Dr. Hamza Duygu; “Nakil İşlemleri Hekim Deneyimi ve Teknik Alt Yapısı Güçlü Merkezlerde Gerçekleşmelidir.” Başhekim Uzm. Dr. Sevim Erkmen’in ardından söz alan Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, kalple ilgili birçok hastalığın ortak son noktası ve çok büyük öneme sahip klinik bir sendrom olarak tanımlanabilen kalp yetersizliğinin, birçok kanser türünden daha ölümcül bir hastalık olduğunu söyledi. Tanı konduktan sonra 5 yıl içerisinde hastaların yarısının, son aşamadaki hastalarda ise 1 yıl içerisinde 4’te 3’ünün kaybedildiği kaydeden Prof. Dr. Hamza Duygu, hastalara bu aşamaya gelmeden önce müdahale edilmesi gerektiğini ifade etti. Tanının ardından uygulanan yaşam tarzı değişikliği ve ilaç tedavisi gibi yöntemlerle hastalığın ilerleyişinin durdurulabildiğini belirten Prof. Dr. Hamza Duygu, dirençli kalp yetersizliği bulunan hastaların hastane ortamında yaşamaya zorunlu kaldığı, bu noktada ise sığınılabilecek son limanın kalp nakli olduğunu söyledi. Nakil işleminden sonra organın vücudu reddetmemesi için birtakım güçlü ilaç tedavilerine başlanması ve hastanın enfeksiyondan korunması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Hamza Duygu, bunun için nakil işlemlerinin hekim deneyimi ve teknik alt yapısı güçlü merkezlerde gerçekleşmesinin önem taşıdığını, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin ise bu tür hastaların tanı ve tedavisi ile ilgili gelişmeleri yakından takip eden, bunu yapabilecek güçte bir hastane olduğunu söyledi. Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu; “Artık, Bugüne Kadar Yasal Alt Yapısının Hazır Olmaması Sebebiyle Dokunulamayan Grup Olan Kalp Nakil Hastalarına Hizmet Vermeye Hazırız.” Hizmete girdiği tarihten bu yana teknik alt yapısı ve cerrahi ekip deneyimi sayesinde her türlü güçlükte açık kalp ameliyatının başarı ile gerçekleştirildiği Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nden, tıbbi gerekçelerle yurtdışına hasta sevk edilmediğini ifade eden Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu, bugüne kadar yasal alt yapısının hazır olmaması sebebiyle dokunulamayan grup olan nakil hastalarına da artık bu hizmeti vermeye hazır olduklarını kaydetti. Konunun ülkemiz için önemine de dikkat çeken Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu, bugüne kadarki süreçte KKTC’den yurtdışına organ gitmesine rağmen ülke insanının Türkiye’de dahi nakil programlarına dahil olamadığını, bugünden itibaren ise Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Nakil Merkezi’nin kalp yetmezliği hastalarına vereceği hizmetlerin bu açığı kapatacak olması açısından önem taşıdığını ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel; “İleri Kalp Yetmezliği Hastalarının Tüm Tetkikleri Dr. Suat Günsel Fonu Tarafından Karşılanıyor.” İleri Kalp Yetersizliği Merkezi’nin bundan yaklaşık 1 yıl önce, kalp yetmezliği hastalarına düzenli takip edilebilecekleri ve ileri tedavi seçenekleri alabilecekleri bir merkez sunmak amacıyla kurulduğunu ifade eden İleri Kalp Yetmezliği Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, esas hedeflerinin, bu hizmetleri tüm dünyada olduğu gibi özelleşmiş kardiyologlar ve kalp damar cerrahi ekipleri tarafından hastalara sunmak olduğunu ifade etti. Bugün İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nde 100’ün üzerinde hastanın düzenli olarak takip edildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, bu hastaların ekokardiyografi, kalp pili kontrolleri ve laboratuvar tetkiklerinin tamamının Dr. Suat Günsel Fonu tarafından karşılandığını belirtti. “İleri kalp yetersizliğinde bazen ilaç tedavisine rağmen hastalık ilerlemekte ve ölümle sonuçlanabilmektedir.” diyen Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel, ileri kalp hastalarının ilaç tedavisine rağmen hastaneye yatışlarının artması ve hastalığın seyrinin kötüleşmesi noktasında devreye son tedavi seçeneği olan kalp naklinin girdiğini ifade etti. Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu; “Kalp Nakilleri, Dünya Standartlarına Uygun Olarak Hazırlık Aşamasından Geçen Hastalardan Oluşan Listeye Bağlı Kalınarak Yapılabilmektedir.” “Artık biliyoruz ki, dünyadaki tüm ölümlerin büyük bir çoğunluğunu kalp hastalıkları oluşturmaktadır. Bu kalp hastalıklarının içerisinde de kalp yetmezliği büyük paya sahiptir.” diyen Kalp Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, kalp nakillerinin, İleri Kalp Yetmezliği Merkezi’nde takip edilerek, dünya standartlarına uygun olarak hazırlık aşamasından geçen hastalardan oluşan listeye bağlı kalınarak yapılabildiğini, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi ve Kardiyoloji Anabilim Dalları’nın oluşturduğu ortak konseyde, kalp yetmezliği hastalarını belirli periyodlarla değerlendirdiklerini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu; “Hastaların Kalp Nakline Uygunluğu, Nakil Cerrahları, Nakil Kardiyologları, Göğüs Hastalıkları, Psikiyatri, Patalog ve Anestezi Uzmanlarının Biraraya Geldiği Konseylerde Değerlendirilmektedir.” Nakil aşamasına gelmeye başlayan hastaların hepsinde, dünyada yapılan bütün hazırlık tetkiklerinin Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde başarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, hastaların kalp nakline uygunluğunun, nakil cerrahları, nakil kardiyologları, göğüs hastalıkları, psikiyatri, patalog ve anestezi uzmanlarının biraraya geldiği konseylerde değerlendirildiğini ve yine konsey kararı ile kalp nakline uygun bulunan hastaların, kalp nakli bekleme listesine alındığını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, bekleme listesinin periyodlar halinde KKTC Sağlık Bakanlığı Koordinasyon Kurulu’na bildirildiğini, yine bildirilen tüm hastaların ulusal veri tabanına işlendiğini kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu; “Kalp Nakli Diğer Operasyonlardan Farklı Olarak Bu Alanda Uzmanlık Gerektiren Bir İşlemdir.” “Kalp nakli diğer operasyonlardan farklı olarak bu alanda uzmanlık gerektiren bir işlemdir. Bu konuda uzman bir ekibin koordineli bir şekilde çalışması, aynı zamanda nakil yapılacak hastanenin de rushatlandırılmış olması gerekmektedir.” diyen Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde 2-3 yıldır rushatlandırma konusunda gerekli tüm yasal prosedürlerin yerine getilmiş olduğunu, yaklaşık bir ay önce de adada, kalp nakli konusunda rushatlandırılmış merkez haline geldiklerini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu; “Organ Bağışı Konusunda Hepimize Büyük Vatandaşlık Görevleri Düşmektedir.” Kalp nakli için en önemli husus olan organ bağışına da değinen Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, kalp nakli için beyin ölümü gerçekleşmiş bireyin yakınlarının onayının gerektiğini, bu konuda hepimize vatandaşlık görevleri düştüğünü bildirdi. Donör çıktığı zaman, bu donörden hangi hastaya nakil yapılacağına karar verilmesi konusuna da değinen Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, kalp nakline uygunluk için çok fazla kriter aranmaması halinde, boy, kilo ve kan grubunun göz önüne alınarak yapılan bir işlem olduğunu söyledi. Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu; “Nakiller, Alt Yapı Bakımından Uygun Yoğun Bakım Koşullarına Sahip, Bu Konuda Eğitim Almış Uzman Ekipler Ve Hemşirelerin Yer Aldığı Merkezlerde Gerçekleştirilmelidir.” Nakil işlemleri sonrasındaki takip ve tedavi sürecinin önemine de değinen Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, nakillerin, alt yapı bakımından uygun yoğun bakım koşullarına sahip, bu konuda eğitim almış uzman ekipler ve hemşirelerin yer aldığı merkezlerde gerçekleşmesi gerektiğine dikkat çekerek sözlerine şöyle son verdi; “Nakil gerektiren kalp yetmezliği, KKTC vatandaşlarının sadece kendi ülkelerinde şifa bulabilecekleri bir sağlık problemidir. Kurulmuş olan Kalp Nakil Merkezi ise adamız ve ülkemizin geleceği için bir umut kaynağıdır.” Doç. Dr. Barçın Özcem; “Bir Donör, Kurtarılmış Bir Hayat Anlamına Gelmektedir.” Kalp nakillerinin başarılı bir şekilde gerçekleştirilmeye başlanmış olmasına rağmen geçmişteki en önemli problemin etnik, politik ve dini nedenlerle donör bulma sıkıntısı olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Barçıın Özcem, bir donörün kurtarılmış bir hayat anlamına geldiğini söyedi. Bu konudaki engelleri ortadan kaldırmak amacıyla ülkelerin, çeşitli yasal düzenlemelerle çözümler üretebildiğini de hatırlatan Doç. Dr. Barçın Özcem, ülke insamınızın bu konuda bilinçli ve duyarlı olacağına inandığını ifade ederek, topluma organ bağışı çağrısında bulundu. Uzm. Dr. Ali Önder Kılıç; “Halk Organ Bağışının Önemi, Hastalar ise Tedavilerini Kendi Ülkelerinde Alabilecekleri Konusunda Bilinçlendirillmeli.” Tedavisi olmayan organ sistemleri için gidilebilecek son noktanın organ nakli olduğunu yineleyen Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ali Önder Kılıç da, halkın organ bağışının önemi konusunda bilinçlendirilmesi, ülkemizdeki nakil ihtiyacı bulunan hastaların da tedavilerini kendi ülkelerinde alabilecekleri konusunda bilinçlendirillmesi gerektiğini söyledi.

Yakın Doğu Üniversitesi Araştırmacıları Açıkladı: “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde HIV/AIDS Tehdidi Bulunmuyor…”

Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) tarafından, 1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeniyle yapılan açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde HIV/AIDS’in durumunu ve konumunu belirlemek, olası salgının tehdit büyüklüğünü ortaya çıkarmak amacıyla yapılan matematik modelleme çalışmaları sonucunda ülkemizde şu anda HIV salgını bulunmadığı bildirildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, DESAM’a bağlı mikrobiyoloji uzmanları Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Prof. Dr. Murat Sayan, Arş. Gör. Nazife Sultanoğlu, enfeksiyon hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Kaya Süer ve matematikçiler Prof. Dr. Evren Hıncal, Dr. Faruk Sa’ad, Dr. Bilgen Kaymakamzade, Dr. İsa Baba tarafından, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde HIV/AIDS’in yıllar içindeki dinamiğini ortaya çıkarmak amacıyla işlevsel bir matematik modelleme ortaya konulduğu belirtildi. Buna göre, ülkemizde şu anda HIV salgınının görülmediği ancak 2031 ve 2055 yılları arasında önlem alınmadığı takdirde HIV ile enfekte bireylerde dramatik bir artış olabileceği tanımlandı. Bu durumda, ilgili makamların önümüzdeki yıllarda bu artışı önlemek için gerekli akılcı önlemleri alması ve ilgili politikaları uygulaması gerektiğinin önemine dikkat çekiliyor. Bugüne Kadar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 129 HIV Pozitif Kişi Saptandı… Yürütülen çalışmalar kapsamında KKTC Sağlık Bakanlığı’ndan alınan HIV istatistiklerine göre, 1997’den – Mayıs 2018’e kadar saptanmış tüm HIV pozitif olgu sayısının 129 olduğu açıklandı. Bunların 63’ünün KKTC vatandaşı, 20’sinin konsomatris kadın, 13’ünün TC vatandaşı ve 33’ünün diğer ülke vatandaşı olduğu kaydedildi. Dünyada 36.9 Milyon Kişi HIV ile Yaşıyor… Yakın Doğu Üniversitesi DESAM tarafından verilen bilgide, kronik HIV enfeksiyonu ve AIDS’in küresel bir sağlık problemi olarak ciddiyetini koruduğu belirtildi. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Programı (UNAIDS) 2017 yılı küresel veri raporuna göre günümüzde toplam 36.9 milyon HIV’le yaşayan bulunduğu, bu rakamın 1.8 milyonunu 15 yaşından küçük çocukların oluşturduğu kaydedildi. Dünyada her gün 1.8 milyon yeni olgu saptandığı ve 940 000 AIDS ile ilişkili hastalıklardan ölüm gerçekleştiği ifade edildi. Tedavide Kullanılan İlaçlar Yüksek Başarı Gösteriyor… Diğer yandan dünyada HIV’le yaşayan toplamın sadece %75’i statüsünü bilmekte ve test edilmesi gereken 9 milyonun üzerinde kişinin bulunduğu tahmin edilmektedir. Halk sağlığının önemli bir göstergesi olan anitretroviral ilaçlara erişim, UNAIDS’in 2017 yılı sonu verilerine göre 21.7 milyon kişi için gerçekleştirildi. Bu veriler HIV’in küresel olarak durumunu yansıtırken aynı zamanda dinamiğinin sürekli izlendiğini gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 2016 yılında HIV/AIDS ölümcül hastalıklar listesinden çıkartılıp kronik hastalıklar listesine alındı. Bu değişimin en önemli nedeni HIV/AIDS tedavisinde kullanılan antiretroviral ilaçlara erişim ve yüksek tedavi başarısı olmasıdır.

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Uzm. Gözdem İlkay Kıbrıs Oda Orkestrasıyla Konser Verdi…

Yakın Doğu Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı öğretim görevlisi Uzm. Gözdem İlkay, Güney Kıbrıs Lefkoşa Pallas Tiyatrosu ve Avrupa Birliği Evinde İki Toplumlu Kıbrıs Oda Orkestrasıyla konser verdi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, konser orkestranın artistik direktörlerinden Nihat Ağdaç ve Natalie Neophytou ile 23 Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum profesyonel müzisyenin katılımı ile gerçekleşti. Uzm. Gözdem İlkay’ın piyanist olarak görev aldığı iki toplumlu Kıbrıs Oda Orkestrası’nın verdiği konserde, J. S. Bach Brandenburg Concertosu No.3 Sol Major, T.Albinoni 2 Obua için Concerto Fa Major ve W.A. Mozart Symphony No 12 Sol Major gibi önemli klasik eserler icra edildi.

Yakın Doğu Üniversitesi Sporcuları Doğukan Ulaç ve Emre Ersoy’dan Rekor Haberi Geldi

Yakın Doğu Üniversitesi sporcuları Doğukan Ulaç ile Emre Ersoy İstanbul’da katıldıkları Türkcell Türkiye Uzun Kulvar ve Türkiye Milli Takım seçmelerinde rekor kırdılar… Yakın Doğu Üniversitesi Sporcuları Doğukan Ulaç ve Emre Ersoy KKTC Rekorunu Kırdılar Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Türkiye Yüzme Federasyonunun Ümit Saka anısına İstanbul’da düzenlediği 28 Kasım – 2 Aralık 2018 tarihlerini kapsayan Türkcell Türkiye Uzun Kulvar Milli Takım Seçmeleri’ne katılılan Yakın Doğu Üniversitesi Sporcusu Doğukan Ulaç, 100 m Serbest Kategorisinde 00.54.68’lik derece ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti rekorunu ve Yakın Doğu Üniversitesi Sporcusu Emre Ersoy, 100 m Serbest Kategorisinde 00.57.53’lük derece ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 14-15-16 Yaş rekorunu kırdı. Beş gün sürecek olan yarışlarda Yakın Doğu Üniversitesi Sporcusu Emre Ersoy; 3. gün 50 m Serbest ve 100 m Sırtüstü, 4. gün 50 m Sırtüstü, 5. gün 100 m Kelebek Kategorilerinde ve Doğukan Ulaç; 1. gün 1500 m Serbest, 2. gün 100 m Serbest, 4. gün 200 m ve 800 m Serbest, 5. gün 400 m Serbest Kategorilerinde yarışacak.

Yakın Doğu Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Ertem Nalbantoğlu, İsviçre’de 25. Mus-E Konferansı’na Davetli Konuşmacı ve Keman Sanatçısı Olarak Katıldı.

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Yard. Doç. Dr. Ertem Nalbantoğlu, İsviçre’nin Bern şehrinde düzenlenen 25. Mus-e Konferansı’na davetli konuşmacı ve keman sanatçısı olarak katıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, İsviçre’nin Bern şehrinde bulunan Yehudi Menuhin Forum’da gerçekleşen konferansa Mus-e İsviçre Başkan Yardımcısı Prof Werner Schmitt’in davetlisi olarak katılan Yrd. Doç. Dr. Nalbantoğlu, “Inclusive approaches: Cypriots and their common musical culture” başlıklı araştırma sunumunun ardından Kıbrıslı Rum meslektaşı Maria Demosthenous’un piyano eşliğinde bir mini resital gerçekleştirdiği belirtildi. Dünyaca Önemli Topluluk Ve Sanatçıların Katıldığı Konferans’ta Yrd. Doç. Dr. Ertem Nalbantoğlu’nun Verdiği Resital Büyük Beğeni Topladı Resitalde, Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim üyesi Cengiz Hakkı Eren’in 25th Jubileunskonferenz und Festkonzerte in Bern için, Yasemin adlı halk şarkısından ilham alarak bestelediği eser başarıyla seslendirildi. Ardından Sadi Işılay bestesi olan Sultaniyegah Sirto seslendirildi ve büyük beğeni topladı. Konferansa Uluslararası Yehudi Menuhin Vakfı Kurucu Başkanı Marianne Poncelet, Prof. Umberto Margiotta, Prof. Kristopf Küffer, Prof. Jurgen Oelkers gibi önemli konuşmacıların yanı sıra, Jeremy Menuhin Duo, ESTA String Orchestra, Jutta Seppinen, son Wieniawsky Keman Yarışması Birincsi Veriko Tchumburidze gibi dünyaca önemli topluluk ve sanatçılar katıldı.

Kalp Nakli

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Salon 101’de “Kalp Nakli” konusunda basını bilgilendirme toplantısı gerçekleştirilecektir. 30 Kasım 2018 Cuma günü (yarın) saat 10:00’da gerçekleştirilecek basını bilgilendirme toplantısında, siz değerli medya temsilcilerini aramızda görmekten mutluluk duyacağız. Basını bilgilendirme toplantısı; Başhekim Uzm. Dr. Sevim Erkmen, Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanları Prof. Dr. İlhan Sanisoğlu, Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, Doç. Dr. Barçın Özcem, Dr. Ali Önder Kılıç, Kardiyoloji Anabilim Dalı Uzmanı ve Kalp Yetmezliği Merkezi Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Hatice Kemal Günsel tarafından gerçekleştirilecektir. Not: Daha fazla bilgi için 0 548 884 0 535 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi İle KKTC Telsim İşbirliğinde Hazırlanan Engelsiz Sinema ve Aktivite Merkezi Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Açılıyor.

29 Kasım Perşembe günü saat 16.00’da yapılacak olan Engelsiz Sinema ve Aktivite Merkezi’nin açılışına KKTC’de bulunan özel gereksinimi olan bireylerle ilgili dernek, kurum ve kuruluşların yanı sıra, KKTC Telsim ve Yakın Doğu Üniversitesi yetkilileri de katılacak. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, İletişim Fakültesi bünyesinde oluşturulan Engelsiz Sinema ve Aktivite Merkezi, çok kapsamlı etkinlikler için kullanılmak üzere düzenlenerek, kültür-sanat açısından farklı etkinliklerin yapılması için planlandı. 20 kişilik sinema salonuna sahip aktivite merkezinde aynı zamanda farklı özel gereksinimleri olan bireylere ve Yakın Doğu Üniversitesi öğrencilerinin de eğitim-öğretim çalışmalarını yürütebilecekleri bilgisayarlar ve donanıma sahiptir. Ayda İki Kez Film Gösterimi Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi ile KKTC Telsim işbirliğinde hazırlanan Engelsiz Sinema ve Aktivite Merkezi ayda iki kez tüm özel gereksinimli bireylere yönelik film gösterimleri ve etkinlikler yapılması üzerine planlandı. Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde aktivite merkezinin bulunduğu kat engellilerin rahatlıkla binaya giriş yapmalarını sağlamak için ve salondan rahatlıkla yararlanmaları açısından otopark ve diğer hizmetler göz önünde bulundurularak dizayn edildi. Yapılacak olan açılışa tüm halkımız davetlidir.

38 Sanatçının 103 Eserinden Oluşan “Cumhuriyet Sergisi”ne Sanatseverlerin Ziyaretleri 22 Aralık’a Kadar Devam Edecek

Kıbrıs Türk Mücadele Tarihi Liderimiz Dr. Fazıl Küçük’ün Ölüm Yıldönümü Anısına 15 Ocak’ta Sergi Açılacak. 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Yakın Doğu Üniversitesinde kurulan Kıbrıs Modern Sanat Merkezi’ne bağlı Kıbrıs Sanat Merkezi’nde, 38 sanatçının farklı tekniklerle hazırladığı 103 eserden oluşan “Cumhuriyet Sergisi”’ne sanatseverlerin ziyaretleri sürüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi’nde bulunan Kıbrıs Sanat Merkezi’nin üçüncü sergisine ev sahipliği yaptığı etkinlik sanatseverler tarafından büyük beğeniyle takip ediliyor. Küratörlüğünü Doç. Dr. Erdoğan Ergün’ün yaptığı, farklı tekniklerle hazırlanan resim, heykel, seramik, baskı resim ile fotoğraf gibi eserlerden oluşan Cumhuriyet Sergisi, 22 Aralık 2018 cuma gününe kadar ziyarete açık olacak. Mücadele Tarihi Liderleri Anısına Sergi Açılacak… Kıbrıs Modern Sanat Müzesi etkinlikleri çerçevesinde Kıbrıs Türk mücadele tarihi liderlerimiz olan Dr. Fazıl Küçük ile Rauf Raif Denktaş anısına da sergi hazırlıkları başladı. ilk sergi 15 Ocak 2019 tarihinde gerek Yakın Doğu Üniversitesinde çalışan gerekse de ülkemiz sanatçılarının katılımı ile Kıbrıs Türk Mücadele tarihi liderlerinden Dr. Fazıl Küçük’un ölüm yıldönümü nedeni ile bir sergi açılacak. Açıklamada, gerek Kıbrıs Türkü’nün varlığını dünyaya duyurmak gerekse de Milli Tarih Müzesinin envanterini zenginleştirmek amacıyla ülkemiz sanatçıları tarafından hazırlanacak olan “Dr. Fazıl Küçük ve Milli Mücadele” sergisinin, Kıbrıs Türk toplumu liderlerinden Dr. Fazıl Küçük’ün 35. ölüm yıl dönümü münasebetiyle 15 Ocak 2019 tarihinde Kıbrıs Modern Sanat Müzesine bağlı Yakın Doğu Üniversitesi Sanat Merkezinde açılacağı duyuruldu. Dr. Fazıl Küçük ve Milli Mücadele Sergisine Ülkemiz Sanatçılarına Eserleri İle Katılım Çağrısı… Kıbrıs Türklerinin başlattığı istiklal mücadelesinin büyük önem arz ettiğini ifade eden Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel’in Sanat Danışmanı ve Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Hastürk, ülkemiz tarihi açısından önem taşıyan ve 15 Ocak’ta açılacak olan “Dr. Fazıl Küçük ve Milli Mücadele” sergisine, gerek milli mücadele yılları gerekse Dr. Fazıl Küçük’ü anlatan resim, heykel, fotoğraf, seramik ve o yıllara özgü objelerle katkıda bulunması için tüm sanatçılara çağrı yaptıklarını belirtti. Yrd. Doç. Dr. Hastürk, sergiye katılmayı arzu eden sanatçıların sergi ile ilgili detaylı bilgileri belirtilen iletişim adreslerinden alabileceğini belirterek, sergide yer alacak eserlerin ise 2020’de açılacak olan Milli Tarih Müzesi envanterine kaydedilerek ileriki nesillere aktarımının sağlanacağını söyledi. Prof. Dr. Ali Efdal Özkul: “Yakın Doğu Üniversitesi Bu Topraklara Kökleşerek Mücadele Mirasına Sahip Çıkmayı Vefa Borcu Bilir…” Yakın Doğu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Milli Tarih Müzesi Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, Kıbrıs Türk halkının 445 yıldır varoluş mücadelesi verdiği bu topraklarda köklerini, kültürel değerlerini, koruyarak, sahiplenerek, tarihe mal olmuş mücadele mirasını nesilden nesile aktararak bugünlere kadar geldiğini belirterek Yakın Doğu Üniversitesinin de yüzyıllardır bu mücadele mirasının bir eseri olduğunu söyledi. Çalışanı, mezunu ve öğrencisi ile on binlere ulaşan Yakın Doğu Ailesinin de, tıpkı tüm Kıbrıslı Türkler gibi kendisine bu tarifsiz değerdeki mücadele mirasını bırakanlara sonsuz bir vefa borcu olduğunu belirten Prof. Dr. Özkul, “Yakın Doğu Üniversitesi olarak kuruluşumuzdan bu yana attığımız her adımı, üst üste koyduğumuz her taşı anlatırken hep kökleşmeyi hedefledik” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel’in kendilerine yön verirken “Her gün daha da kökleşin, adamıza öyle bir kök salın ki bizleri buralardan söküp atmak imkânsız olsun, toplum kendini daha güvende hissetsin, gençler köklerinin gücünden güç alsın” diye öğütler verdiğini anlatan Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, Yakın Doğu Üniversitesinin hem bilime hem sağlığa hem de sanata yaptıkları her yatırımın altında bu temel felsefenin yer aldığını kaydetti. Kurucu Rektör Dr. Suat İ. Günsel’in öngörüsü ve vizyonuyla, Kıbrıs Türk varlığını tescilleyen önemli bir mihenk taşı olarak Kıbrıs Modern Sanat Müzesinin hayata geçirildiğini aktaran Prof. Dr. Özkul, hem gençlere hem de gelecek kuşaklara kendimizi daha iyi anlatabilmek, onların kendilerini daha iyi tanımlayabilmeleri için 2016 yılında Milli Tarih Müzesi kurulması için çalışmalara başlandığını aktardı. Kıbrıs Türkü’nün Mücadelesini Görsellerle Canlandıracak Milli Tarih Müzesi 2020 Yılında Kapılarını Açacak… Milli Tarih Müzesi ile ilgili olarak da bilgiler veren Prof. Dr. Ali Efdal Özkul, müzenin 2020 yılında ziyarete açılacağını bildirdi. Prof. Dr. Özkul şöyle konuştu: “Müzemiz, Kıbrıs Türkü’nün tarihi 1570-71 Kıbrıs’ın fethiyle başlatılarak İngiliz sömürge dönemi, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne geçiş ve ana tema olan 1955’ten günümüze Millî Mücadele yılları yer alacak şeklinde düzenlendi. Kıbrıs Türkü’nün adaya gelişinden bugüne görsel ve işitsel malzemelerin yer alacağı müzede o döneme ait giysi, silah, taşıt gibi malzeme yanında yine döneme ait önemli tarihsel belgeler de sergilenecek. Milli Tarih Müzemiz 2020 yılında kapılarını ziyaretçilere açacaktır.” Sergiye Katılım ve Detaylı Bilgi için İletişim… Hazırlık aşaması devam eden “Dr. Fazıl Küçük ve Milli Mücadele Sergi”sine katkıda bulunmak isteyen sanatçıların Milli Tarih Müzesi Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Efdal Özkul ile Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Hastürk’e 0392 2236464/5251 no’lu telefon numarasından veya [email protected] ile [email protected] mail adreslerinden ulaşılabilirler.

Doğukan Ulaç ve Emre Ersoy Türkiye Seçmeleri’nde

Yakın Doğu Üniversitesi Sporcuları Doğukan Ulaç ve Emre Ersoy, başarılarına yenilerini ekledi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesinin Yıldız Kız, Yıldız Erkek ve Genç Erkeklerde şampiyon olduğu Kuzey Kıbrıs Su Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen Yıldızlar ve Gençler Cumhuriyet Kupası’nda Doğukan Ulaç, 200 m Serbest Kategorisinde 01.53.81’lik ve Doğukan Ulaç’ın da içerisinde bulunduğu Yakın Doğu Üniversitesi 4×50 m Karışık Bayrak Takımı 01.53.57’lik derece ile yeni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) rekorunun; Emre Ersoy 50 m Sırtüstü Kategorisinde 00.28.66’lık derece ve 100 m Sırtüstü Kategorisinde 1.02.56’lık derece ile yeni yaş rekorunun sahibi oldu. Yakın Doğu Üniversitesi Sporcuları Doğukan Ulaç ve Emre Ersoy, antrenörleri Mehmet Gürcenk eşliğinde Türkiye Yüzme Federasyonunun 28 Kasım-2 Aralık 2018 tarihleri arasında Ümit Saka anısına düzenleyeceği “Türkcell Türkiye Uzun Kulvar Milli Takım Seçmeler”ne katılmak üzere 28 Kasım 2018, Salı günü adadan ayrılıyor. Beş gün sürecek olan yarışlarda Yakın Doğu Üniversitesi Sporcusu Emre Ersoy; 2. gün 100 m Serbest, 3. gün 50 m Serbest ve 100 m Sırtüstü, 4. gün 50 m Sırtüstü, 5. gün 100 m Kelebek Kategorilerinde ve Doğukan Ulaç; 1. gün 1500 m Serbest, 2. gün 100 m Serbest, 4. gün 200 m ve 800 m Serbest, 5. gün 400 m Serbest Kategorilerinde yarışacak. Yakın Doğu Üniversitesini yurt dışında temsil edecek olan Doğukan Ulaç ve Emre Ersoy, Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Doç. Dr. Hakan Atamtürk’ü ziyaret ederek hedeflerinin, yeni rekorlar kırmak ve milli takıma girmek olduğunu belirtti.

Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Şebnem Güldal Kan’ın Katkı Koyduğu “Doğumdan Ölüme Psikolojik Süreçler, Psikoloji” Adlı Kitap Çıktı…

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü öğretim görevlisi Şebnem Güldal Kan tarafından 2 bölümünün yazıldığı “Doğumdan Ölüme Psikolojik Süreçler, Psikoloji” adlı kitap yayımlandı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, editörlüğünü Mehmet Yapıcı’nın üstlendiği ve yazımında 14 bilim insanının katkı koyduğu kitapta, Şebnem Güldal Kan tarafından altıncı bölüm olan “Öğrenmenin Doğası ve Gelişimi” ile on üçüncü bölüm olan “Kişilik” başlıklı konular yer alıyor. 15 bölümden oluşan Psikoloji Kitabı; Psikoloji Biliminin Sosyal Arka Planı ve Tarihsel Gelişim Süreci, Psikolojinin Bilimsel Doğası ve Yöntem Sorunu, Davranışın Doğası, Örnek Olaylar Üzerinde Savunma Mekanizmaları, Duyum ve Algısal Süreçler, Öğrenmenin Doğası ve Gelişimi, Bellek: Unutmanın Hafifliği Mi Hatırlamanın Ağırlığı Mı?, Bilişsel Psikoloji, Zeka ve İnsan, Doğumdan Ölüme Gelişim, Motivasyonun Gerekliliği, Stres ve Yaşam, Kişilik, Psikolojik Bozukluk ve Yaşam, Terapi Süreçleri üzerine uygulamalı Analiz bölümlerini içeriyor. Kitaba; Cafer Yılmaz, Davut Hotaman, Fatma Kırımlı Taşkın, Gökçe Kurt, Gülden İrevül Kızbes, Meral Kılıç, Miray Özözen Danacı, Neşe Başak, Özge Pınarcık, Selin İkiz, Şeyda Uncu, Yasemin Kılıçgün Dilekay, Zahide Tonga tarafından katkı yapıldı. İnsanoğlunun Yaşam Boyu Gelişimsel Süreci İrdelendi… Yakın Doğu Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı öğretim görevlisi Öğretim görevlisi Şebnem Güldal Kan, kitapta kaleme aldığı bölümlerle ilgili olarak, insanoğlunun yaşam boyu gelişimsel sürecine değinildiğini söyledi. Şebnem Gül Dal Kan şunları kaydetti: “Yaşam boyu insanoğlunun gelişimsel bakış açısına göre gelişim. Döllenmeden ölüme dek yaşamın her bir döneminde, yaşanılan kritik dönem ve gelişim görev değişimi kişilik gelişiminin belirleyicisidir. Kişilik bir bireyi diğer bireyden ayırt eden özelikler bütünüdür. Bu özellikler Bilişsel, Duygusal ve Psikomotor devinimseldir. Bu özellikler her bir bireyin yaşantısında ardışık ve zamandaşlık bir ilerlemede farklılık içerisinde gelişim göstermektedir. Bu farklılığa öğrenme de eşlik eder. Öğrenme bireyin yaşantı ürünü içerisine var olan kalıcı izli bilgi, beceri, strateji, inanç, tutum, davranışın kazanımı ve değiştirilmesidir.” Şebnem Güldal Kan, sözlerinin sonunda kitabın yayımlanmasına katkı koyan herkese teşekkürlerini sundu.
tercih robotu