TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Fırat Purtaş Kıbrıs Modern Sanat Müzesini Ziyaret Etti. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Açılış Resepsiyonuna TÜRKSOY’a Üye 5 Ülkeden 8 Opera Sanatçısı Konser Verecek

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY Genel Sekreter yardımcısı Prof. Dr. Fırat Purtaş ve TÜRKSOY basın yayın ve enformasyon sorumlusu Güler Fedai Kıbrıs Modern Sanat Müzesi‘ne bir ziyaret gerçekleştirdi. Açılışı 27 Eylül Perşembe günü gerçekleştirilecek Kıbrıs Modern Sanat Müzesine ziyarette, Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY Genel Sekreter yardımcısı Prof. Dr. Fırat Purtaş ve TÜRKSOY Basın Yayın ve Enformasyon sorumlusu Güler Fedai’yi, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ.Günsel kabul etti. Kabulde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahreddin Sadıkoğlu’da hazır bulundu. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi‘nden alınan bilgiye göre, ziyarette eserler hakkında bilgiler alan Prof.Dr. Fırat Purtaş ve Güler Fedai, TÜRKSOY’un geleneksel etkinliği olan ressamlar buluşmalarına katılan sanatçıların eserlerini de izleme imkanı buldular. Ayrıca, ileride tamamlanacak olan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi ile ilgili olarak TURKSOY ile birlikte yapılacak etkinlikler hakkında görüş ve önerilerde bulundular. Prof. Dr. Fırat Purtaş; “Ülke Yararına Çok Büyük Ve Anlamlı Bir Girişim” Prof.Dr. Fırat Purtaş, müzede yaptığı açıklamada, kısa sürede biraraya gelmiş muhteşem eserlerden oluşan Kıbrıs Modern Sanat Müzesini fevkalede bir çalışma olarak değerlendirerek, KKTC’nin turizm potansiyeline büyük katkı sağlayacağına inanç belirtti. Eserlere ait hikayeleri dinlerken büyülendiğini de ifade eden Fırat, ülke yararına çok büyük ve anlamlı bir girişim olduğunu ve Dr.Suat İ.Günsel’in çok çok ileriyi görme vizyonu olduğunun altını çizdi. TÜRKSOY’a Üye 5 Ülkeden 8 Opera Sanatçısı Girne Üniversitesi’ne Ait Oasis Otel’de Gerçekleştirilecek Resepsiyonda Konser Verecek Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, 27 Eylül’de törenle açılıyor. Girne Üniversitesi’ne ait Oasis Otelde gerçekleştirilecek açılış resepsiyonunda TÜRKSOY’a üye 5 ülkeden 8 opera sanatçısı konser verecek TÜRKSOY teşkilatı kapsamında TÜRKSOY’a üye ülkelerden opera sanatçılarının açılış resepsiyonunda konser verecekleri de belirten Prof.Dr. Fırat Purtaş, konserde, Kazakistan’dan Nazym SAGYNTAY (Soprano) ve Yerlan JANDARBAY (Tenor), Kırgızistan’dan Yuliya BABICH (Konsertmaister) ve Aziza MAMATNAZAR KYZY (Soprano), Azerbaycan’dan Aleonara MUSTAFAYEVA (Soprano), Kabardin Balkaria’dan Leyla GURTUYEVA (RUSYA FEDERASYONU)ve KKTC’den Tuğrul ENVER TÖRE (Baritone) ile Sermin DİKMEN TÖRE’nin (Soprano) hazır olacaklarını açıkladı.

İlk Kıbrıslı Türk Heykeltıraş Şinasi Tekman’ın Çok Önemli Bir Eseri, Oğlu Gazeteci-Yazar Ali Tekman Tarafından Kıbrıs Modern Sanat Müzesine Verildi.

İlk Kıbrıslı Türk Heykeltıraş Şinasi Tekman’ın çok önemli bir eseri Kıbrıs Modern Sanat Müzesinde yerini aldı. Yakın Doğu Üniversitesi’nde kurulan ve 14 Türk Devleti’ne mensup ressamların önemli eserlerinin yer alacağı Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, 27 Eylül’de törenle açılıyor. Müzeye Kıbrıs Türk tarihinin ilk heykeltıraş’ı olarak bilinen Şinasi Tekman’ın çok önemli bir eseri oğlu gazeteci-yazar Ali Tekman tarafından hediye edilerek, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ.Günsel’e takdim edildi. Özellikle ağaçtan oyma heykelleriyle tanınan, 2005 yılında vefat eden ilk Kıbrıs Türk Heykeltıraş Şinasi Tekman’ın surat tasviri ile yapılmış ağaç oyma heykeli Kıbrıs Modern Sanat Müzesine hediye edildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Heykeltıraş Şinasi Tekman’ın oğlu gazeteci-yazar Ali Tekman tarafından müzeye hediye edilen ağaç oyması heykelin müzeye teslimi sırasında duygu dolu anların yaşanmasına neden oldu. Ali Tekman; ” Yakın Doğu Üniversitesi’nin Sanatın Evrensel Değerlerine Değer Katan Bu Girişimi Alkışlanacak Bir Hamledir.” “Yakın Doğu ailesinin Kıbrıs Modern Sanat Müzesi projesi beni çok heyecanlandırdı. Eminim babam da hayatta olsaydı, dünyanın her alanda çok değerli sanatçılarının bu müze sayesinde dünyayı dolaşacak olan eserlerinin arasında kendi eserlerinin de yer almasından dolayı çok büyük bir coşkuya kapılırdı. “En Büyük Sanatçı Doğadır Ve Ben Onun Bizlere Sanat Adına Sunduğu Malzemeye Sadece Katkı Sağlıyor Ve İnsanlığın Beğenisine Sunuyorum” Tekman, Yakın Doğu Üniversitesi’nin sanatın evrensel değerlerine değer katan bu girişimi alkışlanacak bir hamledir. İnşa halindeki müze binası da tamamlandığında ortaya çıkacak olan tablo çok görkemli olacak… Babam, “En Büyük Sanatçı Doğadır Ve Ben Onun Bizlere Sanat Adına Sunduğu Malzemeye Sadece Katkı Sağlıyor Ve İnsanlığın Beğenisine Sunuyorum” derdi… Tekman, Yakın Doğu Üniversitesi ve bu büyük projeye katkı koyan başta Dr.Suat Günsel hocam olmak üzere, emeği ve katkısı geçen tüm ekibine ve YDÜ ailesine başarılar diliyor, tebrik ediyorum.” Dedi. Dr.Suat İ. Günsel: “Sanat Dünyasına Yeni Bir Pencere Açılıyor” Dr. Suat İ.Günsel ise, toplumun sanatla bütünleşmesini sağlamak, sanat ve sanatçıya verilen değerin artmasında rol oynayacak Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin sanatseverlerin yeni sanat duraklarından biri olacağını söyledi. Günsel, “Kıbrıs Modern Sanat Müzemiz hem düşünce ve duygu hem de mekan olarak geçmişimizle bugünümüzü ve geleceğimizi birbirine bağlayacak bir projedir. Kıbrıs Türk sanatının ülke ve dünyaya tanıtılmasında etkin bir rol oynayacak olan müzenin bir yandan halka ve sanatçılara Kıbrıs Türk sanatlarının tanıtımını sağlarken diğer yandan ülkemiz sanatçılarına kendi yarattıkları sanat eserlerini sergileme imkanı sunacaktır” dedi. Dr.Suat Günsel, bu bağlamda Araba Müzesi, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Denizcilik Müzesi ile Milli Tarih Müzesi aynı bölgede toplanarak halkımıza sunulacaktır” sözlerini kullandı. Açılışı 27 Eylül 2018 Perşembe günü gerçekleştirilecek Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Pazartesi günü hariç haftanın altı günü 09.00-18.00 saatleri arasında sanatseverlere kapılarını açacak. Şinasi Tekman Kimdir? 1933 yılında Kıbrıs’ın Arçoz (Yiğitler) köyünde doğan Tekman’ın babası Ali Mehmet Carcuni (Berber) ve annesi Şifa Hanım idi. İlkokulu köyde okuyan Tekman, ortaokul ve lise eğitimini Lefkoşa’da yatılı olarak yaptı. 1950-1952 yıllarında Türk Lisesi öğrencilerinin çıkardığı “Çığ” dergisinde ilk yazın çalışmalarını yayınlayan Tekman, 1952’de Öğretmen Koleji sınavını kazandı. Tekman, 1954’te ilkokul öğretmeni olarak atandı. Tekman, 1955’te Baf Kasabası İlkokulu’na ve 1956’da ise Lefke İlkokulu’na atandı. 1956-58 tarihleri arasında İngiltere’de Winchester’de King Alfred’s Koleji’nde el sanatları tahsili yapan Tekman, İngiltere’de aldığı eğitim sonrasında 1959’da ortaokul kadrosuna geçti, 1968’e kadar Lefke Gazi Lisesi’nde öğretmen, müdür muavini ve müdür vekili görevlerinde bulundu. Lefke’de görev alır almaz, İngiltere’de aldığı eğitim doğrultusunda seramik atölyesi açmak için girişimlerde bulunarak Lefke’de tam donanımlı seramik atölyesi kuran Tekman, 1959’da Türk okullarındaki ilk seramik atölyesini Lefke Teknik Lisesi’nde açtı. Tekman, 1963-1967 yılları arasında Lefke Gazi Lisesi’nde görevli olduğu sürede mücahitlik görevi de yaptı. Tekman, 1968’de Lefkoşa’da açılan İngiliz Koleji yeni adıyla Türk Maarif Koleji’ne atandı. 1958 yılından itibaren genellikle zeytin ağacı, derelerin sürüklediği, deniz atığı ağaç parçaları, köy ve orman yangınlarında yanmış ağaç kütüklerini kullanarak çeşitli heykeller yapan Tekman, yarattığı etkileyici ahşap heykellerin yanı sıra fotoğraf ve şiirleriyle de tanındı. Tekman’ın “Çardak” ve “Çevre” gibi dergilerde şiir ve öyküleri de yayınlandı. Hayatı boyunca birçok karma ve kişisel sergi de açan Şinasi Tekman, 2005 yılında aramızdan ayrılarak ebedi yolculuğuna intikal etti.

Okula Uyum Sürecinde Aileye Büyük Görev Düşüyor

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı Uzman Psikoloğu Damla Alkan Saygılı, Yeni Eğitim Döneminin Başladığı Şu Günlerde, Çocuklarda Gözlenebilecek Okula Uyum Sorunları ve Bu Sorunlarla Başetme Yöntemlerini Anlattı. Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı; “Okula Uyum Süreci Her Çocuk için Değişkenlik Gösterebilir.” Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte bazı çocukların okula keyifle gittiğini, bazılarının ise okula gitmek ya da anne ve babasından ayrılmak istemediğini belirten Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, bu durumda olan çocukların okula gitseler bile okulda yaşanan birtakım sorunlarla ebeveynlerinin karşısına çıktığını söyledi. “Okul, her ne kadar da çocuklar için eğitim ve öğretim işlevi olan bir kurum olsa da diğer yandan aileden sonra gelen ilk toplumsallaşma ortamı niteliğini de taşımaktadır.” diyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, çocukların ailelerinden gördükleri ve öğrendikleri davranış kalıplarını, okula gittikleri zaman orada uygulamaya başladıklarını, bunun yanında okula başlarken, tanımadıkları kişi ve öğretmenlerle karşılaşmanın ve iletişim kurmayı öğrenmenin yanı sıra, okulda uymaları gereken kurallar ve başarmak zorunda oldukları öğrenim göreviyle de karşılaştıklarını söyledi. Çocukların yeni çevreye uyum sağlayabilmek için tüm bunlarla baş etmek zorunda kaldığını ve okula alışmanın bir uyum süreci gerektirdiğini belirten Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, bazı çocukların okula kısa sürede uyum sağlayabildiğini, bazıları için ise bu sürecin uzayabildiğini ifade etti. Çocuğun Okula Uyum Sürecini Uzatabilen Etmenler Çocukların birkaç hafta içinde okula uyum sağlamalarının beklendiği söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, ebeveynlerin, çocuğunu okula bırakırken kaygılı olması ya da evde çocukları ile kaliteli vakit geçirmemesi gibi etmenlerin çocuğun okula uyum sürecini zorlaştırabileceğini ve bu sürenin uzamasına neden olabileceğini belirtti. Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı konu ile ilgili şunları söyledi: “Ebeveynlerin okuma ve öğrenmeye ilgi göstermemeleri, çocuğun yeni deneyimlerle baş etme becerisinin ve özgüveninin düşük olması, okulda arkadaşlarıyla ilişki kurmakta güçlük çekmesi, çocuğun yaşına uygun bilişsel, fiziksel ve duygusal olgunlukta olmaması gibi etkenlerin yanı sıra, yeni kardeşin dünyaya gelmesi, ebeveynlerin yeni boşanması, yeni okul değişikliği gibi gelişen ani yaşam değişiklikleri gibi etkenler de çocuğun okula uyum sürecinin uzamasına neden olmaktadır. Buna bağlı olarak ise çocukta, okula gitmek istememe, ebeveyninden ayrılırken yoğun kaygı yaşama, derslere karşı ilgisiz olma, okulda iken baş ağrısı, karın ağrısı, mide bulantısı gibi bedensel belirtiler gösterme şeklinde yakınmalar gelişebilmektedir.” Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı; “Çocuğunuzun Okula Gitmesi Konusunda Israrcı ve İkna Edici Tutum Sergileyin.” Bazı etmenlerin çocuğun okula uyumunu kolaylaştırdığını söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, okul öncesi dönemde sağlıklı sosyal ilişkiler geliştiren, kendine güvenen, yaşına özgü sorumluluklarını yerine getirebilen, ebeveynlerinin sözünü dinleyen, onlar tarafından araştırmaya ve yeni şeyler öğrenmeye teşvik edilen, yaşına uygun bilişsel, fiziksel ve duygusal olgunlukta olan çocuklarda okula uyumun daha kolay olduğunu belirtti. Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı şöyle devam etti; “Çocuk okuluna bırakıldıktan sonra vedalaşma uzun sürmemelidir. Bağımlı olduğu ebeveyn yerine okula diğer ebeveynin götürmesi, çocuğun ebeveyninden daha kolay ayrılmasına yardımcı olacaktır. Anne ve babadan hangisi daha tutarlı ve kararlı davranabiliyorsa çocuğu okula onun götürmesi sağlanmalıdır. Bunların yanında çocuk okula bırakıldıktan sonra ebeveynlerin neler yapacağı konusunda çocuklarını kısaca bilgilendirmeleri, örneğin ebeveynin çocuğunu okula bıraktıktan sonra nereye gideceğini, ne yapacağını onunla paylaşması, okul çıkışı ebeveyninin onu tam zamanında alacağı ya da servise bindiği zaman evde mutlaka onu karşılayacak birinin olacağı şeklinde çocuğuna yapacağı açıklamalar, çocuğun duyduğu endişeyi azaltarak, okulda kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca çocuğun okuldan uzak kalmasına izin verilmemelidir. Çünkü çocuğun evde kalması uzadıkça, okula dönmesi de o ölçüde güçleşecektir. Çocuğun okula gitmesi konusunda aile fertlerinin ısrarcı olması ve taviz vermemesi gerekmektedir.” Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı; “Çocuğunuzun Yaşadığı Uyum Sorununun Altında Yatan Nedenleri Onunla Konuşarak Anlamaya Çalışın.” Çocuğun okula gitmeyi reddetmesi durumunda bunun altında yatan nedenlerin çocukla konuşularak öğrenilmeye çalışılması gerektiğini söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, okula gitmek istemediği durumlarda onu korkutmak ve cezalandırmak yerine, bu durumun geçici olduğunu ve başka çocuklarda da okula gitme isteksizliğine rağmen bu durumun üstesinden gelebildiklerinin anlatılması gerektiğini belirtti. Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı şöyle devam etti: “Ebeveynler, çocuğun öğretmenleriyle işbirliği içinde olmalı, öğrenim gereksinimlerinin neler olduğunu ve bu gereksinimlerini karşılamaya yönelik neler yapılması gerektiğini belirlemelidir. Ebeveynler çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmeye özen göstermelidir. Okul sonrası, okulda gününün nasıl geçtiğine, neler yaptıklarına yönelik kısa sohbetlerde bulunmalıdır. Bunlar çocuğun okula uyum sürecine yardımcı olacaktır. Ayrıca anne ve babalar, çocuklarının okula başlamasının üzerinden birkaç hafta geçmesine rağmen, gerek okulda, gerekse evde uyum sorunları yaşadığını fark ettikleri noktada, çocukları için mutlaka bir uzman yardımı almalıdır.”

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi, Yeni Akademik Döneme Hazır…

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Mirici, fakültelerinin 2018-2019 akademik yılına dinamik ve yetkin akademik kadrosu yanında yeni bir vizyonla hazır olduklarını açıkladı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, yeni eğitim-öğretim yılı öncesi Atatürk Eğitim Fakültesi ile ilgili önemli bilgiler veren Dekan Prof. Dr. Hakkı Mirici, topluma faydalı ve insani değerleri bilen bireyler yetiştirmek istediklerini söyledi. YÖK ve YÖDAK tarafından onaylı programları ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en köklü Eğitim Fakültesi olmanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade eden Prof. Dr. Mirici, uluslararası niteliklere sahip öğretim üyeleriyle kaliteli, çağdaş bir eğitim vereceklerini belirtti. Mezunlara Diploma ile Ek Mesleki Sertifika Şansı Sunuluyor… Prof. Dr. Hakkı Mirici, mezunlarına diplomalarının yanı sıra en az bir ek mesleki sertifikaya da sahip olmalarını sağlamak amacıyla çeşitli eğitim kurumları ile ikili anlaşmalar çerçevesinde iş garantili sertifikalar kazandırdıklarını aktrararak, öğrencilerin ve akademik personelin de katılımıyla yılda en az iki kez düzenledikleri “Dekan ile Buluşma” toplantılarında, öğrencilere kariyer planlama ve eğitim süreçlerini değerlendirme olanağı sağladıklarından bahsetti. Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Mirici sözlerine şöyle devam etti “Near East University Online Journal of Education” isimli bilimsel bir akademik dergisi bulunan fakültemizde ayrıca eğitim camiasının bilgi ve deneyim paylaşmını destekleme amaçlı yılda bir kez “International Conference on Interdisciplinary Educational Relations (ICIER)” konferansı düzenliyoruz. Fakültemizin, diğer uluslararası akreditasyonların yanı sıra, YÖK tarafından tanınan EBDAD akreditasyon sürecinde programlara sahip, Üniversitemizin Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ile işbirliği içerisinde çeşitli sertifika programları da açtık. Mezunlarımızın, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimi olanağına da sahip olduğu fakültede üniversitemizin Eğitim Bilimleri Enstitüsü ile her yıl yeni programlar üzererinde de detaylı çalışmalar gerçekleştirmekteyiz. Çok sayıda uluslararası kurumsal ortaklığı bulunan fakültemiz, erişelebilir yönetim, paylaşımcı akademik ortam, üretken eğitim, mutlu fakülte ilkelerini benimsemekte, Üniversitemizin eğitim adına sunduğu tüm yeniliklere katılımı ve örnek fakülte olma kararlılığını sürdürmektedir.”

Yakın Doğu Üniversitesi Kıbrıs Modern Sanat Müzesi 27 Eylül’de Açılıyor…

Yakın Doğu Üniversitesi Araba Müzesi bölgesinde kurulan ve 14 Türk Devleti’ne mensup ressamların önemli eserlerinin yer alacağı Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, 27 Eylül’de törenle açılıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi tarafından müze izni onaylanan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin 27 Eylül 2018 Perşembe günü, saat 09.30’da açılacağı duyuruldu. Ülkenin kültür-sanat hayatına farklı bir boyut getirmek, sanata değer katmak, sanatın toplum için önemini ve sanata olan ilgiye süreklilik kazandırarak yaygınlaştırma misyonuyla Yakın Doğu Üniversitesi’nin Kıbrıs Türk toplumuna kazandırdığı Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde yer alan Araba Müzesi bölgesinde yer alıyor. Müze, Pazartesi günü hariç haftanın altı günü 09.00-18.00 saatleri arasında sanatseverlere kapılarını açacak. 14 Türk Devleti’ne Mensup Ressamların Seçkin Eserleri Müzede Yer Alacak… Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, 14 Türk Devleti’ne mensup ressamın eserlerinin zengin bir koleksiyonuna sahip olacak. Müzede sergilenecek eserler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Gagavuzya, Tataristan, BaşKürdistan, Dağıstan, Altay Cumhuriyeti, Tuva Cumhuriyeti ve Halay Cumhuriyeti ressamlarının değişik dönemlerini yansıtmasıyla birlikte; ekol, tarz ve üslûp bakımından geniş bir yelpaze oluşturuyor. Hem kültürel kimliğin uluslararası sanat ortamıyla buluşturulması hem de sanatsal kurumlaşma yönünde birikimlerimize lâyık oldukları modern mekânları sunma misyonu taşıyan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sanat temsili ile geniş bir platforma ev sahipliği yapmasının ve uluslararası ortak anlayışa yeni bir ivme kazandırmasına aracı olmayı hedefliyor. Doç. Dr. İrfan S. Günsel: “Sanat Dünyasına Yeni Bir Pencere Açılacak” Toplumun sanatla bütünleşmesini sağlamak, sanat ve sanatçıya verilen değerin artmasında rol oynayacak yatırımları yapmaya devam edeceklerini dile getiren Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin sanatseverlerin yeni sanat duraklarından biri olacağını söyledi. Mekanda düzenlenecek sergilerin yanı sıra seminerler, sanatla ilgili konuşmalar ile workshopların da düzenleneceğini dile getiren Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. Günsel, “Kıbrıs Modern Sanat Müzemiz hem düşünce ve duygu hem de mekan olarak geçmişimizle bugünümüzü ve geleceğimizi birbirine bağlayacak bir projedir. Kıbrıs Türk sanatının ülke ve dünyaya tanıtılmasında etkin bir rol oynayacak olan müzenin bir yandan halka ve sanatçılara Kıbrıs Türk sanatlarının tanıtımını sağlarken diğer yandan ülkemiz sanatçılarına kendi yarattıkları sanat eserlerini sergileme imkanı sunacaktır” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin kuruluşundan bu yana kültür ve sanatı, bilimsel çalışmalarla ve toplumsal fayda odaklı projelerle bütünlük içinde yürütmeyi ilke edindiğini ifade eden Doç. Dr. Günsel, “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin Yakın Doğu Ailesinin geleceği inşa edip ona yön verirken tarihine, eğitimine, ekonomisine, sağlığına olduğu kadar kültürüne ve sanatına da sahip çıkma misyonunun en önemli ve anlamlı göstergelerinden biri olacaktır. Bu bağlamda Araba Müzesi, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Denizcilik Müzesi ile Milli Tarih Müzesi aynı bölgede toplanarak halkımıza sunulacaktır” sözlerini kullandı.

Unutursam Hatırlat

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, Bir Halk Sağlığı Sorunu Haline Gelen Alzheimer Hastalığının, Günümüzde Yaşlanan Toplumlarla Birlikte Yıllar İçinde Arttığını, 65 Yaş Üstü Her Sekiz Kişiden Birinde, 85 Yaş Üstü ise Her İki Kişiden Birinde Görüldüğünü, 21 Eylül’ün Tüm Dünyada Alzheimer Günü Olarak Kabul Edilip, Bu Tarihte Farkındalığı Artırmak İçin Çeşitli Aktiviteler Düzenlendiğini Belirtti. Unutkanlık her yaştan kişinin sık bir yakınmasıdır. Her toplumda olduğu gibi toplumumuzda da unutkanlıktan yakınan kişiler en çok da Alzheimer hastalığından endişe etmektedir. Ancak akılda tutulmalıdır ki, unutkanlıktan yakınan kişilerin büyük bir kısmını da tedavi edilebilir sebepler oluşturmaktadır ve unutkanlık hastaları titizlikle değerlendirilmelidir. Belirtileri Sık bilinen hafıza sorunları yanında edinilmiş beceriler olan giyinme, düzgün bir biçimde yemek yapma, alet kullanma, kişilik – davranış değişiklikleri, dili kullanmada veya konuşulanları anlamada bozukluk, yol bulamama, tekrar tekrar aynı soruları sorma, hesap yapamama, içe kapanma, canlı hayaller görmenin Alzheimer hastalığının belirtileri olarak görüldüğünü söyleyen Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, ailede bulunan hasta bireylerin, beyin damar hastalığı için risk faktörleri (yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, şeker hastalığı) bulunmasının, sık geçirilen kafa travmasının, düşük eğitim seviyesinin ve en önemlisi ileri yaşın, hastalık için risk faktörleri olarak görüldüğünü belirtti. Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, en önemli risk faktörü olan yaşlanmanın önüne geçilemeyeceğini, ancak hastalık sürecinin başlangıcını önemli oranda ertelemek için kontrol edilebilir risklerden, beyin damar hastalığına sebep olabilecek risk faktörlerinin iyi kontrol edilebileceğini söyledi. Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu: “Alzheimer Hastalığının Teşhis ve Takibinde Çok Önemli Olan Nörokognitif Testler Kıbrıs’ta İlk Kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde Uygulanmaya Başladı.” Teşhis sürecinde hasta ve mutlaka onu iyi gözlemleyen bir yakını ile görüşme yapılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, hafızanın, işlem yeteneğinin, şekilleri kopyalama becerisinin ve daha birçok beyin işlevinin kontrol edilmesine imkan sağlayan nörokognitif testlerlerin, adamızda ilk kez Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde uygulanmaya başlandığını ifade ederek, böylelikle hastalığın teşhis ve takibinin yapılabildiğini, hastalığının erken teşhisi ve tedavisi ile sürecin yavaşlatılmasının mümkün olduğunu, ayrıca her hastada tedavi edilebilir unutkanlık sebebi olabilecek tiroid hormonları ve vitamin B12 düzeyine de bakılması gerektiğini hatırlattı. Alzheimer hastalığının tedavisi ile ilgili de bilgi veren Doç. Dr. Bakkaloğlu, hastalığın tedavisinde günümüzde kullanılan ilaçların sinir hücreleri arasındaki iletişimde ve hafızada rol oynayan hormonları arttırmaya ve hücre kaybı hızını yavaşlatmaya yönelik olduğunu ayrıca yeni geliştirilen ve çalışılan ilaçlar ile de beyin hücreleri içinde birikip hücrelerin erken ölümüne neden olan kötü proteinlerin birikmesini engellemek hedeflendiğini belirtti. Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu: “İletişim Kurarken, Kısa ve Basit Cümlelerle, Yüzüne Bakarak Konuşmak ve Dokunmaya Özen Göstermek, Dikkatini Size Vermesini Sağlayacaktır.” Hastalık sürecinde ortaya çıkabilecek davranış değişiklikleri, hırçınlık ve depresyon gibi durumların da görülebileceğini söyleyen Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu, bu durumların ilaçlar ile kontrol altına alınabileceğini belirtti. Alzheimer hastalarıyla iletişim kurarken takınılması gereken tutumların da bu olumsuz durumların kontrol edilmesi açısından önemli olduğunu söyleyen Doç. Dr. Amber Eker Bakkaloğlu şöyle devam etti: “İletişim kurarken kısa ve basit cümlelerle yüzüne bakarak konuşmak ve dokunmak, dikkatini size vermesini sağlayacaktır. Ona düşünmesi ve tepki vermesi için zaman tanıyın ve zorlandığını fark ederseniz, her zaman zarifçe yardımcı olun. Hastalık sürecinde bakım veren kişilerin de desteklenmesi oldukça önemlidir. Çok sevdiği yakınının bazı becerilerini kaybetmesi, değişen davranışlarına tanıklık etmek hasta yakınlarını doğal olarak üzmektedir. Ayrıca hastalık sürecinde bazen hasta yakınlarını çok zorlayıcı hırçınlıklar, hasta bakımı ile ilgili güçlükler olabilir. Tüm bunlar ile baş etmek herkes için yıpratıcı olabilir ve destek almak gerekebilir. Ancak bu süreçte her zaman unutulmamalıdır ki, karşınızdaki hala o çok sevdiğiniz insandır; değişen yalnızca hastalık nedeniyle davranışlarıdır.”

Tarihi Karamanoğlu Hamamının Restorasyon Projesi Yakın Doğu Üniversitesi Mezunu Mimar Tarafından Yapılıyor…

Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunlarından Mimar Çağatay Tekin, Karaman’ın Ermenek İlçesinde yer alan Karamanoğlu Beyliği döneminde 1302 yılında yapıldığı öngörülen Tarihi Karamanoğlu Hamamının restorasyon projesini yürütüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden 2010 yılında mezun olan Mimar Çağatay Tekin’in, Toros dağları arasında doğal güzellikleri ile Göksu nehri üzerinde kurulan baraj ve 5000 yıllık bir geçmişe ışık tutmasıyla turistik önemi artan Ermenek ilçesinde Karamanoğulları tarafından yaptırılan tarihi eserlerin restorasyon projesini yürütüyor. Ermenek Turizmine Yeni Bir Eser Kazandırılacak… Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce restorasyon için açılan proje ihalesini kazanarak Karamanoğlu Hamamının restorasyon çalışmalarının başlaması için gerekli ön kazı, inceleme ile rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlanması için gereken titiz çalışması ile ilgili ayrıntılı bilgi veren Mimar Çağatay Tekin, uzun zamandır atıl durumda bulunan hamamın onarım aşamasında Ermenek tarihine ve Karamanoğlu Mehmet Bey dönemine ışık tutacak bir çok belgenin ortaya çıkmasının beklendiğini söyledi. Ermenek  ilçesinde  Karamanoğulları tarafından yaptırılan tarihi eserlerin restorasyonun  çok önemli ve değerli olduğunu vurgulayan Tekin, tarihi hamamın çevresinde yapılacak düzenleme ile Ermenek Turizmine yeni bir eser kazandırılacağını belirtti. Öğrencilik Yıllarını Özlemle Andı… Yakın Doğu Ailesini Sevgi ile Yad Etti Çevre halkı ile yakın dostluklar kurduğunu Ermenek’lilerin konuşmalarının Kıbrıs Türkçesine çok benzediğini, çok sayıda ortak kelime olduğunu keşfettiğini de ifade eden Tekin, Yakın Doğu Üniversitesindeki öğrencilik yıllarını da özlemle anlattı. 2009 yılında Lefkoşa’da geçirdiği ciddi trafik kazası sonrası 1 buçuk ay Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yoğun bakımda yattığı günlerde Yakın Doğu ailesinin kendisini ve ailesini yalnız bırakmadığını belirten Çağatay Tekin, “Ben farkında olmasam da ailemi hiç yalnız bırakmayan ve aileme destek olan Yakın Doğu Üniversitesi yöneticileri ile Mimarlık Fakültesi hocalarımı hiç unutmadım. Hepsini sevgiyle ve minnetle yad ediyorum” dedi. Mezun olduktan sonra ilk olarak Aydın- Çine’deki su kemeri İnce Kemer’in rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerini hazırlamakla mesleğe başlayan Mimar Çağatay Tekin, çalışmalarına Muğla-Dalaman’daki Akköprü’nün rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerini hazırlayarak devam etti. Duygusal ve Gururlandıran Karşılaşma… Karamanoğlu sülalesinin yaşayan bir üyesi olarak, Karamanoğlu eserlerinin ve özellikle Karamanoğlu Parkı yapılması için Belediye’ye bırakılan aile yadigarı arazideki son durumu görmek üzere  Ermenek’e gezi yapan  Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Filiz Meriçli de Mimar Çağatay Tekin ile çok anlamlı  ve beklenmedik bir  karşılaşma yaşadı. Doğduğu evin bahçesinde bulunan Tarihi Karamanoğlu Hamamı’nın Vakıflar Genel Müdürlüğünce restorasyonu için açılan proje ihalesini kazanan ekip tarafından hamamın röleve çalışmalarına başlamak için yapılan inceleme sonucu hamamın evin altında kalan kısımları olduğu ortaya çıkmış ve evin yıkılması kararı alınarak ev yıkıldığını anlatan Prof. Dr. Filiz Meriçli, restorasyon ekibini tanımak istediğini ve Yakın Doğu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi 2010 yılı mezunlarından Mimar Çağatay Tekin ile karşılaştığını söyledi. Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyesi olarak doğduğu ilçedeki Karamanoğlu eserlerinden birinin restorasyon çalışmasının Yakın Doğu Üniversitesi mezunu bir mimar tarafından  yapılıyor olmasının çok güzel bir rastlantı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Filiz Meriçli doğduğu ev yıkılsa da çok duygulandığını ve Yakın Doğu Üniversitesi adına onur duyduğunu  ifade etti.

Yakın Doğu Üniversitesi İstanbul’da Türk Dünyası Belgesel Film Festivali Gala Gecesine Katılıyor…

Yakın Doğu Üniversitesi, Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu tarafından düzenlenen Üçüncü Türk Dünyası Belgesel Film Festivali gala gecesine katılıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgide, Yakın Doğu Üniversitesi’nin, 2 Ekim – 10 Kasım 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Türk Dünyası Belgesel Film Festivali’nin 28 Eylül’de İstanbul Osmaniye’de düzenlenecek ve açılış filmi olarak gösterimi yapılacak “Türk Ana” adlı belgeselinin gala gecesine katılacağı belirtildi. Üçüncü Türk Dünyası Belgesel Film Festivali çerçevesinde projelendirilen Türk Ana belgeseli, sekiz farklı Türk cumhuriyetinde yapılan Türk ana temalı çekimlerin birleştirilmesi ile oluşturuldu. Filmin yapımcılığını Dünya Gazeteciler Federasyonu adına Menderes Demir üstlenirken, filmde yer alan Kıbrıslı Türk annenin anlatıldığı bölümün proje danışmanlığını Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Doç. Dr. Fevzi Kasap yürüttü. Filmin yapım ve yönetiminde ise İletişim Fakültesi Radyo Tv ve Sinema Bölümü Öğretim Görevlisi Zeyde Yalıner Örek ile Yakın Doğu Üniversitesi mezunlarından Ömer Evre görev aldılar. On günde tamamlanan çekimler, Kıbrıs’ın Cihangir köyünde gerçekleştirilirken, Kıbrıslı Türk anne altmış beş yaşındaki Zarif Köse ve kızı Selen Köse Esenel’in anlatımları ile tasvir edildi. Yakın Doğu Üniversitesi Ülkemizi Temsil Ediyor… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adına Yakın Doğu Üniversitesi’nin proje ortaklığını üstlendiği Türk Dünyası Belgesel Film Festivali Onur Kurulu’nda Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel yer alıyor. Yürütme Kurulu’nda ise Yakın Doğu Üniversitesi Centre of Excellence Başkanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı ile İletişim Fakültesi Radyo, TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fevzi Kasap temsil ediyor. Projeye katkı koyan ülke, üniversite ve kurumlar arasında, Türkiye’den Konya Selçuk Üniversitesi, Azerbaycan’dan İnce Sanat ve Medeniyet Üniversitesi, Kazakistan’dan Al Farabi Üniversitesi, Kırgızistan’dan Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi, KKTC’den Yakın Doğu Üniversitesi, Makedonya’dan Fon Üniversiteleri ile Tataristan’dan Tat Film, Özbekistan’dan Özbekistan Sinemacılar Birliği yer aldı. İlgili üniversite ve kurumların proje ortaklığında, her ülkenin kendi annesinin bir gününü tasviri ile oluşan Türk Ana belgesel filmi, fevtival kapsamında bu yönde gerçekleştirilen ilk proje olma özelliği ile de öne çıkıyor.
tercih robotu