Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi “Tiyatro Bölümü”nde Yeni Akademik Döneme Yeni Projeler ve Yeni Etkinlikler ile Başlıyor…

Yakın Doğu Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi “Tiyatro Bölümü” Başkanı Çetin Özen, tiyatro alanında profesyonel eğitim kadrolarıyla birlikte 2018-2019 akademik eğitim yılına, yeni etkinlik ve atölye çalışmalarıyla hazır olduklarını söyledi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, “Tiyatro Bölümü” ile ilgili bilgiler veren Bölüm Başkanı Çetin Özen, toplumun estetik değerlerini yükseltmek, kültür yaşamına katkıda bulunmak ve üstün nitelikli sanatçılar yetiştirmek hedefiyle çağın gerektirdiği donanımları öğrencilere sağladıklarını söyledi. Tiyatro Bölümü’ne özel yetenek sınavı ile alınan öğrencilerin 4 yıllık tiyatro eğitim programının, uygulamalı ve kuramsal derslerin yanı sıra yardımcı meslek derslerinin de program içerisinde yer aldığını aktaran Bölüm Başkanı Özen, öğrencilerin 4 yılda sahne üzerinde eğitilerek şekillendiğini ve mezun olma aşamasına geldiğini aktardı. Özel Yetenek ve becerisi olan öğrencilerin eğitim ve öğretim deneyimini, yenilikçi ve yaratıcı yaklaşımlarla zenginleştirecek geleceğin sahne sanatçılarını yetiştirdiklerini anlatan Çetin Özen, her yıl olduğu gibi 2018-2019 akademik eğitim yılında da etkinliklerin devam edeceğini söyledi. Ses Getiren Etkinliklere İmza Atıldı… Kendi alanında uzman olan tüm öğretim görevlilerinin yıl boyunca verdikleri eğitimin yanı sıra öğrencilerin, sahne üstü ve gerisinde gerekli alt yapılarının oluşmasına da katkı koyduğunu ifade eden Özen, 2017-2018 akademik eğitim yılında ses getiren ektilikler düzenlediklerini söyledi. Çetin Özen şunları aktardı; “ 27 Mart Dünya Tiyatro Günü etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirdiğimiz “Şiir ve Müzik Dinletisi” büyük beğeni topladı. Ayrıca her yıl gelenek haline getirdiğimiz ve her yılın sonunda sahnelediğimiz, 10. Mezuniyet Oyunumuz, Amerikalı yazar, Tennessee Williams’ın kaleme aldığı, öğretim görevlilerimizden Murat Atak tarafından yönetilen ve mezun olacak olan Lisans 4 öğrencilerinin rol aldığı “SIRÇA KÜME” oyunu veliler, öğrenciler, halk ve davetliler tarafında ilgiyle izlenerek beğeni toplado ve ayakta alkışlandı.” 2018-2019 Akademik Eğitim Yılında Etkinliklerimiz Devam Edecek … Sözlerinin sonunda, 2018-2019 akademik eğitim yılında da, “27 Mart Dünya Tiyatro Günü” etkinlikleri, workshop ve akademik eğitim yılı sonunda 11.Mezuniyet Oyunu gerçekleştirileceklerini aktaran Sahne Sanatları “Tiyatro Bölümü” Başkanı Çetin Özen, “Bu çalışmalar ve sanatsal etkinlikler üniversite öğrencilerine, ailelere ve sanatsever halkımıza sunulacak” dedi.

Çocukluk Çağı Hastalığı: Geniz Eti

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Eda Tuna Yalçınozan, Çocukluk Çağında Sık Görülen Geniz Eti Hastalığını Anlattı. Geniz Eti Hastalığının Çocukların Ev Ortamından Çıkıp Kreş ve Okul gibi Sosyal Ortamlara Girmesiyle Görülmeye Başladığını İfade Eden Yrd. Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan, Cerrahi Gerektiren Durumlarda Gerçekleştirilen Geniz Eti Ameliyatının Hemen Ertesi Günü ise Çocukların Normal Yaşantılarına Devam Edebildiğini Belirtti. Tıp dilinde adenoid hipertrofisi olarak adlandırılan geniz eti hastalığının çocukluk çağı rahatsızlıklarından biri olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan, geniz eti dokusunun, genzin arka – üst duvarında yerleşmiş bir lenfoid doku kitlesi olduğunu ve bu dokunun bağışıklık sistemi hafızasının gelişmesinde önemli bir rolü bulunduğunu belirtti. “Doğumda geniz eti her çocukta bulunur, ancak daha önce hiçbir patojen ile karşılaşmadığı için küçüktür ve sorun yaratmaz.” diyen Yrd. Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan, antijenik uyarım sonucu 3 – 6 yaş arası maksimum büyüklüğüne ulaştığını ve daha sonra gerilemeye başladığını, 15 -16 yaşlarına kadar da gerilemenin tamamlandığını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan; “Çocukların Ev Ortamından Çıkıp Sosyal Ortama Girmesiyle Geniz Etinin Ortaya Çıkardığı Problemlerle Karşılaşılabilmektedir.” Geniz eti probleminin genellikle çocukların ev ortamından çıkıp kreş gibi sosyal ortamlara girdiği dönemlerde belirti vermeye başladığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan, üst solunum yollarının nefes alma esnasında sürekli olarak mikroorganizmalarla temas halinde olduğunu ve özellikle yuvaya giden çocukların sürekli olarak birbirlerine bulaştırmaları sonucu geniz eti büyümesinin sıklığının kreş döneminde arttığını belirtti. Yrd. Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan şöyle devam etti : “Mikroorganizmaların tekrarlayan temaslarına maruz kalma, alerji ve anne babanın sigara içmesi gibi nedenlerden dolayı bu lenfoid oluşumlar büyüyüp hipertrofik hale gelebilmektedir. Adenoid çocukların büyüme ve gelişmesinde etkisi olan bir sağlık sorunudur. Geniz eti nedeniyle yaşanan bu sorunlar çocuklarda burun tıkanıklığı ve buna bağlı ağız solunumu, üst solunum yolu direnç sendromu, horlama, tıkayıcı uyku apnesi, dikkat dağınıklığı ve buna bağlı ders başarısında azalma, huzursuzluk ve asabiyet, gece uyurken çiş kaçırma, yutma ve konuşma bozuklukları, tat ve koku almada azalma, sinüzit, orta kulakta sıvı toplanması, orta kulak iltihabı, işitmede azalma, ağız kokusu, bademcik iltihabı, farenjit, ses teli iltihabı, akciğer iltihabı, anormal yüz ve diş gelişimi, büyüme ve gelişme geriliği, pulmoner hipertansiyon, kor pulmonale, gibi birçok sağlık sorununa yol açabilmektedir. Hatta bu nedenlerden dolayı özellikle sık enfeksiyon geçiren, sürekli bir burun tıkanıklığı, horlama ve ağzı açık uyuma gibi sorunları olan çocuklarda, aileler tetikte olmalıdır. Geniz eti sorununun çocuklarında da olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurup bir kulak burun boğaz hastalıkları hekimine başvurmalıdırlar.” Çocuklar Ameliyat Günü Taburcu Ediliyor Günümüzde endoskopik muayene yöntemlerinin daha kolay uygulandığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan, bu muayene yöntemleri sayesinde tanının doğru bir şekilde konulabildiğini, bununla beraber semptom ve bulguların uygunluk göstermediği durumlarda ise radyolojik incelemelerin de gerektiğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Eda Tuna Yalçınozan şöyle devam etti; “Bazen geniz eti dokusu enfeksiyon nedeniyle büyüyebilir ve haftalar boyunca bu enfeksiyon hali devam edebilir. Bu duruma geniz eti iltihabı adı verilmektedir. Sürekli olan burun tıkanıklığı veya akıntısı, geniz akıntısı, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kulak ağrısı ve kulak enfeksiyonları ayrıca öksürük gibi şikayetlere neden olabilir. Geniz eti enfeksiyonlarında tedavi ilk basamakta antibiyoterapi ve diğer yardımcı ilaçlardır; fakat çocuk sinüzit veya otit gibi enfeksiyonları çok sık yaşamaya başladıysa, medikal tedavi artık işe yaramayacaktır ve beraberinde solunum problemleri de devam edecektir. Bu gibi durumlarda adenoid dokusunun alınması gerekmektedir. Bu işleme de adenoidektomi (geniz eti alınması) ameliyatı denmektedir. Adenoidektomi ameliyatı endikasyonlara uyan doğru tanı ile beraber her yaşta yapılabilmektedir. Ameliyat, Kulak Burun Boğaz Hastalıkları uzman hekimi tarafından, hastane veya cerrahi merkezlerde genel anestezi altında uygulanan bir işlemdir. Hatta ameliyat sonrası herhangi beklenmeyen bir durum gelişmediği sürece, hastalar gün içinde taburcu edilebilmektedir. Yaklaşık 4-6 saatlik bir ameliyat sonrası dönemin ardından, hastalar katı ve sıcak olmamak koşulu ile birçok şeyi yemeye başlayabilmekte, ameliyatın ertesi günü ise normal yaşantılarına devam edebilmektedir. “

Çağdaş Sanat ve Tasarım Eğitimi Sunan Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Yeni Akademik Yıla Heyecanla Başlıyor…

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Erdal Aygenç, eğitici kadrosu güçlendirilmiş, programlarını yenilemiş, atölye olanaklarını genişletmiş olan bir fakülte olarak yeni akademik yıla başladıklarını söyledi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göe, 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılına hiç eksilmeyen heyecanının verdiği dinamikle başladıklarını belirten Doç. Dr. Erdal Aygenç, Güzel Sanatlar Fakültesi’nin, sanat ve tasarım eğitimi yanında sanat kültürü alanlarında varlığını ve öncü rolünü kanıtladığını belirtti. Doç. Dr. Aygenç, “Her yeni başlangıç bir heyecandır. Bu duygu sanat üretenlere hiç yabancı değildir. Hangi aşaması olursa olsun, eğitim alanında da böyledir heyecanla ve umutla yeni bir öğretim dönemine başlamak. Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılına da hiç eksilmeyen heyecanının verdiği dinamikle başlıyor. Aramıza yeni katılan öğrencilerimizin daha ilk adımlarında yaşayarak, üreterek öğrenmenin farkını ve keyfini farkederek kısa zamanda uyum sağlayacaklarına inancım tam” dedi. Hem Çağdaş Eğitim Hem de Sanat Kültür Alanlarında Öncü bir Rol Üstenlenen Fakülte… 2018-2019 öğretim yılına alanında uzman öğretim yüesi kadrosuyla programlarını yenilemiş, atölye olanaklarını genişletmiş olarak başlayacaklarını belirten Doç. Dr. Aygenç, Yakın Doğu Üniversitesi’nin bünyesine 2006 yılında katılan Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin geçen süreçte çağdaş sanat ve tasarım eğitimi ile sanat kültürü alanlarında varlığını ve öncü rolünü kanıtladığını söyledi. Doç. Dr. Erdal Aygenç, Grafik Tasarım ve Plastik Sanatlar (Resim, Heykel, Seramik) alanlarında yetkin ve dinamik kadrosu ile nitelikli geleceğin sanatçılarını-tasarımcılarını yetiştirmeyi misyon edinen Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin, lisans, yüksek lisans ve doktora eğitim-öğretim programlarının yanı sıra gerçekleştirdiği sanatsal, kültürel ve akademik etkinliklerle de dünya ile bağlarını sürekli geliştiren bir yapıya sahip olduğunun altını çizdi. Doç. Dr. Aygenç; “Bölgenin Sanat ve Kültürünün Merkezindeki Önder Konumunu Korumayı Hedefliyoruz” Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Erdal Aygenç, kendi alanlarına ilişkin gelişmeleri dünya ölçeğinde takip eden, bunları değerlendirip programlarını yenileyip dönüştürebilen, içinde yer aldığı coğrafyada ve yurtdışında ihtiyaç duyulan akademisyenlerin yetiştirilmesine katkı sağlayan Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin, bölgenin sanat ve kültürünün merkezindeki önder konumunu devam ettirmeyi hedef olarak belirlediğini vurugladı. Doç. Dr. Erdal Aygenç şöyle devam etti; “Adanın tarihi ve kültürel zenginliklerine duyarlı olan, bunların korunup “insanlığın ortak değerleri” olarak gelecek kuşaklara aktarılmasında sorumluluk duyan Fakültemizde konuya ilişkin yüksek lisans ve doktora tezleri gerçekleştirilmektedir. Böylece salt içinde bulunduğu coğrafyaya değil, tüm sanat ve kültür dünyasına hizmet vermektedir.” Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’ne Sahip Bir Üniversitenin Bünyesinde Yer Almak Onur ve Gurur Verici… Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde temelleri atılan, modern ve çağdaş alandaki tüm yapıtların sergilenmesine fırsat verebilecek bir alt yapıyla ve mimariyle inşa edilecek olan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’ne sahip bir üniversitenin bünyesinde yer almanın kendileri için onur ve gurur verici olduğunu ifade eden Doç. Dr. Aygenç, “Sanat ve tasarım yolculuğuna bizlerle devam edecek olan tüm öğrencilerimize ve çalışma arkadaşlarıma başarılı bir öğretim yılı diyorum” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

Yakın Doğu Üniversitesi Kore’de Düzenlenen 2018 Gelecek Şehir Forumu Sempozyumunda Ülkemizi Temsil Etti…

Yakın Doğu Üniversitesi Deprem ve Zemin Araştırma ve Değerlendirme Merkezi Müdürü, ile Petrol ve Doğal Gaz Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cavit Atalar Kore’de gerçekleştirilen “2018 Gelecek Şehir Forumu Sempozyumu”na Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilen davetli konuşmacı olarak katıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 10 ülkeden 12 davetli konuşmacının yer aldığı sempozyumda Prof. Dr. Cavit Atalar, “Tarihi ve Şimdiki Kıbrıs Şehirleri” isimli bildiri sundu. “Tarihi ve Şimdiki Kıbrıs” Kore’de Masaya Yatırıldı… Prof. Dr. Cavit Atalar, sunduğu bildirisinde tarihi Kıbrıs şehirlerinin hemen hemen hepsinin depremler neticesinde yıkıldığını, birkaçının yeniden inşa edildiğini, birkaçının terkedildiğini ve yakınlarında yeni şehirler kurulduğunu anlattı. Son 130 yıl içerisinde Kıbrısta meydan gelen en hasarlı depremin 1953 yılında çifte Baf depremi olduğunu, bu depremde 64’e yakın insanın hayatını kaybettiğini dile getirdi. Prof. Dr. Atalar, bu dönem içerisinde en hasarlı depremlerin 1941, 1953 (çifte deprem) 1995, 1996 ve 1999 depremleri olduğunu aynı zamanda Kıbrısta son 30 yılda kaydedilen en büyük depremin 9 Ekim 1996 da 6.8-6.9 büyüklüğünde meydana geldiğini kaydetti. Konferansın gala yemeğinde de bir konuşma yapan Prof. Dr. Cavit Atalar, konferansın başarılı geçmesini sağlayan herkese teşekkür etti. Prof. Dr. Atalar, Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği Birliği Asya Başkanı Prof. Dr. Eun Chul Shin’e Yakın Doğu Üniversitesi ev sahipliğinde Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel’in Onursal Başkanlığında Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği Derneği ile Yakın Doğu Üniversitesi tarafından, “Uluslararası Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliği Birliği” (ISSMGE) himayelerinde gerçekleştirilen “Zemin Mekaniği ve Geoteknik Mühendisliğinde Yeni Gelişmeler” uluslararası konferanslarının düzenlemesinde yaptığı katkılar için de teşekkürlerini sundu.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Düzenlenen Görkemli Bir Törenle Açıldı…

Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü Müzeler Bölgesi, Kıbrıs Araba Müzesi karşısında kurulan ve 14 Türk Devleti’ne mensup ressamların önemli eserlerinin yer aldığı Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, düzenlenen görkemli bir törenle açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, yoğun katılımla yapılan açılışa Başbakan Tufan Erhürman başta olmak üzere, Cumhuriyet Meclisi Başkan Vekili Zorlu Töre, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Atağolu, Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, TÜRKSOY yetkilileri, milletvekilleri, rektörler ve rektör yardımcıları, dekanlar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen sanatçılar ve davetli misafirler katıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, Başbakan Tufan Erhürman Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, TÜRKSOY Adına Askar Turganbayev, Başkurdistan Cumhuriyeti’nden Devlet Sanatçısı Rafael Kadyrov, Türkmenistan Cumhuriyeti Ressamları adına Devlet Sanatçısı Cuma Aman Durdi, Özbekistan Cumhuriyeti Ressamları adına Devlet Sanatçısı Muhammed Fazılov birer konuşma yaptı. Törende, TÜRKSOY Genel Sekreteri Hüseyin Kasinov adına Dr. Suat İ. Günsel’e bir plaket takdim edildi. Prof. Dr. Ümit Hassan: “Müze Özvarlığımızın Gelişiminin Sentezi Olacak…” Törende ilk sözü alan Yakın Doğu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ümit Hassan, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin Kurucu Rektör Suat Günsel’in girişim önderliği, yatırım imkanları, estetik ve teknik oluşumlara yön verme karakterini yansıttığını söyledi. Müzenin, Kıbrıs’ın kültürel varlığının geçmişinin yansıtılmasını da sağlayacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Hassan, “Sanat eserleri birikiminin ön tasnifi, nihai tasnifi yansıtan müzenin bütün varlığı Suat Günsel’e aittir” dedi. Konuşmasında, Türk kültür ve sanatlarının ortak yönetimi olan TÜRKSOY’a atıfta bulunan Prof. Dr. Hassan, müzik, resim, heykel ve mimari olarak önemli bütünsellikleri meydana getirerek sürdürdüklerini belirtti. Bu müze ile Kıbrıs Türk ressamlarının naif tarzlarının ayrı bir senteze ulaştırarak yeni güzellikler imkanı arandığını ifade eden Prof. Dr. Hassan, TÜRKSOY ve varlığımızla birliğin önemine vurgu yaptı. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin çok boyutlu bir işlevselliğe sahip olacağını belirten Prof. Dr. Hassan, “Bu müze hem öz varlığımızın gelişimi hem de uluslararası platformdan aldıklarımız ve oraya vereceklerimizin sentezi olacaktır. Modern sanat müzesi estetize edilmiş dünyamızı yeniden tanıtacak. Kıbrıs’ın kültürel varlığını ilk olarak resim, heykel ve etnoğrafik varlıklarla temsil edilecek sanatsal yansımasını canlandırırken, 14 Türk Cumhuriyetin birliğine katkıda bulunacak ve modern sanat oluşumunu üst düzeye ulaştıracak. Kıbrıs resim sanatının ekollerini sergilenerek zenginleşecektir. Değişik ekollerin ayrı ayrı içsel girişimleri ve birbirleri ile mukayeselerine önemli zemin hazırlayacak. Eğitime yeni imkanlar sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda müzede resim sanatının bütün unsurlarının yer aldığı eserlerin var olduğunu aktaran Rektör Prof. Dr. Ümit Hassan, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin geleceğe açılan pencere olarak niteledi. Rafael Kayrov: “Müze Medeniyetin Gelişmesinin Temeli Olacak” Başkurdistan Cumhuriyeti Ressamları adına konuşma yapan Devlet Sanatçısı Rafael Kayrov, kültürel mirasın korunmasına vurgu yaparak yeni açılan müzenin, medeniyetin daha da gelişmesinin temeli olacağını belirtti. Müzelerin modern iletişimin kendine özgü bir yolu olan ulusların en evrensel iletişim dili olduğunu dile getiren Kayrov, müze sayılarının giderek arttığını söyledi. Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin bir yaratıcılık ürünü olduğunu söyleyen Kayrov, “Müze, Suat Günsel’in müze değerlerinin sadece elden ele geçirilebileceği iddiasını bir kez daha kanıtlayan bir haklılığıdır” dedi. Suat Günsel’in, güzel sanatlara ve onların yaratıcılarına karşı saygılı tutum sergilediğinin altını çizen Rafael Kayrov, Günsel’in toprağını ve halkını sanat mekanına çevireceğine inanç belirtti.

Kıbrıs Modern Sanat Müzesi Bugün Açılıyor…

Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü, Müzeler Bölgesi, Kıbrıs Araba Müzesi karşısında kurulan ve 14 Türk Devleti’ne mensup ressamların önemli eserlerinin yer alacağı Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, bugün düzenlenecek törenle açılıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi açılış töreninin, 27 Eylül 2018 Perşembe günü, saat 09.30’da Başbakan Tufan Erhürman, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit, Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Atağolu başta olmak üzere TÜRKSOY Genel Sekreteri, milletvekilleri, devlet yetkilileri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen sanatçılar ve davetli misafirlerin katılımı ile gerçekleştirileceği belirtildi. Müze Haftanın 6 Günü Sanatseverlere Kapılarını Açacak… Kıbrıs Türk toplumuna kazandırılan Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Pazartesi günü hariç haftanın altı günü 10.00-16.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak. Pazar günleri müzeyi ziyaret edecek olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarına %50 indirim uygulanacak. 0-12 yaş grubuna ise müzeye giriş ücreti alınmayacak. 14 Türk Devleti’ne Mensup Ressamların Seçkin Eserleri Müzede Yer Alacak… Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, 14 Türk Devleti’ne mensup ressamın eserlerinin zengin bir koleksiyonuna sahip olacak. Müzede sergilenecek eserler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Gagavuzya, Tataristan, BaşKürdistan, Dağıstan, Altay Cumhuriyeti, Tuva Cumhuriyeti ve Halay Cumhuriyeti ressamlarının değişik dönemlerini yansıtmasıyla birlikte; ekol, tarz ve üslûp bakımından geniş bir yelpaze oluşturuyor. Doç. Dr. İrfan S. Günsel: “Sanat Dünyasına Yeni Bir Pencere Açılacak” Toplumun sanatla bütünleşmesini sağlamak, sanat ve sanatçıya verilen değerin artmasında rol oynayacak yatırımları yapmaya devam edeceklerini dile getiren Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin sanatseverlerin yeni sanat duraklarından biri olacağını söyledi. Mekanda düzenlenecek sergilerin yanı sıra seminerler, sanatla ilgili konuşmalar ile workshopların da düzenleneceğini dile getiren Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. Günsel, “Kıbrıs Modern Sanat Müzemiz hem düşünce ve duygu hem de mekan olarak geçmişimizle bugünümüzü ve geleceğimizi birbirine bağlayacak bir projedir. Kıbrıs Türk sanatının ülke ve dünyaya tanıtılmasında etkin bir rol oynayacak olan müzenin bir yandan halka ve sanatçılara Kıbrıs Türk sanatlarının tanıtımını sağlarken diğer yandan ülkemiz sanatçılarına kendi yarattıkları sanat eserlerini sergileme imkanı sunacaktır” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin kuruluşundan bu yana kültür ve sanatı, bilimsel çalışmalarla ve toplumsal fayda odaklı projelerle bütünlük içinde yürütmeyi ilke edindiğini ifade eden Doç. Dr. Günsel, “Kıbrıs Modern Sanat Müzesi’nin Yakın Doğu Ailesinin geleceği inşa edip ona yön verirken tarihine, eğitimine, ekonomisine, sağlığına olduğu kadar kültürüne ve sanatına da sahip çıkma misyonunun en önemli ve anlamlı göstergelerinden biri olacaktır. Bu bağlamda Araba Müzesi, Kıbrıs Modern Sanat Müzesi, Denizcilik Müzesi ile Milli Tarih Müzesi aynı bölgede toplanarak halkımıza sunulacaktır” sözlerini kullandı.

Yakın Doğu Üniversitesi Bilim İnsanları Kıbrıs’a Özgü Bitkilerin Tıp’ta ve İlaç Sanayisinde Kullanılabileceğinin Sonuçlarına Ulaştı…

Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) ve Eczacılık Fakültesi önemli bir araştırmaya imza atarak Kuzey Kıbrıs’ta bulunan “Kekik, Çiğ Badem ile Molohiya”nın “Mide Hastalıkları” ile “Kanser” tedavisinde eczacılıkta kullanılabileceğini ortaya koyan çalışmalar yaptılar. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi’nin Kıbrıs Adasına özgü bitkilerin Eczacılıkta Değerlendirilmesiyle ilgili destek verdiği üç projenin mide hastalıkları ve kanser hastalıkların tedavisi üzerinde önemli bulgular gözlemlediği belirtildi. Yapılan çalışmalarda, Kuzey Kıbrıs’ta bulunan kekikten elde edilen yağın mide hastalıklarına neden olan bakteriyi öldürdüğünü, Badem Yağının kolon kanserini önleme ve metastazları engellemede etkili olduğunu, Molohiya bitkisinin ise kolon kanser hücrelerinde etkili olduğu saptandığı kaydedildi. Bitkilerin aynı zamanda ilaç sanayinin yanında kozmetik ürünlerinde de kullanılabileceği tespit edildi. “Kekik” Mide Hastalıklarına Neden Olan Helicobacter Pylori Bakterisini Öldürücü Etkiye Sahip… Yapılan çalışmalara göre, Kuzey Kıbrıs’ta yaygın olan Thymus capitatus (kekik) türünün yağının eczacılıkta değerlendirilme olanakları ve DESAM Laboratuvarında yapılan in vitro analizlerle Helicobacter pylori üzerinde etkili olduğu sonucuna varıldığı belirtildi. Yapılan çalışmada, Kuzey Kıbrıs’ta bulunan bu kekik türünün gastrit ve duedonal ülserler, mide kanseri ve mide lenfomasında etken olarak bilinen Helicobacter pylori isimli bakteri üzerinde öldürücü etkisi olduğunu saptadı. Çiğ Badem ve Molohiya Kolon Kanseri Hücrelerinin Önlenmesinde Etkili… Sonuçları uluslararası Pharmaceutical Biology dergisinde yayınlanan “Kuzey Kıbrıs Çiğ Bademlerinin Eczacılıkta Değerlendirilmesi” projesinde de yapılan analiz ve değerlendirmelerde Yedidalga Köyü kavrulmamış iç bademlerinden elde edilen badem yağının kolon kanserini önlediğini ve metastazları engellemede etkili olduğunu saptandı. Yakın Doğu Üniversitesi Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilen bir diğer çalışmada ise Kıbrıs’a özgü Molohiya bitkisinin kolon kanser hücrelerinde etkili olduğu belirlendi. Kıbrıs’ta yaygın olarak yetişen ve tüketilen Corchorus olitorius L. (Molohiya) bitki ekstraktının, primer ve metastatik kolon kanser türünde de anti-kanser etki gösterdiği, özellikle başka organlara da sıçrayabilen metastatik kanser hücrelerinde daha etkili olduğu saptandı. Araştırma sonuçları, Molohiya’nın potansiyel anti-kanser etkilerinin olduğunu ve ilerleyen yıllarda kolon kanseri tedavisinde potansiyel bir ilaç olarak kullanılabileceğini gösterdi. Kıbrıs’a Özgü Bitkilerin Korunması ve Ekonomik Olarak Değerlendirilmesine Yönelik Önemli Veriler Elde Edildi… Bilim camiasında tartışmaya açılan endemik bitki çalışmaları kongre ve sempozyumlarda sunularak uluslararası dergilerde yayımlandı. Kıbrıs’a özgü bitkiler üzerinde yapılan çalışmalar raporlaştırılarak ileriye dönük çalışmalarda kullanılmak üzere Sağlık ve Tarım Bakanlığı’na sunulacak. Kıbrıs’ın doğasında yetişen bitkilerin tarımının yapılıp endüstri haline getirilerek önünün açılmasını hedefleyen çalışmalarda hem öğrencilerin eğitimi için hem de geleneksel ve tamamlayıcı tıp tedavilerinde materyal sağlamada etkin bir rol oynayabilecek bu bitkilerin canlı tutulması ve geliştirilmesinin önemine vurgu yapıldı. Ülkemizde çok önemli bir potansiyele sahip olan biyolojik çeşitliliğin gitgide azaldığına dikkat çekilen araştırmalarda, ülkemizdeki biyolojik çeşitliliğin gelecek nesillere aktarılabilmesi, gerek tarım ve gerekse ilaç sanayinde kullanımları açısından değerlendirilebilmesi için korunması ve araştırılması gerektiğinin altı çizildi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Siyaset Bilimi Yüksek Lisans Programına YÖDAK’tan Onay…

Yakın Doğu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde faaliyet gösterecek Siyaset Bilimi Yüksek Lisans Programı, Yükseköğretim Planlama, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) tarafından onay alarak yeni eğitim yılına başlıyor. Yakın Doğu Üniversitesi, Basın ve Halkla İlişiler Müdürlüğünden verilen bilgide, bilimsel araştırmayı ve akademik çalışmaları kendisine öncelikli bir hedef olarak benimseyen Yakın Doğu Üniversitesinin bu amaç doğrultusunda alanda uzman kişilerin yetiştirilmesine katkı koymak amacı ile Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde Siyaset Bilimi Yüksek Lisans Programının tüm altyapı hazırlıklarını tamamlayarak YÖDAK tarafından onay aldığı belirtildi. Prof. Dr. Musatafa Sağsan: “Siyaset Bilimi Yüksek Lisans Programı Bir İhtiyaç Olmuştur” Yakın Doğu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Sağsan, Siyaset Bilimi Yüksek Lisans Programının açılmasının bir ihtiyaç olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Sağsan, “öğretim ve bilimsel araştırmanın üniversite eğitimi için ayrılmaz iki unsur olduğunu ve ikisinin birbirini tamamladığından yola çıkarak, gerek öğretim sürecinin kalitesinin artırılması ve gerekse akademik araştırma sürecinin derinleştirilmesi bakımından Siyaset Bilimi Yüksek Lisans Programının açılması bir ihtiyaç olmuştur” dedi. Prof. Dr. Şerife Eyüpoğlu: “Siyaset Bilimi Alanındaki Yetkin Kadromuz Bize İlham Verdi” İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerife Z. Eyüpoğlu da, Siyaset Bilimi Lisans Programının 10 yılı aşkın bir süredir fakülte bünyesinde eğitim verdiğine vurgu yaptı. Prof. Dr. Eyüpoğlu, Yüksek Lisans Programını yürütecek öğretim üyeleri ile siyaset bilimi alanındaki akademik kadronun çeşitliği bu programın açılması yönündeki çalışmalarına ilham verdiğini söyledi. Doç. Dr. Nur Köprülü: “Siyaset Bilimi Alanında Bilimsel, Kuramsal ve Çok Boyutlu Araştırmalar Ortaya Koymayı Hedefliyoruz” Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nur Köprülü ise YÖDAK onayı alınan yüksek lisans programının temel amaçlarına işaret ederek programı gerek üniversitedeki gerekse adadaki siyaset bilimi alanındaki eğitim ve uygulamaların daha ileri bir noktaya götürülmesine imkan sağlamak ve bu yönde bilimsel, kuramsal ve çok boyutlu araştırmalar ortaya koymak amacı ile hayata geçirdiklerini ifade etti. Siyaset Bilimi Yüksek Lisans Programı müfredatını siyaset bilimi alanındaki ana akım ve eleştirel temel kuramsal tartışmaları kapsam ve alan çalışmalarını ön plana çıkaran bir altyapı ile hazırladıklarına vurgu yapan Doç. Dr. Köprülü, başta siyaset kuramları, karşılaştırmalı siyaset, toplumsal hareketler, Kıbrıs, Avrupa ve Orta Doğu çalışmaları, demokrasi ve demokratikleşme teorileri, siyasal uzlaşı, milliyetçilik ve etnik çatışma gibi siyaset bilim alanında akademik yayınları ve araştırmaları ile öğretim kadrosunun çeşitliğine ve niteliğine dikkat çekti.

Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümü Yeni Projeler ve Etkinlikler ile Yeni Akademik Yıla Hazır…

Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Başkanı Yeşim Üstün Aksoy, profesyonel ve güçlü kadrolarıyla birlikte yeni sosyal sorumluluk projeleri, etkinlikleri ve seminerler ile bölüm olarak 2018-2019 akademik yılına hazır olduklarını söyledi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi Meslek Yüksekokulu’na bağlı Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümü ile ilgili bilgiler veren Bölüm Başkanı Yeşim Üstün Aksoy, saç, makyaj, cilt bakımı, epilasyon gibi alanlarda derslerin uygulamalı olarak yürütüldüğü mevcut atölyelileri yanında sosyal sorumluluk projeleri ve etkinliklerle yeni akademik dönemde yoğun ve verimli bir yıl geçireceğiz” dedi. Aksoy: “2017-2018 Akademik Yılında Ses Getiren Birçok Sosyal Sorumluluk Projeleri ve Etkinlik Gerçekleştirdik” Öğretim elemanları himayesinde bir çok sosyal sorumluluk projelerine ve etkinliklere ev sahipliği yaptıklarını dile getiren Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Başkanı Yeşim Üstün Aksoy, Lefkoşa Türk Belediyesi işbirliği ile Dünya Kadınlar günü, Lefkoşa Trafik Genel Müdürlüğü işbirliği ile trafik haftası, Geçmişten Günümüze Kıbrıs Türk Düğün Kültürü gibi etknilikler yaparak öğrencilerin mesleki gelişimlerine büyük katkıda bulunduklarını anlattı. Geçmişten Günümüze Kıbrıs Türk Düğün Kültürü Etkinliği Büyük Yankı Uyandırdı… Aksoy, bunların yanı sıra yurt dışından biyolog ve hijyenist Gülsüm Sözen’i ağırlayarak ‘‘Saç Simulasyonu ve Migropigmentason’’ semineri düzenlendiklerini, yurtdışında düzenlenen güzellik fuarına katıldıklarını ve öğrencilerin kendilerini geliştirmeleri için alanlarına ilişkin eğitim düzenlediklerini vurguladı. Yeşim Üstün Aksoy, ayrıca yılsonu mezuniyet projesi kapsamında düzenlenen ‘‘Geçmişten Günümüze Kıbrıs Türk Düğün Kültürü’’ etkinliği ile öğrencilerin yapmış oldukları 1930’lardan günümüze kına, nişan ve düğün saç ve makyaj tasarımlarının 2017-2018 akademik yılına damgasını vurduğunu sözlerine ekledi.
tercih robotu