Yakın Doğu Üniversitesi Animasyon, Çizgi Film ve Dijital Oyun Meraklılarına Kapılarını Açtı; “Çizgi Film ve Animasyon” Bölümü Açıldı…

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesinde, Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme ve Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) ve Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’nın onayı ile dört yıllık Türkçe lisans programı Çizgi film ve Animasyon Bölümü açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında eğitime başlayacak olan Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’ne %100, %75 ve %50 burslu olmak üzere toplamda 30 öğrenci kabul edileceği belirtildi. Son yıllarda giderek artan, bir sektör ve iş alanı haline gelen Çizgi Film ve Animasyon Yapımcılığı alanındaki ihtiyacı göz önünde bulunduran Yakın Doğu Üniversitesi, sektördeki ihtiyacın nitelik ve nicelik olarak karşılanabilmesi ile bu alanda duyulan eksiklikleri kapatmaya yardımcı olmayı amaçlıyor. Çizgi Film ve Animasyon Sanatçıları Yetiştirilecek… Çizgi Film ve Animasyon Bölümünde bilgi, beceri ve yeteneklerle donatılmış, temel hareket yaratma ve animasyon anlatım ilkelerini en yeni dijital teknik ve üretim yönetmelerinde uygulayabilen, her çeşit platforma dünya standartlarında içerik üretebilecek, pratik uygulamalarla eleştirel ve estetik değerleri harmanlamış kişiler yetiştirilmesini hedefleniyor. Öğrencilerin 8 dönem boyunca 19’u teorik, 31’i uygulamalı olmak üzere toplam 50 ders alacağı bölümde desen, karakter tasarımı, 2B-3B Canlandırma teknikleri, kurgu, görsel tasarım, illüstrasyon, grafik, çizgi film ve animasyon gibi derslerin yanı sıra proje-staj odaklı uygulamalar da yer alacak. Animasyon Sektörüne Mesleki Bireyler Kazandırılacak… Bölümden mezun olan öğrenciler, illüstratör, çizgi film tasarımcısı, animasyon sanatçısı, akademisyen, video-kurgu operatörü, yapımcı, özel efekt operatörü, 2d ve 3d modelleme uzmanı, oyun tasarımcısı, animasyon film eleştirmeni, eğitimci ve karakter tasarımcısı, multidemya şirketleri, reklam ajansları ve televizyon kurumlarında çalışabilecek altyapıya sahip olacaklar. Doç. Dr. Gökçe Keçeci: “Teknik Becerileri Yüksek ve Özgün Fikirlere Sahip, Çizgi Film ve Animasyon Üretebilen Öğrenciler Yetiştireceğiz” İletişim Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Gökçe Keçeci, İletişim Fakültesi olarak tek konuda uzmanlaşmış tasarımcılar yerine, daha multidisipliner çalışabilen, teknik becerileri yüksek ve özgün fikirlere sahip, çizgi film ve animasyon üretebilen öğrenciler yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Çizgi Film ve Animasyon Bölümünün, çağın hızla değişen ve gelişen iletişim sektöründe “meslek” olarak yer bulduğunu belirten Doç. Dr. Keçeci, “Sanat ve tasarım dalından da beslenen çizgi film ve animasyon alanı, iletişim çatısı altında sinema, TV, reklamcılık ve yayın tasarımı eğitimiyle de daha çağdaş bir temelde gelişme olanağı buluyor. Bölümden mezun olacak öğrenciler çizim, karakter animasyon, grafik ve video üretimi, storyboard teknikleri ve baştan sona tüm animasyon üretim süreci hakkında bilgi sahibi olarak alanlarında donanımlı bireyler olacaklardır” dedi. Doç. Dr. Gökçe Keçeci, Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nün, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde yer alan binada 40 ve 80 kişilik dersliklerde, toplam 70 kişilik animasyon ve bilgisayar laboratuvarında, 200 kişi kapasiteli stüdyo-amfi, profesyonel özelliklere sahip fotoğraf, televizyon ve radyo stüdyolarında Radyo Televizyon Sinema ve Görsel İletişim ve Tasarım Bölümü ile işbirliği halinde yürütüleceğini de sözlerine ekledi.

Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, Şampiyon Yüzücü Doğukan Ulaç’ı Kabul Etti…

Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, “Dünya’nın En İyi Açık Su Yüzme Organizasyonu” olarak da kabul edilen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda, Erkekler Genel Klasman Birincisi olan Yakın Doğu Üniversitesinin uzun mesafe yüzücüsü Doğukan Ulaç’la yüzme antrenörü Mehmet Gürcenk’i kabul etti. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Doç. Dr. Hakan Atamtürk’ün de hazır bulunduğu ziyarette Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, Doğukan Ulaç’ı elde ettiği başarılardan dolayı tebrik ederken, Doğukan Ulaç’la antrenör Mehmet Gürcenk de, Doç. Dr. İrfan S.Günsel’e desteklerinden dolayı teşekkür etti. Doç Dr. İrfan S. Günsel: “Yüzmede Ülkemiz Adına Göğüs Kabartan Başarılara İmza Atmak Gurur Verici” Kabulde konuşan Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, ülkemizde de yüzme alanında göğsümüzü kabartan rekorlara imza atan Doğukan Ulaç’ı tebrik ederek, başarılarının devamını diledi. Yüzmenin bir yaşam disiplini sağladığını dile getiren Doç. Dr. İrfan S. Günsel, dört yaşında Yakın Doğu Üniversitesi Olimpik Havuzunda yüzmeye başlayan Doğukan Ulaç’ın düzenli çalışmalarla yüzme sporunda nerelere gelinebileceğini ve kişinin sınırlarını ne kadar zorlayabileceğini ortaya koyan örneklerden biri olduğunu söyledi. Genç nüfusun yüksek olduğu bir Ada ülkesi olmamıza rağmen yüzme sporuna ve denize yeterli ilginin gösterilmediğini ifade eden Doç. Dr. Günsel, “Yüzme sporunu geliştirmek, lisanslı sporcu sayısını artırmak ve gençleri bu spora yönlendirmek için Yakın Doğu Üniversitesi olarak adımlar atmaya devam edeceğiz. Bunun içinde imkanlarımızı sunmaya hazırız. Yakın Doğu Üniversitesi çatısı altından çıkan milli yüzücümüz Doğukan Ulaç’ın bu başarılarının örnek olmasını temenni ederek, daha nice başarılar elde edeceğine inancım tamdır” şeklinde konuştu. Doğukan Ulaç: “Bana destek olan Yakın Doğu Üniversitesi’ne İçten Teşekkür Ediyorum…” Çocuk yaşta Yakın Doğu Üniversitesi Olimpik Havuzunda yüzme öğrenme amaçlı başladığı yüzme sporuna, büyük ilgi duyduğunu dile getiren Doğukan Ulaç’da, bu yolda başarılarla bugünlere gelmesinde kendisine destek veren antrenörlerine ve Yakın Doğu Üniversitesi ailesine teşekkür etti. Bir Kıbrıslı Türk sporcu olarak Yakın Doğu Üniversitesi adına büyük başarılar elde etmesinin kendisini gururlandırdığını ve mutlu ettiğini ifade eden Ulaç, “Küçük yaşta ailemin büyük desteği ile yüzmeye başladım. Yüzmeye verdiğim emeklerin karşılığını almaya devam ediyorum. Başarılarımın artarak devam edeceğine inanıyorum. Bundan sonraki hedefim Türkiye Milli Takımı’na girebilmek. Bu şekilde Avrupa’da hem ülkemi hem de Yakın Doğu Üniversitesini temsil etmek istiyorum. Bana destek veren aileme ve antrenörlerime teşekkür ediyorum. Bir Yakın Doğu’lu olarak Yakın Doğu Üniversitesi ailesine de teşekkür ediyorum. Bu tarz desteklerle ülkemizde benim gibi sporcuların artacağına inanıyorum” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nde Futbol Hariç Tüm Dallarda 2017-2018 Sezonunda 83 Şampiyonluk Elde Etti

Eğitim alanında Kıbrıs’ta ve dünyada önemli bir referans noktası haline gelen Yakın Doğu Üniversitesi, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında bugüne kadar tamamlanan şampiyonlarda futbol hariç diğer tüm dallarda 1561 lisanslı sporcuyla toplam 83 şampiyonluk elde etti. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Üniversite Sporları Federasyonu tarafından düzenlenen üniversitelerarası müsabakalarda bir çok branşta şampiyonluklar elde ederken, Yakın Doğu Üniversitesi kulüpleri atletizm, basketbol, voleybol, hentbol, bisiklet, satranç, darts, tenis, yüzme ve güreş gibi branşlarında hem kadınlarda hem de erkeklerde 54 şampiyonluğa imza attı. Yakın Doğu Koleji ile Yakın Doğu İlkokulu ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında düzenlediği atletizm ve diğer spor oyunlarında 29 kez şampiyonluk ipini göğüsledi. Yakın Doğu Üniversitesi’nin toplamda 83 şampiyonluk kazandığı 2017-2018 sezonunda, YDÜ yüzücüleri 31 rekora imza attı. Basketbolda Kupaların Peşini Bırakmadı… Türkiye Kadınlar Basketbol Süper Ligi’nde mücadele eden Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı 2017-2018 sezonunda ikinci kez Türkiye Kupası ve 25. Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı KKTC’ye getirdi. Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı aynı zamanda Kadınlar Euroleauge’de de grubunu lider tamamlayarak final-four oynama başarısı göstererek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en önemli spor başarısına imza attı. KKTC Basketbol Büyük Erkeklerde de, Lig Şampiyonluğu ile Cumhuriyet Kupası Şampiyonluklarını elde eden Yakın Doğu Üniversitesi, Genç Erkekler Lig Şampiyonluğu, KKTC Basketbol Büyük Bayanlarda ise Federasyon Kupası Şampiyonluğu, Lig Şampiyonluğu ve üniversitelerarası müsabakalarda şampiyonluğa ulaştı. Yüzmede 31 Rekora İmza Attı… 2017-2018 sezonunda Yıldızlar, Küçükler ve Büyükler kategorilerinde hem kızlarda hem de erkeklerde şampiyon olan Yakın Doğu Üniversitesi, 12 şampiyonluk elde ederken farklı yaş grupları ile farklı kategorilerde 31 rekora imza attı. Yakın Doğu Üniversitesi’nin tecrübeli yüzme antrenörleri tarafından yetiştirilen ve yoğun antrenmanlarını Yakın Doğu Üniversitesi’nin Olimpik Kapalı Yüzme Havuzunda gerçekleştiren Yakın Doğu’nun uzun mesafe yüzücülerinden Doğukan Ulaç, 30. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışını erkekler Genel Klasmanda birinci tamamlayarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sporcusu olarak adını Dünya’nın En İyi Açık Su Yüzme Organizasyonuna adını yazdırdı. Ulaç, bu yıl aynı zamanda 6 KKTC Rekoruna da imza attı. Voleybolda Şampiyonluk Hedefine Ulaştı… Sezonu 4 Kupa ile Tamamladı Yakın Doğu Üniversitesi uzun bir aradan sonra oluşturduğu iddialı Erkek Voleybol Takımıyla yeniden yer aldığı KKTC Voleybol Büyük Erkekler Ligi’nde, 2017-2018 sezonunu 4 kupayla tamamladı. Voleybol Erkek Takımı; Levent Soykut Anı Turnuvası, Federasyon Kupası, Lig ve son olarak Süper Kupa finalini kazanarak 4 kupayı müzesine götürdü. Üniversiteler Arası Spor Oyunları Genel Klasman Kadınlarda Yakın Doğu Üniversitesi Şampiyon Oldu… KKTC Üniversite Sporları Federasyonu tarafından organize edilen Üniversitelerarası Spor Oyunları Çerçevesinde düzenlenen farklı branşlardaki spor oyunlarında, Genel Klasman Kadınlarda Yakın Doğu Üniversitesi şampiyon olurken, spor oyunlarına katılan üniversiteler arasında hem kadınlarda hem erkeklerde en fazla şampiyonluğu elde etti. Üniversitelerarası Spor Oyunlarında Yakın Doğu Üniversitesi badminton, atletizm, basketbol, bisiklet, darts, güreş, hentbol, masa tenisi, satranç, tenis, voleybol ve yüzme dallarında toplamda 11 branşta şampiyonluk elde etti. Hentbol, Güreş ve Santraç’ta Şampiyonluklar Devam Etti… Güreş alanında da başarısını ortaya koyan Yakın Doğu Üniversitesi Büyük Erkeklerde Federasyon Şildi Şampiyonu, lig şampiyonu ve üniversitelerarası müsabakalarda şampiyon oldu. Yine güreşte, Yıldız Erkek ve Genç Erkeklerde de lig şampiyonluğuna ulaştı. Yakın Doğu Üniversitesi satranç’ta Federasyon Kupası Şampiyonu, Hentbol Küçük Erkeklerde Lig Şampiyonu, Hentbol Genç Erkekler ve Büyük Bayanlarda ise lig ikincisi oldu. Yakın Doğu İlkokulu ile Yakın Doğu Koleji Sportif Başarılarını Şampiyonluklarla Taçlandırdı… Yakın Doğu Koleji ile Yakın Doğu İlkokulu da KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında düzenlediği atletizm ve diğer spor oyunlarında 29 kez şampiyonluk ipini göğüsledi. Yakın Doğu Koleji ortaokul, lise kız ve erkek atletizm takımları, 15 Kasım Cumhuriyet Yol Koşusu ile 27 Aralık Yol Koşusunda şampiyon olurken, lise erkek ve kız atletizm takımları aynı zamanda liselerarası müsabakalarda şampiyon oldu. Yakın Doğu Koleji bunların yanı sıra ortaokullararası ve liselerarası Badminton Şampiyonluğu, Bowling, Futsal, Güreş, Hentbol, Yüzme ve Basketbolda da kız ve erkek takımlarıyla toplamda 23 şampiyonluk kazandı. Yakın Doğu İlkokulu da badminton, masa tenisi, tenis ve yüzme branşlarında 6 şampiyonluk elde etti. Doç. Dr. İrfan Günsel: “ Çok Çalışmanın Önünde Hiçbir Engel Durmaz” Elde edilen başarıların tesadüfi olmadığını vurgulayan Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, çalışarak gidilen her yolda başarının mutlaka geleceğini söyledi. Yakın Doğu Üniversitesi Spor Kulübünün futbol hariç diğer tüm branşlarda 1561 lisanslı sporcuya sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Günsel, hedeflerinin sadece sporcu yetiştirmek değil, iyi ve ahlaklı insan, başarılı sporcu, topluma faydalı bireyler yetiştirmek olduğunu bunun için de gerekli alt yapıları oluşturmak için yoğun bir şekilde çalıştıklarını ifade etti. Özverili çalışmanın ve inanmanın başarıları getirdiğinin altını çizen Doç. Dr. Günsel, “Elde edilen bu önemli başarılar ekip olarak, planlı, programlı ve özverili çalışmaların bir sonucudur” dedi. “Spor alanındaki başarılar eğitimle harmanlanıyor…” Üniversitelerinin vizyonunu ve işlevlerini bir gökkuşağına benzeten Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, “Gökkuşağının içinden bir rengi alırsanız artık onu gökkuşağı olarak niteleyemezsiniz. Üniversiteler sadece eğitim alanındaki çalışmaları ile değil, spor faaliyetleri sosyal etkinlikleri, araştırmaları ile hayatın içinde olmalıdır. Eğitim öğretim üniversitesi olmak isterseniz tüm renklere sahip olmanız gerekir. Spora verdiğimiz önem de buna olan inancımızdandır. Spor, içerisinde hiç bir kötülük bulamayacağınız bir alan. Spor ruhunuz, gençliğiniz ve ülkeniz için değerlidir. Kıbrıs Türk halkı olarak sportif başarının ve kupaların peşinde koşmamızın en önemli sebeplerinden biri Kıbrıs Türk halkının uluslararası arenadaki varlığını tescilleme en büyük amacımızdır. Bizler tüm alanlarda bize uygulanan izolasyonlara rağmen yeteneklerimizi dünya çapında sergileyerek kıtalı insanlar gibi önemli başarılara imza atabileceğimizi göstermek istiyoruz. Spor da bu yeteneklerimizi gösterebileceğimiz ve bunu kupalarla tescilleyebileceğimiz önemli bir alan” şeklinde konuştu. Doç. Dr. Atamtürk: “Günü Birlik Başarı için Değil, Başarının Sürekliliği Için Çalışacağız…” Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı Doç. Dr. Hakan Atamtürk bu yıl üniversite sporları ve ferdi olarak spor dallarında bir çok başarılara imza attıklarını, ülkemizin ve Yakın Doğu Üniversitesinin adını duyurmaya çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. İnsana yatırım yaparak sporu yeniden ayaklandırmayı istediklerinin altını çizen Doç. Dr. Atamtürk, “Sporun her dalında Yakın Doğu Üniversitesini zirveye taşımak, ve gençlere şans tanımak istiyoruz” dedi. Başarılardaki en büyük etkenin yönetim ve teknik kadronun koordineli çalışması olduğunu belirten Doç. Dr. Atamtürk, “Sporcu arkadaşların da fedakarlıkları ile başarı yolunda ilerledik. Günü birlik başarılar kazanmak değil, bu başarıların devamlılığını yaşatmak, yetenekli gençlere kendilerini diğer arkadaşlarla yarışıp görme fırsatını vermek, insanların üzerine karakteristik özellikler koymak istiyoruz. Ayrıca gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutmak sportif aktivitelere kültüre sanata yönlendirmek amacıyla her türlü çalışmayı yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ergenlikte Sık Rastlanan Yeme Bozukluğu Hastalığı Anoreksiya Nervoza

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Uzman Psikoloğu Tuğçe Denizgil, Yeme Bozukluğu Hastalığı Olan ve Ergenlikte Sık Rastlanan Anoreksiya Nervoza’nın, Kişinin Vücut Algısının Bozulması ile Kendisini Kilolu Hissetmesi Durumu Olduğunu Belirterek, Özellikle Ergenlik Döneminde Kişilerin Yaptığı Diyet Sonrası ve Stresle Birlikte Görülmeye Başlanan En Ölümcül Psikiyatrik Hastalık Olduğunu İfade Etti. Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil: “Anoreksiya Nervoza Hastaları Beslenmeyi Kabul Etmeyip Aşırı Kilo Kaybına Uğramaktadır.” Yeme bozukluğu olan Anoreksiya Nervoza hastalığı hakkında bilgiler veren Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil hastalığın, kişinin vücut algısının bozulması ve bunun akabinde kendini kilolu sanma durumu olduğunu belirtti. Bu psikolojik hastalığa yakalanan kişilerin beslenmeyi kabul etmeyip aşırı kilo kaybına uğradığını söyleyen Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil, Anoreksiya Nervoza’nın kişilerin kilo vermeye kendi iradesi ile başlayıp daha sonra bunu ısrarla sürdürmesi durumu olduğunu belirtti. Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil şöyle devam etti: “Bir kişiye Anoreksiya Nervoza tanısı konması için kişinin normal ölçülerdeki kilosunu devam ettirmeyi kabul etmemesi, yaptığı diyetin ardından kendi kendini kusturması, yoğun egzersiz ve spor yapması, laksatif olarak adlandırılan müsli yiyecekler ve idrar sökücüler kullanarak kilo vermeye çalışması, kişinin beden ağırlığı normalden düşük olmasına rağmen kilo alımından son derece korkması ve bu korku yüzünden kilo kaybını artırması, kadınlarda görülen adet yoksunluğu veya kesilmesi gibi durumlar yaşaması gerekmektedir.” Anoreksiya Nervoza’nın Başlangıç Yaşı 17 Şiddetli kilo kaybı yaşayan kişilerin yaşadıkları sağlık sorunlarını kabul etmeyip inkar etme eğiliminde bulunduklarını söyleyen Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil, kişilerde Anoreksiya Nervoza hastalığının ortaya çıkış dönemlerinin genellikle ilk veya orta ergenlik dönemi olup, yapılan diyet döneminin hemen arkasından veya yoğun bir stres dönemi sonrasında görülmeye başlandığını belirtti. Anoreksiya Nervoza’nın başlangıç yaşının on yedi olarak kabul edildiğini söyleyen Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil, kırk yaş sonrasındaki kişilerde Anoreksiya Nervoza hastalığının görülmediğini belirtti. Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil: “Hastalığa Neden Olan En Önemli Etken Toplum Tarafından Dış Görünüşe Verilen Önem.” Anoreksiya Nervoza hastalığının ortaya çıkışındaki en önemli etken ve faktörün toplumun dış görünüşe verdiği önemden kaynaklandığını söyleyen Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil, diğer önemli sebebin ise ergenlikte görülen bağımsız olma ve sosyalleşme arzusundan kaynaklı aileden uzaklaşma ve buna bağlı olarak kişinin kendi bedeni ile aşırı ilgilenmeye başlaması olduğunu belirtti. Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil: “Tüm Psikiyatri Hastalıkları Arasında En Ölümcül Olan Anoreksiya Nervoza.” Anoreksiya Nervoza hastalığının tedavisinde bireyin hastalığını kabullenmediğini ve yardım kabul etmediğini söyleyen Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil, kişilerin hastalığı kabullenmemesi ile birlikte hastalığın tedavisinde geç kalınabileceğini belirtti. Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil şöyle devam etti: “Anoreksiya Nervoza, tüm psikiyatri hastalıkları arasında en ölümcül olanıdır. Sabırlı ve düzenli tedavi sonrasında sağlığına kavuşan hastalar mevcuttur. Tedavi sağlıklı kiloya ulaşmayı, daha iyi hissetmeyi ve sağlıklı yeme alışkanlıkları edinilmesini sağlar. Anoreksiya hem fiziksel hem de duygusal bir problem olduğu için hastalar, doktor, diyetisyen ve bir ruhsal sağlık danışmanı tarafından uygulanan tedaviye daha olumlu cevap verir. Anoreksiya Nervoza’ya genellikle kaygı bozukluğu, panik bozukluk, takıntı zorlantı bozukluğu gibi diğer psikiyatrik hastalıklar da eşlik etmektedir. Dolayısıyla hastaların hem kaygı hem de takıntı gibi diğer var olabilecek psikiyatrik bozukluklarını da tedavi etmek gerekecektir.” Anoreksiya Nervoza Mutlaka Bir Sağlık Merkezinde Tedavi Edilmeli Kişilerin kiloları aşırı düşük ise mutlaka bir sağlık merkezinde tedavi görmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil, Anoreksiya Nervoza hastalığının tedavi sürecinin uzun olduğunu belirtti. Tedavi süresince eski kötü alışkanlıklara geri dönüşün ve gerilemelerin olabileceğini söyleyen Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil, bu hastalığa yakalanan kişilerin sorunu kendi başına çözmeye çalışmaması ve mutlaka uzman bir psikologdan yardım alması gerektiğini belirtti. Uzm. Psikolog Tuğçe Denizgil şöyle devam etti: “Eğer çocuğunuzda anoreksiya olduğunu düşünüyorsanız onunla konuşun. Endişe duyduğunuzu anlatın. Umurunuzda olduğunu anlamasını sağlayın. Kendiniz ve çocuğunuz için bir doktor veya danışmandan randevu alın.” Haberin Videosu

Yakın Doğu Üniversitesi Yüksek Lisans ve Doktora Programlarına Dr. Suat Günsel Öğretim Üyesi Yetiştirme Bursu Veriyor

Yakın Doğu Üniversitesi, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) onaylı yüksek lisans ve doktora programlarına 42 Adet Dr.Suat Günsel Öğretim Üyesi Yetiştirme Bursu bunun yanında da tüm anabilim dallarında %100, %75, %50 arası burslar veriyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, akademik, kariyer ve kişisel gelişim açısından son derece önemli olan Yüksek Lisans ve Doktora programları Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde yer alan Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri, Eğitim Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitüleri tarafından 1518 Öğretim üyesi ile yürütülüyor. Son yıllarda yalnızca akademik uzmanlaşma açısından değil aynı zamanda profesyonel kariyer ve kişisel gelişim açısından da önem kazanan ve iş hayatında önemli bir tercih sebebi haline gelen yüksek lisans ve doktora eğitimleri Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzman akademik kadrosunun yürütücülüğünde meslek adaylarına ve profesyonellere yeni ufuklar açıyor. Dr. Suat Günsel Bursuna Maaş Ve Kadrolanma Garantisi 42 Ana dalda verilecek Dr. Suat Günsel Öğretim Üyesi Yetiştirme Burslarıyla başarılı gençlerimizi akademik araştırma geliştirme ortamına kazandırmak hedefleniyor. Eğitim sürecinde maaşla desteklenecek öğrenciler ardından da kadrolanma garantisiyle araştırmalarını sürdürecekler. Araştırma ve uygulamanın birbiriyle bağlantılı ve etkileşimli bir şekilde yürütüldüğü Yüksek Lisans ve Doktora programlarında her türlü araştırmanın rahatlıkla yapılabilmesi için Fakülte laboratuvarlarının yanında İleri Düzey Araştırma Laboratuvarları, Yakın Doğu Hastanesi, Diş Hastanesi ve Hayvan Hastanes’inin tüm imkanları da öğrencilerin hizmetine sunuluyor. Doç. Dr. İrfan Günsel “Araştırmayı En Büyük Hedef Koyduk. Bunun Kadrolarını Destekliyoruz..” Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan Suat Günsel yaptığı açıklamada Yakın Doğu Üniversitesi’nin Yüksek Lisans ve Doktora adaylarına yüksek kalitede amaç odaklı bir eğitim verildiğini ifade etti. Teori ile pratiğin harmanlanarak eğitimin etkileşimli bir şekilde yürütüldüğünü ifade eden Günsel, yüksek lisans ve doktora adaylarının istedikleri konu ve alanda, uzmanlaşma ve araştırma yapma imkanı sağladıklarını belirtti. Bunun başarılı sonuçlarını almaya başladıklarını bir yandan elektrikli araba diğer yandan organ üretimi yapabilen bio-yazıcı, dünya kupası kazanan futbol robotları ve benzeri birçok projenin bu programlar sayesinde geliştirildiğini , Dr. Suat Günsel Öğretim Üyesi Yetiştirme Bursu’nun da aynı hedefin kadrolarını hazırlayan bir program olduğunu anlattı. Bu bursu kazanamayanları da %100 %75 %50 gibi burslarla da desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Başvurular 9 Temmuzda Başladı Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yer alan 218 Yüksek Lisans ve Doktora programına adaylar burs başvurularını 09 Temmuz – 29 Ağustos tarihleri arasında yapabileceklerdir. Detaylı bilgi ve burs içerikleri hakkında www.neu.edu.tr web sayfasından alınabilecektir.

Yakın Doğu Üniversitesi 218 Yüksek Lisans ve Doktora Programına Güz Dönemi Kayıtları Devam Ediyor…

Yakın Doğu Üniversitesi, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) onaylı 143 yüksek lisans, 75 doktora programları 2018-2019 öğretim yılı güz dönemi kayıtları devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, akademik, kariyer ve kişisel gelişim açısından son derece önemli olan Yüksek Lisans ve Doktora programları Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde yer alan Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri, Eğitim Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitüleri tarafından 1714 Öğretim Üyesi ile yürütülüyor. Son yıllarda yalnızca akademik uzmanlaşma açısından değil aynı zamanda profesyonel kariyer ve kişisel gelişim açısından da önem kazanan ve iş hayatında önemli bir tercih sebebi haline gelen yüksek lisans ve doktora eğitimleri Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzman akademik kadrosunun yürütücülüğünde meslek adaylarına ve profesyonellere yeni ufuklar açıyor. Araştırma ve uygulamanın birbiriyle bağlantılı ve etkileşimli bir şekilde yürütüldüğü Yüksek Lisans ve Doktora programlarında her türlü araştırmanın rahatlıkla yapılabilmesi için Fakülte laboratuvarlarının yanında İleri Düzey Araştırma Laboratuvarları, Yakın Doğu Hastanesi, Diş Hastanesi ve Hayvan Hastanes’inin tüm imkanları da öğrencilerin hizmetine sunuluyor. Doç. Dr. Yeter Tabur: “Yüksek Kalitede Amaç Odaklı Eğitim Veriliyor”… Yakın Doğu Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Yeter Tabur yaptığı açıklamada Yakın Doğu Üniversitesi’nin Yüksek Lisans ve Doktora adaylarına yüksek kalitede amaç odaklı bir eğitim verildiğini ifade etti. Teori ile pratiğin harmanlanarak eğitimin etkileşimli bir şekilde yürütüldüğünü ifade eden Tabur, yüksek lisans ve doktora adaylarının istedikleri konu ve alanda, uzmanlaşma ve araştırma yapma imkanı sağladıklarını belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi olarak 2018-2019 öğretim yılında YÖK ve YÖDAK onaylı 218 programda Yüksek Lisans ve Doktora eğitimi verildiğini belirterek gerek akademik kariyer gerekse profesyonel kariyer açısından bu programların son derece önemli olduğunu vurgulayarak, günümüzün rekabetçi yapısında yüksek lisanslı profesyonellerin iş hayatında diğerlerine göre daha çok tercih edilir hale geldiğini belirtti. Kamu Personeli’ne % 20 İndirim… Son dönemde kamu kuruluşlarındaki personelin profesyonel gelişimi konusunda da Üniversite olarak büyük hassasiyet gösterdiklerini söyleyen Doç. Dr. Tabur, bu çerçevede Yakın Doğu Üniversitesi’ndeki Yüksek Lisans ve Doktora programlarına kayıt olmak isteyen Kamu personeline de %20 indirim uygulandığının altını çizdi. Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yer alan 218 Yüksek Lisans ve Doktora programlarına güz dönemi için kayıt yaptırmak isteyen öğrenciler daha detaylı bilgiyi www.neu.edu.tr web sayfasından veya 680 20 00 (dahili 5211-5225-5377) no’lu telefondan alabilirler.

Hepatitten Korunmak İçin Yapılması Gerekenler

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nedim Çakır, Sıklıkla Cilt ve Göz Aklarının Sararması, İdrarın Çay Rengi Çıkması, Bulantı, Kusma, İştahsızlık ve Karın Ağrısı gibi Belirtileri Bulunan Hepatit’in Bulaşma Yolları, Türleri, Aşı ve Tedavi Yöntemleri ile Korunma Yolları Hakkında Bilgiler Verdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 28 Temmuz tarihini “Dünya Hepatit Günü” olarak kutlamaktadır. Örgütün amacı bu gün aracılığı ile hepatite dikkat çekerek, üye ülkeler arasında koordinasyon sağlamak, dayanışmayı arttırmak, insanları hepatit konusunda bilinçlendirip farkındalığı arttırmaktır. En Önemli Hepatit Grubu Viral Hepatitlerdir Tıbbi anlamda hepatit, karaciğerin iltihaplanmasıdır. Bu iltihaplanma genellikle virüs dediğimiz en küçük canlılarla olabildiği gibi (viral hepatit), nadiren diğer mikroplarla, bazen de mikroplar olmadan, örneğin uzun yıllar alkol kullanımına veya bazı toksik maddelerle karşılaşmaya bağlı olarak da gelişir. Ancak bulaşabilirliği nedeniyle en önemli hepatit grubu viral hepatitlerdir. Bunun nedeni hem en yaygın hepatit grubu olması, hem de önlenebilir olmasıdır. Belirtileri Hepatitin en önemli belirtisi cilt ve göz aklarının sararması, idrarın çay rengi çıkması, bulantı, kusma, iştahsızlık ve karın ağrısıdır. Ancak hepatitler her zaman sarılık belirtisiyle seyretmez. Bu nedenle sarılığın görülmemesi hastalığı hemen ekarte ettirmez. Bu nedenlerle, hem hepatit varlığı, hem de eğer varsa sarılığın hepatite bağlı olup olmadığı ancak laboratuvar testleriyle ortaya konabilir. Hepatit 2 Yoldan Bulaşır Hepatite neden olan virüsler (A, B, C, D, E tipleri) farklılık göstermekte olup, bulaşma açısından ikiye ayrılmaktadır. Hepatit A ve E, bulaşlı yiyecek-içeceklerden bulaşabilmektedir. Hepatit B, C ve D ise kan ve vücut sıvıları ile veya doğum sırasında anneden bebeğe bulaşabilmektedir. D hepatiti, B hepatitinin kardeşidir ve ancak B hepatiti varsa bulaşabilmektedir. Yani B hepatit virüsü, D’ye “Süt anneliği” yapmaktadır. Kan ürünlerinin nakli, kulak delinmesi, dövme yaptırılması, diş tedavisi, manikür, pedikür veya cinsel ilişki sırasında B, C ve D hepatitleri, hastaların vücut sıvılarından sağlıklı kişilere bulaşabilmektedir. Hepatit Yıllar Sonra Siroza ve Karaciğer Kanserine Yol Açar Hepatitlerin üzerinde bu kadar ısrarla durulmasının nedeni, kan ve vücut sıvıları ile bulaşan türlerinin sıklıkla kronikleşmesidir (sürekli hal alması). Bu kronik hepatitlerin hepsi olmasa da bir bölümü uzun yıllar sonra siroza, bu sirozluların bir bölümü de karaciğer kanserlerine yol açabilmektedir. Karaciğer sirozu ve kanserleri kronik B, C ve D hepatitlerinin en önemli komplikasyonu olarak kabul edilir. Ancak her kronik B, C ve D hepatitinde sirozlaşma görülmez. Bazen bu virüsler hastaya bir zarar vermeden karaciğerde sessizce ve sinsice yerleşip kalabilir. Biz bu durumdaki hastalara “Taşıyıcı” diyoruz. A ve B Hepatitlerine Karşı Aşı Geliştirilmiştir DSÖ, dünyada 400 milyon hepatitli olduğunu, her yıl yaklaşık 1,5 milyon insanın hepatit nedeniyle yaşamını yitirdiğini bildirmektedir. Bu ölümlerin çoğu B ve C hepatitinin kronikleşmesi ile görülmektedir. Bu önemli, kronikleşerek siroz ve karaciğer kanserlerine yol açma riski olan hastalığın en azından B türünün aşısının olması önemli bir şanstır. İşte DSÖ, “Dünya Hepatit Günü” gibi kampanyalarla konuya dikkat çekerek; a) Her tür hepatitin bulaşımını engellemeyi, b) En azından A ve B hepatit aşılarının kullanımını arttırarak sağlıklı kişileri bağışıklamayı, c) Özellikle C hepatit virüsüne ait aşı keşif çalışmalarını desteklemeyi, bu yolla hepatiti kontrol altına alarak bu hastalığın ve yol açtığı ölümlerin önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Tedavi Yöntemleri Bu tedavilerin hem maliyeti yüksek, hem de başarı oranları biraz düşüktür. Bu konuda son yıllarda en önemli ve başarılı gelişme kronik hepatit C tedavisinde yaşanmıştır. Eskinin bu en korkulan hepatit türü için yeni, kolay, istenmeyen yan etkileri az ve başarı oranı yüksek bir tedavi ilacı geliştirilmiştir. Günde tek bir tablet alarak üç ayda hepatit C’yi tamamen ortadan kaldıran bu ilaç dünya piyasalarında kullanıma girmiştir. Bütün bu bilgiler ışığında hepatitlerden korunma en önemli ve ucuz yol gibi durmaktadır. Bunun için yapılması gerekenler ise son derece basittir. a) Yiyeceklerimizin insan dışkısıyla kirlenmesinin önüne geçmek, yani gıda hijyeni sağlamak (A ve E hepatitinden korunma), b) Başkasına ait kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınmak (B, D ve C hepatitlerinden korunmak), c) A ve B hepatit aşılarını yaptırmak. Herkese hepatitten uzak sağlıklı bir yaşam dilerim.

Yakın Doğu Üniversitesinde Hazırlanan Kuzey ve Güney Kıbrıs’taki Öğretmenlerin Sanat Eğitiminin Barışa Katkısı Konulu Çalışma Seminer’de Sunuldu

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi, Resim-İş Öğretmenliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatma Miralay, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’nun resmi ortağı olan Uluslararası Sanat Eğitimi Derneği INSEA tarafından Selanik’te düzenlenen INSEA 2018 Seminer’inde bildiri sundu. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, tüm ülkelerde sanat, tasarım ve el sanatları yoluyla yaratıcı eğitimi ve uluslararası anlayışı teşvik etmek amacıyla her yıl farklı ülkelerde düzenlenen Uluslararası Sanat Eğitimi Derneği INSEA 2018 Semineri’nde, Yrd. Doç. Dr. Fatma Miralay “Sanat Eğitim Programlarının Barış Kültürüne Katkısı: Kuzey ve Güney Kıbrıs’ta Çalışan Öğretmenlerin Görüşleri” başlıklı bildirisiyle katkı koydu. Bu yılkı konusu “Güney Avrupa, Balkan ve Akdeniz Ülkelerinde Sosyal Sanat Eğitimi Araştırmaları ve Çalışmaları” olan seminerde, sanat eğitimi aracılığı ile barış kültürünün toplumlar üzerindeki yaşamsal etkisini konu alan çalışmasının detaylarını paylaştı. Sempozyumda sunulan bildirilerin INSEA ART Education VISUAL Journal IMAG’da yayınlanacağı belirtildi. Sanat Eğitimi Aracılığı İle Barış Kültürünün Toplumlar Üzerindeki Yaşamsal Etkisi Önemlidir… Yrd. Doç. Dr. Fatma Miralay doktora tezi bağlamında gerçekleştirdiği karşılaştırmalı araştırmasını takiben, Kuzey ve Güney Kıbrıs toplumlarında, sanat eğitimi ve barış kültürü ilişkilendirilmesinde gerek ders içerikleri gerekse uygulamanın mümkün olan en üst düzeye ulaşması ve öğretmenlerin süreç içerisinde karşılaştıkları güçlüklerin saptanarak giderilmesinin önemli olduğuna vurgu yaptı. Buna ek olarak araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda öğretmenlerin, öğrenci­lerde barış bilinci kazandırmaları ve konuya ilişkin araştırmalara temel oluşturması bakımından yararlı olacağı noktasına dikkat çekti. “Kuzey ve Güney Kıbrıs’ta Uygulanmakta Olan Sanat Eğitimi Programlarının Barış Kültürüne Olan Katkısı” Yrd. Doç. Dr. Miralay, yapılan araştırmada, Kuzey ve Güney Kıbrıs’ta uygulanmakta olan sanat eğitimi programlarının barış kültürüne olan katkısının irdelendiğini ve bu kapsamda, odak grup görüşmesi uygulanarak Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile Kuzey Kıbrıs Türk toplumundan 10 sanat eğitimi öğretmeninin görüşlerinin incelendiğini belirtti. Öğretmenlerin, barış kültüründe sanat eğitiminin bireysel ve toplumsal barışı beraberinde getiren önemli bir faktör olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Fatma Miralay, sanat eğitimi ile barış kültürünün yaygınlaşmasında ailelerin oldukça önemli bir faktör teşkil ettiğini, okul idaresi ve bakanlıkların da bu konuda belirleyici olduğunu vurguladı. Ancak öğretmenler, her iki toplumdaki eğitim kurumlarının barış kültürüne yönelik üzerlerine düşen görevleri yerine getirmediğini belirterek, araştırmada mevcut sanat eğitimi programları ve devlet politikalarının barış kültürü kapsamında yetersiz oldukları üzerinde durulduğunu söyledi.
tercih robotu