Eğitimde Etkili İletişim Sertifika Programı 2 Nisanda Yakın Doğu Üniversitesi’nde Başlıyor

Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi(YABEM) ve Atatürk Eğitim Fakültesi ile eğitim yaşamının tüm paydaşlarına yönelik “Eğitimde Etkili İletişim” Kısa Dönemli Eğitim ve Sertifika Programı düzenliyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi bünyesinde düzenlenen Eğitimde Etkili İletişim Kursu kapsamında eğitimde etkin iletişim becerilerinin geliştirilmesine yönelik uygulamalı eğitimler ve seminerler verilecek. Alanlarında uzman akademisyenler tarafından yürütülecek kısa dönemli eğitim ve sertifika programı; yeni nesil öğrencilerle iletişim, öğretmen aile iletişimi, ergenlerde iletişim, sınıf içi etkili iletişim, yönetici-çalışanlararası çatışma çözümleme, dinleme becerisinin geliştirilmesi, diksiyon, hitabet ve beden dili konularını içerecek. Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (YABEM) kısa dönemli eğitim ve sertifika programları kapsamında Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenecek sertifika programı kapsamındaki uygulamalı eğitimler ve seminerler 2 Nisan 2018 tarihinde başlayacak ve beş hafta boyunca Yakın Doğu Üniversitesi Eğitim Sarayı’nda gerçekleştirilecek. Mirici: Bireyin İletişim Ve Etkileşim Konularındaki Yetkinliği Toplumda Saygın Ve Başarılı Bir Yer Edinmesinde Anahtar Rol Oynuyor Eğitimde Etkili İletişim kısa dönemli eğitim ve sertifika programında verilecek seminer ve uygulamalı eğitimlerin içeriksel zenginliğinin ve amaç odaklı bütünselliğinin altını çizen YDÜ Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Mirici, bu eğitim programının katılımcıların iletişim ve etkileşim yetkinliklerini geliştirmelerine çok önemli bir katkı sağlayacağına inandığını vurguladı. Alanlarında uzman akademisyenler tarafından yürütülecek programının yeni nesil öğrencilerle iletişim, öğretmen aile iletişimi, ergenlerde iletişim, sınıf içi etkili iletişim, yönetici-çalışanlararası çatışma çözümleme, dinleme becerisinin geliştirilmesi, diksiyon, hitabet ve beden dili konularını içereceğini belirten Prof. Dr. Mirici,“Meslek yaşamı insan ile ilgili olan her bireyin iletişim ve etkileşim konularında yetkinliğini artırmaya gereksinimi vardır. Gerek sözlü iletişimin ve gerekse beden dilinin kullanımının toplumda saygın ve başarılı bir yer edinmede anahtar rol oynadığı bilinmektedir. Bu sertifika programına katılanların bireysel iletişim başarılarının yanı sıra, iş görüşmelerinden dost edinmeye kadar her konuda kendilerine güvenlerinin artacağına inanıyorum.” dedi Koldaş: Eğitimin Tüm Paydaşlarının Ortak Bir Dil Ve Etkin İletişim Becerileri Geliştirmelerine Katkı Sağlayacak Eğitim programının amacı ve hedefleriyle ilgili açıklama yapan YDÜ Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş, toplumsal yaşamda karşılaştığımız birçok sorunun paydaşlar arasında etkin ve işleyen bir iletişimin oluşturulamaması nedeniyle daha da karmaşıklaşabildiğinin altını çizdi. Etkili iletişim sertifika programıyla özellikle eğitim paydaşları arasında daha sağlıklı işleyen bir iletişim sürecine katkı sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Doç. Dr. Koldaş, “İletişim, toplum yaşamımızın her alanında birbirimizi doğru anlayabilmemiz ve ortak sorunlarımızın çözümüne yönelik tüm paydaşların düşüncelerini yansıtabilecek kalıcı çözümler üretebilmemiz açısından en önemli süreçlerden biridir. Eğitim alanında da paydaşlar arasında ortak bir düşünsel zeminin oluşturulabilmesi için ortak bir dilin ve etkili iletişim becerilerinin geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu inançtan hareketle, başta öğretmenler, eğitim yöneticileri, veliler, öğretmen ve eğitimci adayları olmak üzere eğitimin tüm paydaşlarına yönelik olarak tasarlanan bu eğitimle, eğitim alanında sorun çözme odaklı ortak bir dil yaratılmasına ve bu dilin etkin bir şekilde kullanılmasına imkânverecek etkili iletişim becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz.” dedi. 2018 yılı Bahar akademik döneminde gerçekleştirilecek olan “Eğitimde Etkili İletişim Kursu” ve diğer Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi kısa dönemli eğitim programlarına kayıt ve detaylı bilgi için www.neu.edu.tr web sayfasından, nei@neu.edu.tr ve e-posta adresinden, Yakın Doğu Yaşam Boyu Eğitim Merkezi facebook sayfasından (facebook: ydüyaşamboyueğitimmerkezi), 223 64 64 (dahili 5532) ve 0533 829 97 36 telefonlardan ulaşılabilir.

Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü’nde KKTC Rekoru Kırıldı, 5 Günde 451 Ünite Kan Bağışı Yapıldı!

Yakın Doğu Üniversitesi Kızılay Kulübü, KKTC Kızılayı ve Türk Kızılayı’nın ortaklaşa gerçekleştiği ‘Kızılay Kampüste’ etkinliği rekor bir sayıya ulaştı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi kampusünde gerçekleşen kan bağışı etkinliğine çok sayıda gönüllü kan bağışçısının katıldığı, 451 kişinin ise kan bağışı yapabilme kriterlerini karşıladığı belirtildi. Türk Kızılayı tarafından KKTC’ye gönderilen kan bağışı otobüsü ile etkinliğin ilk iki günü Yakın Doğu Üviversitesi Kütüphanesi önünde, diğer üç günü ise İrfan Günsel Kongre Merkezi önünde gerçekleştirildi. Kurulan Kızılay çadırları eşliğinde gün boyu devam eden etkinliğe üniversite öğrencileri ve üniversitede çalışan personelin ilgisi yüksek oldu. “Kızılay Kampüste” Projesi İle Etkinlikler Yakın Doğu Üniversitesi’nde İlk Meyvelerini Vermeye Başladı Açıklamada, “Kızılay Kampüste” projesinin temel amacı olan sürekli, gönüllü kan bağışçısı bilincinin geliştirilmesi için yapılan etkinlikler meyvelerini vermeye başladığı belirtildi. Ayrıca, 02 Ekim 2017 tarihinden bu yana faaliyet gösteren kulüp her hafta Salı günleri saat 17.00 de toplantılarını gerçekleştirmekte, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarını sürdürmekte olduğu vurgulandı. Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsünde, KKTC Kan Bağışı Rekoru Kırıldı Yakın Doğu Üniversitesi Kızılay Kulübü’nden yapılan açıklamada, bir haftalık süreç içinde Yakın Doğu Üniversitesi Kampüsü içerisinde 451 ünite kan bağışı ile ülkedeki kan bankaların doluluk oranının en üst seviyeye çıktığını, Ocak 2018 tarihinden günümüze kadar olan süreçte ise YDÜ Hastanesi kan bankasına 208 gönüllü kan bağışçısının ayrıca kan bağışında bulunduğu belirtildi. Ülkenin yıllık kan ihtiyacının yaklaşık 24.000 ünite olduğu belirtilen açıklamada, YDÜ Kızılay Kulübünün hedefinin ise düzenli, gönüllü kan bağışçı sayısının her geçen gün arttırmak olduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca, bu etkinlikte kulübümüz ile birlikte görev alan KKTC Kızılayı ve Türk Kızılayı yetkililerine, Yakın Doğu Üniversitesi Rektörlüğü’ne, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ’a, Öğrenci Dekanlığına, Kızılay Kulübü Danışmanı Doc. Dr. Kaya Süer’e, ilgi için tüm öğrenci ve çalışanlara “Kızılay Kampüste “ etkinliğinin gerçekleşmesine katkı sağladıkları için teşekkürlerimizi sunarız denildi.

Dünya Kulak ve İşitme Günü Çeşitli Etkinliklerle Yakın Doğu Üniversitesi’nde Kutlandı

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümünün 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü kapsamında düzenlediği etkinlik, Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Turuncu Salon’da gerçekleştirildi. Prof.Dr. İsmil Hakkı Mirici; “Dünyada Önemli Başarılara İmza Atmış Birçok İşitme Yetersizliği Olan Bireyler Var” Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, etkinlikte konuşan Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Mirici, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekerek, dünyada önemli başarılara imza atmış olan birçok işitme yetersizliği olan bireyin bulunduğuna dikkat çekti. Doç. Dr. Mukaddes Sakallı Demirok ;“Günümüzde Erken Tanı, Tedavi Ve Eğitimsel Müdahalelerin İşitme Yetersizliği Olan Bireyler Açısından Önemi Büyük” Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mukaddes Sakallı Demirok ise, Dünya Kulak ve İşitme günü kapsamında etkinlikler düzenleyerek bu günü anlamlı kılmak ve işitme yetersizliği olan bireylere yönelik farkındalığı arttırmak gerektiğinden bahsederek, günümüzde erken tanı, tedavi ve eğitimsel müdahalelerin işitme yetersizliği olan bireyler açısından ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Demirok, Özel Eğitim Bölümü olarak farkındalık etkinliklerine oldukça önem verdiklerini, dönem boyunca bu etkinliklerin süreceğini ve bu tür etkinliklerin bölüm öğrencilerinin mesleki yeterliliklerine ve toplumsal farkındalığına katkı sağladığını da ifade etti. Etkinlik süresince yapılan konuşmalar, İşitme Engelliler Öğretmenliği Bölümü öğrencileri tarafından işaret diline çevrildi. Ayrıca, etkinliğe katılan kişilere işitme yetersizliği ile ilgili bilgilendirici bir broşür de dağıtıldı. İşitme Engelliler Öğretmenliği Bölümü Öğrencilerinin, İşaret Diliyle Hazırladıkları “Hayat Bayram Olsa” Şarkısının Video Klibi Büyük Beğeni Topladı Etkinlikte, İşitme Engelliler Öğretmenliği Bölümü 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin, işaret diliyle hazırladıkları “Hayat Bayram Olsa” şarkısının video gösterimi büyük beğeni topladı. Daha sonra, kızları 16 yaşındaki Paula hariç, tüm fertleri işitme engelli olan Bélier ailesinin başından geçenlerin anlatıldığı “Hayatımın Şarkısı” adlı film gösterildi. Ailesinin çevresiyle kurduğu ilişkilerde çevirmenliği bizzat üstlenen Paula’nın kendi hayatıyla ilgili seçimler yaparken ailesi karşısında hissettiği sorumluluklar işitme engelli olan babasının belediye başkanlığına adaylığını koyması ile daha da belirgin hâle gelmiştir. Hayallerini gerçekleştirmek ve işitme engelli ailesinin yanında olmak arasında sıkışıp kalan Paula’nın hikâyesini izlerken film süresince işitme engelli bireylerin yaşamları süresince yaşadığı güçlüklere yönelik empati kurma olanağı sundu. Katılımın yoğun olduğu etkinlik, film gösteriminin ardından sona erdi. Özel Eğitim Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mukaddes Sakallı Demirok ve Özel Eğitim Bölümü öğretim elemanları Uz. Başak Bağlama ve Uz. Meltem Haksız tarafından düzenlenen etkinliğe Atatürk Eğitim Fakültesi öğretim elemanları ve öğrencileri katılım göstererek 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü dolayısıyla işitme yetersizliği ile ilgili bilgi ve farkındalıklarını artırma fırsatı buldular..

Basketbol Yazarı Paul Nilsen: “Yakın Doğu Üniversitesinin Euroleuage Kupası’nı Kazanması Sürpriz Olmaz”

FIBA için çalışan kadın basketbol uzmanı serbest yazar Paul Nilsen, Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımının ilk yılında katıldığı Euroleuagede final four şampiyonluğuna ulaşmasının sürpriz olmayacağını söyledi. Yakın Doğu Üniversitesinin neden final four’u kazanacağına inanabileceğini ifade eden tecrübeli basketbol yazarı, kazanabilmenin arkasında güçlü bir momentum, üst düzey oyuncular, ön saha rotasyonuna sahip uzunlar, en iyi kısa fovet kombinasyonu ve etkileyici bir koç olduğunu belirtti. Yakın Doğu Üniversitesini yeni süper güç olarak niteleyen Paul Nilsen, takımın Euroleauge’de çaylak olmasına rağmen ilk denemesinde kupayı kazanabileceğinden söz ederek, Yakın Doğu Üniversitesinin final four’da iki maçı da kazanabilmeleri için çok iyi bir durumda olduğunu söyledi. Mıknatıs Gibi Çektikleri Kupalarla Tarih Yazıyorlar Yakın Doğu Üniversitesinin neden şampiyon olacağına dair nedenleri sıralayan Nilsen şunları kaydetti: “Bunun için çokça sebep mevcut, birincisi arkalarına aldıkları momentum. Kupaları mıknatıs gibi çekerek tarih yazıyorlar. İki Türkiye Şampiyonluğu, Türkiye Lig Şampiyonluğu, 25. Cumhurbaşkanlığı Kupası ile geçen sezonki EuroCup şampiyonluğu. Durdurulamaz bir yükselişte olduklarının göstergesi ve göz kamaştırıcı ilk sezon maceraları bunu kanıtlar nitelikte. Şutör ve Guard pozisyonunda En İyi Skorerler Oyunculara Sahipler Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı oyuncularından da bahseden Paul Nilsen, Courtney Vandersloot ile Kayla McBride’ın en iyi ikili olduğuna dikkat çekerek, yıkıcı bir ortaklıkları olduğundan söz etti. Nilsen şu şekilde konuştu: “İkisini de çok üst düzey oyuncu olarak sınıflandırıyorum. Vandersloot muhtemelen hayatının en iyi sezonunu geçiriyor, kariyerinin en iyi basketbolunu oynuyor ve istatistikleri havalı. Maç başına 9.3 asist ortalamasıyla turnuvanın lideri durumunda. Bir maçta en çok asist yapan oyuncu sıralamasında ilk 4 sıraya sahip. Diğer taraftan McBride kısa forvet veya şutör guard pozisyonunda Euroleague normal sezonunun en iyi skoreriydi. Hücum gücü inanılmaz. Esas güç ise ikisinin de tam akış ile oynadıkları zaman geliyor. Eğer önümüzdeki ay bu başarı Sopron’da gerçekleşirse, başarı için bütün şanslara sahipler. Yıkıcı bir ortaklıkları var. Heyecan verici ve dinamik bir ikililer ayrıca daha geniş bir açıdan baktığımızda kadın basketbolundaki yeteneklerin reklamı adına müthişler.” Destekleyici Oyuncular ve Uzun rotasyonun desteği Başarının Kaynağı Elde edilen başarının arkasında destekleyici oyuncuların olduğunun altını çizen Nilsen, takımın EuroleagueWomen en iyi uzun rotasyona sahip olduğunu söyledi. Paul Nilsen: “Destekleyici oyuncular olmasaydı Yakın Doğu Üniversitesi bu kadar başarılı olamazdı. İnatçı Elin Eldebrink’in rolünü, yeniden gençleşmiş Türk forvet Bahar Çağlar’ı yok sayamazsınız. Sonrasında uzun rotasyonuna baktığınızda, kulübün elindeki rotasyon Euroleague Women’da en iyisi olduğunu söyleyebiliriz. Ann Wauters, Quanitra Hollingsworth, Sandrine Gruda ve Jantel Lavender ile bundan daha heybetli ve tecrübeli olunamazdı. Bu isimleri yüksek sesle söyleyince, Yakın Doğu Üniversitesi muhtemelen en iyi uzun opsiyonlarına sahip” sözlerini kullandı. “Kadrosu Kıskanılan Maestro Bir Koç Zafer Kalaycıoğlu” Takım başantrenörü Zafer Kalaycıoğlunu veteran maestro olarak değerlendiren Paul Nilsen diğer takımlar tarafından kıskanılabilecek bir kadroya sahip olduğunu, sorunları ve egoları dengelemede başarılı bir iş çıkarttığını da sözlerine ekledi. “Peki ya koç Zafer Kalaycıoğlu hakkında ne demeli?” ifadelerini kullanan yazar, “Diğer lider takımların koçları kadar ilgi görmese de, veteran maestro sessizce işini yapıyor. Geçen sezon Yakın Doğu Üniversitesinin EuroCup’ı kazandığı maçı izleme şerefine şahit olduğumda ve bulunduğum bazı idmanlarda oyuncularıyla olan müthiş ilişkilerini gördüm. Kadrosu diğer takımlar tarafından kıskanılabilir, fakat bu yetenek havuzu kendi sorunları ve egoları ile gelmekte ve bunu dengeleme konusunda çok iyi bir iş başardı Zafer Kalaycıoğlu” dedi. Paul Nilsen yorumlarını, “Aklımızdaki bu bilgilerle ve en iyi uzun rotasyonu ile belki de en iyi kısa artı forvet kombinasyonu ve de muazzam etkileyici bir koç elimizdeyken, neden UMMC’nin favori olduğunu söyledim ki? MayaMoore ve AlbaTorrens’i karşınıza almak zordur, fakat şu an biraz şüpheye düştüm. Yakın Doğu Üniversitesi’nin önünde büyük bir fırsat var. Eğer Yakın Doğu Üniversitesi final four’da ilk kez bulunmasına rağmen, 2018 Euroleague kupasını alırsa, bunu kimse sürpriz olarak adlandıramaz” sözleriyle tamamladı.

Yakın Doğu Üniversitesi’nde “Kadının Siyasete Katılımı ve Cinsiyet Kotası” Başlıklı Panel Düzenlendi…

Yakın Doğu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebi ile “Kadının Siyasete Katılımı ve Cinsiyet Kotası” temalı panel düzenledi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, Rektör Yardımcıları, üniversite üst düzey yöneticileri ile öğretim üyeleri ve öğrencilerin katılım gösterdiği panele, Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik panelin onur konuşmacısı olarak yer aldı. Panelde, Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) KAEM – Kadın Araştırmaları ve Eğitimi Merkezi yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Fatma Güven Lisaniler, Maliye Eski Bakanı Onur Borman, Yakın Doğu Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nur Köprülü ve Siyaset Bilimi öğretim üyesi Dr. Bilge Azgın birer sunum yaptı. Düzenlenen panelde, dünya ölçeğinde ve ülkemizde kadının siyasete katılımının önündeki engelleri ve toplumsal cinsiyet konusunda uluslararası alanda yürütülen hukuki ve düşünsel tartışmaları gündeme taşındı. Kadının siyasette yer almasıyla ilgili istatistiki bilgiler paylaşıldı. Kadınlar siyasette en fazla yer aldığı ülkeler; Fransa, Bulgaristan, İsveç, Kanada ve Nikaragua Panel’in açılış konuşmasını yapan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerife Zihni Eyüpoğlu, Kadınlar Gününe özel hazırladığı ve dünya ölçeğinde kadınların siyasete katılımı konusunda ortaya koyduğu istatistiki verileri paylaştı. Prof. Dr. Eyüpoğlu, BM’nin 2016 yılı için verdiği rakamlara göre kadınların siyasette en fazla temsil edildiği ülkelerin Bulgaristan, Fransa, Nikaragua, İsveç ve Kanada olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Eyüpoğlu’nun konuşmalarının ardından panelin onur konuşmacısı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik konuşma yaptı. Ülkemizde Kadınların Siyasette Yer Alma Oranlarını Paylaştı Narin Ferdi Şefik, ülkemizde kadınların siyasete katılımının geçtiğimiz yıllarda ve özellikle değişen seçim yasası ile ivme kazandığına değindi. Şefik, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki yeni Seçim ve Halk Oylaması Yasası ile “her seçim bölgesinde her cinsiyetten en az %30 oy oranında aday gösterilmeye” başlandığı 7 Ocak 2018 genel seçimlerinin ardından parlamentoya 9 kadın milletvekilinin seçildiğine dikkati çekti. Cinsiyet Kotası ve Kadınların Siyasete Katılımındaki Engeller Konuşuldu Açılış konuşmalarının ardından, moderatörlüğünü İşletme Bölümü öğretim görevlisi İmren Gürbaşar’ın yürüttüğü panelde konuşmacı olarak Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ)- KAEM – Kadın Araştırmaları ve Eğitimi Merkezi yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. Fatma Güven Lisaniler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk kadın bakanı niteliği taşıyan Maliye Eski Bakanı Onur Borman, Yakın Doğu Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nur Köprülü ve Yakın Doğu Üniversitesi Siyaset Bilimi öğretim üyesi Dr. Bilge Azgın dünya ölçeğinde ve ülkemizde kadının siyasete katılımının önündeki engelleri ve toplumsal cinsiyet konusunda uluslararası alanda yürütülen hukuki ve düşünsel tartışmaları gündeme taşıdılar. Panelistler, ayrıca cinsiyet kotası konusunda farklı görüş ve pratikleri dünyanın farklı coğrafyalardan ülke örnek analizleri ortaya koyarak dinleyiciler ile paylaştılar. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eyüpoğlu’nun panelistlere teşekkür plaketlerini ve katılım belgelerini takdim etmesi ile sona erdi.

Yakın Doğu Üniversitesi Büyük Kütüphane’de Kitap Sayısı 2 Milyonu, Elektronik Makale Sayısı Da 550 Milyonu Aştı…

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kazandırdığı uluslararası standartlarda en kapsamlı bilgi erişim ve kültür merkezi olması yanında dünyanın sayılı üniversite kütüphaneleri arasında bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Büyük Kütüphane’de, kitap sayısının 2 milyonu, elektronik makale sayısının da 550 milyonu aştığı belirtildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kitapları ve veri tabanları yanında Büyük Kütüphane’nin, 7000’i aşkın DVD koleksiyonu, görme engelli kullanıcıları için 75 ciltten oluşan Braille alfabesiyle yazılmış kitap, 750’den fazla Türkçe/İngilizce sesli kitap ve kütüphane bünyesinde yeni açılmış olan Çocuk Kütüphanesi ile hizmet vermeye devam ettiği bildirildi. Kıbrıs Türk toplumuna 7/24 hizmet veren büyük kütüphanede, İngilizce-Türkçe Hukuk veri tabanları, ek depolama, görsel medya kütüphanesi, engellilere yönelik hizmet birimi ile bilgiye kolay ulaşımı sağlarken, yüzyıllık nadide eserler koleksiyonlarını da okuyucuyla buluşturuyor. KKTC Bakanlar Kurulu kararıyla Resmi Gazetelerin arşivlendiği kütüphanede, 1910 yılı ve öncesine ait Özel Koleksiyon bölümü, Reserv bölümü, Görsel İşitsel Materyal bölümü ve 6000 basılı kitap ve kişisel notlardan oluşan “Atila Türk Arşiv Odası” mevcuttur. Günlük kullanıcı sayısının 7000 kişi olduğu Büyük Kütüphane, 2007 yılında “Türk Dünyası Merkez Kütüphanesi” olarak seçildi. Kütüphanelerarası İşbirliği Takip (KİTS) ile KİTS’e üye tüm kütüphanelere kitap ve makale ödünç alıp verme imkanı da sağlıyor. 550 Milyon Makale Yanında 120 milyon Türkçe ve İngilizce Hukuk Veri Tabanlarına Erişim Farklı alanlarda 550 milyonu aşkın bilimsel makaleye erişim sağlayan Büyük Kütüphane Kıbrıs’taki en büyük hukuk bilgi portalına sahip olma özelliğini de taşıyor. Kütüphanenin bilişsel envanterinde dünyanın en gelişmiş hukuk veritabanı olarak kabul edilen ve Birleşmiş Milletler dökümanları da dahil olmak üzere 120 milyon sayfa hukuk dokümanına erişime olanak tanıyan HeinOnline veri tabanı; İngiliz hukukunun tüm dava, yasa vb belgelerine erişim imkanı sağlayan Westlaw veritabanı ve tüm dünyadaki deniz ve deniz ticaretine ait yasalar, davalar ve belgeleri içeren Law Maritime of Commercial veritabanı yer alıyor. Geleneksel Kütüphanecilik Değerleri ile Geleceğin Bilgi Teknolojilerini Birleştiren Anlayış… Ulaşmış olduğu 2 milyon kitap sayısıyla dünyanın birçok ulusal kütüphanesinden fazla kitaba erişim imkanı sağlama kapasitesine erişen Büyük Kütüphane, geleceğin teknolojilerini kullanarak dijital ortamda da bilgiye en kolay yoldan ulaşımı sağlıyor. Binlerce belgesel, müzik ve film DVD’sinin bulunduğu görsel medya kütüphanesinde, bu DVD’lerin ve diğer görsel bilgi malzemesinin seyredilebileceği kabinler, grup çalışma odaları, dijital bilgi depolama merkezlerinin yer alıyor. Bu sayede kullanıcılar farklı konularda milyonlarca akademik dergiye, raporlara, makalelere, gazetelere ve belgelere erişebiliyor. Konferans salonları ile ulaşılan bilginin paylaşıldığı uluslararası ve ulusal bilimsel toplantılara, çalıştaylara, sempozyumlara ve panellere ev sahipliği yapan Büyük Kütüphane aynı zamanda toplumun görsel bilincini pekiştirmeye ve görsel bilgi düzeyini artırmaya yönelik sergilerin düzenlendiği bir merkez olarak ön plana çıkıyor. Kütüphanenin nadir eserler koleksiyonunda ise Kıbrıs ve dünya tarihine tanıklık eden yüzyılların birikimini okuyucular ile buluşturan eserler dikkat çekiyor. Nadide Eserler Kütüphanesi Yapımı Devam Ediyor… Büyük Kütüphane’den sonra, Yakın Doğu Üniversitesi kampüsü içerisinde ikinci büyük kütüphane olacak olan ve içerisinde nadir eserlerle özel koleksiyonları barındıracak Nadir Eserler Kütüphanesi yapım da devam ediyor. Kütüphane bünyesinde edebiyat, tarih ve sanat alanlarında nadir eserler, araştırmalar, el yazma kitaplar, kişisel koleksiyonlar, ansiklopediler, fermanlar, haritalar, ülkemiz araştırmacılarının önemli eserleri ile CMC arşivi yer alacak. Yakın Doğu Üniversitesi Büyük Kütüphane’de yer alan Ahmet C. Gazioğlu, Atila Türk, Kutlu Adalı, Erdoğan Mirata, Osman Türkay ve Özker Yaşın’ın Özel Koleksiyonları ile ülkemizin önemli araştırmacılarının özel koleksiyonları da Nadir Eserler Kütüphanesi’nde yer alacak. Halka Açık Çocuk Kütüphanesi ile Hizmet Veriyor… Büyük Kütüphane bünyesinde 2-8 yaş grubu çocuklara okumayı ve kütüphane kullanmayı aşılamak için “Çocuk Kütüphanesi” oluşturuldu. Çocuk Kütüphanesi’nde, İngilizce ve Türkçe olmak üzere masal etkinlikleri yanında çeşitli aktiviteler düzenleniyor. Her yaştan çocukların ilgisini çekebilecek kitapların bulunduğu kitap odasında 630 kitap halkın kullanımına sunuluyor. Tümer Garip: “Uluslararası Standartlarda Kütüphanecilik Anlayışımızı Devam Ettireceğiz” Büyük Kütüphane’nin açıldığından bugüne üniversitenin geleceğe dönük vizyonu ve toplumun bilgi ihtiyaçları doğrultusunda büyüdüğünü belirten Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Tümer Garip, bilgi erişimi ve organizasyonu konusunda yenilikçi hizmetler ve özgün çalışmalarla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kütüphanecilik anlayışına yeni bir sayfa açtıklarını söyledi. Kütüphanelerin bilgi deposu olmasından ziyade öğrenme kaynakları merkezi olarak hareket Tümer Garip, “Belli bir planlama ve toplumsal bilgi ihtiyaçları çerçevesinde üniversitemizin ve ülkemizin bilgi ihtiyacına koşut önemli bir büyüme gerçekleştirdik. Üniversitemizin ve ülkemizin bilgiye erişim konusunda en güvendiği kaynak merkezi olan kütüphanemiz bu sorumluluğunun bilinciyle uzun dönemli bir planlama ile bilinçli ve istikrarlı büyümesine devam edecektir.Öğrencilere okuma alışkanlığı ve zevkini geliştirmek, okuyucuların kitaplardan daha fazla faydalanmalarını sağlamak ve halkı kütüphanelerin gelişmesi ve kullanılması için bilinçdirmeyi etkinliklerimizle sürdüreceğiz” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi GSTF Grafik Tasarım Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Gökhan Okur mARTfest Festivalinde Linolyum Oyma Yöntemi İle Baskı Çalışması Yaptı

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr.Gökhan Okur ODTÜ Kuzey Kıbrıs’ta kültür sanat festivali mARTfest festivalinin konuğu oldu. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Sanatın tüm dallarından farklı sanatçı/tasarımcıyı ağırlayan ODTÜ mARTfest festivalinde bu yıl Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi öğretim elemanları da davet edildiği belirtildi. Yakın Doğu Üniversitesi GSTF Grafik Tasarım Bölümü öğretim görevlilerinden Dr.Gökhan Okur festival kapsamında baskı resim hakkında edindiği bilgi ve deneyimleri bilim öğrencileri ile paylaştı. Dr.Gökhan Okur, Linolyum Oyma Yöntemi İle Baskıları Yaptı Yürütülen atölye çalışmasında, Samet Behrengi’nin önemli çocuk masalı ‘Küçük Kara Balık’taki sembollerden hareketle resimlenen balık imgelerinin yüksek baskı tekniklerinden biri olan linolyum oyma yöntemi ile baskıları yapıldı. Okur; bu tip etkinliklerin yararına gönülden inandığını, başta Sayın Serhat Selışık olmak üzere organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ettiğini ifade etti. Etkinliğin organizasyonundan sorumlu, öğretim görevlisi sanatçı Serhat Selışık; Sanatta kolektif üretmenin önemine vurgu yaparak, “etkinliğe davet edilen sanatçı/tasarımcıların deneyimleri öğrencilerimiz için çok değerlidir. Bilimin dinamiği ile sanat ve tasarımın pratiğini buluşturmak, onlarda sorunlara karşı yaratıcı çözümler keşfetme yöntemleri kazandırmaktadır. Katılan tüm değerli sanatçı ve tasarımcılara teşekkür ederiz” dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi Bilime Katkı Hedefi ile Düzenlediği “Bilim Üretmek İçin 100 Neden” Konferans Dizisinin Yedincisinde Prof. Dr. İskender Yılgör’ü Konuk Etti

Bilimsel Düşünce, Bilim Üretimi ve Alana Katkı gibi Olguların Hayata Geçirilmesini İlke EdinenYakın Doğu Üniversitesi Bu Bağlamda, Bilim Üretimi Konusunda Önde Gelen Araştırmacıları “Bilim Üretmek İçin 100 Neden” Konulu Seminer Dizisine Konuk Ederek, Onların Başarıya Giden Yoldaki Deneyimlerinin Üniversitenin Akademik Kadroları ve Öğrencileri ile Paylaşılmasını Sağlamaya Devam Ediyor. “Bilim Üretmek İçin 100 Neden” İsimli Konferans Dizisinin 7. Oturumunun Konuğu Kimya Alanında Kaliteli ve Orijinal Akademik Çalışmaları ile Dikkat Çeken Prof. Dr. İskender Yılgör Oldu. Prof. Dr. İskender Yılgör; “Hayatta Diğer Tüm Zenginlikler Geçici Ama Bilgi Kalıcıdır.” Yakın Doğu Üniversitesi’nin “Bilim Üretmek İçin 100 Neden” isimli konferans dizisinde gerçekleştirdiği “Bilginin Gücü” konulu seminerde konuşan Prof. Dr. İskender Yılgör, sunumuna Peter Drucker’ın “Tüm zenginliklerin kaynağı bilgidir” sözü ile başladı. Prof. Dr. İskender Yılgör konuşmasında bilginin, eğitim, deneysel çalışmalar ve gözlemler yoluyla aynı zamanda kişinin kendi yoğun çabası ile elde edilebileceğini, hayatta diğer tüm zenginliklerin geçici ama bilginin kalıcı olduğunu söyledi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Bilim, bilimsel araştırma, bilgi üretimi ve başarı zinciri gibi konular hakkında konuşan Prof. Dr. İskender Yılgör, yeni bilgi üretmeden çok bu bilgiyi uygulamanın esas olduğu ve önem taşıdığını söylediği, kendi bilgi üretimindeki amacının dünya’da var olan problemleri çözmek olduğu belirtildi. Problemleri çözmek için ise çok ciddi ve hatasız bilimsel araştırmalar yapmak gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. İskender Yılgör, kendi bilimsel araştırma yapma nedenlerinin, insanların yaşam kalitesini yükseltmek ve ekonomik kalkınma sağlamak olduğunu söyledi. Hiçbir yeni bilginin veya buluşun kalıcı olmadığını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. İskender Yılgör, yeniliğin sistematik olarak devam ettiğini belirtti. Prof. Dr. İskender Yılgör: “Başarı İçin Kaliteli Eğitim Şart!” Başarı zinciri ile ilgili yaptığı açıklamalarda her şeyin iyi bir eğitim sisteminde iyi bir eğitim almakla başladığını kaydeden Prof. Dr. İskender Yılgör, kalitesiz bir eğitim sisteminde başarısızlığın kaçınılmaz olduğunu belirtti. Eğitim sürecinde elde edilen bilgiler sonrası gerçekleştirilen bilimsel araştırmalardan yeni bilgi üretildiğini, yeni bilgilerin, buluş, yenileşim (inovasyon) ve yeni teknolojilerle uygulamaya dönüştürüldüğünü, bunun da toplumların ekonomi ve yaşam kalitesinde pozitif yönde gelişme ve beraberinde başarıyı getirdiğini söyleyen Prof. Dr. İskender Yılgör, bunun bir döngü halinde süreklilik arz ettiğini ifade etti. Günümüzde Hemen Hemen Her Alanda Kullanımı Bulunan Polimerler Sunumunda, uzun zincirler oluşturacak şekilde birbirine kimyasal bağlarla bağlanmış küçük moleküllerden oluşan yapılar olan ve günümüzde birçok kullanım alanı bulunan polimerlerden de bahseden Prof. Dr. İskender Yılgör, polimerlerin uygulama alanlarını şöyle sıraladı; Nanoteknolojiler, tekstil, inşaat, uzay-havacılık, otomotiv, sağlık-tıp, su arıtma, enerji, savunma, ambalaj, boya ve mikroelektronik. Polimerik kaplamalara da değinen Prof. Dr. İskender Yılgör, askeri kıyafet, çadır, spor ayakkabısı gibi ürünlerde su buharı geçiren, su geçirmeyen nefes alan tekstil kaplamaları olarak, uzay istasyonu ve uzay araçları için koruyucu kaplamalar olarak, bina ve otomobil boyaları, pencere camları, tekstil kumaşları, binaların damları, güneş panelleri ve rüzgâr türbinlerinde süper su itici ve buzlanmayı önleyici kaplamalar olarak, ayrıca kumaşların kırışmasını önleyici kaplamalar olarak polimerlerin karşımıza çıktığını ifade etti. Polimerlerin biyomedikal alandaki kullanımından da söz eden Prof. Dr. İskender Yılgör, yapay kalp ve damarlarda, kontakt lenslerde ve 3 boyutlu doku iskelelerinde kullanım alanı bulduğunu ifade etti. Seminer katılımcılar tarafından yöneltilen soruların cevaplanmasının ardından, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Kurt’un Prof. Dr. İskender Yılgör’e plaket takdimi ile sona erdi. Prof. Dr. İskender Yılgör Kimdir? 1951 yılında Mersin’de doğan İskender Yılgör, lisans eğitimini 1972 yılında ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi kimya bölümünde tamamladı. Aynı üniversitede 1974 yılında yüksek lisans, 1977 yılında ise doktora çalışmalarını tamamlayan İskender Yılgör, 1972-1982 yıllarında ODTÜ kimya bölümünde görev yaptı. 1980-1985 yıllarında Virginia Tech Üniversitesi’nde (ABD) misafir araştırmacı olarak bulunan İskender Yılgör, 1985-1989 yıllarında ABD’de Thoratec Laboratories, 1989-1994 yıllarında ise Goldschmidt Chemicals firmalarında Ar-Ge’den sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevlerinde bulundu. İskender Yılgör, 1994 yılında doçent olarak göreve başladığı Koç Üniversitesi’nde 1996 yılından bu yana Profesör olarak çalışmalarını sürdürmektedir. 2003 yılında TÜBİTAK Bilim Ödülü’nü kazanan İskender Yılgör’ün ödülleri arasında, International Nonwovens Technical Conference, en iyi makale ödülü (1987) (ABD), SIEMENS, Bilim ve Teknoloji Ödülü, Koç Üniversitesi (1999), TOROS Rotary Kulübü, Bilim Ödülü (2004) ve American Chemical Society, Rubber Division, en iyi makale ödülü (2005) (ABD) yer almaktadır. Prof. Dr. İskender Yılgör’ün polimer kimyası ve teknolojileri konusunda Temmuz 2009 itibarıyla uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanmış 73 makalesi, yazarları arasında yer aldığı bir kitap ve 14 kitap bölümü bulunmaktadır. Prof. Dr. Yılgör’ün yayınları 2500 civarında atıf almıştır. Prof. Dr. Yılgör’ün ayrıca 8 uluslararası patenti bulunmaktadır. Prof. Dr. Yılgör’ün bilimsel araştırmaları polimer kimyası ve teknolojisi veya başka bir deyimle “plastikler” üzerinedir. Polimerler günümüzde çok geniş uygulama alanları olan malzemelerdir. Prof. Dr. Yılgör’ün geliştirmiş olduğu özgün polimerler, yapay kalp ve yapay damar yapımında, silahlı kuvvetlerin de kullandığı soğuk iklim giysilerinde, kırışmayan kumaş üretiminde, uzay ve havacılık gibi alanlarda uygulamalar bulmuştur. Prof. Dr. İskender Yılgör 25.09.2009 tarihinden itibaren TÜBİTAK Bilim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı Prof.Dr. İsmail Hakkı Mirici, Öğrencilerle Buluştu

Yakın Doğu Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Mirici, öğrencilerle ilk buluşmasını gerçekleştirdi. Bu buluşma sırasında Mirici, önce fakültenin vizyonu hakkında bilgi verdi; daha sonra da eğitim fakültesinden mezun olacak öğretmen adaylarının, kariyer planlamasını nasıl yapabilecekleri konusunda çeşitli yollar gösterdi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye gore, Prof. Mirici, fakülte vizyonunun küresel tanınırlığa sahip, yüksek kalitede, içerik olarak zengin ve birçok farklı sertifikalarla desteklenen nitelikli bir eğitim sunmak; her mezununa, entelektüel, üretken, özgüveni yüksek, üst bilişsel öğrenme stratejileriyle donanmış ve özerk bireyler yetiştirebilecek bir eğitimci profili kazandırmak; tüm programlarda eğitim alanındaki yeni yaklaşımlara yer vermek, öğrencilerimize bu yaklaşımları tanıtmak ve uygulamalarına olanak sağlamak olduğunu dile getirdiği belirtildi. Prof. Dr. İsmail H. Mirici; “Öğretmen Adaylarının Düzenlenecek Kurslara Katılmaları Büyük Katkı Sağlayacaktır” Öğretmen adaylarının, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir okula atanmasının KPSS’ye bağlı olduğunu dile getiren Mirici, atanamayan öğretmen adaylarının da özel okullarda öğretmenlik ya da idarecilik, özel kurslarda öğretmenlik, akademisyenlik ve devlet memurluğu yapabileceklerini aktardı. Bu sebeple de öğretmen adaylarının çeşitli kurslara katılarak kendilerini geliştirmeleri gerektiğini ve bunun için de fakülte tarafından düzenlenecek kurslara katılmalarının onlara katkı sağlayacağını sözlerine ekledi. Söyleşinin sonunda ise Mirici, öğretmen adaylarının sorularını cevapladı ve hiçbir başarının çaba sarf etmeden elde edilemeyeceğinin de altını çizdi.

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Önlisans Bölümü Yaşlılar Haftası’nda Özen Yaşlı Yaşam Merkezi’ni Ziyaret Etti

18-24 Mart Yaşlılar Haftası dolayısıyla Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Önlisans Bölümü Öğretim Elemanları, bölüm öğrencileri ve Guda’s Entertainment direktörleri İbrahim Guda ve Özcan Guda, Gazimağusa’daki Özen Yaşlı Yaşam Merkezi’ni ziyaret ettiler. Aksoy; Yaşlılık, Herkes Tarafından Saygı, Sevgi, Hoşgörü Ve İtibar Görmenin İstendiği, Hassas Bir Dönemdir. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan Saç Bakım ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Koordinatörü Yeşim Üstün Aksoy;“yaşlılarımız geçmişimizin tecrübe ve birikimlerini yeni nesillere aktaran, kültürümüz ve değerlerimizi yarınlara taşımamızı sağlayan en değerli hazinemizdir. Yaşlılık, herkes tarafından saygı, sevgi, hoşgörü ve itibar görmenin istendiği, hassas bir dönemdir. Bu nedenle yaşlılarımızı toplumla bütünleşmelerini ve yaşama bağlı kalmalarını sağlamak amacıyla bu etkinliği gerçekleştirdik. Bu tür ziyaretleri sadece yaşlılar haftasında değil, her fırsatta tekrarlayacağız” Dedi. Saç Bakım ve Güzellik Hizmetleri Önlisans Bölümü öğrencileri ise, gerçekleştirdikleri bu projede yer almaktan dolayı çok memnun olduklarını kaydederken yeni projeler için heyecanlandıklarını belirtti. Daha sonra etkinlik öğrencilerin yaşlılara çiçek takdimi, yiyecek ikramı ve müzik dinletisi ile sona erdi. Haberin Videosu
tercih robotu