Yakın Doğu Üniversitesi Final Four’a Kapıyı Araladı… Yakın Doğu Üniversitesi: 83 – Bourges Basket: 67

FIBA Euroleauge play – off ilk maçında Fransa’nın Bourges Basket takımını konuk eden Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı maçı 83-67 kazandı. Çeyrek finalde 2 galibiyete ulaşan takımın final four’a gideceği seride, Yakın Doğu Üniversitesi 1-0 avantaj elde etti. İki takım 7 Mart’ta Fransa’da serinin ikinci maçında yeniden karşılaşacak. Yakın Doğu Üniversitesi Spor Kulübü’nden verilen bilgiye göre, İstanbul Caferağa Spor Salonu’nda oynanan maça Yakın Doğu Üniversitesi, Courtney Vandersloot, Jantel Lavender, Elin Eldebrink, Sandrine Gruda ve Olcay Çakır beşiyle başladı. Maçta periyotlar 18-16, 38-37, 64-50 ve 83-67 Yakın Doğu Üniversitesinin üstünlüğü ile tamamlandı. Ribaunt ve asistlerde rakibine üstünlük sağlayan Yakın Doğu Üniversitesinde, Kayla McBride 23 sayıyla maçın en skorer ismi olurken, Sandrine Gruda 12 ribaunt, Courtney Vandersloot’ta 13 asist kaydetti. Konuk takımın ilk sayıyı bularak başladığı maçın ilk üç dakikasında 6-6 skor dengesi sağlandı. Periyotta beş dakika geride kalırken Bourges Basket 6-14 maçta üstünlük elde etti. Hızlı hücumları ve etkili savunmasıyla arka arkaya bulduğu sayılarla rakibiyle farkı eriten ve skora 14-14 eşitlik getiren Yakın Doğu Üniversitesi periyodu 18-16 önde kapattı. İkinci periyot skor dengesiyle başladı(18-18). Courtney Vandersloot’un fast break’den, Kayla McBride’ın da dış şuttan gelen sayısıyla Yakın Doğu Üniversitesi maçta 22-18 öne geçti. Tam saha baskısı karşısında Yakın Doğu Üniversitesi beş dakika geride kalırken 28-23 üstünlük sağladı. Bourges Basket bulduğu sayılarla farkı kapatarak 3.25 geçilirken skoru 28-27’ye çekti. Son iki dakikasında karşılıklı basketlerin olduğu periyodu Yakın Doğu Üniversitesi 38-37’lik skorla bitirerek ilk yarıyı önde tamamladı. Üçüncü periyotta rakibine sayı şansı vermeyen Yakın Doğu Üniversitesi 9-0’lık seri yakaladı ve rakibi ile farkı açarak skoru 47-37’ye taşıdı. Sert savunmada etkili olan ve pota altına rakibini yaklaştırmayan Yakın Doğu Üniversitesi ilk beş dakikada farkı 16 sayıya çıkararak 55-39 skor kaydetti. Rakibi ile farkı koruyan Yakın Doğu Üniversitesi oyun kontrolünü eline aldığı periyodu 64-50 önde bitirdi. Final periyoduna 14 sayı avantajla başlayan Yakın Doğu Üniversitesi ilk basketini Elin Eldebrink’in üç sayılık basketiyle buldu(67-50). Maçın son beş dakikasına 73-61’lik skorla üstün giden Yakın Doğu Üniversitesi kendi evindeki maçtan 83-67 galip ayrıldı. Öne Çıkanlar… Yakın Doğu Üniversitesi’nde; Kayla McBride 23 sayı, 6 ribaunt, 3 asist, Courtney Vandersloot 17 sayı, 13 asist, Jantel Lavender 14 sayı, 7 ribaunt, Sandrine Gruda 14 sayı, 12 ribaunt, Elin Eldebrink 7 sayı, 3 asist, Quanitra Hollingsvorth 4 sayı, 2 ribaunt, 2 asist ile oynadı. Boruges Baskette; Valeriane Ayayi 20 sayı, 4 ribaunt, 3 asist, Alexia Chartereau 15 sayı, 4 ribaunt, Kristen Sharp 11 sayı, 3 asist, Laila Palau 6 sayı, 7 ribaunt kaydetti.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Düzenlediği “Bilim Üretmek İçin 100 Neden” Konferans Dizisinin Yeni Konuğu Enerji ve Hidrojen Konusunda Adı Dünyada Sözü Geçen Birkaç Kişi Arasında Yer Alan Prof. Dr. İbrahim Dinçer Oldu

Bilimsel Düşünce, Bilim Üretimi ve Alana Katkı Kavramlarını Hedef ve Misyon Olarak Belirlemiş Olan Yakın Doğu Üniversitesi, Bu Bağlamda Alanında Başarılı Olmuş ve Bilim Üreterek Kendi Alanlarına Katkı Sağlamış Kişileri “Bilim Üretmek İçin 100 Neden” İsimli Konferans Dizisine Konuk Etmeye Devam Ediyor. Bilim Üretmek Konusunda Önde Gelen Araştırmacıları Seminer Dizisine Konuk Eden Yakın Doğu Üniversitesi Akademik Kadro ve Öğrencileri, Bilim İnsanlarının Başarıya Giden Yoldaki Deneyimlerini Dinleyerek Bilimsel Süreçlerdeki Bilgi Düzeylerini Artırmaya Devam Ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, “Bilim Üretmek İçin 100 Neden”isimli konferans dizisinin yeni konuğu enerji ve hidrojen alanlarında dünyada sözü geçen birkaç isimden biri olan, aynı zamanda alanında yaptığı orijinal çalışmalar ile bilime katkı koyan Prof. Dr. İbrahim Dinçer olduğu belirtildi. Prof. Dr. İbrahim Dinçer verdiği konferansta başarılı nesiller yetiştirmede üniversitelerdeki eğitimin rolü, inovasyonun boyutları ve önemli bir konsept olan araştırma inovasyonu ile bunun üniversitelerde bırakabileceği etkiler hakkında bilgiler verdi. Konferansta Eğitim ve İnovasyonla İlgili Detaylı Bilgiler Verildi Konferansta yaptığı konuşmada eğitimin rolüne değinen Prof. Dr. İbrahim Dinçer, üniversitelerin öğrencilere vizyon kazandırması, eleştirel düşünme kabiliyetlerini geliştirmesi, yaratıcılık kazandırması ve özendirmesi gerektiğini belirtti. Üniversitelerin aynı zamanda kültürel değerleri de hayata geçirip yaşatması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. İbrahim Dinçer, bu unsurların eğitim programlarının parçası olarak planlanması gerektiğini belirtti. Açıklamalarında inovasyon konusunu da ele alan Prof. Dr. İbrahim Dinçer, inovasyonun günümüzün kaçınılmaz bir parçası olduğunu, insan ve inovasyonla ekonomik başarının yakalanabileceğini belirtti. İnovasyonda, insan, tutku, işbirliği, politikaların doğru şekillendirilmesi ve hayata geçirilmesi gibi etkenlerin önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. İbrahim Dinçer, inovasyonun günümüzün en önemli unsuru olduğunu kaydetti. Araştırma inovasyonunda kişilerin ve üniversitelerin başarılı olabilmesinin fondan, araştırmacı personel veya ekipten geçtiğini belirten Prof. Dr. İbrahim Dinçer, bunların yanında doğru politika ve stratejilerin kurulması gerektiğini, araştırmacı ve pazarlamacı alt yapı imkânlarının geliştirilip uygun hale getirilmesinin yanında akademik özgürlüğün sağlanması ile başarılı olunabileceğine dikkat çekti. Doç. Dr. Mustafa Kurt: “Yakın Doğu Üniversitesi’nin Temel Aldığı Üç Prensip Akıl, Yöntem ve Bilimsel Etik” Konferans sonunda yöneltilen soruları da cevaplayan Prof. Dr. İbrahim Dinçer, kendisi için bilgi ve deneyimleri paylaşmanın büyük önem taşıdığını, bilgi ve sevginin paylaşıldıkça çoğaldığını bu nedenle bilgi ve sevgiyi paylaşmaktan kaçınılmaması gerektiğini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı. Prof. Dr. İbrahim Dinçer’in ardından söz alan Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Kurt ise Yakın Doğu Üniversitesi’nin temel alarak hareket ettiği üç prensip bulunduğunu, yapılan her işin arkasında bilimsel aklın, yöntemin ve bilimsel etiğin olmasına dikkat edildiğini ifade etti. Konferans teşekkür plaketlerinin takdimiyle sona erdi. Prof. Dr. İbrahim Dinçer Kimdir? 15 Mayıs 1964 Trabzon doğumlu olan Prof. Dr. İbrahim Dinçer, ayakkabı imalatçısı bir babanın 11 çocuğundan biridir. 10 yaşında babasını kaybeden Dinçer, okul hayatında vasat bir öğrenci olup, yaz aylarını bobinaj atölyesinde çalışarak geçirirdi. Çocukluk ve gençlik yıllarında futbol merakı ve yeteneğine sahip olan Dinçer, Trabzonspor yıldız takımı, İdman Ocağı, Fiskobirlik gibi takımlarda futbol oynadı. Fiskobirlik’in santrforu iken ‘Bombacı’ İbrahim lakabıyla anıldı. 19 yaşında futbolu bırakıp eğitim hayatına devam etmeye karar verdi. Selçuk Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde başlayan öğrenim hayatı, İTÜ Makina Bölümünde doktora ile devam etti. Master ve doktora öğrenimi sırasında TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde 6 yıl çalıştı. Daha sonra 1994 yılı başında Kanada’da Victoria Üniversite’sinde öğretim üyesi olarak göreve başladı. 3.5 yıldan fazla burada çalıştıktan sonra, Eylül 1997’de Suudi Arabistan’daki King Fahd Üniversitesi’ne geçti. Temmuz 2003’de Kanada’ya geri dönerek Ontario Üniversitesi’nde kurucu öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Dinçer’in bilimsel makale sayısı 400’leri geçmiş, bilimsel aktivite sayısı bir bilim adamının hayatına sığmayacak kadar fazla olup yazdığı kitap sayısı 10’u geçmiştir. Enerji alanındaki öncü çalışmalarıyla uluslararası bilim camiasında oldukça iyi bilinen Prof. Dr. İbrahim Dinçer, 10 civarında uluslararası kitabın yazarı veya ortak yazarı olup, 250’den fazla uluslararası makalesi ve 50 civarında teknik raporları bulunmaktadır. Birçok ulusal ve uluslararası konferans, sempozyum, çalıştay ve teknik toplantıda başkanlık yapmış olup, öğretim üyesi ve çağrılı konuşmacı olarak 30’dan fazla konuşma yapmıştır. Prof. Dr. İbrahim Dinçer farklı birçok uluslararası bilimsel kuruluşun aktif üyesi olup, çok sayıda prestijli uluslararası dergide baş editör, ortak editör, bölgesel editör ve yayın kurulu üyesi olarak hizmet vermektedir. Aynı zamanda çeşitli araştırma, öğretim ve hizmet ödülünün de sahibidir. University of Ontario öğretim üyelerinden olan Prof. Dr. İbrahim Dinçer, Kanada’nın en önemli bilim ve araştırma ödüllerinden biri olan “The Premier’s Research Excellence Award (PREA)”ı kazanmıştır. Haberin Videosu

YDÜ İletişim Fakültesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Önlisans Bölümün Microblading Kıl Tekniği İle Kaş Tasarımı Atölye Çalışması Düzenledi

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Önlisans Bölümü öğretim görevlisi Ceren Tuncay microblading kıl tekniği ile kaş tasarımı atölye çalışmasında; uyguluma alanları, boya renkleri, cilt rengine uygun boyalar ve uygulama sonrası bakım ile ilgili bilgileri bölüm öğrencileri ile paylaştı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğüne atölye çalışması hakkında açıklamalarda bulunan bölüm koordinatörü Yeşim Üstün Aksoy, Öğretim görevlilerinin kendi alanların da profesyonel olduklarının altını çizerek, öğrencilerin üniversite eğiminde aldıkları meslek derslerinin yanısıra kendilerini en iyi şekilde geliştirmek için bu tür eğitimler düzenlediklerini ve öğrencilerin dünyadaki en son kalıcı makyaj uygulamarını yakından izleyip bu alanla ilgili yenilikleri öğrenme fırsatı bulduklarını ifade etti. Atölye çalışması, teşekkür belgesi takdimi ve öğrencilere katılım belgesi verilmesinin ardından anı fotoğrafı çekim ile sona erdi. Haberin Videosu

Kadınlar Euroleague Çeyrek Finalinde Yakın Doğu Üniversitesi’nin Rakibi Fransız Bourges Basket…

PTT Kadınlar Türkiye Kupası 2018 Şampiyonu olan ve FIBA Avrupa Ligi’nde B Grubu’nu 12 galibiyetle lider tamamlayarak çeyrek finale yükselen Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı, A grubu dördüncüsü Fransa’nın Bourges Basket takımıyla play off ilk maçına çıkıyor. Kadın basketbolunun kulüpler bazındaki en önemli organizasyonunda, Yakın Doğu Üniversitesi çeyrek finalde 2 galibiyete ulaşarak rakibini elemesi durumunda adını Final-Four’a yazdıracak. Yakın Doğu Üniversitesi Spor Kulübü’nden yapılan açıklamaya göre, Yakın Doğu Üniversitesi’nin ev sahipliği yapacağı çeyrek final ilk maçı, 28 Şubat 2018 Çarşamba günü, KKTC saati ile 19.30, TSİ ile 20.30’da, İstanbul Caferağa Spor Salonu’nda oynanacak. Müsabaka, BRT1 HD ve www.fiba.com web adresinden naklen yayınlanacak. Grup birincilerinin grup dördüncüleri, grup ikincilerinin ise grup üçüncüleriyle karşılaştığı çeyrek final eşleşmeleri, Dinamo Kursk – Famila Schio, Yakın Doğu Üniversitesi – Bourges Basket, Sopron Basket – Fenerbahçe, UMMC Ekaterinburg–USK Prag şeklinde gerçekleşmişti. Çeyrek final turunu geçen takımlar 20-22 Nisan’da düzenlenecek Dörtlü Final’de mücadele edecek. Zafer Kalaycıoğlu: “Final Four’a Adımızı Yazdırmak İstiyoruz”…. Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Zafer Kalaycıoğlu yaptığı açıklamada, en büyük hedeflerinin FIBA Kadınlar Euroleague’de Final-Four’a kalmak olduğunu söyledi Yakın Doğu Üniversitesi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin adını Final Four’a üye olan takımlar ve ülkeler arasına yazdırmak istediklerini ifade eden Başantrenör Kalaycıoğlu, “Avrupa’nın elit seviyesi olan Final Four’da yer alabilmek büyük bir başarı olur. Bunu gerçekleştirmek için bu turu geçmemiz gerekiyor. Başarmak için zorlu geçecek seride elimizden geleni yapacağız” dedi. Çeyrek finalde eşleştikleri Fransız Bourges Takımı’nın Fransa’nın önemli basketbol takımlarından biri olduğunu belirten Kalaycıoğlu “Bourges Eurocup Şampiyonluğu kazanmış ve Final Four Kulübü’ne üye bir takım. Takımda önemli ve işleri zorlaştıran dört tane Fransız oyuncuları var. Bu uzun oyuncularıyla ribauntlar açısından bize karşı avantajlı görünüyorlar. İlk hedefimiz ev sahibi avantajını elde etmekti. Bunu gerçekleştirdik. Şimdi bu avantajı kullanarak evimizdeki maçı kazanmak istiyoruz. En iyi şekilde mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Kronik Hastalıkların Çocuk Aile ve Kardeşler Üzerindeki Etkileri

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Uzman Psikoloğu Damla Alkan Saygılı, En Az Üç Ay Süreli Olan, Çocuğun Normal Aktivitelere Katılımını Engelleyen, Ayni Zamanda Evde Sağlık ve Tıbbi Bakım Gerektiren Hastalıkların Kronik Hastalıklar Olarak Nitelendirildiğini, Kronik Hastalıkla Karşı Karşıya Kalan Çocuk Dışında, Ebeveynlerin ve Kardeşlerin de Bu Duruma Bağlı Psikolojik ve Sosyal Birçok Olumsuz Etkiye Maruz Kaldığını İfade Etti. Damla Alkan Saygılı; “Kronik Hastalıklar Tüm Aile Yaşantısını Olumsuz Etkilemektedir” Sağlıklı olmanın, birçok kişi için bir engel veya hastalığa sahip olmamak olarak görüldüğünü söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı sağlığın, yalnızca engelliliğin veya hastalığın olmaması anlamına gelmediğini ifade etti. Sağlıklı kişilerin hayatının fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan da dengede ve uyum içinde olması gerektiğine dikkat çeken Damla Alkan Saygılı, kişilerin kendini hayata karşı memnun ve mutlu hissetmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti: “Kronik hastalıklar hem çocuğu, hem de ailesini etkileyen bir yaşam krizidir. Bir başka ifadeyle çocukta kronik bir hastalığın ortaya çıkmasıyla gerek çocuk gerekse aile, hayatı kontrol etmede ve sorunların üstesinden gelmede zorluk yaşamaktadırlar. Bunların yanında kronik hastalığın varlığı gerek bedensel, gerek ruhsal gerekse sosyal açıdan ailenin hayatını etkilemektedir. Ayrıca kronik hastalığın ortaya çıkmasıyla aile içinde alışılagelmiş uyum ve problem çözme becerilerinin kullanılmasının yetersiz kaldığı ve mevcut yaşantılarında dengesizliğin yaşandığı bir durum söz konusudur.” Kronik Hastalıklarda Çocuk ve Aile için Kriz Dönemleri Kronik hastalıkların hem çocuğun hem de ailenin yaşam dengesini bozduğunu söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, bozulan yaşam dengesinin onarılmasının uyum sürecine bağlı olduğunu belirtti. Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı şöyle devam etti: “Kronik hastalığı olduğunu öğrenen çocuk ve çocuğunun hastalığı olduğunu öğrenen ebeveynler, değişik koşullardan etkilenmesine rağmen, çocuktaki kronik hastalığın öğrenilmesinden sonra geçirdikleri evreler bakımından benzerlikler göstermektedirler. Kronik hastalığın, çocuk ve aile üyeleri için bir yaşam krizi olduğunu düşünecek olursak, hasta olan çocuk ve aile şok dönemi, tepki dönemi, işlem dönemi ve yeniden uyum dönemi olarak belirtilen dört kriz dönemini yaşamaktadır. Yaşanan bu dönemlerin hepsi hasta ve ailesinin uyumu için gerekli aşamaları oluşturmaktadır.” Kronik hastalığa maruz kalan çocuk ve aile üyelerinin karşı karşıya kaldığı kriz dönemleriyle ilgili detaylı açıklamalarda bulunan Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, ilk aşama olan şok döneminin hastalıktan mümkün olduğunca uzak durulan bir dönem olduğunu, “Bu benim ya da bizim başımıza gelmiş olamaz”, “Bu doğru olamaz” şeklinde düşüncelerin yer aldığını, hastalıkla ilgili detayların, hastalığın tedavisinin ve bunun gibi durumların öğrenilmek istenmesi yerine gelecekle ilgili ümitli şeylerin duyulmak istendiği bir dönem olduğunu belirtti. Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı şöyle devam etti: “Tepki dönemi; kişinin hastalığa yönelik öfke duyduğu, kendini hüzünlü, acılı ve hayal kırıklığı içinde hissettiği, diğer insanlar gibi sağlıklı olmadığı için kederlenip, yaşamın adaletsiz olduğunu düşündüğü bir dönemdir. İşlem dönemi ise onarım dönemi olarak da isimlendirilebilir. Bu dönem kişinin hastalığının ne olduğu, hastalığıyla baş etmek için neler yapması gerektiği ile ilgili bilgi edindiği bir dönemdir. Yeniden uyum dönemi ise kişinin hastalığının önemli bir şey olduğunu ancak hayata dair her şey olmadığını kabullendiği bir dönemdir. Bu dönem ayrıca, tedavinin zor olabileceğinin, yaşamın değişebileceğinin, yaşamın eskisi gibi olmayacağının farkına varıldığı, ancak tüm bunlara karşın hoş bir hale getirilebileceğinin kavrandığı dönemdir. Bazı kişiler bu dönemleri sağlıklı bir şekilde geçip hastalığa ilişkin uyum sağlayabilirken, bazı kişiler ise uyum sürecini yaşamakta zorlanıp, şok dönemi veya tepki dönemine takılıp kalabilmektedir. Çocuk ve ailenin baş etme sürecinde sergiledikleri tepkiler doğal olsa da, bu tepkilerin şiddeti ve süresi uzadığı zaman tedavi açısından sorun oluşturmaktadır.” Damla Alkan Saygılı; “Sağlıklı Olan Kardeşin Duygusal Gereksinimleri Göz Ardı Edilmemeli.” Kronik hastalıkların çocuğu etkilediği gibi ebeveyn ve kardeşleri de etkileyebileceğini söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, bu durumun fiziksel sorunlarla birlikte psikolojik sorunları da beraberinde getirebileceğini belirtti. Kronik hastalığı olan çocuklarda inatçılık, düzensizlik, uyum güçlüğü, bağımlı davranışlar, duygusal sıkıntılar, okul devamsızlığı, akademik ya da sosyal alanda sıkıntılar, davranış sorunları, depresyon, kaygı gibi sorunların gözlemlendiğini söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, hasta çocuğu olan ebeveynlerde gelecekle ilgili umutlarının azalması, kaygı, depresyon belirtileri, stres, suçluluk duyguları, uyum sorunları, hasta çocuklarına yönelik aşırı korumacı yaklaşımlarda bulunma, aile içinde tartışmaların olması gibi sorunların görülebileceğini belirtti. Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı konuyla ilgili şunları söyledi; “Bunların yanında kronik hastalığı olan çocuğun kardeşleri üzerindeki etkisine bakıldığı zaman sağlıklı çocuk hasta kardeş ile aşırı bir şekilde özdeşim kurarak hastalanacağını düşünebilmekte ve buna ilişkin kaygı, korku yaşayabilmenin yanı sıra, hasta kardeşleri ile tartışmaları sonucu, sağlıklı çocukta suçluluk duyguları oluşabilmektedir. Ayrıca hasta kardeşe daha fazla zaman ayrılması ve sağlıklı çocuğa daha fazla sorumluluk yüklenmesine bağlı olarak sağlıklı çocuk, yalıtılmışlık ve yalnızlık hisleri, hasta kardeşine veya ebeveynlerine yönelik kızgınlık hisleri yaşayabilmektedir.” Damla Alkan Saygılı; “Bir Uzman Desteği ile Hastalık Sürecine Daha Kolay Uyum Sağlanabilir.” Kronik hastalığı olan çocukların ve ergenlerin tedavisinde yalnızca fiziksel tedavinin yeterli olmadığını söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, psikolojik ve sosyal faktörlerin de çocuğun gelişimi üzerinde önemli etkilere neden olduğunu belirtti. Çocukların sağlıklı gelişimi için aile, okul, arkadaş grubu, tedavi ekibi ve psikososyal çevresine başarılı bir şekilde uyum sağlayabilmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Psikolog Damla Alkan Saygılı, şöyle devam etti: “Hasta çocuğa ve ailesine tanının söylenmesinden, kronik hastalığa ilişkin uyumlarının oluşumuna değin geçen süreçte, çocuğun ve ailenin fiziksel, ruhsal, sosyal açıdan hayatının dengede ve uyum içinde olması, kendini hayata karşı memnun ve mutlu hissetmesi yönünden, çocuk veya ergene verilen tıbbi hizmetlerin yanında, çocuk ve ergen ruh sağlığı kliniğinden uzman desteği almak, kronik hastalığıyla baş etmeye çalışan çocuğun/ergenin sağlığı açısından önemlidir.”

Yakın Doğu Üniversitesi GSTF Öğretim Üyesi Doç. Erdoğan Ergün 3. Kişisel Sergisini Ankara’da Açtı

Yakın Doğu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Dekan Yardımcısı ve Grafik Tasarım Bölüm Başkanı Doç. Dr.Erdoğan Ergün 3. kişisel sergisini Ankara’da, Galeri Akdeniz Sanat Galerisi’nde sanatçı ve sanatseverlerin yoğun ilgisiyle açtı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, açılış resepsiyonu, Anayasa Eski Başkanı Yekta Güngör Özden, gazeteci yazar Şükrü Küçükşahin, fotoğraf sanatçısı Mehmet Aslan Güven, sanat eleştirmeni Abidin Celal İzzet, TRT Ankara Radyosu program yapımcısı Ayşe Yörük, film yapımcısı Semih Taytak, Hürriyet Gazetesi Kültür Sanat yazarı Uğur Ergan ve birçok değerli sanatçı ve sanatseverin katılımı ile gerçekleştirildiği belirtildi. “Ankara’da İlk Kez Stencil Tekniği İle Sprey Kullanılarak Tuval Üzerine Sergi Gerçekleştirildi” Galeri sahibi İsmet Akdeniz ve müdürü Zeliha Akdeniz, Türkiye’de özellikle Ankara’da ilk defa böyle bir serginin gerçekleştiğini, stencil tekniği ile sprey boya kullanılarak tuval üzerinde hayat bulan Erdoğan Ergün’ün çalışmalarına evsahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ve sergiye ilginin çok yoğun olduğunu vurguladı. Bugüne değin ulusal ve uluslararası birçok karma sergide çalışmalarını sergileyen, koleksiyonlarda ve müzelerde eserleri yer alan Erdoğan Ergün 3. kişisel sergisi ile Ankara’lı sanatseverlerle buluştu. 03 Mart 2018 Cumartesi gününe kadar izlenebilecek sergide özgün şablon baskı ile tuval üzerine çalışmalar yer alıyor.

NeuIslanders 7. Defa Üst Üste Robotik Dünya Kupası’nda Yer Alacak…

Yakın Doğu Üniversitesi Robotik Laboratuarı tarafından geliştirilen NEUIslanders robotik futbol takımı, dünyanın en prestijli robotik turnuvası olarak bilinen Robotik Dünya Kupası’nda 7. kez yer almaya hak kazandı. NeuIslanders; Meksika, Hollanda, Brezilya, Çin, Almanya, Japonya’dan sonra Yakın Doğu Üniversitesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklarını Kanada’da dalgalandıracak. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgide, NEUIslanders takımının 17-22 Haziran 2018 tarihleri arasında Kanada’nın Montreal kentinde düzenlenecek olan Robotik Dünya Kupası’nda yer almaya hak kazandığı bildirildi. İlk 8’de Yer Arayacaklar… Robotik Dünya Kupası Şampiyonlar liginde yer alacak olan NeuIslanders takımı, 13 takım arasında ilk sekiz içerisinde yer almak için yarışacak. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, İran, Japonya, Çin, Hollanda ve Kolombiya’dan takımların yer alacağı Süper Ligde yer alacağı Süper Ligde, NEUIslanders rakiplerini zorlayacak hazırlıklar yaptı. Rakiplerini Zorlayacak… Takımın Elektrik ve Elektronik Mühendisi Görkem Say, geçen yılki turnuvadan sonra takımın çok geliştiğini belirterek, kendi dizaynı olan yeni elektronik devreler geliştirdiklerini ve bu devrelerin yapay zeka ile çok iyi bir uyum sağladığını söyledi. Yapılan değişiklikler ile takımın pas isabeti yüzdesinin artarak %80’e geldiğini anlatan Görkem Say, bu gelişme ile NeuIslanders’in bu konuda rakiplerini oldukça zorlayacağını ifade etti.

Yakın Doğu Üniversitesi Almanya’daki Jiu Jitsu Turnuvasından Şampiyonlukla Döndü…

Yakın Doğu Üniversitesi Brazilian Jiu Jitsu eğitmenlerinden Joao Paulo Sousa da Silve, Uluslararası Brazilian Jiu-Jitsu Federasyonu (IBJJF) tarafından Almanya’da düzenlenen Münih Open turnuvasında orta sıklette altın madalyanın sahibi oldu. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgide, çeşitli kategorilerde kadın ve erkek yüzlerce sporcunun katılımıyla düzenlenen Uluslararası Münih Open Jiu Jitsu turnuvasında, Yakın Doğu Üniversitesini temsil eden Joao Paulo Sousa da Silve’nin NO-GI, Master 1 Orta sıklette birinci gelerek Yakın Doğu Üniversitesi’ne altın madalyayı kazandırdığı belirtildi. Yıllardır Jiu Jitsu ile ilgilenen Silve’nin farklı yarışmalardan birçok altın, gümüş ve bronz madalyaları bulunuyor. Joao Paulo Sousa da Silve: “Yakın Doğu Üniversitesi Adına Başarılar Elde Etmek Mutluluk Verici…” Yakın Doğu Üniversitesi adına organizasyonda yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Joao Paulo Sousa da Silve, altın madalyanın sahibi olmaktan dolayı gurur duyduğunu söyledi. Joao Paulo, “Heyecanlı ve güzel bir atmosferdi. En iyi şekilde dövüşerek rakiplerimi geride bırakmayı başardım. Bu spora 7 yaşında başladım. Brezilya’da birçok yerel ve ulusal şampiyonluklar elde ettim. Geçen yıl iki ikincilik elde etmiştim. Yakın Doğu Üniversitesi’ne baş antrenör Diogo Moraes Azevedo’nun daveti üzerine geldim. Burada bu sporla ilgilenen birçok arkadaş edindim. Sıkı ve yoğun tempoda antrenmanlar yapıyoruz. Profesyonel gelişimimizin yanında uluslararası düzeyde sporcular yetiştiriliyor. Özelde Yakın Doğu Üniversitesi genelde de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni temsil edebilmek için bu tür yarışmalarda yer almak önem taşıyor. Yeni başarılar elde etmek için çalışmaya devam edeceğiz” sözleriyle görüşlerini paylaştı.

Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin Kurulduğu 2007 Yılından Beri 10 Yıllık Sürede 30. Doktora Projesi Başarıyla Sonuçlandı

2007 yılından bugüne 10 yıl zarfında 30.doktora çalışması başarıyla tamamlandı. Yakın Doğu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Mutahhar Ulusoy’un danışmanlığında Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı’ndan Dr.Dt.Özay Önöral’ın “Tekrarlanan Fırınlamaların Farklı Teknikleri ile Üretilen Metal Destekli Seramik Restorasyonların Marjinal,Aksiyal,Aksiyo-oklüzal ve Oklüzal Adaptasyonu Üzerine Etkisi” konulu doktora tezi, oybirliği ile Dr.Dt.Özay Önöral’a“Bilim Doktoru” ünvanı verildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Jüri üyeleri, Prof.Dr.M.Mutahhar Ulusoy (YDÜ) , Prof.Dr.Asiye Nehir Özden (YDÜ) ,Doç.Dr.Yurdanur Uçar (Çukurova Üniversitesi),Doç.Dr.Oğuz Ozan (YDÜ) ve Doç.Dr.Emre Şeker’den (Eskişehir Osmangazi Üniversitesi) tarafından Dr.Dt.Özay Önöral “Bilim Doktoru” ünvanı verildiği belirtildi. YDÜ Diş Hekimliği Dekanlığı’ndan yapılan açıklamada; “bu çalışmada yıllardır kullanılan protetik tekniklerine alternatif olabilecek çok yeni teknolojiler kullanılarak protezlerin üretimi sunulmuş; Söz konusu güncel yaklaşımlarla çok daha hızlı ve hassas protetik restorasyon üretimi yapılabileceği ve aynı zamanda bu restorasyonların çok başarılı adaptasyon özellikleri sergilediği gerçekleştirilen çalışma ile ispatlanmıştır. Söz konusu araştırma dünya literatürüne girmiş seçkin bir dergide yayına kabul edilmiştir.”Denildi. Diş hekimliği Fakültesi kurulduğu günden beri lisans düzeyinde 432 , lisansüstü düzeyde 30 doktora öğrencisi mezun etmiştir. Halen diş hekimliği fakültesinde Türkçe ve İngilizce olarak yerli ve yabancı 1230 lisans ve 67 doktora öğrencisi eğitim görmeye ve araştırmaya her geçen gün güçlenerek üniversiter misyonunu gerçekleştirmeye devam etmektedir.

2018’de de Şampiyon “Yakın Doğu Üniversitesi”…Yakın Doğu Üniversitesi: 86 – Hatay BŞB: 79

Kadınlar Türkiye Kupası’nı finalinde Hatay BŞB’yi 86-79 yenen Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı şampiyon oldu. 2017 yılından sonra 2018 Türkiye Kupası Şampiyonu olan Yakın Doğu Üniversitesi, ikinci kez kupayı müzesine götürürken Türkiye Kupası, EuroCup, Türkiye Lig Şampiyonluğu, 25. Cumhurbaşkanlığı Kupası olmak üzere 5’inci kupasını kazandı. Yakın Doğu Üniversitesi son iki sezonda mücadele ettiği tüm kulvarlarda şampiyon olma başarısını gösterdi. Yakın Doğu Üniversitesi Spor Kulübü’nden verilen bilgiye göre, Mardin Artuklu Yeni Spor Salonu’nda 21-25 Şubat tarihleri arasında düzenlenen organizasyonda çeyrek finalde Abdullah Gül Üniversitesini 88-53’lük skorla geçen, yarı finalde de Botaş Sporu 79-63’lük skorla yenerek adını finale yazdıran Yakın Doğu Üniversitesi, Hatay BŞB’yi 86-79 skorla yendiği finalde 26. kez düzenlenen organizasyonda şampiyon oldu. Yakın Doğu Üniversitesi şampiyonluk kupasını Türkiye Kadınlar Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun elinden aldı. Maçın en değerli oyuncusu 19 sayı, 4 ribaunt, 12 asistle Yakın Doğu Üniversitesinde Courtney Vandersloot seçildi. Yakın Doğu Üniversitesi büyük mücadelede parkeye Coourtney Vandersloot, Kayla McBride, Bahar Çağlar, Olcay Çakır Turgut, Sandrine Gruda beşiyle çıktı. Maçta periyotlar 20-21, 45-34, 69-52 ve 86-79 tamamlandı. Final mücadelesinde açılışı Courtney Vandersloot’un basketiyle Yakın Doğu Üniversitesi yaptı. Karşılıklı basketlerin yaşandığı ilk periyotta üç dakika 6-6’ eşitlikle geçildi. Olcay Çakır Turgut’un üç sayılık isabetli basketiyle 9-6 Yakın Doğu Üniversitesi üstünlüğü sağlanan periyotta beş dakika 11-8 geçildi. Periyodun son iki dakikasına 14-15 öne geçen Hatay ekibi periyodu 20-21’lik skorla üstün kapattı. Hatay BŞB’nin basketiyle başlayan ikinci periyodun ilk iki dakikasında 27-23 Yakın Doğu Üniversitesi üstünlüğü sağlandı. Kayla McBride ve Cansu Köksal ile etkili olan Yakın Doğu Üniversitesi periyodun ilk beş dakikasında skoru 33- 28’e taşıdı. Savunma gücünü artıran ve hücumlarda etkili olan Yakın Doğu Üniversitesi rakibi ile farkı açarak son iki dakikaya 41-32 önde gitti. Yakın Doğu Üniversitesi ilk devreyi 45-34 önde bitirdi. Maçın ikinci yarısı Yakın Doğu Üniversitesinde Kayla McBride’ın üç sayılık basketiyle başladı (48-34). Periyotta 6.42 Yakın Doğu Üniversitesinin üstünlüğü ile 56-42’lik skorla geçildi. Üçüncü periyotta maçta etkili oyunu sürdüren ve kontrolü elinde tutan Yakın Doğu Üniversitesi ilk beş dakikada rakibinin potasına 60 sayı bıraktı(60-44). Sayı üretmeye devam eden ve rakibi ile farkı 20 sayıya çıkaran Yakın Doğu Üniversitesi 02.10’da skoru 66-46’ya taşıdı. Yakın Doğu Üniversitesi periyodu 69-52 önde noktaladı. Final periyoduna etkili başlayan Yakın Doğu Üniversitesi ilk iki dakikada rakibine sayı şansı vermeyerek skoru 72-52 yaptı. Maçın son beş dakikasına 76-59’luk skorla Yakın Doğu Üniversitesinin üstünlüğü ile girildi. Final maçının son 2,5 dakikasında farkı 10 sayıya indiren Hatay BŞB skoru 83-71 yaparak oyuna ortak olmaya çalışsa da Yakın Doğu Üniversitesi sahadan 86-79’lik skorla üstün ayrılarak kupaya adını yazdırdı. Öne çıkanlar… Yakın Doğu Üniversitesinde; Kayla McBride 26 sayı, 9 ribaunt, 3 asist, Courtney Vandersloot 19 sayı, 4 ribaunt, 12 asist, Cansu Köksal 13 sayı, 3 ribaunt, Jantel Lavender 8 sayı, Bahar Çağlar 6 sayı, 5 ribaunt, Quanitra Hollignsvorth 4 sayı, 6 ribaunt, Olcay Çakır Turgut 8 sayı ile takımın öne çıkan isimleri oldular. Hatay BŞB’de; Hind Ben Abdelkader 30 sayı, 3 ribaunt, Courtney Paris 14 sayı, 15 ribaunt, Leilani Mitchell 10 sayı, Bahar Öztürk 8 sayı, 11 ribaunt, Özge Yavaş 5 sayı ile oynadı. Zafer Kalaycıoğlu; “Kupaları Kıbrıs Türk Halkı ile Kutlayacağız” Maç sonrası şampiyonluklarını değerlendiren Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Zafer Kalaycıoğlu, “Geçen yıl bütün kupaları kazandık.Yakın Doğu Üniversitesi tarihine 5’inci kupa olarak geçiyor. Kadın Basketbolunda bir marka olduğumuzu gördük. Bundan dolayı mutlu ve gururluyuz. Kıbrıs Türk halkı ile kenetlendik. Kupaları hep birlikte kutlayacağız” sözlerini kullandı. Zafer Kalaycıoğlu 11’de 11 Yaptı… Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Zafer Kalaycıoğlu da, 11’inci finalinde de başarıya ulaştı. Daha önce Fenerbahçe ile 6 Galatasaray’la 3 Türkiye Kupası kazanan Kalaycıoğlu, 33. maçına çıktığı kupaya yine adını yazdırdı. Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde de lider konumda bulunan ve FIBA Euroleaugede mücadele ettiği B grubunu birinci tamamlayarak yoluna çeyrek finalde devam eden Yakın Doğu Üniversitesi, Zafer Kalaycıoğlu yönetiminde Türkiye Kupası, EuroCup, Türkiye Lig Şampiyonluğu, 25. Cumhurbaşkanlığı Kupası olmak üzere 5’inci kupasını kazandı.
tercih robotu