Kıbrıs Halkına ve Öğrencisine Açık Ücretsiz Kullanım Sağlayan YDÜ’nün En Büyük İftiharı Olan Büyük Kütüphanesi’ndeki Kitap Sayısı 1.5 Milyona Ulaştı

Yakın Doğu Üniversitesi 218 Yüksek Lisans ve Doktora Programına Bahar Dönemi Kayıtları Devam Ediyor

Yakın Doğu Üniversitesi, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) onaylı 143 yüksek lisans, 75 doktora programları bahar dönemi kayıtları sürüyor. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, akademik, kariyer ve kişisel gelişim açısından son derece önemli olan Yüksek Lisans ve Doktora programları Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde yer alan Sosyal Bilimler, Fen Bilimleri, Eğitim Bilimleri ve Sağlık Bilimleri Enstitüleri tarafından 1518 Öğretim üyesi ile yürütülüyor. Son yıllarda yalnızca akademik uzmanlaşma açısından değil aynı zamanda profesyonel kariyer ve kişisel gelişim açısından da önem kazanan ve iş hayatında önemli bir tercih sebebi haline gelen yüksek lisans ve doktora eğitimleri Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzman akademik kadrosunun yürütücülüğünde meslek adaylarına ve profesyonellere yeni ufuklar açıyor. Araştırma ve uygulamanın birbiriyle bağlantılı ve etkileşimli bir şekilde yürütüldüğü Yüksek Lisans ve Doktora programlarında her türlü araştırmanın rahatlıkla yapılabilmesi için Fakülte laboratuvarlarının yanında İleri Düzey Araştırma Laboratuvarları, Yakın Doğu Hastanesi, Diş Hastanesi ve Hayvan Hastanes’inin tüm imkanları da öğrencilerin hizmetine sunuluyor. Doç. Dr. Yeter Tabur: “Yüksek Kalitede Amaç Odaklı Eğitim Veriliyor”… Yakın Doğu Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Yeter Tabur yaptığı açıklamada Yakın Doğu Üniversitesi’nin Yüksek Lisans ve Doktora adaylarına yüksek kalitede amaç odaklı bir eğitim verildiğini ifade etti. Teori ile pratiğin harmanlanarak eğitimin etkileşimli bir şekilde yürütüldüğünü ifade eden Tabur, yüksek lisans ve doktora adaylarının istedikleri konu ve alanda, uzmanlaşma ve araştırma yapma imkanı sağladıklarını belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi olarak 2017-2018 öğretim yılı bahar döneminde YÖK ve YÖDAK onaylı 218 programda Yüksek Lisans ve Doktora eğitimi verildiğini belirterek gerek akademik kariyer gerekse profesyonel kariyer açısından bu programların son derece önemli olduğunu vurgulayarak, günümüzün rekabetçi yapısında yüksek lisanslı profesyonellerin iş hayatında diğerlerine göre daha çok tercih edilir hale geldiğini belirtti. Kamu Personeli’ne % 20 İndirim… Son dönemde kamu kuruluşlarındaki personelin profesyonel gelişimi konusunda da Üniversite olarak büyük hassasiyet gösterdiklerini söyleyen Doç. Dr. Tabur, bu çerçevede Yakın Doğu Üniversitesi’ndeki Yüksek Lisans ve Doktora programlarına kayıt olmak isteyen Kamu personeline de %20 indirim uygulandığının altını çizdi. Fen Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yer alan 218 Yüksek Lisans ve Doktora programlarına bahar dönemi için kayıt yaptırmak isteyen ögrenciler daha detaylı bilgiyi www.neu.edu.tr web sayfasından veya 223 64 64 (dahili 211-225-377) nolu telefondan alabilirler.

Yakın Doğu Üniversitesi Canik’e Potayı Göstermedi…Yakın Doğu Üniversitesi: 90- Samsun Canik Belediyespor: 40

Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin 16. haftasında sahasında Samsun Canik Belediyesporu konuk eden Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı, rakibini 50 sayı farkla 90-40 yendi. Yakın Doğu Üniversitesi bu sonuçla ligde 15. galibiyetini alarak liderliğini sürdürdü. Samsun Canik Belediyespor da 9. kez mağlup oldu. Yakın Doğu Üniversitesi Spor Kulübü’nden verilen bilgiye göre, İstanbul Caferağa Spor Salonu’nda oynanan maça Yakın Doğu Üniversitesi Courtney Vandersloot, Kayla McBride, Quanitra Hollingsvorth, Cansu Köksal, Bahar Çağlar beşiyle başladı. Maçta periyotları; 27-11, 54-19, 71-30 ve 90-40 önde bitiren Yakın Doğu Üniversitesi, rakibine ribauntlarda 56-33, asistte 32-5 üstünlük sağladı. Yakın Doğu Üniversitesinde Sandrine Gruda 21 sayı ile en skorer isim olurken, Courtney Vandersloot 9 asist üretti. Karşılaşmaya ev sahibi Yakın Doğu Üniversitesi etkili başlayarak oyun kontrolünü ele aldı. Rakibine birinci periyot boyunca pota altında sadece 11 sayı şansı verdi. İkinci periyotta da maçı lehine çeviren Yakın Doğu Üniversitesi iyi oyununu ve savunmasını koruyarak rakibine 8 sayı vererek maçın ilk yarısında 54-19 üstünlük sağladı. Üçüncü periyotta deneyim farkını ortaya koyan ev sahibi Yakın Doğu Üniversitesi mücadelesinde skor üretmeye devam etti ve final periyoduna 71-30 önde gitti. Son periyotta da maçta diriliğini sürdüren Yakın Doğu Üniversitesi skorda 50 sayı fark yaratarak baştan sona üstünlük kurduğu maçtan 90-40 galip ayrıldı. Öne Çıkanlar… Yakın Doğu Üniversitesi’nde; Sandrine Gruda 21 sayı 8 ribaunt, Quanitra Hollingsworth 16 sayı, 3 ribaunt, Kayla McBride 13 sayı, 7 ribaunt, 4 asist, Jantel Lavender 12sayı, 5 ribaunt, Olcay Çakır Turgut 10 sayı, 8 ribaunt, Courtney Vandersloot 7 sayı, 6 ribaunt, 9 asist ile oynadı. Samsun Canik Beledşyespor’da; Gizem Yavuz 10 sayı, 6 ribaunt, Duygu Fırat 8 sayı, 9 ribaunt, Yasemin Dalgalar 7 sayı, 3 ribaunt, Tan White 6 sayı, 3 ribaunt kaydetti.

Lazerle Göz Tedavilerinde 3. Nesil Relex Smile Teknolojisi Dönemi

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne Başvuran Hastaların %100’ünde Gözlük Kullanımına Son Verildi Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Karadayı, 90’lı Yılların Başından Beri Sürekli Gelişim Gösteren Lazerle Göz Tedavilerinde 3. Nesil Teknoloji Smile Lazer Dönemine Girildiğini, Çok Düşük ve Çok Yüksek Derecelerdeki Miyop ve Astigmat Tedavilerinde Bile Başarılı Sonuçlar Elde Edildiğini, Bu Teknoloji Sayesinde Hastalara Hızlı ve Güvenli İyileşme İmkanı Sağlandığını Söyledi. Prof. Dr. Koray Karadayı; “ReLEx Smile Lazer Uygulaması ile Miyop ve Astigmat gibi Görme Kusurlarını Giderilmektedir.” 2000’li yıllarda geliştirilen üçüncü nesil Smile lazer işleminin, bıçaksız, ağrısız, konforlu ve daha kısa sürede iyileşme özelliği taşıdığını söyleyen Prof. Dr. Koray Karadayı, bu işlemin ayni zamanda göz kuruluğu problemi olan hastalarda da kullanılabildiğini belirtti. ReLEx Smile Lazer’in miyop ve astigmat gibi görme kusurlarını giderdiğini de ifade eden Prof. Dr. Koray Karadayı, bu işlemin Kıbrıs’ta birçok yenilik ve ilkleri gerçekleştiren Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde uygulanabildiğini belirtti. ReLEx SMILE tedavisinde eski lazer teknolojilerinden PRK ve LASIK işlemlerinden farklı olarak korneal kapakçığın açılmasına ve ikinci bir cihaz ile lazer uygulamasına gerek kalmadığını da belirten Prof. Dr. Koray Karadayı, ReLEx SIMILE tedavisinde bütün uygulamanın tek bir cihazda ve tek aşamada gerçekleştirildiğini vurguladı. Prof. Dr. Koray Karadayı şöyle devam etti: “Lazer uygulaması ortalama 22 sn. saniye sürmekte, ReLEx SMILE tedavisi lazer cihazı tarafından kornea içinde oluşturulan 2 – 4 mm’lik ince bir kesiden lentikül adı verilen dokunun çıkarılması ile birlikte 3 – 4 dk’da sona ermektedir. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran tüm hastalarımızda %100 başarı ile sağlığına kavuşturularak gözlük kullanımına son verilmiştir ”dedi. Prof. Dr. Koray Karadayı; “2000’li Yılların Başlarında PRK ve Lasik Tedavilerinde Ortaya Çıkan Tüm Problemleri Ortadan Kaldıran, Üçüncü Nesil Lazer Cerrahisi Olan SMILE Lazer Teknolojisi Geliştirildi.” Tıpta sistemler geliştikçe cerrahi işlemlerin de gelişme gösterdiğini söyleyen Prof. Dr. Koray Karadayı, bu gelişmelerin göz hastalıklarında da geçerli olduğunu ifade ederek şöyle devam etti; “Kusurlu olan gözler için önce gözlük camlarının yerine ayni camların minyatür modelleri sert ve yumuşak birkaç malzemeden yontularak yapıldı ve gözün doğrudan üstüne takılabilen kontak lensler kullanılmaya başlandı. Gözlük takmaktan hoşlanmayan bir çok miyop, hipermetrop, ve astigmatlı insan bunları kullanmaya başladı. Fakat kontak lensler enfeksiyon, çizilme, kuruluk, görüntü netliğinde gün içinde değişmeler gibi risk ve yan etkilere neden oldu. Öncelikle 80’li yıllarda birinci nesil lazer cerrahisi olan “PRK Excimer Lazer” işlemi yapılmaya başlandı. Fakat bu teknolojinin bazı dezavantajları vardı. Lazer sonrası ağrı, birkaç gün boyunca oldukça fazla olabiliyordu ve bazen kuvvetli ağrı kesiciler alınması gerekiyordu. Bir diğer dezavantaj ise bu yöntemin daha ziyade düşük gözlük numaralarında başarılı olmasıydı. Yüksek numaralarda sonuçlar çok kestirilemiyordu ve komplikasyon oranları yüksekti. 90’lı yıllarda ise ikinci nesil lazer cerrahisi olan Lasik cerrahi işlem uygulanmaya başlandı. Bu işlemde ise amaç ağrıyı azaltmak ve komplikasyon oranını düşürmekti. Lasik cerrahi işlem ile hastalar çok az ağrı ile evlerine gidebilirken, yüksek gözlük numaraları bile tedavi edilebilir durumdaydı. Fakat bu yöntemde de hastaların yaşadığı sorunlar vardı. Lasik işlemde hastaların büyük bir çoğunluğunda kuru göz komplikasyonu oluşuyordu. Ayrıca korneayı fazla incelten yüksek derecede düzeltmelerde “Ektazi” adı verilen, körlük ve kornea nakline kadar gidilebilen “kornea fıtıklaşması” gelişebiliyordu. 2000’li yılların başlarında ise tüm bu problemleri ortadan kaldıran üçüncü nesil lazer cerrahisi olan SMILE Lazer teknolojisi geliştirildi.” Gözdeki Üç Çeşit Kırma Kusuru: “Miyopi, Hipermetropi ve Astigmatizma” Kırma kusurları denilince akla ilk gelenin gözlük veya kontakt lens ile görmenin düzeltilebildiği göz kusurları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Koray Karadayı, göz hastalıklarındaki temel üç çeşit kırma kusuru konusunda açıklamalarda bulundu; “Miyopi, hipermetropi ve astigmatizma olarak adlandırılan kırma kusurları daha basit bir anlatımla, uzağı iyi göremeyen gözler miyop, yakını iyi görmeyen gözler hipermetrop ve nesneleri duru olarak göremeyen gözler astigmat şeklinde tanımlanabilir. Her üç kırma kusurunda da gözün önüne çeşitli şekillerde mercekler konarak görüntünün gözün içine net bir şekilde düşmesi sağlanır. Mercekler her üç kırma kusuru için de farklı bir yontma işleminden geçer.” ReLEx SMILE Lazer Tedavisinin Avantajları; Bıçaksız lazer teknolojisi 22 sn.’de tedavi imkanı (500kHz ile en hızlı lazer teknolojisi) Kesisiz operasyon kolaylığı Kornea biyomekaniğinde üstün koruma Kuru göz hastalarında uygulama imkanı Kapakçık açılmadığı için, kapakçığın kayma veya yer değiştirme riski bulunmaması Sessiz ve yanıksız bir tedavi olması Tedavi sırasında ve sonrasında sağladığı konfor Hızlı ve güvenli iyileşme Gözün doğal yapısına en yakın sonuç Tedavi Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar; İlk birkaç saat boyunca yaşanacak hafif bir batma hissi, sulanma ve kamaşma şikayeti normaldir. Tedavi sonrası verilen damlaların özenle ve doktorun verdiği reçeteye uygun olarak kullanılması gerekmektedir. İlk 24 saat süresince tedavi edilen gözle oynanmaması ve banyo yapılmaması önemli bir detaydır. Tedavi sonrası belirli aralıklarla yapılacak doktor kontrolleri aksatılmamalıdır. En az 3 gün boyunca havuza veya denize girilmemelidir.

Soli Özel: Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz’de Devletler İşlemiyor

Yakın Doğu Enstitüsü Güvenlik Akademisi’nde Akdeniz Ve KKTC’nin Güvenliği Masaya Yatırıldı Yakın Doğu Üniversitesi, Yakın Doğu Enstitüsü tarafından düzenlenen Güvenlik Akademisi Sertifika Programı kapsamındaKadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Soli Özel “Akdeniz’de Değişen Dengeler ve Güvenlik” başlıklı bir seminer verdi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre güvenlik kavramının ve uygulamalarının farklı boyutları bağlamında Akdeniz’de ve Ortadoğu’da değişen dengelerin bu bölgenin ve Kıbrıs’ın ekonomi, politik ve askeri güvenliğine etkilerinin değerlendirildiği seminer Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi B-101 No’lu seminer salonunda gerçekleştirildi. Soli Özel: Kuzey Afrika Ve Doğu Akdeniz’de Devletler İşlemiyor Sözlerine Kuzey Afrika’dan Avrupa’ya doğru yükselen göçe ve Avrupa’nın bu konuda ki endişelerine değinerek devam eden Soli Özel “Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz’de asıl mesele devletlerin işlemiyor oluşu, doğru dürüst devlet yok. Devlet ne kadar iyiyse sivil toplum o kadar iyi olabilir çünkü sivil toplumun içinde çalışacağı koşulları oluşturan zaten devlet. Devletin hukuk sistemi olacak, bu hukuk sistemi uygulanacak, adil bir şekilde adalet dağıtacağından emin olunacak ve toplum da ona göre güven içindeörgütlenme imkanı bulacak, yasadışı yollara kaçma gereği hissetmeyecek tepkilerini belirtmek için. Bunlar birbirlerini besleyen şeyler ve Avrupa ileKuzey Afrika ve Doğu Akdeniz arasındaki farkın kolay kolay giderilebilmesi mümkün değil. Su anda Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da şimdilik pek birşey yok ama petrol dönemi geçiyor ve yepyeni bir döneme doğru gidiliyor ve bugün yaşadığımız durumun arka planında bu büyük tektonik değişmenin olduğunu da görmek mümkün” dedi. Soli Özel: Arap İsyanlarının Ve Amerika’nın Irak Savaşının Net Kazananı İran Oldu Ortadoğu’nun yeniden şekillenme sürecinde Suudi Arabistan’ın geçirmekte olduğu reform sürecini ve bu sürecin Arap dünyasına olası etkilerini de değerlendiren Soli Özel, “Genç prensin Suudi Arabistan’ı müthiş devrimci bir yola soktuğunu görüyoruz. Bu devrim sadece içerideki sosyal reformlarla sınırlı değil, Suudi Arabistan’ın bugüne kadarki dış politikası hep arka planda kalma üzerine kuruluydu. Bugün Suudi Arabistan en ön plana çıkarak stratejinin ne olması gerektiğini belirleyen, dayatan ülke gibi görünüyor. Suudi Arabistan’ın bu çıkışının giderek daha fazla ses getireceğini sanıyorum çünkü Arap isyanlarının ve Amerika’nın Irak savaşının net kazananı İran oldu. Türkiye aslında 2003’teki savaşın önemli kazananlarından birisi olarak ortaya çıkmıştı ama onu elinde tutmayı beceremedi.Bu durumda Arap dünyasının özellikle Amerika’nında bu bölgede çok fazla enerji, insan ve para kaynağı harcamak istemeyeceği göz önünde bulundurulursa ve Rusya’nında hedeflerinin çok yaygın hedefler olmadığı düşünülürse Arapların bir şekilde İran’ın yükselen hegemonik gücü karsısındabirşeyler yapması gerekecek. Güçleri yeter mi, İran’ın çokuzun zamandan beridir yaptığı yatırımların meyvesini tam olarak yemeğe başladığı bir donemde geç harekete geçmiş olan Arap dünyası veya Suudi Arabistan bunu engelleyecek güce sahipmidir bunu tahmin etmek zor” dedi. Seminerin sonunda Soli Özel’e Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Bektaş ve Yakın Doğu Üniversitesi Yakın Doğu Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş tarafından teşekkür belgesi takdim edildi.

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Rakibi Canik Belediyespor

Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nin 16. haftasında Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı, Samsun Canik Belediyespor’u konuk ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi, sezon başında ligin üçüncü haftasında karşılaştığı rakibini deplasmanda 65-47 mağlup etmişti. Ligde geride kalan 15 haftayı 14 galibiyet 1 mağlubiyetle geçen Yakın Doğu Üniversitesi 29 puanla 1. sırada bulunurken, Samsun Canik Belediye Spor ise 7 galibiyet ve 8 mağlubiyetle topladığı 22 puanla 9. sırada yer alıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Spor Kulübü’nden yapılan açıklamaya göre, Yakın Doğu Üniversitesi’nin ev sahipliği yapacağı müsabaka, 27 Ocak 2018 Cumartesi günü, KKTC saati ile 15.00, TSİ ile 16.00’da, İstanbul Caferağa Spor Salonu’nda oynanacak. Zafer Kalaycıoğlu: “Her İki Takımda Kazanmak İçin Mücadele Edecek” Ev sahipliği yapacakları maçı değerlendiren Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Zafer Kalaycıoğlu, karşılaşmadan galibiyetle ayrılmayı hedeflediklerini söyledi. Samsun Canik Belediyesispor’un iyi bir kadro oluşturarak sezona iyi başladığını ve kolay rakiplerden biri olmadığını dile getiren Kalaycıoğlu, “Rakibimizle sezonun üçüncü haftasında deplasmanda karşılaştık. Güzel bir oyunla ve sert savunmamızla maçı kazanmıştık. Rakibimiz ise ligdeki ilk yenilgisini almıştı. Galibiyet serimizi devam ettirmek ve kendi evimizdeki maçı kazanmak için en az hatayla mücadele edeceğiz. Her maç ve her rakip bizim için önemli. Bütün rakiplerimize saygı duyuyoruz. Organize bir takım karşısında istediğimiz iyi oyunu ortaya koyarak ve bunu skora yansıtarak her zamanki gibi galibiyet için sahada olacağız” dedi.

Doç. Dr. Ahmet Sami Boşnak, Mısır’ın En Büyük Pediatrik Hastanesinin Kuruluş Yıldönümüne Davet Edildi

Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Klinik Eczacılık Öğretim Görevlisi Uzm. Ecz. Ahmet Sami Boşnak, pediatrik onkoloji ve hematoloji alanında dünya standartlarında hizmet veren ve Mısır’ın en önemli sağlık hizmet kurumlarından biri olan Çocuk Kanser Hastanesi’nin 10. kuruluş yıldönümü organizasyonuna katıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgide, pediatrik kanser hastanesi oluşunun yanında, multidisipliner çalışmalarıyla dünyada en iyi uygulamayı başarmış bir kurum olan Çocukların Kanser Hastanesi’nin, Kasım ayında Kahire’de düzenlenen 10. kuruluş yıldönümü kutlamalarına Uzm. Ecz. Ahmet Sami Boşnak’ın davetli olarak katıldığı belirtildi. Uzun yıllar bilimsel ve eğitim yönlerinden Türkiye Onkoloji Eczacıları ve Avrupa Onkoloji Eczacıları Dernekleri adına destek veren Uzm. Ecz Boşnak, Yakın Doğu Üniversitesinde öğretim görevlisi olmasının ynaında Türkiye Onkoloji Eczacıları Derneği Başkanı, Avrupa Onkoloji Eczacıları Derneği Başkan Yardımcılığını da yürütüyor. Eğitim Faaliyetlerini İçeren Anlaşmaya İmza Attı… Hastane yönetimi ve çalışanlarının tüm paydaşlarıyla bir araya gelerek, görkemli bir organizasyonla kutladıkları kuruluş yıldönümünde, Ahmet Sami Boşnak, Avrupa Onkoloji Eczacıları Derneği adına Çocukların Kanser Hastanesi ile önümüzdeki 5 yıl için gerçekleştirilecek ortak eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacı ile karşılıklı yapılan bir anlaşmaya imza attı. Bünyesinde bir enstitü de bulunduran hastane, en ileri teknolojilere sahip olmakla beraber Amerika Birleşik Devletleri ile ortak doktor, eczacı, hemşire, diyetisyen, radyolog ve psikologlar yetiştirmekte, yüksek lisans ve doktora programları sunuyor.

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Güz Dönemi Yeni Mezunlarını Verdi

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi 2017 – 2018 Güz Dönemi mezuniyet töreni İletişim Fakültesi Turuncu Amfi’de gerçekleştirildi. Törene, Yakın Doğu Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Şenol Bektaş, Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Gökçe Keçeci, Bölüm Başkanları, Öğretim Üyeleri, Öğrenciler ve Aileler katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan tören, müzik öğretmenliği bölümü öğrencisi Begüm Tekpınar’ın müzik dinletisi ile devam etti. 2016 yılında hayatını kaybeden İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atila Türk anısına İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Anar Süleyman bir konuşma gerçekleştirerek, Atila Türk’e Allahtan rahmet diledi. Ardından, 2017-2018 öğretim döneminde gerçekleştirilen 6. Medya çalıştayı kapsamındaki etlinliklerinin tanıtım videosu izlendi. Doç. Dr. Keçeci; “En Başta Fakülte Hocaları Olarak Bizleri Gururlandırıyor.” Açılış konuşmasını gerçekleştiren Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Vekili Doç. Dr. Gökçe Keçeci; “Bizler için ayrı ayrı değer taşıyan öğrencilerimiz, Yakın Doğu ailesinin birer parçası olarak çalışma hayatına adım atacaklar. Mezunlarımız kuramsal bilgiyle pratiği birleştirme olanağı buldukları, akademik tartışmalarda söz sahibi oldukları, birçok etkinlikte görev alabildikleri, çağdaş bir ortamda eşitlik ilkesi çerçevesinde eğitim aldılar. Ellerinden alınamaz, iade edilemez ve onlardan koparılamaz tek hazinenin eğitim olduğunu biliyoruz. Artık buna sahipler.” dedi. Doç. Dr. Keçeci; “20 yıldan bu yana eğitim vermekte olan iletişim fakültesi’nde İletişim Bilimlerinin yanı sıra, sanat, sosyoloji ve felsefe gibi alanlardan da beslenerek toplum sorunlarına duyarlı doğa ve hayvan sevgisi bilincinde bireyler yetiştirmeyi amaç edindik. Bu amaca ulaşıldığını görmek en başta fakülte hocaları olarak bizleri gururlandırıyor.” İfadelerine yer verdi. Keçeci; “İletişim alanında teorinin uygulamaya dönüşebilmesi, fikirlerin yaşamla birleştirebilmesi amacıyla öğrencilerimizin, hizmet alması veya hizmet verebilmesi için Yakın Doğu TV ve Yakın Doğu FM stüdyolarını, bilgisayar tasarım atölyelerini ve fotoğraf stüdyolarını her zaman paylaşıma açık tuttuk. Onların bu mekanlarda zaman geçirmesini, çalışıp deneyim kazanmasını sağladı. Buralarda ürettikleri fikirleri destekleyip, projelerini üretebilmeleri için yol gösterici olmayı misyon edindik. “diye konuştu. Doç. Dr. Keçeci mezunlara da seslenerek, “ Sizler gibi parlak gençlerle tanışmış olmaktan, birlikte destekli projeler yapmış olmaktan çok mutluyuz. Her birinizi tek tek tebrik ediyorum. Ailenizin sonsuz desteği ve hocalarınızın yönlendirmeleri yol almanızı sağlarken varacağınız noktaya kendi gayret ve özverinizle ulaşılmasıdır.” dedi. Prof. Dr. Bektaş; “Duvara Asacağınız Diplomaya Her Baktığınızda Hocalarınızı Ve Sınıf Arkadaşlarınızı Hasretle Özleyeceksiniz.” Ardından söz alan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Bektaş; “ mezunlarımıza diplomalarını vermek üzere bir aradayız. Onları peşinen tebrik ediyorum. İletişim Fakültesi öğretim üyeleri onların üzerine düşen görevleri yapmışlar ve size 4 yıl zarfında ne güzel eğitmişler. Onlardan beklenenleri eksik yerine getirmiş, meslek sahibi yapmışlar bilgilerle donatmışlar. Ailelerinizde onlardan bekleneni eksik yerine getirmiş, maddi ve manevi destekleriyle sizlere her zaman destek olmuş ve sizlere yüksek öğretim imkanı sunmuşlardır.”diyerek sözlerine başladı. Prof. Dr. Bektaş; “Üniversite günleri çok özeldir, aynı zamanda çok güzeldir. Duvara asacağınız diplomaya her baktığınızda hocalarınızı ve sınıf arkadaşlarınızı hasretle özleyeceksiniz. Hayatınızın en hareketli ve en güzellerinizi üniversitemizde yaşadınız. Yakın Doğu Üniversitesi’ni her zaman aklınızın en güzel köşesinde muhafaza edeceğinizden inancımız tamdır.” Prof. Dr. Bektaş, “Sevgili mezunlar güzel günler size bekliyor, en kısa süre bu güzel günlere kavuşmanız dileğiyle hepinize başarılar diliyorum.” diyerek sözlerine son verdi. Kemal Bağban; “Bu Aslında Bir Son Değil, Yepyeni Günlerin Güzel Bir Başlangıcı Olacak.” Mezun dönem arkadaşları adına ise İeltişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunu Kemal Bağban söz alırken; “Bu aslında bir son değil, yepyeni günlerin güzel bir başlangıcı olacak. Hızlıca geçen yıllar dedik, o yıların nası geçtiğine değinmek gerekirse,YDÜ İletişim Fakültesi ailesine baktığımızda aile diyorum geçen yıllar zarfında gerek dönem arkadaşlarımla gerekse öğretim elemanlarımızla saygının her zaman esas olduğu bir aile sıcaklığı hissettik.” İfadelerini kullandı. Ardından Kemal bağban tarafından iletişim yemini edildi. Lisans ve doktora öğrencilerine diploma takdiminin yapılmasının ardından tören geleneksel kep atma töreni ile son buldu.

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi “Kıbrıs Türk Ressamları Retrospektif Sergisi”’ne Ev Sahipliği Yaptı

Kıbrıs Türk resim tarihinde I. ve II. kuşak sanatçılarını konu alan ve Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel ile Near East Bank himayelerinde gerçekleştirilen“Kıbrıs Türk Ressamları Retrospektif Sergisi”, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi sergi salonunda KKTC Meclis eski Başkanı Dr. Sibel Siber tarafından açıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşan serginin açılışına, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclis eski Başkanı Dr. Sibel Siber, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, Near East Bank Genel Müdürü Selami Kaçamak, Near East Bank Genel Müdür Yardımcısı Enver Haskasap, Rektör yardımcıları, Dekanlar, Akademisyenler, Ressamlar, Sanatseverler ve Yakın Doğu Üniversitesi ile Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi yöneticileri ve personeli katıldı. 1890-1950 tarihleri arasında doğan ressamları kapsayan ve sanatseverlerin izlenimine açılan sergide, I. ve II. kuşak olarak adlandırılan ressamların doğa, naturmort, portre, Nü gibi farklı temalarda 18 eser sergileniyor. Serginin açılışında, serginin sanat yönetmeni ve küratörü Dr. Mustafa Hastürk ile Meclis eski Başkanı Sibel Siber birer konuşma yaptı. Dr. Mustafa Hastürk: “Bu Sergi Ülke Sanatı Açısından Kilometre Taşıdır…” Serginin sanat yönetmeni ve küratörü Dr. Mustafa Hastürk yaptığı konuşmada, 80 yıllık geçmişe rağmen önemli birikim ve gelişim yaratmış olan Kıbrıs Türk resminin başlangıcından itibaren I. ve II. kuşak ressamlarından oluşan serginin, ülke sanatı açısından önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Kıbrıs Türk halkının demokrasisi, kültürü, eğitimi ve yaşam biçimi ile çağdaş uygarlık seviyesini yakalamış bir halk olduğunu ifade eden Dr. Mustafa Hastürk, “Kıbrıs Türk resminin başlangıcından itibaren I. ve II. kuşak ressamları kapsayan bu sergi ve hazırlanan kataloğu, Kıbrıs Türk reminin belgesi niteliğindedir. Bunun devamı da gelecektir. Aynı zamanda bu sergi bir toplum projesidir. Ayrıca, toplumun eksikliği olan müze eksikliğini giderecek sürecin ilk adımı olacaktır” dedi. Sanata Katkı Koyanlara Teşekkür Etti… Dr. Mustafa Hastürk konuşmasının devamında, serginin Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rekötürü Dr. Suat İ. Günsel’in girişimleri ile düzenlendiğini belirterek, Kıbrıs Türk resim sanatının önemli bir kesimini içeren sergiye katkı koyanlara teşekkür etti. Hastürk; “Sanata karşı ilgisi ve duyarlılığı yanında organizasyonun başarılı olabilmesi için desteklerini esirgemeyen Kurucu Rektörümüz Dr. Suat İ. Günsel’e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sanat tutkunu olan rektör yardımcısı Prof Dr. Şenol Beşktaş’a, koleksiyonlarındaki resimlerle sergiye katkı koyan Meclis Başkanlığı’na, Ülviye Ratip, Mehmet Parlan ile sanatçı dostlarıma, sergi ve sergi kataloğunda katkısı olan herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Dr. Sibel Siber: Yakın Doğu Üniversitesi’ni Sanata Verdiği Destekten Ötürü Kutlarım…” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclis eski Başkanı Dr. Sibel Siber ise, I. ve II. Kuşak ressamların yer aldığı Kıbrıs Türk ressamlar sergisinin eserlerinin yer aldığı serginin açılışını yapmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, Yakın Doğu Üniversitesi’ni sanata verdiği önemden dolayı kutladı. Bir toplumu toplum yapan manevi değerlerden birinin sanat olduğuna vurgu yapan Dr. Sibel Siber, sanatçılara değer verilmesi yüceltilmesi ve sanat eserlerinin dünden bugüne, bugünden yarına taşınması gerektiğini belirtti. Sergide yer alan eserlerin sadece Kıbrıs Türk toplumuna değil dünyaya açılmasını arzu ettiğini ifade eden Siber, Meclis Başkanlığı döneminde sanat eserlerinin sanal ortamda sergilenmesi için çalışma başlattıklarından bahsetti. “Sanat Eserlerine Erişim Ambargoları Yıkabilme Gücüne Sahiptir” Sibel Siber, “Başlatılan çalışmayla 800 sanat eseri dijital ortama aktarıldı. Ülkemizde bulunan 230’dan fazla sanatçının 120’sinin bilgileri paylaşıldı. Özel koleksiyonlar, el yazmaları, etnoğrafik eserler de bu sanal ortama aktarılacaktır. Sanat eserlerine erişilebilirlik bir tanıtımdır. Dijital ortamın gelişmesiyle birçok ambargoyu yıkabilme gücüne erişildi ve bu sayede daha büyük adımlar atılacaktır” şeklinde konuştu. Sibel Siber sözlerinin sonunda, Kıbrıs Türk Ressamları Retrospektif Sergisi’nin geleceğe umut olmasını temenni ederek saygılarını sundu. Kıbrıs Türk Ressamları Retrospektif Sergisi Kurdelesi Kesildi… Konuşmaların ardından sergiye katkı koyanlara Meclis eski Başkanı Dr. Sibel Siber ile Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Plaket takdiminin ardından, Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. Günsel, Meclis eski başkanı Dr. Sibel Siber, Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfa S. Günsel, Near East Bank Genel Müdürü Selami Kaçamak ile Near East Bank Genel Müdür Yardımcısı Enver Haskasap, sergide erserleri bulunan sanatçılar açılış kurdelesini birlikte kesti. Etkinlik, serginin gezilmesi ve resepsiyon ile sona erdi. Geleceğe Umut Veren Sergi, 23 Şubat’a Kadar İzlenebilecek… Kıbrıs Türk resminin başlangıcıyla birlikte I. ve II. kuşak ressamlar olarak adlandırılabilecek dönemi içeren sergide, Olga Rauf, İsmet Vahit Güney, Cevdet Çağdaş, Ayhan Menteş, Ali Atakan, Göral Özkan, İnci Kansu, Salih Oral, Günay Güzelgün, Gönen Atakol, Özden Selenge, İsmet Tatar, Emel Samioğlu, Emin Çizenel, Güner Pir, Türksal İnce, Feridun Işıman ve Hikmet Uluçam’ın eserleri sergileniyor. Sergi, 23 Şubat 2018 tarihine kadar sanatseverlerle buluşacak.
tercih robotu