Yakın Doğu Üniversitesi Yayınlarının Yeni Kitabı; “K.K.T.C Bireysel İş Hukuku Ders Kitabı”

Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Köksal’ın İş Hukuku soyut kurallarının hukuk öğrencileri tarafından kolaylıkla anlaşılması amacıyla kaleme aldığı, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bireysel İş Hukuku Ders Kitabı” Yakın Doğu Üniversitesi yayınlarından çıktı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Yüksek Mahkeme kararlarının da yer aldığı “K.K.T.C Bireysel İş Hukuku Ders Kitabı”, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İş Hukuku alanında yazılmış ilk kitap olma özelliğini taşıyor. İşçi ve işverenin hak ve yükümlülüklerinin konu olduğu kitapta, Türk İş Kanunu ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İş Yasası karşılaştırılmalı tablo olarak verilirken, Türk ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti iş hukuku mevzuatı da eklendi. İş Hukuku Alanında Kapsamlı ve Sistematik Bir Ders Kitabı… Bireysel İş Hukuku’nun tüm başlıklarıyla ele alındığı kitapta; “İş yasası ve Tanımlar”, “Hizmet Akdi”, “Ücret ve Ödenme”, “Mesai(çalışma saatleri)”, “Yıllık Ücretli İzin ve Diğer İzinler”, “KKTC İş Yasası ve Türk İş Kanunu Karşılaştırma”, “KKTC Sendikalar Yasası”, “KKTC Asgari Ücretler Yasası”, “Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Referandum Yasası”, “KKTC Resmi Tatil Ve Anma Günleri Yasası”, “Türk İş Kanunu tam metni”, “Türk İş Sağlığı Güvenliği Kanunu”, “Asgari Ücret Yönetmenliği”, “Türkiye İş Kurumu Kanunu”, “Türk Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu” ve “Örnek Kararlar” konu başlıkları ele alındı. İşçi ve İşverenin Hak ve Sorumluluklarını Anlatıyor… İş Hukuku ve Sosyal güvenlik Hukuku öğreniminin gittikçe önem kazandığını belirten Doç. Dr. Mehmet Köksal, sadece hukuk fakültesinde değil, diğer alanlarda da öğrenim görenlerin de bilmesi gereken bir konu olduğuna dikkat çekti. İş güvenliği hukukunun önemli alanlardan biri hale geldiğini dikkati çeken Doç. Dr. Köksal iş hukukunun, “birseysel iş hukuku”, “toplu iş hukuku”, “sosyal güvenlik hukuku” ve “iş güvenliği hukuğu” olarak dört bölüme ayrıldığını söyledi. Doç. Dr. Köksal, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki iş yasasının Uluslararası Çalışma Örgütü’nün geliştirmiş olduğu kurallara büyük ölçüde uyduğunu ancak en büyük eksikliğinin iş güvencesinin ve kıdem tazminatının öngörülmemiş olması olduğunu dile getirdi. KKTC İş Hukuku alanında yazmış olduğu kitabın ders kitabı niteliğinde olduğunu da belirten Doç. Dr. Mehmet Köksal, “ iş hukukunun sadece bireysel iş hukuku bölümü ele alınmaktadır. O nedenle de KKTC İş Hukukunun önemli kavramları, işçi ve işverenin hak ve yükümlülükleri ders kitabının konusunu oluşturmaktadır; ancak bu konuda yazılmış, KKTC İş Hukukunun ilk defa bu şekilde sistemleştirilmiş olmasından ve kitabın ekler kısmındaki Türk İş Kanunu ile karşılaştırmalı tablosu ve en önemlisi örnek KKTC Yüksek Mahkemesi kararlarını derlemiş olması bakımından bu eser, uygulayıcıların da el kitabı niteliğinde olacaktır”dedi.

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi 11. Türkiye Alkol Ve Madde Bağımlılığı Kongresi’nde Temsil Edildi

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi öğretim görevlisi Uzm. Cahit Nuri ile Uzm. Ahmet Arnavut, Antalya’da gerçekleştirilen 11. Türkiye Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi’nde 2 Sözel bildiri ve 1 poster sunumu ile Yakın Doğu Üniversitesini temsil etti. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi olan Uz. Cahit Nuri, Uzm. Ahmet Arnavut ve LAÜ Psikoloji Bölümü öğretim görevlisi Uz. Psk. Cemaliye Direktör ile birlikte hazırlanan “Üniversite Öğrencilerinde Akıllı Telefon Bağımlılığının Kişilik İnançları ile İlişkisi”, “Akıllı Telefon Bağımlılığını Yordayan Değişkenler” isimli araştırma, 11. Türkiye Alkol ve Madde Bağımlılığı Kongresi’nde, Uz. Psk. Cemaliye Direktör tarafından sözel bildiri olarak sunulduğu belirtildi. YDÜ Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Uz. Cahit Nuri, LAÜ öğretim görevlisi Uz. Psk. Cemaliye Direktör ile birlikte hazırlanan “Bir Fotoğrafın Cazibesi: Ergenlerin Sexting’e İlişkin Görüşleri” konulu poster bildiri ise Uz. Psk. Cemaliye Direktör tarafından sunuldu. Poster Sunum Kongrede Büyük Takdir Topladı Poster bildiri olarak sunulan “Bir Fotoğrafın Cazibesi: Ergenlerin Sexting’e İlişkin Görüşleri” adlı çalışma, cinsel içerikli mesajlaşmanın, bireyin çıplak ya da yarı çıplak olan kendi fotoğrafını bir başkasına göstermesi olarak tanımlanan sexting , kilinik ortamda yaygın olarak görülen ancak toplumsal ön yargılardan dolayı gündeme getirilip konuşulmayan bir konunun çalışılmış ve sunulmuş olmasından dolayı büyük takdir topladı.

Yakın Doğu Üniversitesi Feneri Dağıttı… Yakın Doğu Üniversitesi:72- Fenerbahçe: 61

Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı, Kadınlar Euroleague altıncı hafta Türk derbisinde evinde ağırladığı Fenerbahçe’yi 11 sayı farkla 72- 61 mağlup etti. Yakın Doğu Üniversitesi beş galibiyetle mücadele ettiği B grubunda puanını 11’e çıkararak grubunda liderliğe yükseldi. Yakın Doğu Üniversitesi Spor Kulübü’nden yapılan açıklamaya göre, İstanbul Caferağa Spor Salonu’nda oynanan maça, Yakın Doğu Üniversitesi; Elin Eldebrink, Kayla McBride, Courtney Vandersloot,  Ann Wauters ve Jantel Lavender ile başladı. Maçta periyotlar 18-19, 36-34, 55-44 ve 72-61 tamamlandı. Yakın Doğu Üniversitesinde Kayla McBride 17 sayı ile en skorer isim olurken, Jantel Lavender 12 sayı 12 ribaunt ile double double yaparken, Courtney Vandersloot da 9 asist kaydetti. Hızlı başlayan mücadelede karşılıklı basketler elde edilirken, Yakın Doğu Üniversitesi ilk dört dakikayı 8-5 önde geçti. Periyotta 6.39 geçirilirken Fenerbahçe serbest atışlarla skoru 8-7 yaptı. Çekişmeli geçen periyotta 4.29’da Fenerbahçe’den Ayşe Cora isabetli üç sayı basketi ile takımını 10-8 öne geçirdi. Yakın Doğu Üniversitesinden cevap Elin Eldebrink’den gelince skor 10-10 eşitlendi. Yakın Doğu Üniversitesinde Ann Wauters’un 3.27 ‘de serbest atışlarıyla skor 12-12 bir kez daha eşitlendi. Fenerbahçe’de Powers 2.14’de bulduğu sayı ile skoru 12-14 yaparken Yakın Doğu Üniversitesinden cevap Jantel Lavender’den geldi ve son bir buçuk dakikaya 14-14 eşitlikle girildi. Periyoda 00.57 saniye kala Ayşe Cora skoru 14-17 yaparak Fenerahçe oyunda öne geçti.  Son saniyede hücumunda sayı bulan Yakın Doğu Üniversitesi skoru 18-19 yaptı ve ilk periyot Fenerbahçe’nin üstünlüğü ile geçildi. İkinci periyodun ilk dakikasında skora denge geldi(19-19). Jantel Lavender’in basketiyle 21-19 öne geçen Yakın Doğu Üniversitesi hızlı hücumlarda etkili olarak 8.36’da 5-0 seri yakalayarak skoru 23-19 yaptı. Periyotta ilk üç dakika geride kalırken Yakın Doğu Üniversitesi 25-19 önde kaydetti. Fenerbahçe ikinci periyottaki ilk sayısını 6.46’da serbest atışlardan buldu(25-21). Maçta üstünlüğünü sürdüren Yakın Doğu Üniversitesi skor bulmaya devam ederek skoru 29-26 yaptı.(5.15) Mola dönüşü Jantel Lavernder ile sayı bulan Yakın Doğu Üniversitesi son iki dakikaya 33-28 üstünlükle girdi. Periyoda 1.40 kala ikinci kez molaya gidilen maçta, Yakın Doğu Üniversitesi etkili olmaya devam etti ve soyunma odasına 36-34 üstün giderek ilk yarıyı önde kapattı. İlk yarı sonunda double team’i etkili kullanan ve rakibine ribauntlarda 17-10 üstünlük sağlayan Yakın Doğu Üniversitesinde Olcay Çakır, Jantel lavender, Ann Wauters, Kayla McBride ve Courtney Vandersloot altışar sayı ile skor dağılımını paylaşan isimler oldu. Fenerbahçe de ise Ayşe Cora 13 sayı kaydetti. Üçüncü periyot karşılıklı basketlerle başladı(38-36). Yakın Doğu Üniversitesinde ters turnikeden sayı bulan Ann Wauters 7.20’de skoru 40-36 yaptı. Periyotta ilk beş dakika 44-38 Yakın Doğu Üniversitesinin üstünlüğü ile geçildi. Maçta savunmasını sıkı tutan Yakın Doğu Üniversitesinde Kayla McBride ve Olcay Çakır’la skor 48-38 oldu ve 10 sayıya çıktı(3.24). Periyotta 2.17 kala Kayla McBride isabetli üç sayılık basketiyle skoru 51-42’ye çekti.  Son bir dakikaya girilirken Ann Wauters farkı 11 sayıya çıkardı (53.42). Periyodu Yakın Doğu Üniversitesi 55-44 üstün bitirdi. Fenerbahçe hücumu ile başlayan final periyodunda ilk sayıyı Yakın Doğu Üniversitesinde Elin Eldebrink buldu 57-44.  Maçta art arda sayı bulan Yakın Doğu Üniversitesi periyotta iki dakika geride kalırken rakibi ile farkı 17 sayıya çıkardı ve skoru 61-44’e çekti. Fenerbahçe 6.56’da  arka arkaya sayı bularak farkı kapatmaya çalıştı (61-49). Periyotta ilk beş dakika 62-52 geçildi. Olcay Çakır ve Kayla McBride’ın sayılarıyla son üç buçuk dakikaya 16 sayı farkla 68-52’lik skorla Yakın Doğu Üniversitesinin üstünlüğü ile girildi. Fenerbahçe periyotta 2.48’de faulden gelen serbest atışlarla sayı buldu(68-54). Ann Wauters’ın 1.48’de skoru 70-54 yaptığı maçta son dakikaya 72-58 girildi. Dengeli savunma ve hücumu ile maçın başında üstünlüğü yakalayan Yakın Doğu Üniversitesi evindeki maçı 72-61’lik skorla kazandı. Öne Çıkanlar… Yakın Doğu Üniversitesinde; Kayla McBride 17 sayı, 5 ribaunt, 2 asist, Courtney Vandersloot 13 sayı, 2 ribaunt, 9 asist, Jantel Lavender 12 sayı, 12 ribaunt, 1 asist, Ann Waunters 12 sayı, 8 ribaunt, Olcay Çakır 10 sayı, 2 asist, Elin Eldebrink 6 sayı, 3 ribaunt, 1 asist, Bahar Çağlar 2 sayı, 3 ribaunt ile takımın öne çıkan isimleri oldular. Fenerbahçe’de; Ayşe Cora 15 sayı, 4 ribaunt, 1 asist, Aerial Powers 13 sayı, 6 ribaunt, Kia Vaughn 12 sayı, 8 ribaunt, 2 asist, Anna Dabovic 11 sayı kaydetti. Zafer Kalaycıoğlu: “Galip ayrıldığımız için mutluyuz, oyuncularımız tebrik ediyorum…” Maç sonrası kısa bir değerlendirmede bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Zafer Kalaycıoğlu, önemli ve zor bir maçtan galip ayrıldıkları için mutlu ve gururlu olduklarını söyledi. Oyuncularını sahada gösterdiği mücadeleden dolayı kutlayan başantrenör; “Bütün oyuncularımı kutluyorum. Quanitra’nın eksikliğini hissettirmediler. Çok güzel mücadele ettiler. Maç sonuna doğru biraz rotasyon sıkıntısı yaşandık, yorgunluk kendini gösterdi ancak bütün oyuncularımız iyi oynadı. Amacımız play off’lara kalmak ve grubu ilk iki de bitirmek. Ev sahibi avantajını yakalamaya çalışıyoruz. Türkiye liginde ne az sayı yiyen takım olarak bilinen güçlü savunma özelliğimizi burada gösterdik. Kıbrıs Türk halkını gururla temsil etmeye devam edeceğiz. Taraftarımıza da teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.

Akademik Personelin Yükseltilme ve Atanma Komisyonu’na Başvuracak Tüm Öğretim Elemanlarının Dikkatine

Akademik personelin yardımcı doçentliğe, doçentliğe ve profesörlüğe yükseltilme ve atanması Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği‘nde verilen yönetmeliğin uygun koşulları çerçevesinde yapılacaktır. Yükseltilme ve atanma koşullarını yerine getirmiş adaylar başvuru dosyalarını 07 Kasım – 01 Aralık 2017 tarihleri arasında Yükseltilme ve Atanma Komisyonu Üyeleri’ne şahsen teslim etmelidirler. Yükseltilme ve Atanma Komisyonu Üyeleri; Prof. Dr. Fahreddin SADIKOĞLU- Komisyon Başkanı Prof. Dr. İlkay SALİHOĞLU- Komisyon Üyesi Prof. Dr. Kemal Hüsnü Can BAŞER- Komisyon Üyesi Prof. Dr. Çelik ARUOBA- Komisyon Üyesi Prof. Dr. Nedim Sezgin İLGİ- Komisyon Üyesi Prof. Dr. İsmail SILA- Komisyon Üyesi Dosyalar Komisyona Aşağıdaki İçerikte Sunulmalıdır; Başvuru dosyası Rektörlüğe aşağıdaki şekilde sunulur: Adayların yükseltilme ve atama başvuru dosyaları Rektörlüğe, print edilmiş şekilde ve elektronik ortamda (CD/DVD/Flash Bellek) sunulur. Dosyalar aşağıda belirtilen dökümanları içerir: Rektörlüğe yaptıkları başvuru dilekçesi, Özgeçmişi, EK 3’deki formun doldurulup gerekli puanlamaların yapılmış halinin bir kopyası, Adayın makalelerinin WOS, SCOPUS, ALAN İNDEKSLERİ ve ULAKBİM’de tarandığını kanıtlayan ekran görüntüsünün çıktısı, Doktora diplomasının kopyası, Yardımcı doçentlik ve/veya doçentlik belgeleri, Eserlerinin birer nüshası, Kabul edilmiş ancak başvuru tarihinde henüz yayınlanmamış yayınlarla ilgili dergi editöründen gelen kabul belgeleri, Yabancı dil belgeleri (orijinali veya noter tasdikli kopyası), Yayınlanmış kitap belgeleri, Atıflar ve hakemlikleri kanıtlayan belgeler. Başvuru sahibinin, başvurulan unvanın zorunlu koşulu kapsamındaki makalelerinin en az % 70’i yayınlanmış olmalıdır. Başvuru dosyası komisyon üyelerine aşağıdaki şekilde elektronik ortamda (email / CD / DVD / flash bellek) sunulur: Adayın Rektörlüğe başvuru dilekçesi (Hangi bilim dalına başvurduğunu belirterek) Adayın Özgeçmişi (CV), EK-3 formu (Form doldurulup gerekli puanlamalar yapılmalıdır) Adayın makalelerinin WOS, SCOPUS, ALAN İNDEKSLERİ ve ULAKBİM’de tarandığını kanıtlayan ekran görüntüleri, Dergi editöründen gelmiş, kabul edilmiş ancak başvuru tarihinde henüz yayınlanmamış yayınlarla ilgili kesin kabul belgeleri.

Yakın Doğu Üniversitesi’nde Kızılay Kulübü Kuruldu… Düzenlenen Etkinlikte “Kan Grubuna Göre Beslenme” Konuşuldu

Yakın Doğu Üniversitesinde, üniversite öğrencilerini kan bağışı hakkında bilinçlendirmek, gönüllü ve düzenli kan bağışçısı sayısını toplum genelinde arttırılabilmek amacıyla Kızılay Kulübü kuruldu. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, YDÜ bünyesinde yer alan ve Doç. Dr. Kaya Süer danışmanlığında ve Diş Hekimliği Fakültesi Öğrencisi Tuğbay Oğuz Sezer başkanlığında kurulan Kızılay Kulübünün, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kan ihtiyacına katkı sağlamayı hedeflediği belirtiliyor. Kulüp, düzenlenecek eğitim seminerleri ile üniversite öğrencilerinin eğitim süreçleri içinde bu konuda bilinçlendirilerek hayatlarının geri kalan kısımlarında da bu alışkanlıklarını sürdürmelerini, düzenli ve gönüllü kan bağışçısı kitlesini oluşturmayı sağlayacak. Bu kapsamda Yakın Doğu Üniversitesi Kızılay Kulübü, akademik takvim içerisinde her hafta Salı günü bilgilendirme toplantıları düzenliyor. Düzenlenen son etkinlikte, Dyt. Bengisu Eken ile beraber ‘Kan Grubuna Göre Beslenme’ konusu tartışıldı. Kan Gruplarına Göre Beslenme Yapılmalı Dyt. Bengisu Eken, Yaşadığı coğrafyaya göre kan grupları ve beslenme özellikleri arasındaki ilişkilerin incelendiği konuşmasında, beslenme çeşidine göre alınan besinlerdeki bileşenlerin kanı olumlu ya da olumsuz şekilde etkilediği, bu duruma göre beslenmenin düzenlenmesi gerektiğine inanıldığı belirtti. Eken, konuyla ilgili olarak kandaki yararlı bileşenlerin kanın akış hızını artırırken, zararlı bileşenlerin ise akış hızını azalttığı, ayrıca zararlı bileşenlerin kan yoluyla organlarımıza taşınarak çeşitli hastalıklara sebep olabildiği makalelerin literatürde bulunduğu anlattı. Yapılan araştırmalarda kan grubunda beklenmeyen sonuçlarla da karşılanmasının mümkün olduğu ifade eden Eken, hatalı besin seçimlerinin mevcut hastalıkların ilerlemesine veya tetiklenmesine neden olabildiği, kişide bir besine karşı intolerans veya alerji bireysel olabilirken bunun aynı kan grubuna sahip milyonlarca insana genellemenin hatalı bir yaklaşım olduğu söyledi. Bengisu Eken, kan grubunun çeşidine göre önerilen egzersizlerin ise kişinin fizyolojik durumuna her zaman uygun olmayabileceği, uygulanmada bir takım sakatlık ve rahatsızlıklara neden olabileceği, ayrıca listelerde yararlı görülen besinlerin aşırı tüketiminin diyabet, yüksek tansiyon, aşırı kilo alımı ve kanser gibi bir çok hastalığın oluşmasına da sebep olabileceğini de vurguladı. Etkinlikler sosyal Medyadan Takip Edilebiliyor… Yakın Doğu Üniversitesi Kızılay Kulübü etkinlikleri ve faaliyetleri ile ilgili bilgi almak isteyenler, kulübün sosyal medya hesaplarından takip edebiliyor. Kızılay Kulübü sosyal mesya hesapları; Instagram: ydu_kizilay, Facebook: Yakın Doğu Üniversitesi Kızılay Kulübü, Twitter: ydu_kizilay

Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde “Din-Sağlık İlişkisinde İlahiyatçıların Bilmesi Gerekenler” Konferansı Gerçekleştirildi

Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Salı Günü Konferansları bağlamında bu hafta Marmara Üniversitesi Öğretim üyelerinden Prof. Dr. Ali Ayten’i konuk etti. Prof.Ali Ayten;“Batı’da Din Sağlık İlişkisiyle Bağlantılı Olarak Dini/Manevi Danışmanlık Ve Bakım Alanı Uzmanlık Alanı Olarak Ortaya Çıkmıştır.” Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Mahfuz SÖYLEMEZ ve bölüm hocaları ile öğrenciler tarafından ilgi ile izlenen konferansta Prof.Dr.Ali Ayten “Din-Sağlık İlişkisinde İlahiyatçıların Bilmesi Gerekenler” başlıklıklı konuşmasında: “Psikoloji ve psikiyatride dindarlık ve maneviyatın sağlık alanına katkısı pek çok farklı yönleriyle ele alınmıştır. Bu konuda özellikle 1980’lerden sonra çalışmalar hız kazanmış pozitif psikolojinin ortaya çıkışıyla birlikte artarak devam etmiştir. Genellikle çalışmalarda dinin ruhsal ve fiziksel hastalıkları koruyucu ve önleyici rolü üzerinde durulmuş ayrıca hastalıkların tedavisi ve iyileşme sürecinde dini ve manevi değerlerin katkısı tartışılmıştır. Bu çerçevede Batı’da din sağlık ilişkisiyle bağlantılı olarak dini/manevi danışmanlık ve bakım alanı uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmıştır.” Prof.Ali Ayten;“Ön Yargının Kırılarak Bireylerin Psikiyatri Ve Psikoloji Uzmanlarından Destek Almalarının Sağlanması Din Görevlilerinin Temel Katkılarından Olacaktır” Prof.Ayten; “Türkiye’de de henüz yeni sayılabilecek bu alanda ilahiyatçıların eğitimlerinin bir parçası olarak öğrenmesi gereken hususlar bulunmaktadır. İlahiyatçıların gerek çeşitli kurumlara manevi destek görevi ifa etmeleri gerekse toplumda din eğitimcisi olarak görev yaparken karşılaşacakları din ve sağlık ilişkisine dair hususlarda bilgilendirmeleri ve insanları doğru sağlık kaynaklarına yönlendirmeleri önemlidir. Özellikle ruhsal rahatsızlıklar konusundaki damgalamanın ve ön yargının kırılarak bireylerin psikiyatri ve psikoloji uzmanlarından destek almalarının sağlanması din görevlilerinin temel katkılarından olacaktır. Bu durum bireylerin hem bireysel sağlıkları hem de dini yaşantılarının kalitesi açısından önemli görünmektedir. Bu konuşma bir ilahiyatçının temel olarak din sağlık ilişkisine dair bilmesi gerekenler üzerinde durmaktadır. “ Dedi. YDÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez bir sonraki salı konferansı’nın konu başlığının “21.Yüzyılda Bir Bilim Adamı Olmak” konuşmacının ise Kilis Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Musta Doğan Karacoşkun olacağını belirtti.

Doğum Kontrol İçin Kullandığınız Yöntemlere Dikkat Edin!

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Uzmanı Dr. Burcu Özbakır, İnsanların Artık İstedikleri Zaman ve İstedikleri Kadar Çocuk Sahibi Olabilmelerine Olanak Sağlayan Doğum Kontrol Yöntemlerinin Günümüzde Gelişme Gösterdiğini, Bir Yıl Boyunca Korunmadan, Düzenli Cinsel Birliktelikte Bulunan Her 100 Çiftten 85’inin Gebe Kaldığını, Bu Nedenle Çocuk Sahibi Olmayı Düşünmeyen Bireylerin ve Çiftlerin Gebeliği Önlemek Amacıyla Bir Uzman Kontrolünde, Kendileri için En Uygun Yöntemi Seçmesi Gerektiğini İfade Etti. Doğum Kontrol Yöntemleri Doktora Danışılarak Uygulanmalı Ülkemizde doğum kontrolü ile ilgili bilinçli olduğu düşünülen bir kitle olduğu düşünülse de yapılan araştırmalarda Türk hastaların sadece %40’ının doğum kontrolü ile ilgili bilgiyi doktordan aldığına dair sonuçlara ulaşıldığını söyleyen Uzm. Dr. Burcu Özbakır, hastaların %35’inin bu bilgileri yakın arkadaşından öğrenirken, %24’ünün annesi veya partnerinden, %17’sinin ise iletişim araçları yoluyla öğrendiğini belirtti. Bu tür kaynaklardan alınan bilgi kalitesinin düşük olduğunu, hatalı seçilmiş metodlar veya hastanın metodu kullanamaması durumunun istenmeyen gebelikler ile sonuçlanabileceğini belirten Uzm. Dr. Burcu Özbakır, doğru metodun seçilmesinin ancak hastanın doktor desteğini alarak olabileceğini söyleyerek şöyle devam etti: “Doğum kontrol yöntemleri kadın ve erkek için olanlar ile kalıcı ve geçici olanlar olarak dört ayrı gruba ayrılabilir. Kalıcı yöntemler çocuk sahibi olma isteği tamamlanmış çiftler için en uygun seçenekler iken, geçici yöntemler istediği zaman çocuk sahibi olmayı planlayan çiftler için uygundur. Erkeğe ait korunma yöntemleri kadına ait yöntemlerden daha basit ve kullanışlı olmasına rağmen gebe kalanın kadın olması ve tüm riski üzerinde taşıyor olması sebebi ile doğum kontrolü için hala erkeklerden çok kadınlar başvurmaktadır.” Uzm. Dr. Burcu Özbakır: “Doğum Kontrol Haplarının Gebelik Önlemedeki Başarısı Teoride %99’lara Çıkarken, Pratik Uygulama Hataları Sebebi ile Bu Oran %92’ye Kadar Düşmektedir.” Kadınların, çocuk sahibi olmayı planlamadıkları dönemde, doğum kontrol yöntemleri kullanımının ilk cinsel birliktelikle başlayıp, hiç adet görmediği menapoz dönemine kadar devam etmesi gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Burcu Özbakır, erkeklerin ise cinsel birliktelik devam ettiği sürece kontrolü devam ettirmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi; “ Doğum kontrol hapları geçici korunma yöntemleri arasında en popüler seçenek olup, bu tarz ilaçlara başlamadan önce hem uygunluğun değerlendirilmesi hem de doğru kullanım için doktor kontrolünden geçilmesi, sonrasında da en azından yıllık düzenli kontroller yapılması gerektirmektedir. Doğum kontrol haplarının gebelik önlemedeki başarısı teorikte %99 olup, pratik uygulama hataları sebebi ile %92’ye kadar düşmektedir.” Korunma Yöntemlerinden “Spiral”in Başarı Oranı %99 Kadınlar için bir diğer popüler korunma yönteminin doktor kontrolünde uygulanması gereken, bakırlı rahim içi araç olan spiral olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Burcu Özbakır, spiral takıldıktan sonra da düzenli kontrollerin devam etmesi gerektiğini ve doğru seçilmiş hastalarda sprial yönteminin %99 başarı gösterdiğini belirtti. Hormonlu spiral kullanımının, kanama bozukluğu olan hastalar için de tercih edilen bir metod olduğunu, aynı zamanda doğum kontrolü isteyen hastalar için de önerildiğini belirten Uzm. Dr. Burcu Özbakır şöyle devam etti: “Yani, ek bir sıkıntısı olmayan bir hastada tercih edilecek öncelikli spiral, bakırlı spiral olmalıdır. Kadın hastaların kullandığı bir diğer yöntem aylık ya da üç aylık iğneler ile cilt altına yerleştirilen implantlardır. Bu yöntemler doğum kontrol haplarındaki unutma faktörünü ortadan kaldırmaktadır. Ancak adet düzensizlikleri veya değişikliklerine neden olabileceği hasta ile önceden konuşulmalıdır. Kadınlarda diyafram, kadın kondomu ve spermisid uygulamaları, uygulama ve temin etmedeki zorluklar ve toplumda popülarite kazanacak başarısı olmaması sebebi ile pek tercih edilmemektedir. Kadınların herhangi bir yöntemle korunmadığı ve ilişki sonrasında kullandıkları “ertesi gün hapı” düzenli bir doğum kontrolü yöntemi olmayıp, gebeliği önlemedeki başarısı ancak normal riski azaltma yönündedir. Üstelik adet düzenini de bozarak etki etmektedir. Bu nedenle düzenli korunma amacı ile kullanımı önerilmemektedir. Bu seçenek sadece acil durumlar için saklanmalıdır.” Uzm. Dr. Burcu Özbakır: “Takvim Yöntemi Tek Başına Doğum Kontrol Yöntemi Olarak Düşünülmemelidir” Kadınlar arasında kullanılan adet döngüsüne göre gün sayılan takvim yönteminin, gerçek bir doğum kontrol yöntemi olmadığını ve gebeliği önlemedeki başarısının da düşük olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Burcu Özbakır, takvim yönteminin bu nedenle tek başına bir doğum kontrol yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti. Kadınlar için kalıcı olan tek korunma yönteminin tüplerin bağlanması olduğunu ve bu yöntemin gerek sezaryen ameliyatı sırasında, gerekse laparoskopik yöntemle çok kolay bir şekilde gerçekleştirilebileceğini söyleyen Uzm. Dr. Burcu Özbakır şöyle devam etti: “Tüplerin bağlanması sonrasında hastayı gebelikten koruma etkisi çok ender durumlar dışında pratikte %100 kabul edilmektedir. Tüplerin bağlanması halk arasında hatalı bilindiğinin aksine cinsel birliktelikte ve adet düzeninde hiç bir değişikliğe neden olmaz, menapoz ile de bir bağlantısı bulunmaz.” Uzm. Dr. Burcu Özbakır: “Doğum Kontrolü ile İlgili Çalışmalar ve Rutin Hasta Bilgilendirmeleri Gelişmiş Tüm Ülkelerin Sağlık Sisteminde Yer Almaktadır.” Bu kadar kişisel görünen doğum kontrol konusunun aslında nüfus artış oranı ile birlikte milli ekonominin de belirleyicilerinden olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Burcu Özbakır, doğum kontrolü ile ilgili gerekli çalışmaların ve hasta bilgilendirmelerinin rutin yapılması gerektiğini belirtti. Doğum kontrolünün gelişmiş tüm ülkelerin sağlık sisteminde yer aldığını ifade eden Uzm. Dr. Burcu Özbakır sözlerine şunları ekledi: “Doğum kontrolü ile ilgili gerekli çalışmalar ve hasta bilgilendirmelerinin rutin yapılması, gelişmiş tüm ülkelerin sağlık sisteminde yer almaktadır ve ülkemizde de bu eğitimin hem cinsel sağlık eğitimi dersi altında okullarda verilmesi, hem de yetişkinlere sağlanabilecek doğum kontrol poliklinikleri veya eğitim seminerleri ile aktarılması; istenmeyen gebeliklerin önüne geçmede, gereksiz yere hem bireylerin, hem ailelerin, hem de toplumun zarar görmemesi için en büyük başarıyı sağlayabilir.”

Yakın Doğu Üniversitesi, Vietnam’da Uluslararası Konferansta Teknik Komitede Temsil Edilecek

Yakın Doğu Üniversitesi, 23-25 Şubat 2018 tarihinde Vietnam’da gerçekleşecek olan “2018 3. INTERNATIONAL CONFERENCE ON BUILDING MATERIALS AND CONSTRUCTION” (ICBMC 2018) isimli konferansta, Yakın Doğu Üniversitesi Teknik Komite Üyesi olarak temsil edilecek. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, sunulacak bildirilerin, SCOPUS dahil birçok uluslararası indekste taranacağı bir yayınla bilim dünyasına kazandırılacağı Uluslararası Konferansın Teknik Komitesinde, birçok ülke üniversitesi temsilcisi yanı sıra, Yakın Doğu Üniversitesi’nden de Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı, Öğrt.Üy. Doç. Dr. Zihni Turkan’ın yer alacağı belirtildi. Açıklamada, Uluslararası Konferansta; İnşaat ve Taşıyıcı Sistem Mühendisliği, Mimarlık ve Kent Planlama, Malzeme Bilimi ve Mühendisliği, Malzeme Özellikleri – Ölçüm Metodları – Uygulamalar, Malzeme Üretimi ve İşlenmesi ana başlıkları altındaki birçok alt başlıktaki konular, sunulacak bilimsel bildirilerle uluslararası düzeyde irdeleneceği belirtildi. Daha fazla bilgi için; http://www.icbmc.org/
tercih robotu