YDÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı, 42’nci Febs Kongresi İle Uluslararası Biyokimya Kongresi ‒ 2017’de Üstün Başarıyla Temsil Edildi

YDÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazmi ÖZER, 45 Avrupa Ülkesinin Oylarıyla FEBS Federasyon Başkanlığına Getirildi Avrupa ve komşu bölgelerden moleküler yaşam bilimleri araştırmacılarını bir araya getiren ve en seçkin uluslararası forumlardan biri olarak kabul edilen Avrupa Biyokimya Dernekleri Federasyonu (Federation of European Biochemical Societies, FEBS) Kongresi’nin 42’ncisi bu yıl İsrail’in Kudüs şehrinde gerçekleştirildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, YDÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı’nın 2015 ve 2016 yıllarında Tıbbi Biyokimya Yüksek Lisans Programı’ndan mezun ettiği öğrencilerinin tez projelerinden yola çıkarak hazırladığı dört poster bildirisi ile temsil edildiği kongrede Doktora Öğrencisi Osman YETKİN “At Serumu Bütirilkolinesterazın Fluoxetine Varlığındaki Kinetik Davranışı” başlıklı posteri, Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Özlem DALMIZRAK ve Prof. Dr. Nevbahar TURGAN sırasıyla “Hypericin: Ekmek Mayasından Saflaştırılan Glutatyon Redüktazın Potent Bir İnhibitörü” ve “BIRC2 ve BIRC3 Antiapoptotik Proteinlerinin Prostat DU-145 Kanser Kök Hücrelerinde NO Donörü DETA-NONOate Varlığında Artan Down-regülasyonu: Kombinasyon Terapi Potansiyeli” başlıklı posterleri ve Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nazmi ÖZER“Antidepresan Fluoxetine, Ekmek Mayası Glutatyon Redüktazı İnhibe Ediyor” başlıklı posteri ile katılımcılardan geniş ilgi gördü. Prof. Dr. Nazmi ÖZER, 45 Avrupa Ülkesinin Oylarıyla Federasyon Başkanlığına Getirildi Prof. Dr. Nazmi ÖZER aynı zamanda FEBS Üyesi 45 Avrupa ülkesinin oylarıyla Eylül 2017 itibarı ile toplam iki yıl sürecek Federasyon Başkanlığı görevine getirilerek Kuzey Kıbrıs ve Yakın Doğu Üniversitesi için gurur kaynağı oldu. YDÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyelerine Büyük Övgü Diğer taraftan 27 yıldan bu yana ulusal çapta düzenlenen ve Türkiye’nin en geniş katılımlı bilimsel kongrelerinden biri olma özelliği taşıyan Ulusal Biyokimya Kongresi, 28’inci yılında uluslararası bir kongreye dönüştürülerek 19‒23 Eylül tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Türkiye’nin Erzurum şehrinde gerçekleştirildi. Uluslararası Biyokimya Kongresi ‒ 2017’nin Biyokimya Eğitimi Paneli’nde konuşan ve aynı zamanda kongrenin Onursal Başkanı olan Prof. Dr. Nazmi ÖZER’in “Tıbbi Biyokimyada Yüksek Lisans ve Doktora Eğitimi” başlıklı sunumu özellikle akademisyenler tarafından dikkatle dinlenirken, Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem TERALI’nın “Biyolojik Pestisit Abamectin’in Memeli Bütirilkolinesterazı Üzerindeki Etkisi: Deneysel ve Hesapsal Çalışmalar” başlıklı sözlü bildirisi katılımcılardan büyük övgü aldı. YDÜ Tıp Fakültesi Öğrt. Üyesinin Adının Verildiği ‘TBD ‒ Prof. Dr. Nazmi ÖZER Bilim Ödülü, 2017’ Sahibini Buldu Tıbbi Biyokimya Öğretim Üyeleri ilgili kongrede ayrıca 2016‒2017/Bahar Dönemi’nde Tıbbi Biyokimya Yüksek Lisans Programı’ndan mezun ettikleri öğrencilerinin tez çalışmaları üzerine temellendirdikleri üç de poster bildirisi sundu ve Prof. Dr. Nevbahar TURGAN’ın sorumlu yazar olduğu “Trombomodulin -1748 G/C Polimorfizmi ve Plazma Trombomodulinin Diyabetik Mikrovasküler Komplikasyonlarla İlişkisi” başlıklı posteri en iyi poster bildiri ödülüne layık görüldü. Uluslararası Biyokimya Kongresi ‒ 2017’nin bir diğer önemli ve gurur verici anı ise Türk Biyokimya Derneği’nin (TBD) Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı’nın adını verdiği bin Euro değerindeki “TBD ‒ Prof. Dr. Nazmi ÖZER Bilim Ödülü, 2017”nin sahibini bulduğu andı. Yakın Doğu Üniversitesi’nden Kongreye Büyük Destek Sundukları sözlü bildirilere ve poster bildirilerine ait özetlerin, her ikisi de Web of Science kapsamında bulunan The FEBS Journal veya Turkish Journal of Biochemistry’de yayımlanacağını belirten Tıbbi Biyokimya Öğretim Üyeleri, sağladığı destek için Yakın Doğu Üniversitesi’ne teşekkür etti ve sahip oldukları birikim, enerji ve takım ruhu sayesinde bilimsel faaliyetlerinin daha da genişleyerek hız kesmeden devam edeceğinin altını çizdi.

Dünya Kalp Günü

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamza Duygu, Dünya Kalp Günü Nedeniyle Yaptığı Açıklamada Kalp ve Damar Hastalıklarının Günümüzde Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerin Başta Gelen Ölüm ve İş Görmezlik Nedenlerinden Olduğunu,  Bir Çok Avrupa Ülkesinde ise Orta ve İleri Yaş Grubunda En Önemli Ölüm Nedeni Olduğunu, Avrupa’da Kalp – Damar Hastalıkları Nedeniyle Ölümlerin % 30’unun 65 Yaş Altındaki Kişilerden Oluştuğunu, Dünya Sağlık Örgütü’ne Göre ise Kan Basıncı, Obezite, Kolesterol ve Sigara İçiminin Kontrolü ile Sıklığının Yarıya İndirilebileceğini, Bu Anlamda da Koruyucu Hekimliğin Kalp ve Damar Hastalıklarından Dolayı Oluşan Ölümlerin Azaltılmasında Önemli Role Sahip Olduğunu İfade Etti. Risk Faktörleri Kalp ve damar hastalıkları ile ilgili risk faktörlerinin yaş, cinsiyet, genetik ve değiştirilemez etkenler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, sigara, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, aşırı alkol kullanımı, oturgan yaşam, şişmanlık, kandaki yağ oranı, kan basıncı ve kan şekeri yüksekliğinin düzeltilebilir risk faktörleri arasına girdiğini, obetize, hipertansiyon ve sigara içiminin kalp ve damar hastalıkları ile ilgili savaşta ana hedef olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Hamza Duygu: “Son Yıllarda Yirmili veya Otuzlu Yaşlardaki Kişilerde Kalp – Damar Tıkanıklığına Daha Sık Rastlanmaktadır” Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesinin getirdiği değişimler nedeniyle toplumun gün geçtikçe farklılaşan bir yaşam tarzını sürdüğünü söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, modern yaşamın getirdiği olanaklar nedeniyle insanların daha az hareket eder hale geldiğini belirtti.  Değişen yaşam tarzıyla birlikte insanların beslenme alışkanlıklarının da kötü yönde etkilendiğini söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, beslenmenin daha çok hayvansal kaynaklı gıdalara dayanması, sebze ve meyvenin yeterince tüketilmemesi, aşırı yağlı, soslu, yüksek enerjili gıdalar tüketilmesi, fiziksel aktivite eksikliği ile birleştiğinde kalp damar hastalıklarına yakalanma riskinin arttığını belirtti.  Prof. Dr. Hamza Duygu şöyle devam etti: “Son yıllarda yirmili otuzlu yaşlarda da kalp damar tıkanıklıklarına günlük pratiğimizde daha sık rastlamaktayız. Bunun en önemli nedeni sigara alışkanlığıdır. Buna ek olarak fiziksel aktivitedeki azalma, kilo artışı, beslenmeye yeterince dikkat edilmemesi ve stres de katkıda bulunan faktörler olabilir. Toplumun giderek yerleşen batı tipi diyet ve fastfood alışkanlığı ile mücadele etmek bu hedeflere ulaşmak için gereklidir.” Prof. Dr. Hamza Duygu: “Toplamda Tüketilen Enerjinin % 30’dan Azının Hayvansal Yağlardan Köken Alması Gerekmektedir” Diyet alışkanlığının çocukluk yaşlarında başladığını söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, bu yaşlardan itibaren kişilere sağlıklı diyet alışkanlığının yerleştirilmesi ile toplumun kalp ve damar hastalığı riskinin azaltılabileceğini belirtti.  Aşırı kalori ve tuz tüketilmesinin önlenmesi, hayvansal yağların azaltılarak bitkisel yağların daha fazla tüketilmesi, taze sebze, meyve, liften zengin yiyecekler ve balığın daha çok  tercih edildiği bir diyetin benimsenmesi ile kalp ve damar hastalığı riskinin azalabileceğini söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu şöyle devam etti: “Zeytinyağı ve balık tüketiminin daha fazla olduğu bölgelerde kalp ve damar hastalıklarından ölüm daha az görülmektedir.  Toplamda tüketilen enerjinin % 30’dan azının hayvansal yağlardan köken alması gerekmektedir.” Prof. Dr. Hamza Duygu: “Okullarda Öğrencilere Günde En Az 1 Saat Beden Eğitimi Yapma Olanağı Sağlanmalıdır” Öncelik verilmesi gereken bir diğer konunun şeker hastalığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, şeker hastalığı sıklığındaki korkutucu artıştan sorumlu olan şişmanlığı önlemek için hareket etmeye özen gösterilmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, bu mücadelenin toplum düzeyinde verilmesi gerektiğini belirtti.  Prof. Dr. Hamza Duygu şöyle devam etti: “Topluma bu bilinç eğitim yoluyla kazandırılmalıdır. İlk ve orta dereceli okullarda fiziksel aktivite ve beslenmeyle ilgili eğitimlere daha çok önem verilmelidir. Okullarda öğrencilerin günde 1 saat beden eğitimi yapma olanağı sağlanmalıdır. Erişkinlerin beden eğitimi yapabileceği merkezlerin sayısı ve kalitesinin arttırılması devletçe desteklenmelidir. Yerleşim alanlarında insanların güvenle yürüyüşlerinin sağlanabileceği parkurlar sağlanmalı ve var olanların kaliteleri yükseltilmelidir.  Haftanın beş günü günde en az 30 dakika süre ile yapılacak yürüyüş, koşu, jogging, step, yüzme gibi yarışmalı olmayan aerobik spor ve aktiviteler, kalp kasının oksijenlenmesini artırmasının yanı sıra kişinin ideal kilosuna ulaşmasına, kolesterol düzeyinin düşmesine, kan basıncının kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Bu durum ayrıca kişinin stres düzeyini de azaltır.” Prof. Dr. Hamza Duygu: “Şişmanlık İle Mücadelede Medyaya Önemli Görevler Düşmektedir” Şişmanlık ile mücadelede medyaya önemli görevlerin düştüğünü de söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, çikolata, gofret, bisküvi gibi atıştırma ürünlerinin televizyondaki reklamlarına sınır getirilmesi gerektiğini belirtti.  Ayni zamanda bu ürünlerin okullardaki satışına da kısmi kısıtlama getirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Hamza Duygu şöyle devam etti: “Abdominal obezitenin yani yağın göbek çevresinde toplanması, genel obeziteden daha zararlı olduğu kavramı halka ve hekimlere benimsetilmelidir.  Bel çevresinin ölçülmesi, hekimlerimizin kan basıncı gibi yaptığı rutin ölçümlerden biri olmalıdır.” Prof. Dr. Hamza Duygu: “Sigaranın Bırakılması ile Kalp Damar Hastalıkları Riskinin Azaldığı Kanıtlanmıştır” Düzenli olarak sigara içenlerin % 50’sinin sigara içimi ile ilişkili nedenlerden kaybedildiğini söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, bu ölümlerin yaklaşık yarısının orta yaş grubunda görüldüğünü belirtti.  İçilen sigara miktarı ile kalp ve damar hastalıkları kanser ve solunum sistemi hastalıkları ile doğrudan ilişki olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu, verilere göre sigara kullananların yaklaşık 20 yıl daha az yaşadığını belirtti.  Ayni şekilde pasif içicilikte de benzer risklerin beraberinde geldiğini söyleyen Prof. Dr. Hamza Duygu şöyle devam etti: “Pasif içicilik de benzer riskleri getirmektedir.  Sigara kullanımının önlenebilmesinde ilk basamak eğitimdir.  Hedefler okullar, işyerleri ve sağlık kuruluşları olmalı, her aşamada yoğun çabalar harcanmalıdır.  Sigaranın bırakılması ile kalp damar hastalıkları riskinin azaldığı kanıtlanmıştır.  Sigaranın bırakılması sonrası kalp damar hastalıkları riski 10 yıl içinde azalarak hiç içmeyenler seviyesine inmektedir.  Kalp krizi geçirenlerde sigaranın bırakılması ile krizin tekrarlama riski yarı yarıya azalmaktadır.” Kalp Damar Hastalıkları Olan veya Yüksek Risk Grubuna Dahil Edilen Bireylerde Tedavinin Ana Hedefleri Şu Şekilde Özetlenebilir; Sigara dumanından uzak durunuz Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanılmalı Her gün düzenli spor yapılmalı Kilo almamaya dikkat edilmeli, ideal kilo korunmalı Kan basıncının yükselmemesine özen gösterilmeli Fazla tuzdan uzak durulmalı Kötü huylu kolesterol yüksekliğine dikkat edilmeli Kan şekeri kontrolü sağlanmalı Günde ortalama 7 saat uyumaya dikkat edilmeli Stresli yaşamdan uzak durulup, iyimser olmaya gayret edilmeli Fazla alkol tüketiminden kaçınılmalı Mümkün olduğunca kirli havanın olduğu yerlerden uzak durulmalı

YDÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü’nün, Fransa’da Düzenlenen Uluslararası Kongredeki Bildirileri Europen Geriatric Medicine 851 (2017) Dergisinde Yayımlandı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç Dr. Ümran Dal Yılmaz, Öğretim Üyeleri Prof Dr. Nurhan Bayraktar ve Yrd. Doç. Dr. Burcu Totur Dikmen; Nice/Fransa’da düzenlenen (13. International Congress of the European Union Geriatric Medicine Society-Developing Preventive Actions in Geriatric) kongreye poster bildiri ile katıldılar. Bildiriler Europen Geriatric Medicine 851 (2017) dergisinde yayımlandı Yaşlı Bireyler Afetlerde Gençlere Göre Daha Fazla Etkileniyor Prof. Dr. Nurhan Bayraktar ve Doç. Dr. Ümran Dal Yılmaz; ‘Elderly people as vulnerable group in disasters-Afetlerde incinebilir grup olarak yaşlılar’ adlı bildiride; “Afetler, dünyada sürekli meydana gelen olağanüstü ve yıkıcı olaylardır. Dünya Afet Raporu’na göre son on yılda afetlerde % 60 oranında bir artış olmuştur. Afetler ölümlere, yaralanmalara ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Yaşlılar, afetler için en incinebilir gruplar arasındadır. Bu bildiride afetlerde incinebilir bir grup olarak yaşlılar ile ilgili literatüre genel bir bakış sunulmaktadır. Çalışmada MEDLINE, Pub Med, Sciencedirect, Scopus, Cochrane, Türk Tıp Dizini ve ilgili diğer web sitelerini kullanarak bir literatür araştırması (2000-2017) gerçekleştirilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda; konuya ilişkin çeşitli araştırmalarda yaşlı bireylerin afetlerden gençlere göre daha fazla etkilendiğinin belirlendiği görülmüştür. Afet istatistikleri yaşlılarda afetlere bağlı mortalite ve morbidite oranlarının yüksek olduğunu göstermektedir. Örneğin 2011 yılında Japonya’da ortaya çıkan tsunamide ölenlerin % 77’sini yaşlı bireylerin oluşturduğu belirlenmiştir. Yaşlı bireyler, yaşlanmayla ilişkili biyolojik, psikolojik ve sosyal değişimler nedeniyle afetlerin olumsuz etkilerine karşı daha savunmasızdır. Ancak, kapsamlı afet yönetimi planlarıyla, yaşlı bireylerin afetlerde görebileceği zarar azaltılabilir”denildi. Türkiye’de Yaşam Beklentisi 2025 Yılında Ortalama 75.9’a Çıkacağı Öngörülüyor Doç. Dr. Ümran Dal Yılmaz ve Prof Dr. Nurhan Bayraktar; ‘Characteristics of elderly orthopedic patients’ care-Yaşlı Ortopedik Hasta Bakımının Özellikleri’ adlı bildirilerinde ise; “Beklenen yaşam süresinin uzaması sonucu günümüzde dünya nüfusu giderek yaşlanmakta ve yaşlı nüfusun toplam nüfus içerisindeki oranı hızla artmaktadır. Yirminci yüzyıl süresince doğumda beklenen yaşam süresi erkeklerde 48 yaşından 74 yaşına ve kadınlarda 51 yaşından 79 yaşına yükselmiştir. Amerikada 85 yaş ve üzeri nüfus hızla artmakta olup 2050 yılına kadar beş Amerikalıdan birinin yaşlanacağı öngörülmektedir. Türkiye’de de yaşam beklentisi 2010 yılında, erkeklerde 71.6, kadınlarda 76.3 olup ortalama 73.9 iken 2025 yılında erkeklerde 73.1 ve kadınlarda 78.9, olup ortalama 75.9’a çıkacağı bildirilmektedir .” Nüfusun Yaşlanması Önemli Sağlık Sorunlarını da Beraberinde Getiriyor Nüfusun yaşlanması önemli sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir denilen çalışmada: yaşlanma ile birlikte kas ve iskelet sistemindeki değişiklikler nedeni ile ortopedik cerrahi girişim uygulanan yaşlı hasta sayısı da artmaktadır. Anestezi, cerrahi teknikler ve perioperatif bakımdaki gelişmeler yaşlı grupta perioperatif mortaliteyi azaltmakla birlikte, mortalite oranı; 60-69 yaş grubunda %2.2, 70-79 yaş grubunda %2.9, 80 ve üstü yaş grubunda %5.8-6.2’dir. Yaşlı ortopedik hastalarda pek çok yetersizlikle birlikte sistemlerle ilgili ortaya çıkan değişiklikler, hastalıklar mevcuttur. Ortopedik yaşlının bakımında temel amaç; komplikasyonları önleyerek ya da en aza indirerek hastanın sağlığını en üst düzeyde sürdürmektir. Yaşlıya verilecek etkin tedavi ve bakım için hasta, yaşa bağlı değişiklikler, mevcut kronik hastalıklar ve uygulanacak ortopedi ameliyatının yaratacağı riskler yönünden kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi ve bakımının planlanması gerekir. Doğru ve dikkatli bir değerlendirme hastaya verilen tedavi ve bakımın etkinliğini artırdığı vurgulandı. Yrd. Doç. Dr. Burcu Totur Dikmen ve Prof. Dr. Nurhan Bayraktar; ‘Elderly Falls in Turkey: Areview-Türkiye’de Yaşlı Bireylerde Düşme Sorunu: Literatür İncelemesi’ adlı çalışmalarında ise Türkiye’de hemşirelik alanında yapılan yaşlılarla ilgili düşme çalışmaları değerlendirildi. Bildiride, yaşlı bireyler için önemli bir sağlık sorunu olan düşmelerin tıbbi ve sosyo-ekonomik yük getirmekte olduğu belirtildi. Yaşlı Düşmeleri Önemli Bir Sorun Ve Daha Fazla Çalışmaya İhtiyaç Var Yrd. Doç. Dr. Burcu Totur Dikmen ve Prof. Dr. Nurhan Bayraktar; “Düşme sorunu, yaşlılarda mortalite oranlarının, kaygı ve depresyonun artmasına, yaşam kalitelerinin azalmasına neden olabilir. Çalışmada MEDLINE, CINAHL, PubMed, Sciencedirect, Web of Science, Scopus, Cochrane Library ve ilgili kurumsal web sitelerinde literatür taraması yapılmıştır (2006-2017). Yapılan inceleme sonucunda: prospektif bir çalışmada yaşlılarda düşme risklerinin belirlendiği, kesitsel bir çalışmada ise kapsamlı bir geriatrik değerlendirme yapıldığı belirlenmiştir. Tanımlayıcı olarak yapılan çalışmalarda yaşlı bireylerin denge değerlendirilmelerinin yapıldığı, düşme sıklıklarının ve düşmeyi etkileyen faktörlerin belirlendiği görülmüştür. Prospektif ve randomize kontrollü çalışmaların ise düşme riski taşıyan yaşlılara uygulanan programların etkinliğinin karşılaştırılması ile ilgili olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak yaşlı düşmelerinin Türkiye’de önemli bir sorun olduğu ve konu ile ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğu belirlenmiştir. Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Doç Dr. Ümran Dal Yılmaz, kongrede gerçekleştirdikleri tüm bildirilerinin, Europen Geriatric Medicine 851 (2017) dergisinde de yayımlandığını vurguladı

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Yeni Öğrencilerine Yönelik Düzenlediği Oryantasyon Günleri Devam Ediyor

Yakın Doğu Üniversitesi’nin, 2017-2018 öğretim yılında Yakın Doğu Üniversitesi’ni tercih edip, kayıt yaptıran yeni öğrencilerine yönelik 21 Ağustos’ta başlayan Oryantasyon, Karşılama ve Yerleştirme Günleri çeşitli etkinliklerle devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi, Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, farklı ülkelerden Yakın Doğu Üniversitesine gelen öğrencilerin üniversiteyi ve ülkemizi tanıması, uyum sağlaması amacıyla her yıl düzenlenen Oryantasyon, Karşılama ve Yerleştirme Günleri kapsamında kültürel, sosyal ve akademik etkinlikler düzenleniyor. Kültür Turlarında, Ülkemiz En İyi Şekilde Tanıtıldı… Oryantasyon günleri kapsamında tecrübeli rehberler ve deneyimli Öğrenci Dekanlığı Ekibi ile Girne, Lefkoşa, Gazimağusa, Karpaz ilçelerine geziler düzenlendi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yeni öğrencilere tanıtıldığı gezilerde, öğrenciler ülkemizin tarihini ve kültürünü yakından tanıma fırsatı buldular. Yeni Öğrenciler Kahvaltıda Buluştu… Oryantasyon günleri çerçevesinde yeni gelen öğrenciler Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci Dekanlığı tarafından organize edilen tanışma kahvaltısında bir araya geldiler. Tanışma kahvaltısına, Dekanlık Takım Lideri Psikolog Çağla Akarsel ve ekip üyeleri, Genel Sekreteri Doç Dr. Yeter Tabur ve Yurtlar Müdürü Uz. Recep Uğur Arslan’la çok sayıda öğrenci katıldı.  Kahvaltı etkinliğinde Yakın Doğu Üniversitesi’nde yaşam ile ilgili söyleşi yapıldı. Söyleşide, üniversite kampusu, öğrencilere sunulan imkanlar, etkinlikler ve barınma hakkında bilgiler aktarılırken, öğrencilerin üniversite ilgili merak ettikleri sorulara cevap verildi. Doç. Dr. Dudu Özkum Yavuz: “Öğrencileri Üniversite Yaşamıyla Tanıştırmayı, Uyum Sağlamaları Konusunda İpuçları Sunmayı ve Kaynaşmayı Amaçlıyoruz…” Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Dudu Özkum Yavuz yaptığı açıklamada, oryantasyon günleri çerçevesinde Yakın Doğu Üniversitesi ailesine yeni katılan öğrencileri üniversite yaşamıyla tanıştırmayı, öğrencilere bu yeni yaşamlarına uyum sağlamaları konusunda ipuçları sunmayı, içlerine girdikleri yeni ortamı tanıtmayı ve öğrenciler arasında kaynaşmayı sağlamaya amaçladıklarını söyledi. Oryantasyon günleri içerisinde Yakın Doğu Üniversitesi’nin öğrencilerine sunduğu hizmetler ve sağladığı olanaklarla, öğrencilerin her türlü hak ve sorumlulukları hakkında da yoğun bilgilendirmeler yapıldığını dile getiren Doç. Dr. Dudu Özkum Yavuz, şunları anlattı; “Oryantasyon Günleri programı öğrencilere kampüs ve kampüs olanaklarını tanıtmak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne uyum sürecinde yeni öğrencileri desteklemek amacıyla hazırlandı. Oryantasyon günleri süresince, Yakın Doğu Üniversitesi’nin yeni öğrencileri, kendileri için düzenlenen çeşitli sosyal, sportif, kültürel etkinliklere katılma; fakülteler ve bölümlerle ilgili temel bilgileri edinme; öğretim üyeleri, kampus çalışanları ve yeni arkadaşlarla tanışıp kaynaşma şansına sahip oldular.” Yeni Kayıt Yaptıran Öğrenciler, Yakın Doğu Üniversitesi’ni Tercih Ettikleri İçin Çok Memnun… Doç. Dr. Özkum Yavuz; 2017-2018 akademik yılında Yakın Doğu ailesine yeni katılan öğrenciler ve velilerin, beklentilerini karşılayan bir kampüs ve çevreyle karşılaştıklarını, bu oryantasyon programları ile öğrencilerin üniversitedeki hayatlarının zenginleştirildiğini ve kolaylaştırdığımızı dile getirerek öğrencilerin Yakın Doğu Ailesine katıldıkları ve Yakın Doğu Üniversitesi’ni tercih ettikleri için çok memnun olduklarını söylediklerini de belirtti. Oryantasyon Günleri ‘Yakın Doğu Üniversitesi’ne Hoşgeldiniz Partisi’ ile Sona Erecek Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci Dekanlığı tarafından düzenlenen 2017-2018 Akademik Yılı Oryantasyon Programı, 29 Eylül tarihinde ‘YDÜ ‘ye Hoşgeldiniz Partisi’ ile sona erecek. Hoşgeldiniz Partisi Yakın Doğu Üniversitesi Kampusu, İş Bankası Önü Park Alanı’nda 20:30-00:00 saatleri arasında yer alacak. Dans gösterilerinin yer alacağı partide, Acustic4 Müzik Grubu ve DJ Erim de sahne alacak.

Yakın Doğu Üniversitesi,Radyo TV ve Sinema Bölümü Sinemayı Sokağa Taşıdı

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi, Radyo, TV ve Sinema Bölümü, Sinema Kulübü, Güzelyurt Yeşilada Lions Kulübü ile birlikte gençlik gecesi düzenledi. İletişim Fakültesi ve Sinema Kulübü tarafından organize edilen gösterim, “Sinema Sokakta” etkinlikleri kapsamında bu kez Güzelyurt Bandabuliya’da gerçekleştirildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Radyo, TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fevzi Kasap ve Yeşilada Lions Kulübü Başkanı Seval Zaifoğlu tarafından koordine edilen etkinlik,  Radyo, TV ve Sinema Bölümü Öğretim Görevlisi Emrah Öztürk, Uzman Aptullah Sayar, Öğrenci Asistanı Çağlayan Dursun ve YDÜ Sinema Kulübü öğrencilerinin katkıları ile gerçekleştirildiği belirtildi. Doç.Dr.Fevzi Kasap; Amacımız, Gençlerimizi Kaynaştırma Ve Sinema Kültürünü Yaygınlaştırmak” Güzelyurt bölge gençliğini kaynaştırma ve sinema kültürünü yaygınlaştırma amacıyla düzenlenen gecede,  Yönetmen Çağan Irmak’ın “Nadide Hayat” filminin gösterimi yapıldı. Yeşilada Lions Kulübü üyelerinin ve bölge gençliğinin yoğun katılım gösterdiği gecede duygusal anlar yaşandı. Doç.Dr.Kasap; Sinemanın Daha Geniş Çevrelere Ulaştırılması Konusunda Tüm Sivil Toplum Örgütleri İle İşbirliğine Hazırız” Gösterim sonrası,  Yeşilada Lions kulübü Başkanı Seval Zaifoğlu,  Doç. Dr. Fevzi Kasap’a ve katkı koyanlara teşekkür belgesi takdim ederek,  YDÜ Radyo, TV ve Sinema Bölümü ile işbirliğine devam etme arzusunda olduklarını vurguladı.  Doç. Dr. Fevzi Kasap ise yaptığı konuşmada sinemanın geniş çevrelere ulaşması yönünde katkılarından dolayı Lions Kulübü’ne teşekkür etti. Kasap, sinemanın daha geniş çevrelere ulaştırılması konusunda duyarlı olduklarını ve bu yönde tüm sivil toplum örgütleri ile işbirliğine hazır olduklarını belirtti.

Badminton Federasyonu Tarafından Düzenlenen 19 Yaş Altı KKTC Şampiyonası

Badminton Federasyonu tarafından düzenlenen 19 yaş altı KKTC Şampiyonası 23.09.2017 Cumartesi günü yapıldı. 1999 ile 2003 arası doğumlu olan sporcuların katıldığı turnuvada 5 kategoride toplam 51 maç oynandı. Özellikle tek erkekler ve tek bayanlar finalinin müthiş bir çekişmeye sahne olduğu turnuvada, erkelerde Yakın Doğu Üniversitesi adına yarışan Seymen G. Deniz rakibi Arda Eroğlu’nu yenerek son dört turnuvada olduğu gibi yine şampiyon olmayı başarırken, kızlarda ise Yakın Doğu Üniversitesi adına yarışan Özgem İ. Öge rakibi Eren Özuyanık’ı mağlup ederek katıldığı 3 turnuvada da şampiyon olmayı başardı. Çift Bayanlar mücadelesinde tüm rakiplerini mağlup eden Özgem İ. Öge ve Beste Aydoğan çifti ile Çift Erkeklerde mücadele eden Arda Eroğlu ile Süleyman Gündüz çifti turnuvada yenilgi almadan birinci oldular. Mix maçlarında ise Seymen G. Deniz ve Eren Özuyanık çifti de tüm rakiplerini mağlup ederek birinci olmayı başardılar. Sporcuların topladığı puanlara göre ise takım şampiyonluğunu Yakın Doğu Üniversitesi kazanırken, ikinciliği Girne Üniversitesi, üçüncülüğü de Akdeniz Spor Birliği kazandı.

Yakın Doğu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesiyle Türkiye’de Uluslararası Çevre Kongresi’nde Temsil Edildi

Yakın Doğu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) Edirne’ de düzenlenmiş olan XIII.Ekoloji ve Çevre Kongresi’nde temsil edildi. Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Wayne Fuller Edirne’de düzenlenen XIII.Ekoloji ve Çevre Kongresi’ne poster sunumu ile katıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, “Preliminary survey of Marine Debris Accumulation along the North Cyprus shoreline”` başlıklı poster bildirisi Yakın Doğu Üniversitesi Öğretim Elemanları Özge Özden, Sinem Yıldırım, Wayne Fuller ve Exeter Üniversitesi’den Stephen Pikesley, Brendan Godley ile ortak bildiri şeklinde hazırlandı. Toplam 1500 ulusal ve uluslararası katılımcının yer aldığı kongrede çevresel konuların tartışıldığı belirtildi. Yakın Doğu Üniversitesi Proje Koordinatörü Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özge Özden Fuller araştırma projesi başlığının “Spatiotemporal patterns of Marine Debris Deposition along the shoreline of North Cyprus” olduğunu, sözkonusu projenin Ocak 2017 tarihinde başladığını ve toplam beş akademisyen ile Mart 2019 tarihinde tamamlanmasının planlandığını belirtti. Projede çalışmakta olan üç akademisyenin Yakın Doğu Üniversitesi’nden ve diğer iki akdemisyenin ise Birleşik Krallık Exeter Üniversitesi’nden katkı koyduklarını belirtti. Doç. Dr. Özge Özden Fuller; “Bu araştırmanın 3 amacı var, Denizel atık kompozisyonunu belirlemek Mekânsal-zamansal eğilimleri tanımlamak Akdeniz bölgesindeki gelecekteki deniz kirliliği araştırmaları için tavsiyeler üretmek“ Ayrıca; “Doğu Akdeniz’in antropojenik atıklarla ilişkili olarak dünyanın en kirli denizlerinden biri olduğuna dair artan kanıtlar var.Bununla birlikte, bu bölge yeterince çalışılmadı ve araştırmamız Akdeniz bölgesi genelinde deniz bilimi hakkında bilgi sahibi olma potansiyeline sahiptir.Projemiz, diğer ülkelerdeki kötü atık yönetiminin bir sonucu olarak Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan aşağı akış etkilerini vurguluyor. Yakın Doğu Üniversitesi tarafından finanse edilen Yakın Doğu Üniversitesi Deniz Kirliliği Bilimsel Araştırma Projesi, Exeter Üniversitesi, Cornwall Kampüsü ile işbirliği çerçevesinde yürütülmektedir. Exeter Üniversitesi’nde Koruma Bilimi Profesörü olan Brendan Godley projenin coğrafi açıdan geniş ve spatiotemporal değişkenliği kapsayacak ve sonraki analiz için istatistiksel güç sunacak kadar uzun süreli olduğunu vurguladı.
tercih robotu