Yakın Doğu Üniversitesi’nde 9 Bölümden Oluşacak Ziraat Fakültesi İçin İşbirliği Protokolü İmzalandı

Yakın Doğu Üniversitesi İle Çukurova Üniversitesi Arasında İşbirliği Protokolü Yakın Doğu Üniversitesi ile Çukurova Üniversitesi eğitim alanında işbirliği yapmak için 3+3 yıllık protoke imza koydular. Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa KİBAR ve Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. GÜNSEL bilim üretmek için çalışmalarını birlikte sürdüreceklerini belirtti Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla lişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa KİBAR ile Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. GÜNSEL arasında Çukurova Üniversitesi’nde imzalanan protokol kapsamında her iki üniversite bünyesinde bulunan fakülte, enstitü ve yüksekokullar, sürdürülen eğitim ve öğretimin geliştirilmesi ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi konusunda ortak çalışma yürütecek, öğretim üyesi ve öğrenci değişimi, staj programının yanısıra yeni kurulacak olan Ziraat Fakültesi ile ilgili işbirliği gerçekleştirecek. Yeni Kurulacak Ziraat Fakültesi, 9 Bölüm ve Araştırma Çiftliğinden Oluşuyor 16 Fakülte, 220 lisans ve önlisans, 205 master ve doktora program, 6 enstitü, 2 yüksekokul, 4 meslek yüksekokulu ve 28 araştırma merkeziyle eğitim veren Yakın Doğu Üniversitesi Fakülte sayısını 17’ye çıkararak 9 bölümden oluşacak ziraat fakültesi için işbirliği protokolünü imzaladı. Ziraat Fakültesi bünyesinde bulunacak 9 bölüm ise; Tarla Bitkileri,Bahçe Bitkileri,Bitki Koruma,Tarım Ekonomisi,Tarım Makineleri ve Teknolojisi, Zootekni, Gıda Mühendisliği, Peyzaj Mühendisliği, Balıkçılık Teknolojisi bölümlerinin yanında Araştırma ve uygulama çiftliği kurulacak. KİBAR; “Yakın Doğu Üniversitesi’nin Çalışmalarını Yakından Takip Ediyoruz” Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa KİBAR, Yakın Doğu Üniversitesi’nin çalışmalarını yakından takip ettiklerini ve YDÜ’nün araştırmalara verdiği önem ve yayınlardan çok memnun olduğunu belirtti. Elektrikle çalışan GÜNSEL otomobile de değinen Prof. Dr. Mustafa KİBAR, bunun çok önemli bir çalışma olduğunu, bunun sadece YDÜ’nün değil KKTC içinde büyük önem arzettiğini vurguladı. KİBAR; “Biz de üniversite olarak protokol kapsamında YDÜ’ye nasıl yardımcı olabileceksek elimizden geleni memnuniyetle yapmaya hazırız. Çeşitli projeleri birlikte yürütebiliriz. Biz de YÖK’ün Türk Üniversitelerinde Misyon Farklılaşması kapsamında yaptığı çalışmalarda araştırma üniversitesi misyonunu uygun gördük. Müracaatımızı yaptık. Bu bağlamda bu protokolün önemi de arttı” dedi. GÜNSEL; Bilim Üreten Bir Üniversite Olmak En Büyük Hedefimiz Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. GÜNSEL de Çukurova Üniversitesi ile çok önemli bir protokol imzaladıklarının altını çizerek, “Hayallerimizi gerçekleştirmeye çalıştığımız üniversite kurma yıllarımızda kardeşlik kurabildiğimiz ilk üniversitelerden biri olan Çukurova Üniversitesi ile imzaladığımız işbirliği protokolü her iki üniversite için büyük bir imza oldu. 26 yıldır üretmeye, geliştirmeye devam ediyoruz. Bilim üreten bir üniversite olmak en büyük hedefimiz. Bunu başarmanın en büyük yolu bütün anabilim dallarını tek çatı altında toplamaktır. Biz de bunu yapıyoruz” dedi. 3+3 Yıllık Protokol Konuşmaların ardından Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa KİBAR ile Yakın Doğu Üniversitesi Kurucu Rektörü Dr. Suat İ. GÜNSEL arasında 3+3 yıllık işbirliği protokolü imzalandı. Törene, Yakın Doğu Üniversitesi rektör yardımcıları Prof. Dr. Şenol BEKTAŞ, Prof. Dr. Fahreddin Sadıkoğlu, Yakın Doğu Üniversitesi Öğrenci İşleri Müdürü Ümit Serdaroğlu ile Çukurova Üniversitesi rektör yardımcıları ve dekanlar katıldı.

Yakın Doğu Üniversitesinden Eğitim Alanında Yeni Sertifika Programları

Yakın Doğu Üniversitesi’nin Eğitim Alanında Eğitimin Tüm Paydaşlarına Yönelik Hayata Geçireceği Yeni Kısa Dönemli Eğitim ve Sertifika Programlarına Kayıtlar Başladı. Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi ve Atatürk Eğitim Fakültesi 2017 – 2018 akademik yılında öğretmenlerin, öğrencilerin, eğitim kurum yöneticilerinin ve ailelerin hayatlarında fark yaratacak kısa dönemli eğitim programlarını hayata geçirecek. Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (YABEM) ve Atatürk Eğitim Fakültesi 2017 – 2018 akademik yılında öğretmenlere, geleceğin öğretmen ve idareci adaylarına, öğrencilere, ailelere ve toplumun tüm kesimlerine yönelik kısa dönemli eğitim ve sertifika programları düzenleyecek. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Yakın Doğu Üniversitesi akademisyen ve uzmanları tarafından yürütülecek eğitimlerin birbirinden farklı alanları içerdiği belirtildi. Kısa dönemli eğitimler ve sertifika programları 25 Eylül 2017’de başlayacak ve Yakın Doğu Üniversitesi yerleşkesinde gerçekleştirilecek. YABEM kısa dönemli eğitim programları; Madde Bağımlılığı ve Önleme, Güvenli İnternet Kullanımı, Eğitimde Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Bilişim Teknolojileri Eğitimi, Eğitim Yönetimi Kuramları ve Süreçleri, Çevre Eğitimi ve Çevre Politikaları, Dinleme Becerisinin Geliştirilmesi, Eğitimde Yeni Yönelimler, Sosyal Medya Araçlarının Eğitsel Amaçlı Kullanımı, Eğitim ve Kalkınma Stratejileri, Gelişim Psikolojisi, Stres Yönetimi, Evlilik İlişkisini Geliştirme, Müze Eğitimi Uygulamaları, Sınıfiçi Etkili İletişim, Örgüt Kültürü, Aile-Toplum ve Eğitim, Eğitimde Yaratıcı Drama gibi farklı eğitim disiplinlerini, alanlarını ve konularını kapsıyor. YABEM Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş: Yeni kuramsal yaklaşımlar, yöntemler ve uygulamalar ışığında eğitimin farklı alanlarında tüm paydaşlara yönelik kapsamlı kısa dönemli eğitimleri hayata geçiriyoruz. Yakın Doğu eğitim vizyonu  çerçevesinde yıllardır KKTC’deki tüm eğitim paydaşlarının kişisel ve profesyonel gelişimlerinde önemli bir yere sahip olan Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi uzman kadrosu ve değerli öğretim üyelerinin yürütücülüğünde hayata geçirilecek bu kısa dönemli eğitim ve sertifika programlarıyla tüm katılımcılarımızın eğitim alanlarındaki gelişim sürecine yaşam boyu katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Sürekli gelişim içinde bulunan eğitim alanının yalnızca üniversite müfredatları ile sınırlandırılamadığı bir dönemde  yeni kuramsal anlayışların, yöntemsel gelişmelerin ve yeni uygulamaların ışığında tüm eğitim paydaşlarımıza kendi kişisel ve profesyonel gelişimlerine destek olacak kısa dönemli eğitim programları hazırlamaya ve sunmaya devam ediyoruz. Amaç ve konu odaklı kısa dönemli programlarımızda yeni eğitim teknolojilerinin ve yeni yöntemsel yaklaşımların uygulamaya yönelik kullanımlarına ayrı bir önem veriyoruz. Bu anlamda eğitim idarecilerine ve öğretmenlere yönelik “Eğitim Yönetimi Kuramları ve Süreçleri” “Eğitim ve Kalkınma Stratejileri” ve “ Eğitimde Bilgi ve İletişim Teknolojileri” gibi profesyonel gelişim programlarının yanında günlük yaşamımızın kalitesini arttırma bağlamında “Aile-Toplum ve Eğitim”, “Madde Bağımlılığını Önleme” ve “Evlilik İlişkisini Geliştirme” gibi ailelere ve farklı konularda sistemli bilgiye erişmek isteyen etkin vatandaşlarımıza yönelik hayatın her alanında kişisel gelişime katkı koymayı amaçlayan sertifika programlarını da hayata geçiriyoruz.” dedi. Bireyin ve toplumun eğitiminde tüm eğitim paydaşları olarak her birimize önemli görevler düşüyor Sağlıklı birey ve toplum eğitimin tüm toplum kesimlerinin eğitsel süreçlere etkin ve bilinçli katılımıyla mümkün olabileceğinin altını çizen Doç. Dr. Koldaş, “Bireyin ve toplumun eğitiminde  kurumlara, idarecilere ve öğretmenlere olduğu kadar toplumun her kesimine önemli görevler düşüyor. Toplumumuzdaki her bireyin ve adamızda yaşamlarını sürdüren herkesin yaşam boyu eğitiminde aileler, sivil toplum, öğrenciler ve etkin vatandaşlar olarak hepimiz  önemli bir sorumluluk taşıyoruz. Bu sorumluluğu yerine getirebilmek noktasında eğitimin tüm paydaşlarının üniversitemiz bünyesinde gerçekleştirilen bu kısa dönemli eğitim ve sertifika programlarından yararlanabileceklerine inanıyoruz.” dedi. Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi kısa dönemli eğitim programlarına kayıt ve daha detaylı bilgiye www.neu.edu.tr web sayfasından, nei@neu.edu.tr e-posta adresinden, Yakın Doğu Enstitüsü facebook sayfasından (facebook: yakindoguenstitusu), 223 64 64 (dahili 532) ve 0533 829 97 36 telefonlardan ulaşılabilir.

Türkiye’deki Tıp Öğrencileri Araştırma Yapmak İçin Yakın Doğu Üniversitesi’ni Tercih Ediyor

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Öğrencileri Birliği’nin Türkiye Tıp Öğrencileri Birliği (TurkMSIC) ile imzaladığı protokol çerçevesinde Türkiye’deki üniversitelerin tıp fakülteleri arasında anlaşmaya varılan araştırma değişimi programı çerçevesinde proje değişim programı başlatıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, staj ve araştırma değişimi programı çerçevesinde, Türkiye’deki üniversitelerin tıp fakültelerinden 6’sı araştırma değişimi olmak üzere toplam 14 öğrenci staj yapmak ve araştırma projelerinde gözlemci araştırmacı olarak çalışmak üzere Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne geldi. Proje değişim programı ile öğrenciler, Yakın Doğu Üniversitesi’nin araştırma merkezleri ve laboratuarlarında yürütülen Bilimsel Araştırma Projelerine gözlemci araştırmacı olarak katılırken, staj değişim programıyla gelen öğrenciler ise Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi kliniklerinde stajlarını gerçekleştiriyor. Dört haftalık program sonucunda öğrenciler sertifika almaya hak kazanıyor. Türkiye’nin Çeşitli Üniversitelerinden Öğrenciler Geldi… 2017 yılı yaz dönemi staj ve araştırma değişim programında; Akdeniz, Ankara TOBB, Celal Bayar, Gaziantep Üniversitesi, Koceeli, Namık Kemal, On Dokuz Mayıs, Ufuk ve Yıldırım Beyazıt Üniversitesi gibi Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden öğrenciler yer alıyor. Ağustos Ayında Bir Grup Öğrenci Daha Gelecek… Staj değişim programı kapsamında Ağustos ayında 14 öğrencinin daha Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne geleceği kaydedildi. İmzalanan protokol gereği, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri de Türkiye’deki üniversitelerin tıp fakültelerinde staj yapabilme ve proje değişimi imkanlarından yararlanabiliyor. Genç Doktor Adayları Memnuniyet Belirtti… Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde değişik anabilim dallarında staj ve araştırma yapmaya başlayan 14 genç doktor adayı, Yakın Doğu’da kendilerine sağlanan imkanlardan çok memnun kaldıklarını belirterek, Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyelerine ve yöneticilerine teşekkür etti. Mesleki açıdan kendilerini geliştirme ve aynı zamanda adamızı gezip kültürel açıdan da kendilerini geliştirme imkanı bulduğunu ifade eden öğrenci grubu, staj süresince gördükleri misafirperverlik ve sunulan eğitim hizmetleri kalitesinden de övgüyle bahsetti. Uluslararası Staj Değişimi Hedefleniyor… Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi, tıp öğrencilerinin hem bulundukları üniversite, şehir, ülkelerinin yanı sıra yeni yerler keşfetmelerini ve hem medikal hem kültürel deneyimler kazanmalarını amaçlayan staj değişim programlarını, gelecek yıllarda farklı ülkelerle uluslararası düzeyde yapmayı hedefliyor.
15 Nisan Büyümenin İzlenmesi Günü

İştahsız Çocukta Nelere Dikkat Etmeli

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, Yemek Yemenin Hem Biyolojik Hem de Sosyal İçeriği Olan Karmaşık Bir Davranış Olduğunu ve Çocukluk Döneminde Yeme Problemlerine Sık Rastlanıldığını Belirtti. Yeme Problemleri, Sağlıklı Çocuklarda %25-45 Oranında Görülürken, Gelişim Geriliği Olan Çocuklarda Bu Oranın %80’e Kadar Çıktığını Söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, Sağlıklı Çocuklarda Yapılan Çalışmalarda Ebeveynlerin %20-60’ının Çocukların Yeteri Kadar Yemek Yemediğini Düşündüğünü, Yoğun Tıbbi ve Davranışçı Tedavi Gerektiren Ciddi Yeme Bozukluklarının ise Sadece Çocukların %3-10’unda Görüldüğünü Belirtti. Ebeveynler Çocukları için Doktora En Fazla Seçici Yeme ve Az Yemeden Dolayı Başvuruyor Yeme bozukluğu olan çocuklarda en fazla hekime başvurma şeklinin, seçici yeme ve az yeme şeklinde olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, seçici yeme davranışının belli besin gruplarını reddetmek veya yeni besinleri denememek şeklinde olduğunu belirtti.  Tıbbi ve gelişimsel bozuklukları olan çocukların yanı sıra normal gelişim gösteren çocukların da seçici yeme davranışı gösterebildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, seçici yemenin çocuklar arasında aslında sık görülen bir durum olduğunu ifade etti.  Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN sözlerine şöyle devam etti: “ABD’de yapılan bir çalışmada seçici yeme davranışı gösteren çocukların oranı dördüncü ay civarında %19 iken, 19 – 24 ay arasında %50’den fazla olduğu bildirilmiştir. Ancak erken çocukluk dönemindeki seçici yemenin adölesan ve erken erişkinlikteki yeme bozuklukları ile ilişkili olabileceğini söyleyen yayınlar da vardır.” Erken DOĞAN Çocukların %40–70’inde Yeme Problemi Gelişmektedir Yeme bozukluğu olan çocuklardaki iştahsızlığın, öncelikle altta yatan organik bir nedene bağlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, yeme bozukluğunun bazı organik hastalık durumlarında daha sık görüldüğünü belirtti. Örneğin erken DOĞAN bebeklerin %40 -70’inde ciddi yeme problemleri geliştiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, karın ağrısı, gastroözefageal reflü ve kusma gibi gastrointestinal problemi olan çocuklarda yeme bozukluğunun daha sık görüldüğünü ifade etti. Tedavi Pediatrik yeme bozukluklarının tedavisinde iki ortak görüşe varıldığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, birinci görüşün yeme bozukluklarının tedavisinde davranışsal teknikler, ikinci görüşün ise ciddi ve kompleks olgularda en uygun tedavi sonuçlarının sağlanması için multidisipliner yaklaşım olduğunu belirtti. Yeme Bozuklukları Tedavisinde İlk Olarak İştah Düzenlenmesi Yapılmaktadır Yeme bozukluklarında davranışsal tedavinin başarılı olması için ilk basamağın iştah düzenlenmesi olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, bunun için çocuğun yemek yemeye motive edilmesi ve iştahının düzenlenmesi için öğünler arasında çocuğun kalori alımının kısıtlanması gerektiğini ifade etti.  Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN sözlerine şöyle devam etti: “İştahı uyaran ilaçlar genelde kanser ve aşırı zayıflamada denenmiştir ve başka problemi olmayan çocuklarda kullanıma yönelik çalışmalar mevcut değildir.  Bu nedenle tüm iştahsız çocuklarda ilk adımda ilaç kullanılması uygun değildir. Bu ajanlar sadece ciddi olgularda denenebilir.” Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN: “Çocuk İstenilen Gıdayı Yediğinde Ebeveynler Çocuğa Övgü ile Yaklaşırken, Tersine Durumlarda Davranışı Görmezden Gelmelidir.” Çocuğun iştahını öğün zamanında yemeye teşvik edecek şekilde düzenledikten sonra çeşitli davranışsal tekniklerin uygulanabildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, bunun için esas olarak çocuğun yeme davranışlarını şekillendirirken, çocuk tarafından uygun davranış sergilemeye başlandığı zaman olumlu geri bildirim vermek, çocuğun gösterdiği uygun olmayan davranışlarında ise geri çekilmek gerektiğini belirtti.  Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN sözlerine şöyle devam etti: “Örneğin çocuk istenilen gıdayı yediğinde bakım verenin çocuğa övgü şeklinde geri bildirim verirken, tersine durumlarda çocuk yemekleri fırlatma gibi uygunsuz davranış sergilediğinde bakım verenin bu davranışı görmezden gelmesi uygun olacaktır. Bu yaklaşımlar ödül sistemi ile desteklenebilir, bu çocuğun istenilen davranışı yapmasını kolaylaştırabilir. Besin tercihleri olan bir çocuk için, tercih etmediği bir gıdadan az miktarda yemesi, sevdiği bir gıda ile ödüllendirilebilir.  Yıkıcı davranışlar gibi olumsuz davranışlar için ise mola cezası gibi hafif cezalar uygulanabilir.  Yeme sorunu olan çocuklar gıdadan kaçtıklarında bu davranışı pekiştirirler.  Kaçma-sönme tekniğinin pediatrik yeme bozukluklarındaki kullanılırlığı kanıtlanmıştır.  Bu teknik çocuk gıdayı tüketene kadar gıdanın sürekli sunumu içerir.” Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN: “Yeme Problemi Olan Çocukların Çoğunda Organik Bir Neden Saptanmamaktadır.” Pediatrik yeme bozukluklarının başarılı tedavisi için multidisipliner yaklaşım gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, hekim ve psikoloğun yanı sıra, kalori alımını takip etmek ve kalori hedeflerini belirlemek için diyetisyenin, yemeye ilişkin motor ve duyusal sorunlara yönelik konuşma terapistinin, aileye gerekli kaynakları sağlamak için ise sosyal hizmet uzmanının önemli olduğunu belirtti. Çocuğun kilosu ve yeme durumu yoğun takip gerektirdiğinde ve ayaktan tedavi ile başarı sağlanamadığında çocuğun hastaneye yatırılarak izlenmesinin uygun olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN, sonuç olarak yeme problemi olan çocukların çoğunda organik bir neden saptanamadığını belirtti.  Yrd. Doç. Dr. Neşe AKCAN sözlerine şöyle tamamladı: “Altta yatan organik hastalığı olan çocukta, öncelikle mevcut hastalığın tedavi edilmesi yoluna gidilmelidir. Tedavi ile yeme problemi ortadan kalkmayan ve altta yatan organik patolojisi olmayan grupta öncelikle yeme alışkanlığı üzerinde odaklanılmalıdır.”

NeuIslanders Robotik Futbol Takımı Dünya Kupası’nda Bir Üst Tura Yükseldi

Yakın Doğu Üniversitesi’nin yapay zeka Robotik Futbol Takımı,  Robotik dünya kupası olarak bilinen RoboCupta ikinci gün maçlarının ardından bir üst tura yükseldi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgide Japonya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirileren Dünya Kupası’nda, NeuIslanders takımı ikinci gün yaptığı maçlarda Çin’nin Zjunlict takımı karşısında bir mağlubiyet elde etmesine rağmen Japonya’nın MCT Susano Logics takımını yenerek bir üst tura çıkmayı başardığı belirtildi. Çin’li Rakibe Diş Geçiremediler… NeuIslanders, kupanın ikinci gününde ilk maçını Çin’in 2 Dünya Kupası sahibi ve bir önceki dünya kupasi 3.sü olan Zjehijiang Üniversitesi’nin Zjunlict takımı ile oynadı. Daha önceki maçlarda daha defansif bir oyun sergileyen NeuIslanders, rakibinin gücünü göz önüne alarak daha ofensif bir taktik ile sahaya çıktı. Maçın ilk dakikasından son dakikasına kadar iki takımda karşılıklı onlarca şut attı. Güçlü rakibine diş geçiremeyen NeuIslanders, maçı 10-0 kaybetti. Japonların Gelişmiş Son Yapay Zeka Robotlarını Köşeye Sıkıştırdılar… Günün ikinci ve son maçında ise NeuIslanders, kendisi ile aynı puan ve averaja sahip ev sahibi olan Japonya Ulusal Teknoloji Universitesinin MCT Susano Logics takımı ile karşılaştı. MCT Susano Logics ev sahibi olmanın avantajı ile büyük bir taraftar grubunu arkasına alarak maça basladı. Maçın 2. dakikasında taraftar baskısı ile hakem yanlış bir karar vererek taç atışından gelen bir şutu gol olarak sayarak NeuIslanders’ı 1-0 mağlup duruma düştü. NEUIslanders takımının yapay zekası rakibinin açığını bularak rakip takımın 3 oyuncusuna 4 dakika içerisinde sarı kart gösterterek oyundan rakip oyuncuların her birinin 2 dakika atılmasını sağladı. Rakibin eksik kaldığı bu dakikalar güzel bir pas şut organizasyonu ile yaklaşık 6 metre mesafeden rakip kalecinin yetişemiyeceği köşeye şut atarak beraberliği sağladı. İlk yarının son dakikalarında rakip yarı sahada baskısını koruyan NEUIslanders sürekli şut atmasına rağmen aradığı ikinci golü bulamadı. İkinci yarının hemen başlarında NEUIslanders hızlı bir kontra atak geliştirerek skoru 2-1 lehine çevirdi. Ataklarına devam eden NEUIslanders başka gol bulamayınca son iki dakikada topu korner köşesine çekerek zamanı eritti ve maçı kazandı. Bu skor ile Neuislanders takımı ev sahibi Japon takımını eleyerek bir üst tura çıkmaya hak kazandı. Maçlar Canlı Olarak Sosyal Medayada Yayınlanıyor… NEUIslanders takımının Dünya Kupası mücadelesinden anlık haber almak için bütün sosyal medya platformlarında “NEURoboticsLab” adı altında veya robotics.neu.edu.tr  web adresinden takip edilebiliyor. Takım üyeleri canlı maç yayınları ve oynadıkları bütün maçların görüntülerini gün içinde websayfasndan ulaşılabileceğini belirtti.
tercih robotu