Telefon: +90 (392) 223 64 64 | [email protected]
Norveçli Aile Kedisini Göz Ameliyatı için KKTC'ye Getirdi

Norveçli Aile Kedisini Göz Ameliyatı için KKTC’ye Getirdi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne Sabah Saatlerinde Getirilen Gracy İsimli Kedinin 4 Saat Süren Operasyonu Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’nde Başarıyla Tamamlandı Göz korneasında sorun olan Norveçli kediye Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesinde başarılı bir operasyon gerçekleştirildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Kedinin sahibi olan Norveç’li Elsa Maria HUNBERG, Gracy isimli kedisinin gözünde yaşadığı sorun sebebiyle ilgili gerekli muayeneler sonucunda, Veteriner Hekimin kedinin gözündeki sorunu saptaması ve Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’ndeki göz uzmanları ile yaptığı konsültasyon sonucu, kedi Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’nde ameliyat edilmek üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne getirildi. En İyi Göz Ameliyatlarının Adresi Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi… Bir gözünü kaybetmiş kedinin diğer gözünde yaşadığı sorun sebebiyle götürüldüğü hastanede muayenesini gerçekleştiren Veteriner Hekim, yapılan konsultasyonlar sonucunda hastayı ekipman ve donanımı ve de göz konusundaki uzman kadrosu sebebi ile Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’ne yönlendirdi. Sahibinin onayı ile birlikte Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi hekimleri ile temasa geçen Veteriner Hekim, kedinin Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’nde ameliyat olabilmesi için kedinin sorunu ile ilgili Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi hekimlerini bilgilendirdi ve kedinin ameliyatı için uygun gün belirlendi. Operasyon Başarılı İle Gerçekleştirildi… Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, gözünde problem olan 1 yaşındaki kedinin Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’nde 4 saat süren operasyonu Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof Dr. Eser ÖZGENCİL ve ekibi tarafından başarı ile gerçekleştirildi. Kedinin sağlık durumunun iyi olduğu belirtilirken; akşam yurt dışına gidebileceği bildirildi. Yrd. Doç. Dr. Osman ERGENE: “Hassas Bir Nokta Olan Göz Konusunda Uzman Bir Ekibimiz ve Donanımlı Bir Hastanemiz Var” Ameliyat için getirilen kedinin durumu ile ilgili konuşan Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Yrd. Doç. Dr. Osman ERGENE, “kedinin bir gözünde görme kaybı var; diğer gözünde ise korneada yapışmalar vardı. Durumu bize ileten muayene için götürüldüğü Veteriner Hekimden detaylı bilgileri aldık ve ameliyat için kedinin buraya gelmesinin uygun olduğunu belirttik” dedi. Göz hastalıkları ve ameliyatları konusunda donanımlı bir ekibe sahip olduklarını belirten Yrd. Doç. Dr. Osman ERGENE, “en hassas noktalardan olan göz konusunda gerçekten son derece donanımlı bir uzman kadromuz ve son teknoloji ile donatılmış bir hastanemiz var. Son derece titizlikle gerçekleştirdiğimiz tedavilere devam ediyoruz” dedi. Elsa Maria HUNBERG: “Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’ni Çok Beğendim ve Gösterilen Titizlikten Çok Memnun Kaldım” Ameliyat için getirilen kedinin sahibi Elsa Maria HUNBERG, Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’ni çok beğendiğini ve içinin rahat ettiğini ifade etti. “Burası gerçek bir hastane gibi, insanlar için yapılan hastaneler gibi. Çok beğendim ve tüm yapılan işlemlerdeki titizlikten çok memnun kaldım. Kedimizin bir süredir bir gözü görmüyor ve diğer gözünde de sıkıntılar başlayınca onu veterinere götürdük. Veteriner hekim ise Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi uzmanları ile görüştü ve ameliyatın buradaki uzman doktorlar ve donanımlı hastanede olmasını önerdi. Biz de kendisinin önerisini dinleyerek kedimizi getirdik. Ameliyatın başarılı geçmesinden çok mutluyum, tüm ekibe teşekkür ederim” dedi. Haberin Videosu
YDÜ Öğrt. Üy. Prof. Dr. Uğurcan AKYÜZ'ün Çalışması, İş Sanat Kibele Galerisindeki Seçkide

YDÜ Öğrt. Üy. Prof. Dr. Uğurcan AKYÜZ’ün Çalışması, İş Sanat Kibele Galerisindeki Seçkide

YDÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinden Prof. Dr. Uğurcan AKYÜZ’ün bir çalışması İş Sanat Kibele Galerisi’nde açılan “Sanat Üretenler-Sanat Öğretenler” seçkisinde yer aldı. 25 Mayıs’a kadar açık kalacak sergi; Türkiye Cumhuriyetinde 1970 sonrası kurulan sanat eğitimi bölümlerinde, güzel sanatlar ve eğitim fakültelerinde hocalık yapmış ve çok sayıda sanatçının yetişmesine katkı sağlamış, kendi sanatsal üretimlerini de belli bir devamlılıkla sürdüren, aktif sanat yaşamıyla ülke sanatında belli bir yer edinmiş eğitimci sanatçıları ele alıyor. Türk Sanat Tarihi açısından önemli bir seçki sunan proje kronolojik olarak iki sergiye yayılır. Birinci sergi 9 Şubat-9 Nisan 2016 tarihlerinde gerçekleştirilir. Tarihsel olarak Gazi Eğitim’in ilk hocalarından (1932-1970) kuşağına kadar gelir ve bu sergide yaklaşık 70 civarında sanatçı hoca yer alır. Projenin ikinci sergisi ise ilk serginin kaldığı yerden devam ile; 1970’lerden başlayıp 1990 yılına kadar geliyor. Birinci projede olduğu gibi katılımcılar; akademisyenliğinin yanında istikrarlı sanatçı kimliği de oluşturmuş 70 eğitimci sanatçıdan oluşuyor. Küratörlüğünü Deniz ERBAŞ’ın yaptığı sergilerin her ikisi için de her sanatçıdan tek bir eser alınarak birer katalog basılmış. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre; “Sanat Üretenler-Sanat Öğretenler” seçkisinin, ikinci sergisinde pentürden özgün baskıya uzanan, farklı medyum ve teknikleri kapsayan resim ve yüzey sanatı eserleri yer alıyor. Sergiye ilişkin Deniz ERBAŞ’ın açıklamaları şöyle: “Sergi, yaygınlığı ve sayısı artan yükseköğretim kurumları bünyesindeki sanat eğitimine ve güzel sanatlar bölümlerindeki eğitimci sanatçıların üretimlerine toplu bir bakış sunuyor. Dokuz Eylül, Hacettepe, Anadolu Üniversitesi gibi belli bir geleneğin üzerinden yükselen yükseköğretim kurumları ile son otuz yıllık süreçte akademik kimliğini oluşturan fakülte ve bölümler bir arada sunuluyor. Böylece İzmir’den Adana’ya, Bolu’dan Maraş’a, Bursa’dan Hatay’a, Eskişehir’den Konya’ya, Ankara’dan Samsun’a, Mersin’den Kayseri’ye uzanarak Türkiye genelindeki sanat eğitimi ve üretimini aynı çatı altında topluyor. Eğitimci sanatçılar, bir yandan üniversitelerin sanat alanındaki akademik kimliklerinin ve sanat eğitimi geleneğinin altyapısını oluştururken, bir yandan da bu kentlerdeki sanatsal üretim ve etkinlikleri artırarak çeşitlendirmekte; böylece Türkiye’nin birçok kentinde hem sanatın toplumla buluşma kanallarını çoğaltmakta, hem de bu kentleri ulusal ve uluslararası düzlemlerde sanat yoluyla temsil etmektedirler.” Sergi hakkında Prof. Dr. Uğurcan AKYÜZ ise şunları söyledi: “Türk Sanat Tarihinde önemli bir iz bırakacak olan bu sergiye KKTC’den Yakın Doğu Üniversitesinden davet edilmiş olmaktan gurur duydum. Geleneksel hat sanatını çağrıştıracak manipüle edilmiş bir görüntünün dijital baskısı üzerine fırça ile boyamalar yaptığım “ritimsel açılımlar” adlı bir çalışmamla sergiye katıldım. İş Bankası Koleksiyonunun yakın bir zamanda KKTC’de sergilendiğini görmek; Leonardo ve TC. Merkez Bankası Koleksiyonuna ev sahipliği yapmış olan bizleri, kuşkusuz çok mutlu edecektir!”
Yakın Doğu Üniversitesi Sürekli Tıp Eğitimleri'nde Sigaranın Zararları Tartışıldı

Yakın Doğu Üniversitesi Sürekli Tıp Eğitimleri’nde Sigaranın Zararları Tartışıldı

Dünyada Sigara Yüzünden Her 8 Saniyede Bir İnsan Yaşamını Yitiriyor. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri kapsamında, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek ASLAN tarafından Tütün kontrolünde hekimin rolü konulu seminer verildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, 31 Mayıs Dünya Sigarasız günü nedeni ile anlam kazanan bu toplantı, Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gamze MOCAN önderliğinde, Sürekli Tıp Eğitimi Koordinatörü Doç. Dr. Ferhat HARMAN, Koordinatör Yardımcıları Doç. Dr. Selma YILMAZ, Yrd. Doç. Dr. Bahar KAYMAKAMZADE, Yrd. Doç. Dr. Mahmut Çerkez ERGÖREN, Yrd. Doç. Dr. Sevda Lafçı FAHRİOĞLU ve Uzm. Dr. Yeliz CENGİZ’in organizasyonuyla gerçekleşti. Toplantıda Prof. Dr. Dilek ASLAN tarafından, sigaranın halen önlenebilir hastalık ve ölümlerin en önemli nedenlerinden biri olduğu vurgulanarak sigarasız bir toplum için hekime düşen görevlerden bahsedildi. Sigaranın İçindeki Zehirli Maddeler Sigarada 4000 farklı zehir vardır. 250 tane zehirli ve 50 tane kansere neden olan kimyasal maddeler her nefeste solunmaktadır. İçilen her sigaranın içerdiği zehirlerden bazıları: Polonyum-210 (kanserojen) Radon (radyasyon) Metanol (füze yakıtı) Toluen (tiner) Kadmiyum (akü metali) Bütan (tüp gaz) DDT (böcek öldürücü) Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehri) Arsenik (fare zehri) Amonyak (tuvalet temizleyici) Karbonmonoksit (egzoz gazı) Nikotin (bağımlılık yaratan tek madde) 3885 toksik madde Sonuç olarak, ciğerlerimizde oluşan katran (ASFALT) nedeniyle, her sigara, ömrün 11 dakika kısalması demektir. Dünyada Sigara Yüzünden Her 8 Saniyede Bir İnsan Yaşamını Yitiriyor. Pasif İçicilik Pasif içiciler, sigara içen kişilerle ayni ortamda bulunmaları nedeniyle 3700 çeşit kimyasal maddeden zarar görmektedir. Bu risk çocuklar için daha yüksektir. Çünkü çocukların akciğerleri tam gelişmemiş olduğundan, yetişkinlere oranla daha fazla ve hızlı nefes alıp verirler. Bundan dolayı daha fazla sigara dumanına maruz kalarak, boğaz enfeksiyonları, bronşit gibi hastalıklara daha sıklıkla yakalanırlar. Ebeveynlerinin sigara alışkanlığından dolayı kansere yakalanan çocukların oranı %15’dir. Sigara içen ebeveynlerin çocukları kanseri önleyici genden yoksun doğmakta, akciğer enfeksiyonlarına ve astım hastalıklarına daha çok maruz kalmakta ve akciğer fonksiyonlarında bozukluk yaşanmaktadır. Hamileliğinde sigara içen annelerin bebekleri ise %10-15 oranında kilo ve zeka eksikliği ile doğmaktadır. Sigarayı Bırakırken Karşınıza Çıkacak Zorluklar ve Çözüm Önerileri Araştırmalar, sigara bağımlılarının % 80’inin sigarayı bırakmaya niyetli olduklarını ve en az üç kez bırkma teşebbüsünde bulunduklarını göstermektedir. Kararlı olmak başarının anahtarıdır. En önemli adım sigarayı bırakmaya karar vermek ve başarılı olmayı istemektir. Doktor desteğinde sigarayı bırakmak önemli bir destektir. Sigarayı bırakmanın üç evresi vardır; Bırakmaya hazırlanma Bırakma Sürdürebilmek Sigarayı Bırakmaya Yönelik Bazı Öneriler Bırakma tarihinizi belirleyin. Çevrenizdeki insanlara sigarayı bırakacağınızı söyleyin ve size sigara teklif etmemelerini isteyin. Sigara içmemeyi özendiren bir ortam hazırlayın. Örneğin; Kül tablalarını ortadan kaldırın. Değişik yerlere “Sigara içilmez” uyarıları asın, sigara içilmeyen ortamları tercih edin. Giysilerinizi temizleyerek sigara kokusundan arının. Dişlerinizi temizletmek için diş hekiminden randevu alın. Sigaradan sararmış diş görüntüsünden kurtulun. Geçmişte başarısız diş denemeleriniz olduysa gözden geçirin. Sigara içmenizin nedenlerini ve niçin bırakmanız gerektiğini düşünerek not edin ve notu yanınızda taşıyın. Sigara satın almayarak biriktireceğiniz ekstra parayla yapacaklarınızı planlayın. Konuşmacı ve katılımcıların toplantı sonunda yaptığı bilimsel tartışmada Kuzey Kıbrıs’ta sigara içme oranının çok yüksek olduğu belirtilerek sağlıklı bir nesil için sigarasız ortamların sağlanmasının gerekliliği belirtildi. Ayrıca kapalı alanlarda sigara içilmemesi için gerekli önlemlerin alınmasının gerektiği önemle vurgulandı. Seminerin sonunda ise YDÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Gamze MOCAN, Prof. Dr. Dilek ASLAN’a plaket, Sürekli Tıp Eğitimi Koordinatörü Doç. Dr. Ferhat HARMAN da teşekkür sertifikası takdim etti.

Emekler Sevgiyle Paylaşıldı

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri İrfan NADİR 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi’ndeki gençlerle biraraya geldi. Yakın Doğu Üniversitesi İletişim fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileri, İrfan NADİR 18 Yaş Üstü Engelli Rehabilitasyon Merkezi’nde çalışan eğitimcilerin, emekçilerin ve eğitim gören gençlerin motivasyonlarını artırmak, keyifli bir gün yaşamalarını sağlamak, yardımlaşmak ve paylaşmak için etkinlik düzenlediler. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Gazimağusa’da yer alan farklı gelişen gençlerin işlettiği Down Cafe’de gerçekleştirilen etkinlikte çeşitli yiyecek, içecek ve takılar sergilenip satışa sunuldu. YDÜ İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Ufuk ALTUNÇ, öğrencileriyle birlikte gerçekleştirdiği günde özel gençlerle sıcak, samimi ve keyifli bir ortamda paylaşılan anların değerinin paha biçilmez olduğunu, üretilen her şeyin sevgiyle harmanlandığını kaydetti. Altunç, her bireye özellikle eğitim ve üretim alanında fırsat eşitliğinin tanınması gerektiğini, fırsat eşitliği tanınmış ve destek gören gençlerin neler yapabileceğini gururla izlediklerini ve takdir edip el verdiklerini söyledi. Gün içerisinde devam eden kermeste Merkez’deki gençlerle YDÜ’lü öğrenciler müzik dinletisi gerçekleştirip birlikte şarkılar söylediler.
Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Barselona'dan Başarıyla Döndü

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Barselona’dan Başarıyla Döndü

Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Avrupa İnsan Genetiği Kongresi’nde Dikkatleri Üzerine Çekti.. İspanya’nın Barselona şehrinde düzenlenen yaklaşık 4 bin bilim insanının katıldığı Avrupa İnsan Genetiği Kongresi 2016’ya Yakın Doğu Üniversitesi 2 sözlü ve 4 poster sunumu ile hem Yakın Doğu Üniversitesi’ni hem de KKTC’ni başarı ile temsil etti. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Avrupa İnsan Genetiği Kongresi “Kendi hikayeni anlat” yarışmasında ödüle layık görülen konuşması ile Doç. Dr. Şehim G. TEMEL “Ölümden Yaşama” sunumu çok büyük ilgi görürken, Doç. Dr. TEMEL’in “Türk çocuk hastada calpastin (CAST) genindeki yeni homozigot anlamsız mutasyonunun deri soyulumu fenotipyle ilişkisi” ve “Otozomal resesif spinoserebellar ataksi-16’lı bir ailede, olası STUB-1 poliadenilasyon mutasyonunun, homozigozite haritalama ile ekzom sekanslama metodları birlikteliğinde tanımlanması” başlıklı iki poster sunumu da katılımcılar arasında büyük beğeni topladı. Bir başka ilgi gören bilimsel çalışma ise Doç. Dr. Rasime KALKAN “Primer glioblastomalı olgularda, MGMT ve RARβ gen hipermetilasyonlarının prognostik önemi” isimli çalışması ile kanser genetiği oturumunda büyük beğeni toplayıp YDÜ tıp fakültemizi başarı ile temsil etti. Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni Avrupa İnsan Genetiği Kongresi “Sözlü Sunum Bursu” ile temsil eden Yrd. Doç. Dr. Pınar TULAY, kanser mutrasyonlarının insan embriyolarının gelişimindeki rolünü araştıran çalışması “BRCA1’in insan preimplantasyon embriyolarında diferansiyel ifadesi” ile Üreme Genetiği oturumundaki sözlü sunumu beğeni toplarken, sunum sonrası önemli bilim insanları tarafından başarılı sunumundan dolayı tebrik edildi. Tıp fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Mahmut Çerkez ERGÖREN ve Doç. Dr. Şehime G. TEMEL’in “Bir Türk çocukta LMNA geninde saptanan de novo heterozigot yanlış anlamlı mutasyon ve segmental progeroid fenotip ilişkisi” isimli olgu sunumu dismorfoloji ve malformasyon oturumunda dünyada saptanan tek olgu olması nedeniyle diğer Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi bilimsel çalışmaları gibi ilgi gördü. Kongre’de YDÜ Tıp Fakültesini temsil eden öğretim üyeleri, genel olarak kongrenin çok başarılı geçtiği, Avrupa İnsan Genetiği Kongresi’nin bu gelişmeleri yakından takip etmek için en iyi fırsatlardan biri olduğunu, Avrupa ve Türkiye’den gelen bilim insanları ile olası projeler için çok güzel işbirlikleri ve iş ortaklıkları yaptıklarını belirttiler. Kongreye katılan Öğretim Üyeleri kendilerine bu olanağı sağlayan ve hem Yakın Doğu Üniversitesini hem de ülkemizi böyle prestijli bir kongrede temsil etmelerine imkan veren Yakın Doğu Üniversitesi Rektörlüğüne ve Tıp Fakültesi Dekanlığı’na teşekkürlerini sundular.
“Duvarlarımız” Sergisi Büyük İlgi Gördü

“Duvarlarımız” Sergisi Büyük İlgi Gördü

YDÜ İletişim Fakültesi Öğretim Görevlisi Gazi YÜKSEL’in “Duvarlarımız” isimli resim sergisi 16-27 Mayıs tarihleri arasında Lefkoşa’daki tarihi Bedesten’de yer aldı. Sergi, bulunduğu atmosferle uyumu ve konusunun güncelliğiyle yerli ve yabancı sanatseverlerden büyük ilgi gördü. Serginin açılışını, kağıttan oluşturulan duvarı, istek üzerine yırtarak Cumhurbaşkanı Mustafa AKINCI gerçekleştirdi. Telsim Sanat sponsorluğunda açılan sergide Yüksel’in duvar olgusunun metaforik olarak insan yaşamındaki imgesel yansımalarının konu edildiği 43 eser yer aldı. Cumhurbaşkanı Mustafa AKINCI, açılışta yaptığı konuşmada; serginin temasının anlamına dikkat çekerek Kıbrıs sorununu duvara benzetti ve “50 yıldır duvarlarda sadece delik açabildik, yıkamadık” dedi. AKINCI, beyinlerdeki duvarların fiziki duvarlardan daha çok önem taşıdığını kaydederek, duvarları yıkabilmek için daha çok çalışmak gerektiğini vurguladı. Telsim Genel Müdür Yardımcısı Fevzi TANPINAR da, sergiye sponsor olmaktan duydukları mutluluğu dile getirdi. Gazi YÜKSEL de, sanatçı olarak derdinin, yalnızlaşan ve yabancılaşan insanın diğer insanlarla arasına ördüğü duvarlar olduğunu belirtti. YÜKSEL, serginin açılış konuşmasında şunları söyledi: “Çevremizi saran duvarlar reel dünyada kanıksadığımız olgulardır. Kötülüklerle aramıza girerek bizi korudukları için çoğu zaman onların varlıklarından mutluluk duyarız. Ancak, bir sanatçı olarak benim derdim bizi koruyan bu fiziki duvarlar değildir. Günümüz dünyasında yalnızlaşan ve yabancılaşan insanın diğer insanlarla arasına ördüğü görünmez duvarlardır benim derdim. Çünkü bu duvarların gerçek dünyadaki duvarlar gibi iyi yönleri yoktur. Görünmezler ama görünmedikleri oranda kalın ve yüksektirler. Yanı sıra toplumlar arasına örülen görünmez duvarlar da beni üzmektedir. Akdeniz’in ortasındaki bu cennet adayı cehenneme çeviren güçler, Kıbrıslı Rum’u Kıbrıslı Türk’e, Kıbrıslı Türk’ü Kıbrıslı Ruma düşman ederek aralarına yüksek ve kalın duvarlar ördüler. Yıllarca duvarın bize dönük tarafında düşman komşular olarak yaşadık. Bizi düşman edenler duvarın her iki yanında da yeni nesilleri robotlaştırmaya çalıştılar. Aradaki duvarı kötü duygularla besleyerek kalınlaştırdılar ve yükselttiler. Gün geldi, kapıların açılmasıyla robotlaştırılamayanların bir kısmı bazı duvarları yıktı. Komşusuyla yüz yüze geldi. Ve anladılar ki esas duvar aralarında değil, kafalarındaymış. O nedenle bizim, öncelikle ön yargılarımızdan kurtularak görünen değil, kafalarımızın içine yerleştirilmiş görünmeyen duvarları yıkmamız gerekmektedir. En azından bunun için gayret göstermeliyiz. Birbirimizin yaşam ve insan haklarına saygı duyduğumuz sürece düşman olma nedenimiz olmaz. Ben bu anlamda ümitliyim. Yeter ki birileri aramıza yeni duvarlar örmeyi başaramadan biz onların etrafına duvar örebilelim. Buradaki sergi, resim sanatı alanındaki çalışmalarımı bir bütün olarak ilk kez sanatseverlerle buluşturmaktadır. Bu çalışmalarda duvar olgusunun metaforik olarak insan yaşamındaki imgesel yansımaları konu edilmektedir. Resimlerde insanın korku, umut ve beklentileri doğrultusunda çevresine ördüğü soyut duvarlar metafiziksel anlamda betimlenmektedir. Acemilik dönemimin bu ilk sınavında beni yüreklendiren ve destek veren hocalarım Mustafa Salim AKTUĞ, Nazan SÖNMEZ, Canan ATALAY ve Feridun IŞIMAN’a sizlerin huzurunda teşekkür ve minnettarlığımı duyurmak istiyorum.” Haberin Videosu
Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Dünya Sigarasızlık Gününe Dikkat Çekti

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Dünya Sigarasızlık Gününe Dikkat Çekti

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Dünya Sigarasızlık Gününde Kullanıcıları Sigarayı Bırakmaya Davet Etti Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Psikoloğu Tuğçe DENİZGİL, 31 Mayıs Dünya Sigarsızlık Günü Dolayısıyla Sigaranın Neden Olduğu Başlıca Hastalıklar, Bu Hastalıkların Aktif ve Pasif İçiciler için Beraberinde Getirdiği Tehlikeler ve Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sigara Bıraktırma Merkezi Hakkında Bilgi Verirken, 31 Mayıs Dünya Sigarasızlık Günü Dolayısıyla Kullanıcıları Sigarayı Bırakmaya Davet Etti. Dünya Tütüne Hayır Günü, her yıl 31 Mayıs tarihinde, Dünya Sağlık Örgütü üye devletlerince 1987 yılından bu yana tüm dünyada kutlanmaktadır. Dünyada ve KKTC’de tütün ve tütün ürünlerinin kontrolüne ilişkin halk sağlığı politikalarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesine dikkat çekmek amacıyla her yıl etkinlikler düzenlenir. Sigara Hem İçen Kişiler, Hem De Pasif İçici Konumundaki Kişiler İçin Öldürücü Bir Tehlikedir Yapılan etkinliklerde, sigara ve tütün ürünlerinin neden olduğu, başta kanser olmak üzere, kronik tıkayıcı akciğer hastalığı KOAH, kalp krizleri, felçler gibi birçok öldürücü hastalığa, bilinen hastalıkların varlığına ve oluşumuna dikkat çekilir. Özellikle sigaranın hem içen kişiler, hem de pasif içici konumundaki kişiler için öldürücü bir tehlike olabileceği vurgulanır. Ayni zamanda, karbonmonoksit ölçüm cihazı kullanılarak, solunum yoluyla yapılan testlerle, aktif içici ve pasif içicilerin akciğerlerindeki karbonmonoksit oranları ve sigara içme düzeyleri değerlendirilmelidir. Hastalara sigara bağımlılığından kurtulmanın kolay yolları merkez sorumluları tarafından anlatılmalıdır. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Olarak Değerli Halkımızın Sağlığına Önem Veriyoruz Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sigara Bıraktırma Merkezi, değerli halkımızın sağlığına verdiği önemle, her türlü hastalığın başlangıcı sayılabilecek ve ciddi sağlık sorunlarına neden olduğu kanıtlanmış sigara bağımlılığı ile ciddi bir mücadele vermektedir. IQS (I QUİT SMOKKİNG), Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sigara Bıraktırma Merkezi’nde, kişiye özel destek, takip ve özel danışmanlık hizmeti ile uygulanan, güvenilir bir tedavi şekli ve 35 ülkede hizmet veren uluslararası sigara bıraktırma programıdır. Sigara bağımlılığının TEDAVİ EDİLMESİ GEREKEN bir beyin hastalığı olduğunu vurgulayan merkez psikologları, tamamen doğal ve hiçbir yan etkisi olmayan, sonuçları çabuk ispatlanmış bir yöntemle hizmet vermektedir. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Sigara Bıraktırma Merkezi, herkesi bu 31 Mayıs’ta sigarayı bırakarak, yaşam kalitesini artırmaya ve daha sağlıklı nesiller yetiştirmeye davet etmektedir.
Yakın Doğu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Vekili ve İnovasyon ve Bilgi Yönetimi Bölüm Başkanı Doç.Dr. Mustafa Sağsan, TÜBİTAK’ın özel daveti üzerine Gebze Kampusü’nde “Sosyal Bilimlerde Makale Yazmanın Dayanılmaz Hafifliği” adlı tam gün süren seminer verdi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü'nden verilen bilgiye göre, özellikle TÜBİTAK’a bağlı Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) ile Marmara Araştırmaları Enstitüsü’nden (MAM) yaklaşık 60 uzman ve uzman yardımcısının katıldığı Seminer’e sosyal bilimin doğa bilimlerine karşı onurlu ve gururlu mücadelesinin vurgulandığı belirtildi. Bilim yapmanın üç temel ilkeye bağlı olduğunu belirten Doç.Sağsan, bunlardan ilkinin literatürü iyi bilmek, ikincisinin yöntemi iyi bilmek, üçüncüsünün ise bilim yapanların haddini iyi bilmek olduğunu vurguladı. Etik ve intihal kurallarına da değinen Sağsan, katılımcılara tek tek hipotez kurma konusunda pratik yaptırarak, semineri interaktif kılmayı başardı. Seminer sonunda TÜBİTAK ULAKBİM başuzmanlarından Mehmet Boz ise, intihal programlarının kullanımına yönelik kısa bir brifing verdi.

YDÜ, Tübitak’ın Davetlisi Olarak Gebze Kampusü’nde Seminer Verdi

Yakın Doğu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Vekili ve İnovasyon ve Bilgi Yönetimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mustafa SAĞSAN, TÜBİTAK’ın özel daveti üzerine Gebze Kampusü’nde “Sosyal Bilimlerde Makale Yazmanın Dayanılmaz Hafifliği” adlı tam gün süren seminer verdi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, özellikle TÜBİTAK’a bağlı Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) ile Marmara Araştırmaları Enstitüsü’nden (MAM) yaklaşık 60 uzman ve uzman yardımcısının katıldığı Seminer’e sosyal bilimin doğa bilimlerine karşı onurlu ve gururlu mücadelesinin vurgulandığı belirtildi. Bilim yapmanın üç temel ilkeye bağlı olduğunu belirten Doç. Dr. SAĞSAN, bunlardan ilkinin literatürü iyi bilmek, ikincisinin yöntemi iyi bilmek, üçüncüsünün ise bilim yapanların haddini iyi bilmek olduğunu vurguladı. Etik ve intihal kurallarına da değinen SAĞSAN, katılımcılara tek tek hipotez kurma konusunda pratik yaptırarak, semineri interaktif kılmayı başardı. Seminer sonunda TÜBİTAK ULAKBİM başuzmanlarından Mehmet Boz ise, intihal programlarının kullanımına yönelik kısa bir brifing verdi.
YDÜ İletişim Fakültesi’nde Atölye Süreci Sona Erdi

YDÜ İletişim Fakültesi’nde Atölye Süreci Sona Erdi

Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde düzenlenen “Mesleki Atölyeler” sertifika töreniyle sona erdi. YDÜ İletişim Fakültesi Radyo, TV ve Sinema Bölümü tarafından düzenlenen atölyeler kapsamında sektörel uygulamlara yönelik bilgi ve deneyimler aktarıldı. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Nisan ayı içerisinde gerçekleşen yedi ayrı atölye kapsamında TV, Radyo ve Sinema alanlarına ilişkin birikim ve kuramsal bilgilerin paylaşıldığı yoğun bir program uygulandı. Atölye uygulamalarında; Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ufuk ÇELİK “Televizyon Programcılığı ve Sunuculuk Atölyesi”, Dr. Sinem KASIMOĞLU “Radyo Programcılığı ve Sunuculuk Atölyesi”, Öğretim Görevlisi Emrah ÖZTÜRK ”Işık ve Kamera Atölyesi”, Öğretim Görevlisi Pelin AGOCUK “Kurgu Atölyesi”, Öğretim Görevlisi Zeyde Yalıner ÖREK “Stüdyo Yönetimi Atölyesi”, Öğretim Görevlisi Gazi Yüksel “Temel Fotografcılık Atölyesi” ve Öğretim Görevlisi Mustafa Ersenal ise “Haber Kameramanlığı Atölyesiyle” yer aldılar. İletişim Fakültesi bünyesinde düzenlenen “Mesleki Atölyeler”in koordinatörlüğünü Radyo TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fevzi KASAP üstlendi. Gerçekleşen yedi ayrı atölyenin son derece verimli ve başarılı geçtiğini bildiren Doç. Dr. Fevzi KASAP bu tarz uygulamaya yönelik çalıştayların her dönem artarak devam edeceğini vurguladı. Doç. Dr. KASAP; İlgi Duyan Herkes Atölye Çalışmalarına Katılabilecek Bu tarz uygulamalara önümüzdeki dönemden itibaren halkımızdan ilgi duyan kişileri de dahil etmeyi panladıklarını belirten Doç. Dr. KASAP özellikle sektörün ihtiyaç duyduğu kaliteli insan gücü yetiştirme beklentilerine katkı koyma düşüncesinde olduklarını söyledi. Kasap ayrıca yürütülen atölyelerle ilgili ayrı ayrı bilgiler verdi: Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ufuk ÇELİK tarafından gerçekleştirilen, Televizyon Programcılığı ve Sunuculuk Atölyesi’nde; katılımcılara, bir televizyon programının düşünsel boyuttan itibaren bir program bütünü içinde seyirciyle buluşuncaya kadar geçen evrenin önce teorik olarak anlatıldığı ve ardından program çekimine geçilerek uygulamaya dönüştürüldüğü belirtildi. Yrd. Doç. Dr. ÇELİK atölyesi kapsamında; Yakın Doğu Televizyonu bünyesine kazandırılan YDÜ Otomobil Müzesi’ne ilişkin filmin, düşünsel hazırlığının yapıldığı ve daha sonra da stüdyo ortamında hayata geçirildiği vurgulandı. Yrd. Doç. Dr. ÇELİK atölyesinde, uygulamanın en az dersler kadar önemsenmesi gerektiği üzerinde duruldu ve uygulamanın, tasarıların kağıtta yada zihinlerde kalmasını önleyen ve ete kemiğe bürünen üretimler olduğu hatırlatıldı. Öğretim Görevlisi Emrah ÖZTÜRK tarafından gerçekleştirilen atölyede ise; ‘Fotoğrafçılık ve Kameramanlık’ ve Radyo,TV ve Sinema bölümlerinde eğitim gören öğrencilerle birlikte, YDÜ TV Stüdyolarında, ışık ve kamera kullanımı üzerine yoğunlaştı. Atölyede ana temanın “Bir röportaj kadrajı nasıl tasarlanır?” yönünde geliştirildiği bildirildi. Kadraj sınırları, bakış yönü, konuşmacının duruşu hakkında bilgiler verilerek, bir öğrencinin modelliğinde ideal bir kadraj uygulamasının hayata geçirildiği belirtildi. Emrah ÖZTÜRK tarafından yürütülen atölyede; “Konuşmacının yüzünü aydınlatmak üzere temel ışık kullanımı uygulandı. Öğrenciler, anahtar ışık, dolgu ışık ve tepe ışık üçgeni içinde modeli aydınlattı. İlerleyen safhada, ışığın önemine değinilerek renkli fon spot ışıklarla kadraj zenginleştirildi. Çalışma bitiminde öğrenciler, röportaj alacakları kişileri nasıl aydınlatacaklarını, onları hangi açılara yerleştireceklerini öğrenmiş ve bunu bilfiil tatbik etmeleri sağlandı. Kurgu Atölyesi’nde ise öğrencilerin kurgu aracılığıyla görüntü estetiği konusunda bilgilendirildikten sonra kurgunun amaçlarının uygulamalı olarak gösterilmesi hedeflendi. Öğretim Görevlisi Pelin AGOCUK’un yürüttüğü eğitim çerçevesinde; Edius 6.6 kurgu programının arayüzü ile uygulamalı olarak; proje oluşturma, görüntü seçme, geçiş yöntemleri, geçiş efektleri, görüntü ve ses birleştirme teknikleri konusunda, öğrencilerin daha profesyonel proje oluşturmasına katkıda bulunulduğu ifade edildi. ‘Radyo-Tv-Sinema’ ve ‘Fotoğrafçılık ve Kameramanlık’ bölümlerinde eğitim gören öğrencilerle birlikte gerçekleşen Haber Kameramanlığı Atölyesi ise; Öğretim Görevlisi Mustafa ERSENAL tarafından gerçekleştirildi. Atölye kapsamında haber çekimlerinde kadraj kullanımı, haber kameramanlarının dikkat etmesi gerekenler, haber takibi gibi konuların çalışmada yer aldığı vurgulandı. “Stüdyo Yönetimi Atölyesi” ise; Öğretim Görevlisi Zeyde Yalıner ÖREK tarafından verildi. Eğitimlere katılan öğrencilere, stüdyo program yapım aşamaları anlatılarak, bir televizyon programı çekiminin gerçekleştirildiği ifade edildi. Toplam iki hafta süren atölyeler sonucunda katılımcı öğrencilere, katılım belgeleri verildi. Düzenlenen seramoni kapsamında Atölyeler Koordinatörlüğünü üstlenen Radyo TV ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fevzi KASAP tarafından 50 öğrenciye katılım belgesi verilirken, İletişim Fakültesi öğretim görevlileri Yrd. Doç. Dr. Mustafa Ufuk ÇELİK’e, Dr. Sinem KASIMOĞLU’na, Pelin AGOCUK’a, Emrah ÖZTÜRK’e, Zeyde Y. ÖREK’e ve Mustafa ERSENAL’a teşekkür belgeleri takdim edildi. Haberin Videosu
tercih robotu