Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Kahve Günü Gerçekleştirildi

Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Kahve Günü Gerçekleştirildi

Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 4. sınıf öğrencileri fakültedeki öğrencileri kaynaştırmak, güçlü bir birliktelik yaratmak için kolları sıvadı ve fakültede bir ilke imza attı. Dr. Mehmet İlker Gelişen ile birlikte Atiye Kara, Murat Mert Yılmaz, Gökay Yetgin ve Çağrı Güvenç ve Ali Burak Salman’ ın öncülük ettiği genç eczacı adayları Delicious Café sponsorluğunda fakültelerinin bahçesinde tüm akademisyenlere ve öğrenci arkadaşlarına müzik eşliğinde Türk kahvesi ikram ettiler. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, Etkinliğe YDÜ Rektör yardımcısı , DESAM Müdürü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, YDÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Çalış, YDÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Dudu Özkum Yavuz ve YDÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Banu Keşanlı ve tüm öğretim üyeleri, asistanlar ve teknisyenler de katıldılar. Eczacılık Fakültesi bahçesinde gerçekleştirilen etkinliğe ayrıca çeşitli görevlerle Ankara, Kayseri ve Hırvatistan’ dan gelen akademisyenler de katıldılar. Keyifli sohbetler ve çekilen fotoğraflarla birlikte yoğun ders programını bir anlık da olsa unutup derin bir nefes aldılar. Yakın Doğu TV mikrofonlarına birlikteliğin önemini, niçin eczacı olmak istediklerini ve neden Yakın Doğu Üniversitesi Eczacılık Fakültesini seçtiklerini anlattılar. Etkinliğe YDÜ Rektör yardımcısı , DESAM Müdürü Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, YDÜ Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Çalış, YDÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Dudu Özkum Yavuz ve YDÜ Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Banu Keşanlı ve tüm öğretim üyeleri, asistanlar ve teknisyenler de katıldılar. Haberin Videosu
YDÜ Nedime Serakıncı

Yakın Doğu Üniversitesi’nde “BİLİŞİM ve SAĞLIK” Masaya Yatırıldı

Bilgisayar Enformatik Bölümü ile Center of Excellence’e bağlı Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Araştırma Merkezi işbirliğinde organize edilen “Bilişim Etkinlikleri” kapsamında “BİLİŞİM ve SAĞLIK” irdelendi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, YDÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi salon 4’de gerçekleştirilen Bilişim Etkinliklerinin açılış konuşmasını Center of Excellence başkanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı yaptı. Prof. Serakıncı konuşmasında Bio-Enformatik bilim dalının günümüzdeki önemine vurgu yaparak düzenlenen etkinliğin bu bağlamda çok kıymetli olduğuna dikkat çekti. Ayrıca, Bilgisayar Enformatik Bölümü öğrencilerinin geliştirecekleri projelerde sağlık ile ilgili konulara yönlenmelerinin hem gelecekleri açısından hem de toplum sağlığı açısından önem taşıdığına vurgu yaparak etkinliği düzenleyen Bilgisayar Enformatik Bölümü öğretim elemanları ile Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Araştırma Merkezi araştırmacılarına teşekkür etti. Bilgisayar Enformatik Bölüm Başkanı ve Center of Excellence’e bağlı Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Nadire Çavuş da konuşmasında Bilişim alanındaki gelişimler sonucunda yaşanan değişimlerin bilişim sistemlerini ve teknolojilerini tüm sektörlerin vazgeçilmezi haline getirdiğine vurgu yaptı. Doç. Dr. Çavuş, Bilgisayar Enformatik Bölümü olarak öğrencilerinin bilimsel çalışmalarda farklı alanlarda kullanılabilecek sistemler geliştirdiklerini, o nedenle sağlık ve özellikle kanserle savaşabilmek için faydalı olabilecek projeler de geliştirmek istediklerini belirtti. Ayrıca bölüm öğrencilerine seslenerek araştırma projelerinde kanser kayıt sistemi oluşturulma yönünde çalışmaya başlamalarının beklentisi içerisinde olduğunu söyledi. Dr. Mine Çağlar ise konuşmasında kanser hasta sayısının Dünyada ve Kıbrıs’da her geçen gün artmakta olduğuna vurgu yaparak Kıbrıs’da kanser kayıt sisteminin var olmayışından dolayı yaşadıkları sıkıntıları anlattı. Dr. Çağlar kanserde erken tanının öneminin kurtarılan hasta sayısında önemli bir etken olduğunu söyledi. Ayrıca, kanser alanında yapılacak çalışma basamaklarının birbirleri ile bağlantılı olduğunun altını çizerek bu bağlantının bireyin kanserden korunmasına veya yakalanan hastanın tedavisinde yapılacakların planlanabilmesinin ancak verilerin toplanması ile olabileceğinin de altını çizdi. Bu bağlamda Bilişim alanında çalışan bireylere ihtiyaç duyulduğunu söyleyerek Bilgisayar Enformatik Bölümü öğrencilerinin geliştirecekleri projelerle bu alan katkı koyabileceklerini dile getirdi. Doç. Dr. Nadire Çavuş konuşmalarından dolayı Dr. Mine Çağlar’a teşekkürlerini sunarak halkımızın faydasına olabilecek tüm işbirliklerine açık olduklarını ve Bilgisayar Enformatik Bölümü olarak ellerinden gelen tüm bilişim sistem ve teknolojik yardıma hazır olduklarını vurguladı.
Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve SÜTEK İşbirliğiyle Süt Üreticilerine Eğitim

Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve SÜTEK İşbirliğiyle Süt Üreticilerine Eğitim

Süt Endüstrisi Kurumu ve Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Zootekni ve Hayvan Besleme Bölümü işbirliğinde süt üretiminde kaliteyi artırma çalışmaları çerçevesinde SÜTEK’te eğitim çalışması gerçekleştirildi. Hayvan üreticilerine yönelik gerçekleştirilen eğitim çalışmasında süt üretiminde süt yağı miktarını artırmak için farkındalığın arttırılmasını hedef alan eğitime yaklaşık kırk üretici katıldı. Amaç Süt Yağının Artırılması Yakın Doğu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Zootekni ve Hayvan Besleme Bölümünden Prof. Dr. Melih YAVUZ ve Doç. Dr. Dilek ARSOY’un konuşmacı olarak katıldığı eğitim çalışmasında üreticilere süt yağı miktarının artırılması için yapılması gerekenleri anlattı. Yem ve yönetim alanlarındaki sorunların da gündeme geldiği çalışmada, kısa vadede yem, uzun dönemde ise ıslah ile ilgili stratejilerin nasıl olması gerektiği üreticilerle birlikte değerlendirildi.
Dünya İmmünoloji Gününde Bağışıklığımızı Tanıyalım

Dünya İmmünoloji Gününde Bağışıklığımızı Tanıyalım

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ile Allerji ve İmmünoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nerin Nadir Bahçeciler ÖNDER, 29 Nisan Dünya İmmünoloji Günü Dolayısıyla Tüm Canlı Türlerinin En Önemli ve Hayati Organ Sistemi İmmün Sistem ve İmmünoloji ile İlgili Farkındalık ve Bilinci Artırmak Amacıyla Açıklamalarda Bulundu. İlk olarak 29 Nisan, 2005 tarihinde Avrupa İmmünoloji Dernekleri Federasyonu (EFIS) tarafından kutlanmaya başlanan immünoloji gününün amacı immün sistemin vücudumuzdaki fonksiyonlarının ve hastalıklarının halk tarafından da anlaşılmasını sağlamaktır. İmmünoloji Günü (World Day of Immunology) 2007 yılından itibaren tüm dünyada kutlanmaya başlanmıştır. Tüm bu gelişmeler ışığında Türk İmmünoloji Derneği de dünya ile paralel olarak, bağışıklık sistemimizi, görevlerini ve hastalıklardaki rolünü halka tanıtmak amacıyla, Türkiye’nin birçok kentinde toplantılar düzenlemekte, yazılı ve görsel basın aracılığı ile tanıtım ve bilgilendirme yapmaya devam etmektedir. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan YDÜ Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ile Allerji ve İmmünoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nerin Nadir Bahçeciler ÖNDER, Kuzey Kıbrıs’ta immünoloji dendiği zaman eğitimli olmasına rağmen pek çok insana bu sözcük bir şey ifade etmemektedir. Bu nedenle “Dünya İmmünoloji Günü” vesilesiyle bu konuda ülkemizde farkındalık ve bilinci arttırmayı amaçladık dedi. Tüm Canlıların En Önemli ve Hayati Organ Sistemi “İmmün Sistem” Bağışıklık sistemi, latince adı ile “immün sistem”, insanoğlunun ve hatta tüm canlı türlerinin en önemli ve hayati organ sistemi olmakla birlikte, bu alandaki farkındalık pek azdır. Öncelikle immün sistemin en önemli görevlerini anımsatmak gerekir. Sağlıklı bir insanın çevresi ile uyum içinde yaşamını sürdürebilmesi için sağlıklı bir immün sistemi olması koşuldur. İmmün sistemin temel görevleri ise kendinden olanı ve olmayanı ayırt etmek ve hafızadır. Kendinden Olanı ve Olmayanı Ayırt Etmek Bir insanın hayatta kalabilmesi için koşul olan hayati bir fonksiyondur. Vücudumuza dış ortamdan gelen tüm mikropları (virüs, bakteri, mantar, parazit) ve allerjenleri tanıyarak çeşitli bağışıklık sistemi hücreleri (lökosit, nötrofil, lenfosit, makrofaj, v.b..) ve bu hücrelerin ürünleri (sitokinler, antikorlar) aracılığıyla girişlerini, yayılmalarını engellemek olarak açıklanabilir. Söz konusu mikroplarla karşılaşma durumunda immün sistem derhal mikrobu imha etmek veya zayıflatmak üzere harekete geçer. Böylelikle birey immün sistemi sayesinde ağır, ciddi enfeksiyon hastalıklarının semptomlarını yaşamadan hayatta kalır. İmmün sistemi zayıf olan bir kişi günlük olarak karşılaştığımız milyonlarca mikrop ile başedemeyeceğinden, süreç enfeksiyonlar sonucu organizmanın ölümü ile sonuçlanır. Allerjenler ise insan immün sisteminin tanıması gereken ve kendinden olmayan yabancılardır. İnsanoğlu her gün solunum yolu (küf, toz, polen) ve ağız yoluyla (gıda) milyonlarca allerjen ile karşılaşmasına rağmen, bu zararsız yabancıları immün sistem ayırt ederek onları kabul eder. Bu mükemmel sisteme “immün tolerans” denir. İşte immün sistemin temel görevi olan “kendinden olan ve olmayanı ayırt etme” özelliği olmadığında, insanoğlu çevresindeki en basit hastalık yapıcı bile olmayabilen mikroplarla ağır enfeksiyonlar geçirir ve bu mikroplarla başedemeyince yenilir veya iyi yabancılar olarak kabul edilen allerjenlerle karşılaşma durumunda “immün toleransı” olmadığından astım, saman nezlesi, gıda allerjisi gibi çeşitli allerjik hastalıklar ortaya çıkabilir. Buna ek olarak “kendinden olan ve olmayanı ayırt etme” özelliği sayesinde yabancı mikroplara (non-self) savaş açan, allerjenleri (non-self) tolere eden bu mükemmel sistem, kendi hücrelerine zarar vermeyecek şekilde programlanmıştır. Detaylandırılacak olursa, insan immün sistem hücrelerinin, kendi organlarından bazılarına karşı vermemesi gereken tepkiler vermesi, iyi çalışmayan bir immün sisteme işaret eder ve buna tıpta “otoimmünite” denir. Otoimmün hastalıklardan bazıları şunlardır: MS, Diabet, Hashimoto tiroditi, Lupus hastalığı, romatoid artrit v.b. Tüm bu temel bilgilerden anlaşılacağı gibi immün sistemin iyi çalışması, bizleri enfeksiyonlardan, allerjik ve otoimmün hastalıklardan korumaktadır. İmmün sistemin birinci görevi vücuda giren yabancıları tanıyıp, sağlıklı kalacak şekilde derhal verilmesi gereken tepkiyi organize etmektir. İmmün sistemin olmaması hayatla bağdaşmaz. Hafıza Bu harika organ sisteminin ikinci en büyük görevi ise “hafıza”dır. Hafızanın görevi daha önce herhangi bir zamanda insan immün sisteminin rastladığı bir mikrobu kendisine unutturmayacak şekilde hafıza hücreleri üretmektir. Bu durumda birey aynı mikroplarla mükerrer karşılaşmalarında immün sistem hızla tepki vererek derhal onları uzaklaştırmaktadır. Aşı teknolojisi tamamen immün sistemin bu temel görevine dayandırılarak geliştirilmiştir. İmmün sistemin bu görevine “kazanılmış bağışıklık” denmektedir. Kısacası immün sistemin “hafıza” yeteneği olmasaydı, aynı enfeksiyonu örneğin “kızamık” aşılı olsak da olmasak da virüsle her karşılaştığımızda yeniden geçirmemiz söz konusu olacaktı. İnsanoğlunun En Önemli ve Hayati Organ Sistemi Sonuç olarak immün sistemimiz yetersiz ya da hiç olmamış olsaydı; geçirilen enfeksiyonlar, ağır allerjik hastalıklar ve çeşitli organ sistemlerimizi tutan otoimmün hastalıklarla başedemeyecek ve dolayısıyla sağlıklı bir ömür sürdürmemiz mümkün olmayacaktı. Tüm bu özellikleri ile “immün sistem insanoğlunun en önemli ve hayati organ sistemidir”.
Yakın Doğu Koleji Bilim Şöleni Büyük İlgi Gördü

Yakın Doğu Koleji Bilim Şöleni Büyük İlgi Gördü

– Yakın Doğu Kolejinin geleneksel hale getirdiği Bilim Şöleni, bu yıl da büyük ilgi gördü. Yakın Doğu Koleji ÖSS ve GCE Bölümlerinden Fen Bölümü, Coğrafya Kulübü, Gözlem ve Araştırma Kulübü, Matematik Bölümü, Fransızca Bölümü ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmen ve öğrencileri tarafından destek gören, özellikle Fen Bilgisi dersinden uygulamalı eğitimler neticesinde ortaya çıkan görsel materyallerden oluşan “YDK Bilim Şöleni” Yakın Doğu Koleji Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Bilim Şöleni’nin açılışını Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Dr. Özdemir Berova, Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan Günsel, Yakın Doğu Üniversitesi İdari İşler ve Eğitim Koordinatörü Erdoğan Şensoy ve Yakın Doğu Koleji Müdürü Işılay Arkan’ın yaptığı bildirildi. Bilim Şöleni’nde görevli öğrencilerin oluşturdukları materyaller ve yaptıkları deneyler, Yakın Doğu Üniversitesi Akademisyenleri, veliler ve öğrenciler tarafından büyük ilgi ile izlendi. Dr. Özdemir Berova: “Yakın Doğu Koleji Öğrencilerinin Başarı ile Sergiledikleri Deneylerden Çok Etkilendim, Yakın Doğu Koleji Öğretmenlerini ve Yönetimini Yürekten Kutluyorum” Bilim Şöleni’nin açılışını yapan Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Dr. Özdemir Berova öğrencilerin hazırlamış olduğu standları tek tek gezerek onların yaptığı deneyleri izledi ve bilgiler aldı. Yaklaşık 40 farklı deney masasını gezen Dr. Özdemir Berova, yaptığı açıklamada Bilim Şöleni’nde çok etkilendiğini ifade etti. “Yakın Doğu Koleji öğrencilerinin burada başarı ile sergilemiş oldukları deneyleri izledim. Böyle bir etkinlik düzenledikleri için Yakın Doğu Koleji’ni, öğretmenlerini ve yönetimini yürekten kutlarım.Öğrencilerin başarılarını ve konuya olan hakimiyetlerini yerinde izledim ve etkilendim.Öğrencilerin geleceğe hazırlanırken bu denli deneysel çalışmalarla iç içe olmaları, deneyerek öğrenmeleri, onları geleceğe daha iyi hazırlayacaktır. Başarılarının artarak devam etmesini diliyorum”dedi. Doç. Dr. İrfan S. Günsel: “Bilim Şölenimiz Öğrencilerimizin Bilime Karşı Olumlu Tutum Geliştirmeleri Açısından Büyük Önem Taşıyor” Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel, Bilim Şöleni ile ilgili yaptığı açıklamada, geleneksel hale getirilen etkinlikten duyduğu mutluluğu ifade etti. “Öğrencilerinin büyük bir heyecanla hazırlandıkları bu şenlik bizim için son derece önemli ve mutluluk verici. Bilim Şölenimiz öğrencilerimizin bilime, araştırmaya, üretmeye, projelendirmeye karşı olumlu tutum geliştirmeleri açısından büyük önem taşıyor. Öğrencilerimiz, bugün burada bütün sene boyunca derslerinde yaptıkları çalışmaları, deneyleri, yarışma ve oyunlarla bizlere sundular.Hazırladıkları eğlenceli deneylerle hem öğrencilerimizin bilime olan merakı hem de bilim ve teknolojiye olan ilgileri arttı. Yakın Doğu kültüründe her zaman bilime, araştırmaya, teknolojiye meraklı olmak; araştırmalar yapmak; yenilikler üretmek ve proje ve araştırmalara destek vermek vardır. Tüm Yakın Doğu ailesi olarak burada gördüklerimizden çok büyük mutluluk ve gurur duyduk” dedi. Işılay Arıkan: “Öğrencilerimizin Bilime, Araştırmaya ve Üretmeye Olan Hevesleri Bizleri Son Derece Mutlu Ediyor” Yakın Doğu Koleji Müdürü Işılay Arıkan, öğrencileri ve öğretmenleri ile gurur duyduğunu ifade ederek, “Yakın Doğu Koleji olarak eğlenceli, keyifli, bilgi ve bilim dolu bir gün geçirdik. Öğrencilerimizin, değerli öğretmenlerimiz ile birlikte, titizlikle hazırlandıkları Bilim Şöleni’nde gerçekten hem eğitim-öğretim hem de bilim anlamında bir şölen yaşadık. Bilim Şöleni ile öğrencilerimizde doğal olarak bulunan bilimsel merak duygusunu üst seviyelere çıkarmayı, eğitim programı içinde teorik olarak öğretilen konuların pratiğe dökülmesini, çeşitli konularda bilgi seviyelerinin artırılmasını, takım çalışmasını, sunum deneyimlerini, el becerilerinin geliştirilmesini ve araştırma becerilerinin ilerletilmesini amaçlıyoruz. Öğrencilerimizin bilime, araştırmaya ve üretmeye hevesli olmaları bizleri mutlu ediyor. Bu heveslerini biz de tüm öğretmen arkadaşlarımız ile birlikte, teşvik ederek onları topluma faydalı bireyler olarak yetiştirmek için çalışıyoruz. Bilim Şöleni’nde öğrencilerimiz kendi bilgi ve becerilerini sentezleyerek oluşturdukları projeleri diğer öğrencilerimizle paylaştılar. Bugün burada sergilenen her bir projede çok fazla emek var; her biriyle ayrı ayrı gurur duyuyorum” dedi. Cem Hami: “Bilim Şölenimiz Önümüzdeki Senelerde Yenilikler Eklenerek Devam Edecek” Yakın Doğu Koleji Fen Bölüm Başkanı Cem Hami, konuyla ilgili yaptığı açıklamada her yıl yapılan bilim sergi ve şöleninin bu sene de çok büyük ilgi gördüğünü ifade etti. “Öğrencilerimiz ve onları hazırlayan öğretmenlerimiz çok büyük bir titizlikle çalıştılar. Bilim Şöleni’ni gelenekselleştirmiş olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Her sene bir önceki seneden farklı projeler ve çalışmalar ortaya çıkıyor. Önümüzdeki senelerde de yenilikler eklenerek devam edecek olan Bilim Şöleni’miz öğrencilerimize keşfetme, araştırma ve projelendirme becerileri kazandırıyor. Bunun da kendileri için son derece önemli olduğunu biliyoruz” dedi.
Yakın Doğu Üniversitesi Üstün Zekalılar Bölümü ve Sınıf Öğretmenliği Bölümü Teknik Çevre Eğitimi Çerçevesinde Gezi Düzenledi

Yakın Doğu Üniversitesi Üstün Zekalılar Bölümü ve Sınıf Öğretmenliği Bölümü Teknik Çevre Eğitimi Çerçevesinde Gezi Düzenledi

Yakın Doğu Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Üstün Zekalılar Bölümü ve Sınıf Öğretmenliği Bölümü öğrencileri, Doç.Dr. Şerife GÜNDÜZ, Dr. Ahmet BİLİR ve Dr. Fidan ASLANOVA eşliğinde Alagadi ve Teknecik Termik Santralini ziyaret ettiler. Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla ilişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Çevre Eğitiminin önemini vurgulayan Doç.Dr. Şerife GÜNDÜZ ,Doğa deneyimine dayanılarak yürütülen çevre eğitim programının öğrencilerin çevrelerine yönelik algılarına ve davranışlarına etkisinin yüksek olduğunu ve çevre eğitim derslerinin de temelinde doğada yaşayarak öğrenmeyi hedeflediklerini vurguladı. Bölge ile ilgili bilgi veren Çevre Eğitimi ve Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Doç.Dr. Şerife GÜNDÜZ 1997’de Bakanlar Kurulu’nun kararıyla ,Alagadi Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) ) ilan edildiğini ve bölgenin, esas olarak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önemli bir deniz kaplumbağası yumurtlama alanı olması sebebiyle seçildiğini ve bölgenin yumurtlayan Yeşil deniz kaplumbağası (Cheloniamydas) ile Sini Kaplumbağa (Caretta caretta) sayısı yüzünden önem arz ettiğini belirtti. Açıklamada, Alagadi Özel Çevre Koruma Bölgesi ziyaretinin ardından Teknecik Termik Santrali de gezilerek santralle ilgili bilgiler alındığı vurgulandı.
“YDK 7. Kariyer Günü” Gerçekleşti

“YDK 7. Kariyer Günü” Gerçekleşti

Yakın Doğu Koleji Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Birimi’nin düzenlemiş olduğu “7. Kariyer Günü” etkinliği, kolejin ÖSS binası alanında geçtiğimiz günlerde gerçekleşti. Sağlık Bilimleri, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi ve Eğitim Bilimleri Fakültesindeki lisans programlarını tanıtmak amacıyla 55 farklı bölümden akademisyen ve alan çalışanlarından oluşan toplam 65 konuk, mesleklerini öğrencilere tanıttı. Bilinçsizce yapılan meslek seçiminin kişisel ve mesleki yaşamı olumsuz yönde etkileyeceği gerçeğinden hareketle düzenlenmiş olan “7. Kariyer Günü” etkinliğinde öğrenciler, gelecekte seçmeyi düşündükleri mesleklere dair özellikleri, çalışma hayatında ne gibi iş kollarının olduğunu, mesleğin olumlu ve olumsuz yönleri ile kariyer gelişiminde izlemeleri gereken sürece ilişkin bilgi aldılar.
24 – 30 Nisan Avrupa Aşı Haftası

24 – 30 Nisan Avrupa Aşı Haftası

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nilüfer Galip Çelik, 24 – 30 Nisan Avrupa Aşı Haftası Dolayısıyla Aşılama, Taşıdığı Önem ve Ülkemizdeki Bağışıklama Programı Konularında Bilgiler Verdi. Dünya Sağlık Örgütü ( DSÖ ) Avrupa Birimi tarafından 24 Nisan – 30 Nisan tarihleri Avrupa Aşı Haftası olarak ilan edilmiş, Türkiye de bu etkinliğe katılma kararı almıştır. Aşı haftasının hedefi “sağlık personelinin aşılama hizmetleri konusunda duyarlılığının artırılması, toplumun aşılanma konusunda farkındalığının arttırılması, aşı programına yeni eklenen aşılara toplumun dikkatinin çekilmesi, gelinen başarılı düzeyin devam ettirilmesi ve erişkinlerde aşılanma talebinin artırılması” olarak belirlenmiştir. Aşılama Ölü yada Etkisi Azaltılmış Maddenin Vücuda Uygun Miktarlarda Verilmesidir Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ne açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Nilüfer Galip Çelik Aşılar; insan ve hayvanlarda hastalık yapma yeteneğinde olan virüs, bakteri vb. mikropların öldürülerek, hastalık yapma karakterlerinden arındırılarak yada bazı mikropların salgıladığı zehirlerin (toksinlerin) yada hücre yapıları etkilerinin ortadan kaldırılarak, sağlam kişilere hastalık oluşmaması için verilen biyolojik maddelerdir. Aşılama, ölü yada etkisi azaltılmış bu maddenin vücuda uygun miktarlarda verilmesi ile gerçekleştirilir dedi. Aşılar Bebeğinizi Bulaşıcı Hastalıklardan Korur, Hastalık Geçirmeden Bağışıklık Kazandırır Aşılar, halk sağlığı alanında yaşanan en büyük ilerleme araçlarıdır. Ucuz, etkili ve uygulanması kolaydır. Aşılama için harcanan paranın çok fazlası; hastalanma, sakatlanma ve ölümlerin engellenmesinden dolayı tasarruf edilir. Aşılar, bebeğinizi bulaşıcı hastalıklardan korur, hastalık geçirmeden bağışıklık kazandırır. Aşılar, aşı olanları korumanın yanı sıra, hastalığın toplumda aşı olmamış bireylere de yayılmasını önlemektedir. Dolayısıyla aşıların en önemli etkilerinden birisi de dolaylı etki olarak adlandırılan toplumsal bağışıklıktır. Aşılar son derece güvenilir biyolojik ürünlerdir. Üretim ve dağıtım aşamalarında çok sıkı kontrolden geçmektedirler. Ülkemizde kullanılan aşılar, Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen ve onaylanan, kurallarına uygun üretilmiş ve uluslararası referans laboratuvarlarında test edilmiş aşılardır. Ülkemiz Aşılama Hızında Dünyada Birçok Ülkeyi Geride Bırakmıştır KKTC’de de yürürlükte olan Bağışıklama Programının amacı aşı ile korunulabilir hastalıkların ve bu hastalıklardan kaynaklanan sakatlık ve ölümlerin engellenmesidir. Ülkemizde aşılama kapsayıcılık hızları gittikçe yükselmiş, buna bağlı olarak aşı ile korunulabilir hastalıkların morbidite ve mortalite hızlarında belirgin düşüşler olmuştur. Böylelikle dünyada birçok ülkenin başaramadığı yüksek aşılama hızlarına ulaşılmıştır. Bu program difteri, boğmaca, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tetanoz, çocuk felci (polio), hepatit-B, hepatit-A, suçiçeği, hemofilus influenza tip B ve Streptokokus Pnömonia‘nın neden olduğu hastalıkları kapsamaktadır. Ülkemizde yaşlı nüfusun giderek artması, kronik hastalıklar ve kanser vakalarındaki artış, erişkin bağışıklamasının önemini ortaya koymaktadır. Bu konuda gerek çocukluk döneminde temel bağışıklaması yarım kalan, gerekse bağışıklamanın pekiştirilmesi amacıyla ek aşılamalara ihtiyacı olanlar ile yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, immün yetmezliği bulunanlar ve diğer risk gruplarındaki kişilerin enfeksiyon hastalıklarından korunması hedefleri doğrultusunda aşılama çalışmaları yürütülmektedir. Aşılama her çocuk için yaşamsaldır. Her çocuğun sağlıklı ve hastalıksız yaşama hakkı vardır. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın bu hakkına saygılı olalım, çocuklarımızın aşılarını zamanında yaptıralım. Haberin Videosu
tercih robotu